Tarih Köşesi

statik kullanıcısının resmi


Tarih tekerrürden ibaretmidir?

60 yıldır Türkiye'yi Kemalistlerin değil;
Sağcıların ve Amerika'nın yönettiğini anlamak için, biraz yakın tarihe bakmak gerek.

Günümüzde "şeriatın" geleceğine kendini inandırmış, "o günü" bekleyenlerin, bu beklentilerine neden ulaşamayacaklarını anlamaları için;
Amerika'nın ve AKP'nin, dincilere gösterdiği şeyin, aslında bir havuç olduğunu anladıkları gündür.(korkarım bunuda hiç anlamayacaklar)Menderes'de aynısını yapmıştı..

şeriatçılar;
Tarihte olduğu gibi yine bugünde, kullanılmaktadırlar.

Aslında sorunun Atatürk değil, kendilerini kullanan iktidarlar da olduğunu anlamıyorlar.

Evet şeriatçıların hepsi, hep kullanılmış ve işi bitince kenara atılmıştır..UYANIN ARTIK EYYY ŞERİATÇILAR!! ŞERİAT TÜRKİYE'YE ASLA GELEMEZ!!

Bakın; Demokrat Partiyi Amerika neden destekledi?? OKUYUN!!

Atatürk yasası neden çıkarıldı okuyun!!

* 7 Ocak 1946 : Demokrat Parti; Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan tarafından kuruldu.

* 21 Temmuz 1946 : Yapılan ilk çok partili seçimde CHP 396, ancak 16 ilde seçime girebilen DP 62, bağımsızlar ise 7 milletvekili çıkardı.

* 18 Temmuz 1948 : Demokrat Parti’den ayrılan, Kurtuluş Savaşı komutanlarından Mareşal Fevzi Çakmak ve Osman Bölükbaşı Millet Partisi'ni kurdu.

* 14 Mayıs 1950 : Genel seçimlerde halk, CHP’nin 27 yıllık tek parti iktidarına son verdi. Seçimlerin sonucunda; Demokrat Parti %53.3 oy oranı ile TBMM’ye 408 milletvekili soktu. CHP %39.9 oranında oy almasına rağmen 69, MP ise 1 milletvekili ile temsil edildi.

* 22 Mayıs 1950 : Celal Bayar Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü cumhurbaşkanı oldu. Adnan Menderes başkanlığındaki ilk Demokrat Parti hükümeti kuruldu. Refik Koraltan da Meclis Başkanı olarak göreve başladı.

* 29 Mayıs 1950 : Başbakan Menderes “sadece millete malolmuş inkilâpları saklı tutacağız” dedi. (İrticaya ilk yeşil ışık yakılmış oldu).

* 6 Haziran 1950 : DP hükümeti; Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve diğer bazı generalleri görevlerinden aldı.

* 16 Haziran 1950 : Demokrat Parti hükümetinin ikinci önemli icraatı, Arapça ezan okunma yasağını kaldırması oldu. (Türkçe ezan yasaklanmamıştır, yalnızca ezanın Arapça da okunabileceği belirtilmiştir. Ne var ki, bu karar 1932’den beri Türkçe okunan ezanın sonu olmuştur).

* 5 Temmuz 1950 : Radyodan dini program yayın yasağı kaldırıldı

* 7 Temmuz 1950 : Dünya Bankası Türkiye'ye 16 milyon 400 bin dolar kredi açtı. * Temmuz 1950 : Kuzey-Güney Kore Savaşı’nda Birleşmiş Milletler bütün ulusları, komünist Kuzey Kore’ye karşı ABD’nin geniş katılımıyla oluşturulacak askeri güce katılmaya çağırdı.

* 28 Temmuz 1950 : Türk Barışseverler Cemiyeti'nin Türkiye'nin Kore'ye asker göndermesini protesto amacıyla bildiri dağıtmasına izin verilmedi, Cemiyet başkanı Behice Boran ve genel sekreter Adnan Cemgil tutuklandı.

* 1 Ağustos 1950 : Türkiye Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı'na (NATO) başvurdu. * 16 Eylül 1950 : Türkiye'nin, NATO’ya girme başvurusu reddedildi.

* 28 Ağustos 1950 : Bir yazarın okul tarih kitaplarından İnönü'nün adını çıkartması tartışmalara yol açtı.

* 3 Eylül 1950 : Belediye seçimlerinde 600'ü aşkın CHP’li belediyeden 560'ı Demokrat Parti’nin eline geçti.

* 25 Eylül 1950 : General Tahsin Yazıcı komutasındaki 4500 kişilik bir tabur, tüm masraflar bize ait olmak üzere ve TBMM kararı olmaksızın Kore Savaşı’na gönderildi. (Bu, başta ABD olmak üzere Batı’nın gözünde makbul olabilmek için onlar tarafından en geçerli ihraç malımız kabul edilen Mehmetçik’in uluslararası düzeyde ilk pazarlanışıdır).

* 3 Aralık 1950: Arap harfleriyle tedrisat yapmak için gizli ya da aleni dershane açanlar hakkında 23 Eylül 1931 gün ve 12073 sayılı kararnamedeki yasaklama kaldırıldı ve böylece kuran kurslarına yeşil ışık yakıldı.

* 12 Aralık 1950 : Hükümet, CHP Genel Merkez Binası’na el koyarak Hazine’ye maletti.
* 20 Şubat 1951 : Rus yazarların kitaplarının okul kütüphanelerinden çıkarılmasına karar verildi. * 24 Şubat 1951 : Kırşehir'de Atatürk büstü saldırıya uğradı.

* 12 Mart 1951 : Demokrat Parti Konya İl Kongresi'nde fes, çarşaf ve Arap harflerinin serbest bırakılması istendi.

* 13 Mart 1951 : Demokrat Parti İzmir Belediye Başkanı Rauf Onursal, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün Halife Abdülmecit gibi sınır dışı edilmesini istedi.

* 25 Mart 1951 : Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı. * 3 Mayıs 1951 : Demokrat Parti Meclis Grubu'nda din eğitiminin genişletilmesi istendi.

* 4 Mayıs 1951 : Menderes Meclis'te yaptığı konuşmada "Halkevleri, Halkodaları faşist anlayış ve düşüncelerin ürünüdür. Bunlar sosyal yapımız içindeki tümüyle gereksiz, boş, geri ve yabancı unsurlardır" dedi. ( Halkevlerinin topluma katkılarının özeti EK-2’dedir).

* 28 Mayıs 1951 : Menderes Hükümeti, işçi sendikalarının faşist ve komünist sistemlerin bir öğesi olarak kurulduklarını ileri sürdü. Yeni bir sendika yasası hazırlama kararı aldı.

* 22 Haziran 1950 : İstanbul İnönü Stadı'nın adı Mithatpaşa Stadı olarak değiştirildi.
* 1 Temmuz 1951 : Atatürk'ün heykel ve büstlerine karşı ülke düzeyinde yaygınlaşmış olan saldırıları kınamak için, yurdun çeşitli yerlerinde protesto mitingleri yapıldı.

* 25 Temmuz 1951 : Atatürk Kanunu 25 Temmuz 1951'de Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmekti.

* 1 Ağustos 1951 : Yabancı Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunu çıktı.
* 8 Ağustos 1951 : Hükümet, Halkevleri’ne el koydu.
* 19 Eylül 1951 : Kuzey Atlantik Paktı Konseyi, Türkiye ve Yunanistan'a NATO'ya katılma çağrısı yaptı.

* 20 Eylül 1951 : Türkiye’nin NATO’ya katılması kabul edildi.
* 9 Ekim 1951 : Devlet iç borçları 2 milyar 565 milyon liraya yükseldi.
* 26 Ekim 1951: İllegal Türkiye Komünist Parti’sine yönelik büyük çapta tutuklamalar yapıldı. Tutuklananlar arasında Zeki Baştımar, Mihri Belli, Sevim Tarı gibi tanınmış isimler vardı.

* 4 Kasım 1951 : İlkokulların ders programlarına din derdi konuldu.
* 12 Ocak 1952 : ABD yönetimi, Marshall Planı çerçevesinde Türkiye'ye 58 milyon dolarlık askeri yardım yapılmasını onayladı.

* 15 Ocak 1952 : Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'nin Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı'na (NATO) girişini onayladı.
* 21 Ocak 1952 : Milli Savunma Bakanlığı, Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.

* 18 Şubat 1952 : NATO’ya katılma protokolünü 1951 yılında Londra’da imzalayan Türkiye, 18 Şubat’ta örgüte resmen üye oldu. Bunun neticesi olarak topraklarımıza ABD askeri üsleri kurulmaya başlandı.

* 18 Temmuz 1952 : Türkiye, Cemiyet-i Akvam'a (Birleşmiş Milletler) elli altıncı üye olarak kabul edildi.

* 8 EKİM 1952 : Balıkesir’e giden CHP lideri İnönü’yü Vali kent dışında karşılayarak, kente girmemesini, girerse olaylar çıkabileceğini ve kendisinin sorumluluk almayacağını belirtti. İnönü gezisinden vazgeçti.

* 24 Aralık 1952 : “Anayasayı Yaşayan Dile Çevirmek” şeklinde adlandırılan yasa önerisi ile 1945 yılında türkçeleştirilmiş olan anayasa metni, yürürlükten kaldırıldı. 24 Nisan 1924’te kabul edilmiş olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu yeniden uygulamaya kondu, anayasadaki öztürkçe kelimeler ayıklandı. ( Örneğin; “bakanlıklar”, “vekalet” oldu, Genelkurmay Başkanlığı’nın adı “Erkan-ı Harbiye-yi Umumi Reisliği” şeklinde değiştirildi ).

* 21 Ocak 1953 : Petrollerimizin işletilmesiyle ilgili ilk anlaşma bir ABD şirketiyle yapıldı.
* 9 Nisan 1953 : Maliye Bakanı Hasan Polatkan, döviz açığının 553 milyon dolar olduğunu açıkladı.
* 14 Nisan 1953 : Döviz alım-satımı serbest bırakıldı.
* 17 Nisan 1953 : Ev kiralarına yüzde 100, dükkan kiralarına yüzde 150 zam yapıldı.
* 8 Temmuz 1953 : Millet Partisi irticai faaliyet gerekçesiyle kapatıldı, mallarına el kondu.
* 21 Temmuz 1953 : Profesörlerin politika ile uğraşmalarını yasaklayan kanun kabul edildi.
* 27 Temmuz 1953 : 2 milyondan fazla insanın öldüğü Kore Savaşı sona erdi.
* 9 Eylül 1953 : Millet gazetesi başyazarı Nurettin Ardıçoğlu 3 sene 2 ay, yazı işleri müdürü Hüsnü Söylemezoğlu 2 sene 1 ay hapse mahkum oldu.

* 14 Aralık 1953 : Hükümet, CHP’nin menkul ve gayrı menkullerinin Hazineye devredilmesine yönelik yasayı çıkardı.
* Aralık 1953 : CHP’nin Ulus Gazetesi’ne el konuldu.

2010 Türkiyesinden farklı olan ne??

Pazardan ekmek çaldığı için şeriat yasalarına göre cezalandırılan 8 yaşındaki bir çocuk.

Biraz sonra kolunun üstünden otomobilin tekerleği geçecek. Fotoğrafların devamını sansürledim..

EkBoyut
300px-Ataturk-1927-opening.jpg16.96 KB
3334_3698_05052008_6.jpg52.29 KB
3334_3698_05052008_4.jpg40.88 KB
Senin oyun: None Ortalama: 4.4 (7 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Yazının tamamını okumadan

Yazının tamamını okumadan sorunun cevabını vermek istiyorum.

Tarih tekerrürden ibaretmidir? Cevap: Hayır, tekerrür eden tarih değil, hatalardır.

Köy Enstitüleri

17 Nisan 1940'ta açılan Köy Enstitüleri, çağdaş aydın ve Atatürkçü insanlar yetiştirmiştir.

Bu eğitim ve aydınlanma kurumları; 28 Ocak 1954 yılında, DP iktidarı döneminde çıkarılan yasa ile kapatıldı.
Aydınlanma dönemi sona erdi.

!?

iflah olmaz
sifa bulmaz tipler var..

slm.

Prof.Mete Tunçay -Asılacak oğlunu babaya seçtirdiler-

siyaset bilim ve tarih profesörü Mete Tunçay ile
söylesi Neşe Düzel..

kisa kisa..

"........Bir adamın

iki çocuğu asker kaçaklığından yargılanıyor.

İstiklal Mahkemesi

adama

Oğullarından birini idam edeceğiz,
birini de askere göndereceğiz.
Hangisini asalım,
seç diyor.."

-Hangi evladın idam edileceği kararını babaya mı verdiriyorlar?

Evet.
Adamın bayıldığı anlatılıyor.."

*

Mesela

"..........Atatürk’e,

-Doğu’ya okul mu yapalım, yol mu- diye soruyorlar.

-Yol yapın, ordu girebilsin- diyor.

Nitekim yol yapılıyor Doğu’ya.."

*

"...........Bu memleketi

hareket ettirecek manivelalar kimlerin elinde
Mustafa Kemal biliyor.

Onun
bu memlekete hâkim olması şaşırtıcı değil.

Hangi
ipi çekeceğini biliyor o.

M. Kemal,
bir taraftan da dehşet küstah biri.

Fikrinizi sorup,
özgür cevap verdiğinizde hakaret ediyor.

Ancak
ona boyun eğenlere yaşam hakkı tanıyor.."

*

............İsmet Paşa boyun eğdi mi?

"..Herhalde.

Eğmediği zaman başbakanlıktan atıldı.."

statik
çağdaş aydın ve Atatürkçü insanlar bunlar mi !?

slm

statik yazdi; köy

statik yazdi;

köy enstitüleri

"..28 Ocak 1954 yılında, DP iktidarı döneminde çıkarılan yasa ile kapatıldı.."

!?

köy enstitüleri kuruldugun da
ismet inönü cumhurbaskani celal bayar basbakandir..

köy enstitüleri kapatildigin da

DP iktidar
celal bayar cumhurbaskani
ismet inönü ana muhalefet lideridir..

slm.

1952 yılında Şefik

1952 yılında Şefik San'ın malatya valiliği sırasında çıkan yasaya rağmen Halk evi'inde çalışmaya devam eden resim öğretmeni Sinan Erdiş ve ikisi kız yedi öğrencisi DP ilbaşkanı ve yanında polisler olduğu halde ahlaksızlık gerekçesiyle götürülüyor bir daha kendilerinden haber alınamıyor (Tarihi mükerrer dergisi, sayı 16)

Hele ki ABD'nin "keriz

Hele ki ABD'nin "keriz seven" marşal yardımları yok mu?
Abd'nin girdiği savaşlardan ellerinde kalan savaş ürünlerini, tank silah v.s gibi araçları sözde bir yardım paketiymiş gibi, Sevgili DP'li vatan severler aracılığıyla Türkiye'ye kakalar...
Biz de sevindik efendim, yardım geldi diye...

Neyse efendim, gelelim mevzuya, döküntü askeri malzemeleri elimize alır almaz bir çoğu elimizde patladı, parçaları bozuldu, çalışmadı v.s...
Ee, biz n'yaptık, gittik yedek parçalarını ateş pahasına ABD'den SATIN aldık...
Ee, ticaret böyle bir şey...
Sözde yardımmış...
hahahahahahahaah

Gün be gün Tarihe düşen

Gün be gün Tarihe düşen notları yazıyorsun, iflah olmuş beyin hemen ayağa kalkıyor..
Aklısıra muhalif ya;)) Yok Neşe düzen'miş!!, yok prof bilmem kimmişşş!!..

Yahu, yazılan tarihe bir itirazın varsa, de ki; itirazım var..

Neye itirazın var? diye sorarız elbet.

Hakkaten neye itirazın var;)) iflah olmuş, cennetlik beyin..

statik´in gözünden kacmis CISSSSS

Aydınlanma! dönemi(1923)hasretiyle yanan kavrulan by statik,

".......M. Kemal,
bir taraftan da dehşet küstah biri.Fikrinizi sorup,
özgür cevap verdiğinizde hakaret ediyor.."(Prof.M.Tuncay)

bu dil yabanci degil kim kimin izinde nasilda SIRITIyor.

slm.

bilirim bekir

Prof'un bunu söylemesine gerek yok;
Atatürk; fikirsiz, bilgisiz adamları, adamdan sayar, bir şey sorardı..
Aldığı cevapta;
başkasının fikrini, kendisinin fikri gibi gösterince de kızardı..
fikirlere çok önem verirdi, fikirsiz ve bilgisiz olup, ukalalık yapanlara tahammül edemezdi..

GENELGEYLE DEVRİM OLMAZ

1924 yılının ilkbaharıydı. Erzurum ve Pasinler'de depremde birçok köyün evleri yıkılmıştı. Zarar gören halkla görüşmek için Pasinler'e gelen Atatürk, halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı:
- Depremden çok zarar gördün mü, baba? diye sordu. Atatürk ihtiyarın şüphesini görünce, tekrar sordu:
- Hükümet sana kaç lira verse, zararını karşılayabilirsin? İhtiyar, Kürt şivesiyle:
- Valle Padişah bilir! dedi
Atatürk gülümsedi. Yumuşak bir sesle:
- Baba, Padişah yok; onları siz kaldırmadınız mı? Söyle bakalım zararın ne?
İhtiyar tekrar etti:
- Padişah bilir!...

Bu cevap karşısında kaşları çatılan Atatürk, Kaymakam'a döndü:
- Siz daha devrimi yaymamışsınız! dedi
Bu sırada görevini başarmış insanlara özgü bir ağırbaşlılıkla ortaya atılan tahrirat katibi:
- Köylere genelge yolladık Paşam, dedi. Atatürk'ün fırtınalı yüzü, daha çok karıştı:
- Oğlum, dedi, genelgeyle devrim olmaz!..."

Ahmet Hidayet Reel(Atatürk'e Ait Hatıralar)

Prof.M.Tuncay'ın anlattığı hakaret hikayeleri bunlar olsa gerek;)

sayın "us sahibi"... bu

sayın "us sahibi"...
bu siteye yorum yapabilme özgürlüğüne sahipseniz; biliniz ki o adından bile korktuğunuz düşünce ve devlet adamı Mustafa Kemal ATATÜRK'ün sayesindedir.

10 yaşındaki çocuk

Konunun en sonundaki resim:
Hindistanlı bir şarlatanın oğlunu kullanarak yaptığı bir gösteriye aittir. Yazarın dediği gibi ekmek çalan çocuğun şeriat tarafından verilen cezası değildir. Allah kuru iftiradan korusun.

statik isletildi mi ?

Misafir yazdi;

"...........Konunun en sonundaki resim:

Hindistanlı bir şarlatanın oğlunu kullanarak yaptığı bir gösteriye aittir.."

!?

statik gerekli aciklamayi yapabilir herhalde!

slm.

üstündeki yazıyı

okuyun..
fotoğrafın alındığı yer ve çeken yazılı" Peykeiran" peykeiran.com

Ataütürk'e küstah diyen

Ataütürk'e küstah diyen insan...!

Bana küstahlık hakkında, bilindik veya bilinmedik; bildiğin veya bilmediğin en güçlü yorumunu yap!
HADİ!

jeng yazdi; "............bu

jeng yazdi;

"............bu siteye
yorum yapabilme özgürlüğüne sahipseniz; biliniz ki o adından bile korktuğunuz düşünce ve devlet adamı Mustafa Kemal ATATÜRK'ün sayesindedir..."

!?

peki
kendisinden korkulan devlet adami ne icin kime karsi
kanunla koruma altina aliniyor halbuki dogru ve mantikli olan korkan insanlari korktuklari kisiye karsi korumak olmaliydi..

peki
özgürlük bagisliyan o adam dan nicin korkar insanlar ?

peki
cumhuriyet
demokrsi
laiklik
esitlik
özgürlük
gibi evrensel ILKEleri atatürk mü Batidan ögrendi/aldi yoksa Bati mi atatatürkten ögrenip uygulamaya koydu ?

ha
birde su
üzerinden 25 sene gecmis Latife hanimin mektuplari meselesi var atatürkcülerin "acilmasini istemezük"
naralari atarak engel olduklari..

bak

evren pasa ne diyor;

"..............Atatürk’ün
günlük programını ve görüşmelerini tutan yâverleri,
çok teferruata yer vermişler.
Yediğini
içtiğini
bazen bir hanımla özel görüşmesini bile yazmışlar.

Bunlar açıklanırsa
Atatürk düşmanları bu belgeleri O’nun aleyhinde kullanırlar, diye endişeliyim” dedi..."(Celal Güzel)

gizli
sakli
yamuk
yumuk
isler yapildimi
endise duyulur korkulur elbette..

slm.

dişlerini gösterip durma

dişlerini gösterip durma da, sen önce şu bilge felsefenle üstte sorduğum sorumu yanıtla ebubekir!

Ataütürk'e küstah diyen insan...!

Bana küstahlık hakkında, bilindik veya bilinmedik; bildiğin veya bilmediğin en güçlü yorumunu yap!
HADİ!

sevgili iskorpit tam ilgi

sevgili iskorpit tam ilgi alanınıza yaraşır kişiden cevap beklemektesiniz.bilgilerinize:D

dünyada ahlak felsefesi

dünyada ahlak felsefesi denen bir şey var...
tez yazıyordur, bekleyelim...
Bi bakmışsın bizim ebubekir sokratların arasına girmiş, girer mi girer:)
aman inşallah maşallah...:)

Fotoğraf mı aranıyor?

Bakalım neler var elimizde. Tıklayınız

xenix

fotografın öyküsü

http://www.digitaljournal.com/article/266446
bu adreste fotoğrafı "ekmek çalan çocuğa verilen ceza" dip notuyla birlikte email olarak alan ve araştıran kişinin elde ettiği bulguları bulabilirsiniz. Resmin ilk yayınlandığı sitede resimlerin altındaki not şu şekilde:
Street magicians perform the well-known trick of driving a car over somebody's arm which remains unharmed.

Baskasini Kücük görme , hice sayma hastaligi !!!

Sayin,
Tarih kösesini yazan bey efendi.
Yazini tesadüfen okudum vede cok üzüldüm. Hz.Allah insanlari hic yoktan yoktan karsiliksiz yaratmis. Yani biz basi bos degiliz biz,bizi yaratan Hz.Allaha mahsusuz. O bizi yaratmiski kendisine ibadet ve sükür edelim diye. Bu ibadetlerin karsiligida insallah öbür alemde Hz.Allah tarafindan bizzat verilecek. Bu bir hakikattir, ama buna inanan var inanmayan var. Gercekler , bazilari inanmiyor diye yok sayilmaz , gercek ve hakikat Hz Allahin dedigidir. Hal böyle iken kendisini yoktan var eden Hz.Allaha inanmayan ATAIST te var , Hz.Allaha sirk kosan müsrikte var.Daha acisi müslümanim dedigi halde Hz.Allahin kanun ve nizamini hice sayanlarda birhayli var.
Seriat demek el,kol kesen bir düzen demek degildir. Insanlarin kanunlarindada idam ve buna benzer cezalar vardir.
Yazinda Agzi salyali seriatcilar diye yaziyorsun.Bazi insanlarin hatalarinindan dolayi Hz.Allahin kanunlarina hakaret etmeyin. Her müslüman seriati kendi yasamadan hakiki müslüman olamaz.Seriat Devlet yönetmek icin degil önce insanin kendi yasamasi icindir.
Seriat lugat manasi = sartlar ve kanunlar demektir
Dini terim olarakta = Hz.Allahin gösterdigi yasam düzeni demektir. Onun icin yazinla insanlara degil, yüce Mevlaya dil uzatmis oluyorsun. Size tavsiyem tevbe ve istigfardir.
Selam ve saygilar.

Saygı bir

Saygı bir nezakattir...
Sevgi de öyle...

Sen bilgisayarın başına oturup forumlara bir şeyler yazmaya başladığın zaman; insanları kendin gibi yontulmamış, düz ve plastik şeyler olarak görmekten vazgeç...

Sana şurda insanlar bir şeyler yazmaya çalışıyor, fikirlerini paylaşıyor, oysa sen kalkmış SAYGISIZCA propaganda üretmekten başka hiçbir şey yapamaycak kadar fikirsiz ve acizsin...

Kendi inançsal doğruların önünde kendin ördüğün koskocaman bir duvar var ebubekir, kendine öyle bir duvar örmüşsün ki, bu duvarın arkasında yaşayanlara hayvani gözlerle bakan sen...
Umarım yanılıyorumdur ama bu söylediklerimin içinde yatan anlamları hiçbir zaman anlayamayacaksın ebubekir...

Şu yorumlarına bak ya, bi ordan, bi burdan alıntılar, ona kaka, buna kaka...
Sen kendi düşüncelerinin doğrusallıklarını neye göre test ediyorsun ebubekir?
Kimsin sen?
Veya nesin sen?
Ne işin var burda, bu dünyada?

Hiç aynaya bakıp, veya düz bir yazıyla kendi düşüncelerini önce kendin anlamaya çalıştın mı? hangi doğrunun doğrusallığının peşindeyim demedin mi hiç?
Sen hiç bir yolda yürürken düşündün mü?
Nasıl bir şeysin sen yahu...
Kendini bir paspas veya vakumlanmış biri olarak görmekten vazgeç artık.

Travma geçiriyorsun ebuberkir..!
Bu yazdıklarım senden bana yansıyan şeyler...
İster kabul et, ister etme...

Evet misafir

Evet misafir hazretleri...
büyük yalnışlardan birisini bilerek veya bilmeyerek şekilci inançlarınızla sizler yaratıyorsunuz...
Evet sizler diyorum çünkü, toplumu, insanları, yabani bakışlarınızla (inançlı, inançsız) olarak ayırarak toplumu birbirinden kopartıyorsunuz...
Aslında bunu yapan sizler değil, dinler...

İnançlı moduyla Türban takarak, türban takmayan insanlara karşı saygısızlık işlemiyor musunuz?

Bunu hiç düşündünüz mü?

Çünkü, kadınlarınızı o şeye sararak, türban takmayan insanları , türban otamatikman inançsız, gavur olarak küçük düşürüyor!!!

Bilmem farkında mısınız?
-Farkında olarak veya olmayarak-
Bu saygısızlık değil de ne?

Bu gibi düşüncesizlikler, Türban takan müslüman, takmayan müslüman değil gibi anlamlar doğuruyor...

Önce bu gibi yalnışları kafanızda iyice bir yoğurun...
Sonra insanlara saygı(lar) üzerine denemeler yazın...

Hosgörü !!

Sayin, Iskorpit
Ben Tarih Kösesini yazan arkadasa bir yorum ve tavsiye yazarken hic bir zaman nezaket kurallarini asmadan yazdim. Karsidaki insanlarada hakaret püskürmedim. Yine yaziyorum herkez inancinda serbesttir, neye inanirsa ona kulluk eder , ister Hindu gibi Inege,Öküze tapar , isterse Müslüman olur Hz.Allah`a secde eder. Sizin yazdiginiz gibi basi acik olan bir müslüman kadina asla kafir denmez, deyen kendisi kafir olur. Müslümanlik öyle senin zannettigin gibi ona buna saldirmak,hakaret etmek,küfür etmek asla degildir. Islam nezaket dinidir. Cahil olan Arab milletini san ve seref sahibi yapti,sonra Türk ve Kürt milleti islamla sereflendi. Eger onlar sizin gibi baskasinin inancina tahammülleri olmasaydi simdi suanda Dünyada bu kadar Gayrimüslim kesilikle olmazdi. Saygilar

Kuran'ın diğer yüzü

Kuran'ın diğer yüzü...

Şimdi sen diyorsun ki, hiçbir türbanlı, başı açık bir kişiye asla kafir demez diye türbanlıları savunuyorsun...
Sen uzayda mı yaşıyorsun be kardeşim...
nerde yaşıyorsun sen?

İlla ki bir insanların ellerinde propaganda kağıtlarıyla “türban takmayan kafirdir” demesi mi gerekiyor?

o inaç simgesi kıyafetiniz olan türbanı takmakla bile kendini diğer insanlardan “BEN MAMUSLUYUM” “ben farklıyım”, yani: ben üstünüm diye ayırmıyor musunuz?
Ayıp be kardeşim!!!!

BUNUN NERESİNDE BİR ANLAM YOK!

Sizin yazdiginiz gibi misafir,

"basi acik olan bir müslüman kadina asla kafir denmez, deyen kendisi kafir olur.
demişsin"

Kuran'da kafirlikler, yani “kendi inandığı inanç sistemine inanmayanlar ve kabile düşmanlıkları” hakkında kan davası gibi düşmanlık besleyen ne kadar çok yazı var, biliyor musun?

Bilmediğin gibi de bunun bir insan üzerindeki piskolojik yansımalarından da, bir hiç kadar ama bir hiç kadar habersizsin....!

"
Müslümanlik öyle senin zannettigin gibi ona buna saldirmak,hakaret etmek,küfür etmek asla degildir. Islam nezaket dinidir. "

Demişsin
oy,oy, oy, oy...
Bana bir şeyler oluyor yine...
Tam damarıma bastın...
Sen ya inandığın şeyi sorgulamamışsın ya da okuduğun şeyleri anlamamış ya da unutmuşsun...

Yine kuran mucizesi değil mi, kuran sana farklı gözüküyor, bana farklı...

İslamiyette düşmanlık yoktur diyene bak ya,
Sen hiç baştan sonra okuduğun şeyi ikra etmedin galiba?

Al sana “cici” din'den bazı örnekler...

Nisa 89- Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.

Bakara 191- Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescid-i Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir

Nisa 89- sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün; Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin

Nisa 91- Diğer birtakım kimseleri de bulacaksınız ki; hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak isterler. Fitne için her davet olunuşlarında onun içine başaşağı dalarlar. Eğer bunlar sizden çekinmezlerse, kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte bunlar aleyhinde size açık bir ferman verdik.

Maide 33- Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
Maide 82 (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün.

Nisa 34- Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.

Tevbe-12 Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Ola ki, vazgeçerler.

Tevbe-14 Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onların cezasını versin ve onları rezil ve rüsvay etsin, yardımıyla sizi onlara muzaffer kılsın. Ve mümin bir kavmin yüreklerini ferahlandırsın.

Gibi daha bir sürü şeyler...

Nasıl bir mide var sizde,İman etmek miş, neye iman etmekmiş alla aşkına ya, valla açıkçası ben bu tip şeyleri okuğum zaman iğreniyorum!

ay ne cici, ay ne cici...
Dinimiz güzellikleri emrediyormuş...!

Hadi ordan!
Uygarlık kim siz kim...

valla ne diyim...
Vicdan sizin, kulluk sizin...
İstediğiniz şeye inanın...

Mesela, beni şu sözlerimden sonra nerede yakalarsanız yakalayıp asmanız, kesmeniz, öldürmeniz gerekiyor...!
Adresimi vereyim mi?
Bence siz gidin de önce inandığınız şeylerle iyice bi yüzleşin...
Tanrı oralarda bir yerde...!

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş