KADIN

Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir.
boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran
Kimi der ki çocuk doğuran
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım bacaklarım başım
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim
hayat arkadaşımdır.
Nazım Hikmet RAN
Cumhuriyet ile kazanılmış, çağdaş haklar ve özgürlüklerle birlikte, yaşamın her alanında başarıyla yer almış kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyorum.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1428 defa okundu

Sibel Atasoy

TARİHÇE
"8 Mart 1857 tarihi, New York'lu kadın dokuma işçilerinin kitlesel biçimde greve gittikleri gündür.
New York'lu kadın dokuma işçileri ne istiyorlardı?
New York'lu kadın işçiler, işgününün süresine karşı çıkıyorlardı. Normal bir işgünü 12 ile 14 saat arasında değişiyordu. İstemleri, 8 saatlik işgünü ve kendilerine seçimlerde oy hakkı tanınmasıydı.
Greve 40.000'nin üstünde kadın işçi katılmıştır. Ancak bu grev Amerikan yönetimi tarafından kanlı bir biçimde bastırılmış ve olaylarda 129 kadın dokuma işçisi katledilmiştir. Böylece kadın işçilerin bu en temel istekleri kanla boğulmaya çalışılmıştır. Kadın emekçilerin bu direnişi, aynı zamanda sömürüye, baskıya, zulme, haksızlığa, eşitsizliğe karşı bir başkaldırıdır. Böylece 8 Mart 1857, tarihe kadın işçilerin ilk kitlesel grevi olarak geçmiştir.
8 Mart'a gerçek anlamıyla kimler sahip çıkmıştır?
İnsan emeğini tüm değerlerin yaratıcısı olarak gören, yeryüzündeki her türlü sömürüye, haksızlığa, baskıya, eşitsizliğe karşı çıkan sosyalistler (devrimciler) sahip çıkmışlardır. Kadın ve erkek arasındaki her türlü eşitsizliğin kalkmasını isteyen ve bu uğurda mücadele eden sosyalistler, 8 Mart'a gerçek değerini vermişlerdir.
8 Mart'ın "Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü" olarak kabul edilmesi:
II. Enternasyonal'e bağlı olarak 1907 yılında Stuttgart'da toplanan I. Enternasyonalist Kadınlar Kongresi, bir kadın enternasyonalinin kurulmasını ve bununla Clara Zetkin'in görevlendirilmesini karara bağlamıştır.
II. Kadın Enternasyonal'i 1910 yılında Danimarka'nın Kopenhang kentinde toplandı. Kadın Enternasyonali'nin başkanı Clara Zetkin, kadın emekçilerin ve direnişlerinin bir sembolü olan 8 Mart'ın "Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü"olarak kabul edilmesini önerdi. Clara Zetkin'nın bu önerisi büyük bir coşkuyla kabul edildi. O tarihten itibaren 8 Mart, Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü, her yerde, kadının nihai kurtuluşuna doğru giden yolda önemli bir adım olmuştur.
8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü, süreç içerisinde burjuvazi tarafından içeriği boşaltılmaya ve "dünya kadınlar günü" adı altında sınıfsal ve siyasal içeriğinden soyutlanmaya çalışılmıştır."
Yannis Ritsos ve Kadınlar
yannis ritsos'dan bir şiir eklemek istiyorum ben de...
bu şiiri çok severim.
ne demişti şair;
"öyle severim işte"
Kadınlar çok uzakta.
"İyi geceler" kokar çarşafları.
Masaya ekmek koyarlar yokluklarını hissetmeyelim diye.
Sonra anlarız suçun bizde olduğunu.
Sandalyeden kalkıp
"Bugün çok yoruldun," deriz ya da
"Boş ver, lambayı ben yakarım."
Kibriti çaktığımızda, o yavaşça döner ve tarifsiz
bir dikkatle mutfağa yönelir.
Sırtı nice ölülerle,
kamburlaşmış, hüzünlü bir tepe-aileden ölüler,
onun ölüleri, senin kendi ölümün.
Adımlarının gıcırtısını duyarsın eski döşemede,
bulaşık telindeki tabakların ağlayışını duyarsın
sonra da treni, askerleri cepheye götüren.
8 Mart
Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun.
Emekçi Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde tüm kadınlara sonsuz sevgi ve çiçekler.
Özgürlük, bir kadının varoluşu ve yeniden doğumu.
Bu yolda tüm kadınların şansı ve yolu açık olsun.
yıllar sürei
yıllar sürei geçti,şanslıyım ben şükür ediyorum eşim herşeyim,kadınlar günü kutlu olsun,oda helal etsin hakkını bana.
Günümüz Türkiye'sinde,
Günümüz Türkiye'sinde, kadının tablosu:
Türkiye'de hala kadınların yüzde 40'ı görücü usulüyle evlenirken, yüzde 30'u dini nikahla, yüzde 20'si nikahsız yaşıyor.
Türkiye'de 8 milyon kadın okuma-yazma bilmiyor, eğitim gören 100 kadından ise sadece 2 tanesi yükseköğrenim görüyor.
Türkiyede kadınların yüzde 55'i doğum kontrolünü uygularken, yüzde 64'ü hamilelik döneminde doktor yüzü görmüyor. anne olmak için ülkemizde yılda 2 bin 500 kadın yaşamını yitiriyor.
Türkiye'de kadınların yüzde 65'i eve gelen konuğa görünmüyor, ki bu özellikle kırsal kesimde çok yaygın.
Türkiye'de berdel, başlık parası, töre ve namus cinayetleri, dayak, baskı ve gelenekler kadını hedef almaya devam ediyor.
Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu
Türkiye'de hala kadının adı yok ne yazık ki...
Kadına yönelik ayrımcılığı, şiddeti kınıyor!! Her günümüzün insanlık adına utanç duymadan yaşanılmasını diliyorum.
kadına kaba kuvvet yapmak
kadına kaba kuvvet yapmak çokkötü ,ama zayıf kadın ondan şiddet yapıyor erkek,ama erkek zayıf olursa gene şiddet,vicdan yoksa hiçbirşey yok malesef,benm tekerlek sandalye var diye dükana hırszı geldi,zor tabi ama kader herşey,zayıf olana Allah (c.c) yardım eylesin,kadın erkek farketmez.
Dr. Eray AYBAR'ın dikkate
Dr. Eray AYBAR'ın dikkate değer yazısı:
Biz KADINLARI hiç sevmedik!
Saçlarını sevdik hele bir de sarışınsa daha çok sevdik...
Ağızlarını sevdik hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik...
Göğüslerini sevdik...
Bacaklarını sevdik hele bir de sütun gibiyse bayıldık...
Kalçalarını sevdik...
Gerçekten güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik...
Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep "baktık"...
Her yerlerine iyice ve dikkatle! Baktık...
Pekiyi görememiş olacağız ki bir daha baktık...
Bir daha ve bir daha...
Kadınların her yerlerine baktık ama GÖZLERİNE
ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok GEÇ olmuştu...
Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk...
Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu..
Eh yozlaşan toplum ve geç gelen adalet olunca da
13–14 yaşındaki ÇOCUKLARA bile dokunmaya başladık!
SAPIK damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü
SAPIK diye haykıran ne kadar azdı! Kimimiz "araştırmacı"
oldu icraata geçemedi! Onlar CD ve DVD ler ile idare etti!
Hatta SAPIKLARA tepki bile gösterdi...
ya onlar ne yaptı?
Gerçek dünyada namuslu olanlar sanal dünyada bu çocukları aradı...
Aradı. .ve hep buldu!
Kadınlara "dokunmada" dünya sıralamasında üst yerlere geldik...
2009 itibariyle rakamlar oldukça "umut verici".
% 40 ını SÜREKLİ DÖVDÜK...
%45 ine DUYGUSAL ŞİDDET uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme)...
%16 sına ZORLA SAHİP OLDUK...
ve olmaya devam ediyoruz...
Tüm bunlara maruz kalan HER 3 kadından biri İNTİHARA kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık...(bize ne değil mi? Fener ya da CimBom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık)
% 9 una daha MASUM BİRER ÇOCUKKEN bile dokunduk...
Ama hep SUSTULAR... çünkü konuşsalar kimse inanmazdı..."
kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu
AMCAN ya da KOMŞUN" bu da sana DERS olsun... ama bu
DERS o kadar acıdır ki biz ERKEKLER bilemeyiz...
Bizlere sorduklarında %25 imiz "bazı durumlarda
KADIN DÖVÜLÜR" demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik...
İSLAMİ ÖĞRETİ yalanları ile KADINLARI ve KIZLARI bizlerin
KÖLESİ yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı...
Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil! % 51 i erkekler ile tartışmayı bile
"saygısızlık" sanıyor artık...%36 sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış... ya da inanmak zorunda kalmış..
.% 52 si "erkek kadından sorumludur" diyecek kadar kadınlığını unutmuş...
ya da unutturulmuş. ..% 49 u "erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz" diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş...
Kabul edelim biz kadınları KULLANMAYI çok sevdik...
evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde...Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep...Onlardan VİTRİN yaptık...İMAJ yaptık..
başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız....Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep KADINLARDI.. koşturan ve çabalayan hep KADINLARDI.. .
Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp KARANFİLLER attık üzerlerine ve iki lafın birinde anam, bacım edebiyatı yaptık....ama "ANANI DA AL GİT"
demek bize daha çok yakıştı! "Cennet anaların ayakları altında"
diye diye büyütüldük... ama ANALARI hep ayaklarımız altında ÇİĞNEDİK... EZDİK. ..TEPİKLEDİK...14 şubat sevgililer günü ya da Anneler Gününde bir kaç saat ara verdik!
Ama sonra yine ezmeye devam ettik... İş verirken bile onları hep düşündük!
İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile BAYAN ELEMAN ARANIYOR ilanı vermeyi çok sevdik...2009 Türkiyesinde KADIN olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz...
Çünkü artık KONUŞMUYORLAR. ...KONUŞAMIYORLAR...
KONUŞTURULMUYORLAR... islam dinini sömüren ve kullanan KARANLIK ZİHNİYET kendi kadınlarını yetiştiriyor. ..susan, itaat eden ve kaybolmuş kadınlar...kızlar. ..hatta çocuklar..
Arada VİZYON ya da İMAJ için ortaya "sürülen" kadınlara bakmayın siz..onlar da biliyor "kullanıldıklarını" ama artık düzen kurulmuş...
Bu ülkenin kurucusu ATATÜRK 1930 lu yıllarda
Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği HAKLARI verdiğinde umutlanmıştık. .Çünkü o ATATÜRKTÜ...
Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmadı... İhanet etmedi...
Ama BİZ ihanet ettik! Türkiye Nereye Gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine...
Cevap ne kadar da açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle KARANLIĞA gidiyor...
Hatta KOŞUYOR...
Çünkü YARATILMIŞLARIN YARISI olan KADIN YOK OLUYOR!
Benim anam, bacım, sevgilim, kızım YOK OLUYOR.
Kadını YOK OLAN ülkenin gideceği yol bellidir...
KARANLIK ve ONURSUZ bir gelecek....Bu işi PLANLI yürütenler İSLAMİ motifler ya da örnekler ile KADININ İKİNCİ SINIF KONUMA
gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar. ..Bu işe
KURANI KERİMİ ortak koşmaları ne acı...
mesela miras hukuku...erkek çocuğa 2 pay..kız çocuğa 1 pay...
ya da kadının erkeğe İTAAT etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler...
belli ki burada büyük bir istismar var...
Çünkü tüm alemi yaratan ALLAHIN kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz...
Kuran'ı kendi amaçları için yorumlayanlar KADINI ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir ama Biz hiç sevmedik...
Şunu o kalın kafanıza sokun....
KADIN=ERKEK. ...
ERKEK=KADIN dır...
Bazı konularda kadın bazı konularda erkek ÜSTÜN olabilir...
Ama tüm bu zayıf ve üstün yönleri bir arada düşündüğünüzde tek bir gerçek var;
KADIN=ERKEK. ...
ERKEK=KADIN. ...
Bu GERÇEĞİ kabul etmemek bize her zaman kaybettirecek ve kaybettiriyor. .
8 MART KADINLAR GÜNÜYMÜŞ ! KADINI olmayan ülkenin kadınlar günü olmaz... Kutlanmaz. Burada yazılanlar size ters geldi ise vah benim ülkeme...
Çünkü "sizler" sayesinde sonumuz gelecek.
KADIN benim diğer yarım ve benim diğer yarımdan vaz geçmeye niyetim yok...
Türkiye Ne zaman kurtulur?
Ülkenin üniter, ulus ve LAİK devlet yapısına inanan ve SAHİP
çıkan 550 milletvekilinin YARISI ÇAĞDAŞ TÜRK kadını olduğu zaman bu ülke KURTULUR. Yani 550 vekilin yarısının KADIN olmasını isteyen MİLLİ İRADE..
seçmen. .oy kullanan..sen ve ben. Buna karşı çıkanlar o
KALIN KAFALARINA soksunlar bu gerçeği.
Türk Kadını benim diğer yarımdır ve ben TAM olmak istiyorum...
Çünkü onlara İHANET EDEMEM... Tüm bunlara yürekten inanmıyorsanız lütfen
"sözde" sevdiğim kadın dediğiniz kadına
"SENİ SEVİYORUM" demeyin...
Çünkü çok komik ve acınası oluyorsunuz. ...
LÜTFEN artık kadınların GÖZLERİNE ve BEYİNLERİNE bakmaya başlayın...
Türk Kadını ve erkeğinin daha aydınlık günlerde yaşaması dileklerim ile arz ederim.
Dr. Eray AYBAR
xenix
Birleşmiş Milletler
Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;
1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.
3. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.
4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.
Türkiye’den Rakamlar
1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyo
Bu rakamlara göre emeği sömürülüp kullanılan kadının KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.
"ama erkekler dünyadaki
venüs tespit çok güzel ama soruyorum ben, çünkü önemli,erkeklerin ne kadarı,ne kadar yüzdesi bütün gelirin dünyadaki ve malın sahibi olmuş dünyadaki,isstatistlik varmı başka,bence önemli.çünkü güçlü kim hep ben diyor,kasın erkek farketmez diyorum,erkek bitek kadına karşı yapmıyor,güçü kime yeter ise o.vicdan olmadan hiçbirşey olmaz diyorum.saygılar
tosun paşa yine
tosun paşa yine döktürmüşsünüz:):) siz çok vicdanlı bi beysiniz anlaşılan:D
Metin ve Kemal Kahraman'ı
Metin ve Kemal Kahraman'ı yadetme ihtiyacı;
"kelimeler, gerçeğin beceriksiz avcıları...avcılar.."
Çalışkan Kadınlar :)
Ciddeli kadınlar
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Suudi Arabistan ziyareti öncesinde Ciddeli kadınlar iç çamaşırı boykotu başlattı.
İç çamaşırı mağazalarında yalnızca erkeklerin çalıştığını belirten kadınlar iki hafta boyunca kadın satış görevlisi barındırmayan iç çamaşırı dükkanlarını boykot etme kararı aldı.
Cidde’de ekonomi profesörü Reem Asaad'ın başlattığı protestoyu hükümetin kanunlarını değiştirmeye yönelik olduğunu söyledi.
Eylemini Facebook’tan organize eden Asaad “Kadınlar vücut hatlarını erkeklere anlatmaktan rahatsız” derken, eyleme katılımın çok olması durumunda ülkede bazı şeylerin değişebileceğinin altını çizdi.
Asaad 2008’den beri, mağazalarda kadın satış görevli çalıştırılmasıyla uğraşıyordu.
sonsuzWiki:matmazel kedidir
sonsuzWiki:matmazel kedidir kendileri…kahveyi, sohbeti, rüyaları, ağlamayı, şen kahkahaları,ojeleri, gezmeleri, çikolatayı, yüksek topukları, inat etmeyi, hatırlamayı, haleti ruhiyesine yakın bir çiçeği, kokuları, yeniyi, eskiyi, fotoğrafları, tarifleri, formülleri, söylentileri,koleksiyonları, bir iksir performansı beklediği şampuanları-saç kremlerini,nemlendiricileri, indirimli alışverişleri, bonusları, puf battaniyeleri, deniz kıyısında çay içmeleri, “aşkım” demeyi, …pek severler:) demiştim...güzel bir koku ve rüzgarda fularıyla tıkır tıkır salınır yeryüzünün kadınları bir hayalde...hiç üzülmemiş, hiç ağlamamışlar gibi...bir hayalde...hayal işte...
Kadınların
bu yapay ve ticari gün kapitalizm adına kutlu olsun:}:}
Törelerin, geleneksel ahlak dogmalarının ve dinlerin baskıcı, insanlık dışı hükümlerinin terk edildiği bir dünya umuduyla.
Tavukları ve horozları üreten ülke tornasının ve burjuva narsisizminin, tüketim çılgınlığının, varsıl umursamazlığın da olmadığı, güçlü erkeğe tapınmak için sıraya girmiş kadınların olmadığı, kozmetik sektörlerine oluk oluk para akıtan, aşırı titiz ve hijyenik takıntıları olmayan, bilinçli kadınların ve erkeklerin yaşadığı bir bir düzen gerek.
Ama yine de güzel oyunlar bunlar. Yani bu yapay günler. Mağazalarda ve kuaförlerde streslerinden kurtulacaklarını düşünen kadınların mesela olmamalı böyle bir günü.
Her kadın için kutlayarak oynanacak bir oyun olmadığını da düşünmeden edemiyorum açıkçası.
Bence tosunpaşa dünyadaki
Bence tosunpaşa dünyadaki adaletsiz gelir dağılımına hiç girmeyelim. Çözümsüz şeyleri insanlar konuşdukça daha çözümsüz hale getiriyorlar. Varsa bir öneriniz, projeniz uygulayın derim ben. Biraz zor ama olsun, amaç güzel :)
Yoksa herkes biliyor dünya ekonomisini kimlerin yönetip yönlendirdiğini. Ekonomisi zayıf ülkelerin sömürülüp kazançlarıyla hangi amaçlara hizmet edildiğini.
Yalnız unutmamamız gereken, kadının bu emeğini dünya genellemesinden aileye indirgediğimiz de yine bu tablo değişmiyor. Maddi manevi mülkü idere her zaman erkeğin elinde oluyor. Tabi senin gibi gönlü zenginleri saymazsak tosunpaşa. :)
Altına imzamı atıyorum.
Yabancı demiş;
"...güçlü erkeğe tapınmak için sıraya girmiş kadınların olmadığı..."
Bence kadınları yüceltecek en büyük güç yine kadınlardır.
İlahiyatta okuyan çok genç bir arkadaşım var. Facebookta tanıştık. Çocuk din eğitimi alırken bir yandanda din harici ne kadar öğreti varsa hepsini incelemiş ve neredeyse ezbere biliyor. Zaten Krishnamurti grubunda tanışmıştık. Reklam sektöründe kadınların kullanıldığını ifade eden bir video paylaşmış. Fakat bunu vurgulamak için değil, videodaki başka bir espri için. Altına da genç bir türbanlı bayan yorum yapmış. Emperyalizm hep kadınları kullanıyor... şudur budur diye. O da gelip çok kısa, basit, çarpıcı birazda acımasız denebilecek bir cümle kurmuş; "Sizde kendinizi kullandırmayın"
Gerçektende konu bu kadar basit. Çünkü örneklerini görebiliyoruz. Kendini kullandırmadanda hayatta kalabilen eğitimsiz, gariban denebilecek kadar az gelire sahip fakat dik durabilen kadınlar. Bunun terside düşünülebilir. Eğitimli, hatırı sayılır gelire sahip ama dik duran kadınlar. Maalesef bu sistemde bazı ölçütler gelire endeksli. Pasif geliri olan ama dik duran kadınlarıda ekliyorum.
Sonuçta kadına değerini verecek olan yine kadınlardır...
Kadının hası yumuşak
Kadının hası yumuşak başlı olmaz, ama ağırbaşlı ve sıcak olur.
Ağırb...aşlılıktan kastım, sıkıcılık değil elbet.
Şımarıklığın da hakkını verir.
Ağırbaşlı tebessümleri olur bir de.
Kadın yüzü dediğin mahkeme duvarına benzemeyecek.
Bu tebessümler sevgidir.
Yumuşacık bir sevgi olur kadın yüreğinde.
Kim olursa olsun, ne yaşamış olursa olsun.
Erkeğini dizine yatırıp saçlarını okşamayı bilir gerçek bir kadın.
Kadının hası nerede, nasıl davranacağını bilir…
İnsanların içinde kapris yapmaz, hır çıkarmaz; ama gerçek bir
Osmanlı kadını gibi,adabıyla, raconuyla istediğini alır.
Dırdır etmez.
Çok konuşup, baskı yapıp erkeği bezdirmez.
Yüz göz olmaz kadının hası.
Bazen öyle bir bakar ki, hele bir de bazen öyle bir susar ki,
bin tümceye bedeldir bu bakmalarla susmalar.
Bu kadın üzülmeyi de bilir, ağlamayı da,kızmayı da.
Ama üzmemek lazım, ayrıca kızdırmaya da gelmez.
Gerçek bir kadın ezik durmaz.
Kambur yürümez, dimdik durur.
Kendine saygısı, güveni vardır.
Erkeğine can yoldaşı olur,destek olur, onu dinlemeyi bilir.
Bazen utangaç olur, bazen ürkek.
Soğuktan ya da yalnızlıktan korkabilir kadın.
Aptal olmaz gerçek bir kadın.
Bön bön bakmaz adamların suratına.
Hülyalı bakışları da olsa, zihni uyanık olur.
Hüznü, gökten deli deli yağan yağmur gibi olur, saçlarından akar.
Neşesi ise öyle renkli, öyle dağınık; saçları savrulur.
Kahkahaları vardır bu kadının, çın çın eder odaların duvarlarında. Sesi güzel olur kadının, biraz buğulu...
Arada bir pencereye yaslar başını,sokağa dalıp gider, bir şarkı söyler. Olgunluğuyla şaşırtır erkeği.
Bazen de öyle çocuk olur, öyle sağlam saçmalar ki,
yine, yine şaşırtır onu.Sıkmaz kadın,
bunaltmaz, yaşa yaşa bitmez.
Huzur verir varlığıyla. İçmesini de bilir kadının hası.
Bazı akşamlar anason kokulu tüter sofrasının sıcağı.
İçli bir türkü dinler bazen, üşür, sırtına hırkasını alır.
Konuşurken insanın yüzüne bakar kadın.
Kibirli olmaz. Kültürsüz olmaz. Bomboş olmaz kafası.
Dünyanın, ülkenin olaylarını bilir,anlar,
söyleyecek sözü vardır.
Kişiliklidir. Beceriklidir.
Tırnağı kırılınca üzülür, üzülür işte,
profesör de olsa, sultan da olsa,
boksör de olsa üzülür. Gerçek bir kadın hiçbir zaman reklam panolarındaki kızlara benzemez.
Etini teşhir etmez. Fosforlu bir taş gibiliği yoktur onun, loş bir cazibesi vardır.
Albenisi metrelerce öteden çarpar adamı.
Ne kadar örtüneceğini, ne kadar açılacağını, yerine ve zamanına görebilir.
Gerçek bir kadın Paris podyumlarında yürüyen,
17. yüzyılın vebalı kadınları gibi mankenlere benzemez.
Uzun saçları vardır kadının.
Yumuşak olur, güzel kokar.
Kadının hası saçlarını ne zaman toplayacağını, ne zaman salacağını bilir.
Kadına yaraşmaz soğukluk.
Gerçek bir kadın göbek atmayı, gerdan kırmayı, iyi becerir;
ama öyle her yerde masaların üstüne çıkıp oynamaz.
Havasında oldu mu, bir oynadı mı, herkes onu izler.
Kadın korunmayı sever, ama korunmaya muhtaç olmaz.
Erkekler korumayı severler, ama yine de güçsüz, zavallı kadınlardan hoşlanmazlar.
Güçlü kadından ise çekinirler, ona yanaşamazlar.
Kadının hası bu dengeyi kurmayı bilir;
gücünü erkeğin gözüne gözüne sokmaz.
Has kadına naz da yakışır, kapris de.
Öyle tatlı, öyle kıvamlı naz eder ki,
onun nazını erkek zevkle çeker.
Gerçek bir kadın şiir gibi olur,
mey gibi olur,
ömür gibi olur.
-Can YÜCEL-
çarpıklık...
"bu yapay ve ticari gün kapitalizm adına kutlu olsun:}:}"demiş yabancı.
"Sevgililer Günü" için belki haklısınız ama "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" için doğru değil söyledikleriniz. Ha, kapitalizm bu günü ve anlamını "yapaylaştırmaya" çalıştı ve bir ölçüde başarılı oldu. Neredeyse "dünya garılar günü" diyecek... Amerikalı 129 kadın işçinin katledilişinin unutulmaması ve onların uğruna mücadele ettikleri değerlerin anlaşılması içindir "8 Mart" ve yine emek saflarındaki kadınların mücadelesi ile dünyaya kabul ettirilmiştir. Yorumlarınızla siz bu özden uzaklaşmışsınız. Yukarıya tarihçe konmuştur bir zahmet okuyun yeniden. Yetinmeyin daha da okuyun.
"Sizde kendinizi kullandırmayın"
Bir şeyi hem kullanalım. Hem de "kendini niye kullandırıyorsun" diye suçlayalım.
Sıkın kafasına kurşunu, öldürün, ondan sonra da "salak kendini niye öldürttün" diye suçlayın.
Çökün üstüne tecavüz edin ve ondan sonra "fahişe" diye suçlayın.
Erkekegemen kültürün alışkanlıkları olsa gerektir bunlar. Bence erkekler, anaerkil toplumlardan buyana, erkeğin hakim olduğu sınıflı toplumlar tarihi boyunca kadınlara karşı işledikleri suçların bir özeleştirisini yapsınlar önce. Dürüstçe ama! Önce kadını değil, kendilerini suçlayarak. Kadınlar zaten önce kendilerini suçluyorlar! Erkekler bunu da yüzyıllardır dayattılar zaten.
Çarpıklık yok.
her kadın için demişim ve kimi kadınları, örnekse: bu konuda mücadele veren, bilinçli, sorgulayan, tabularla, geleneklerle savaşmış ve bedelini de ödemiş olan kadınları ayrı tutmuşum. Onlara sonsuz saygı.
Yazdıklarımı tam okuyun, yetinmeyin tekrar okuyun:)
susayım dedim ama yine
susayım dedim ama yine dayanamadım.
nedir şu kadının hası saçmalığı?!
yok kadının hası şöyleymiş de böyleymiş de...
inanan var mıdır bunlara :)))
erkeğin hası
karısına söz geçirendir, karının hası erinin sözünü dinleyendir vesselam:))
Kadının hası elmas
Kadının hası elmas gibidir.
Çok kıymetli olduğundan herkese gösterilmez,kutusu vardır orda durur.
ne kutusuymuş o Gamaro?
ne kutusuymuş o Gamaro?
Ne olacak, elmas kutusu
Ne olacak, elmas kutusu tabi.
Senin bi elmasın olsa öyle salla pati herkese gösterir misin bakın benim elmasım ne güzel diye?
:))
burka'ya sokacak gamaro
burka'ya sokacak gamaro anlaşıldı :)))
kimseler görmez :))
hahahaha morgana naptın sen
hahahaha morgana naptın sen :D
valla gamaro elmasım olsa herkese gösteririm ruhları açılsın diye .öyle biyerde çalınacak diye saklarsam nasıl güzel olabilirki o? görülmeyen ,gösterilmeyen köşe bucak kaçırılıp saklanan şey ancak merak uyandırr ama huzur verici güzel duyguları hissettirmez bence.böylece o güzel olmaktan çıkar ?çıkmaz mı?
Yeni yorum gönder