Türkiye batacak diyenler nerede
Süleyman Yaşar
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,
dün, İstanbul Sanayi Forumu’nda yaptığı konuşmada
“OECD ülkeleri içerisinde kriz döneminde, bankalara, devlet kaynağı aktarmayan tek ülke olduğumuzu” söyledi.
Ardından,
yine, kriz döneminde Avrupa Birliği’nde mevduat garantilerini sadece Türkiye’nin arttırmadığını belirtti.
Babacan haklı.
Hatırlarsınız,
2008 yılı eylül ayında,
Lehman Brothers yatırım bankası battığında,
sanki kriz Türkiye’de çıkmış gibi gürültü koparıldı.
Onlara “kriz lobisi” diyoruz.
IMF’den hemen
“35 milyar dolar alınıp kendilerine verilmesini” istediler.
Aksi takdirde,
dış borçlarını ödeyemeyeceklerini ileri sürdüler.
Bazı bankacılar ise
mevduata devletin yüzde 100 garanti getirmesini,
eğer garanti verilmezse,
bankalardan mevduatın yurtdışına kaçacağını ısrarla savundular.
Peki, ne oldu?
Kriz lobisinin istekleri yerine getirilmeyince kendi şirketlerine verdikleri borçları mecburen ödediler.
Sorun çıktı mı? Hayır.
O halde ödeyemeyiz dedikleri borçların,
kendi kendilerine verdikleri borçlar, olduğu doğrulandı.
Eğer hükümet,
onlara inanıp IMF’den para alsaydı halkı yine soyacaklardı.
IMF
parasını onlar kullanacak,borcu,halk vergileriyle ödeyecekti.
Aynı
içi boşaltılan bankalarda olduğu gibi, bu defa, içi boşaltılan şirketlerin borçları halkın sırtına yüklenecekti.
Mevduat garantilerini ele alırsak...
Mevduata
yüzde 100 devlet garantisi verilmeyince mevduat kaçışı olmadı.
Aksine,
bankaların, sorumsuzca faiz arttırmaları önlenerek bankaların riskleri azaltıldı.
Böylece yeni bir banka soygununa izin verilmedi.
Gelelim
batacak denen Türkiye’nin mali verilerine...
Türkiye,
daha önce mukayese edilmesi akla bile gelmeyen
İspanya,
İtalya,
Yunanistan,
Portekiz ve İrlanda’dan çok daha iyi durumda.
Finansal veriler incelendiğinde,
yaşanan ekonomik krizde Türkiye ekonomisinin sağlam kaldığı görülüyor.
Peki,
Türkiye ekonomisi batacak diyenler nerede şimdi?
Onlar son günlerde
“gelen her olumlu ekonomik veriyi” küçümsemeye çalışıyorlar.
Acaba,
Yunanistan’ın krizi,
Türkiye’yi olumsuz etkiler de bundan para kazanabilir miyiz hesabını yapıyorlar.
Yanılıyorlar.
Çünkü
Yunanistan’ın 2010 yılı borç servis yükü Türkiye’nin iki katı.
Kamu borcu yaklaşık üç katı.
Bütçe açığı iki buçuk katı.
Cari açığı altı buçuk katı.
Üstelik
Türkiye’nin verileri, İtalya ve İspanya’dan bile daha iyi durumda.
Ancak
Almanya ve Fransa çökerse Türkiye olumsuz etkilenir.
Kriz lobisi boşuna ümitlenmesin..(Taraf)
slm.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 577 defa okundu

Sibel Atasoy
Taraf gazetesinde okunamayacak haberler
önemsiz haberlerdir.
mesela ergenekon davası sebebi ile tutuklanan ve tutuklanma süreçlerinde daha yargılanmadan halkın önünde terör örgütü üyesi, darbeci ve faşist olarak hüküm giydirilen sanıkların 2-3 yıl sonra sessiz sedasız tahliye edilmelerine ilişkin haberleri okuyamazsınız.
sonra fahiş vergi artışları veya anormal zamlar karşısında hükümeti eleştiren, yapılanın yanlış olduğunu söyleyen haberleri de pek göremezsiniz. köşe yazarları da bu konulara pek değinmez.
kulanılamayan doğalgaza ödenen milyonlarca doları veya yurt içine 3,64 liradan satıldığı için tüketilemeyen benzininin litresinin 80 kuruştan bulgaristan'a satıldığını falan da okuyamazsınız. bu tür şeylerin hesabı alsa sorulmaz.
işsizlikten, yoksulluktan, yolsuzluklardan, işçi ve memurlara yapılan haksızlıklardan bahseden haberlere rastlamak da pek mümkün değildir.
bu gazeteyi okuduğunuzda polis dayağından, polis vahşetinden, polis darbesinden falan da pek haber alamazsınız.
telefon dinlemeleri üzerine uzmanlaşmış olmalarına rağmen ara ara basına yansıyan akp'li politikacıların pazarlıklarını ifşa eden dinlemeler hakkında da pek ses etmezler.
12 yaşını geçince imam nikahı ile babasının ve hatta dedesinin yaşındaki sübyancıların koynuna sokulan kız çocuklarının, namus namus diye katledilen masumların haberlerini de okuyamazsınız bu gazetede.
haaa şimdi ben bunları dedim ya… birileri çıkıp hemen “sen böyle diyon ama bak şurada şu zam konusunda haber yapmışlar, şurada hükümeti eleştirmişler” diye ayar verebilir. o zaman bi zahmet çıkıp her gün basını azarlayan, hedef gösteren, şu gazeteleri okumayın diye direktif veren, hatta daha da ileriye gidip vergi borcu şu bu diyerek basın üzerinde baskı kuran bir anlayışın taraf denen gazeteye hiç dokunmamasının sebebini açıklayıverin.
xenix
Yeni yorum gönder