Semerkant-Amin Maalouf

Ve şimdi, bakışlarını Semerkant üzerinde gezdir! O, yeryüzünün kraliçesi değil mi? Tüm kentlerin kaderini ellerinde tutmuyor mu?
Edgar Allan Poe (1809 -1849)
Atlantik'in dibinde bir kitap var. Anlatacağım, işte onun öyküsü.
Belki nasıl sonuçlandığını biliyorsunuz: o tarihte gazeteler yazdı, bazı yapıtlarda da belirtildi: 14 Nisan 1912'yi 15 Nisan 1912'ye bağlayan gece, Titanic gemisi, Newfoundland açıklarında battığında, en ünlü kurbanlarından biri de, İranlı bilge ozan, gökbilimci Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının elyazması tek örneği idi...

EkBoyut
Semerkant_Amin_Maalouf.doc1.03 MB

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Amin Maalouf'un

Amin Maalouf'un kitaplarını çok beğenmiştim okurken.
Hatta ilk okuduğum kitabı da bu idi.

İlk okduğunuz kitap nedir?

Benim ik tane ilkim var bu konuda

Benim ilk okuduğum kitap "Die kleine Hexe" (küçük cadı)
İlk okuduğum türkçe kitap "Şibumi"

:)))

"küçük kara balık" samed behrengi'nin.. ne güzel kitaptı..
ilk okuduğum kitap mıydı bilmiyorum ama ilklerden aklımda kalan olduğunu biliyorum.
ömer seyfettin "kaşağı" aklımda kalmış bir de en eskilerden.
ayrıca hala okumaktan keyif aldığım;
"alice harikalare diyarında"
ve hala baÅŸucumda durmaya devam eden;
"küçük prens"
onlarsız dünya başka olurdu galiba...

Cin Alileri saymazsak

Cin Alileri saymazsak okuduğum ilk kitabı hatırlıyorum ben.

Ama kitabı hatırlıyorum sadece,adını değil.

Sanırım yedi ya da sekiz yaşındaydım ve kütüphanedeki hanımefendiye kitap okumak istediğimi söylemiştim.Ve okuduğumu hatırladığım ilk kitap buydu sanırım.

Akşam olmuştu artık ve kuşlar havalanıp gökyüzünde kayboldular.

Şimdi mutluydu kuşlar ,ekmekle karınlarını doyuruyordular.

Tabi dedi anne, al bu ekmeÄŸi ver onlara yesinler.

Anne dedi, kuşlar gelmiş bahçeye,ne güzeller bir görsen,onlara ekmek verelim mi?

Koşa koşa gitti annesine,nerden gelmişti şimdi bu kuş sürüsü?

Ama o da ne, birden onlarca kuş bahçeye konuverdi.

O gün hava güzeldi,ve gün batmadan bahçede gezmek istedi çocuk.

:-)

Öhm, yani farkettim ki sondan başa doğru okumuşum kitabı ben:-))

Ah işte, sakarlık hem doğuştan, hem de başa bela:-))

tabii ya.. cin ali

tabii ya..
cin ali serilerini nasıl unuttum ben :)

Su akar.. OkuduÄŸum ilk

Su akar..
Okuduğum ilk kitabı hatırlamıyorum; ama 2. sınıfa başladığımda kuzenimin kitaplığı, benim için yeni maceralar anlamına gelmeye başlamıştı. Bir kitap serisi vardı, en etkilendiğim hem isminden hem kapağından 'Kırmızı Balon'du. Aralarında en kalın olanıydı; o kadar kalın görünmüştü ki gözüme, sanki hiç bitmeyecek..
Yıllar sonra bi gün baktım bi yerde 'Kırmızı Balon' ve şaşırdım kendi kendime inceliğine:) Çocuk aklımda nası büyütmüşsem artık gözümde:) Ama hikayesi de halen aklımdadır ve yine karşılassam bi yerde, yine okurum; aynı o gün yaptığım gibi..

Ömer Hayyam

...

iranlı matematikçi, astronom, filozof, şair ömer hayyam, bir çadırcının oğlu olarak 11. asrın ortalarında nişabur kentinde doğdu. tıp, fizik, astronomi, cebir, geometri ve yüksek matematik alanlarında önemli çalışmalara imza attı. zamanın bütün bilgilerini bildiği söylenirdi. ancak yaptığı çalışmaların çoğunu kaleme almadı. oysa hayyam, çokça duyduğumuz teoremlerin isimsiz kahramanıydı. mesela bilinmeyen manasındaki x kavramını, celali takvimi o icat etti. kendini ne kadar gizlemeye çalışsa da aşk, şarap ve insan kavramlarını sık sık dile getirdiği şiirleri sayesinde adı dillerden düşmedi. öyle ki şarap denilince akla gelen ilk isim oldu çoğu kez.

şarap mı? sanatta alegori ve ironi denen bi' zımbırtı var. bilenlere...!

şöyle ki ömer hayyam melamet doktrinine inanan bir melami idi. melamilik tasavvuf ve tarikata karşıdır. diğer insanların kendilerini kınamaları için ne gerekiyorsa yaparlar. ramazanda oruç tutarlar ama önlerine sırf şarap içti desinler diye şarap kadehi koyarlar. öyleki "şuna bak lan bu adam kim allah-kitap kim, kitapsız lan bu" diyene kadar insanlar kendilerini böyle tanıtır, böyle davranırlar. dinle alakaları yokmuş gibi yaşarlar. bu tanıtımın asıl nedeni ise halk arasında kendi inançlarının deşifre olmasını istememeleridir. tasavvuf ehli insanlarında bir zaman sonra halk arasında deşifre olması, giydikleri kıyafetlerin üniforma nezdine kadar yükselmesi ve bu olgunun onların da gururlarını okşamasıyla doğmuştur bu doktrin. melamiler "işte şimdi sizde karşı olduğunuz zahid'e dönüştünüz" şeklinde tepkiler vermişlerdir tasavvuf ehillerine. rubailerde böyle açıklanabilir.

melamilik doktirinin en önemli ismi baba tahir denen zatdır. bu zat baba tahir üryan olarak da bilinir. bu zatın evi hemedan şehrinin bir tepesinde idi. evini kendisi balçıktan yapmıştı ve hiçbir şey giymeden yaşardı. üryan lakabı da muhetemelen buradan gelmekte. hiç anadan üryan bir kişinin müslümanlıkla alakası olduğunu söyleyebilir miyiz? hayır. fakat kazın ayağı öyle değildi sayın okur.

Yazan: Gökhan Barutçu

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş