Zor ama imkansiz degil

levinstayn kullanıcısının resmi

Bu bir duzen; ataerkil temellere dayali, kapitalist sistem. Ortada bir gercek var ki ‘adalet’i saglayanlar sistemin bir parcasi, ve amaclari ‘adalet’ saglamak degil, sistemin carklarini en verimli sekilde dondurerek kendi cikarlarinin adaletini korumak.
Ve sistem oyununu oyle etkil oynuyor ki, artik kadinlarin da beyinleri erkeklesmis; ama bu o kadinin erkekvari bi gorunum veya davranis icinde oldugu anlamina gelmez; o beyninde kabullenmistir erkegin daha ustun oldugunu, ataerkil duzeni benimsemistir. Ve bu hususta, boyle bir yapilanmadan kurtulmak icin verilen mucadeledeyi tabiki erkeklerin yurutmesini beklemek cok zor; cunku ne kadar gelismis olursa olsun; ego denen bir sey var, ve senden yana bir sistemden niye vazgecmek isteyesin ki? Ama bu durum, bu duygunun asla asilamayacagi anlamina gelmez; kadinlar ve erkekler en azindan dusunsel olarak kendilerini bu konuda gelistirdikleri ve okuduklari muddetce. Konu bir kadin-erkek mevzusu degil, sistem mevzusudur. Ama erkek egemenligi ve kadinin ikinci sinifligi konusu, sosyalist teoride bile asilamamistir ki uygulamaya gecirilebilmesi ancak belli asamalardan sonra deneyimlenecek bir olgudur.
Lakin, bu oyle bir yaman celiskidir ki, yakin tarihe baktigimizda ne yazik ki kadinlarin mucadelesini veren, cogu zaman erkekler olmustur. Halbuki boyle bir olusum icinde erkekler yalnizca destekci olabilir; ilk atesi yakanin da eylemi surdurenin de bizzat kadinlar olmasi gerekmektedir ki, bu icsel degisimin biraz da olsa yasandigini gosterir. Tabii ataerkil bir toplum icinde bu ne kadar kolay? Bunun bile olabilmesi icin sanirim bircok erkegin durumun farkinda ve en azindan destekcisi olmasi gerekiyor.

Senin oyun: None

Kadınlar adına verilecek

Kadınlar adına verilecek mücadeleyi çoğu kez erkeklerin yürütmesi belli bir eksikliğe işaret edebilir, ama bunun çok da hayati ve ölümcül bir eksiklik olduğuna inanmıyorum ben.

Tıpkı işçiler adına yürütülen mücadelenin özünü işçi olmayanların şekillendirmesinde bir yanlışlık görmediğim gibi..

Ya da sokak çocukları adına, sokakta yaşamak zorunda olmayan çocukların ( ve hatta çocuk bile olmayanların) mücadele etmesinde de bir yanlışlık olmadığı gibi..

Büyük kültürel devrimlere tanıklık edebilmek tarihi bir şanstır çoğu kez, nadiren yakalanır..Yine de herkesin herkesten alacağı şeyler vardır, utanıp sıkılmamak lazımdır..Daha önce de vermiştim örneğini, 100 metre erkekler dünya rekoru her zaman 100 metre kadınlar rekorundan daha iyi olacaktır.Ama aynı 100 metreyi milyonlarca erkekten daha hızlı koşacak milyonlarca kadın da her daim vardır, ve hep olacaktır.Bunun için başka gelişmiş ve yabancı kültürleri tanımak belki de çok faydalıdır..Mesela naçizane ben, 30 yaşından sonra beni yeniden EĞİTEN alman kadınlarına her zaman minnettar kalacağım..

Neo-Liberalizmin ne olduğu malum, kitle kültürü en ölümcül salgın..Yeniden çok tanrılı bir çağda yaşıyoruz dahası, hepsi birbirinin aynı pek çok tanrı..PİYASA-LAR işte canım, herşeyin ve herkesin büyük mimarı..Ama yaşamı özgürleştirmeye giden yol da malum , yani siyaset yapılacak illaki..mevzu siyasetin mevzusudur, yoksa sadece bilim bilmek ile hayat değişip gelişmez..

Ve herşeye rağmen kendi bireyselliğimizde yapabileceklerimiz..her insan, her kadın ve her erkek..hepsi de tek başına bir amaçtır..

Onun için yine söylüyorum işte;

Bütün kahramanca kostümlerini üzerinden atıp, önce içindeki korkak ve sakar adamı (ve kadını)tanımalıdır insan..Yaşadığınız yerde bunu yapamıyorsanız (ki zordur), mekan değişikliğinde fayda vardır..

Herkese sevgiler..

"otomatik portakal"'ı

"otomatik portakal"'ı düşünmeden geçemiyorum. İzleyenler bilir izlemeyenler için küçük bir bilgi: film, şiddetin insan doğasındaki varlığı, içeriği, ortaya çıkışı ve pratiği hakkında oldukça akılcı ve diyalektik sorular sunuyor insana. Temelde şiddet'e ilişkin düşüncelerim şunlar:

insanın potansiyel olarak şiddete eğilimli bir canlı olarak bir türü teşkil ettiği ancak şiddet eğiliminin sistemli, kontrollü ya da yarı güdümlü olaylar, düşünceler sonucu ortaya çıkabileceğidir. Melekler kadar iyi yavrunuzdan bir şiddet timsali yaratmanız onu sistemli güdümlemenizle ilgilidir.Bu deneye maruz kalacak hiçbir canlının şiddeti reddedeceğini düşünmüyorum.

Diyalektik aklın iyi olmak gereği kadar kötü de olabileceğinin bilgisini insan denen varlıkta sızıntıya kesinlikle engel olunması gereken bir nükleer gibi saklanması, baskılanması(içtepisel baskı, otokontrol vs) gerektiğini düşünüyorum. İtiraf etmem gerekirse oik0s'la az önce de sohbet ettik; ben şiddetin öznesinden çok(kadın, çocuk, erkek, hayvan) doğasıyla ilgileniyorum. Ataerkil'e yönelik yorumları da takip edip birşeyler yazarım.

şiddet-1

Sosyal yaptırımlar ve otorite gibi kontrol mekanizmaları devre dışı kaldığında, insan bir regresyon(gerileme)yaşar.Evrimsel kökleri en derinde olan (ve zaten bu nedenle superego tarafından sürekli baskılanmakta olan) "öz" kabından taşar..(Mesela, her büyük afetin ve kaosun ardından "yağmalama" olayları yaşanır..Pavlov'un köpekleri bile alır bundan nasibini..Kaldıkları yeri su basıp pek çoğu kafesinde boğulduktan sonra, hayatta kalanlar unutmuştur o güne kadar öğrendikleri tüm şartlı refleksleri)

Şiddet eğiliminin kişiye sistematik olarak "yüklenmesi" ,modern "yazılımımızın" alt satırlarında baskılanmış olan benzer bir özü taşırabilir, akabinde türlü türlü trajediler yaşanabilir..Bu bakımdan modern zamanların anne babaları da her zamançok dikkatli davramalıdırlar şüphesiz,hele ki çocukları önlerindeyse..

Ama bir de vahşi doğanın kendi kuralları vardır...Vahşi yaşamla tek başına ve yüz yüze kalmak, hayatta kalabilmek için her daim uyanık bulunmak..her çıtırtıyı ürkerek duymak..avlanmaya giderken avlanabilecek olmak..

Tüm bunlar da çoğu kez hiç bir ek ve sistematik yükleme gerktirmeksizin aynı özü taşırabilir..Kuralsız bir dünyada şiddetin de kuralsızca var olması, yaşama ait güçleri harekete geçirmek ve bu sayede kendi hayatta kalışını uzatmak anlamına gelir diye düşünüyorum..

Ve bana kalırsa, içinden binbir badireyi atlatarak geldiğimiz vahşi geçmişin alt bilincimizde bıraktığı yara izleri hiç bir zaman tam kabuk bağlamayacaktır...

şiddet-2

Ama tüm bunlar şiddetin meşrulaştırılması olarak anlaşılmamalıdır..

Madem ki o kadar da vahşi değildir artık dünyamız (en azından evimizden çıkıp işe giderken bir arslanın saldırısına uğramayacak kadar da olsa daha rahatız..ya da öyle böyle bir orman polisimiz var işte, çocuğumuzu parçalamak isteyen sırtlanları kovalaması için arayabileceğimiz)

..İşte bunun için, ne kadar kendi "özümüz" de olsa, içindeki şiddeti başka bir yere kanalize etmek zorundadır insan..Zaten Medeniyet de aslında bu değil midir?..sanat,yaratı,resim,müzik,mimari,spor..bence hiçbiri tesadüf değildir..hatta uzuneşek oynamak bile belki burdan gelir..(dahası hala şevişiyoruz keyifle ve fantazilerin en "şiddetlisi" de her bi daim içimizde,daha ne?:-)

Hoş.. Freud'un da dediği gibi, belki tüm psikonervozlar da gerçekten bu yüzden medeniyetin insanlığa ödettiği bedelllerdir aslında..Ama ödenemeyecek kadar ağır değil çok şükür..İnsan bunu tercih etmelidir..

"Sen ve ben bir'iz, kendimi incitmeden sana zarar veremem.."

Sanırım Mahatma Gandi'nin sözüydü..

Herkese sevgiler..

Su akar.. Kendini koruma ic

Su akar..
Kendini koruma ic gudusu olarak ortaya cikan 'siddet' cocuklugumuzdan itibaren kendini gosterir. Kardesimizle kavga etmemizin bile sebebi aslinda dis dunyadaki kavgalara hazirlanmak degil midir? Sonucta hepimiz modern dunyada da olsak hayatta kalma mucadelesi veriyoruz ve belki su anda bircok olayla basa cikmak ilkel caglardakilerden daha zor. Bir kaplan avini yakalamak icin takip eder, belki bir sure uzaktan izler veya saklanir; ama eninde sonunda bir firsat bulursa saldirir ve av da kacabilirse kacar, kurtulabilirse kurtulur. Ama gunumuzde insanlar icin kavgalar cogu zaman psikolojik temellli. Anne-babalarin cocuklarina hayatta daha az yara almalari icin bir sekilde bu psikolojik oyunlari da ogretmeleri gerekiyor.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><blink>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen sonucu yazınız.
8 + 10 =
Matematik işleminin sonucunu yazmalısınız. Örneğin 1+3, için 4