'' OL '' mak

Tarifsiz Renklerle bezenmiş sonsuz senfoni,

Ritmi Meleklerin kanat çırpışı sanki ,

Yürek atışı gibi,

'Sessizliğin sesi,'

O yürek 'ben' lerde atıyor,

Gel görki Benlik yürekte erimedikçe ,

..........................................Duyulmuyor!!!

'Öz söz göz ' BİR olmadıkça,

.......................................Erimiyor,,

Tek 'bir hece' ..BÜTÜN ŞARKI!!!

Üstelik, .................................

Var oluş anından, Sonsuza kadar hep aynı,

''OL'' , ''OL'' , ''OL'',...................

.....................................................

Sessizliğin sesi çıınlıyor duvarlarda,

Yüreğimin, her bir hücremin duvarlarından,

taşıyor, akıyor hayata....

Hem çok zor, hem çok kolay, ve hemde çoook zor

Ol ki ol, OL ki OL!!!

Tam tam sesleri gibi,

Yürek atışı gibi,

Meleklerin kanat çırpışı gibi...

Duyan Duyuyor.....

100.5 e :) ayarlı kulaklar.. 3 boyutluya uyumlu gözlerim

Sonsuzluğun yolunu öylece gözlerim..

Gülümserim,

Bilirim (!)

O..Bilincin kendi,

O Müthişşş zeka o herşey olan , ben ondan bir cüz..

Günde bilmem kaç kez defalarca unuttuğum bu his..

Ben Oyum.. Bir'im sözlerim,....

Laf ola beri gelelerim

Ayağımı suya bassam, batanımmm :)))

.........................

Yürekte yaşamadıkça laf kime..

O laf ki inmedikçe yüreğe,

, ...

Özüm bir yerde,gözüm bir yerde sözüm bir yerde

Dağılırrr giderim..ve sorarım Bennnn Kimim???

Ve bir an Içime dönerim..

İşte o an gerçekten bilirim,

Bilirim ya :)

Hiç bir şey bilmediğimi!!!

Ve en baştada bildiğimi bilmediğimi bilebilecek kadar bile bildiğimde,

Hiiiiç bilmediğimi...

Ve gülümserim,

Ve her nasılsa, kendime karşı dürüst olduğum o an, BİR oluruz ''O'' nunla:)

Güleriz halime beraberce.....

Ve Bilirim gerçekten, ''Benin kendine bile dürüst olamayabileceğini''...

Ve ''O''nun benim NE olduğumu benden bile daha iyi bildiğini..

...................

Sonra; herbirine sonsuz saygı duyduğum o yollar...Bu kadar apaçık bütün oklar, ''O''nu gösterirken

Bunca ayrılığa şaşarım.......

Ve Işte o zamanlar yabancı gibi hissederim, Annemin karnından beri bildiğim yegane (!) dünyamda.. ...

İbadete şaşarım şekli olupta ruhu olmayan ibadete.. Özde sözde gözde olmadan olana, güç teslimine..

Cennet vaadi ve cehennem korkusu ile vicdanın tohumlarını eken yüce dinlere hayranlığımı saklayamam.. AMA

''Vicdan sahibi olmak bile yeterken o sayfaları kapatmaya!!!!!!...''

Neden hala insanlar???? O nu yüreklerinde aramaz şaşarım...

Kör gözlerle okuyana, yüreğine dokunmadan inanana.... şaşarım.... Doğrunun, neye göre doğru olduğuna, yanlışa as 'neye göre'??? Aslında doğru ile yanlışın varlığına şaşarım.. Eline doğduğum dünyayı anlamakta zorlanırım....

'O' , O çoook zeki oluşum, O herşey olan, bütünün kendi yani Evren;

Kitapların, Yol göstericilerin, sözlerin, imaların en dışına koymuş kendi yasalarını,

Her bir varlık Için..Hayatın kendi olan O ışıklı yolla, Apaçık...

Sessizce, Ve tek gerçek olarak

Iki tarafı zımpara kağıdı gibi ve her bir yanı aynalı ORTASI IŞIK olan yol beni bana anlatan...

Vicdan terazimi özgür irademe bağlamış, ağırlığımı NE yana versem, o yanda burnumu yontan... :)

'Tevekkül ile AK!! 'diyor sanki o yol, Peki beni duvarlara çarpan ve ayrılığı yaratan zihnim NE Işe yarar diye soruyorum..'zihnini yüreğinin hizmetine Ver diyor.' yol...Peki AMA insanlar dürüst değil diyorum..Burnum yontulurken bir ses 'sen kendine karşı dürüstmüsün' diyor..Ama ya 'sevgi' diyorum..Burnum öbür yakada yontulurken, ''gerçek sevgi, sevgiden başka her şeyin yokluğudur, hiçliğidir...diyor,o biliş ....Ve ekliyor, 'sen ışık yolunda aksaydın burnun burada bu yakada olmazdı:)) 'Ve bunun gibi nelercesi!!!

'Kimseye etmem şikayet.. Bana benden başka düşman mı var..:)) Ve Ondan başka yar...

Pekiya cennet diyorum??.. Ah Işte bunun çooook azda olsa kıyısından köşeciğinden kokusunu alıyorummm.. O yolun ortasındaki huzur var ya o huzur,,, Ve Işte bu o yolu çekilir kılan:)) ve o yol ki tam ortası, yüreciğim ile bir olduğunda, mucizeler(!) yolu olan......

Alıntı

Senin oyun: None Ortalama: 4.4 (7 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

"Bunca ayrılığa şaşarım.."

"...Bu kadar apaçık bütün oklar, ''O''nu gösterirken
Bunca ayrılığa şaşarım......."

Bütün mesele bu işte Venüscüğüm; "bir" olamamak, "bir" bakamamak.

Halbuki doğada her şey "bir".

Bu yüzden tüm yüzler bana tanıdık; hiç kimse yabancı değil; herkes can ve herkes ben.

Canlarım, biz biriz dimi?

Canlarım, biz biriz dimi? Ya bu ay ki ev kirama bi el atasanız da ödeseniz diyorum:)))

Masall

Evet canım, bir'iz tabii. Ama sen en zayıf halkasın.
Güçlenmen gerekiyor. :)) Sürekli halinden şikayet eden insanların karşısına, sürekli sorunlar çıkar, neden acaba ?

Venüs

Bilir kişi edasıyla sen güçlü halkasın, sen zayıf halkasın diye ahkam kesmeleriniz yok mu bayılıyorum:)))Acayip eğlendiriyorsunuz beni..kendisinde, guven hissi gelismemis yurdum insanı nasıl da belli ediyor kendini:)) ”Biz biriz ve bütünüz” imajı çizerek kendini iyi hissetme ihtiyacı duyanlar:))İşin en traji komik yanı da bu olsa gerek:)

evet sevgili venüs

Masall çok haklı canııımm :P
Sen neden böyle spiritüel spirütüel konuşursun yazarsın ki! aaa olur mu canıım ! Böyle nesnel düşünen genç hanımların yanında biz nasıl yorum yapıpta sen zayıf halkasın deme cesaretini gösterebiliriz ;)
Her ne kadar masall hanımın yazı ve yorumlarını okuma şerefine nail olamadıysakta BİR iz BÜTÜN üz mesajlarını nasıl verirsin. Küçük hanım BiR lik ve BÜTÜNLÜK' ü ev kirasını ödeyecek birini bulmak olarak anlıyorken (!!) senin OL mak başlıklı derin yazın doğrusu hiiçç olmadı venüscüm :)
BİR iz BÜTÜN üz diye yazılar yazıp kendini iyi hissetme durumlarına girersen sen daha çoookk nesnel olduğunu sanan zayıf halkalarla karşılaşırsın dostum. Ama yazın işe yaramış sevgili venüs, bak masallar güzeli küçük hanım çok eğlenmiş !
Bu arada bir de gönderme yapayım ;)
Canummm; dediğin doğru canım ! Dilim hem uzun hem de çatallıdır. Kusura bakma canu, dil uzatılması gereken yerlere sen kessen de uzatmaktan vazgeçmeyecem ;)

Mevla'yı bulacağım derken

Mevla'yı bulacağım derken Leylaya hava atma faslına takılmış sevgili halkacıklar:))Siz süper bi familyasınız.Alıntı bilgeliklerinizi yarıştırmaya devam:)))
cellincim,
Sen kilden bir hamur yap
İçine de kendini kat
Evir çevir hamuru
Kocaman bir yumak yap:)))) Süper bi kek tarifi oldu:)))))Halka oyunu oynarken yersiniz. afiyet olsun:)))

Masall

Haklısın özür dilerim. Amacım çok bilmişlik yapmak değildi sadece espiri yoluyla sana birşeyleri fark ettirmek ti o kadar.

Düşünmeni istediğim şeyi aslında cellin yazısında espirili bir şekilde çok güzel anlatmış. Savunmaya geçmek yerine kendine dönüp bunu biraz düşünmüş olsaydın, ne demek istediğimi o müthiş zekanla anlaya bilirdin. Pardon, anlamak için sadece akıl ve zeka yetmiyor, vicdan da olması gerekiyor. Belirtmek istedim. Tüm iyi niyetimle. İnana bilirsin.:))

OL mak

Sevgili venüs, okudukça içime sıcacık akan , beni rahatlatan ve evet söylemek istediğim bunlardı dedirten harika bir yazı alıntılamışsınız . Teşekkürler.

İbadete şaşarım şekli olupta ruhu olmayan ibadete.. Özde sözde gözde olmadan olana, güç teslimine..

Cennet vaadi ve cehennem korkusu ile vicdanın tohumlarını eken yüce dinlere hayranlığımı saklayamam.. AMA

''Vicdan sahibi olmak bile yeterken o sayfaları kapatmaya!!!!!!...''

Neden hala insanlar???? O nu yüreklerinde aramaz şaşarım...

İnsanlardaki cennet, cehennem, ibadet ve güç anlayışının evrimi ne güzel ifade edilmiş.Çok etkileyici ve hoş bir yazı omuş. Kaynağı biliniyorsa alıp bende başka sitelerde kullanmak isterim. Tabi sizin de izninizle ;)

Genç (zihinsel olarak tabi) arkadaşların sonuna kadar okumadıkları için neşeli !! yorumlar yaptıklarını ümit ediyorum.
Sevgili cellin'e gelince masall arkadaşımızın hatırlatmasıyla şiirini bulup bir kez daha zevkle okudum. Burası bir felsefe sitesi olduğuna göre keşke bu tür yazıların altına yorum yapanlar gülücüklerinden başka katkılarda da bulunabilseler. Canu'yu bilemem cellin ama şahsi fikrim sivri dillik sana yakışıyor. Eminim sevgili canu'da dürüst, samimi ve cesur uslubun için dilini sana bağışlayacaktır ;))

Sevgili adilenur, bu yazı

Sevgili adilenur, bu yazı Kozmik bilgilerin verildiği, benim de gerçek anlamda çok faydalandığım, çözemediğim bir çok soruların cevabını aldığım bir site den. Site ismi vermiyorum, çünkü, soru cevap şeklinde olan bir site idi ve yaklaşık iki yıl önce bilgi vermeyi durdurdu. Soru, cavapların aralarına bir gönül coşması olarak sıkıştırılan bir çok yazıdan bir tanesidir bu yazı, yazının sahibi BEK rumuzuy la yazışan bir gönül insanı, gönül dostu.

Tabii ki yazıyı kullana bilirsin. Gönül insanlarının tek derdi bir çok gönüllere akmaktır. Bu yüzden BEK in '' Ben '' le işi olamaz, onun işi '' Biz '' le.

farketmek

Şimdi..
Kendini ele al.. Çünkü bu misalde sade sen varsın..
İsmin ve müsemman.. Aslında, bunların ikisi de aynı manaya gelir..
Ya, sana bir isim verilmiş; ya da, sen bir isim almışsın..
Mahmud, adını almışsın; ya da sana Mahmud adı konmuş..
Halbuki sen, kendi adını Muhammed biliyorsun..
Aradan bir zaman geçiyor..
İşbu zaman, uzundur, veya kısadır.. İkisi de farksız..
İşbu aradan geçen zamandan sonra anlıyorsun ve biliyorsun ki: İsmin Muhammed değil de, Mahmud imiş..
Şimdi n’oldu? .. Vücudunda bir değişiklik oldu mu? .
Hayır, hiçbir değişiklik olmadı..
Araya, sadece bir marifet oyunu girdi..
Ve sen, kendin elde ettiğin marifetinle, Muhammed ismi kalktı..
Ve sen: Mahmud oldun..
” Nasıl oldu bu iş? . “
Diyerek düşünmeye ne hacet? .. Şöyle oldu: Sen ancak Muhammed sandığın ismini özünden sildikten sonra oldu..
İşbu manadan, fena halinin de nasıl olduğunu anladın..

Şüphesiz fena hali, bir şeyin vücudunu ispattan sonra olur..
Yani: Zahirde kullanıldığı manadaki fena hali.
Ama, yukarıda anlatılan misalde fena hali öyle mi? .. Hiç de değil..
Zahirde alışılan manada bir fena halinin olması için, bir başkasının varlığı olmalı..
Bu, hiç yakışık alır mı? . Hem, hiç caiz mi? .
Şüphesiz; her kim yüce Allah’ın zatından gayri birine, bir varlık isbatlarsa.. müşrik olur..
Yani: Allah’a bir ortak bulmuş olur.
Halbuki, Allah-ü Taala, yücedir; sübhandır.. Çook çok büyüktür..

Yine, yukarıdaki misale dönelim..
Arada bir isim değişti.. Muhammed Mahmud oldu..
Ama, ne Mahmud’dan bir şey eksildi; ne de Muhammed’den..
Mahmud’dan bir kısılma, bir eksilme olmadı..
Sonra.. Muhammed de, Mahmud içinde bir yok değildi.. Fena bulmadı..
Sonra.. Onun içine de girmiş değildi.. Bir çıkış da olmadı..
Bir anlama sonunda, Muhammed eridi.. Silindi. Mahmud’un içine de girmedi..
Hulasa: Ortada, sadece bir mana değişmesi oldu..
Sonra.. Önce, Mahmud olan kimse.. kendisinin, Muhammed değil de; Mahmud olduğunu nasıl anladı dersiniz? ..
Kendi kendine anladı.. Muhammed ismi ile değil..
Çünkü, Muhammed yoktu..
Olmayan bir şeyle, olmakta olan bir şey nasıl anlaşılır? ..

Dikkatli olursan; yukarıdaki misalle pek çok şey elde edebilirsin..

Miratül irfan - Muhiddin ibn-i Arabi

Marutti, sen birşey

Marutti, sen birşey olamadıktan sonra, senden bir eksilme olmaz eee o halde bizleri eksiltmeye çalışman neden ? "Fena" halde olan sensin... Eksiklerini bizler üstünde gidermeye çalışıyorsun. Bildiğim kadarıyla bu yaptığın senin tanrın katında zaten şirktir zaten yasaktır.

Bıktım gerçekten bu mesih bozuntularından bıktım.

Şimdi

muhammed=allah, iktidarını hayata geçirebilmek için elbette, cahil dediğiniz, ki aslında o halk cahil filan değildi, bu cahil uydurması sizlerin, muhammedin yazdığı kitabı ve kurguladığı tanrı fikrini kabul ettirmek için uydurduğu koca bir yalandır. muhammed o insanlara insanca bir yaşam biçimi filan da sunmamışdır. Baskı, zulüm, işkence getirmiştir. Bütün islam ülkelerinde olduğu gibi sefalet ve vahşet getirmiştir. Yıllar boyunca o halkı yıldırmak için yalanlar ve kurgular üretmiştir. Kitabın o kadar uzun bir zamanda yazılmasının nedeni muhammedin karşılaştığı sorunlara getirmeye çalıştığı politik çözümlerdir. Kim ve kimler muhammedin iktidarını sorgulamaya çalışmışsa karşısına ayet dediğimiz ve allah kelamı denilen politik çözümlerle çıkmıştır. Kitap göklerden filan gelmemiştir, kanlı bir iktidar sürecinin planlı ve tasarlanmış insan yazmasıdır.

İnanmayanlara küfrederek, onları aşağılayarak ve zorlayarak hatta öldürerek, zulüm ederek uzun yıllar içinde yazılan bir kitabın yazarına ve kurgusuna tapmak putlara tapmaktan daha tehlikelidir.

Bu yazı nerden kimden

Bu yazı nerden kimden alınmış?
Pek birşey anlamadım ."cennet varmış yolun ortasında koku almış ol de olmuş" bu neki ?bİr ol iki ol hop üç ol :D
bu tip yazılarda ayet toparlaması gibi oluyor.OL yap et kokla duy işit nefes al nefes ver ...

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş