durum

gamaro kullanıcısının resmi

Sitenin üzerine sessiz bir gerginlik çöktü sanki.

Bana mı öyle geliyor, yoksa herkes ben biraz sakinleşeyim diyerek başka bir yerlere mi gitti?:-)

Senin oyun: None Ortalama: 4.5 (2 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Bir gurup arıyla sineği

Bir gurup arıyla sineği bir şişeye koyuyorlar. Şişenin taban
tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru
yerleştiriyorlar. Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşüyorlar.
Ama şişenin tabanı cam ve onların da yabancısı olduğu bir madde
olduğundan çıkmayı başaramıyorlar. Bu arada sinekler, şişenin ağzına
doluşuyorlar ve karanlıkta dışarı çıkıp kayboluyorlar. Ağzı açık olan
şişeden karanlık tarafa doğru tek bir arı bile gelmiyor. Camın önünde
ışığa doğru çabalarına devam ediyorlar… İnsanın aklına hemen
arıların akılsızca davrandıkları geliyor. Ancak daha derinlemesine
düşününce, karşımıza bir anıt gibi dikilen gerçek çok farklı oluyor.
Çok basit gelen bu deney beni oldukça düşündürdü. Arıların ne kadar
akıllı varlıklar olduğunu hepimiz biliyoruz. Sinekler ise malum
hayvanlar. Arılar ne kadar temizse adı üstünde, sinekler de o kadar
iğrençtirler. Arılardan korkarız bizi sokarlar diye ama, sineklerden
midemiz bulanır.
Evet, ışığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır
kuskusuz. Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyenlerdir. Ne tür
engel olursa olsun önlerinde, çabalarını sürdürenlerdir. Ve bu uğurda
da gerektiğinde ölebilenlerdir. Yürek, azim, sevgi, ilkeler,
dürüstlüktür bunu yaptıran. Kendine saygı, yasadığı topluma saygıdır.
Sinekler, karanlıkta sıvışan kaçaklardır. Karanlığa yürüyenlerdir.
Karanlık düşüncelerdir. Şişenin ağzının karanlığa bakmasının onlarca
hiç bir önemi yoktur . Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak varlıklardır.
SADECE Kendi yaşamları söz konusudur. Nerede yemek varsa, nerede rahat
yasayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler. Onlar
için karanlık olması önemli değildir açık ağızların.
Arıyı kovalamak isterseniz savaşır. Engellere aldırmaz. Amacı sadece
ışığa ulaşmaktır. İğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır. Ve
değerleri için ölür. Ama sinekler kaçarlar. Sonra yılışık yılışık
tekrar dönerler kovaladığınız yere. Yemeklerinize, kollarınızın üstüne
tünerler. Pis ayaklarıyla ezerler yaşadığımız her yeri.
Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakırlar. Oysa sinekler
her yere yumurtlar, her yerde ürerler. Onlar için yumurtalarını
bırakacakları yerin bile hiç önemi yoktur..

örnekte olduğu gibi, sinek gibi davranmayı kendilerine hayat ilkesi edinenlerin ömrü ne kadar olur bilinmez:)

Sinekler ve arılar

Bu anlatılan hikaye çok anlamlı. teşekkürler Masall (ama anlayana)

Kimi sinekleri örnek alır kimi arıları, bu tamamen tercih meselesi. Ama tüm bunları yaparken hayvanlar tarf tutmaz. bu doğaları gereğidir. İnsanlar arasında ise bu seçime dahil olan bir çok ilkel düşünüş tarzları dahil edilir. Ya daha yılışık olurlar, ya daha savaşçı...

Ve ben de şirinler köyüne

Ve ben de şirinler köyüne benzetiyorum burayı.

Şirin baba sonsuz.
mucit xenix
huysuz yabancı
şirine rinda
somurtkan oikos ve marrseh
hayalci ebubekir
gözlüklü kutadkubilig

mesele dönüp dolaşıp gargamel ve azman'a geliyor ki, kötüleri ve çirkinleri (ya da masall'ın ifadesiyle sinekleri diyelim) bir çırpıda söyleyivermek noktasında ben yine de çok rahat değilim, herkese sevgiler:-)

Ben kim, şirine kim?

Sorun şu ki ben hiçbir zaman şirin olmadım. Ama beni layık gördüğünüz için teşekkürler.

Gargamel Tosyalı

Gargamel Tosyalı olsun:)Şirin baba köyünü gargamelden korusun:)

Şirin Baba mı :)

Yok o kadar babacan değilim inanın.

e o zaman herkes kendini

e o zaman herkes kendini değerlendirme dışı bırakıp, diğer eşleştirmeleri yapsın gönlünce, benden bu kadar:-)

Tespit çok güzel. Hikaye

Tespit çok güzel. Hikaye de çok güzel. Konuyla alakalı yorumuna hak vermem kelde değil. Konudan bağımsız yorumlayınca başka bir şeyi hatırlattı bana.
Adamın biri anahtarlarını kaybetmiş. Sokak lambasının etrafında ararken, yanına gelen biri yardımcı olmak istemiş ve bayağı aramışlar, bulamamışlar. Sonra yardımcı olmak isteyen kimse, "sen anahtarları tam olarak nerede düşürdün" diye sorunca; diğeri, az ileride karanlık bir noktayı göstermiş. "Peki neden burada arıyorsun?" deyince; "Çünkü burası aydınlık" demiş.
Bazen, düşünce tarzımızı değiştirip, karanlık tarafa da bakmak faydalı olabilir. Zaten bu sorunlar, herkezin aydınlık tarafta olduğunu, arı olduğunu düşünmesinden kaynaklanıyor. Hakikat sürekli yer değiştiren bir şey olduğu için, onu nerede olduğunu bilmek istiyorsak açıkfikirli olmalıyız.
Star wars serisini farklı bir gözle incelediğimde, hep farklı şeyler hissedip, farklı bilgiler almışımdır.
Bir replik aklıma geldi şimdi. Genç Jedi şovalyesi Anakin SKYWALKER, eşinin muhtemel ölümünü önlemek için ne yapabileceğini düşünürken, Sith lordu Sidious bu zayıflığından faydalanarak, ölümü engellemenin bir yolunun olduğunu söyledi. Bunu bir Jedi'dan öğrenemeyeceğini de ekledi. Bunun doğru olup olmadığını öğrenmek için karanlık tarafa geçmemize gerek olmayabilir. En azından kontrol etmek amacıyla, farklı görüşleri anlamaya çalışmak, hem gerginliği azaltmamıza hem de gerçeği bulmamıza yardımcı olabilir. Onları sinek olarak görüp, ayırırsak, gerginliğin sonu gelmeyecektir diye düşünüyorum...

arı ve sinek meselesi

arılar da sinekler de yerin muhteşem yüzünün parçaları.. ikisinin de varlık sebepleri var. ikisinin de birbirine üstünlüğü yok. biri ışığın biri karanlığın işçisiymiş gibi görünse de (sizin kurgunuza göre devam ediyorum sadece) yine de yok birbirlerine üstünlükleri..
ışık işçisi olarak gördüğünüzün cam'ı delmek için uğraşması ne beyhudedir. neden kafasını başka yöne çevirmemiştir? ya da ışığa ulaşmak için kaçındığı karanlık aslında yol'a ulaşmasının yolu değil midir? ölmesi neye yaramıştır ya da kendini öldürmesinin kime ne faydası olmuştur? hedefi ışığa ulaşmaksa, ölümü seçmek bir vazgeçiş değil midir?
karanlığın işçisi diye nitelendirdiğiniz sinek, kişisel özelliklerinden daha fazla arınmış görünmüyor mu buradan bakınca? kendini önemsemiyor. karanlığın işçisi önemsemiyor ama ışığın işçisi gururundan ölüyor.
tuhaf....

Kabuletmiyorum:))

Ben de bu görünenin tersine aslında kaplumbağa sakinliğinde bir adamım.

Ama gelip beni ters çevirmeye çalışınca birileri, mizacı terkedebiliyorum:))

Ya da sinekler arsız arsız etrafta uçuşunca geriliyorum..

Ben en iyisi şu şirinler

Ben en iyisi şu şirinler köyü mezusunu ayrı bir forum olarak açayım, keyifli olacak gibi görünüyor:-)

herkese iyi geceler.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş