behlül maymun mu?

Son zamanlarda dizilerde, belden aşağı vurulan konuların çokluğu, Türk toplumunu dejenere eder mi?
Aynı evde yaşayan insanlarda yengeye göz koymak, daha da ötesi aşk yaşamak, bazı toplumlarda hiç olmamış bir olay değildir. Mutlaka örnekleri vardır.
Ancak; Burdaki konuya bahis edilen, tam tersini işlemektir.
Yani; Yengesiyle, dayısı ile, amcası ile, abisi veya kardeşi ile, aynı evde yaşayarak, bu tür iğrençlikleri sergilemek aklından bile geçmeyen masum insanların durumunu işlemektir.
Anadolunun pek çok kırsalında, özellikle tarım ile geçinen bölgelerde, sanayi gelişmediğinden kardeşler büyük aileyi oluşturur, amca, dayı, babanne, dede, yenge, yeğen hep birlikte yaşamlarını sürdürürlerdi.
Bu durum; Hiç kimse tarafından yadırganmaz ve olağan karşılanırdı.
İşte böyle bir yaşam kesiti, pek çok eski romanların belden aşağı yazılmasının kaynakları idi.
Yaprak dökümü'de bu iğrenç diziler içinde yer alırken, reyting rekorları kırıyordu.
İlginç olan; Toplumun, yıllar önce yazılmış, günümüzde oynatılan belden aşağı yaşantılara meraklı olmasıdır.
Bu görüntüler, Türk toplumu'nu dejenere eder mi? diye sormuştum ama;
Şimdi şöyle soruyorum; Dejenerasyon zaten vardı da, üstü mü örtülürdü?
Ben konuyu maymun hikayesi ile bağlamak istiyorum.
Ahlaksızlığın da, özgürlüğün de, isteklerin de, neden bastırılamadığına küçük bir örnek olsun..
Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır.
Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz.
Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz.
Aslında, bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey, elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.
Bizleri de tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken; elimizi açıp benliğimizi, bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır!
Kalın Sağlıcakla..
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 11531 defa okundu

Sibel Atasoy

eski romanlar
bir ara cumhuriyet öncesi türk edebiyatıyla ilgilenmiştim.
o dönemde yazılmış pek çok roman okudum.
recaizade mahmut ekrem, nabizade nazım, mehmet rauf v.s.
gayrimeşru çocuklar, aşk, ihanet ne ararsan vardı.
daha eskilere gidip inceleme olanağı bulsam eminim karşıma yine benzer şeyler çıkacaktı.
bu kavramlar varolduğumuz zamanlardan beri var belki de statik.
bu durumda yapacak tek bi şey var;
parana güvenip genç hatun almayacan :)))
morgana,
sorunu, genç hatunlara bağladın.. tepki gelmesin;))
peki hemen yeni bir yere
peki hemen yeni bir yere bağlıyorum.
diyelim aldın genç hatunu.
her şey bitmiş sayılmaz üzme kendini...
eve behlül gibi yeğenin varsa sokmayacan.
bi de kaplumbağa'yı uzak tuttun mu tamamdır :)))
Kaplumbağa
derdinin peşine düşmüş, ondan zarar gelmez;)
o zaten gümüşlüğe gidecek;) Behlül gibi yeğeni olanların işi zor gibi;))
Behlül karakteri maymun
Behlül,bihter v.s son yıllarda dizilerde özellikle maymun karakterler ön planda.Neden?
Toplumsal dejenerasyon son safhada.Bu dejenerasyon kimlerin işine geliyor önemli olan bu.
evet bu ve benzer dizilerin
evet bu ve benzer dizilerin toplumu dejenere ettiği belli. ancak toplumsal talepler bu yönde gelişmekte. izleme oranları bu potansiyeli oluşturmakta. kapitalist sistem neyi nasıl pazarlayabilirimi meslek edinmiş. bundan rahatsızlık duyanlar ne tür öneriler sunabilir.
yoksa bırakalım herkez ne istiyorsa dilediği gibi yaşasın mı? özgürlükler nereye kadar... sınır olmalı mı? bağımlılıklarımızdan kurtulmanın formülleri neler.
yani demek istediğim rahatsızlık duyuyorsak öyle yada böyle bir tepkisel veya çözümsel refleks geliştirmeli değilmiyiz.
Sn mürid
Hiç
Ben samanyolunu izliyorum. Çok güzel bir kanal. Boyutlar arası yolculuk yapıyorum. Gerçekten de kapitalist sistem iyi pazarlıyor, sisteme sırt verip dinlerde çok güzel pazarlamacılık yapıyor doğrusu. Gerçi çocuklardan uzak tutmalı televizyonu ama özgürlük işte. Nasıl sınırlanır ki.
Önerim, herkes samanyolu izlesin ve toplum artık farklı bir pazarlama yöntemiyle uyuşsun.
Hep o burjuvaların çürümüş ilişkileri, oysa bir sürü farklı çürümüş ilişki var. yani niye illede ille konformist yaşamlara iç geçirsin milletimiz.
Ama sizin bu tepkisel veya çözümsel refleksden ne kastettiğinizi de merak ediyorum.
yahu son yıllarda falan
yahu son yıllarda falan piyasaya çıkmadı bu insanlar.
neymiş;
toplumsal dejenerasyon had safhadaymış.
roman uyarlaması o...
romanın tarihi de hayli eski...
yani eskiden de dejenereymişiz yeni bişey değil...
Sn Yabancı
kim neyi nasıl pazarlıyo iyi bakmak lazım. bakış açısına göre pazarlama ve pazarlanan şeyler değişebilir.Ben tepki gösterilmesi konusunda ironi yapmadım bütün samimiyetimle soruyorum. kafa yoralım. arkadaşım insanlar uyuyor ve uyutuluyor ise uyanıklar ne yapıyor.kanal ayırımı yapmıyorum filanca kanalı izlemek lazım şeklinde bir önerim de yok.
tepkisel reflekslere gelince bu benzer yayınları boykot edelim. konuştuğumuz veya yazdığımız platformlarda tepkimizi ortaya koyalım. dergi,gazete,internet, toplantılar, vs. sinema veya dizi eleştirilerinde gündeme taşıyıp karşı çıkalım. ilgili birimlere tepkilerimizi belirten mailler gönderelim. ilk etapta aklıma gelenler bunlar.
ancak gerçekten rahatsızlık duyuyor isek!
burdaki sorun
bu tür dizilerin tutulur olmasının, toplum kesitindeki görülenlerle paralellik taşıyıp taşımadığıdır.
İnsanlar, bu diziyi seyrettikten sonra, gidipte yengesine saldırmıyordur herhalde;)
Ahlak tartışılacaksa, önce burdan başlamak lazım. Aşk, sevgi kılıfı içerisine bunlar sığar mı?
İnsanları yakan ihtiraslar mı?, maymun elindekini bıraksa her şey düzelir mi?
Herkes samanyolu seyrederse bu işler olmaz mı?
Pornocular bu işe daha mı yatkın? vs, vs..
Zor bir durum var ortada.
kaplumbağasavar icat olcekmiş Morgana
Sevgili Morgana; ziraii ilaç satan bir bayiye gidin isterseniz; zararlı haşereler için satılan ilaçlardan alın. Eminim kaplumbağalar için de etkilidir onlar; yaklaştırmaz. :))
Mürid
Hiç
İnsanları uyutan nedir? Neden uyuyorlar sizin bakış açınıza göre. Bilgilenmek isterim.
Asıl merak ettiğim sizce televizyon aslında neye hizmet etmeli?
İzlenme oranlarını belirleyen potansiyel kitle kimler?
Bu kitlenin televiyon dizilerinde paralize olan insanlardan oluştuğu ortada.
Ama bu kitlenin bu derin uykudan uyanması için ne yayınlanmalı alternatif olarak ve içerik ne olmalı?
Bu konuda ne düşündüğünüzü merak ediyorum..
ölüm ölüm dediğin
ölüm ölüm dediğin nedirki gülüm:)
zirai ilaç öldürür, morgana süründürür:)
......kırılma sen bana kaplumbağa. latife ediyorum burada ama tabiki her şaka kendi gerçekliğini içinde barındırır onu da biliyorum. yıldızlar biraz ters düşmüş olabilir ama seni öldürmek gibi bir niyetim hiç olmadı rahat ol :) sen di oricinılsın :))
Çocukluğumda köyümüzde bir komşu kadın vardı.
Bunları ensest ilişki kavramı içerisinde değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum ben. Ensest ise sanırım her zaman vardı ve tarih boyunca da var olmuştur. Bu tür dizilerle ancak konuşuluyor hale gelmiştir ve hepsi budur.
Çocukluğumda köyümüzde bir komşu kadın vardı. Kocası ve çocukları evde olmadığında kayını gelir ve elini yengesinin şalvarının içine sokardı; hem de uluorta yerde, benim gibi çocukların gözleri önünde. Kadın kıkırdar, "Yapma, çocuklar bakıyor!" derdi ve adam pis pis sırıtırdı.
Hep merak etmişimdir, adam elini niye hep yengesinin şalvarının içine sokardı? :))
İşte burada şu noktaya
İşte burada şu noktaya geliyoruz '' Davul bile dengi dengine vurur.'' Genelde bihter kocasını aldatan bir bayan olarak sevilmiyor. Ben onu haksız bulmuyorum ve bence adnan bey daha çok hatalı. Kendinden bu kadar yaş küçük bir bayanla evlenmeyi göze aldıysa, boynuzlanmayı da alması gerekiyor. Behlül ise bir tavuşkuşu ama aynı zamanda da tam bir maymun.
Beyler kıskanmayın. Baksananıza behlül çok yakışıklı, bihter nasıl aşık olmasın.:)))
Yumruğunu açmayan
Yumruğunu açmayan maymun; behlül mü? Yoksa "aşksız evlilikleri namus sayan" zihniyet mi?
İyi düşünmek lazım.
xenix
xenix
Bizleri de tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. o halde avucumuzu açalım..
Namus kavramı, zihnimizde yer alan bağımlılık kazanmış bir kavram mı? demek istedin.
Behlül avucunda ne tutuyor? buna bakmak lazım.
Evlilikteki aşksızlık apayrı bir konu ve bu örneğin böyle olması, behlülü ve yengesini haklı duruma mı getirir?
İhanet diye bir kavramı, yaşam sıkalamızdan çıkaralım mı?
Evet tamamen
Namus kavramı bize öğretilmiş bir kavram olup, tamamen avucumuzda olan ve onu bırakmadığımız için de özgürleşemediğimiz bağımlılığımızdır.
Olayda kim haklı kim haksız baktığınız yöne göre değişir. Ben diziyi seyretmediğimden mevzuya çok hakim değilim.
xenix
"Namus kavramı bize
"Namus kavramı bize öğretilmiş bir kavram olup, tamamen avucumuzda olan ve onu bırakmadığımız için de özgürleşemediğimiz bağımlılığımızdır."
bu cümlenin "bize öğretilmiş" kısmını aşağıda biraz daha açarak, bir araştırmadan bahsedeceğim. Bize ne öğretilmiş aslında, namus deyince neler akıla gelmiş.
Yurdum insanının namussuzluk hakkındaki görüşleri, düşündükleri;
Anket KAMER adına Dicle Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aytekin Sır ve ekibi tarafından yapıldı.
'Namussuzluğun ne olduğu'' sorusuna çoktan aza doğru şu karşılıklar alındı:
1-Kadının bekaretini kaybetmesi;
2-Kadının açık gezmesi;
3-Erkeklerle konuşması;
4-Aşık olması;
5-Ailenin istemediği birisi ile evlenmek istemesi;
6-İzinsiz dışarı çıkması;
7-Zina yapması;
8-Dedikoduya sebep olacak davranışlar sergilemesi;
9-Dili uzun olması;
Şimdi bu cevaplardan sonra; avucumuzdaki neyi bırakacağız? Tabiki Kadını bırakacağız;))
kadın olmasa, namus kavramıda olmayacak (benim görüşüm değil)yanlış anlaşılmasın. Anketten çıkan manzara bu;)
Kadının namusu kadın
Kadının namusu kadın üzerindeki mülkiyet hakkının bir ifadesidir.
"Namussuz" bir dünya dileğiyle.
Manzara
Manzara bana farklı göründü. Kadını değil de, erkeğin zihniyetini bıraksak daha iyi değil mi?
Bu konuda bizim sitede de anket yapalım sn. statik. Siz belirleyin namus kavramı olabilecek şeyleri.
xenix
beni aşar;)
anket işi beni aşar. Buraya yazsın arkadaşlar.
Erkeğin zihniyetindeki kadından bahsettim xenix.
Aynı şeyi söylüyoruz aslında. Avucumuzdaki (zihnimizdeki) kadını bırakacağız;)
Bırakabilecek miyiz?
Sonra birileri, toplum dejenere oluyor demesin. :)
xenix
dejenere
etmeden de bir yolu olmalı;)
Dejenere dediğiniz
Dejenere dediğiniz şey zaten sizin namus anlayışınız ve ona ters gelen şeyler. Bu yüzden bir şeylerin dejenere olduğunu düşündüğünüz sürece avucunuzdan bırakmamışsınız demektir yemi.
xenix
namusun
Yani; (sadece cinsellik kısmındaki namusun) dışındaki değerleri ne yapacağız?
İhanet, sadakat, görevi suistimal, güvenirlik, dürüstlük, Aslında bu saydıklarımda namustur. Erkekleri de içine alan genel bir namus kavramıdır. Bunlar bir bütündür. İçinden sadece kadınları çekip almak namuszusluktur;)
Burada
Çok ince bir denge olmalı gibi hissettim.
Statik diyor ki:
İhanet, sadakat, görevi suistimal, güvenirlik, dürüstlük, Aslında bu saydıklarımda namustur. Erkekleri de içine alan genel bir namus kavramıdır. Bunlar bir bütündür. İçinden sadece kadınları çekip almak namuszusluktur;)
xenix diyor ki:
Yumruğunu açmayan maymun; behlül mü? Yoksa "aşksız evlilikleri namus sayan" zihniyet mi?
İyi düşünmek lazım.
Ben bir şey daha ilave etmek istiyorum (her ne kadar dizinin tek bölümünü bile izlemdiysem de) :
Dürüst ve samimi değilseniz.. yaptığınız hiç bir işte namus aramayın ;)
namus
Niye kimse Behlül'ün namusu demiyor, merak ettim açıkçası?
İmzamı atıyorum altına...
s a m i r e
2. anket
Bakın, toplumun avucunda neler var?
Bu toplum, avucundakinin hangisini bırakır?
Ankette 'Namus nedir'' sorusuna çoktan aza doğru şu yanıtlar verildi:
'1-Karım, bacım, annem, ailem;
2-Kadınların iffeti;
3-Kadının cinselliği,bekareti;
4-Kadınların toplumsal kurallara itaatı;
5-Erkeğin şerefi haysiyeti;
6-Kadınların erkeklere itaatı;
7-Dinin emrettiği.
Başka bir din kitabında da, şunlar yazıyor.
Kadın, beş vakit namazını kıldığı, nâmusunu koruduğu ve kocasına itâat ettiği zaman, Cennet'e istediği kapıdan girer. (Hadîs-i şerîf-Kitâb-ül-Metcer-ür-Râbih)
Yaa.. bu ülkede yaşamak gerçekten çok zor;((
Su akar.. Katılıyorum,
Su akar..
Katılıyorum, erkeklerin de namuslusu, namussuzu(orospusu) vardır.
statik
"Ankette 'Namus nedir'' sorusuna çoktan aza doğru şu yanıtlar verildi" demişsin.
bu yanıtları verenlerin cinsiyet dağılımları hakkında bilgin var mı?
ikinci sorum da şu: yukarıdaki yanıtlar anketörler tarafından sunulmuş seçenekler miydi?
Anketteki yanıtlara
Anketteki yanıtlara bakarsak namuslu olmanın da olmamanın da ölçütleri kadının cinselliği üzerine inşa edilmiş.
Neden cinsel ahlak ya da namus kadın üzerinden şekillendiriliyor? Neden cinsel ahlaksızlık olarak görülen davranışın öznesi kadın oluyor?
anketin amacı
Toplam 423 kişiye sorulmuş.
%22'si kadın--%78'si Erkek
anketin amacı
*Namus adına işlenen cinayetlere insanların bakışını saptamak
*Daha sonra yapılacak afiş, kamuoyunun aydınlatılması gibi çalışmalara temel olması
*Alınacak önleyici tedbirleri belirlemek
*Mücadele yollarını saptamak.
*Namus cinayetlerinin daha yoğun işlendiği kırsal kesimde yaşayan erkeklerin görüşlerinin saptanması
*Namus cinayetlerine bakışta cinsiyetin önemi
*Kırsal kesimle kent merkezinde namus cinayetlerine bakışta farklılık var mı?
*Etnik gruplar açısından fark var mı?
*Kürt, Zaza, Arap ve Alevi köylerinde ve kırsal kesimden göçün şehir merkezine yoğun olarak yaşandığı yerlerde görüşme yapıldı.
%46 şehir merkezinde %54 ise kırsal kesimdekilere soruldu.
*Yerel dilleri bilen anketörler bulundu ve görüşmeyi nasıl yapacaklarına dair eğitildi.
*Görüşmeye alınanlarla yalnız görüşüldü.
totalde 423 az bir
totalde 423 az bir sayı...
üstelik doğuda aslında erkek egemen bir sistem görünmekle birlikte, benim şahsi gözlemlerim tersi yöndeydi.
bir hanımağa hep vardı.
aile içerisinde büyük anne/kayınvalide mesela...
eğer topluluk biraz daha genişse de yine sözü dinlenen bir kadın hep vardı.
gittim, gördüm :))
hanımağalara sorulsa da
cevap pek değişmez di;) morgana.. erkekleri bu hale getirenlerde, kadınlar aslında.
ezilen kadın edebiyatı
ezilen kadın edebiyatı yapılması bu nedenle komik geliyor işte bana...
kadının kadına ettiğini beceremezmiş er kişi :)))
bir kadının
bunu söylemesi çok güzel;)
iğneyi kendine, çuvaldızı karşındakine batıracaksın;)
Doğru
Erkekleri bu hale getiren kadınlar muhakkak. O kısımda şüphe yok ta. Dinleri neden icat etmişler onu anlamaya çalışıyorum. Çirkin bir kadının, başka kadınların kapanmasını istemesi gibi bir şey mi bu? Veya kocasının gözü dışarıda olmasın, hatta mümkünse dışarıda başka kadın olmasın isteminin bir sonucu mu?
xenix
erkegin namusu kimden sorulur ?
levinstayn yazdi;
"..erkeklerin de namuslusu, namussuzu(orospusu) vardır.."
evet
Qur´an ZINA eden kadin ve erkegi esit tutmus ve her ikisine de
fahise/orospu/demektedir fakat müslüman toplumlarda bu esitlik ilkesi bile kadinin aleyhine isletilmektedir..
erkek bu konuyu övünc kaynagi olarak görürken,toplum erkegin safinda yer alip kadini suclamakta adeta erkege arti bir bonus verilmektedir..
ülkemizin yönetim biciminin seksen yildir sözde laik ve demokratik olmasi kadinin evrensel normlara uygun bir statü elde etmesini sagliyamamistir..
ülkemizde kadin erkek esitsizligi örf,gelenek ve mezhepsel din yorumlarindan kaynaklanmaktadir ve bu kisir döngüyü kurucu zihniyet/ögreti ve uygulamalar dahi kiramamis yada kirmak istememistir..
örnegin;
CHP gibi sözde cagdas parti icinde cagdaslik nutuklari ceken ama resmi nikahli hanimin yaninda dini nikahli cok eslilik müessesini devam ettiren insanlar vardir..
örnegin;
bir tarafta
evlenecegi KIZ´dan bakire olmasini sart kosan ERKEK ve ailesi
diger tarafta
evlenecegi erkegin de bakire olmasi gerektigini düsünmeyen düsünse bile söylemeye/sart kosmaya cesaret edemeyen KIZ ve ailesi..
nereye baksaniz iki yüzlülügün dik alasi uygulamalar ve "erkek olsun boktan olsun" NINNI-leriyle yetistirilen birinci sinif adayi erkek cocuklar..
kadinin hic mi sucu yok kimbilir belkide kadinin kurdu kadindir da farkinda degildir..
nitekim
evde kiz cocuguna erkek kardesine hizmet etmeyi ögretende kadin..
E erkek kiz kardesin namusu(!)ndan sorumlu kabul edilirse olacagi budur..
peki
erkegin namusu(!)ndan kim sorumlu ?
yada kimden sorulur ?
iste ülkemizde uygulanan sözde
cagdas- lik ?
laik- lik ?
bilimsel- lik ?
yenilikci-lik ?
slm.
Su akar..tamam da ebubekir,
Su akar..
tamam da ebubekir, senin örnek gösterdiğin Avrupanın ahlak anlayışı ortada, kimin eli kimin cebinde belli değil; ki zaten bize entegre etmek istedikleri de bu. Ahmet Altan'ın yazısını hatırla, sürekli okuduğun gazetenin sahibi, anne-oğul, baba-kız vs arasındaki ilişkiyi dahi makul gören bi anlayış. Üstelik İslam'ın da kadını nasıl gördüğü ortada. Bir erkeğin 4 kadın alma hakkı olduğu yerde ne eşitliği allah aşkına. İki kadının oyu, bir erkeğin oyuna bedel, ne eşitliği, miras hukuku belli..bunlar tartışıldı.
Lakin, en sonki "örneğin"den itibaren yazdıklarına katılıyorum. Ne yazik ki bu sorun yalnızca Türkiye ile ilgili bi sorun değil; bunu farkına var lütfen.
Kadınların namusunun erkekler tarafından belirlenmediği(namustan kastım giyim, kuşam vs her şey) bir gün, merak etme o gün geldiğinde zaten erkeklerin de namuslu olacağı kesindir.
Beklenen cevap geliyor ,
Beklenen cevap geliyor , gerçeği söylüyorum yalnızca gerçeği:
Behlül maymun,diziyi çeken de maymun ,yayına koyan da maymun ,izlerken salyaları akan izleyiciler de goril :D
ebubekir
yazdı;
"Qur´an ZINA eden kadin ve erkegi esit tutmus ve her ikisine de
fahise/orospu/demektedir fakat müslüman toplumlarda bu esitlik ilkesi bile kadinin aleyhine isletilmektedir.."
Neden? müslüman toplumda oluyor da, hıristiyanlarda veya başka dinlerde olmuyor?
Kadını, neden 2. sınıf insan şekline sokar bu müslümanlar?
İslamı anlamamak kimlerin işine gelir? neden saptırırlar?
laik'lere çamur atmadan nedenlerini tartışalım öncelikle..
Sadece müslümanlarda
Sadece müslümanlarda 2.sınıf değil ki kadın .Sanırım her dinde bu böyle.
sayin
sayin tegafüle,
ülkemizde
seriat hakim
vatandaslar seriatci (vs.)
olduklari icin mi kadinlar ikinci sinif !?
lütfen
dinin degilde ideolojilerin hakim oldugu ülkelere bir göz atin derim görmek icin..
herbir seyin
sorumlusu DIN söyleminden ve TAKINTIsindan kurtulmak gereklidir artik sagligin(m)iz adina..
slm.
Su akar.. ne ülkemizde ne
Su akar..
ne ülkemizde ne de dünyada kadınlar kapitalist sistemin bizzat kendisinden dolayı ikinci sınıf ve miras hakkının babadan oğula geçmesi vs ve tüm dinler buna hizmet ediyor. Zaten kapitalist sistem "din" oyuncacğı olmadan elinde yaşayamaz.
Kadınlar Almanya'da da ikinci sınıf yani değişen bi şey yok..Ama Suudi Arabistan'da ikinci sınıf bile değil, kara köpek ve eşek hesabı..
sorumlusu DIN söyleminden
beni kendinle karıştırdın sen ebubekir civataları bi sıktır istersen .
para dine bağlı.üstü örtülü asıl din para.bu erkek egemenliğindeyse ki öyle ,bu vicdanı rahat kişiler nedemeye kadını yüceltsin?
Birde ha kadın ha erkek .hepimiz köle gibi bunlara hizmetteyiz her daim . halk arasında erkek ezildikçe kadını eziyor ,kadın gidiyor çocuğunu eziyor baktı yetmiyor baltalarla girişiyorlar birbirlerine .o esnada çoluk çocuk görmiyo gözleri .ozaman en alttaki çocugu koruyalım ? nolcaksa ,nasıl olcaksa ?habire kısırdöngü içindeyiz.yöneten kadın olsaydı nolcaktı ki gene aynı durumlar .ozaman işin kadını erkeğinde dininde dinsizinde değilmiş olay.
sana da selam. sürekli selam yolluyosun bitanesine cevap veriyim bari.nasıl oluyor söyle lafları sonra selam hadi al sanada selam.
ebubekir yazdı
bu ülkeyi 60 yıldır, Amerika yönetiyor. Hangi çağdaşlık?, hangi özgürlük?, hangi şeriat?
EbuBekir, sen herşeyin sebebi kemalistler zannediyorsun ama; ülkede durum tamda öyle değil.
Atatürk'ün çağdaş ve özgür Türkiye'sini 1950 yılında ABD'ye verdik. Halende geri alamadık...
Amerika ile dinciler elele kolkola ülkeyi 60 yıldır götürüyorlar..
bakalım nereye kadar gidecekler?
1950 mi !?
Sn. statik,
tespitin eksik ama varsayalim dogru peki o dönemin kemalistleri
kurucu irade
ordu
bürokrasi
yargi (vs.) söz sahibi degillermiydi ?
malum
sükut ikrar demektir..
peki 1923´den 1950´ye kadar ipler kimin elinde ?
diyorsun ki;
"..EbuBekir, sen herşeyin sebebi kemalistler zannediyorsun.."
hayir dostum
ZANetmiyorum gercek bu
biliyorum
karsilastiriyorum ve
örnegin
alman ekonomi yasalarini devrelan kemalist irade
almanya-yi ekonomik dev yapan kurallari ülkemizde tersine isletmistir..
ve netice ortada
sadece alamanya ya üc milyon Türk göc etmek mecburiyetinde kalmistir..
ülkemizde ki sonuc ise daha bir korkunc ve utandirici;
cünkü sözde cagdas irade nur topu gibi bir kapkac cumhuriyeti peydahlamistir bu nedenle de ülkemiz farkli sosyal kesim ve ideolojilerin fedailigini yapan CETE-lerden temizlenemiyor bir türlü..
sayin statik,
sizde sorun kendinize alamanyayi Avrupanin ekonomik devi yapan sistemin aynisi bizde neden ters tepiyor diye..
slm.
Çeteler
Özünde yağmacılık (ganimet) olan şeriat gelince mi temizlenecek çeteler. Şeriatın, islamın olduğu ülkelerde çete yokmu?
Yani iyi bir ekonomi demek, sosyal adalet demek, huzurlu bir toplum demek islami yasaların ve buyrukların uygulandığı şeriat düzeni demektir mi diyorsun?
Hala politika yapıyor ve arkasına da tanrıyı almış. Kardeşim git bahçe falan çapalasana sen. Ne renksiz bi adamsın ya. Laftan anlamıyorsun, tartışmıyorsun.
Burada aylardır yazıyorsun
Burada aylardır yazıyorsun Ebubekir
Temcit pilavı görüşlerinden gerçi bıktık ama gene de son birşeyler yazayım.
Sürekli kemalizmi laikliği cumhuriyet dönemini kötüleyip duruyorsun, herşeyin suçlusu, mezalimlerin mezalimi olarak lanse ediyorsun. Tamam anladık. Anlamasına anladık da, birşeylerin kötü gitmesinin suçunu REJİMLERİN üstüne neden attığını anlamadık.
Zira,
Cumhuriyet öncesi okuryazar oranı, eğitim kalitesi diye birşey duydun mu?
Osmanlı'nın gasp ekonomisi neden iflas etti düşündün mü? Okuyup araştırdın mı?
Japonya'nın 1890-1910 yılları arasında sadece ABD okuyan öğrenci sayısının binleri geçtiğini biliyor musun?
Şeriatla yönetilen Osmanlı'da neden bir aydınlanma dönemi yaşanmadığını ? Herkes Çarşaflıydı, örtünürdü, içki de yasaktı, eee engel neydi (LAİKLER mi vardı? Vahyin önündeki engel neydi?)
Cumhuriyet dönemi başlarında savaştan çıkmış tamamen iflas etmiş, kurda kuşa borçlu osmanlının borçlarını kim ödedi?
Daha borçlar bitmeden 2. Dünya savaşı çıkmadı mı?
2. Dünya savaşı biterbitmez nihayet rahatlayan dünya ve dünya ekonomisinin nimetleri önüne serilen Menderes ve ekibi başa geçmedi mi? Ne yaptılar? Kaç fabrika açtılar? Kaç öğrenciyi devlet desteğiyle yurtdışına yollayıp yeni teknik ve gelişmelere açık değerler yetiştirdiler?
Kaç patent aldılar? Ne ürettiler?
Ya şimdi? Ne yapıyoruz? Laiklik mi senin önündeki engel? YAPSANA...Neden duruyorsun? Ne üretiyorsun? Ne ürettin? Ne satıyorsun yurtdışına ? Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığıyla rekor kırmaktan başka... AB ye gircekmiş...Moronları almıyorlar...
Sonuç: Asgari ücret 729 TL. Neti : 576 TL.
Evet sorun eğitimdir. Her zaman heryerde... Fakat bu gibilerin aslında sorunu laiklik falan değildir, bir nevi köylünün kentliden, varoşun iyi mahalleden, eğitimsizlerin eğitimlilerden intikam alışı... Nedense? (MARX nerdesin! vahiy kalıbına mı büründün?)
Sn.Ebubekir
dar görüşe gerek yok!
sevgili oikos açıklamış.
Artık, bundan da bir şeyleri çıkarır ve bağlantıları kurarsın..
Söz: Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Sezen Aksu
Aradım yıllardır seni her yerde
Bir türlü karşıma çıkmadın namus
Nihayet bir yerde rastladım ama
Utançtan yüzüme bakmadın namus
Yaklaşıp yanına dedim nerdesin
Dedin ki yorulma gelmiyor sesin
Gayretleri boşa gitti herkesin
Kimseyi yanına sokmadın namus
Fazilet dediğin meğer masalmış
Namuslu görünmek kimlere kalmış
Zenginmiş, fakirmiş, halkmış, kralmış
Gördüm ki kimseyi takmadın namus
Hadi yandan
Hadi hadi yandan
Ben senden ne saray ne ev istedim
Seni sevenleri sen sev istedim
Kıvılcım aradım alev istedim
Bir tek mumu bile yakmadın namus
Azizken gözümde sudan ekmekten
Yoruldum uslu dur yapma demekten
Yüzyıllardır namussuzluk etmekten
Bir türlü uslanıp bıkmadın namus
Hadi yandan
Hadi hadi yandan
Hadi yandan
Hadi hadi yandan
Hadi yandan
Hadi hadi yandan
Bu parçayı hep
Bu parçayı hep sevmişimdir.
sağol rinda
Azizken gözümde sudan ekmekten
Yoruldum uslu dur yapma demekten
Yüzyıllardır namussuzluk etmekten
Bir türlü uslanıp bıkmadın namus..
valla, şiirleri de özlemişim;)
Ek.2 Bazı enerji ve eğitim verileri 2009(OECD)
Üyesi olduğumuz,30 üyeli OECD (Ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü) göre bazı veriler:
(OECD' ye veriler TC. Hükümeti tarafından verilmektedir. Demek ki veriler doğrudur demeliyiz.)
Fuel-Oil ve kömür.
Fiyatı ne bunların?
Rekor bizde!
En pahalı yakıt Türkiye'de 30 ülke arasında!
1000 litresi 1.488,40 $
Daha yükseği yok!
ABD 644,76
Hindistan 210,23
Polonya 791,72
İspanya 725,63
Belçika 664,63
Türkiye 1.488,40
*
Elektriğin birim fiyatı OECD ülkelerinde
Güney Afrika 5,9 sent
Avustralya 9,8 sent
Kanada 6,7 sent
Taiwan 7,8 sent
Hindistan 4,2 sent
ABD 10 sent
Türkiye 13,9 sent
*
OECD ülkeleri arasında GSYİH (Gayrı safi yurtiçi hasıla)'dan eğitime harcanan para
(30 ülke arasında) ortalama % 6,2.
İsrail % 8,4
İzlanda % 8
Kore % 7,3
Şili % 6,4
Meksika % 6,4
Türkiye % 4,1
*
Ha bu arada meraklısına;
OECD ülkeleri arasında cahillik rekoru da bizde.
25-64 yaş arası her 100 kişiden 63'ü, ilkokul ve daha düşük eğitime sahip.
Meksika da bile 50 bu oran.
Tahmin edilebileceği gibi bir çok ülkede %1 ile % 10 arasında.
*
15 yıl deneyimli bir öğretmen yıllık ne kazanıyor?
Lüksemburg 85.000 $
Kore 46.000 $
İspanya 41.000 $
Portekiz 35.000 $
Yunanistan 35.000 $
Meksika 21.000 $
Türkiye'yi merak ediyorsunuz değil mi?
OECD'nin her tablosunda yer alan Türkiye bu tabloda yok!
Utandıklarından vermediler herhalde bu değerleri.
Ama ben söyleyeyim:
10.000 $'ın altında!
Bilgi
Bilgiler için teşekkürler oikos...
İnanılmaz farklar var. Belli halimiz...
s a m i r e
oikos
işsiz öğretmenlerin istatistik verileri ne olacak?
işi olan şanslı öğretmenler onlar;))... diyorum ya, bu ülkede yaşamak gerçekten çok zor..
İşsizleri sormak yasak,
İşsizleri sormak yasak, coplanma tehlikesi var:)
Hayrettin Karaca’nın
Hayrettin Karaca’nın tespitindeki gibi; “Dünyadaki tüm dengeleri karnı aç olanlar değil, gözü aç olanlar bozmaktadır”.
“Polisin elindeki biber
“Polisin elindeki biber gazı stoku tükenmiş!” Normaldir, savaşta dahi dokunulmaması gereken hastane okul gibi yerlerdeki vatandaşlara evvelki sene 1 Mayıs’ta göz yaşartıcı bombalar ve biber gazı kullanımı hala belleklerde..
sevgisizlik
Konu nereden nerelere gelmiş.
İhanet, sadakat, görevi suistimal, güvenirlik, dürüstlük, Aslında bu saydıklarımda namustur. Erkekleri de içine alan genel bir namus kavramıdır. Bunlar bir bütündür. İçinden sadece kadınları çekip almak namuszusluktur;)
statik'in bu önermesinden şu sonuçlar çıkarılabilir gibi geldi :
*ihanet.. sevgisizlikten olur
*sadakat.. seven insan sadakatsiz olabilir mi?
*görevi suistimal.. yaptığı iş her neyse sevmeyen için zaten o iş görev olmaktan başka anlam ifade etmez ve kaçınılmaz olarak o görev suistimal edilir.
*güvenirlik..konu neyse onu seven insana güvenebilirsiniz ;)
*dürüstlük.. insan neden dürüst olamaz? Sevmediği ama seviyormuş gibi yaptığında .
Kısacası ben, sevginin olduğu yerde namus kavramı olmasada olur diyorum ;)
Yabanci
Yabancı yazdi;
"..Şeriatın, islamın olduğu ülkelerde çete yokmu?.."
olmaz olurmu onlardan biri de Türkiye..
slm.
Demek ki
allahın hükümleri hiç bir yerde insanca bir düzen kurmaya yetmiyor. Eksik kalıyor, yetersiz. Adaletsiz.
1400 yıl da insan aklı çok yol katetti. Tabi siz katedemeyenlerden olduğunuz için algılayamıyorsunuz.
Doğru
Sende kitabın orjinal yayını vardı değil mi? Seninkinde farklı yazıyor sanırım.
En fazla çevirenin frklı dili vardır ama. Yoksa muhteviyat değişmez..
De bakalım
Türkiye de neden bunlar var? Ve ayrıca poponu sağlama almışsın ve bol keseden saçmalıyorsun. Bana islamın bir şekilde bulaştığı her hangi bir insan coğrafyasından insanca bir tablo çiz bakalım.
Çizebilirmisin? Nerede o sanatsal algı sende. Sen ve diğerleri nasıl olsa her poropaganda sonucu cennettin anahtarını garantilediğinizi dşündüğünüz için, nereye baksan cehalet dolu.
oikos
yazdi;
"..Şeriatla yönetilen Osmanlı'da neden bir aydınlanma dönemi yaşanmadığını ?.."
hatirla oikos;
Türkiye Bati uygarligini benimsemeye cumhuriyetten en az
YÜZ YIL önce karar vermistir bu ugurda önemli adimlar atmistir..
Osmanlinin Bati uygarligina acilma süreci en azindan
III.Ahmet devrine(1703-1730) dayanir ve
II. Mahmud devrinde(1808-1839)geri dönülmez noktaya ulasir..
seriatci ! osmanli reformlari;
devlet teskilati:1830-1866
siyaset: 1860-1908
ordu: 1826-1912
hukuk: 1850-1867
egitim: 1836-1872
kültür: 1826-1868
günlük yasam: 1829-1839
ticaret ve
sanayi: 1845
tarim: 1881-1902
yapilan sey
yabanci bir uygarligin(bati)kendine has bir takim kurum,kavram,deger ve ürünlerinin sistemli ve bilincli bir sekilde taklidi,kabulü,adaptasyonudur..
yabanci bir uygarlik (bati) topyekün model alinmis ve ona benzemeye calisilmistir..
dikkat ederseniz
1923´te ülke icin yeni bir hedef tayin edilmis degildir..
yani
YÜZ YIL-dan beri sizin begenmediginiz seriatci ! osmanlinin baslattigi ve sürdürülmüs olan bir hedefi Mustafa Kemal bir kez daha ilan etmisdir o kadar..
"..Laiklik mi senin önündeki engel?.." HAYIR
ülkenin önündeki en büyük engel militan LAIK kemalistler..
"..Ne üretiyorsun? Ne ürettin? Ne satıyorsun yurtdışına?.."
tüccar oldugumu
alman ve türk elemanlarimin oldugunu
ülkemde yatirimim oldugunu bir vesileyle yazmistim gecelim..
istersen
sen o sorulari önce kendine sonrada LAIK kemalist ulusalcilara sor..
"..Cumhuriyet öncesi okuryazar oranı, eğitim kalitesi diye birşey duydun mu?.." bu sorunu daha sonra cevapliyayim..
slm.
Yabanci
Yabancı yazdi;
"..Ve ayrıca poponu sağlama almışsın ve bol keseden.."
yani
senin popon saglam degil mi simdi !?
hemde
göklere cikardigin ideolojinin hakim oldugu ülkede he he.
Ee ne demisler ne halde iseniz öyle idare olursunuz..
slm.
Kazlar yandı kül oldu...
Kazlar yandı kül oldu...
Güdük ve 400 sene kadar gecikmiş reform demeye bin şahit lazım gelen osmanlı şahaserleriyle övüne dururken atı alan değil Üsküdar'a Çin'e bile varmıştı...
Üretim diyorum... TÜCCAR burada da oldukça fazla... Ve kimbilir belki ben birşeyler üretiyorumdur. Hatta İHRACAT da yapıyorumdur. Velakin söylenen bu değildir. Sen onu anladın.
Not : İnternet'ten çok araştırma yapma gözlerin bozulacak.
Hmm
söylenen de bu zaten nereye islam bulaşmışsa orada zorba bir idare vardır.
benim bir kere vicdanım rahat. Bak islam ülkelerine de popona değil, sağduyuna, vicdanına kulak ver.
Bir ülkede düzenin, refahın olabilmesi için, dayandığı temeller sağlam olmalı.
Şimdi şeriatın temelleri ne diyor? Bunu anlamak için ne ayetlere bakabiliyoruz ne de vhy geliyor.
Çünkü kitapta ki kesin hükümler birbirini tutmuyor. İhtiyacına göre kitap yazmış muhammed.
Şimdi şeriatın hakim olduğu ülkede ne halde olacağız ve nasıl idare edileceğiz?
Aynen daha önce söylediğim gibi, 3 beş dengesiz şeyhin adaletine bakacak insanlar. Herkes kapanacaak, her hanede zikir edilecek, her hanede ilahiler okunacak, birileri uyutulurken böyle, şeyhler ve tebası hamuduyla götürecek. Eee mütevazi haremlerde cariyelerle keyif geceleri de cabası.
Hepsini de allah için yapacaklar.
adilenur
yazmış;
"Kısacası ben, sevginin olduğu yerde namus kavramı olmasada olur diyorum ;)"
*ihanet..
*sadakat..
*görevi suistimal..
*güvenirlik..
*dürüstlük..
Tüm bu değerleri, bir insanda bir araya getiren şeyin temelinde "sevgi" olduğuna katılıyorum.
Ancak; Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım; Sevginin aşırıya kaçtığı(veya suistimal edildiği) bir ortamın hikayesinden esinlenerek behlül'ü konuk ettik;)
Bana göre; bazı durumlarda, sevgi çok zararlı olabiliyor.
olumlu olduğu kadar, olumsuzluğu da tetikleyen sevgi..(Olumsuzdaki kasıt; aldatma, ihanet, vs.)
Zaten; Maymunun avucunda da; sevgi, tutku, arzu yok mu?
ebubekir
çok memnun olduğun Almanya şeriatla mı idare ediliyor da? Taa ordan buraya da, şeriat siparişi veriyorsun?
göklere cikardigin ideolojinin hakim oldugu ülkede he he.
Ee ne demisler ne halde iseniz öyle idare olursunuz..
Sadece yazmış olmak için yazı yazmaya başladın,
xenix sormuş; ne istiyorsun ebubekir? diye..
tek istediği, parazit yapıp şeriatçılara yalakalık etmek. Yeşil sermayeye ortak olmak. elle tutulur bir tane fikri yok.
kaç zamandır bu site ona tahammül etti,
O, yinede ne istediğini açıkça belirtemedi, kabiliyetsiz gulü gulücü.
aşk var aşk
Sadece tutkulu bir aşk var. Anlamayanlar konuyu getirip dinsel olgulara dayatmış.
Aşk bitince, herkes evine geri döner ve aşkın tusunamisi karşısındaki yıkıntılarını temizlemeye çalışırlar. Olay bu kadar basit.
sonuç
aşık olmak bir bağımlılık ise, o zaman tüm aşıklar maymundur.
biraz da magazin
Kuzey...soğuk yaradılışlı olduğu için, herhalde ismini Kuzey seçmişler..
ya da zıtlık olsun diye...Kuzey- Güney
Oyunculuğuna hayran kaldığım tek aktör..
konunun hiç önemi yok, çoğumuzu haremlerden, Hürrem'den kurtardı;)
Bi de;
yine, yengesine aşık olmayıverse..tadından yenmez;))
Ali Kaptanın da, hakkını yemeyelim;))
Yorumlari okumadim ama cok
Yorumlari okumadim ama cok yerinde bir soru sormus Statik:)(:
Bu adam maymun mu yaaa.. Kadinlar ne buluyo da cildiriyor bu adam icin:) kadini anlamak zor arkadas.. Maymunu bile begenir, hele de sarisin iiiiiyyyygggg :D
Bi de dovmesi varmis bunun... Gunah gunah dovme felan :))
behlül
Yani (kuzey) amway işi yapıyor, bu da çok sinirimi bozuyor. Amwayin reklamını yapması için, çok fahiş ücret ödenmiş.
Burdaki maymunlıuk, G milat'ın dediği maymunluk değil. Adam para için, her türlü maymunluğu yapar.
Yeni yorum gönder