Takıntılarımız

xenix kullanıcısının resmi

Zihnimizin bizi özgürlüğe giden yolda engelleyicisi olan takıntılarımız, malesef her insanda olan ve vazgeçilmez bir yapıda kendini gösterir. Ne kadar kabul etmesek te bir çok takıntıya sahibizdir. Bazen bunu kabul etmemek, edememek bile bir takıntı gibidir. Kendimize ifade edebilmemiz çok zordur takıntılarımızı. İfade etsek bile kurtulmamız çok daha zordur.

Kimimiz dinimize, kimimiz yaptığı işe, kimimiz bir ideolojiye, kimimiz aşka, kimimiz insanlara takıntılı durumdadır. Çok daha belirgin olarak günlük davranışlarımızda ki takıntılar da elbette mevcuttur. Simetri takıntılığı, aç olmasan bile belirli saatlerde yemek yemek takıntısı, bir müzik türüne takıntı vs. Örnekler çoğaltılabilir.

Takıntılarımız bir müddet sonra yaşamımızı belirler hale gelir. Onlarla yatıp onlarla kalkarız. Onlarsız kendimiz olamayız, kendimizi eksik hissederiz. Yararları yok mudur? Elbette vardır. Mesela bilim adamları gördüğüm en takıntılı insanlardır. Pastör, günde sadece 2 saat uyurmuş o da labratuar masasının üzerinde. Einstein, Newton, Gauss, Bernolli hep takıntılı insanlardı.

Peki nedir bunların psikolojik sebebi ve ne yapmak gerekir?

Senin oyun: None Ortalama: 4 (2 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

bazen bazı insanlara

bazen bazı insanlara karşı takıntılı olabiliyorum ben...
mesela;
her cümleyi - her konuyu nasılsa OSHO'ya bağlayan, inlermiş gibi konuşan ve bana "sen benden hoşlanmıyorsun biliyorum" diyen hatuna takıntılıyım. aklına gelecek, gelmeyecek her konuda bir şekilde "ayyyyy çok üzülüyorum" eşliğinde acılar çekiyor olması da cabası...
belki beni delirten gereksiz yere "iyi olma" çabası olabilir.

simetri-asimetri

bir ara da simetri manyaklığım vardı.
fakat bu konuda mekanizmam hakkaten çok iyi çalışıyor.
herhangi bir ölçüm aleti kullanmadan bile bir tabloyu son derece milimetrik olarak duvara asabiliyorum. hangi yönden ölçerseniz ölçün kesinlikle ortalanmış oluyor.
bir gün cafenin birinde duvarda duran tablonun eğriliğini kalkıp düzelttiğimde arızalı olduğumun farkına vardım ve tersi davranmaya başladım.
yani bu sefer düzenlemelerimi simetrik değil de asimetrik yapma olayına girdim.
sonra bir baktım, asimetrinin bile kendi içerisindeki simetriyi yakalamışım.
baktım olacak gibi değil;
şarkıda dedikleri gibi yaptım.
aklımın iplerini saldım :)

Takıntı

Açıkçası ben peygamberler ve diktatörlerden daha takıntılı insan görmedim, okumadım, bilmedim.

Takıntı, ilk olarak bir şeyde takılıp kalmayı ve onu tekrar etmekte ısrarcı olmayı, yani mekanikliği çağrıştırıyor. Ama bilim adamı/kadını olanı olduğu gibi algılayamazsa gözlemlediği şeyi bütünüyle göremeyeceği için bana onun takıntılı olabileceği ihtimali doğru gelmiyor. Belki onunda laboratuar dışındaki ya da gözlemlerinden geriye kalan yaşamında simetri gibi takıntıları vardır. Yine de bütünüyle takıntılı olduklarını düşünemiyorum.

Şimdi bu takıntı konusuna taktım bende. Basite indirgenecek gibi değil. Mesela Morgana aklının iplerini saldığı söylemiş. Buna göre bir bilim insanı aklının iplerini çoktan salmış bir insan olmuyormu? Neden gidip herkes gibi haftasonları piknik falan yapmamış ya da düzenli sosyal etkinliklere katılarak modern bir takıntı geliştirmemiş. Ama onunda araştırma, sorgulama, bilme ve keşfetme takıntısı olduğunu söyletsek ben daha bir şey yazmıyorum, çünkü böyle olunca varoluş=takıntı oluyor.

bilimin ,dinamiÄŸinin hep

bilimin ,dinamiğinin hep tutkular olduğunu düşünmüşümdür

not

burada bilimden kast ettiğim newtonun ,einsteinin,gauss gibilerin üretimleridir,yoksa günümüz de bu tür bir yaklaşımın olduğuna inanmıyorum. günümüzde var olan şey bir takım şirketlerin karlarını artırmak için düşünce gücüne yön vermesinden başka birşey değildir.ki bunun içindir ki matematikte olsun ,fizikte olsun bu bilimleri bir bütün pencerede görebilen bilim insanları artık yoktur

bazen kendimize sorarız bu

bazen kendimize sorarız bu bilim insanlarını diğer insanlardan farklı olmalarına neden olan şey nedir diye,işte bu şeylerden birinin takıntı olduğuna yüzde yüz inanıyorum.bir insan bir problemi gece,gündüz,yolda ,yemekte düşünmeden bilim insanı olamaz gibime geliyor.

Kesinlikle,

İyi bilim adamları takıntılıdır. Aslında, takıntıyı güzel bir şeye odaklarsak (gerçi güzel-çirkin görecelidir) işe yarar hale gelebilir. Ama biz şimdi daha saçma takıntılardan bahsedelim.

Bazen kafamız bir olaya, düşünceye saplanıp kalır. Bütün enerjimizi çeker alır. Ben böyle insanlara genelde, "kayış kopmuş, motor boşa dönüyor" derim. Devamlı aynı moddadır. Ama bir işe de yaramaz, yol alamaz. Zorlar zorlar en sonunda yakar motoru.

xenix

O dediÄŸin bir atletin

O dediğin bir atletin hatalı start alması gibi bir şey..ilk hareket güçlü ve sıçrayıcı,ama hemen ardından ikinci silah sesi geliyor ve başlangıcın aksine bu kez gevşek adımlarla geri dönülüyor start çizgisine.Bu durum sürekkli tekrarlandığında motor yanmasa bile diskalifiye edilmek kaçınılmazdır sanırım:)

Başlangıçta masum gibi

Başlangıçta masum gibi görünen takıntılarımız, zaman içinde ciddi kaygılara ve psikolojik rahatsızlıklara neden olabiliyor. Zamanında fark edip, takıntılarımızın üzerine gitmeliyiz. Aksi halde takıntı, takı olmaktan çıkıp döğmeye dönüşebiliyor.Bunun adınada Obsesif Kompulsif Bozukluğu deniyor:)
Takıntılarımızdan kurtulma amacımız, en büyük takıntımız haline de gelmemeli.Eeee bu da bir takıntı oluyor:)
Ne kadar oynak bir beynimiz var yarabbimm:))

Takıntılı olmayana takıyorlar. :)

yabancı demiş.
"Ama onunda araştırma, sorgulama, bilme ve keşfetme takıntısı olduğunu söyletsek ben daha bir şey yazmıyorum, çünkü böyle olunca varoluş=takıntı oluyor."

Takıntılı olmamak sürekli bir atalet hali içinde olmayı gerektirir herhalde. Böyle birinin bu dünyada varolmasının anlamsızlığını düşünecek olursak takıntılar iyi bir şey olmalı. :) Bunun dışında büyücülerin bahsettiği (Oshoda bahsederde Morgana'dan korkuma diyemiyorum:) içsel sessizliği yakalamış kişi bütün takıntılarından kurtulmuş olabilir ancak.

MoRGaNa takıntısı

MoRGaNa takıntısı başlamasın Toruk...
aman diyim :)))
ayrıca Osho'ya diyecek bir iki cümlem var ama başlık burası değil.
az önce senin başlıklarından birinde okudum.
geliyor birazdan iki çift laf o bölüme :)

baÅŸlamaz merak etme.

başlamaz merak etme. Popüler optimistlerden arkadaş seçerim sadece. O konuda rahat ol. Şimdi rahatladıysan, parfümün markasını öğrenebilirmiyim? :)

dur ya sen

dur ya sen sınıflandırmıştın sahi o gün...
ben neydim? :)))

Hatırlamana şaşırdım.

Hatırlamana şaşırdım. Popüler optimistler unutkan olurlar. :) Sen klasik, şüphe götürmeyecek kadar net bir "Popüler Optimist"sin... :)

pasif agresif demiÅŸtin

pasif agresif demiÅŸtin sanki bir ara da :)) uydurdum mu yoksa :)))
bunları yazdığın bir yer var mıydı sahi okuyayım şunları ben...

pasif agresif deÄŸil.

pasif agresif değil. Güçlü klorik. popüler optimist. barışçıl soğukkanlı. melankolik. Bu 4 ana karakter var. İlk ikisi diğer ikisiyle çapraz ve dikey eşleşebilir. Sağlıklı ilişkiler doğabilir. Yatay eşleşmede kişilerin kendilerinden büyük ödünler vermeleri gerekir ya da mutlu olabilmek için büyük bir gelişime sahip olmaları gerekir. Tabiki bu karakter yapıları kader değil. Gelişimle aşılabilecek şeyler olsada şansı zorlamak akıllıca değil bence :) Kolayı varken...

"Kişiliğinizi Tanıyın" isimli Florence Littauer imzalı kitaptan alıntıdır. Bunları biryerde yazı olarak paylaşmadım. Gumanji sunum olarak hazırlamamı önerdi ama ben henüz o kadar yeterli hissetmediğim için ağırdan alıyorum...

fena atarım :)) tamam

fena atarım :))
tamam insanları unutmuş olabilirim ama konuyu net olarak anımsadım görüyorsun.
fakat pasif agresifi nerden çıkardım onu bilmiyorum şu an.
ayrıca;
o gün oldukça bilgili konuşuyordun.
yazabilirsin bir ÅŸeyler bu konuda..

:) güzel atmışsın

:) güzel atmışsın hakikaten. Alakasız değil ama. Pasif agresifi melankolik karakter tipiyle eşleştirebiliriz. Onlar hem sakin, ciddi hem de girişimci olabilirler. Kötümserdirler ve genellikle sabitfikirlidirler. Sadece sen bu işi yapamazsın dediğinde dönüp giderler. :) Agresiflikleri o kadardır. Güçlü klorikleri ise özellikle sen yapamazsın diyerek motive edebilirsiniz. Ben güçlü klorik oluyorum bu arada.

Önümüzdeki günlerde odaklanma sorunumu halledebilirsem bir şeyler hazırlamayı düşünüyorum. Çünkü bu bilgiler çok önemli ve hayat değiştiren cinsten. Bildiklerimi paylaşmaktan zevk duyarım...

hayat deÄŸiÅŸtiren cinsten

Evet, bu konuda bir seminer sunumu yapacağını söylemiştin. Kişileri tanımada çok işimize yarayabileceğini düşünüyorum.
Tabi bu arada ben hangi özellikleri taşıyor ve hangi gruba giriyorum, çok merak ediyorum.

Su katılmamış barışçıl soğukkanlı oluyorsun :)

Barışçıl Soğukkanlıların Özellikleri

İçedönük, olaylara seyirci,karamsar
Duyguları
Baskın olmayan kişilik
Rahat ve yumuşak başlılık
Durgun,soğukkanlı ve bilinçli
Sabır ve dengeli davranışlar
Tutarlı hayat
Sessiz ama esprili karakter
Sempatik ve kibar davranışlar
Duygularını belli etmeme özelliği
Hayatla barışık yaşamak
Her durumun insanı olmak

Anne ve baba Olarak;
İyi bir anne baba olur
Çocuklarına zaman ayırır
Acelesi yoktur
Kolaylıkla üzülmez
İyi ve kötüyü sineye çekmesini bilir

İş yaşamındaki durumu;
Düzenlilik ve yetenek
Barışçıl ve hemfikir
Yönetici yeteneği
Sorunları enine boyuna düşünme yeteneği
Anlaşmazlıkları önleyebilme yeteneği
Zor şartlar altında çalışabilme
Kolay yollar bulabilme

Arkadaşlık İlişkileri;
İnsanlarla kolay iletişim kurar
Eğlenceli ve içinde bulunduğu durumdan hoşnuttur.
Kimseye zararı dokunmaz
İyi bir dinleyicidir
İnce bir mizah anlayışı vardır
İnsanları incelemekten hoşlanır
Çok arkadaşı vardır
İlgili ve merhametlidir.

Tanrı hepimizi popüler

Tanrı hepimizi popüler optimistler olarak yaratmadı, çünkü çok fazla eğlenirdik ama asla düzenimiz olmazdı.

Tanrı hepimizi güçlü klorik liderler olarak yaratmadı, çünkü o zamanda peşimizden gelecek kimse olmazdı.

Tanrı hepimizin melankolik olmasını istemedi, çünkü işler yolunda gitmediğinde hepimiz kederlenirdik.

Tanrı barışçıl soğukkanlıları, diğer üç karakterin duygularına tampon olmaları ve dengeyi sağlamaları için, özel insanlar olarak yarattı.

Çok özel birisi olduğunu anlaman için bu detayı yazdım gumanji

Teşekkürler Toruk

Gene de bu semineri senden merakla bekliyoruz.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş