ABD Haiti'yi işgal mi ediyor?
HAİTİ DEPREMİNİ ABD Mİ GERÇEKLEŞTİRDİ?
Biz burada sıcak yataklarımızda mışıl mışıl uyurken Haitide korkunç bir deprem oldu ve ABD Haiti'yi işgal ediverdi bile.
Biliyorsunuz Tesla silahları gibi silahlarla büyük güçler deprem gerçekleştirebiliyorlar. Daha önce de Endonezya'daki tsunami depremini ve Türkiye'deki 19 Ağustos depremlerini ABD'nin gerçekleştirdiği iddia edilmişti.
Türkiye'de de yakında büyük bir deprem gerçekleştirileceği ve Türkiye'nin işgalinin kolaylaştırılacağı söyleniyor.
Şok iddia: ABD Haiti'yi işgal mi ediyor?
Geçtiğimiz hafta Haiti’de yaşanan depremin ardından ABD, afet bölgesine en hızlı müdahale eden ülke oldu. Ülkeye gıda yardımı ve tıbbi yardımın yanı sıra asker ve ekipman gönderen Beyaz Saray’ın bu hareketinin sebepleri tartışılıyor.
HAİTİ'DE GÖREVLİ ABD ASKERLERİNDEN KARELER
Geçtiğimiz hafta Haiti’de yaşanan depremin ardından ABD, afet bölgesine en hızlı müdahale eden ülke oldu. Ülkeye gıda yardımı ve tıbbi yardımın yanı sıra asker ve ekipman gönderen Beyaz Saray’ın bu hareketinin sebepleri tartışılıyor.
ABD şimdiye kadar Haiti’ye 5 bin asker gönderdi. Geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamalar bu sayının 12 bini bulacağına işaret etti. ABD'nin şu an Irak'ta 142 bin askeri bulunuyor. Son alınan asker artırma kararı ile Afganistan'daki asker sayısı da 100 bine çıkarılmıştı.
Diğer yandan Devlet Başkanı Rene Preval’in başkent Port-au-Prince’te güvenliği sağlanması için görevli Birleşmiş Milletler (BM) güçlerine ABD askerlerinin yardım edeceğini açıklaması ise işgal söylentilerine neden oldu.
Port-au-Prince havalimanını kontrol altında tutan ABD güçlerinin, kendi uçaklarının inişine öncelik tanıması da bu söylentileri güçlendirdi. Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, ABD deniz piyadelerinin ülkeye silahlanarak gittiğine dikkat çekerek “ABD gizlice Haiti’yi işgal ediyor” dedi.
Ancak Beyaz Saray’ı eleştiren tek kişi Chavez değil. Fransa’nın İşbirliği Bakanı Alain Joyandet de geçtiğimiz hafta BM’den ABD’nin ülkedeki hakim rolünü incelemesini talep etti.
ABD güçlerinin Port-au-Prince havaalanına inmek isteyen bir Fransız uçağına izin vermemesi üzerine Joyandet, Brüksel’de Haiti’nin durumunu görüşmek için toplanan bir Avrupa Birliği zirvesinde “Bizim amacımız Haiti’ye yardım etmek, ülkeyi işgal etmek değil” diyerek itirazını dile getirmişti.
DEMOKRATİK HÜKÜMET GÖREV BAŞINDA
ABD yetkilileri ise bu iddiaları karşı çıktı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü PJ Crowley, ABD’nin askeri çıkarlarını depremde hayatta kalanların çıkarından üstte tuttuğu iddialarını reddetti. Crowley, El Cezire’ye yaptığı açıklamalarda “Haiti’nin demokratik olarak seçilmiş hükümeti görevinin başındadır” dedi.
Haiti’ye yardımın uluslararası bir çabanın ürünü olduğunu hatırlatan Crowley, “Burada söz hakkı Haiti hükümetinde ve BM’dedir, ABD’de değildir. Biz sadece onlara sadece destek oluyoruz” dedi.
ABD’nin Haiti’deki etkinliği uluslararası kamuoyunda eleştirilse de Haitililerin desteğini toplamış gibi görünüyor. TIME dergisinin görüştüğü bir Haitili, Joel Auguste, “Amerikan askerlerinin burada olmasını istiyoruz. Bizim hırsız politikacılarımıza bir dolar bile vermesinler. Beyaz adamın gelip yardımları dağıtması gerek” diyor.
OBAMA KONTROLÜ ELE ALMALI
Siyah kölelerin 1804’te düzenlediği ilk ayaklanmanın ardından bağımsızlıklarına kavuşmalarından sonra kurulan ülkede bu durum tuhaf görünüyor ancak Haiti halkı hâlâ ülkelerinin ABD’nin bir parçası olduğunu düşünüyor. Başka bir Haitili, Franz Dejean, “Obama’nın gelip kontrolü ele almasına ihtiyacımız var” diyor.
Öte yandan Beyaz Saray’ın Haiti için yaptıkları sadece uluslararası arenada değil, ABD’de de eleştiriliyor. Özellikle ülkenin aşırı sağcı kesimleri, ABD’nin dış politika gündemi bu kadar yoğunken Obama yönetiminin Haiti’ye odaklanmasının yanlış olduğunu belirtiyor.
Bölge siyasetinde uzman isimler de ABD’nin Haiti’deki varlığının televizyon kameralarının gidişinden sonra da sürüp sürmeyeceğini sorguluyor.
hürriyet
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1241 defa okundu

Sibel Atasoy

Mucizenin Simgesi Bu Kez
Mucizenin Simgesi Bu Kez İmran Bebek
Haiti'yi Yerle Bir Eden Depremin Simgesi Bir Türk Bebeği Oldu.
Marmara depremi sonrası Türkiye'yi ziyaret eden dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'un kucağında felaketin simgesi haline gelen 'Erkan bebek'ten sonra, Haiti'yi yerle bir eden depremin simgesi de yine bir Türk bebeği oldu. Haiti'yi ziyaret eden BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'un ülkede ilk kucakladığı, enkaz altından sağ çıkarılan henüz 5.5 aylık Türk bebeği İmran oldu.
Haiti'den Dehşet Kareler FOTO GALERİ
KARAYİP ülkesi Haiti'de onbinlerce kişinin ölümüne neden olan 7.0 büyüklüğündeki depremin ardından, 90'dan fazla insan enkazdan sağ çıkarıldı. Bir Türk kızı da, felaketten mucize eseri kurtuldu.
Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı'nda İnsan Kaynakları Müdürü olan Esra Dildar ile BM Haiti İstikrar Misyonu'nda Şiddeti Azaltma Birimi şefi eşi William Gardner, başkent Porto Prens'de görevliydi. Çift, her zaman olduğu gibi 12 Ocak'ta da beş buçuk aylık kızları İmran'ı Haitili bakıcısına emanet edip işe gitti. Büyük deprem o gün, akşamüstü geldi.
Korkunç depremde, Gardner ailesinin oturduğu bina da çöktü. Beşinci kattaki dairede bulunan İmran ve bakıcısı enkaz altında kaldı. Ancak her ikisi de, beton yığınlarının altında kalmadıkları için ağır yara almadılar.
Onu kurtarmak için parmaklıkları kestiler
Haitili bakıcı, enkazdan sürünerek dışarı çıkmayı başardı. İmran ise demir parmaklıklar arasında sıkışmıştı. Bakıcının çabası ve komşuların da yardımıyla parmaklıklar kesilerek, Türk bebek kısa süre sonra kurtarıldı.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, yardım çalışmalarını koordine etmek için pazar günü Haiti'ye geldiğinde, ilk işi İmran'ı ve ailesini bulmak oldu. Ban'ın bizzat ilgilendiği İmran, kendisi gibi depremi sağ atlatan annesiyle beraber bir BM uçağına bindirilip ABD'ye gönderildi.
Erkan bebek gibi
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun ile İmran'ın fotoğrafı, 10 yıl önceki bir başka kareyi akıllara getirdi. 1999'daki Marmara depremi sonrasında da dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'ın kucağında depremzede Erkan bebek ile verdiği poz, uluslararası medyaya yansımıştı.
20.01.2010 02:27
!
Hiç
Yaşasın önce türk kurtarılmış, ötekilerin canı cehenneme..
O kadar insanın öldüğü bir felakete olan duyarlılık bu maalesef. İlk türk çocuk kurtarıldı. Ya da işin siyasi, politik saçmalıkları çekmiş dikkatini. E bir şekilde ırkçı mesajı verecek bunun için önce zemin hazırlamalı.
Yabancı böyle bir yorum
Yabancı böyle bir yorum yapabileceğini tahmin etmiştim, koyup koymamakta tereddüt ettim.
Hiç beni yanıltmıyorsun.
!
Hiç
Elbette böyle yorumlar yapacağım. Sen artık şu saçma sapan orgazm durumundan kendini kurtar.
Bir sürü zihinsel mastürbasyon yöntemi var canım. Bilimsel mastürbasyon, felsefi mastürbasyon, psikolojik mastürbasyon.
Sen illede ırkçılıkla orgazm olacağım diyorsun. Ben de demeye çalışıyorum ki artık gerçeklerle ilişki kurmaya başlasan.
Bir taraftan türk türk türk sesleri bir taraftan kendi ülkende yaşayan ve farklı seçimleri olan insanları dışlamak, sapıklıkla etiketlemek..
Burada içinde ki ilkeli davranış olarak sergileyemeyebilirsin, sanal çünkü ancaaak kurduğun cümleler, kullandığın sözcükler ve yaptığın vurgular gerçekte nasıl davranış sergileyeceğini aşikar ederler. Çık o paranoyadan, kendine zarar veriyorsun, yetmiyor etrafa zarar veriyorsun. Ama olmaz ki, tü kaka dediğin insanlarda türk. Yüzleş bununla. İşte bu yüzden sen daha çocuksun, öyle saf ve temiz bir çocukluk değil bu, tehlikel bir çocukluk. Kurtul sana öğretilenlerin etkilerinden, belkide yalanlarla yaşıyorsun..
Sen tam kafayı yemişsin!
Sen tam kafayı yemişsin! Depremden kurtulmuş Türk bebeğine bile ırkçılık yaftası asıyorsun!
!
Hiç
Dönelim sana ufaklık. Ha ha ha. Çok ucuz bir politika bu. Bebekle bir ilgisi olduğunu kanıtla bakalım,ama o bebek sen isen evet sen ırkçı bir bebeksin. Zihninin çok küçük bir bölümünü kullanabilen ve büyük bölümünü böyle provakatif art niyet doğrultusunda kullanan zararlı bir varlık halindesin.
Oportünistlik budur ve bu zihniyet bu ülkede insanları yıllarca birbirine düşman etmiştir. Ne türk olmakla bir ilginiz var sizin ne de insan olmakla. Burada ki bir çok yazını okudum. Siteye saygı gösterilerek kabuledilmişsin. İnsanlar seni dikkate almış, saygı duymuş ve paylaşmaya çalışmış. Sen ya dalga geçmişsin ya da provakasyon yapmışsın. Arlanmamış ve uslanmamışsın hala devam ettiriyorsun. Dikkat çekmek ve önemsenmek istiyorsun anlaşılan fakat bunun yolu buradan geçmez, saygı duyulmasını talep ediyorsan önce saygılı olacaksın, saygıyı öğreneceksin. Hani hiç öğretilmeyen, gösterilmeyen saygıyı. Burada gösterildiği halde dalga geçtiğin, aşalığadığın saygıyı. Sen hiç dönüp yazışmalarına bakıyormusun tekrardan. Kendini sorguluyormusun? Hayır tek amacın ve derdin ırkçı, faşist, fanatik milliyetçi tutmunu bir şekilde sergileyip insanları rahatsız etmek. Burada bilgisi yeter düzeyde olan, saygılı, anlayışlı, düzeyli ve olgun bir sürü insan var ancak senin amacın öğrenmek olmadığı için ve aklını doğru kullanamadığın için olanla yetinip, verilenle, öğretilenle yetinip bildiğin sularda yüzüyorsun.
Eğer sahiden milletini ve ülkesini seven biri olsan okur, araştırır ve öğrenirsin, kendini geliştirirsin ki topluma faydalı insan olasın. Fakay böyle bir çaba içinde değilsin, sadece dayatmak ve reklam yapmak ve provake etmek amacındasın, sonra bunu yaptığın kişilerde 'kahrolsun türkler' vs de demiyorlar. Ama ben diyorum senin anladığın türklülk kahrolsun. Peki derdin ne? Ne yapmaya çalışıyorsun? Sen ne yaptığını biliyormusun? Hayır sadece orgazm oluyorsun, ne duyarlılık sahibisin ne de sağduyu. Boş bir çuval gibi yığılmışsın kendi tatmin zeminine.
Sizler bu ülkenin düşmanlarısınız. Çünkü cehalet bir toplumun ilerlemesinin önünde ki en büyük engeldir ve sen o cehaletin sembolü olarak yaşıyorsun. Irkçılık ve yobazlıkla savaşıp toplumunu ve insanını yüceltmektense ırkçılık ve yobazlığa sarılıp hem kendini hem kültürünü hem de toplumunu aşağılıyorsun. Şu durumda sen aslında ülkeni sevmiyorsun.
Sen neyi ne için yaptığını bile bilmeyen son derece kontrolsüz bir insanın. Ve zararlısın. Bu toplumun kamburusun..
Düşman İstanbul'u böyle
Düşman İstanbul'u böyle işgal edecek
20 Ocak 2010 Çarşamba 16:55
İstanbul depremini bekleyen bir şehir. Ama sadece deprem olsa iyi... Olası bir öngörüye göre o anda Türkiye işgal edilecek.
SON DAKİKA
Haiti'yi yıkan depremi bahane bilen Amerika "yardım adı altında" ülkeyi işgale başladı... Obama, Haiti'ye silahlı 11 bin Amerikan askeri çıkartıyor...
İşte bu tablo bir zamanlar bize çok uçuk gelen Prof. Celal Şengör'ün tezini hatırlattı... Celal Şengör de olası bir büyük depremde İstanbul'un yabancı güçler tarafından işgal edilebileceğini söylemişti. Kimseler takmamıştı ama Haiti'de o uçuk senaryo devreye girdi.
OLASI BİR DEPREMDE YABANCILAR İSTANBUL'U İŞGAL EDECEK
Böyle bir senaryo uçuk gibi görünüyor ama Haiti'nin başına gelenler bir çok kişinin aklına Prof. Şengör'ün uyarısını getirdi. Fatih Altaylı'da o uyarıyı hatırlatan kişi oldu;
(...) Ve ABD, Haiti'ye el koyma noktasında. "İnsani yardım ve kargaşaya son verme" gerekçesiyle 11 bin askerini adaya yolluyor. 11 bin silahlı askerini.
Çok açık bir işgal aslında.
Haiti manzarasını görüp gelişmeleri izleyince aklıma gelen isim Prof. Dr. Celal Şengör oldu.
1999 Gölcük Depremi'nin ardından herkes olası İstanbul depremini konuşuyordu.
Prof. Celal Şengör bambaşka bir şey söyledi.
"Eğer İstanbul depremi için önlem almazsak, İstanbul'da olacak bir depremden sonra Türkiye'nin rejimi ve daha ötesi bağımsızlığı tehlikeye girer.
Ortaya çıkacak kargaşa sonrasında yabancı güçler gelip Türkiye'yi işgal eder. Türkiye Cumhuriyeti sona erer" dedi
Sadece Şengör değil, Vatan yazarı Mine Kırıkkanat'da Bir Gün Gece kitabında benzer bir senaryoyu dile getirmişti. Kırıkkanat'ı o kitabı şimdi Fransızlar'ın Haiti için açtığı blogda büyük ilgi görüyor.
Romanın Fransızcasını (**) okuyan TV5 Monde’un Yazı İşleri Müdürü, Mine Kırıkkanat'ı arıyor ve “Sen bir kâhinsin!” diyerek; “Haiti’ye çıkarma yapan ağır silahlı Çin ve Amerikan ordusunu görünce, İstanbul’da olacaklara dair öngörülerinin gerçeği yansıttığını anladım" diyor...
Mine Kırıkkanat bugünkü köşe yazısında ABD'nin Haiti'yi işgaline dikkat çekiyor ve şunları not düşüyor;
“Ben söylemiştim!” demekten nefret ederim, fakat bu kez, Haiti’de olup bitenler ve bundan sonra olacaklar İstanbul depreminden sonra Türkiye'nin başına geleceklerin bire bir doğrulanması...
Haiti, 9 milyon nüfusuyla İstanbul’dan bile küçük bir ülke. Ne var ki, daha dün Vatan Gazetesi’nde Alman bilimcilerin, “zararı inanılmaz boyutlarda 3 deprem olacak,” dedikleri koca İstanbul, kıyaslanmaz zenginliğine rağmen, Haiti’den daha sağlam çıkmayacak, deprem sırasında aynı yıkım, sonrasında aynı sahneler, aynı talan ve yağma, daha büyük çapta yaşanacak.
Ve bugün Haiti devleti nasıl çöktüyse, nasıl rakip yabancı devletlerin bir nüfuz savaşı alanına dönüştüyse, Türkiye de bir Marmara depreminin altında kalacak, belki de bağımsızlığını yitirecek.
internethaber
Kutadgu
Bu saçmasapan bilgilerden ve alıntılardan yeterince sıkıldık.
Üstelik Yabancı'nın yorumlarını dahil siteye attığın hiçbirşeyi okumadığını düşünüyorum.
Haa bu arada haberin olsun bu ırkçı yorumları biz de artık okumuyoruz.
Ayıp ayıp! Evrimci Celal
Ayıp ayıp! Evrimci Celal Hoca'ya da mı inanmıyorsun?
Sizin yorumlarınız zaten kilişeleşmiş, ne yazılırsa yazılsın ırkçı oluyor. Gazetelerdeki her haber ırkçı sizce.
Bu suçlama artık hoşlanmadığınız har habere karşı otomatik olarak aynı tepkiye yol açıyor.
Gazetelerdeki ırkçı
Gazetelerdeki ırkçı yorumları biz mi taşı dedik?
İçlerinden ne kadar abuğu var buraya taşıyıp "her habere karşı otomatik tavır alıyorsunuz" demen oldukça sarsıcı! Psikolojik bir problem var evet...
Nasıl ırkçı yorum
Nasıl ırkçı yorum oluyormuş bu haber arkadaşım? Anlatırmısın bana?
Prof. Celal Şengör veya haberde geçen diğer kişiler ırkçı mı?
Amerika'nın Haitiyi işgali ırkçı değil sana göre heralde? Sen Amerikalı mısın? Amerika'nın avukatı mısın?
şiraze diyorum...ne de
şiraze diyorum...ne de gerekli bir şeydir...kendi üretimleriniz kutadgu..nedir bu? tamam tüm dünya türk..eee noldu? ne sorununuz var eskimoyla baltimoredaki adamla ben de bunu anlamadım.
Hırs yaptı:)
Hırs yaptı:)
!
Hiç
Amerikanın haitiyi işgalinin ırkçı bir durum olmasına karşı duyarsızsın mı diyorsun yani?
Heey ufaklık sorun zaten ırkçılık ve senin bu konuda ki faşizan tutmun. Önce yurdumda ki ırkçılığı temizleyelim sonra amerikaya geçeriz.
Hala at sırtında ve çadırda yaşamaya devam edecekmisin?
Bu kadar sevgin varsa ülkene karşı şu yobazların, aşırı milliyetçilerin yedikleri nanelerin haberlerini ekleyebilirsin mesela. Sen ise ısrarla aynı haltı yiyorsun.
Bu haberleri niye buraya ekliyorsun? Biz haber takip etmiyormuyuz yani, sen bu sitenin gazetecisimisin? Nedir yani? Ne bu ''bakın bakın bende bu haberi okudum' şeklinde çocukça haller. Yahu senin algılama sorunun mu var? Herkesin ulaşabileceği ve okuyabileceği haberleri adeta gizli belgelermiş gibi sunmanın mantığı nedir? Şimdi sonuç ırkçılıktan başka ve bunu bir şekilde sergileyecek malzeme yapmaktan başka nedir?
Duyarlılık mı? Değil. Duyarlılık olsa haberle ilgili üç beş cümle kurarsın. Peki neden kurmuyorsun, çünkü sepette bişey yok, boş yani.
Şimdi bu cehaletin adı mı türklük oluyor? Buna türk mü diyoruz biz? Hadi öğret bize.. Ülkede neler oluyor, doktorlar, işçiler ne zamandır eylem yapıyor, kadına şiddet, töre cinayetleri, sokaklardaki saldırgan insanlar vs vs bunlar neden ilgini çekmiyor ve bunlarla ilgili bir şeyler ekleyip ülkene, toplumuna duyduğun saygı gereği bunlarla ilgili eleştiri ve yorumlar yapmıyorsun? Çünkü sen gerçekten sadece bir salaksın. Seni yalnızca bunu için sabitlemişler bilgisayarın başına, bak senin görevin bu, provakasyon yapmak şeklinde.
Sana defalarca söyledim, oku, araştır. öğren, kendini geliştir ve faydalı bir insan ol diye, ülkenin buna ihtiyacı var diye. O beyin neden bu kadar engelli işliyor?
Haiti, yüzyıllar önce
Haiti, yüzyıllar önce köle ticaretinin ana üssü idi. Oradaki zenci nüfus bu kölelerin torunlarıdır. Fakat Haiti'de hiçbir ekonomik kaynak yoktur. Demirperdenin yıkılmasından önce Küba'nın bir tehdit olarak algılanması nedeniyle ABD nin oraya üslendiğini biliyoruz. Ve hala bildiğimiz tek gerçek bu... ABD nin işgal ettiğini bilmiyoruz mesela eğer öyle olsaydı TÜRKİYE'de üsleri bulunan ABD için bizim ülkeyi de işgal etmiş dememiz gerekirdi (aslında demeliyiz belki) Kısaca ABD nin Haiti'den bir kaynak çıkarması ve sömürmesi mümkün değildir. Olsa olsa stratejik üs olarak kullanabilir. Ki zaten üssü vardır. İşgal falan yoktur zira gereği yoktur.
Sen bunları bırak biraz ders çalış.
akıllıca
akıllıca agnostik...kutadgu sen niçin hiç bu ülkedeki üs ve üs teşebbüslerinden bahsetmezsin sahi? ya da ne bileyim nükleer enerjinin neden kabul edilemez olduğunu..vs..vs..çalış kutadgu...
"Sana defalarca söyledim,
"Sana defalarca söyledim, oku, araştır. öğren, kendini geliştir ve faydalı bir insan ol diye, ülkenin buna ihtiyacı var diye"
Yukarıdaki cümle sana ait yabancı. Bana karşı yazdığın bütün yazılarında da aynı nakaratı tekrarlıyorsun.
Tamam da benim anlamadığım sen ne dediğinin, ne yazdığının farkında mısın acaba? Bilgisayar başına geçmeden önce iki tek filan mı atıyorsun? kafan yerinde mi senin merak ediyorum gerçekten?
Yav benim yaptığım ne? Hem araştır oku, öğren diyorsun, ben de araştırıyorum, okuyorum ve yazıyorum. Sonra da niye yazdın bunu? biz bilmiyor muyuz sanki felan da filan da!:)) Irkçı da mırkçıda.
Haiti depreminden çıkan bir Türk bebeğinin haberini okumaya bile tahammülü olmayanlar insanlara ne demek lazım acaba? Bu haberin neresinde Türkçülük var? Siz Türk müsünüz kuzum? Amerikan ırkçılığı niye yapıyorsunuz?
Bir de kalkmiş ülkedeki sorunlardan bahsedip demogoji yapıyorsun! Benim işçilerle ilgili sosyal sorunlarla ilgili sayısız yazım var, onları hiç görmüyorsun tabi. Senin bir yazın var mı acaba bahsettiğin konularda? Ben söyliyeyeim senin yerine HİÇ!
Sen hakaret etmeye devam et. Başka bir şey yapmıyorsun zaten. Birileri provakasyon amaçlı kiralamış seni buraya.
Yazılarımı
Yazılarımı okumadığınız belli oluyor! Hemen altına yorumları döşeniyorsunuz.
!
Hiç
Hah açık da vermiş, tamam şimdi saldırabilirim vs vs.:)))
Daha çooook büyümen lazım senin.
Senin ırkçı tatminlerinden ve ötekinin islamik-obsesif takıntılarından sıra gelmedi. Ayrıca ne demeye gazeteden haber ekleyip yorumsuz yorumsuz reklamımı yapayım ki. Böyle bir hobisi olan sensin. Bende diyorum hiç olmazsa objektif bir yurttan sesler şeklinde olsun. Hah sen o objektiviteyi nasıl ikame edeceksin onu düşün işte.
Yeni yorum gönder