Hadi ne duruyorsun, öpsene kızı!
Kimi zaman yolda sokakta, ya da hayatın herhangi bir anında karşımıza çıkan bir görüntü bizi yerimize mıhlar ve o an zaman durur sanki. Eğer bir fotoğrafçı isek hiç düşünmeden deklanşöre basıverir ve akıp giden zamanın elinden o anı çekip alırız.
O kadar özel olur ki durduruvermek istediğimiz bazı görüntüler, işte o zaman o görüntütünün hiç bozulmamasını öyle çok isteriz ki... Hele yanımızda bir görüntü dondurma/fotograf makinesi yoksa, biraz sonra o görüntünün/enstantanenin kaybolacak olması düşüncesi bizi mahveder. Ve biz o enstantaneyi ömür boyu unutamadığımız gibi, o kareyi ölümsüzleştiremediğimiz için de kahroluruz.

Yıllar önce Hatay'dan Kilis'e giderken karşıma çıkan böyle bir görüntüyü ölümsüzleştiremediğim için hâlâ kahrolurum meselâ. Çamların arasından kıvrılarak akan yolda ilerlerken birden karşıma çıkan iki kaplumbağayı bu yüzden unutamıyorum. İki kaplumbağa asfalt yolun tam ortasında çiftleşiyordu bu unutamadığım görüntü içerisinde. Gerçi şimdiye dek pek çok kez kaplumbağaların çifleşmesini görmüştüm; ama bu başkaydı; çünkü sıradışı bir yerdeydi; sıradışı olan bir şey ise asla unutulmuyordu.
O kaplumbağaları çekebilseydimeğer, eminim ki ödül bile alırdı bu fotoğraf. Hele gazetelerde şu başlıklarla yayınlandığını düşünüsenize bir:
"Şimdi aşk zamanı!"
"Stop! Yolda aşk var!"
"Aşk her yerde."
Bunun kadar olmasa da, benzer bir görüntüyü de geçen hafta yaşadım. O görüntüyü de unutuabileceğimi hiç sanmıyorum:
Mecidiyeköy'den Taksim'e doğru yürürken, devasa bir akvaryum olarak gördüğüm İstanbul'un sokaklarındaki yaşamları, yaşamalanlarını, insanları gözlemliyordum. Yurdumuzun hemen bir çok şehrini, bir çok başka akvaryumlarını görmüş biri olarak bu İstanbul denen yer özellikle ilgimi çekiyordu. Burada bir çok yerdekinin aksine hayat statik değildi ve çok renkli, çok akışkandı.
Şaşkın şaşkın, biraz da aptalca yürürken işte o görüntüye rastladım. Akşamın alacakaranlığında, bir otobüs durağında karşıma çıkmıştı bu görüntü.
Kalabalığın arasında uzun boylu, kirli sakalları olan bir gençti görüntüme giren kişilerden biri. Yanında, kendisinden oldukça kısa olan yine genç bir kız vardı ve konuşuyorlardı. Ama bu enstantaneyi öne çıkartıp unutulmaz yapan ve geri kalan tüm kalabalığı silip görüntümden atmama neden olan ise küçük bir ayrıntıydı.
Sevgili oldukları her hallerinden anlaşılan bu görüntüde, genç kız başını alabildiğince geriye atmış, sevgilisinin gözlerinin içine bakıyordu. Delikanlı da aynı sevgi dolu bakışlarla kıza doğru hafifçe eğilmişti; eminim ki öpüşmek üzereydiler. İşte o anda yanımda makina olsaydı hiç düşünmeden deklanşöre basardım; üstelik belki alacağım tepkiye bile aldırmadan.
Bu görüntüyü belleğimdeki ölümsüz kareler arasına atan ise ne iki sevgilinin orada olması, ne de öpüşecekmiş gibi olmalarıydı; gençkızın başını alabildiğince, neredeyse boynu kırılacakmışçasına geriye atarak o gence bakmasıydı.
"Hadi ne duruyorsun, öpsene kızı!" diye haykırdım bu yüzden içimden.
Tüm ısrarlarıma rağmen yanlarından geçip gitmekte olduğum o birkaç saniye içinde öpüşmediler. Ama eminim ki bir başka yerde o genç beni duymuş ve öpmüştür kızı.
Yine de o görüntü her gözümün önünde geldğinde aynı sözcükler dökülür dudaklarımdan:
"Hadi, öpsene kızı!"
Bu yazı 15/12/2009 tarihinde Kaplumbağa tarafından yazılmıştır.
| Ek | Boyut |
|---|---|
| unforgetable kiss.jpg | 35.87 KB |
- Kaplumbağa ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 2518 defa okundu

Sibel Atasoy

Çok romantiksiniz Sn.
Çok romantiksiniz Sn. kaplumbağa ama o durumda bir durakta fotoğraf makinanızın olmaması sizin için şans olmuş. ÇÜnkü yurdum insanı tanıdığım kadarıyla ne öpüşenleri hoş görür ne de öpüşürken fotoğraf çekilmesine iyi bakar. verilmiş sadakanız varmış:)
Ama söylemek istediğinizi anladım. Romantik olmak güzel şey ;)
İnsanların tartışıp
İnsanların tartışıp kavga etmelerini görmektense, öpüşen
insanlar görmek çok daha güzel.
Barışcıl ve sevgi dolu ruhunu kutluyorum Kaplumbağa.:)
En güzeli
Ama en güzeli, tartışıp kavga ettikten sonra öpüşmesidir. :)
xenix
ilk öpüş
O öpüş; kaybetme duygusu ardından, rahat bir oh hissettiren bir öpüş; aslında sahte.
Bence ilk öpüş, en güzel öpüş. Bilinmeyen var, gizem var,
hatta kalbine dokunur dudaklar
bir anda yok olursun...
Anket açalım
En güzel öpüş, hangi öpüştür diye. :)
xenix
Ah evet, öpüşmek her yerde...
İster kaybetme duygusuyla olsun, isterse başka nedenlerle; öpüşmek her şekilde dünyanın en güzel şeyidir.
Öpüşmek, özgürlüğe açılan kapıdır; öpüşmek özgürlüğün eşiğidir.
Ama öyle gizli saklı değil, sevdiğinizi en olmadık yerde, yolda sokakta, aynı şemsiyenin altına sığınmış şekilde giderken, ya da bir bankta otururken, bir ağacın altında mesela... Adeta herkese, "Ne duruyorsunuz, öpüşsenize siz de!" dercesine her yerde... Ah evet, öpüşmek her yerde...
Salakça günler icat edenler niye "dünya öpüşme günü" de icat etmezler bilmem ki...
En kolaymış gibi olan öpüşmek niye bu kadar zordur insanlar için? Niye kapı arkalarına, duvar gerisine saklanır dünyanın belki de en masum bu sevgi gösterisi.
Ben bir şehrin özgürlüğünü ve hayat dolu olduğunu sokaklarında özgürce öpüşenlerine bakarak anlarım ancak.
Eğer kimi arkadaşlarımızın dediği gibi İstanbul'da öpüşme kültürü yoksa eğer, bir gün sevgilim olduğunda ben bu şehre bu kültürü getireceğim. Aha, yazıyorum şuraya!
Dünya Öpüşme günü
Dünya Öpüşme günü 2 Şubat
istanbul zamanı
Yorumunla çok güldürdün beni sevgili kaplumbağa,romantik olduğun kadar çılgınsın da :) Yanlız ne de özlemişiz yazılarını, aşk, öpüşmek derken içim sıcacık oldu, keşke can sıkıcı, negatif duygular içeren konular yerine, daha çok konuşulsa böylesi güzellikler..
Bakalım İstanbul daha neler yazdıracak.. Bilemiyorum 1970'lerde nasıldı acaba,o zamanlar bayanların çok daha kısa etekler giyebildiklerini ve rahatsız edilmediklerini biliyorum mesela..
Sevgili xenix, gerçekten eğlenceli bir anket konusu olabilir 'en güzel öpüş, hangi öpüştür' :) Bence ilk öpüşme unutulmaz,hele bir de o noktaya gelebilmek için çok beklendiyse, ama bir kavganın ardında gelen bir başka öpüşme de kızgınlıkla karışık bambaşka duygular yaşatabilir..Bir de ayrılık öpüşmeleri var tabii, eğer hala aşk varsa, unutmamak için, zihnine kazımak isterken, ne yazık ki mümkün değildir bu..
Bu arada anı dondurmak derken, belki zamanla duyguları da dondurup koyabileceğimiz birşeyler icat edilir,istediğimiz zaman çıkartıp raftan, yeniden yaşayabiliriz böylece.. Son dönemde filmlerde bol bol işlenen bir konu zaten.. Gerçi böyle bir hayat da nasıl olur ya, o da ayrı bir tartışma konusu?
Sevgiler
Erkekleri sokağa döken araştırma!
Bugün ünlü araştırma şirketi SALLA’nın “Kadınlar kendi paralarıyla aldıkları ilk ayakkabıyı hatırlarken ilk öpüştükleri erkeğin adını hatırlamıyor” açıklamasından sonra sokağa dökülen erkekler bu durumu protesto ettiler. Polisin dağılmaları yönündeki uyarılarına “Abi biz zaten dağılmış durumdayız. Siz neden bahsediyorsunuz? Yapabiliyorsanız bizi toparlayın.” şeklinde karşılık verdiler. Kadın Ayakkabıları İmalat Yan ve Orta Sanayi Birliğinin Genel Merkezine siyah çelenkler bırakan gruptakiler, adları hatırlanana kadar eylemlerini sürdürmeye kararlı olduklarını söylediler.

Basın açıklaması yapan grubun sözcüsü Nizamettin Repertuvar, “Çok şaşırdık. Olmaz olsun böyle hayat. Eskiden yoktu böyle şeyler. En azından haberimiz olmazdı. Erkekleri birlik olmaya çağırıyoruz. Kadınlar gitsin ayakkabılarını öpsünler. Bak onu hiç unutmazlar o zaman” dedi. Repertuvar’ın sözleri sık sık atılan “Gerçekten öpen unutmaz”, “Öpme öptükçe sıra sana gelecek”, “Ayakkabı, kuaför, elbise, işte slip işte” şeklindeki sloganlarla bölündü.
Muhabirimiz Orkut Murat Yılmaz’ın “Arkadaşlar, ben hatırlıyorum ilk öptüğüm kızı!” şeklinde bağırması üzerine grup kısa bir tereddüt yaşadı. Daha sonra bu tereddüdün sebebinin yoldan geçen bir grup üniversiteli kızın protestoculara öpücük göndermesi olduğu anlaşıldı. Muhabirimiz Orkut Murat Yılmaz’ın eylemcileri bırakıp kızların peşinden gitmesi nedeniyle eylemin sonunda neler olduğundan bizim de haberimiz yok. Yılmaz’a gelen tepkilerden en serti “Biz olsak aynısını yapardık” oldu.
http://www.neguzelhaber.com/
Kahrolsun öpüşme düşmanları!
Keşke eylemlerimiz hep böyle olsa ve insanlar öpüşmek uğruna eylemler yapsa.
Sokaklarında özgürce öpüşülemeyen bir kente hayır!
Kahrolsun öpüşme düşmanları!
Eylemini destekliyorum
Eylemini destekliyorum sevgili kaplumbağa :) Yürüyüş nerde olacak :)?
iyimiş
bulduğunuzu öpün garii .. kim kimi en çok öpecek ? ve de noolacak bu işin sonu:)))))
Öpüşmek güzeldir
Öpüşmek güzeldir, zarar gelmez. Keşke herkes öpüşebilse:)))) Dünya eminim ki daha güzelleşir.
bu haber gerçek mi? :)
İnanamıyorum, bu haber gerçek mi, bizim maço görünümlü Türk erkeklerinin (sözüm meclisten dışarı, burada zaten duygularını ifade etmeye çalışan insanlar olarak biraradayız da resme baksanıza..) öpüşmeyi içeren böylesi bir araştırma sonucunu protesto edebilecekleri, üstelik de elalem ne der, komşu görürse ne olur korkusu olmadan :)) Bizimkiler yapar çünkü düşünsenize, akşam komşusu Ahmet beye "sizi bugün haberlerde gördük, eşiniz Sevim Hn sizi uzun zamandır öpmüyo heralde" der..Eğer gerçekse büyük gelişme var demek ki; helal olsun!!
Sevgiler
Hakikaten, İstanbuldaki öpüşme kültürüne ne oldu ?
2003 ten beri İstanbullu olmama rağmen, sonunda "ahh neydi İstanbul'un o eski günleri" diyebileceğim bir konu çıktı. :)) Kendimi "eski İstanbullu" gibi hissettim. Başka yerleri geçtim, Taksim, Bakırköy, Kadıköy gibi Türkiye'nin özgürlük simgesi olan yerlerde bile, bırakın öpüşmeyi, neredeyse sarmaş dolaş çiftleri bile göremez/çok nadiren görür olduk. İnsanlar, köhne bir anadolu kasabasının baskısını mı hissediyorlar ? Sanmıyorum. Hükümetin muhafazakar reformları mı ? v.b. senaryo üretilebilir ama benim görüşümce; asıl etkili olan şey, insanların sevgi denince algıladıkları şeylerin değişmesi. Daha yüzeyselleşmesi, ete kemiğe bürünmesi olabilir. Bu da öpüşmenin, şehvetten çok, kalple alakalı bir şey olduğunun kanıtı olabilir. Eğer öyle olsaydı, şu anda her köşe başında, öpüşen bir çift görmemiz gerekirdi...
Bu arada, haberin eğlence
Bu arada, haberin eğlence amaçlı, fake haber olduğu anlaşılıyor. Felicita'nın bu güzel yorumu yapabilmek için, soru cümlesiyle başladığını sanıyorum. "Elalem ne der ?" bütün hayatımızı esir almış durumda. Her konuda olduğu gibi, bu konuda da istisnalar çıkabilir ama o istisnaların, resimde görülen şahıslar olabileceğine ihtimal vermiyorum :)
Yeni yorum gönder