Gündeme vesvese çalanlar
Akif Beki (Radikal)
Kural,
kanun tanımayanların karşısına çıkanlar için, ‘Düzen bozuyorlar’ yaygarası koparacaksınız.
Kaos tertipleri karşısında hukukun hakimiyetini sağlayanlara, ‘Hukuksuz despot’ yaftası yapıştıracaksınız.
Darbecilere
‘Dur!’ ihtarı verenlere, ‘Karşı darbe’ kartı göstereceksiniz Islahat, tanzimat, tecdid, değişim… Her yeniliğin karşısına dikileceksiniz.
Her
ileri adım, her demokratik açılım, her hukuk reformu size rağmen gerçekleşecek.
Siz de
her seferinde ‘Gâvura gâvur diyemeyecek miyiz biz yahu!’ safsatasına sarılıp, yasakçılıktan şikayet edeceksiniz, baskı ve istibdattan dem vuracaksınız.
Sizden ala kalem erbabı, sizden büyük aydın olmaz o zaman.
Bu mudur?
Gazeteci,
şeytandan rol çalan; aydın da iblise külahını ters giydiren midir?
Sormak, sorgulamak, şüphe duymak elhak mesleğin ön şartı…
Fakat amaç, gerçeğin peşine düşmekten başka olmamak kaydıyla!
Ortaya
çıktıktan sonra hâlâ gerçeği beğenmemek gibi bir lüksü olabilir mi gazetecinin?
Aydın tavrı,
sufli amaçları örten ulvi bir maske olarak kullanılıyorsa, ne yapacağız?
Kötülük,
suret-i haktan gösteriyorsa kendini, ne edeceğiz?
Bin dereden su getirip gerçeği başka türlü göstermek, icat edilmiş yapay gündemleri boş bir silah gibi milletin kafasına dayamak da neyin nesidir?
Gündemi vesveseyle mayalayanların sesleri çok çıkıyor bu aralar.
Nasrettin Hoca’nın ‘Ya tutarsa’ hesabı…
Tutarsa, kurduğunuz saadet zincirinin ömrü uzar, yeni birkaç halka eklenir…
Peki ya tutmazsa?
Zincir kopar,
ayrı bir köşeye saçılır her bir halkanız.
Ve dahi emin olunuz ki, Hoca’nın göle çaldığı yoğurt ne kadar maya tutmuşsa, sizin vesveseler de o kadar muvaffak olur!
“Memleket yönetilemiyor” diyorsunuz…
“Bizi susturuyorlar” diye ağlaşıp duruyorsunuz mütemadiyen…
Neye zemin hazırlıyorsunuz?
Sizin saadet zinciriniz bile çoktan bozulmuş olurdu memlekette düzen nizam kalmamış olsa, farkında mısınız?
Maşaallah, hâlâ herkesten çok çıkıyor sesiniz.
Avaz
avaz bağırırken bile susturulmaktan şikâyet ediyorsunuz.
Bu çıkan sesler sizin değil mi yoksa?
Ne yaman çelişkidir bu!
Elleri
Başbakan Menderes’in yakasına yapışmışken ‘Özgürlük istiyoruz’ sloganları atan genç Baykal’lar gibisiniz.
Konuşuyorsunuz ya, daha ne!…
Söyleyin de bilelim.
Ne yazmak, ne konuşmak istediniz de mani olundu size?
Yoksa…
Yoksa siz, sakın sizden farklı düşünenler üzerinde ters psikoloji baskısı kurmak istiyor olmayasınız?
Şu
ellerinizi başkalarının boğazından çekin bir…
Hakikatin
Türkiye’deki tek yetkili bayii siz misiniz ki…
Az
durun hele, biraz da bizleri sustursunlar, bari iki kelam etme fırsatı bulalım arada.
***
Aranızda,
şeytani vesveselere kanıp peşinden giden iyi niyetliler varsa eğer…
Dostane şunu salık veriyorum onlara;
Ola ki,
hep dışarıda, başkalarında aradığınız yanlışlık sizdedir…
Bir kez de kendi kafanızı sorgulayın, doğru bildiklerinizden şüphe duyun.
Ya yanılıyorsanız?…
Denemekten ne çıkar!
----------------------------------------------------
----------------------------------------------------
Ahmet Altan (Taraf)
AKP basına baskı yapıyormuş, sivil vesayet varmış.
Öyle mi?
Sanırım,
AKP’nin bu büyük baskısı yüzünden sizin gazeteleriniz Dağlıca baskınlarıyla, Aktütün baskınlarıyla hiç ilgilenmedi.
Herhalde,
Ergenekon soruşturmasını görmemeniz ve sulandırmanız için size AKP baskı yapıyor.
AKP’den
çok korktuğunuz için bulunan cephaneliklerle, suikastlarla, andıçlarla, belgelerle pek ilgilenemiyorsunuz.
Sizi AKP
geceleyin köşe başlarında yakalayıp çok mu korkutuyor, onun için mi Ergenekon konusundan bu kadar çekiniyor,
onun için mi cuntalardan söz edemiyor, onun için mi Kafes planını görmemek için gazete sayfalarıyla televizyon ekranlarında o kadar çok kıvranıyor, kıvrılmaktan mafsallarınızı aşındırıyorsunuz?
Koç
Müzesi’ne yerleştirilen bombayı koyanları görmemeniz için AKP mi sıkıştırdı sizi?
Şu
bizim önceki gün belgelerini yayımladığımız Reşadiye baskınıyla ilgili kuşkuları dile getirmenizi, birinci sayfalara, ekranlara taşımanızı o “sivil vesayetçi” AKP mi önledi?
Siz
“Reşadiye vesayeti” altında mısınız?
Sizi
susturuyor mu AKP, sizi konuşturmuyor mu?
Siz aslında
darbe planlarına,
andıçlara,
suikastlara,
karargâh evlerine,
gizli cephaneliklere,
fişlemelere çok karşısınız da
AKP’den korktuğunuz için mi o güzel sesiniz bir türlü bizlere ulaşamıyor?
Vah canlarım, vah yavrularım.
Ay
nasıl korkutmuş bu kötü AKP sizi,
sizi nasıl Kafes vesayetine,
andıç vesayetine,
Reşadiye vesayetine sokmuş?
Siz halbuki
çok demokratsınız değil mi,
askerî vesayete karşısınız değil mi,
hatta belki solcusunuz değil mi,
ah şu gözü kör olasıca AKP olmasa siz bu darbe planları hakkında neler neler söylersiniz değil mi?
Sivil vesayet
insanı böyle yapar işte benim tatlı bülbüllerim.
Şakımak ister de şakıyamazsınız.
Ama
bir de şöyle düşünün.
Ya bu
AKP de olmasaydı neyin arkasına saklanacaktınız?
AKP’yi önünüzden çekiverseler gerçek yüzünüzle siz kalabalıkların önüne nasıl çıkacaktınız?
slm.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 769 defa okundu

Sibel Atasoy
Yeni yorum gönder