Şeriat ve Kadın

Yabancı kullanıcısının resmi

İSLAM ÜLKELERİNDE KADINLAR...
Şeriat gölgesinde 2. sınıf yaşamlar...

İRAN: Kadınlar 1963 yılında seçme ve seçilme hakkı kazandı. Kadınlar pasaport alabilmek için baba, eş ya da bir erkek akrabadan izin almak zorunda. Evli kadınlar ülkeden ayrılmak için önce eşlerinin yazılı iznini almak zorunda. 2003 yılında Muhafızlar Konseyi, BM İşkencenin Önlenmesi ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi (CEDAW) sözleşmelerinin benimsenmesini öngören yasayı reddetti. Erkeklere 4 eşe kadar evliliğe izin veriliyor. Ceza kanunu, zina ile suçlanan kadın ve erkeğin taşlanarak öldürülmesine yönelik hükümler içeriyor.

Bir kadının mahkemede tanıklığı erkeğinkinin yarısı kadardır. Bir kadın suç kurbanı için ailesine ödenen kan parası bir erkek kurbanın yarısıdır. Kadınların evli olmayan erkekler ya da akrabaları olmayan erkeklerin arasına karışmaları yasaktır. Otobüslerde kendilerine ayrılan yerlere binmek ve kamu binalarına, üniversitelere ve havaalanlarına ayrı girişlerden girmek zorundadırlar. Kıyafetleri ya da davranışları uygun görülmeyen kadınlara cezai yaptırımlar uygulanmaktadır. Mevzuata göre, -yabancı kadınlar dahil- örtülü olmayan kadınların resimlerinin yazılı medyada yayımlanması yasaktır. İşyerlerinde İslami kıyafet kurallarına uymayanlara cezai yaptırımlar uygulanır.

SUUDİ ARABİSTAN: Majlis Ash-Shura'nın 150 üyesi kral tarafından atanır ve kadınlara yer verilmemiştir. İlk kez 2004 yılı yerel seçimlerinde sadece erkeklere seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. İş dünyasında kadın ve erkeğin ayrı çalışması zorunluğu vardır. Kadınlar, mimarlık, mühendislik ve gazetecilik alanlarında sınırlandırılmıştır. Suudi hükümeti, CEDAW Sözleşmesi'ni 2000 yılında "İslam hukukuyla çeliştiği" noktalarda çekincelerini koyarak imzalamıştır. Mahkemede iki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine eşit. Bir erkeğin boşanması için gerekçe göstermeksizin istemek yeterli iken, kadının özel olarak düzenlenmiş yasal bir durumu gerekçe olarak göstermesi gerekiyor. Boşanmış ya da dul kadın, çocuklarının bakımını erkek çocuklarda 7, kız çocuklarda 9 yaşına kadar üstlenebilir. Bu yaşın üzerindeki çocuklar boşanmış erkeğe ya da ölmüş erkeğin ailesine verilir. Kadının hane halkından olmayan erkeklerden ayrı durması gerekir. Kadın, sürücü ehliyeti alamaz ve hane halkından olmayan birisinin kullandığı arabaya binemez. Bir kadının bir sağlık müdahalesi alabilmesi için hane halkından birinin yazılı rızası gerekir.

Kamu yaşamında bir kadının "abaya" (vücudu tümüyle örten giysi) giymesi beklenir. Kadınlar, yakınlarda ikamet eden ve sorumluluğu üzerine alabilecek erkek akrabası bulunmadıkça kırsal kesimde iş kabul edemezler.

LİBYA: Kadınlar seçme ve seçilme hakkına 1964 yılında kavuştu. Yasa önünde kadın ve erkek eşit olmasına karşın, sosyal eşitsizlikler sürmektedir. Kadınlar yurtdışına seyahat edebilmek için eşleri ya da yakın akrabalarından izin almak zorundadır. Kadının miras hakkı erkeğinkinin yarısıdır.

MISIR: Kadınlar seçme ve seçilme hakkına 1956 yılında kavuştu. Mısır mevzuatı, Roma hukuku ve İslam hukuku prensiplerine dayanır. Kadınların medeni statülerine ilişkin düzenlemeler evlenme, boşanma, miras ve çalışma alanında hükümler içeren İslam hukukundan kaynaklanmaktadır. Müslüman kadınların Hıristiyan bir erkekle evlenmesi yasak. Müslüman erkekle evlenen gayrimüslim kadınlar ise İslam hukukuna tabi oluyor. Mısır, CEDAW Sözleşmesi'ni 1981 yılında "İslam hukukuyla çatışma" konusunda çekinceler koyarak onayladı. 2002 UNICEF raporuna göre Mısırlı kadınların yüzde 35'i kocaları tarafından dövülmüştür. Töre suçlarına mevzuatta özel olarak değinilmiyor, uygulamada ise mahkemeler bu tür suçlardan yargılananlara diğer cinayet suçlularına kıyasla daha hafif cezalar vermektedir.

PAKİSTAN: Kadınlar 1947 yılında seçme ve seçilme hakkına sahip oldu. Ülkede kadına karşı şiddet, tecavüz ve çocuk istismarı ciddi sorunlar yaratıyor. Pakistan İnsan Hakları Komisyonu'na göre her iki kadından biri ruhsal ya da fiziksel şiddete uğruyor. Kadınlar; aile hukuku, mülkiyet hukuku ve yargı sisteminde ayrımcılıkla karşı karşıyadır. Kız çocuklar mirastan erkek çocukların yarısı kadar pay alırlar. Kadınlar eşlerinin mirasından 1/8 oranında pay alabilirler.

TUNUS: Kadınlar oy kullanma hakkında 1957-59'da sahip oldu. Arap bölgesinde kadın hakları konusunda en çok gelişme gösteren ülke olarak anılmaktadır. Siyasi partiler için yüzde 20 gönüllü kadın kotası uygulanmaktadır.

ÜRDÜN: Kadınlar seçme ve seçilme hakkına 1974 yılında sahip oldu. Medeni, adli ve ticari mahkemelerde bir kadının tanıklığı bir erkeğinkine eşittir; ancak şeriat mahkemelerinde çoğu durumlarda ancak iki kadının tanıklığı bir erkeğinkine eşit kabul edilir. Evlilik, boşanma ve çocukların vesayeti gibi konular İslam hukukuna dayalı mahkemelerde karara bağlanır.
"Kadını dövmek onun onurunu incitmez, çünkü kadın doğuştan onursuzdur" kuralı benimseniyor. Örtünen her kadına ayda 22 dolar kadar para ödeniyor. Her evde 5-6 kadın olduğu için aylık gelir 130 dolara kadar çıkıyor. 1990'lı yıllarda karma eğitim kaldırıldı. Kız öğrencilerin şort giymeleri ve gösteri yapmaları yasaklandı. Görücü usulünü eleştiren bir film gösterilirken sis bombası atıldı, kadın sığınma kampı bombalandı. Ülkede bekaret çok önemlidir. Bekaret zarının tamir masrafı yaklaşık 300$. Bu durum ülke genelinde oldukça yaygındır.

YEMEN: Kadınlar seçme ve seçilme hakkına 1967 yılında sahip oldu. Medeni hukuka göre evli bir kadın kocasına itaat etmek zorundadır. Erkekler rahatça boşanabilirken, kadınlar bunu gerekçelendirmek durumundadır. İslami kurallar, kadınların kocasından izin almadan ev dışına çıkmasını yasaklamaktadır.

ENDONEZYA: Kadınlar 1945 yılında oy kullanma ve seçilme hakkı kazandı. Seçim yasasında 2003 yılında yapılan değişiklikle siyasi partilere aday listelerinde en az yüzde 30 kadın aday göstermeleri kurala bağlandı.

FAS: Kadınlar seçme ve seçilme hakkına 1963 yılında kavuştu. 2003 yılında kabul edilen Aile Yasası ile Yasal evlilik yaşı 18'e yükseltilerek çokeşlilik zorlaştırıldı. Eylül 2002 seçimleri öncesinde Kral 6. Muhammed kadın kotası koyarak 325 sandalyeli meclisin 30 sandalyesini kadınlar için ayırdı.

KUVEYT: Kadın her bakımdan ikinci sınıf muamelesi görüyor. Fakat erkeklerle birlikte çalışabilme özgürlükleri var. İslamcı örgütler kadınları örtünmeleri için zorluyor. Kuveytli kızların %60'ı örtünüyor. Örtünmeyenler üzerinde de büyük baskı var. Tıp fakültesinin bombalanması gibi eylemler yapılıyor.

KATAR: Kadinlar secimde aday olsalar bile, erkeklerin bulundugu ortamda bulunmalari yasak. Miting ve TV'de yüzlerini göstermeleri yasak, sadece telefonla oy isteyebiliyorlar. Çarşafsız sokağa çıkmak yasak. Nüfus cüzdanları yoktur, isimleri babaları veya kocalarının kimliklerinde yazılıdır.

YEMEN:Kadınlar erkeklerle yüz yüze gelse bile el sıkışmaları yasaktır. Çarşaf giyip, peçe takmaları zorunludur.

BANGLADEŞ: Bangledeş'li kadınlara uygulanan baskı nedeniyle, kadınlar erkeklere uygun görülen işlerin haricindeki işlere yöneltilir. Yerel mollalarin fetvaları ile hırsızların elleri kesilir, zina yapan kadınlar taşlanır, kırsal kesimde erkekler doğum kontrolu yapan karılarını boşarlar. Kendi küçük işleri için banka kredisi alan kadınlara da iyi gözle bakılmaz, çünkü, "kadınların ekonomik özgürlük kazanmalari, erkeklerden daha üstün bir yer sağlayacağı için" istenmez. "Tanrı'nın planında bu yoktur" denir.

CEZAYİR: Hergün kadınlar kaçırılıyor, işkence görüyor, tecavüze uğruyor, sakatlanıyor ve köktendinci silahlı grup tarafından öldürülüyor.
Kadınlar salt "kadın" oldukları için hedef alınıyor ve tıpkı ortaçağda oldugu gibi, "kötülüğü" simgeledikleri için bu muameleye tabi tutuluyor...
'Silahli İslamcı Grup' ve "Silahli Islamcı Hareket" ve "Islami Kurtulus Ordusu" koyu bir taassubu denetliyor.

Silahli islamcı Grup, örtünmeden dolaşan bütün kadınları potansiyel askeri hedef olarak tanımlıyor. Bu tehdidi daha etkili kılmak için köktendinciler, 17 ve 18 yaşındaki iki liseli kızı otobüs beklerken öldürmüşlerdir. Tesettürlü bir kız arkadaşı ile sokakta yürüyen bir başka liseli kız da, yerel köktendincilerce "örtünmesi" için uyarılmış, ama örtünmeyi reddedince öldürülmüştür.
Cezayir'in her yerinde duvar yazılarında şu slogan vardır : "Cilbab (tepeden tırnağa kapalı elbise) giyen kadınlar, Tanrı sizi kutsasın; hicap (başörtüsü) takan kadınlar; Tanrı size doğru yolu göstersin. Ve siz, kendilerini teşhir eden kadınlar, kurşunlar sizin için.."

Bu konuda genç kızlar şöyle demekte;"Hiçbirimiz örtünmeyi istemiyoruz. Ama korku, düşüncelerimizden ve özgür olma isteğimizden daha güçlü, korku bizi her taraftan kuşatıyor. Anne-babamız, erkek kardeşlerimiz hep bir ağızdan, 'Yaşamak istiyorsan örtün!' diyorlar.

Vatan gazetesinden..

Senin oyun: None Ortalama: 5 (2 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Değersiz bir yazı

Yabancı ..
Alemsin yaa çok komik durumlara düşmüşsün sabah sabah gene beni güldürdün)))))))))))))))))))))))))))
Şeriat kim sen kimsin..
Komik olma hadi oradan yaaa)))))))))))))))))))))))))))
Bak sana bir tavsiye bir yerde bir yazı gördüğün zaman mal bulmuş mağribi gibi hemen atlama,varsa fikir dağarcığında bir şeyler yaz buraya faydalanalım ..
Gördüğüm kadarıyla senin fikir dağarcığında, küfür, hakeret, belden aşağı vuruşlardan başka bir şey yokki..
Vermemiş Mabud neylesin mamut))))))))))))

Gülmeli mi ağlamalı mı?

Hiç

Mabud sandığın o şey cahilin bedenini taşıyan tabutdan başka bi şey değil.

Ne demek, varsa tartışabileceğin bir konu tartışırız ferikciğim. Yazı oldukça net. Nesini tartışacaksın? Mabud yeryüzünde ne halt işlemiş onu anlatıyor.

Hangisi değersiz faruk

"Yazı" mı yoksa "Kadın" mı?

xenix

Yabancı)))))))

Yabancı)))))))))))

Yazıda

Yazıda yanlış olan veya katılmadığınız bir nokta var mı sn faruk.

xenix

Yapmacık gülücükler

Yapmacık gülücükler attığın nasıl da belli oluyor faruk:)

Diyanet’in dergisinden şok yorum

Cum, 22/10/2010 - 16:15

Diyanet Dergisi’nin son sayısında nikâhsız birlikteliklerin “helal” olmadığı vurgulanarak, “Bir evlenme akdine dayanmayan aile birliği saygın bir kurum kimliğini taşıyamaz. Aksine aşağılık bir zina olarak değerlendirilir” denildi.

Bu diyanet

Ebubekirin dediği kadar saçmalamaya başlamış. Halbuki Kuran'da ne güzel "cariyelerle idare edin" diye hüküm var.

"Nisa (3) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. "

xenix

nedir bu kadından korku ben

nedir bu kadından korku ben anlamadımki? aklından mı korkuluyor, yoksa yıllardır elinden alınan özgürlüğünü geri kazandığında yapacaklarından mı?

Korktukları buymuş

Şira ve Boza

"Bu konuda genç kızlar şöyle demekte;"Hiçbirimiz örtünmeyi istemiyoruz. Ama korku, düşüncelerimizden ve özgür olma isteğimizden daha güçlü, korku bizi her taraftan kuşatıyor. Anne-babamız, erkek kardeşlerimiz hep bir ağızdan, 'Yaşamak istiyorsan örtün!' diyorlar.

Vatan gazetesinden.."

Bu kadar ülke kadın ve kızı böyle demiş,demekki...
Ama? kanıt veya, nerede kime ne zaman söylemişler belge,bilgi,roportaj, hiç bir şey yok...
Demekki; asparagas...
Olur her zaman böyle vakalar, her zamanda "YAKALANIRLAR".

Onların

Onların kim olduğu açığa çıkarsa namus davasından ayıklanıyorlar sen dert etme aron.

"Anne-babamız, erkek kardeşlerimiz hep bir ağızdan, 'Yaşamak istiyorsan örtün!' diyorlar."

Eh yaşamak istemiyorsa da kız canının kıymetimi var bahsi geçen ülkelerde.

xenix

Bunların

Bravo xenix...
Bir kerede bildin...
Bahsi geçen Ülkelerdeki "KIZ VE KADINLARINA" Anne,Baba,Erkek kardeşlerin "HEP BİR AĞIZDAN" söylenmelerini...
Bu durumda bize düşen; delil,kanıt aramadan xenix se inanmak düşer, nede olsa vatan gazetesinden alıntı.

Delil koydum

Video ya bakmadın galiba. Görüyorsun işte zihniyeti daha ne delil olsun. :)) Sen inanma gözlerini yum boşver. Namus davasına öldürülen kadınları da yok say. Kapanmadığı için kırbaç cezasına çarptırılan kadınları da yok say. Gözleri yummaya devam.

xenix

İnsan ve "Erdem,i"

Kişi...
Kişilik...
Fıtrat...
Nezahet...
Ve; "TARTIŞMA"...
Demekki olay bu...
Bazılarının nezdinde...
Nede olsa sanal alem...
Dili olan konuşuyor, (yazıyor),sağlık olsun.
Bu konu da benim için kapanmıştır...
İyi geceler xenix.

İyi uykular aron

Bana İran'da yerel halktan başı açık dolaşan bir kadın gösterebilir misin? Böylece özgür seçimlere ne kadar önem verdiklerini, baskı yapmadıklarını anlayabilelim.

xenix

Asparagas

Aron yazmış;

"Bu konuda genç kızlar şöyle demekte;"Hiçbirimiz örtünmeyi istemiyoruz. Ama korku, düşüncelerimizden ve özgür olma isteğimizden daha güçlü, korku bizi her taraftan kuşatıyor. Anne-babamız, erkek kardeşlerimiz hep bir ağızdan, 'Yaşamak istiyorsan örtün!' diyorlar.

Vatan gazetesinden.."

Bu kadar ülke kadın ve kızı böyle demiş,demekki...
Ama? kanıt veya, nerede kime ne zaman söylemişler belge,bilgi,roportaj, hiç bir şey yok...
Demekki; asparagas...
Olur her zaman böyle vakalar, her zamanda "YAKALANIRLAR".

Mekke'de 2002 yılında bir kız öğrenci yurdunda çıkan yangında on beş kız, kıyafetleri uygun olmadığı için ahlak polisi tarafından dışarı çıkmalarına izin verilmeyerek diri diri yakılmıştır.

Bu kızların, kıyafetleri uygun olmadığı için çıkmamaya ve yanmaya kendilerinin karar verdiklerini de iddia etmezsiniz umarım.

BİLEREK KONUŞMAK

"Eğer herkes bildiklerini konuşsaydı dünyayı derin bir sessizlik kaplardı.." Hz. Pir MEVLANA

Fazla söze ne hacet...

MİSYONERLER İŞ BAŞINDA

MİSYONERLER İŞ BAŞINDA.

Kendilerinin müslümanlıkla uzaktan ve yakından zerre kadar alakası olmayan bir takım hilkat-ı garip beyinliler internette sayfa sayfa gezerek islam ve müslümanlık adına ahkam keser oldu. Ne konuşup ne konuşmayacakları ellerine tutuşturulan kitapçıklarda yazılıdır. Amaçları sadece müslümanın kafasını karıştırmaktır.

Tarihlerinde işkence, vahşet, katliam, diri diri insan yakmadan başka bir şey olmayanlar gelmiş burada İlahiyat profösörü gibi fetva veriyor. Öldüre öldüre Afrikada neredeyse siyahların neslini kurutacak olan emperyalist vampirlerin uzantıları gelmiş bize müslümanlık öğretmeye kalkıyor.

Saçma sapan, uyduruk kaydırık bir dinleri olan bu pazarlamacıların tek amacı kendi dinlerinin çürüklüğünden duydukları rahatsızlığı evrensel bir din olan müslümanlığa saldırarak egolarını rahatlatma isteğinden başka bir şey değildir.

Belki bir çoğunuz karşılaşmıştır. Genç kızlar ve erkekleri piyon olarak kullanıp kendilerine sahte de olsa Hristiyan bir tebaa oluşturma gayreti içerisindedirler ve kiliseye üye olanlara da 100 dolar verirler. Ankara' lı olanlar bilir.

Kur'an'da asla bir eksiklik veya noksanlık göremezsiniz. Bir çok ayette adaletli olmamız emredilir ama bunun nasıl yapılacağını yazmaz, bize bırakmıştır. Zamanın gelişmelerine bırakmıştır. İnsanlar yorumlarda hata yapmışsa bu onların suçudur.

Bazı insanlar vardır. İslam alimi bile olsa islamı anlatırken öylesine absurt şeyler söylerki müslümanı bile kafir eder. Öyle de insanlar vardır islamı anlatırken öyle hikmetli sözler eder ki; kafiri bile müslüman eder.

Yazıya biraz sert başlamama rağmen amacım ne kimseye ders vermek, ne de kimseye kızmaktır. Böyle bir şey haddime de değil, üzerime vazife de değildir.

Hangi dinden olursak olalım, hangi görüşten olursak olalım, birbirimizle kavga etmek yerine birbirimizi anlamaya ve sevmeye gayret edersek ne kaybederiz? Mevlana Hazretleri buyurur ki; "AYNI DİLİ KONUŞANLAR DEĞİL, AYNI DUYGUYU PAYLAŞANLAR ANLAŞIR." Eğer aynı duyguları paylaşıyorsak, kendi nefsimiz için istediklerimizi başkaları için de isteyebilecek kadar yürekli, cesaretli ve adaletli isek sorun yok demektir.

Hiç kimse müslüman kadınının 2. sınıf insan muamelesi gördüğünü inkar edemez. Bu diğer islam ülkelerinde daha da belirgindir. Fakat batılı ülkelerde de bu aynıdır. Sanki batılılar kadına hak ettiği değeri mi veriyorlar? Hayır.. Batıda kadın bir sex kölesinden başka bir şey değildir. Avrupa da 6 yılını geçirmiş bir insan olarak söylüyorum bunu.

Çok evliliğe tabii ki ben de karşıyım. Kur'an'da bunu emreder. Nis'a: (3) İndiği zaman arabın 100 tane cariyesi vardı. Bir kadının da 10 tane kocası olabiliyordu. Ayetin indiği zamanları bilmeden Cafe'lerde ayet yorumlamak ne insafa sığar ne vicdana. Birileri 1.400 yıl önceki günün şartları ile bu günün şartlarının halen aynı olduğunu sanıyor.

Kadını şeytan olarak gören Hristiyanlığa, kızlarını diri diri toprağa gömen Arap'lara, kocası ölen kadını diri diri yakan Hindu' lara kadın haklarını ilk defa getiren, kadına değer veren din, İSLAM dinidir.

Hz. Peygamber zamanındaki kadınlar bu günkü kadınlardan daha özgürdü. İnanmayanlar Asr-ı Saadette İslam ve Siyer kitaplarını okusunlar. İlk defa kadın kocasını Hz. Peygamber zamanında boşamıştır. Miras hakkına ilk defa İslam sayesinde kavuşmuştur ve 3/1 diye de birşey yoktur. Tıpkı zekatın 40/1 diye birşey olmadığı gibi. Bunlar fakihlerce zamanın şartlarına göre konulmuş hükümlerdir. 40/1 zekat en cimri müslümanın zekatıdır. (Vergisidir.)

İslam kimseden kötü bir şey istemiyor. Bırakın kadına zulmetmeyi, hayvana bile eziyet etmeyi yasaklamıştır ve insana karşı savunmasız ve dilsiz olduğu için ona yapılan eziyetin cezası da ağırdır. B,tkilere karşı bile duyarlı olunmasını emreden bir din nasıl "Anne" lik sıfatı ile şereflenmiş kadınlarımızı arka plana atar. Bunu islam dini yapmıyor. BUNU İSLAM DİNİNE MENSUP OLDUĞUNU İDDİA EDEN KARA VE OKUMUŞ CAHİLLERİMİZ YAPIYOR MAALESEF..

Çok uzattığım yazımı okuyanların zamanını meşgul ettiğim için özür dileyerek Hz. MEVLANA' nın güzel bir sözü ile bitiriyorum: "EĞER HERKES BİLDİĞİNİ KONUŞSAYDI, DÜNYAYI DERİN BİR SESSİZLİK KAPLARDI..."

Uluslarası insanlığa

Uluslarası insanlığa hizmet sempozyumu düzenlenmiş. Duyduğum kadarıyla dünyanın dört bir yanından pek çok din alimi bu sempozyuma katılmış ve toplam katılımcı sayısı 3500 civarındaymış.

soru: bunca alim arasında kaç tane kadın vardı acaba bilen var mı?

İlginç

"Tarihlerinde işkence, vahşet, katliam, diri diri insan yakmadan başka bir şey olmayanlar gelmiş burada İlahiyat profösörü gibi fetva veriyor."

Şu ilahiyatın nereye hizmet ettiğini anlatırsanız dürüstçe, biz de neden bahsettiğinizi anlama konusunda zorlanmaktan kurtuluruz.

İlahiyatın prof. ilan ettiği kişinin inanç konusunda hiçbir merci olduğunu sanmıyorum. Kimse inancı tekelinde tutamayacağı gibi (örneğin ülkedeki sünni anlayış) bir başkasını da bilgi birikiminden kaynaklı doğru referans alma zorunluluğunda değildir.

İnanç hal işidir. Hal edinmeyenin kitabi konuşmalarından bezdik artık.

Düzeltme

"Mabud yeryüzünde ne halt işlemiş onu anlatıyor."

Bu hoş değil. İnancı konusunda hakikatli bir hal edinmiş dürüst insanlara karşı da saygısızca olmuş. Hümanizmin, hoşgörünün, sevginin yolunu açan Hacı Bektaşi Veli, Ahilik gibi dürüst ticaret örgütlenmesini hayata geçiren Ahi Evranı Veli, İnançsızlığından ya da farklı bir yol sürdüğünden dolayı kimseyi dışlamamış, aşağılamamış olan Yunus Emre. Yukarıdaki alıntıda bu isimleri ve onların halini, anlayışını kendisine hakikat edinmiş kişileri de rencide etmiş olmaktan dolayı özür diliyorum.

Not: Yobaz, cahil, geleneksel çarpıklığın içinde olan ve bu kişileri bilinçli olarak yönlendirenlerin allahının hiçbir geçerliliği yoktur nezdimde.

Kadın Nasıl Dövülmeli?

Wow Harika

Misafir teşekkürler,
Çok önemli bir ders aldım bu videodan.
Rabbime şükürler olsunki dayağın bile inceliğini öğrenmiş oldum.
Bundan sonraki uygulamalarım bu yönde olacak.
Kanatmadan, morartmadan ve kemik kırmadan dayak atıcam.

Gamaro yazdı;

"Uluslarası insanlığa hizmet sempozyumu düzenlenmiş. Duyduğum kadarıyla dünyanın dört bir yanından pek çok din alimi bu sempozyuma katılmış ve toplam katılımcı sayısı 3500 civarındaymış.

soru: bunca alim arasında kaç tane kadın vardı acaba bilen var mı?

"

Vardı gamaro vardı sayıları yüksekti sessiz çığlıkları her zamanki gibi yeri göğü parçaladı ama varlıkları ve yoklukları birdi. Hem varlardı, Hem yoklardı. Yoklardı çünkü varlardı. Varlardı çünkü yoklardı.
Çünkü Marifet derneği çok iyi bir marifet miş gibi Kadınların bulunduğu alanı izole etmiş ne fotoğraf ne de kamera çekimine izin vermişlerdi. O yüzden varlardı ama aynı zamanda da yoklardı.

Öz Can,

Ben hep demişimdir zaten,

Ben hep demişimdir zaten, kadın elmas gibi, pırlanta gibi değerli bir hazinedir, bu bakımdan kutusunda saklanmalıdır, öyle ulu orta herkese göstermek olmaz.

ALEVİLİKTE KADININ YERİ

"ALEVİLİKTE KADININ YERİ
AV. DEDE MUHARREM NACİ ORHAN

Dünyanın hiç bir toplumunda, hiç bir inancında, hiç bir dininde, hiç bir hukuk sisteminde ZAMANDA ÖNCELİK bakımından, Alevilikten önce kadına tam ve kamil anlamda ÖZGÜRLÜK verilmemiştir. Bir iki yüz sene evvel kadınlar esir pazarında alınıp satılırken, Alevilikte bundan 1400 sene evvel_ kadınlara hakkı olan değerleri. .yerilmiş ve ziyadesiyle itibar olunmuştur. Bu değerledir ki erkeklerle aynı eşit haklara sahip kılınmıştır . Biz onlara Tanrının lütuf ve ifı-sanıyla doğru yolu görmelerini, haktan ayrılmamalarını salık veririz, niyaz ederiz... Bunları sıraladığımızda belki de abartılmamış ve hatta eksik yazmış olduğumuzu söyleyecek kamil insanlara da rastlayacağız. Eksiğimizi söyleyeceklerin de, "DİLLERİ BÜLBÜL, GÖNÜLLERİ GÜL OLSUN." niyazındayız..Hele bir sıralayalım, bakalım tablo ne çıkacak, nasıl çıkacak, görelim.

1- Alevilikte kadınların erkeklerden kaç-ı, göç-ü yoktur. Yüzlerini erkeklere göstermekten tedirginlikleri de yoktur. Çünkü Alevi kadınının i-nancına göre, vebal kendisine kötü gözle bakanındır. "Yel kayadan ne koparır."

2- Alevi kadınında çarşaf yoktur. Başörtüsü ise isteğe bağlıdır. Çünkü, Alevi, başörtüsünün altında namus, sevap, günah aramaz. Sacını örtenler yüzlerini göstermektedirler ve hem de eski artist modası göz kıyılarına sürme kuyruklar çekerek.

3- Alevî kadını İçin HAREMLİK SELAMLIK yoktur. Bu kadınlara güvenmemektir. Güvenmemek ise onun kişiliğiyle, haysiyetiyle vekar ve gururuyla oynamaktır. .Erkek olan ,eşinin kişiliğiyle oynar mı, ona kıyar_mı. ona güvensizlik duyar mı? Ona saygılı olmaz mı? Bir mühendisimizin incelemelerine göre, Alevilerde harem-lik-selamlık olmadığı için, köylerimizdeki evlerde yapılan etüdlerde Alevi köylerinin evlerinin mimari durumu ile, Sünni köylerindeki. evlerin rn-mari durumu birbirinden ("iç mimari bakımından) farklı imiş Çünkü Sünnilerin evlerinde Harem-lik-Selamlık_esasma göre iç bölmeler düzenlenmiş-Bu benim uzmanlık saham değil, ciddi bir bilim adamının bana söylediklerini aktardım.

4- Alevilikte kadın, düğünde dernekte, Ölüde diride, cemde cemaatte, ibadette, biraradadır erkeklerle. Hiç kimsenin kimseden şüphesi yoktur, yanlış düşünenler kendi zararlarına düşünmüş olurlar.


5- Kadın, görgüde sorguda, cemde cemaatte erkeklerle aynı eşit haklara sahiptir. Dedenin huzurunda, her hangi bir kimseden razı değilse, o kişiyi DAR'a çeker ve neden razı olmadığını anlatır, diğer kişi de dinlenir, haklı görülür ise kadının hakkı o kişiden alınarak kendisine verilir. Kadın kocasından da razı olmayabilir. Koca kendisini döviiyordur, sövüyordur, aşırı içki İçer hep sarhoştur veya kumar oynamaktadır yahut her hangi bir yanlışlık içerisindedir. Bu taktirde cümle "alemin içinde hiç çekinmeden, eve gittiğimizde kocam bana ne der ne demez dîye düşünmeden onu dar'a çekebilir ve kocasının nasıl hareket etmesi lazım geldiğini Muhammed Ali yol ve erkanının kararlamasını ister. Alevi toplumu hakkını arayan kadını takdir eder ve saygı duyar. Bundan dolayı Alevi kadını yüksunmez, çünkü o meydan Muhammed Ali
meydanıdır, HAK meydanıdır. Her hak, HAK MEYDANl'nda aranır
.

6- Alevilerin cem ve cemaatinde kadın erkek aynı eşit haklara sahiptirler. İbadet semahlarında erkeklere özgü semahlar gibî kadınlara özgü semahlar da vardır. Yani erkeklere tanınan semah hakkı, kadınlara da tanınmıştır.

7- Alevi cem ve cemaatinde erkeklere tanınan konuşma hakkı kadınlara da tanınmıştır. Herkes gibi o da konuşur, o da sorar, o da öğrenir ve öğretir.

http://www.gercekilim.com/kadin4.htm

"

Öz Can,

İşte kırılma noktam burası oldu.

Alevilikte kadının yeri.

Sanırım bu konuda yazmak için saatler gerekecek. Çünkü psikoloji, insan davranışları ve sonuçları vede davranışları yönlendiren etkenleri de dahil ederek doyurucu bir makale yazmaktır bunun anlamı.

Su akar..Olur mu Kuran

Su akar..

misafir'e cevap :

Olur mu Kuran kutsal kitap bir tarih kitabı gibi değerlendirilir mi?
Bu mantıklı olur mu?
Olmaz; çünkü kitapta verilen ve uygulanması istenen emirler var ve de bu emirler şu tarihler arasında geçerlidir diye bir açıklama da yok. Bu durumda işte o zaman siz kadınların ne durumda olduğunu biliyor muydunuz, yok kızlar diri diri toprağa gömülüyordu, falan filan gibi ifadeleri bir savunma olarak sunmak son derece yetersiz ve hatta dine aykırı.

Çünkü o bir kutsal kitapsa, sadece belli bir döneme değil, ahirete kadar geçerliyse;
Bu durumda, kötünün iyisini savunamaz ki, insanlara doğruyu söylemeyen bi kutsal kitap olur mu? Bakınız bugün durum belli, kızlar diri diri gömülüyor, kadınlar fahişe yerine konuluyor; böyle bir durumda kadın-erkek eşitliğinden bahsetmeye Allah'ın bile gücü yetmiyor ve o yüzden siz kadınların namusunu korumak için kara çarşafa sokucaz; ayrıca erkekleri de sizlere sunduğumuz bu azıcık miras hakkına ikna edebilmek için çok eşliliği savunucaz. Tabiki itiraz edecek erkekler, işte bu yüzden üç defa "boş ol" ile sizi kolayca başlarından savmalarını sağlayacağız ki dediklerimizi kabul etsinler.

Vee bu bir kutsal kitap ki, ahirete kadar kuralları hüküm sürecek ve sırf insanlığın gelişmişliği Muhammed zamanında öyleymiş diye, bugünün kadını da mı aynı şekilde çok eşliliği, kara çarşafı, eşitsiz miras hakkını kabul etmek zorunda kalacak, öyle mi ?

Farklı bir yobazlık da aleviliktir

Aleviliktede;

İman
İbadet evi (Cami-Cemevi)
Toplanma (Cuma-Cem)
Söylem (Deyiş - Hadis)
Mersiye (Kişi adına okunan)
Semah - Namaz
Oruç (ramazan- Muharrem)
Bayram (Ramazan,Kurban - Aşure, Hızır,Anma bayramları)

Aynı yobazlık alevilik içinde geçerlidir. Benim yobazım iyidir mantığı gütmek yanlıştır.
İnsanlara, gerçek olmayan şeyler öğreten her yol bence aynı derecede zararlıdır. İstediği kadar masum şekillere bürünsün fark etmez.
Hepsi de zararlı ve tehlikelidir.

Hz. PEYGAMBER ve HADİSLERİ

CAN PEYGAMBERİMDEN,
CANIM PEYGAMBERİMDEN HADİSLER..

- İyi müslüman, eşine, çocuklarına ve çevresine şefkatli davranandır. >(Sahih-i Buhari. (6 Hadis İmamının ittifak ettiği hadisler.)

- İyi müslüman, şerrinden emin olunan kimsedir.

- ÇOCUĞU OLAN ÇOCUKLAŞSIN.

- Bir kimsenin namazına niyazına bakıp da onun müslümanlığına aldanmayın. Anlamak için onunla uzun bir yolculuğa çıkın, ya da emanet alışverişinde bulunun.

- ZULMEDEN BİR MÜSLÜMAN OLMAKTANSA ZULÜM GÖREN BİR MÜSLÜMAN OLMAYI TERCİH EDİNİZ. BU SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.

- Nehrin kenarında bile olsanız, suyu idareli kullanınız.

- Kendi nefsiniz için istediklerinizi başkaları için de isteyin. Kendi nefsiniz için istemediklerinizi başkaları için de istemeyin.

- ALLAH (c.c.) sizin ne kadar ibadet ettiğinize değil, kalbinizi kötülüklerden ne kadar arındırdığınıza bakar.

- İnsan ihtiyarlasa da hayalleri hep genç kalır.

- KİŞİNİN DİNDEN NASİBİ, AKLINDAN NASİBİ KADARDIR.

- Aklının Musa' sı nefsinin FİRAVUN' una galip gelen kullara ne mutlu !..

- Sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz.. Birbirinizi ALLAH için sevmedikçe de iman etmiş sayılmazsınız..

- Benim hiç günahım yok, diyene o' günah yeter.

- ÇOK SORU SORARSANIZ DİN SİZE ZORLAŞIR...

- İki günü birbirine denk olan ziyandadır.

- Dostlukta da, düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın.

- İnsanlara akılları nispetinde söz söyleyin.

- Kim, bir kardeşinin günahını ulu orta ayıplarsa, o' da o günahı işlemedikçe can vermez.

- Bilgisizler içinde bilgili olan, ölüler içerisinde diri olan gibidir.

- Ehli olana da olmayana da iyilik yap. İsabet ederse ehlini bulmuş olur, etmezse ehli sen olursun.

- ASALET SOY İLE DEĞİL, GÜZEL AHLAK SAHİBİ OLMAKLA OLUR.

- İLİM SAHİBİ, AMEL SAHİBİNDEN DAHA HAYIRLIDIR.

- Alimin uykusu cahilin ibadetinden daha hayırlıdır.

- Eşiniz ve çocuklarınız size birer ALLAH emanetidir. Onlara güzel davranın

- Savaşta bile olsanız affedici olun. Affetmek zaferin zekatıdır.

- Mü'min o kadar yumuşaktır ki, diğerleri ahmak olduğu zannına kapılırlar... İnsanların en hayırlıları Ahmak, Aptal diye anılmaları kıyamet alametlerindendir.

- İnsan, dilinin altında gizlidir.

- Düşmanından intikam almak isteyen ona iylik yapsın.

- İLİM ÖĞRENMEK BEŞİKTEN MEZARA KADAR FARZDIR.

- Merhamet etmeyene merhamet edilmez.. Af etmeyen af edilmez.. Laf ebeliği yapanlara yazıklar olsun!..

- Bir günlük tefekkür 1.000 aylık nafile ibadetten hayırlıdır.

- Bir güzel söz.. Bir tebessüm bile sadaka yerine geçer.

- Zulme karşı sessiz kalan dilsiz şeytan gibidir.

- Yetimleri, kimsesizleri ezme.. Sana el açanları da sakın azarlama.. Mazlumun bedduasından sakın. Onunla ALLAH (c.c.) arasında perde yoktur.

- Bir topluluğa duyduğunuz kin, sakın sizi adaletsizliğe sevketmesin. Şartlar ne olursa olsun adil olun
- Yaptığın iyiliği hemen unut.. Ama başkasının sana yaptığı iyiliği sakın unutma... Başkasının sana yaptığı kötülüğü de hemen unut. Fakat sen başkasına kötülük yaparsan onu hiç unutma ve kendini affettirmeye gayret et.
- "İnsanlar iyi olur, iyilik yaparsa biz de iyi oluruz. İnsanlar kötü olur, kötülük yaparlarsa biz de kötülük yaparız," diyenlerden olma... İyilik yapana da iyilik yapın, kötülük yapana da sabırlı olmaya çalışın, haksızlık yapmayın.

- Kıyamet kopuyor bile olsa, bir fidan dikmeye vaktin varsa o fidanı dik.

- Sizler insanları mal, mülk ile memnun edemezsiniz. Ancak güzel ahlak, güzel huy ve güzel sözle memnun edebilirsiniz.

- ZORLAŞTIRMAYIN, KOLAYLAŞTIRIN... NEFRET ETTİRMEYİN, SEVDİRİN...

- SANA ZULMEDENE ZULÜM ETME AFFET.. SANA KÜSENE KÜSME, YANINA GİT... SANA KÖTÜLÜK YAPANA KÖTÜLÜKLE DEĞİL, İYİLİKLE CEVAP VER.. ALEYHİNDE BİLE OLSA ADALETTEN AYRILMA, DOĞRUYU SÖYLE...

- BELA İNSANIN DİLİNE BAĞLIDIR. Bir kimse bir şeyi "YAPMAM !" dedi mi? Şeytan işini gücünü bırakıp o şeyi yaptırıncaya kadar uğraşır.

- Benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız...
- Benim bildiklerimi bilseydiniz, etleriniz kemiklerinizden ayrılırdı...

- HİÇ UNUTULMAYACAK OLAN YÜZ, ANNE YÜZÜDÜR...

- Alim, ilim ve amelin yeri cennettir. Alim, ilmi ile amel etmezse ilim ve amel cennette, alim de cehennem de yerini alır.

- NEFSİNDEN DAHA BÜYÜK DÜŞMAN ARAMA...

- Haya sahibi olup da utanmadıktan sonra, dilediğini yap.

- Hayra vesile olan da yapan gibidir.

- Çalıştırdığınız işçilere ücretini iş bitince alnının teri kurumadan veriniz.

- İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin ! O, kalptir.

SEVGİLİLERİN EN SEVGİLİSİNE.. CAN PEYGAMBERİME.. RIZA'YI İLAHİ'YE MAZHAR OLMUŞ CANLAR ÜLKESİNİN PADİŞAHI RESUL-Ü ZİŞAN CANIM PEYGAMBERİME;

Sonsuz alemlerin molekülleri adedince salat ve selam olsun O, na, aline ve ashabına.. Bütün insanlara, bütün insanlığa selam olsun...

KERAMETİM VAR DİYE,
HALKA SALUSLIK (*) SATAN.
NEFSİN MÜSELMAN İTSÜN,
VARISA KERAMETİ...
YUNUS EMRE (R.A

(*) Bilgiçlik, ukelalık

Hak yarattı alemi,
Aşkına Muhammed'in.
Ay ve günü yarattı,
Şevkine Muhammed'in.

Ol ! Dedi, oldu alem
Okundu hatm-i kelam
Yazıldı levh-ü kelam.
Şanına Muhammed'in.

Hep erenler geldiler.
Dergaha yüz sürdüler.
Zikr-i tevhit ettiler,
Nuruna Muhammed'in.

YUNUS EMRE

bir molla Kasım gelir ..

*** " Allah'ı ve Elçilerinin birini öbüründen ayırmayınız / ayıran Kâfirler için alçaltıcı Azap wardır (= 4/150-153 Nisa)"

yani, Muhammet'in diğer Elçilerden üstün olabilecek hiçbir yönü yoktur. Örneğin İsa ölüleri diriltmiş, kendisine 9 Mucize verilen Musa denizi yarmış vb Kuran'da hangi Elçi'ye, hangi üstünlük derecesi verilmişse yazılmıştır. Fakat Muhammet için Kuran'da böyle bir "hiçbir" kayıt yoktur.

Sn Şeref Yücel ;
abartılı Müslümanlık taslayacağım derken, coşup-taşıp sufizan cezbeyle Canım Yunus Emre'yi de kendisini de (farkında olmadan) "Kâfir" yaptı. Az kaldı Hadisçiler gibi, Muhammet'i de Kâfir yapacaktı ama Evren'lerin yaratılışında Muhammet'in henüz yaratılmadığını akıl sahileri neyseki bilmektedirler. Putperest Hadisçilerin Allah'a ORTAK koştuğu "Şirk Allahı Hz Muhammet PUTU" muhayyeldir ve Kuran'daki gerçek Muhammet değildir. Bunun aksini iddia edebilecek bir Yunus-Emre de haliyle kendisini Hadisçiler gibi tanrılaştıran muhayyel ve uydurma bir Kutsal Arap Putu'dur; fakat Yörük Yunus değildir.

"bir Molla Kasım gelir Yunus
Seni sigaya çeker cancaazım .. " (Ğ - Q)

Çok güzel sözler

Çok güzel sözler sevgili Şeref Yücel. Keşke bunlardan hiç olmazsa dörtte biri Muhammed'e ait olsaydı.

xenix

"Nisa (3) Eğer, (velisi

"Nisa (3) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. "

Şu yukarda ki cümleyi yıllardır müslümanlara sorarım bi türlü cevap vermezler. Dört kadına adaletli davranmak ne demektir ? Ne yaparsam adil olurum, ne yaparsam adaletsiz?
Mesela hepsine aynı fizik şartları sağlasam, aynı yemeği yedirsem, aynı elbiseyi alsam adaleti sağlamış olurmuyum ? Peki, duygular ne olacak ? Biri 20, biri 30, biri 40 ,biri 50 yaşında 4 karım olsa ne yapacağım. 20 yaşındaki kadına duyacağım arzu ile 50 yaşındakine duyacağım aynı olabilirmi ? Hangi erkek böyle bir adalet sağlayabilir ki ?

Su akar..Hayır, soru

Su akar..

Hayır, soru yanlış ! OLAĞANÜSTÜ bir insan olsa ve hepsine karşı aynı duyguları hissetse bile burada ADALET'ten söz edilemez. Çünkü, baştan bir eşitsizlik var ve bu eşitsizlik tam da bir erkeğin birden FAZLA kadınla evlebilmesine müsade eden bir anlayıştan kaynaklanıyor.

SAYGI

Bir yıla yakın, bu "saygı ve seviyesi" düşük siteye gelmiyordum.
Gördümki değişen bir şey yok, site biraz daha monotonlaşmış, din konusundaki cahiller'de, kendileri çalıp, kendileri oynuyorlar, bu açmazınız sizin açımızdan belki eğlenceli olabilir, ama benim açımdan hiçte öyle değil.
Saygıyı hak edenlere saygılar.

Su akar.. ananı da al git..

Su akar..
ananı da al git..

Sn: MİSAFİR,

Yunus Emre' yi anlamak.

* Sn: Misafir, maalesef ki okumakla anlamak farklı şeyler. Okuduklarından bu manayı çıkarıyorsan eğer, ya okumamışsın (Bu zayıf bir ihtimal) Ya da anlamamışsın. Lütfen tekrar oku ama ön yargılarını şöyle bir kenara bırak. Okuduktan (anladıktan) sonra ihtiyaç duyarsan tekrar geri alırsın. Slm.

* 100 de biri de o, nun olsa senin için bir şey değişir mi? Sn: xenix. Slm.

Elbette

Elbette benim için değişir Şeref Yücel. Peki sizin için değişir mi?

xenix

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş