Mısır'da 3. Amenhotep'in dev heykeli bulundu

xenix kullanıcısının resmi

Mısır'ın en ünlü firavunlarından biri olan 3. Amenhotep'in dev heykelinin kafa kısmı, Luksor'daki kazılarda ortaya çıkarıldı.

Tutanhamun’un dedesi 3. Amenhotep’in kızıl granitten heykeli, firavuna ait tapınak mezarda bulundu. Bunun, firavunun şimdiye kadar bulunan en iyi korunmuş durumdaki büstü olduğu belirtildi. Kazı başkanı Dr. Houring Sourouzian, "Diğer heykellerde daima, burun ucu gibi bir yerler kırıktır veya yüz tahrip olmuştur. Bunda ise taçtan çeneye kadar her yer sapasağlam" dedi. Mısır Eski Eserler Kurumu Başkanı Zahi Havas da heykeli "yüksek sanatsal kaliteye sahip bir başyapıt" olarak nitelendirdi. Diğer parçaları daha önce bulunan heykelin sadece kafasının yüksekliği 2,5 metre. 3. Amenhotep, Mısır’da MÖ. 1387-1348 yılları arasında hüküm sürmüştü.

Ekleyenin notu: Bu amenhotep bizim bütün dinler de kullanılan amin, amen lerin kaynağı olabilir mi?

Senin oyun: None Ortalama: 3.4 (5 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Ekleyenin notu'na :)

Hım biraz google amcaya sordum da ekleyenin notunu :)
Amen'in aslı Amun'dan geliyormuş ve anlamı tanrısal demekmiş. Zaman zaman Amon, Amoun, Amennadir olarak da Imen diye de geçer. Amun eski mısır inanışlarına göre fakirin yanında olan doğmamış ve doğrulmamış olan tanrıydı. Ve ilk olarak da Ra'da (Amun-Ra) vücut bulmuştur.

Çok ilginç

Kıyısından köşesinden bir şeyleri yakaladık desenize. Demek ki bu amin-amen vs nin temeli, mısır kültüne dayanıyor ister istemez. O da biliyorsunuz, pagan kültürü. Bir de sümer ve orta asya kaynaklarına bakmak lazım, bu konuda da bilgisev bize yardımcı olabilir.

xenix

Mısır-Asya ilişkisi

Kanımca Mısır kültürünün inanç sisteminde Sümer kültürü var. Sümer dili ise bir Ural-Altay dili olduğundan Asya ilişkisi ortaya çıkıyor. Benim alttaki bağlantıda incelediğim dönem Akhenoton dönemi ve o dönemde Amon ile Aton iki önemli tanrı.

Bkz: http://www.sonsuz.us/node/637

Amon en eski tanrı ve Ama-On yani "evrensel ana" anlamını da taşıyor. Fakat Amon rahipleri, her dinde din adamlarının yaptığı gibi, öylesine bir otorite oldular ki firavun Akhenaton onları kenara itip Aton dinin yüceltti. Akhenaton'un ölümünden sonra Amon yeniden esas tanrıya dönüştü, ve Amon rahipleri eski güçlerine kavuştu.

Musa da bir Amon rahibi olabilir. Zira onay ve yüceltme anlamında "amen" sözünü o getirdi ki, islamiyette "amin" şekline dönüştü.

RA ise Sümer kaynaklı güneş tanrıdır, ve Tengri sözünün TANG-RA şeklinden alıntıdır. İlginç bir ilişki olarak kızılderilier tanrılarına "tanka" ve Polinezyalılar "Tangaroa" derler.

Bu bilgiler

Bu bilgiler çok iyiydi sn. bilgisev.

Fakat RA yı mısır kaynaklı sanıyordum ben. Ya da sümer - mısır ortak kaynaktan mı besleniyor?

Bir de Aton dini ile Amon dini arasında ki farklar (benzerlikler) nelerdir. Bu konu ilgimi çekti.

xenix

Osiris ve Ra

Mısır mitolojisinde birçok tanrı vardır. Bu çok tanrılı inanç sisteminde iki önemli tanrı Ra ve Oziris'dir. Ra güneşi, göğü, aydınlığı ve doğumu simgelerken, Oziris ölümü, karanlığı simgeler ve yeraltı tanrısıdır. Mitolojilerinde Ra ile Oziris savaşırlar. Bu iyilikle kötülüğün, aydınlıkla karanlığın, gece ile gündüzün savaşıdır. Bu ikisi yenişemez ve birbirlerini izlerler. Yani, biri diğerine muhtaçtır.

Bugün dahi kötülük olmadan iyiliği, karanlık olmadan aydınlığı kavrayamıyoruz. Ra hayat ve denge simgesi olduğundan birçok firavun bu ismi kullanmıştır. Menkau-ra, Ra-meses, Khakau-ra gibi firavun adları vardır.

Ayrıca "ra" islamda zamanla "rab", "rabıta" yani bağlayan güç anlamına dönüşmüş, ibranilerde "rabbi" olmuştur. Aslı Sümer güneş/gök tanrısı Dingir veya Tang-Ra sözüne dayanır. Şöyle ki Sümerler güneşin görüntüsü ile manevi Ding-Ra veya Ting-Ra tanrısını ayırmak için *o şeklinde bir yıldız ve hemen yanında bir daire çizerlerdi. Sadece yıldız güneşi simgelerken daire ile birlikte Ting-Ra oluyordu. Mısırlar sadece sondaki daireyi alıp RA adı ile yetindiler. Bunun kaynağı bende var ama şimdi bulmam biraz zor olabilir.

Ek not olarak Etrüsklerin en önemli tanrısı da Tin olduğunu söyleyeyim.

Amen/Amon

Tanrı amen veya amon için Lewis Spence "Ancient Egyptian Myths and Legends" adlı kitabının 148'ci sayfasında (Dover yayınevi, 1990) şöyle der:

"Amon genellikle başında iki uzun tüy taşıyan, sakallı bir erkek olarak resmedilmiştir. Bazen tahtında oturur bazen de yılan başlı çizilir. Boynunda bir kolye vardır. Esas merkezi Thebes şehri idi ve onun için birçok tapınak inşa edilmiştir. Amon rahipleri onu daha sonra gelen Ra ile özdeşleştirdiler."

Yani Amen ile Aton ile Ra'nın ortak bir güneş kültü ile ilişkili olduklarını söyleyebiliriz. Şu adreste:

http://en.wikipedia.org/wiki/Amun

Amun'un başında tüylerle olan resmini görebilirsiniz. Bu da Asya şaman kültürünü hatırlatıyor. Zira şamanlar kuş gibi manevi uçuşlar yaparlardı. Keza aynı sitede şu yazıyor:

"As the cult of Amun grew in importance, Amun became identified with the chief deity who was worshipped in other areas during that period, Ra-Herakhty, the merged identities of Ra, and Horus."

Yani: "Amun kültü önem kazandıkça diğer bölgelerde önemli bir tanrı olan Ra-Herakhty ile bütünleşti, ki Horus ile Ra'nın birliğidir".

Ra hakkında

Demin hatırlamakta zorlandığım kaynağı kütüphanemde buldum. Kitabın adı "Writing Systems" yazarı Geoffrey Samson (Stanford university press) ve sayfa 55te şunları söylüyor:

"Sümerce yazı tarzı genellikle sözcük yazısı idi. Her söze karşılık bir şekil çiziliyordu. 'Tanrı' anlamını taşıyan 'dingir' sözünü 'gök' anlamını taşıyan yıldızdan ayırmak için güneşi simgeleyen bir daire eklediler. Sondaki ek "ra" sesini veren fonetik bir komponentir".

Demek ki daire "ra" sesini veriyordu ve yıldız da baştaki "ding/ting/tang" hecelerinden biri olarak okunuyordu. Dilimizde "tan" güneşin doğduğu an olarak tanımlanır, ki "ting" ile ilişkilidir. Tengri sözü de aynı kaynaklıdır. Asya'daki Tanrı dağlarının Çince adı Tiang-şan olup burda da ting => tiang dönüşümü görmekteyiz.

Akhenaton’un tanrısı

Akhenaton’un tanrısı Aton’a yazdığı şiir çok ilginç

Tanrı, uludur, birdir, tektir.
Ondan başkası yoktur.
Bir tanedir,
O’dur her varlığı yaratan.
Bir ruhtur Tanrı, görünmeyen bir ruh…
Ta başlangıçta vardı Tanrı.
Tek varlıktı o.
Hiçbir şey yokken o vardı.
Herşeyi o yarattı…
Ezelden beri gelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek.
Gizlidir Tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman...

Günümüzde inanılan din kitaplarından alınmış gibi görünen bu şiir, yaklaşık 3300 yıl önce Mısır’ın 18. sülalesinden Firavun Akhenaton tarafından yazılmış.
Tanrı'nın bir, isminin ise Aton olduğunu halkına ilan ediyor ve tapınaklardaki bütün putların kırılmasını, duvarlardaki tanrı isimlerinin kazınmasını emrediyor.
Akhenaton’daki bu değişikliğin sebebi neydi? Neden geleneksel inançları reddetmişti?

Çok ilginç

Bir an İhlas suresini okuyorum sandım.

xenix

Atonun duası

Onun şiiri değil, düzeltirim. Duasıdır. Masal'ın sorusunun yanıtını da yukarıda ve /node/637 de vermiştim, bundan iki yıl önce. Ama okuyan kim???

İ.Ö. XIV. yüzyılda

İ.Ö. XIV. yüzyılda Mısır'da Thabae kentinde çok akıllı genç bir kral yaşadı. Bu kralın adı IV. Amenotep (ya da Amenofis)2tir. İnsanları tek tanrıya bağlamayı düşündüğü sırada henüz yirmi yaşındaydı. Tarihçiler, onun bu ileri ülküsüne çeşitli nedenler yakıştırıyorlar. Kimine göre Amenotep, Thebae rahiplerinin siyasal egemenliklerini kırmak istemiştir. Kimine göre de Mısırlı olmayan uyrukları bağlamak amacını gütmüştür. İçinden gelen bir tek tanrı sevgisine uyduğunu söyleyenler de var. Nedeni ne olursa olsun, IV. Amenotep'in başarmak istediği iş, tarih çapında önemli bir iştir.

O zaman Mısır'da her kentin, her kasabanın ayrı tanrısı vardı. Bu tanrılar, totem düşüncesinin kalıntılarıydı. Nasıl totem sadece kendi klanını koruyup gözetiyorsa, kasaba tanrıları da kendi kasabalarını koruyup gözetiyordu. Thebae kasabasının da Amon adında bir tanrısı vardı. Thebae başkent olmadan önce önemsiz bir tanrıydı bu. Büyük tanrı Ra'nın yanında adı bile anılmazdı. Thebae başkent olunca Amon baş tanrı oldu, gene de Ra'yı bir kalemde silemediği için, adına Amon-Ra dendi. Amon, artık her adın başında ya da sonunda yer alıyordu. Kendisiyle savaşacak olan Amonetep'in adı bile onunla süsleniyordu. Amenotep, Amon hoşnuttur anlamına geliyordu. Amon'un ondan hoşnut olup omadığı bilinemezdi ama, bu genç adam'ın Amon'dan hoşnut olmadığı pek yakında görülecekti.

Bütün tanrılar güçlerini güneşten alıyorlardı. Ra da Doğan Güneş Tanrısıydı. Amenotep, evrensel güneşin evrensel bir din yaratmaya yeteceğini düşünmüş olmalıdır. Güneş yuvarlağını kişileştiren Aton, genç kral tahta çıkıncaya kadar pek önemsenmemişti.Amenotep , egemenliği eline alır almaz büyük din devrimine Amon'un yerine Aton'u getirmekle başladı. Başta Amon olmak üzere bütün tanrıların adlarını sildiriyor, onlara tapmayı kesinlikle yasak ediyordu. Genç kralın korkusundan bütün Amonlu adlar Atonlaşmaya başladılar. Kendisi de Amenotep adını bırakarak Aton'un büyüklüğü anlamına gelen Akhnaton adını aldı. Bu büyük devrimi Thebae kentinde dilediği çabuklukla başaramayacağını anlayan genç Akhnaton, krallığının dördüncü yılında başkenti de değiştirdi. Orta Mısır'da güneş yuvarlağının ufku anlamına gelen Akhhetaton adlı yeni bir başkent kurdu. Bu yeni başkent, Aton tapınaklarıyla süslenmişti (bu kentin bugünkü adı Tel-el-Amarna'dır). Artık bütün Mısır'da tek tanrı egemendi. Aton'dan başkasına tapmak yasaktı. Çoktanrıcılık bir akıllı delikanlının özel gücüyle bir anda silinivermişti ortadan.(Orhan Hançerlioğlu, Düşünce Tarihi, Remzi Kitabevi, 2008,syf:41-exlibris Marsseh)

Ondan sonrası da var

Akhenaton hikayesi ilginçtir. Akhenaton’dan sonra gelen firavun tekrar eski inanca, çok tanrılı Amon dinine geri döndü. Böylece tek tanrı inancı kadim Mısır kültüründe sadece 17 yıl sürdü. Akhetaton şehri yerle bir edildi, taş üzerinde taş bırakılmadı. Üstelik Aton adı tüm heykellerden ve resimlerden silindi yerine eskiden olduğu gibi Amon yazıldı.

İşte ruhbanların gücünü anlatan gerçek bir tarihi olay. İbret almaya değer.

Ölümlülerin ölümsüz

Ölümlülerin ölümsüz olma savaşında, kudret ve teba edinme savaşları desenize. Bu yolda tebasının kendilerini ölümsüz olarak görmeleri için insani ihtiyaçlarından vazgeçmek için o zamanların tanrı yiyeceği olarak görülen Muz bol bol tanrılar tarafından tüketilirdi (bir zamanlar bir yerde okumuştum hatırlamıyorum nerede. umarım kabul görürsünüz)

Sen art niyetlisin. Allah

Sen art niyetlisin. Allah her zaman bir ümmete peygamber yollar ve varlığını duyurur. Allah ilk insana da ve eski toplumlarada kendisini tanıtmıştır. İnkar üzere yaşayan toplumlar iradeleriyle onu yaparlarsa çoğunluk putperest veya dünyaperest olsada Allah imtihanın ve imanım en temel öğesi olan Allah'ın birliğini her yeni şeriatta yinelemeiştir. Yeni bir şeriat gelsede en temel en değişmez öğe Tevhittir. Aklı olanları siz kandıramazsınız. İnsanlaşmış şeytanlar.

Al iÅŸte, bi tane

Al iÅŸte, bi tane daha..

Bütün söylediği bir kaç spekülatif önerme ama o bunun üzerinden mutlaklık inşa etmiş bile.

Bizim payımıza da "insanlaşmış şeytan" olmak düşmüş..

Şimdi birisi bana bu ifadenin, binlerce insanı "senin içine şeytan girmiş" diyerek türlü işkencelere ve kazıkta yakılmaya kadar mahkum edebilmiş olan engizisyon kararlarından farkını izah edebilir mi acaba ?

Okuduklarımdan

Okuduklarımdan çıkardığım sonuç:
Her dönemin bir tanrısı var...
GÜnümüzde de
Her ülkenin tanrısı var ( MECLİS eski dönemlerde kabile, padişah, kral vs ve parçaları )
Her ülkenin illerinin tanrısı var (milletvekilleri)
ilçelerinin tanrısı var
köylerinin tanrısı var
Ülkelerin tanrıları var evet. Bütün ülkelerin tanrısı kim?

Dinlerin tüm yaşantımızda yer almasının ana sebebi bu KİM savaşının KİNE döşünümüne sebep insan tanrılar diye düşünüyorum. insan olarak doğaya baktığımızda kendimizi anlamak için anlamlar türetmişiz. Bu anlamların deneyimleri sonucunda da tanrı olamayacaklarına karar verip tanrının diğer alanda gizli sırlarda olduğuna kanaat getirip inancı o yönde saptamışız. Bu saplantı serüvenleri hala sürüyor.

Bana göre tanrı kim?
GÖRDÜKLERİM TANRI OLAMAZ
GÖREMEDİKLERİME TANRI DİYEMEM
O zaman tanrı yoktur. Yokta vardır.
Yoktur dediğimde inkar etmem tanrıcılığa soyunan türlere karşı gelmem oluyor.
Onların tanrısı benim tanrım değil... Kur-an'da bir ayet var. SENİN DİNİN SANA BENİMKİ DE BANA....
Tanrı nerde oluyor onların da benimde dışımda. Öyle ise türettiğim hiçbirşey tanrı değil tanrıyı anlamama yardımcı bir parça oluyor. Tüm parçaları toplayamayacağıma göre tek parçada İLAHİ...
Sanırım günümüzde İLAHİ parça eksik tanrıcılık oynandığı için inanmak yerine taklit ve taktik gelişip genişledi.
Bilgiler Açılımı yaşıyoruz. Açılımlar çağındayız. Sonrası da açılımların kapanış çağı olur serüven sürer gider... Kur'an da geçen " Dönüşünüz banadır" diyor. Gerçekten de öyle çatlasan patlasan dönüşün ona... )))

bilmiyosan sus

su mısırlılar hakkın o kadar yorum varki yoruma gerek varmı yapılarındakı asıllık soyluluk bugun cağdas bır medenıyet yarattılar
gercek adaslar bugun onların ekmegını yıyorsunuz baska bır secenekte yok zorlada deıl ulkeler kurulurken onları ornek alıyo
vallah bana gelırsek çok zayıflar

AKHENOTON-SİLİNMEK İSTENMİŞ BİR PEYGAMBER.

Akhenoton kuranda adı geçen Yusuf peygamberdir .söyle ispat edeyim yusuf peygamber mısırda yaşadı ve o malum hayat hikayesi orada geçti ve baktığımızda yaşadığı zaman akhenoton ile aynı zaman yani milattan öbce 1400-1300 arası musa peygamberden 100 150 sene önce ve nedir yusuf peygamberin dediği bütün peygamberlerin aynısı teklik tek bir ilah rab. yok efendim rab mısırdaki ra dan geli o da sumer tanrı söyleyişinden amin amon dan gelirmiş evet gelebilir peki onlara nerden geliyor tabiki yoğun olarak ortadoğuya indirilen peygamberlerden.bilimsel kanıt olarak kuran ve diğer kutsal kitaplardır sümerlerede mısırlılılarada peygamberler geldi yusuf peygamber gibi ve bu değerli zatlar tek tanrıcılığı insanlara vaaz etti öğretti ve daha sonra geçen zaman içersinde tek tanrıcı islam dinini insanlar çarpıttı dejenere etti ve en son olarak tevratı ve incilin devamı olarak yüce kuran geldi.

Aklınızdaki soru işaretlerini zamanı gelince öğreneceksiniz..

Hayat kimine göre çok uzun gelebilir ama çok kısa..bir geçmişini düşün bakalım vay bee uzun yıllar geçmiş deniyor neyse bu dünyadan göçünce geçmişi o dönemde yaşayanlardan duyacaksınız ..Tut ankh aten

Konun en başında "amin

Konun en başında "amin kelimesinin kökü konuşulmuş. Kısaca ona değineyim. Amen eski İbranice bir sözcük ve "o halde olsun", "o halde öyle olsun", "o halde gerçekten olsun" gibi bir anlama gelmektedir. Mısır tanrısı Amon'la pek ilgili değildir. Ama amonyak'ın adı Amon'dan gelmektedir :).

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş