Ateistan

xenix kullanıcısının resmi

Bir varmış, bir yokmuş.

%99 unun ateist olduğu, Ateistan diye bir ülke varmış. %99 diyoruz ama zaten çocuk doğduğunda nüfus cüzdanına ateist diye yazarlarmış. Bunda da anormal bir şey yokmuş. Zaten her insanı doğuştan ateist kabul ediyorlarmış.

Ateistan ülkesinde yaşayan insanlar, ateist olmayıp tanrıya inanan insanları kınar, her fırsatta bütün ahlaksızlıkların, sapkınlıkların sebebi olarak bu inanan insanları gösterirlermiş.

Ateistan ülkesinin insanları, günde 3 defa yüksek binaların üstünden, "Tanrı yok, tanrı yok, yaşasın bilim. Haydi mutluluğa, haydi refaha. Tanrı yok, tanrı yok" diye bağırırlarmış. Akabinde ve detayında, bu çağrıyı duyan ateistler kütüphanelerde toplanıp. Bilim, biyoloji, sosyoloji, psikoloji gibi konularda konuşur. Kendilerince materyalist sohbetlerle ibadet ederlermiş.

Şimdilerde değil ama, geçmişte inananlara çok büyük eziyetler etmişler. Biri tanrıya inanıyorum demeye görsün, taşlamışlar, asmışlar, kesmişler. Tanrıya inananlarla iş yapmamışlar, onlardan vizye adında vergiler kesmişler. Kendi inançları gereği evlenen teistleri kina yapıyorsunuz diye kırbaçlamışlar.

Ateistanda yaşayan insanlar, kendi inançsızlıklarını en üstün görür, bunun son felsefik yaklaşım olduğunu iddia ederlerdi. Kendi inançsızlık sistemlerinde bir sürü kişi vardı. Bu kişiler, etraflarına insanları toplar ve tanrıya inananlara verip veriştirirler ağız dolusu hakaret ederlerdi. Bütün hastalıkların, ahlaksızlıkların ve akılsızlıkların kaynağı olarak inananları gösterir hatta bazıları ileri gidip "onları bulduğunuz yerde tartaklayın, inançsızlığımıza saygısızlık gösterirlerse sopalarla bulundukları yerleri basın, duyarlı olun." derlerdi.

Zaten ateistlerin kutsal kitabı, "Ate-i Kerim" de inananlar için söylenen sözler ateistlere göre rahatsız edici değildi. Odun, hayvan, azgın, yalancı, sapık, akılsız gibi zaten her inanan için söylenecek gayet normal şeyler gibiydi.

Hikayemiz daha çok uzun. Siz zaten benzer hikayeler duymuşsunuzdur, kim bilir belki de o hikayelerin birinin içinde bile yaşıyor olabilirsiniz.

Senin oyun: None Ortalama: 4 (4 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

xenix

bence tehlikeli bir yazı koymuşsun , bu yazıya inananlar falan olur şimdi:))[kafalarında ki ateist dünyasına denk düşüyor neticede]bakıpta kendilerinden bir şey görürler mi bilmiyorum doğrusu

ilginç

evet bence de tehlikeli ve ilginç bir yazı bu xenix:)

Kurula bildirilmesini talep

Kurula bildirilmesini talep ediyorum:P:)

din ve dinsizlik

Sonsuzus'ta son zamanlardaki tartışmalar, bir yol almış gidiyor. Bugün elime geçen kaybettiğim eski bir arşivimi karıştırırken epey eski zamanlarda bir gazete için yazdığım makaleyi buldum ve sizinle paylaşmak istedim. Yazı eski ama değişen bir şey yok ve güncelliğini yitirmemiş yazdıklarım...
------------------------------------------------------------
"Zaman zaman arama motoruna aklıma gelen ilk kelimeyi yazar ve çıkan sayfalarda gezinirim. Son gezintimde bir felsefe sitesinde ortaya atılan bir tartışma konusu ilgimi çekti.

“ Tanrı mı insanı yarattı, insan mı tanrıyı yarattı?”

Foruma katılan kişilerin konuyla ilgili düşüncelerini okudum. Ben de kendi fikrimi içeren kısa bir not bıraktım siteye.

Her biri değişik bir beyine sahip onca insanın, kimi zaman birbirine taban tabana zıt diye nitelendirilebilecek düşüncelerinin olması beklenen bir sonuçtu benim için..Kişilik yapım ve özgür düşünceye saygım nedeniyle her bireyin inancı benim gözümde değerlidir. Kişisel olarak inanmasam da dinlemeye ve empati kurmaya çabalarım.

Malum din ve Allah kavramları hassas konular. Hele ki son günlerde alevlenen farklı dinler arasındaki gergin provakatif olaylar, konunun inceliğini iyice ortaya koyuyor.

Bahsini ettiğim sitede yazılan fikirler, gerçekten insanlar arasındaki bu konuya ait zıtlıkları alt alta öyle güzel sıralamış ki, okurken düşünsel bir seyir haline giriyorsunuz. Katılmadığınız fikirlere kızmak, öfkelenmek, tövbe tövbe bu da tartışılır mı ki demeyi tercih etmez de, şöyle bir dikkat ederseniz çok ilginç fikirler yakalayabiliyorsunuz.

Konu hakikaten tartışmayla içinden çıkılabilecek bir konu değil, tıpkı yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan haline gelebiliyor. Ben bu konuyu tartışmaya açacak ya da fikrimi beyan edecek değilim, sadece o sitede okuduklarımı oğlumla paylaşırken benim dikkatimi çeken bir şeye sizin de dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bir birine zıt iki fikir alt alta yazılmıştı ve oğlumla beraber okuduk. Ben yeni neslin bir örneği olan dokuz yaşındaki oğluma kendi fikrini sorduğumda bana şu cevabı verdi;

“ Anne bunları yazanların hepsi haklı ve fikirleri doğru bence”

Nasıl olur oğlum dediğimde ise;

“ Bir olaya nerden baktığına bağlı olarak cevaplar mutlaka değişik olacaktır, bu sebeple herkes haklı”

Oğlum tam Nasrettin Hoca gibisin deyip alaya aldığımda uzun uzun bana düşüncelerini anlattı ve ben ondan epeyce bir ders aldım o gece..

Aldığım derslerin notlarını müsaade ederseniz sizinle paylaşmak istiyorum.

…Her birey ayrı bir dünyadır ve değerlidir,

…Eğer Allah’a inanıyorsak onun yarattığı her kulun, onun sevgisiyle yaratıldığına ve onun katında değerli olduğuna inanmak gibi bir matematiksel sonuç çıkar..

… Allah’ın sevip yarattığı bir varlığın yaşamına, düşüncelerine saygısızlık etmek gibi bir hakkımız olamaz, böyle bir saygısızlığı yaparsak kendimizi tanrılaştırmış oluruz.

…Bütün insanlık, tümüyle bir bütünün parçalarıdır.

Bu bütünlüğü algılamak her bireyin kendi dünyasının içindeki kendi yolculuğudur, ve sadece kendisi tarafından yaşanır.

Maddelerim uzayıp gidiyor, ne kadarına katılır ne kadarını reddedersiniz bilemem ama sözün özü oğlumdan aldığım dersin ana fikri; bireye ve düşünceye saygı….

İnsanlık tarihinde büyük çatışmalara, yıkımlara , savaşlara ve acılara neden olan ” Benim dediğim mutlaka doğru ve haklıdır, bu nedenle tek hakim benim” diyen mülkiyetçi herkes için;

( din ve Allah söz konusu olduğunda bile) Allah’tan aydınlanma diliyorum…"

^^Çok güzelmiş:)

^^Çok güzelmiş:) özelllikle günde üç kere Allah yok diye bağırıldığında insanların kütüphanelere koşması:):):) harika yaaa :)

Ateistan

Çoğunluğun ateist olduğu bir ülke olması, görüldüğü üzere sadece masallarda olabiliyor.:)
Nesiller boyunca gelen göreneklerin çeşitliliği, ve bu çeşitliliğin islam inancında birleşmesi din de çok renkliliği ortaya çıkartıyor. Bu yüzden islam farklı algılanıyor, daha doğrusu göreneği ile dininin arasında kalıyor, hangisini öne çıkartması gerektiğini bulamıyor. sonucunda ise ortaya karışık ne söylendiği belli olmayan çelişik fikirler çıkıyor.

Bu durum hem tanrısal hemde bilimsel olarak olması gereken bir durum, çünkü yaşamın kaynağı çelişki.
ve insan denilen varlık bu çelişkiler sayesinde varlığını oluşturuyor.

İyiki de böyle oluyor, sistem işi biliyor, yoksa eleme hangi şekilde yapıla bilirdiki.

Büyük bir çoğunluğu ateist olan, tek tip, kendi içinde akıcılığı, yaratıcılığı olmayan bir yaşam eminim çok sıkıcı ve mutsuz olurdu.:)

Bizler, inanan, inanmayan, bilen, bilmeyenimizle çok renkli çok fonksiyonlu olan sistemi yansıtıyoruz. Hiç kimse kimseden üstün yada aşağı değil, tek farkımız bu sistemi kabul edenler ve etmeyenler.

bir ara yol

Brecht;
"akil tarafindan yönlendirilmeyen duygu ve duygu tarafindan tasinmayan akilla varacagin bir yer yoktur" demis..

nasil
bir ara yol olurmu ?

slm.

Ebubekir

Hiç

Rasyonalizasyon nedir bildin mi? Bil o zaman artık. Sahnenin ışıkları gözünü almadımı artık?

Çok seslilik/miş. Çok seslilikten söz edecek en son kişi algı merkezini inandığı kitaplı din yapan kişidir. Bütün bilgiler nasılsa allahın/tanrının varlığını ispatlamaya ve bunu diğerlerine kabulettirmeye doğrudur.

Bu yazının kalkması gerektiğini düşünüyorum. Yazının vurgu yaptığı şey tanrının yokluğu fikrinin ateizm'den öte bir şey olmadığı. İnanmadığını söyleyen her insana bu etiket vurulur. Oysa tanrının yokluğuyla ilgili Ateizm'in de ötesi var değilmi?

Yabancı, İnsanları ateist

Yabancı,

İnsanları ateist teist olarak adlandırıp ayıran ben değilim.

Herkes kendini bir şekilde adlandırmış zaten,ki tüm tartışmalar bu isimler üzerine yapılıyor.

Benim inancım da, hiç bir din, hiç bir ideoloji insandan üstün değil, fikirlerimi bu çerçevede içinde söylüyorum. Hatta zıtlıkların olması gerektiğini savunuyorum.

Ama özgür irade sahibi olarak, bilinçsiz tek tip topluluğa karşıyım. bu topluluk ister din olsun, ister gelenekci olsun, isterse ateist, fark etmez.

Yani sıradanlığa karşıyım. Sen herkesin seninle aynı düşüncede olmasını istermiydin ? İnsan, önce insan olduktan sonra istediğini düşünüp istediğini uygulaya bilir,hiç önemli değil.

Bu arada, en zor olanı insan olabilmektir. Her şeyinle insan. Yazılıp söylendiği kadar kolay olmayan bir şey. Nefret ve alaycılık en kolay yol, neden zoru seçmiyorsun ? Güzellikler her zaman zor olanın sonundadır. Düşün lütfen.

Ayrıca merak ettim, ateizmin ötesi nedir diye ?

sevgiler.

xenix empati

xenix sana bişe sormak istiyorum sanki kızım sana söylüyorum gelinim sen eşit misali yapmışsın yani türkiyedeki inanc sislemini vede müslüman ülkelerdeki inanc sislemini ve yaşayış tarzlarını inanacsız bir ülkedeki hayali bir ülkedeki baskı ve inanacsızlık sislemi ile mi özleştidin cevap bekliyorum yani orda inanacsız ülkede olan inanacsızlıgından dolayı olan sorunları ile inanacsız bir ülkeyi değil inanaclı bir ülkeyimi kast etin

Bir gezegene not:))

Hiç

Aslında ateizm'in ötesi derken muğlak bıraktığım şeyi sen yukarıda ki yazıda biraz daha belirginleştirmişsin sevgi gezegeni:)

Ateizm'in karşısına başka bir izm koyup, aha bu işte, bu doğru ve bu mutlaktır diyebilirmiyiz?

Bence böyle böyle, yani senin belirttiğin gibi adlandırarak, etiketleyerek, kategorize ederek algımıza sınırla çiziyoruz. Sonra sahip olmak ortaya çıkıyor, onu sahipleniyoruz, sahiplendiğimiz şey zamanla bağımlılığa dönüşüyor, şiddete dönüşüyor, yargılamaya, ön yargıya dönüşüyor.

Bugüne kadar karıştırdıklarımın toplamından oluşan bilinç durumum şöyle söylüyor: İnsan yapıyor, sonra tapıyor. Sonra onun uğruna yıkıyor.

Kölesi olmamak, algının kendisinde kalabilmek.

Olgu'yu çarpıtmadan gözlemleyebilmek. Bunun içinde bir izm olurmu?

Ve tabi ki ben bunu mantık olarak anladım, o algının kendisi olmak başka bir şey. onun içinde sınırsızlık olduğu anlatılıyor ve inanıyorum. İnanıyorum çünkü, o değilim, insan olamadığı şeye inanıyor, olduğu şeyi yaşıyor. İnandığı zaman, gelecekte bir zamanda inandığı şeye dönüşeceğini umut ediyor. Oysa onu yaşıyor olduğunda onun içinde oluyor. İnanmanın nesi yanlış denilebilir bu durumda, sen ona inanıyorsan öteki de başka bir şeye inanıyor.

Ama diyemez. Çünkü her hangi bir kültür ve geleneğe ait olmayan bir 'gerçek' den bahsediliyor burada. Günümüzde insanlığın çoğu 'doğru'lara taparcasına inanıyor.

Tamamen hayal ürünü

Bu ülkeyi devam ettiricem sevgili misafir. Ondan sonra ki ülke "Agnostikiye"

xenix: Yabancı, son yorumun güzeldi.

Noolmuş?

Hiç

Misafir bişey mi kullandın? Hayır ayık kafayla gelsen de iletişsek diyorum.

Yorumla ilgili yoruma istinaden -----> :) yinede yazının kaldırılması gerektiğini düşünüyorum :)

İnançlı ülke ,inançsız

İnançlı ülke ,inançsız ülke ,inandıkları ve inanmadıkları şeylere göre çeşitlilik gösteren ülkeler vs...Bir topluluğa ait olabilmenin en kolay yolu o toplulukların en çok önem verdiği şeyi kabullenmek ve onu savunmaktan geçer gibi gözüktüğüne göre toplulukların ülkelerin neden insanları din üzerinde birleştirmek istediğini düşünmek daha yapıcı gözüküyor.Yahutta insanlar neden dinle birleşme gereği duyuyorlar veya dinsizlikle ve tanrısızlıkla yani kısaca neden hep bir soyut kavramla birleşmeliyiz?Yaratıcıya yok demek de var demek kadar soyuttur.Bu sebeple o da bir çeşit inançtır ve gereklilikleri vardır ve din olur.Dinlerden daha birleştirici başka bir soyut kavram varmıdır? ve bu kavramda savaşlara neden olursa o halde bu yeni kavramın da işlevselliği kalmaz .bu durumda :/

samire o yazı

samire o yazı tanrımıdır insan insanmıdır tanrıydı sanırım:) senin yazınıda anımsıyorum orda konuyu açan ben idim düşünsel olarak sonuca varamamıştık daha dogrusu net bir şey ortaya çıkmamıştı daha sonrasında ben bu konuyu epeyce araştırdım ve insanın tanrıyı yarattığı kanatine vardım

Çok sevgili ve değerli

Çok sevgili ve değerli yabancı,

Sevgiden neden bu kadar korkuyorsun ? :)
Duyguyu paylaşırken inatla içinde sevgi sözcükleri geçen her şeyle alay ediyorsun. Sanki sevgiden nefret eder gibi bir halin var.

Bence bu da bir tutsaklık, sevgi olgusunu çarpıtıp olduğundan farklı göstermek, ve buna inanarak kendini sınırlandırmak. inancın başka bir yüzü yani.

Doğru olan direnmek değil, doğru olan, her şeyi olduğu gibi kabullenmek. bu kabul edişle asıl olan doğruya ulaşmak.

Ayrıca yazımın bu siteden kaldırılması hiç önemli değil. Çünkü sistem de kayıtlandı bile :)) Yorumla ilgili yoruma istinaden olsa dahi bu böyle, üzgünüm.

Sevgiler yabancı. :)

Sevgili venüs.

Hiç

Sana ait hiç bir yazının buradan kaldırılması gerektiğini düşünmüyorum.

xenix'in açmış olduğu Ateistan konusunun kaldırılmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Ha ha ha.:)

Sevgiyle nasıl dalga geçerim. Bunu hissettiren bir cümle olmuşsa açıklamasını yapmaya hazırım. Sevgi konusunda bildiklerimin, gördüklerimin, duyduklarımın dışında bir arayışın gerektiğini düşünüyorum.

Örneğin Fromm'un 'Üretici Sevgi' si ve onu destekleyen bir sevgi tanımı yapan Frankl. İnsansız seks konusunda bu işleniyor mesela.

Bizim bağımlılık olarak yaşadığımız sevgiden korkuyorum evet. Bende bu bağımlılığa kapılabilecek bir psikolojideyim. Oysa sevgi bağımlılık değil, sahiplenmek değil. Bunu anlıyorum, sevginin ne olmadığını anlıyorum, çünkü her tarafta bunun örneğine rastlamak ve gözlemlemek mümkün.

Bir önceki yazıda sana sevgi gezegeni dedim. Çünkü nick'in bir gezegen adı. Ve yazının sonunda 'sevgiyle' demişsin. Bu hoş bir etki. Ve ona cevaben gayet samimi olarak 'sevgi gezegeni' dedim. Dalga geçtiğimi düşünmene neden olan o ifade olabileceğini düşünerek.

Sevgi sahiplenmek olamaz. Sahiplendiğimiz her şey bağımlılıktır. Yalnızca yalnızlık gidermek için birbirimizi protez olarak kullandığımız bir ilişki biçimi. Yanılıyormuyum?

Sevgiler değerli venüs. Sevgiyle olman, sevgiyle yaşaman dileğiyle.

yabancı

Sevgiyle ilgili tek bir yorumuna bakarak yorum yapmadım, genel yazılarına istinaden yazmıştım.

Üzüldüm... yani senin insansız sevgiye inanmana üzüldüm. İnsan topluluğu olarak iç içe yaşadığımızı düşünürsek bu senin için zor ve acı olsa gerek. Ama böyle bir ihtiyaç hissetmiyorsan da önemli değil tabikii.

Bana yaptığın yorumda bu yazı kaldırılmalı dediğin için ben yanlış algılamışım, özür dilerim.:)

Sevgi

Hiç

Bence bütün sıkıntımız sevgisizlik.

Özrüne karşılık saygı ve sevgi iletiyorum. Ve bu ikisinin yaşamın boyunca seninle olmasını diliyorum.

İçinde inanan ve

İçinde inanan ve inanmayanların bulunduğu ülke demişiz, bu her koşulda böyle olacak. Yüzdelik oranlar dilediği kadar değişsin, bunun sonu yok, çözümü de yok. İnanç veya ideoloji diyelim, binlerce senaryo yazılabilir. Demokratlar ve %99u bu görüşe katılmayanlar ülkesi, ideoloji baz alınarak bölünmüşler ülkesi...

tegafüle doğru demiş, bana göre,

Asıl aşılması gereken olay bu değil . İdeoloji bir kıstas olmaktan çıksın. Hoş, bu gerçekleşti diyelim, bir süre sonra onda da sorun patlamaları bu günkü vaziyeti devam ettirir. İyisi mi ülke diye birşey olmasın, ha?

Ya da mümkünse bu bahsettiğimiz herşey olduğu gibi kalsın, tek kıstasımız fazlasıyla objektif ve 'ille de somut' diyenler için somut olan İnsanlık olsun. Yalnızca insan da değil, doğallık, canlılık, varolmak kıstası.

çok mu Ütopik :)

^^Ütopik ama güzel bir

^^Ütopik ama güzel bir hikaye ve de yaratıcı..İnsan varolduğu sürece inanç din vs.. varlığını sürdürecek hatta yeni bir dünya kurulsa bile olacak çünkü inanmak istemek bir ihtiyaç çünkü en basitinden insanoğlunun zalime veya zulme gücünün yetmediği yerde tek sığınağı ve daha birçok konuda birgün kendisinin yerine birinin kötülüklere hesap soracağı umudu insanı inanmaya iter..güçlü ve güçsüz oldukça inanç olacaktır bence.Ve inanca hiç kanıt aranmayacak çünkü inanan için herşey kanıt inanmayan içinde herşey yetersiz kalacak çünkü adı üstünde inanç inanırsın ya da inanmazsın.

"insanoğlunun zalime veya

"insanoğlunun zalime veya zulme gücünün yetmediği yerde tek sığınağı" dır birleşmek ,güçlenmek .Bunu sağlamak için dinler .Budurumda sorun zalimler .Zalimler olmasa inanma isteği olmayacağına göre çözüm belli .nasıl yapsakta yapsak:)

^^zalim kısmı sadece bi

^^zalim kısmı sadece bi örnek.insanı inanmaya iten bir ton his var hepsini sayamayacağım için ilk aklıma geleni yazdım.Boşuna çözüm aramayın zalime yani:):)

Bana kalsada insanları

Bana kalsada insanları inanmaya iten şeyin gördükleri haksızlıklar ;güçlünün güçsüzü sömürme isteğidir .Bu ,doğanın kuralı olsa dahi sonuçta ilkçağlardan bu yana insanlık güya gelişme gösterdiyse medeniyete ulaştıysa! birey olarak sürüden ayrıldığımızda kurtlar sofrasına oturuyorsak ,nerede bu gelişme? Sonuç olarak demek istediğim ,herşeyin başı sömürenlerdir .Güç kullanarak, kullanmayarak ama her sorunun başıdır bu.

^^Evet yanı sıra birçok

^^Evet yanı sıra birçok sebeple beraber bu ve bu tarz durumlar..

Ateizm din mi

Ateistan ülkesinin resmi dinidir.

xenix: Takiplerim

Ama işte ateizmi tahrif

Ama işte ateizmi tahrif ettiler, bi türlü yaşanamadı gerçek ateizm, nerde o ilk ateistler... hem ateizm doğru bişey olmasa tanrının kendisi hiç ateist olur muydu yau, o bizi kendi suretinde yarattı ayetinin sebeb-i hikmeti bir türlü anlaşılamadı maalesef, çok üzülüyorum gerçek ateizmi kavrayamayanlara çoookkk...

E ateizmden din olursa yorumdan da bu olur yane yapcak bişi yok:))

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş