Bu sitede din tüccarı görmek istemiyorum

RedSonja kullanıcısının resmi

En başta site yöneticisine, sonra bu sitenin sürekli takipçisi ve emekçilerine bu mesajım.

Sürekli demokrasi, hukuk, adalet, insan hakları sözcüklerini kullanarak, antidemokrasinin, hukuksuzluğun, adaletsizliğin, hainliğin, bölücülüğün alasını yapan bir iktidarın eylemlerini her akşam tvlerde içimiz ezilerek izliyoruz. Artık demokrasi dendiğinde, antidemokrasiden, hukuk adalet dendiğinde, hukuksuzluktan, adaletsizlikten, insan hakları dendiğinde, vatanımızın teröristlere peşkeş çekildiğinden bahsedildiğini biliyoruz. Burada dini kullanıp, bize dini öğretmeye çalışanların da amacının din tüccarlığı olduğunu, Allah adına kimin cehennemlik kimin cennetlik olduğu konusunda ahkam kestiğini, burada duaları, ayetleri, hadisleri yazarak sözüm ona paylaşım adına dini propaganda yaptığını hepimiz biliyoruz.

Üzerlerindeki pislikleri, çamurları, sahtekarlıklarını, gözü dönmüş doymak bilmeyen açlıklarını temiz siyaset sözcükleri ile gizleyen, konuşma özgürlüğü olmayan bu ülkede, konuşma özgürlüğü paravanının arkasına sığınıp, bu ülkeyi ülke yapan Atatürk'ün kurduğu mecliste, bu ülkeyi bölecek faaliyetler içine giren, başka ülkelerde adına vatan hainliği denecek faaliyetler konusunda rahatça konuşup, aksini söyleyenleri içeri tıkan zihniyetin taktiğini kullanarak, bu sitede, konuşma özgürlüğü paravanının ardına saklanarak din tüccarlığı yapan ebubekir adlı şahsın bu sitede paylaşımlarda bulunmasına şiddetle karşıyım.

Bu sitede adil olmak adına, konuşma özgürlüğü adına bu tarz proganda amaçlı yazılara izin vermemeliyiz. İktidarın kullandığı taktiği kullanıyor ve tuzağa düşürülüyoruz.

Ebubekir denen şahsın, bu siteyi gördüğü, keşfettiği güne lanet olsun. Burası ne güzel temiz insanların buluştuğu, gerçekten temiz bir yerdi. Ama bugün girdiğimde gördüklerim beni cidden sinirlendirdi. Resmen kuran ayetleri ile dolmuş.
Ebubekir git başka bir forumda yaz. Senin gibi düşünenler arasında ol. Sen bu yazdıklarınla, bizim gibileri elma şekeri verir gibi kandıramazsın. Bu sitede senin yazılarını görmek istemiyorum! Bana sakın hak hukuk özgürlük safsatalarını söyleme. Çünkü burası bir şahıs sitesi ve istediğimize izin verir istemediğimize de vermeyiz. Seni ilgilendirmez. Birçok arkadaş da eminim ki benimle aynı düşüncededir. Ama biliyorum ki nezaketen, konuşma özgürlüğü adına vb nedenlerle karşı çıkamıyorlar. Ama buna izin vermeyin diyorum. Bu bir taktik başka da birşey değil. Ve açıkça söylüyorum bu şahsı bu sitede istemiyorum. YÖNETİME BU FORUMUN BİR KULLANICISI OLARAK BU ŞAHSI ŞİKAYET EDİYORUM! BU ŞAHSIN TACİZLERİNİ BURADA GÖRMEK İSTEMİYORUM!...

Ebubekir sana senin dualarınla dua edeceğim, bütün lanetleri okuyacağım. Cehennemde çatır çatır yanasın inşallah.

Senin oyun: None Ortalama: 3.3 (18 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Redsonja'ya katılıyorum.

Redsonja'ya katılıyorum. Sitenin siyasete alet edilmesi son derece düşündürücü ve ZEVKSİZ. Kendi siyasi ve dini düşüncelerini empoze etmeye çalışan bu tiplerden hazetmek olası değil. Siteyi takip eden biri olarak, bu sitede ayet, siyaset ve siyaset alıntısı makale görmek istemiyorum. Allahını ve partisini alıp gitsin birileri. Sürekli aynı şeyleri yazıp bunların fikir olduğunu söylemek psikolojisi bozuk bir söylemden başka birşey değildir. Eğer bizleri istemiyorsanız bunu açıkça belirtin. Zira ben siteyi artık takip etmek istemiyorum.

Ben de bu sitede Ebubekiri

Ben de bu sitede Ebubekiri görmek istemiyorum.Bu zihniyet yüzünde yeterince yara aldı bu Ülke!!
"Muhterem Milletime tavsiyem odur ki sinesinde yetiştirerek başının üstüne çıkaracağı adamların kanındaki ve vicdanındaki temel mayayı çok iyi analiz etmek dikkatinden bir an bile vazgeçmesin."
M.Kemal Atatürk

ebubekirin cevabı

ebubekirin cevabını görür gibiyim.

"Sozde laik+cumhuriyetcilerin konusmama izin vermeyen,
sitenin her yerini ayet doldurmama izin vermeyen,
her fırsatta ataturku ve cumhuriyeti karalamama izin vermeyen,
bu ulkede yasamadagim halde, uzaktan ahkam kesip atıp tutmama izin vermeyen,
taraf gazetesinin ve ahmet altanın yazılarına kopyalamama izin vermeyen,
vahyi eskik,yarım yazmama izin vermeyen...
vs vs... yapmama izin vermeyen
sozde demokratik zihniyeti kiniyorum.
slm"

Gibi bir şey olabilir.

xenix

ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

Ey Türk Gençliği !
Birinci vazifen, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün istiklal ve cumhuriyetini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezhür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle techit edebilirler. Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk İstikbalinin Evladı !

İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurmaktır ! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

Mustafa Kemal ATATÜRK

________________________________________________________
Valla bu durum ancak bu kadar açık, net ve tam anlamıyla ifade edilebilirdi.

Saygılarımla

Ebubekir İslamı savunur

Ebubekir İslamı savunur gibi yapıp, aslında İslama zarar veriyor! İslam bu değil.

Atatürk'ün Gençliğe hitabesi de aynen gerçek oldu! Bunda bir şüphe yok. AKP'nin Ilımlı İslamına hayır!

http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm

Bütün arkadaşlarıma

Bütün arkadaşlarıma katılıyorum.Ebubekir'i bende burada görmek istemiyorum.

aynen..

^^Aynen katılıyorum..

her kim olursa olsun bu

her kim olursa olsun bu tavır gerçekten hoş değil Karşıdaki ne yaparsa yapsın kendi isteğiyle yaptıklarından vazgeçmesse diğer durumlar zorbalık olur.Kaldıki nederseniz deyin ama şu tavrı düşünce özgürlüğü bağlamında nasıl değerlendirmeliyiz.Sonuçta ebubekirin öyle alenen bir hakareti mevcut değil.Düşüncelerini , düşünce ile def edebiliyorsanız ancak öyle haklı olabilirsiniz

linç kampanyası mı başlatıldı :))

ebubekirin yazdıklarının doğruluğu tartışılır..islam adına yaptığı yanlışlarda gayet açık net..kimse kafasına göre dinin bir kısmını alıp bir kısmını atamaz..yalnız daha ilginç olan onun burda dini yanlış tanıtması mı yoksa ayet hadis yazmasımı birilerini rahatsız eden!!

"burada duaları, ayetleri, hadisleri yazarak sözüm ona paylaşım adına dini propaganda yaptığını hepimiz biliyoruz. "

bu sitede din tüccarlarını bende görmek istemiyorum..hele inanmadığı din adına ahkam kesen insanları hiç istemiyorum ..ne ilginçtir ki şu ana kadar din adına her türlü hezeyanları okuduk ,bilen bilmeyen herkes yorum yaptı ama birdenbire ebubekir siteden istemeyiz laflarıyla ,hemde sitenin şahsa ait olduğu ve böylelerini istemeyiz gibi sahiplenme edasıyla atılmaya çalışılıyor.

"Bu sitede senin yazılarını görmek istemiyorum! Bana sakın hak hukuk özgürlük safsatalarını söyleme. Çünkü burası bir şahıs sitesi ve istediğimize izin verir istemediğimize de vermeyiz. Seni ilgilendirmez."

kimse kimseyi birileri adına seni istemeyiz edalarıyla göndermeye kalkmasın...burası genel bir paylaşım platformu ve toro'nun dediği gibi düşüncelerini düşünce ile def edin ..sitenin anlayışına en uygun yaklaşım olur diye düşünüyorum..sahibini tanımasak da!!

Efsa sen de biliyorsun ki,

Efsa sen de biliyorsun ki, bu site dini paylaşımların olduğu bir site değil. Burası felsefe tartışılan, bilim tartışılan bir site. Herkesin her istediğini yazacağı bir site değil burası. Bu insanların düşüncelerini düşünce ile def edemezsin arkadaşım. Bu insanların düşüncelerini düşünce ile def etmek için önce düşünmeleri gerek. Ben bir tane ebubekir gibi olup da, sunduğun onca ispata rağmen, ya bunu düşünmem lazım haklı olabilirsin diyen bir insan görmedim. Alakalı alakasız bir sürü ayet, hadis pasteleyerek düşünceyi savma yöntemini kullanıyor bunlar. Ve yüzlercesi ile uğraştım news gruplarında. Bir tanesinin aklı bir gıdım ileri gitmedi. Hep aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorlar. Ve artık sıkıldım. Cidden sıkıldım! Onları her yerde görmekten sıkıldım. Burası benim mekanım ve istemiyorum! O kadar!..

Toro onun paylaşımları

Toro onun paylaşımları düpedüz hakaret. Bana şahsen hakaret etmesine gerek yok ki. Atatürk'e hakaret ediyor. Paylaştığı şeylerle benim aklıma zekama hakaret ediyor. Daha ne?

Elbette

Elbette sitenin kurucusu ben olsamda, sitenin sahibiyim demeye hakkım olmadığını biliyorum. Site tamamiyle sizlerin sitesi. Kimseye gitsin ya da kalsın da demem.

Konuyu tartışmaya açmışsınız ve sevgi saygı çerçevesinde kırıcı olmadan konuşarak (yazışarak) halledeceğinizi ümid ederim.

"bu site dini

"bu site dini paylaşımların olduğu bir site değil. Burası felsefe tartışılan, bilim tartışılan bir site." sozlerine katılıyorum RedSonja, ki görünen o ki bir çok kişi bu durumdan rahatsız olmuş ama bir arkadaşımız cesaretli davrandı, biraz da radikal.
Fakat sorun sadece bu kişi nezdinde değil bu tarz bireyler olabilir, çözüm bu tarz durumlarda ne yapılması gerektiği. Saldırı, hakarete giden durumlar da bu paylaşıma ters düşer.
Bunun çözümü rahatsızlık durumları olan kullanıcıların, ya kullanıcı olma hakkı men edilsin, ya da site yönetimi, tüm yazılara onay verdikten sonra yazılar yayına girsin, diye düşünüyorum.

gayet iyi biliyorum :)

Dini paylaşımların olmadığı ancak din adına hertürlü yorumların yapıldığı , bilenin de bilmeyenin de ahkam kestiği bir site olduğunu biliyorum :)
Bende çok sıkıldım ama birilerine hoşumuza gitmeyen şeyler yazdı diye gitsin deme hakkımız varsa benimde gitmesini istediğim kimseler çıkabilir.Ayrıca burası benim mekanım derken tam anlayamadım neye göre kimin mekanı..site sahibine ortaklığınız mı var yoksa fikir anlamında mı..fikir babındansa eğer o zaman burası şu fikirdeki kimselere açıktır diğerleri gelmesin diye bir başlık ekleyelim rica edelim sayın sonsuza :)

Bu olayın bu noktaya

Bu olayın bu noktaya gelmesi kaçınılmazdı. Baştan belliydi. şuan ki duyarlılığı keşke ozaman gösterebilseydi bazı arkadaşlar. En azından şuan bu durum yaşanmıyor olurdu.Şimdi bilim felsefe deniyor. Sitenin her tarafında ebuberin insanlara hakaretleri ve fetvalarıyla dolu!Yine geçkalınmışlık! En azında bunu farkedebilmenize sevindim teşekkürler...

efsa, fikir tartışmak

efsa, fikir tartışmak başka şey, propaganda başka şey. Burası benim sitem aynı zamanda da senin de siten. Sen de sahip çık sitene bence. Şimdi bir tanesi gelir birkaç ay sonra burası benzerleri ile dolar. O zaman hiç başedemezsiniz ve giden siz olursunuz. O kadar söylüyorum. Sitenize sahip çıkın.

Yanlış karşılaştırmalar - Yanlış düşünceler

Ebubekir'in fikirlerini değil şahsını savunmak zorunda hissediyorum kendimi ne yazık ki.
Siteye en çok zarar verenin de ebubekir değil RedSonja tarafındakiler olduğunu düşünüyorum tutarsız düşüncelerinden dolayı.
Adil olmak adına, konuşma özgürlüğü adına bu tarz propaganda amaçlı yazılara izin vermemek en büyük adaletsizlik değil midir? Konuşma özgürlüğünden kastınız sadece sizin düşünceleriniz doğrultusunda düşünmek düşündürmek midir?
Ayrıca din konusunun karşısına neden Atatürk'ü koyduğunuzu da anlamış değilim. Herhangi bir konuda ebubekir'in ayetle hadisle cevap vermesinin, sizin Atatürk'ün sözlerini kullanmanızdan ne farkı var?
Sitenin içeriği ile ilgili yorumlarınıza da hayret etmemek mümkün değil. Zira kendi konularınızın ne kadarının bilim ve felsefe ile ilgili olduğunu gözden geçirmeniz ve ebubekir'le kıyaslamanız yerinde olacaktır.
Herkesin kendisi gibi olmayana tahammül ve saygı göstermesini diliyorum.
Varsa yanlış bir düşünce; karşısında kendimize yandaş aramaktansa doğrularla çürütmeyi denemeliyiz. Kişileri değil düşüncelerini muhatap almak daha doğru olur bence.

süpriz olmadi

armutun sapi üzümün cöpü türünden mazeretler arkasina siginarak
kendinizi (kargadan baska kus tanimayanlar) daha fazla
gülünc duruma düsürmeyin isterseniz..

sizin derdiniz baska

siz tabu-lariniza dokunan yazi ve yorumlarima tahammül edemediginiz icin beni bu sitede görmek istemiyorsunuz..

medeni cesareti olmayanlarin cagdasligi iste bu kadar..

mezhepci gelenekci sitelerin tavri ile
cagdas! mezhepc gelenekci-lerin arasinda fark yok yani..

mantikli cevap yok ama
toplu saldiri ve istemezük naralari..

süpriz olmadi yani

yalniz suna cevap vermek isterim,

ben
tüm yazi ve yorumlarimda hic bir kimseye hakaret etmedim
ettin diyenleri ispata davet ediyorum..

ama
yazi ve yorumlarima tahammül edemiyenlerin sahsima hakaret ettikleri inkar edilemez bir gercek..
--------------------------------------
RedSonja tarafından Pzt, 16/11/2009 - 14:06 tarihinde gönderildi.

Toro
onun paylaşımları düpedüz hakaret.
Bana şahsen hakaret etmesine gerek yok ki.
Atatürk'e hakaret ediyor.
Paylaştığı şeylerle benim aklıma zekama hakaret ediyor.
Daha ne?
---------------------------------------

RedSonja bir güzel ifade etmis zaten anlatmak istedigimi
ilginc bir zeka degil mi!?

anlayana saz,anlamayana davul zurna az..

ancak
site yönetimi üyeligimi iptal etmedigi sürece yazi ve yorumlarim devam edecek..

slm.

omer_nt işte tam da budur

omer_nt işte tam da budur tuzak.Yazımın en başında bu yöntemi açıklamama rağmen sen hala tahammülsüzlük diyorsun. Din konusunun karşısına Atatürk'ü biz koymadık, Atatürk'ün adının geçmesinin sebebi ebubekir'in Atatürk'ü ağzından düşürmemesinden kaynaklı. Hazretleri Atatürk'ün Allah katındaki yerine bile karar vermişler. Tahammül göstere göstere, saygı göstere göstere ne hale geldik. Ne tahammül ne de saygı gösteriyorum artık. Önce onlar insanların inancına saygı göstersinler de, burada müslümanın da, hıristiyanında, ateistin de olabileceğini akıllarında tutsunlar. Burası cami değil.

eğer ki ebubekir bu sitede yazmaya devam ederse

eğer ki ebubekir bu sitede yazmaya devam ederse arkadaşlara teklifim hiç bir iletisine yanıt vermemeleri, onunla tartışmaya girmemeleridir. kendi çalıp kendisi oynasın.

RedSonya yazdi

RedSonja tarafından Pzt, 16/11/2009 - 15:08 tarihinde gönderildi.

efsa,
..Şimdi bir tanesi gelir birkaç ay sonra burası benzerleri ile dolar.
----------------------
"benzerleri" diyerek
ötekilestiren
asagilayan
hakaret eden kimmis anladiniz mi ?

slm.

Laiklere söven

Laiklere söven yazılarından sıkıldık ebubekir.
Ben burada muhammede allaha söven yazıya rastlamadım.
İstanmediğini -+ puanlara bakarak anlayabilirsin.
Neden kendi düşüncene yakın bir yerde değilsin? Burada amacın ne?
Bize amacını söyle.

Bu site de birçok insanın

Bu site de birçok insanın buluşma nedeni, felsefe bilim sanat bir çok konuda fikir paylaşımıdır. Yazılarınızdaki konular, kabul ettirmeye çalışma, siyaset güdüsü, dini tekelinize alma vb durumlar, bunlar bizim eleştirdiklerimiz, çünkü bütüne uymuyor. Burası özgür ve saygılı bir platform.
Ama siz hala saldırı ve karalama durumu içerisindesiniz.
RedSonya yı ilk yazısının son cümlesinde biraz katı bulmuştum, ama simdi bulmuyorum, saldırıyorsunuz çünkü.

Ötekileştirmek?

Eğer bu hakaretse, sn ebubekir sizin ötekileştirmediğiniz kurum, devlet, insan kalmadı... Hepsini de aşağıladınız. Kimisini faşistlikle, kimisini Allah yolundan sapma ile, kimisini dinsizlikle, kimisini hadislere verdiği önemi hiçe sayarak, kimisini ırkıyla, vs vs liste uzun yani...

Bence de atılmamalısın ama bu başlığı da dikkate almalısın. Belki bu başlık biraz "kafa konforunu" ve "ezberini" bozabilir. Rahatsız da edebilir. Ama insanlar özgürce düşüncelerini dile getiriyorlar, bu önemli bir nokta. Zaten savunduğun bu değil miydi?

xenix

RedSonja Atatürk tüccari mi?

RedSonya´nin
bugüne kadar yorumlarima makul ve mantikli bir cevap vermemistir hatta yok sayip es gecmis
ama bugün ne olduysa istemezük feryadini basmistir?

RedSonja´in derdi ne?
bugüne kadar nerdeydi?
yoksa Öymen ile ilgili alinti mi rahatsiz etti kendisini?

din tüccari iftirasini aynen iade ediyorum..

yoksa
siz Atatürk tüccarimisiniz?
ve kurdugunuz tezgahin müsterisi azalacak diye sinir uclariniz mi zipliyor?
orantisiz öfkenizin nedeni kutsaliniz mi?

öfke ve bagimlilik insani kör eder
keske makul ve mantikli cevap yazarak beni ikna etseydiniz..

öyle ya
hatasiz kul olmaz..

yoksa
hatasiz kul olur diyen ve buna inanan fanatiklerdenmisiniz?

slm.

Sn.creative

diyorsunuz ki;
"burasi özgür ve saygili bir platform?"

bugüne
kadar sahsima yapilan hakaretleri
ARTI
son RedSonja baskanliginda yürütülen karalama operasyonunu görmezlikten gelirseniz haklisiniz..

slm.

Ebubekir

Bu sana direkt olarak yazdığım ilk ve son cevabım ve sadece yazdıklarına neden cevap vermediğimle ilgili cevabım. Çünkü seni muhatabım kabul etmiyorum bu nedenle de yazdıklarını önemsemiyorum. Beni istediğin şeyle itham edebilirsin, hiç umursamıyorum.

RedSonja yazdi

RedSonja yazdi;
16/11/2009
eğer ki
ebubekir bu sitede yazmaya devam ederse arkadaşlara teklifim hiç bir iletisine yanıt vermemeleri, onunla tartışmaya girmemeleridir.
kendi çalıp kendisi oynasın.
------------------------------------

RedSonja
sizi boykot´a davet ediyor anlasilan..

düsünüüyorum da bu susturma metodu gestapo(Göbbels) taktigine benziyor daha fazlasina (simdilik) gücü yetmiyor herhalde..

bir zamanlar üniversitelerde uygulanan ikna odalarini hatirlatti bana..

yada
Alman nazi-lerinin Berlin duvari yikilmadan evvel
duvara yazdiklari su yaziyi hatirladim;

"Die Juden haben hinter sich, die Türken vor sich"

yani

"Yahudilerin isi bitti sira Türklerde"

RedSonja
arkadasin elinde baska imkanlar olsa acaba neler yapardi bir düsünün bakalim..

mesela
Öymen´in son ifadeleri bir fikir verebilir..

yasasin zalimler icin cehennem

slm.

RedSonja yazdi(2)

RedSonja yazdi
16/11/2009

"Çünkü seni muhatabım kabul etmiyorum bu nedenle de yazdıklarını önemsemiyorum."
--------------------------------

insani
muhatap kabul etmeyen kisi kibirli-dir..

kibirli
insani kim muhatap alir ki iblisten baska..

iblise ve kibirli insana inat Allah nurunu tamamlar..

Arthur Schoppenhauer dedigi gibi;

"Tüm gercekler üc asamada olusur,
önce alay edilir,
sonra siddetle karsi cikilir,
son olarakta
zaten belli olan birsey denir
ve kabul edilir..

gerceklerden kacmanin mazeretleri coktur ama
gecerliligi yoktur..

"O GÜN" hatirlar insan neyin pesinde kostugunu..

slm.

"RedSonja sizi boykot´a

"RedSonja
sizi boykot´a davet ediyor anlasilan..

düsünüüyorum da bu susturma metodu gestapo(Göbbels) taktigine benziyor daha fazlasina (simdilik) gücü yetmiyor herhalde.."

Bunun SS'lerle, ya da bir zamanların Milli Görüş'çülerinin "ikna" yöntemleri ile ilgisi yok. Internet'te "Troll" olarak adlandırılan sanal varlıklara karşı yapılan ya da yapılması gereken standart uygulamadır.

"Don't feed the troll" - Internet atasözü...

Okumak ve cevap vermek

Okumak ve cevap vermek zorunda niye hissediyorsunuz kendinizi? Kafanızda silin olup bitsin.

Atmak çözüm değilde

Her geleni ile ayrı uğraşılıyor. Daha önce aynı konular defalarca tartışılmış olmasına rağmen, aynı başlıklar olmasına rağmen bunlar okunmadan yine yeni başlıklar açılıyor. Amaç okuyup öğrenmek ya da kendini geliştirmek olsa yeni başlık açmak yerine geçmişte yapılan yazışmalar okunurdu.

Takip ettiğim kadarıyla ebubekirin her açtığı başlık altında kendi üzerine çöktüğü ve cevap veremeyip altında kaldığı yığınla başlığı vardır. Atmak çözüm değil, ama niyeti önemli.

)kapa parantez

Korkular

Hep korkular hep korkular!!

Burası benim sitem aynı zamanda da senin de siten. Sen de sahip çık sitene bence. Şimdi bir tanesi gelir birkaç ay sonra burası benzerleri ile dolar. O zaman hiç başedemezsiniz ve giden siz olursunuz. O kadar söylüyorum. Sitenize sahip çıkın.

Burası benim ülkem : benim gibi değilsen ya da düşünmüyorsan çık ülkemden!! Ya sev ya git. Ülkenize sahip çıkın . Aman ha!
Bu benim dinim. Benim dinime benim inandığım gibi inanmıyorsan kafirsin. Seni cezalandırım . Çok korkarsam öldürürüm. Dinimi koruma altına alırım . Aman ha!
Bu benim Atatürküm. . Düşünce ve ilkeleriyle ilgili tek bir satır okumasanda onu sev. Onu koruma altına al. Aman ha !

Bunların sonu yok görünüyor.

Korkuyla yola çıkılırsa yalnız internet sitelerinde değil her yerde kurallar konur , yasalar yapılır, fetvalar verilir . İşte Türkiye'nin durumu ortada . İşe yarayıp yaramadığını buyrun siz değerlendirin.
Hiç bir değerin korunması korkularla , fetvalarla olmaz. Doğrular ve gerçekler zaten saklanmaz. Atatürk'ü ve diğer üstatları değerli ve saygın kılan arkadan gelenlerin koruma kaygıları değil işaret ettiklerinin ne kadar isabetli olduğudur. Gerisi hikayedir .

Müslüman;-Bir hikmeti

Müslüman;
-Bir hikmeti vardır deyip o hikmetleri anlamadığı sürece,
-Ben bunu anlayamam, o daha iyi anlar dediği sürece,
-Kerameti kendinden menkul kutsallar icad ettiği sürece, daha çok aldatılır, sömürülür. "Çünkü, ben kendimi idare edemem diyene, yaşam onu idare edecek bir çoban tayin eder." El etek öpen oldukça öptürecekler mutlaka vardır.Bu bir yaşam kuralıdır.Kurdun, koyunun kokusunu çoook uzak mesafelerden aldığı gibi, din bezirganları da, saf ve sömürülmeye müsait müslümanın kokusunu çok ötelerden alır.Kokuya duyarlı eğitilmiş köpeklerin çok uzak mesafelerden koku alması gibi, din bezirganlarının burnuda saf ve sömürülmeye müsait Müslümanın kokusunu çok uzaklardan alır,aynen eğitilmiş köpeklerin burnu gibi.Eğitilmiş köpekler ve din bezirganları, koku alma konusunda çok benzerdirler ve mâhirdirler. Yalnız eğitilmiş köpekler hayat kurtarmak için koku alır, din bezirganları hayatları kurutmak için koku alır.
Sömürmek, kandırmak, aldatmak, durakta otobüs beklemeyip her gelen otobüse binmek, dün dündür, bugün bugündür demek, gerekirse her renkle ayrı ayrı renklenmek, gerekirse gözyaşlarını bile para kazanmak için pazarlamak,gerekirse en mukaddes değer olan güveni çalmak, gerektiği zaman sakal bırakmak, gerektiği zaman sakal kesmek, gerektiği zaman Allah Allah diye dansetmek, din tüccarlarının bir YAŞAM TARZIDIR.
Evet zaman gösterdi ki, günümüzde,en ucuz, en kolay ve en büyük rant kaynaklarından birisi maalesef dindir. Din; din tüccarları için, dumansız fabrika gibidir.Din bir takım din bezirganları tarafından, acımasızca rant ve siyaset aracı olarak kullanılmaktadır.

Uyumluluk & uyumsuzluk

Görüyorum ki konu hakkında bir çok yazı yazılmış. Ben de dahil. Ve yazılanlar artık o kadar geniş spektrumlu (etki ve tepki alanına) sahip ki, aslında ister negatif ister pozitif etkili olan, her iki manada da her iki etkini zıttı da sezilebiliyor. Ancak bir göz ardı edilmemesi gereken en önemli cümlelerden biri: "benim gibi değilsen ya da düşünmüyorsan çık ülkemden!! Ya sev ya git"

Şimdi bu cümle çok yüzeysel bir cümle gibi gözükmekle beraber, aslında manada "benim gibi değilsen ve düşünmüyorsan git", hımm.

Kimse benim gibi olmasın ve benim gibi düşünmesin, ancak bu demek değildir ki içten içten pazarlık yapsın ve benim huzurumu bozma hakkına sahip olsun. Bu aynı şuna benzer; Almanya'ya gidiyorsunuz. Her ülkenin bir düzeni var. Ancak siz sıkıntıdan ve rahatlıktan münasip yerlerinize birşeyler batıyor ve ve başlıyorsunuz kendi kafanızda kurmaya. Zaman geçtikçe sizin kafanızda kurduklarınız, kafanızdan taşmak ister, hayat bulmak ister. Siz kendi kafanızın içindeki duruma göre düzenlemeye başlıyorsunz, keni ufak tefek kurallarınız apartmanınıza, sokağınıza, mahalleniz vs. böyle genişleyerek çaktırmadan(!) etrafınza kabul ettirmeye başlarsınız.
Gerçekten böyle bir şeyi (Örnek veriyorum) Almanya'da olsanız yapabilir miydiniz, ya da yapsaydınız bunun adı ne olurdu?

Peki sonra onlar ne yapar, başlar haddinizi bildirmeye.sonra siz başlarınız "benim gibi değilsen ya da düşünmüyorsan çık ülkemden!! Ya sev ya git" diyorlar diye. Daha ne denir bilmem ki?

yaşadığınız yere uyumsağlamktan bahsediyorum, uyumluluktan bahsediyorum. Bizim anlayamadığımız asıl konu bu: Uyumluluk. Herkes kendisine uyulmasını ister ama kimse uyumulanmak istemez (çok yönlü bir cümle daha). Yaşadığınız yeri kendinize değil, kendinizi yaşadığını yere uyumlayın sn. ebubekir bey ve fanları.

Saygılarımla

O rantci

Camael yazdi;

"Din bir takım din bezirganları tarafından,
acımasızca rant ve siyaset aracı olarak kullanılmaktadır."
--------------------------------
O
rantci ve din bezirgani sizin olmadiginiz
alninizda mi yaziyor?

mesela
alinti yaptiginiz Y.N.Öztürk bir rantci ve din bezirganimidir?

yada
carsaf ve Kuran kursu acilimlari yapan Baykal rantci ve din bezirganimidir?

veya
doguda ucaktan ayet yazili propaganda malzemesi atan,konusmalarini AYET VE HADIS ile süsleyen general evren rantci ve din bezirganimidir? (vs.)

sizce..

not:
"Allah Allah diye dans etmek" diyorsun;

mevleviler
aleviler
kadiriler(vs.)
hangisini kastettin Camael?

slm.

İnsan kendine her zaman

İnsan kendine her zaman sorar ben yaptım ne yapayıyorum. Bu kadar insan size birşey demeye çalışıyor.
Birbirimizi tanımıyoruz, burda kimse kimseye düşman diil, bizim ki fikir-bilgi dotluğu, ama sizin konularınızda, gereksiz ithamlarınızda belirlemeye çalışmanızdan da birçok insan rahatsız oluyor. Bu kadar zormudur, kabul etmek, hala devam ediyorusunuz. En azından bazı konularda yorumlarınızı-siyaset bakış açınızı burda koymayın, yada yok illa bu platform uymuyorsa paylaşmayın.

Konuyla ilgili son lafım bu size, aslında sevgili AKİ güzel demiş,
Okumak ve cevap vermek zorunda niye hissediyorsunuz kendinizi? Kafanızda silin olup bitsin.

Sn. rinda yazdi

rinda yazdi;

"..kendinizi yaşadığınız yere uyumlayın sn. ebubekir bey ve fanları."
----------------------------------

Almanyadan örnek;

derneklerimiz
mescit ve camilerimiz
cem evlerimiz
tekke ve dergahlarimiz
dergi ve gazetelerimiz
Alman vatandasi Türk siyasetcilerimiz
basarili Türk is adamlarimiz
Türklerin yönettigi cocuk yuvalarimiz,dersanelerimiz(vs.)
yalniz Almanyada 255 bin mülk/tasinmaz/alan Türk vatandasimiz
(vs.) VAR..

uyum olmasa bunlar olurmu?

uyum olabilmesi icin
özgürlük gerek
insani rahat birakmak gerek
bireyin kültürünü ve inancini yasamasina imkan saglamak gerek
baska bir kültürü/ideolojiyi dayatmamak gerek (vs.)

iste
Almanyanin beyin zengini yönetici kadrosunun yaptigi da bu..

bu nedenle örnegin
benim yasadigim Augsburg sehrinde(280 bin nüfüs)
yaklasik 48 farkli ülkeden/kültürden insan rahat,mutlu ve insanca yasamaktadir..

bu arada size sunu da hatirlatmak isterim
daha dün gibi bir zamanda yabancilarin Türkiyeden mülk almasina karsi Atatürkcü,cagdas Rahsan hanimin ve avanesinin baslattigi kampanyayi ve ardindan katledilen rahip ve hristiyan vatandaslari hatirlayin lütfen..
ve bunlar talibanlarin ülkesinde degil cagdas! Türkiye de oldu ve katillerde dinci degildi ama ulusalciydi..

örnegin
RedSonja´nin baslattigi yobaz kampanya ile Rahsan hanim ve avanesinin baslattigi asimilasyon kampanyasi arasinda fark
var mi?
düsünsün RedSonja ve fanlari..

sayin rinda
siz simdi uyumdan mi yoksa
asimilasyon dan mi bahsediyorsunuz?

slm.

cevabi olmayanlarin rahatsizligi

creative yazdi;

"..aslında sevgili AKİ güzel demiş,
Okumak ve cevap vermek zorunda niye hissediyorsunuz kendinizi? Kafanızda silin olup bitsin."

--------------------------------

sayin creative,

AKi arkadasin yazdigi kendini ve önerisini benimsiyenleri baglar..

siz uygulayabilirsiniz mesela..

ilginc olan su
farkli düsünen cevap yaziyor ve ben rahatsiz olmuyorum
farkli düsündügümü paylasmak icin cevaba karsilik verdigim de ise onlar-in rahatsizliklari basliyor niye?

bence cevabi olmayanlarin
rahatsizligidir bu sergilenen tavirlar..

"dün yaptiginiz sey size hala cok iyi geliyorsa bugün yeterli degilsiniz demektir"(Earle Wilson)

slm.

Ben dememişmiydim, ne kadar

Ben dememişmiydim, ne kadar anlatırsan anlat bu kafadakilerin aklı bir gıdım ileri gitmez diye. İster Almanya'da yaşasın, ister ücra bir köşede. Boşuna uğraşıyorsunuz o illa ki yazacak. Yazdıkları istenmese de, sevilmese de illa ki bu sitede yazacak. Yazının kendisini okumasan da illa ki o başlıkları okutacak sana burada.

Peki...

Almanya'da neden bundan birkaç sene önce bir kelime bilmeyen bir hanım Türk vatandaşı hastanede hayatını kaybetti? Neden Türkiye Cumhuriyeti deyince Almanların aklına ve ekranlarına kar çarşaflı yabani anti sosyal vatandaşlarımız geliyor? (hoş çarşaf yada burka giyenler kendilerini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak görmese de –ki istisnalar kaideyi bozmaz.)

Sizin ulusalcı cinayet dedikleriniz töre ve şeriat uğruna işlenen cinayetleri de haklı göstermez. Türkiye Domuzbağı olaylarını da unutmadı, unutmayacak. Onu bunu bırakında uzaktan maval okumak kolay.

(Bitte vergessen Sie nicht, dass die Deutschen die Türken immer noch nicht wollen)(= Almanların Türkleri istemediklerini hala biliyoruz).

Almanları mı kalkındırdık? Eh biraz olabilir, ama ya sömürdüğümüz sosyal haklar? Ya sahtekarlıklarımız. Biraz da öz eleştiri lütfen Ebubekir bey? Kaç aile çocuk parası almak adına, Türkiye’deki akrabalarının çocuklarını kendi nüfusuna geçirip haksız kazanç elde etmedi? Siz Almanya’da kafanızı ne kadar dışarı çıkarıyorsunuz kapıdan yada evinizin hanımlarını kafalarını çıkartmasına izin veriyorsunuz. Peki bunları da geçtim. Almanya’da kendi ana dilinizde eğitim hafta’da kaç saat alıyorsunuz? Duyamadım, hangi zaman aralığında dediniz?

Saygılarımla

anladığım şu ki

anladığım şu ki "kutsalların" sayısı ne kadar azalırsa "düşünce özgürlüğünün" önü o kadar açılıyor.

Olacağı buydu..Sanırım

Olacağı buydu..Sanırım sonsuz us bir süredir içinde biriktirdiklerini kusuyor, bence iyi bir gelişme bu..İnsanlar böylesi kriz anlarını takiben, hem birbirlerini daha iyi anlayabilme ve hem de kendilerine de daha iyi ifade edebilme hususlarında gelişime açık özeleştiri fırsatları yakalarlar.Ve bu insanlar aynı zamanda entellektüel insanlar ise, bu fırsatları da iyi değerlendirirler..Benim ümidim bu yönde..

Bence konu Ebubekir meselesi değil..Forumda çok eski değilim, tarihini de pek detaylı bilmiyorum.Ama bu sitede bir sorun var ise eğer, bence bu daha çok "dil" ve "yazım tarzı üzerine" bir sorundur.

Sonsuz us'un elbetteki bir yönetim kadrosu vardır ve benim naçizane görüşüm bu tarz ve dil sorununun masaya yatırılması gerektiğidir.Bazen vikipedi'de karşınıza çıkar, herhangi bir başlığın altında, son derece detaylı bir çalışma ürünü olduğu her halinden belli olan bir metin görürsünüz.Ama gel gör ki ekranın bir tarafında da bir uyarı notu durur; "Söz konusu çalışma/metin ansiklopedik yazım dili özellikleri taşımamaktadır.Tekrar gözden geçirilmesi gereklidir"...gibi..Bilmiyorum anlatabildim mi söylemek istediğim şeyi?

Daha Ebubekir'e gelmeden neler var..."Seninle işim olmaz, ikile" diye yazıp duruyor mesela arada birisi..Sizce bu kişi (daha doğrusu bu tarz) Ebubekir'den daha az mı "zararlı" ya da "tacizcidir" yani?..

Ya da başı sonu belli olmayan, öznesi bir yerde yüklemi başka yerde devrik ötesi cümleler..Metni okunmaz hale getiren bir düzensizlik ve abidik gubidik kullanılmış noktalama işaretleri..(Bu foruma değer veren herkesin uyması gerekli temel yazım kuralları yani..Ki Ebubekir bu konuda çok sayıda kullanıcıdan daha iyi bir örnek teşkil etmektedir kanatimce.En azından gönderdiği metin üzerine özenli bir titreyişi var)

İnanıyorum ki, böylesi forumlarda şeriatçisi de, Atatürkçü'sü de, Atatürk düşmanı da, dinlisi de dinsizi de, komünist veya liberali de, herkes yazabilmelidir..

Ama nasıl...

Nasıl ki miting meydanında kürsü başkanı bir akademisyen gibi konuşmak tuhaf kaçarsa, üniversite amfisinde de politikacı gibi konuşmak garip olur..Siyasetin kendine has bir dili, ve o dilin anlamlı olduğu yerler vardır..Bilimin de öyle..Sanatın da öyle..Tıbbın da öyle..

Bazen televizyonlarda izlersiniz..Örneğin sözde bir enfeksiyon hastalığı tarışılacaktır,ama iş dönüp dolaşıp benim sağlık bakanlığım zamanında şöyleydi, senin hükümetin zamanında böyleydi'ye döner..Konuşulan şey enfeksiyon mudur, yoksa farklı hükümetlerinin icraatleri midir birbirine karışır, herşey karman çorban olur..Bundan kaçınmak lazımdır.

Bence sonsuz us "kendi dilinin" ne olduğuna karar vermeli, veya henüz vermediyse bu sorunu bir an önce masaya yatırmalıdır..Çünkü bu sorun “su akar yolunu bulur” tarzında sahipsiz bırakılacak bir husus değildir ve fazlasıyla önemlidir.

Ben Ebubekir üzerinden açılan bu meselede asıl belirleyici olan şeyin, bir dil, tarz ve kıvam sorunu olduğuna inanıyorum..Ve yine iddea ediyorum ki, Sn. Ebubekir yazdıklarının hepsini yine aynı şekilde, ANCAK SADECE FARKLI BİR DIL VE KIVAMDA yazabilse idi, şu an kendisi özelinde yürüyen böyle bir tartışma hiç vuku bulmazdı..

herkese sevgiler..

bak onu nasıl unuturum

Madımak otelinin hesabını kim verecek?

"İnanıyorum ki, böylesi

"İnanıyorum ki, böylesi forumlarda şeriatçisi de, Atatürkçü'sü de, Atatürk düşmanı da, dinlisi de dinsizi de, komünist veya liberali de, herkes yazabilmelidir.."

Algı farklılıklarının bu kadar bariz olduğu, aralarında bariz derin uçurumların olduğu bu farklı düşüncedeki insanların bir araya gelip de tartışabileceğine inanmıyorum. Bir şeriatçı dini konusunda yapılan bir eleştiriye nasıl bakar tahmin edemiyor musunuz? Ayrıca diğer inançlara nasıl bakar ve nasıl eleştirir? Mantık ararsanız çok yanılırsınız. Sizin sözlerinizi, eleştirilerinizi, kurandan ayetler alarak efendim sen bu kategoriye giriyorsun, Allah yolundan çıkmışsın, senin gibiler cehenneme gidecek şeklinde yorumlar yaparsa bunun adı tartışma olur mu? Olmaz. Bunun adı iftira,itham ve tehdit olur. İşte kurandan aldıkları ayetlerle insanları tehdit ederek yapılan tartışmalara ben tartışma demiyorum, tehdit diyorum. Karşısındaki insanların inançlarına fikirlerine hiç bir şekilde saygı duymayan, saygı duymadığını bütün iletilerinde belli eden bir şahsın burada gereksiz olduğu düşüncesindeyim. Ben de onun tehditlerine, ithamlarına saygı duymuyorum, duymamakta da haklıyım. Haa ben diğer inançlara kesinlikle saygılıyım der bunlar, ama deseler de inanmayın. Sadece yazdıklarını okuyun. Bu size yeterli bir fikir verir. Ayrıca bu şahsın Atatürk ile ilgili açtığı başlıkların sayısına bir bakın. Methiyelerle başlayıp sonra nasıl hakarete dönüştürdüğü yazılarını... Ama diyorum ya taktik bu. Ben saygılıyım ama eleştiriyorum biraz, eleştirmek suç mu ayakları ile yobazca ve cahilce, bilgisizce ama hedef amaçlı saldırılar. Neyse yüzü açsın ortaya, korkak alıştırmasın elini. Bak ben açıkça söyledim, seni istemiyorum burada dedim.

Biri çıksa ben de seni

Biri çıksa ben de seni istemiyorum burda çünkü sen de çok rahatsız edicisin dese nolacak Sn.redsoya? Yahu var mı böyle çocukça seni istemiyorum çık burdan banane tavırları ? Bunlar çok mu hoş sanki? Ergenlik çağındaki genç kız kaprisleri gibi konuşunca ciddi mi olunuyor?
İstenmeyen kişiye çanak tutulduğunun farkında değil bu istemezükçüler. Yazık yani !

Sen çocukça dedin diye

Sen çocukça dedin diye benim tavrım çocukça olmaz. Evine gelmiş ama ev sahibine hiç saygı göstermeyen bir misafire seni evimde istemiyorum dediğinde yaptığın şey nasıl çocukça değilse, buradaki tepkim de aynı şekilde çocukça değildir. Ayrıca ben de burada bir ideolojiyi pompalasaydım, insanların sevdikleri insanları aşağılayıcı, yanlış tarihsel bilgilerle dolu yazıları burada, sırf ben nefret ediyorum diye sunsaydım insanlar beni de istemezlerdi burada ve istememekte de haklı olurlardı.

Kimsenin kimseyi şahsen

Kimsenin kimseyi şahsen görüp tanımadığı, ortak bir fiziki mekanı ve yaşamı paylaşmadığı bir sanal ortam burası..Ve bizler, en azından "sanal bir ortamı" verimli bir şekilde ekip hasat etmenin yollarını sorgulayabiliriz.Benim söylemek istediğimin özü budur.

Aslında, "Herkesin derdi" adlı forum metni ile benzer şeylere dikkat çekmek istemiştim ben de üç-beş gün önce..

Bakın, daha yeni bir basketbol maçında kavga gürültü koptu, insanlar yaralandı.Bir bayan tribünlere parmak işareti yaptı diye yüzlerce azgın "boğa" kendisini kaybetti..Ben olsam gülüp geçerdim mesela, ama o "boğa"lar bunu namus davası yapmakta bir sakınca görmediler..

Tahammülün yelpazesini genişletmeliyiz..Tahammülün yelpazesi genişledikçe hayat da başkalaşır..Aklı başında insanlara düşen, bu yelpazeyi genişletici yönde tutumlar ve davranışlar sergilemek olmalıdır..(Ve bunu da -yurtdışında yaşıyor olması bakımından- en iyi Ebubekir bilir..Almanya'da bugün artık nerdeyse kliseden çok cami vardır, ve mümin kardeşlerimiz Münih'i ve Berlin'i büyük bir gururla ve camilerle donatmışlardır..İşte bu tahammül örneğinden herkesin alacağı dersler vardır, Ebubekir'in olduğu gibi daha başkalarının da..)

Bir arada vakit geçirmek önemlidir..Çünkü herşey ortak yaşanan zaman dilimleri içerisinde gelişir..Çıkmak istediği kızı pastaneye davet edenin ve bu daveti kabul edenin derdi de bu ortak vakti yaratabilmektir zaten,yoksa ikisinin de canı pasta yemek istediğinden buluşmamışlardır orada..Birarada vakit geçirmeden kimse kimseyi sevemez, sadece öteler..

Mutlaka ki uzlaşmamız veya anlaşmamız gerekmiyor..Ama uygun bir "dil" ve "kıvam" tutturmak şartı ile birbirimizi dinlememiz ve "en azından" sanal olarak birarada vakit geçirmemiz gerektiğine inanıyorum ben.

Bizlere düşen asıl sorumluluk da buna hizmet etmek olmalıdır..Öyle ya da böyle bir arada vakit geçirmek zorundayız..Dincisi dinsizi, şeriatçısı Atatürkçüsü, hepimiz..hem kendimizi ifade etme, hem de karşımızdakini dinleme yollarını yeniden zorlamalıyız..Ama tam da bu noktada bir politikacı ya da militan tavrından çok, bir düşünür duyarlılığına tutunmalıyız..

Bazen insanın düşündükleri değişmeden kendisi değişebilir..Biraz sukunet, biraz nezaket ve düzeyli bir dil ile çok şeyin önüne geçmek mümkündür..

Bütün bu dedikleriniz

Bütün bu dedikleriniz içinde sinsilik barındırmadığı sürece doğru. İçinde sinsilik, fikir tartışmasından çok fikrini kabul ettirme, sevmediğini kötüleme amacı taşıyorsa ve kötülemeyi gerçekleştirmek için doğrular bilinçli olarak saptırılıp tarihi olayların gerçeklerini değiştirerek amacı doğrultusunda kullanıyorsa o zaman tahammül de etmem gerekmiyor, saygı duymam da gerekmiyor. Hanginiz diyebilirsiniz sinsilik de burada haktır, ona tevazu ile yaklaşın. Ben sinsiliğe tevazu gösteremiyorum kusura bakmayın.

"Sinsilik" olarak ifade

"Sinsilik" olarak ifade ettiğiniz şey, yazıda kullanılan "dilin" doğasından kaynaklanan bir efekttir..Ve bu efekt bilinçli olarak metne dahil edilmese bile, çoğu kez kendiliğinden de benzer bir "yankıya" yol açabilir..Benim "dil" ve "tarz" üzerinde durma sebebim de bundandır..

Daha net söyleyeyim o zaman;

Herhangi bir siyasi partinin "Gençlik Kolları Başkanı" edasıyla yazıldığı (veya yazılmaya heves edildiği) müddetçe, politikanın "sinsiliği"nden sadece korunabilmek değil, aynı zamanda ondan kaçınabilmek de (yani benzer bir duruma bizati bizim kendimizin düşmemesi de) mümkün olmaz..

Oysa doğru bir dil ve tarz, içerisinde bu tür "sinsilikleri" yapısı gereği barındıramayacaktır zaten..Bu anlamda, örneğin Bilgisev'in kullandığı yazım dili ve tarzı çok yerinde bir örnek teşkil etmektedir diye düşünüyorum..

Lütfen dilin doğasına

Lütfen dilin doğasına atfetmeyin sinsiliği. Sinsilik düşünceyi gizlemek amacı ile dili kullanır yalnızca. Siz ister bilimsel dille yazın, ister mahalle ağzı ile, özünde sinsilik barındırıyorsa kullandığı dilin pek önemi kalmaz. Birisi kibarca küfür eder, diğeri doğrudan.
Şimdi de nazik nazik, tumturaklı cümleler kurarak bir takım açılımlar yapılmıyor mu? Ama hiç birisi de kalkıp gerçek amacını açıkça söylemiyor. Söylerlerse biliyorlar ki kel görünecek. DTP ye sorulduğunda siz ne istiyorsunuz? diye bir ton laf kalabalığı işitiyorsunuz ve hepsi de kibarca, edeplice, herkesin kabul edeceği bir dil ile konuşuyorlar değil mi? Dil değil, burada özde yatan düşünce, saklanmaya çalışılarak verilmeye çalışılan mesaj önemli. İşte sinsilik burada.

Siyasetin meseleleri siyaset

Siyasetin meseleleri siyaset kurumları ve bu kurumlar üzerinden işleyen dinamiklerle çözülür.Ama foruma ait meseleleri siyaset yapar tarzda ele almanın doğru olmadığına inanıyorum.

Burada ülke yönetmiyoruz,başka insanların hayatını bağlayacak sosyal, siyasi, ticari kararlar almıyoruz..Sadece sanal bir ortamı yazılı olarak paylaşıyoruz..Ve bunu keyif alarak yapmak istiyoruz..İktidar ve muhalafetin olmadığı bir sanal meclis burası,bakanlar kurulu yok ve hiç kimsenin sanal hayatı üzerinde tasarrufta bulunacak düzenlemelere veya kararnamelere imza atmıyor birileri..

Benim tek derdim , anlatılan veya inanılan ne olursa olsun, tüm bunların ötesinde orada bir zeka parıltısı yakalayabilmek..Alıntılarla, ithal cümlelerle doldurulmuş kutucuklardan çok, konuya estetik bir müdehale, orjinalite, yaratıcı bir tavır eklensin istiyorum..

Ve tam da bu nedenden dolayı, bu forumdan def edilmesi gereken tek şeyin, "TÜCCAR DİLİ" olması gerektiğine inanıyorum..Bu dil ile pazarlanan şeyin ne olduğunun benim için pek bir önemi yok..

(Sanırım eski bir savaş filmi idi..İki düşman ülkenin generalleri bir kokteylde bir araya gelmişlerdi..Bir tanesi tercüman aracılığıyla diğer generale onunla bir kadeh içki içmek istediğini söyledi.. Aldığı cevap ise şöyleydi; "Ben köpeklerle içki içmem!"..Tercüman bu cevabı iletti..Teklifte bulunan general haliyle sinirlendi ve "O zaman söyleyin ona, kendisi de bir köpektir!" dedi..Ve bu da tercüme edildi..Sonuç mu? Ilk teklifi reddeden general,kendisinin de bir köpek olduğunu söyleyen diğer generale doğru döndü ve büyük bir kahkaha atarak şöyle dedi;

-O zaman içebiliriz!)

Kokteyl salonu ile savaş meydanı farklı yerlerdir,dilleri ve dengeleri farklıdır..tıpkı forum salonu ile siyaset meydanının da farklı yerler olduğu gibi..

Herkese sevgiler..

Ve tam da bu nedenden

Ve tam da bu nedenden dolayı, bu forumdan def edilmesi gereken tek şeyin, "TÜCCAR DİLİ" olması gerektiğine inanıyorum..Bu dil ile pazarlanan şeyin ne olduğunun benim için pek bir önemi yok..

Eh o zaman aynı şeyi söylüyoruz gamaro.

Şu zamanda din üzerinden

Şu zamanda din üzerinden zengin olmanın iki kısa yolu vardır.
Biri, dini kullanarak siyaset yapmak.Bir diğeri ise, cemaat-tarikat kurmaktır.Günümüzde bunun canlı örneklerini fazlasıyla görüyoruz.Burada en aşağılık durum, kulların inançlarını, zaaflarını, manevi duygularını sömürerek beslenmeleridir.Onların en büyük hünerleri kendilerinin yolunu tıkayan insanları, “dinsiz-inançsız” ilan etmeleridir.Dini sömürmekten başka yaptıkları hiçbir şey yoktur.
Bu, bir çivi çakıp katkıda bulunmak yerine, çakılı olan çivileri de söküp götürmeye benzer.
Özelliklerini art arda sıralamakta hiç zorlanmam Çünkü, belirgindir.
Nam-ı diğer din tacirleri, ahlaktan yoksundurlar.En fazla kullandıkları “Allah’tan korkun” cümlesidir.Ama kendilerinin zerre kadar korkuları yoktur Allah’tan…
Cenneti garantilemiş gibi davranırlar.İçten içe herkesin cahil kalmasını ister, kimsenin kitap okumasına, bilgilenmesine izin vermezler.Çünkü bilinçli insanlar onların açısından potansiyel bir tehdit unsurudur.Sorgulayan, eleştiren, asi insanlardan hiç hoşlanmazlar.İnsana değer vermek yerine,
Allah’la kul arasında aracıymış gibi bir hissiyat verirler çevrelerine…
Kitleleri peşlerinden nasıl sürükleyeceklerini, onları nasıl galeyana getireceklerini çok iyi bilirler.Dil yordamıyla beyin yıkamakta, dini çıkarlarına göre çarpıtmakta üstlerine yoktur.

O
rantci ve din bezirgani sizin olmadiginiz
alninizda mi yaziyor?
Benim alnımda, neyin yazılıp yazılmadığı görülmüyor evet:)Ama ortada bir gerçek var ki; Sizin yazılarınızda neyin ne amaçla yazıldığı aşikar...

Bu sitede seni

Bu sitede seni istemiyorum?
Neden; Din tüccarlığı yapıyorsun!
Peki itham ettiğin kişi veya kişiler “DİN” tüccarlığı yapıyor kabul siz ne yapıyorsunuz; Atatürk üzerinden, içinizde birikmiş ne kadar kin, beğenmeme, aşağılama vs vs varsa yazıp kendinizi de
kaf dağında görüp İnsanlara “AHKAM” kesiyorsun.
Ayıp, KİŞİ EVVELA KENDİNİ DÜZELTMESİ SONRA BAŞKALARINDA KUSUR ARAMASI GEREKİR.
Senin veya senin gibilerin istediği gibi yaşamak veya düşünmek mecburiyetindemi İnsanlar ve salık
verdiğin yönetim şekli ne, sakın bana Atatürk deyip ve onun manevi şahsiyetinin arkasına saklanıp
laga luga yapma, yok Cumhuriyet şöyledir böyledir tafraları atma Kuzey Kore de Cumhuriyet,
Küba da, eskiden sovyetlerde Cumhuriyetti.

Bu site “FORUM” olarak madem var ve İnsanlara yazarak fikirlerini açıklama fırsatı veriyor, hakaret etmedikten ve kişiselliğe kaçmadan her isteyen istediğini yazabilmeli yok yazamaz ben istemiyorum denirse demekki bilinç altındaki hem yönetim şekli hemde İnsanlara bakış şekli ortaya
çıkıyor.

Ve; senin gibiler ister istesin,ister istemesin güzel Ülkemizi Cumhuriyetimizi Demokrasi ile taçlandıracaktır.

Fazla söze de gerek yok.

aron, benim bir tane

aron, benim bir tane Atatürk ile ilgili siteye gönderdiğim yazıyı göster. Ben Atatürk tüccarlığı yapıyor olsa idim, siteye durmadan Atatürk'ü öven yazılar gönderirdim. Evet Kemalistim ama bunu insanların gözüne gözüne sokan yazılarım yok sitede. Onun fikirlerine, düşüncelerine, onun bize bıraktığı mirasa saygılıyım. Benim Atatürk ile bir derdim yok. Benim içinde Atatürk geçen cümlelerim sadece ebubekir denilen şahsın sürekli Atatürk ile ilgili karalama amaçlı yazdığı yazılarını örnek göstermek amacı ile yazılan yazılar. Ona tepkimin sebeplerinden birisi olduğu için geçiyor o da. Bana Atatürk tüccarı diyemezsin sen! Diğer tepkim de din tüccarlığı. Ben kimseye Atatürk'ü pazarlamıyorum burada, ona yapılan düzenbazca hakaretleri yalan ve gerçekdışı tarihsel uydurmalara tepki veriyorum. Bu şahıs bilinçli ve kasıtlı olarak bu yazılarını buraya gönderiyor.

Bütün yazdıklarında laga luga yapan sensin. Ben gayet açık konuşuyorum! Ama işine gelmiyor anlamak değil mi???

Şu zamanda din üzerinden

Şu zamanda din üzerinden rant edinip zenginleşmenin iki kısa yolu olabilir..Ama üzerinden rant elde edilip kolay yoldan zengileşilebilecek tek alan "din" değildir..Mesela aynı şeyi pekala "vatan millet" teması üzerinden de başarabilmek mümkündür.

Ama bunların hepsi mümkün olsa bile, bu zenginleşmenin sonsuz us veya benzeri kanallar üzerinden gerçekleşmeyeceği de aşikardır.O nedenle ben burada kendilerini bir şekilde ifade etmek için çabalayan hiç kimsenin böylesi bir "zenginleşme" hedefi olduğunu düşünmüyorum.

Konu Ebubekir özelinde açılmış olabilir..Ama Ebubekir yeterince zekidir, ve kuşkusuz o da tüm bunlardan sonra bir özeleştiriye girişecektir kendi içerisinde..Belki tarzını, belki daha başka detayları gözden geçirecektir..en azından benim naçizane görüşüm bu şekilde..Ama tam da bu aşamada orantısız bir güç kullanmanın, karşılıklı reaksiyonları şiddetlendirmek dışında hiçbir faydası olacağına inanmıyorum.

Paylaştığımız bu ortamı daha nitelikli hale getirmek ancak hepimizin eseri olabilir, tek tek bir kaç kişinin değil..

"Bence sonsuz us "kendi

"Bence sonsuz us "kendi dilinin" ne olduğuna karar vermeli, veya henüz vermediyse bu sorunu bir an önce masaya yatırmalıdır..Çünkü bu sorun “su akar yolunu bulur” tarzında sahipsiz bırakılacak bir husus değildir ve fazlasıyla önemlidir."

devrik cümle okuyup anlayamadığını ifade eden hoşgörü, anlayış adı altında açıkça provakatif söylemlerden rahatsız olmayan forum kişisi şunu bilmelisiniz ki evet kesinlikle burada gece gündüz kendisi dışında, kendisi gibi olmayan, düşünmeyen, hissetmeyen herkesi yok sayarak büyük bir futursuzluk ve aymazlıkla ülke, millet değerlerine saldırmayı inançla karıştıran bu troll sorunludur. Provakatif sölemlerden rahatsız olmayıp hoşgörü kisvesi altında kusuru noktalama işaretlerinde bulmanız komik.

Noktalama işaretleri(canım isteyince kullanırım, kullanılmayan örnekleri dünya yazınında mevcuttur, ilköğretim dilbilgisi-kompozisyon dersini öyle sanıyorum ki çok insan geçmiştir) bir düşünceyi gizlemekten çok vurgular. Kişinin kendi yaratımına atfedeceği vurgu kendi tasarrufundadır sizi ilgilendirmez. Pardon siz öznesi ve yüklemi aman yerdeğiştirmemiş cümleleri anlıyor ya da seviyordunuz o halde şu egzersizi gerçekleştirelim:

"senden nefret ediyorum" cümlesini nazik bir üslupla yeniden yazınız ve bakınız ne değişecek.

sorun A kişisi ya da B kişisi değildir bir fikrin sürekli neredeyse idiyotça tekrarlanışıdır. Forumlar insanların kendilerini en az bir yönüyle yakın hissettiği yerlerdir burada yazdıklarımı herhangi bir av-avcılık, tekne, yemek, emlak sayfalarında yazmıyor olduğumu biliyorum..e orada da insanlar var bir şeyler yazıyorlar neden buradaki yazılar onlardan birinde değil? bu sorunun cevabı insanın kendisine yakın olanı hassas bir dengeyle seçişindedir. Aksi provakasyondur, öfkedir, ya da yeni nesil tanımıyla trollüktür.

bu troll ister kalır ister gider, ister yazar ister susar..bir umutla düşüncelerinde özgünlük, sevgi pırıltısına rastlayabileceğimi düşündüğüm kişi son hamlelerinin ardından beni artık hiiiçç rahatsız etmemektedir boşluk da bir temel sanat ilkesidir, değerlendirilmelidir.

Salt sorun sonsuz us mudur

Salt sorun sonsuz us mudur Sn. Gamaro? ya da hayatımız sonsuz us dan mı ibarettir?

Evet, ben devrik cümle

Evet, ben devrik cümle okuyunca anlayamıyorum..Öznesi Halep'te kahve içerken yüklemi Yemen çöllerinde kaybolmuş cümleleri sevmiyorum..Ayrıca kullanıldıkları haliyle, hiç olmayacak kelimelerin arasında tutsak düşmüş beceriksiz askerleri andıran noktalama işaretlerini de kendime dert ediyorum..Ve yorumculardan yazdıklarına daha bir özenli davranmalarını rica ediyorum..

Ama tüm bunlar, yani anadilini iyi kullanamamak, dilbilgisi ve imla kurallarına riayet etmeden çala kaşık yazmaya çalışmak, ya da "kıvam" ve "tarz" gibi gibi konular, dile getirmeye çalıştığım hususlardan sadece bir kaçıydı,tamamı değil..

Hele hele konuyu dönüp dolaştırıp dilbilgisi meselesine bağladığımı ve bu şekilde hoşgörmeye çalıştığımı filan iddea etmişssiniz..Çok daha fazlasını yazdığımı sanıyordum aslında ben, demek ki iyi ifade edememişim kendimi, kusuruma bakmayın.

Toplumsal düzenlerde

Toplumsal düzenlerde insanları zapt-ü-rapt altına almak amacıyla kişisel doğruları ortak gerçeklerde birleştirebilmek için bir sürü kanun, kitap, kural yaratılmıştır. Yoksa mümkün mü herkesin kişisel doğrusuyla bir toplum içinde yaşayabilmesi. Kaç milyar insan varsa o kadar milyar dünya görüşü demek çünkü bu. Tüm bu toplumsal, inançsal, kültürel ortak payda çabalarına rağmen bile herkesin gözünden dünya başka görünür. Renkleri bile birbirimizin nasıl algıladığını bilemeyiz ki. Mavi bile senin için nasıl bir mavi, benim için nasıl bir mavidir? Ya da herkesde ne kadar farklı duygular uyandırır? Bilemeyiz. İşte bu kişiye göre farklılaşan bakışlar farklı doğruları da doğurur aynı zamanda… Hatta doğrular bazen o kadar büyür ve gerçeğe dönüşür ki, gerçekten bile saptırır insanları.. Gerçeklerle doğrular karışır hatta savaşır. Bunun üzerine güzel bir laf Don Kişot’tan.. Demiş ki Don Kişot, şövalyeliğin artık mazi olduğunu söyleyenlere..” Gerçekler doğrunun en büyük düşmanıdır..”

Devrik

"Üzerlerindeki pislikleri, çamurları, sahtekarlıklarını, gözü dönmüş doymak bilmeyen açlıklarını temiz siyaset sözcükleri ile gizleyen, konuşma özgürlüğü olmayan bu ülkede, konuşma özgürlüğü paravanının arkasına sığınıp, bu ülkeyi ülke yapan Atatürk'ün kurduğu mecliste, bu ülkeyi bölecek faaliyetler içine giren, başka ülkelerde adına vatan hainliği denecek faaliyetler konusunda rahatça konuşup, aksini söyleyenleri içeri tıkan zihniyetin taktiğini kullanarak, bu sitede, konuşma özgürlüğü paravanının ardına saklanarak din tüccarlığı yapan ebubekir adlı şahsın bu sitede paylaşımlarda bulunmasına şiddetle karşıyım. "

Saygılar sunarım RedSonja.

Yukarda sizden alıntı yaptığım yazınızın bir kısmında ki söylem
bu..Ve; bu yazıdaki ithamlarınız hedef aldığınız forumdaşı da
aşmış neredeyse Ülkenin tamamını tu kaka yapmışsınız, şimdi; siz "RedSonja" bunları fikir özgürlüğü adına siteye yazmakta serbestsiniz fakat herhangi bir kişiyi de kovabilme hakkına sahip olacaksınız yazdıklarından dolayı...
Ne güzel bir düşünce? fırıncıya söylede ekmekte vermesin.

Saygılar.

Hayatımız elbette sonsuz

Hayatımız elbette sonsuz us'tan ibaret değildir..Ama sonsuz us platformu "trafiğe kapalı güvenli bir alan" gibidir ve herşeyden önce bu özelliğiyle iyi değerlendirilmelidir..

Tıpkı bir yarış pilotunun, güvenlik kaygısı olmaksızın arabasının limitlerini zorlaması ve deneyimlemesi gibi, biz de kendi düşünsel sınırlarımızı, yetenek ve yeteneksizliklerimizi, bildiklerimizi ve bilmediklerimizi test edebiliriz burada..Dahası tüm bunları aynı zamanda estetik kaygılar da güderek yapabiliriz/ yapmalıyız..Asıl gaye onu bunu dışlamak değil,bu düşünsel ve duygusal maceranın özgür olanaklarını yaratıp geliştirmeye çalışmak olmalıdır..

Ve ben bu anlamda Ebubekir gibilerin, onun gibi düşünmeyenler ve hatta ondan nefret edenler için kendi zeka ve birikimlerini, ve ayrıca problem çözme yeteneklerini sergileyebilme açısından çok önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum..

Senden nefret ediyorum demenin de bin türlü yolu vardır..Az buçuk üst düzey yönetici sayılırım, benzer bir durum üzerine inşa edilmiş bir soru ile önemli bir iş görüşmesinde karşılaşabilirsiniz..

aron sen asıl derdini

aron sen asıl derdini söyle. Gizleme kendini sinsice. Cesur ol, yürekli ol, erkek ol. Korkakça yaklaşma konuya. Çıkar takkeni de benim sözlerimde seni rahatsız eden şeyi açıkça söyle. Kaypakça davranma.

"sanal dünya " da bile

"sanal dünya " da bile tahamülsüzlük ve ayrım bu kadar derinleşmişken toplumda ki durumu düşünmek dehşet verici oluyor

Yahu aron, bu yazılanlarda

Yahu aron, bu yazılanlarda neresi yanlış? Siz serbestsiniz deyip duruyorsun. Bu cümleyi açmaya kalkarsak satırlar yeter mi burada??? Ergenekon'dan mı girelim? Bir suçlama dahi olmadan ortada aylardır içeride tutulanlardan mı bahsedelim? (Hukuksuzluk-Adaletsizlik), Konuşan savcılara yapılan muameleden mi bahsedelim? (Bağımsız Hukuk'un baskı yoluyla kaldırılması), Açılımdan mı bahsedelim? (Özerklik, teröre saygı, şehit ailelerine dayak), TSK ya yapılan karalama kampanyasından mı bahsedelim? (TSK yı yıpratmak amaçlı ortada dolanan sahte belgeler, gerçeği var denilerek bir türlü ortaya cıkarılmaması, ne idüğü belirsiz ihbar mektupları), Yolsuzluklardan mı bahsedelim? (Rant, sahtecilik, hukuksuzca satışlar, el koymalar, usulsüz ihaleler), seçimlerde yapılan hileler, basın özgürlüğünün ortadan kalkması, konuşan basına yapılan baskılar, uygulanan cezalar, devletin kurumlarının eşe dosta peşkeş çekilmesi, önce el konup sonra satılan bankalar, satılan limanlar, satılan yollar, satılan devletin hayati önemi olan telekomu, madenleri, toprakları... Ortalıkda uçuşan adalet, hak, hukuk, demokrasi, özgürlük furyası arasında yapılan talan, yok etme girişimleri, vatan hainliği.. Yoksa telekulaktan mı bahsedelim??? Bunların konusunu açarsak satırlar yetmez burada. Kalkmışsın bana nefretten bahsediyorsun. Gerçekleri yazmam mı hoşuna gitmedi? Atatürk'ün meclisi demem mi hoşuna gitmedi? Din tüccarlığı istemiyorum demem mi hoşuna gitmedi? İktidarın yaptıklarını sıralamam mı hoşuna gitmedi? Asıl sen onu söyle bana.

Özgürlük naraları atıyorsunuz. Hukuk bile özgür değilken, bağımsız değilken siz ne diyorsunuz???

söyleyene degil

hani bir söz vardir

"söyleyene degil söyletene bak"
diye

bakin eteklerdeki taslar nasil da dökülüyor bir bir
iyide oluyor

biz burda felsefe,bilim falan filan yapiyoruz palavrasini dillendirenlerin simdi döktürdüklerine bakin hele
hepsi bir numarali siyaset-ciymis/ergenokon-cuymus da gizliyorlarmis kendilerini

birde bana
"sinsi/din tüccari" yaftasini yapistirip puan ve taraftar topliyacaklardi akillari sira

meger beni tasavvufa/kirli kültüre davet eden RedSonja da
ergenokon cuymus

ne is ?

gamaro yazdi;
"..Şu zamanda din üzerinden rant edinip zenginleşmenin iki kısa yolu olabilir..Ama üzerinden rant elde edilip kolay yoldan zengileşilebilecek tek alan "din" değildir..Mesela aynı şeyi pekala "vatan millet" teması üzerinden de başarabilmek mümkündür."

--------------------

RedSonja "din tüccarligi istemiyorum" diyor iyide
Atatürk´ün arkasina saklanarak "vatan millet" tüccarligi
yapani kim istiyor?

hele birde TSK´nin avukatligina soyunmalari yokmu
evlere senlik
sanki TSK ve Basbugun onlarin avukatligina ihtiyaci varmis gibi

ergenokon sevdalisi RedSonja fanlarinin ifadeleri bana sag sol kavgasinda milliyetcilerin "devlete sahip cikma ve koruma refleksiyle"
devletten devletci
kraldan kralci
naif tutum ve söylemlerini getirdi aklima

12 eylül darbesinde yiyince samari anladilar kullanildiklarini
gerci akillanmiyanlar da var ve simdi onlar ergenokoncu takiliyorlar

bagimlilik kör eder
slm.

İşte ben de ergenekoncu

İşte ben de ergenekoncu oldum. Gördünüz mü zihniyeti? Bu ülkede yapılan haksızlıklara karşı çıkan herkes ergenekoncu. Çalsınlar, çırpsınlar, batırsınlar, bölsünler biz de susalım değil mi? Bunu istiyorsunuz. Az önce yazdıklarımı nasıl da ispatlıyor yazdıklarıyla, ithamlarıyla. İktidarın yaptıklarını eleştiren herkes ergenekoncu diye yakalanıp içeri atılıyor dediğimde, işte bu zihniyetten bahsediyorum. ebubekirin zihniyetinden. RedSonja iktidarı eleştiriyor o zaman ergenekoncu. Buyrun görün zihniyeti. Bu konuda yazan herkes de ergenekoncuymuş :)))

Ayrıca ben bu başlık altında siyasetten bahsettiysem, din sömüsüründen bahsettiysem, ebubekir denen şahsın önceki yazdığı iletiler sebebi ile bahsettim. Bulun benim burada siyaset yapmak amacı ile açtığım bir başlık. Bulun ebubekir'in açtığı siyasi konulara, dini konulara yaptığım bir yorumu. Bulamazsınız. İftira sizin kanınızda var. Gerçekleri duymaya dayanamıyorsunuz.

Sn.rinda sordu

sorunuz
biraz pek özel olmadimi?
herneyse..

"..Siz Almanya’da kafanızı ne kadar dışarı çıkarıyorsunuz kapıdan yada evinizin hanımlarını kafalarını çıkartmasına izin veriyorsunuz."

1-FDP genclik kollarinda Türk genclerinden sorumluyum
2-bes sene önce FC Bosphorus isimli bir Futbol takimi kurdum ve halen baskanligini yürütmekteyim ayni zamanda oynamaktayim
3-Augsburg Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren
"yabancilar meclisi"nde baskan yardimcisiyim
4-ticaretle ugrasiyorum alman ve türk calisanlarim var
5-kizim "post bank" bayimi yönetiyor,tesettürlü degil,namaz kilmaz,yüzmeye gider,sosyal aktiveleri vardir
6-oglum "Mix-Shop"yani(Türkisch Schlecker) benzeri diger isyerimi idare etmektedir,namaz kilmaz,folklor dersleri verir ve saz calar
7-isyerimizin siparislerini hanimim yapiyor tsettürlüdür,namazinda ve niyazinda dünya tatlisi ipekten ince bir mizac sahibidir,benim tavizsiz ve sivri dilimi tasvip etmiyor,bircok konuda farkli düsünüyoruz,dernek ve cemaat aktiveleri var
8-ben islerimin organizasyonu ve muhasebe isleriyle ilgileniyorum asi ruhlu yalniz bir adamim ama herkes gibi olmaktansa yalniz kalmayi tercih ediyorum kaldiki
benim ailem benim cemaatim yani yalniz sayilmam..

"..Almanya’da kendi ana dilinizde eğitim hafta’da kaç saat alıyorsunuz?"

bu soruyu niye bana sordunuz anlamadim ama cevap vereyim

1-75´li yillardan sonra okullarda Türk Model siniflari müfredati programi uygulandi anlasmali olarak Türkiyeden gelen ögretmenler uzun süre görev yapti..
2-saglikli ve verimli bir uygulama olmadigini ben cok kere dillendirmistim neticede hakli ciktim ve vatandaslar iki dilli egitimin faydasini görmeyince cocuklarini Türk siniflarina göndermediler..
3-yanilmiyorsam halen isteye bagli olarak haftada iki gün Türkce ders verilmektedir ragbet gördügünü sanmiyorum..

Türkce ve Türk dilini konusma,yazma,yayma noktasinda hicbir yasak olmamasina ragmen Türk cocuklarinin(istisna kaideyi bozmaz)Türkceleri zayif ötesi zayiftir hatta ana dilleri Almanca olmustur

neden ?

peki ülkemizde 79 yildir her alanda uygulanan Kürtce yasagina ragmen Kürtlerin dogru dürüst Türkce bilmemeleri ve ana dilleri Kürtce de israr etmeleri

neden ?

bu sorularin cevabini da lütfen siz verin..

slm.

Sn. RedSonja

RedSonja yazdi;
"..Gerçekleri duymaya dayanamıyorsunuz."
---------------

hangi gercek ?

slm.

Dert

RedSonja,
Demirden korkan trene binmez "redsonja".
Sinsi olmadığın aynen sirkatini söylerken secaat arzeden Onur öymen gibisin.
Takke takan o işin İnkilabını yapan zihniyette gizli.
Senin sözlerinden rahatsızlık duymak ne kelime,bilakis memnun oluyorum ve bir bayan olarak (zannedersem)ne kadar kibar olduğunuzu da müşahede imkanı verdiğinizden dolayı size teşekkür ediyorum.

Anlaşılan takkeyi

Anlaşılan takkeyi çıkarmak yerine şapka takmak kanınıza dokunmuş. O zihniyete göre, internet kullanmak da sakıncalı. Aman ha günaha girersiniz. Günah işlemeyin bence.

(Konusuz)

Kan

O zihniyet dediğiniz "google" yi hazret yaptı farkında değilsin galiba..
Baksana internet vasıtası ile hiç bir şey gizli kalmıyor.
Kan ile işimiz olmaz,kan bizi tutar ama alışık olanlar sever eti balığı,yağsız tavuğu ne dersin "RedSonja".

Kanlı mı olacak kansız mı

Valla kanlı mı olacak kansız mı diyen sizin zihniyetinizdi.

Yanlış

Erbakan başbakanken, Refah Partisi Meclis Grubu`nda konuşuyor.
Konuşmasının bir yerinde şöyle dedi: "Refah Partisi`ni iktidardan uzaklaştırma konusunda anlaştılar, ama bu iş kanlı mı olacak kansız mı olacak onu tartışıyorlar." Cümle bu. Ama kamuoyuna yansıtılan sadece "Kanlı mı olacak kansız mı" bölümü ve bu bölüme yüklenen mana.
Şimdi buyrun;

http://www.vidivodo.com/174099/kansiz-mi-olacak

Zihniyet olayı nasıl çarpıtmış bak ve öğren redsonja.

Almanya'daki durum ile

Almanya'daki durum ile ilgili olarak (ve buradaki tartışma ile de ilişkilendirilebileceğine inandığım için) bir kaç hususu da ben paylaşmak istiyorum..

Almanya'daki yeni jenerasyon (sonradan doğma) Türk popülasyonu içerisinde kabaca iki profil mevcuttur..Birincisi, ailesinin pozitif ilgisi ve özeninden uzak kalarak hasbel kader büyümüş olan çocuklardır ve felaket bir tabloyu andırırlar..Mesela bunların erkekleri Hamburg'un genelev sokaklarını usanmak bilmeden aşındırdıkları halde, kız kardeşlerini herhangi bir erkekle elele dahi görmeyi cinayet sebebi sayarlar..Televizyon programlarına sık sık malzeme olurlar, rehabilitasyon ve uyum programlarına alınırlar..Ne türktürler, ne alman..Ne alman gibi çalışkandırlar, ne de kendi öz kültürlerinin farkındadırlar..Ve çoğu zaman suç batağına saplanıp kalırlar..Doksan milyona yaklaşan nüfusuyla tüm Almanya genelindeki yıllık suç istatiklerinin,nasıl bir asimetrik oranla 2-2,5 milyonluk "Türk" populasyonu üzerinde öbeklenmiş olduğunu bilseydiniz dudaklarınız uçuklardı..Ya da benzer bir suç oranı bizim ülkemizde farzı misal nijeryalılar için geçerli olsaydı,emin olunuz ki kitlesel tarzda nijeryalı sürek avlarının ya da yeni 6-7 eylül olaylarının haddi hesabı tutulamazdı..

Bir diğer Türk profilinin sahipleri ise, ailesi tarafından özenle takip edilmiş,kişisel ve sosyal gelişimine önem verilmiş,ve bu nedenle Alman eğitim ve kültür sistemi içerisinde yol almaları sağlanmış çocuklardır..Bunlar sayıca azdırlar, ama iki ayrı milletin en iyi sosyal genlerini biraraya getirip de yaratmışcasına kıymetli ve olgundurlar..Bizim kadar arkadaş canlısı ve duygusal, aynı zamanda almanlar kadar çalışkan ve gerçekçidirler..Beğeni düzeyleri ve estetik beklentileri yüksektir, sanat ile bilimi bağdaştırmasını iyi bilirler..Görseniz imrenirsiniz..

Yabancı kültürlerle iç içe yaşamaya alışkın biri olarak söylemeliyim ki,bizim bu ülkede mahkum edildiğimiz "tarz" doğru bir tarz değildir..İster kutsal metinler olsun konu,ister bir başka ideoloji..Söylediklerimizin ve yazdıklarımızın ötesinde bir duygusal yenilenmeye ihtiyaç vardır..Ve sonsuz us gibi platformlar herşeyden önce böylesi bir yenilenmenin yollarını zorlamalıdırlar, yoksa lise yıllarındaki münazaraların ruhunu şadetmenin değil..

İşin özü şu ki, ,insana ne verirseniz onu alır..Ve aldığı ile şekillenir..Medeniyetin ve onun nimetlerinin kişiden esirgenmemesi gerekir..Neyin medeni olduğunu düşünüyorsanız insanlarla onu paylaşın ve bunda ısrar edin lütfen..

Herkese sevgiler..

Hayır cümle o değil.

Hayır cümle o değil. Cümle aynen şöyle:

"Bir gün iktidarı ele geçireceğiz, kanlı mı olacak, kansız mı olacak işte açıkta olan soru budur... "

Senin verdiğin linkteki video'da ise o sözü söyledikten sonra Erbakan'ın söylediği sözü düzeltme çabası...

Doğru

Gamaro,
Aslında olaya bakış açın (kendi açından) doğru, birde güzel Ülkemizde İnsanları "KATAGORİZE" edip buradan rant sağlayan kesim
deşifre edildimi olay çözülür,yanlız 28 Şubat ta bankalardan iç edilen milyarlarca dolar olayın küçük bir bölümü yani buz dağının
görünen yüzü,bu itibarla bu olayların (sizin yazdığınız Almanya ayağı) aynen Türkiyemizde de oynanıyor ve katagorize edilip çözülen toplumu idare etmek rantını yemek kolay oluyor,dolayısı ile artık mızrak çuvala sığmıyor İnsanlar uyandı İnşaAllah.

Sende haklısın

Ne yapayım redsonja,sanalda,taklamı atayım.
İster inan,ister inanma olay bu.

Ben tartışılan şeyin ne

Ben tartışılan şeyin ne olduğundan değil, altta yatan duygu-durumdan bahsediyorum..Bu duygu durum ile yüzleşmemiz ve aslında pek de sağlıklı davranmadığımızı görmemiz gereklidir..Asıl hayati olan budur.

Dediğim şudur;

Güncel politik meseleler ya da aktif siyaset gündeminde yer alan konuların tartışılmaya açılması bu anlamda iyi bir seçim değildir. Böylesi konular sözünü ettiğim duygu durumun değişik yüzlerini bize göstermek açısından belki bir anlam taşıyabilir, ama bizati kendisinin deşifre edilebilmesine olanak tanımaz,tanıyamaz..Bizi gerçek anlamda kendimizle yüzleştiremez..Ve tıpkı yukarda olduğu gibi bir kanlı mı/kansız mı düellosu başlar, uzar gider..

Duygu

Bir toplumda ne olup bittiyse ve her olan hasır altı edilmişse olayların İnsanların duygularını törpüler ve günlük ekonomik,siyasi vs vs kısır çekişmelere zemin hazırlar bu olaydan çıkış nasıl olur; toplum bilinci artırılıp gerçek mecrasına çekildikçe,yani katagorize durumu ortadan kaldırılırsa
aynı gemide olduğumuz bilinci ile doğruya,doğru,yanlışa,yanlış demeyi öğrendiğimizde olaylar sağlıklı bir çözüme doğru gider.

"Noktalama işaretleri bir

"Noktalama işaretleri bir düşünceyi gizlemekten çok vurgular. Kişinin kendi yaratımına atfedeceği vurgu kendi tasarrufundadır sizi ilgilendirmez.
"
İşte ben orjinalite ve zeka pırıltısı taşıyan cümle diye buna derim.

Ve böyle bir tarzın eşliğinde her soru ve sav, hem karşıt söylemi üretilip cevaplanarak,hem de karşılıklı keyif alınarak uzun uzadıya tartışılabilir.

(karşıt söylemini üretip cevaplandırılır demişken, ben de cevabımı vereyim biraz gecikmeyle de olsa:-)

Noktalama işaretlerinin bir düşünceyi gizlemekten çok vurgulayıcı yönde kullanılması, noktalama işaretlerinin önemli bir özelliği olabilir ama "tek" özelliği değildir.Noktalama işaretlerinin "vurgu" sensörü gibi çalışmak dışında, anlam bütünlüğünü sağlamak ve anlatım bozukluklarının önüne geçerek metni okunabilir ve anlaşılabilir kılma gibi başka önemli özellikleri de vardır.

Bu bakımdan kişinin kendi yaratımına atfedeceği vurgu kendi tasarrufunda olmakla birlikte, anlam ve anlatım bütünlüğünün korunması ve metnin düzgün inşa edilebilmesi de yine anlatım sahibinin sorumluluğundadır ve bu yönde de eleştiriler getirilebilir.

Benzetmek gerekirse eğer, "vurgu" insanın ne tarz giyindiğine benzer ve herkes istediği tarzda giyinebilir.Anlam bütünlüğü ise "temiz" olmak gibidir ve kimsenin -ne tarz giyinirse giyinsin- temizliğine özen göstermemek gibi bir hakkı yoktur.

Bir diğer mesele de "senden nefret ediyorum" un yazımı ile ilgiliydi sanırım..

Ben "senden nefret ediyorum"u, onun öncesine ve sonrasına yerleştirdiğim bir kaç cümle ya da paragraf arasında öyle bir yere sıkıştırır ve öyle değişik noktalama işaretleriyle yazarım ki, senden nefret ediyorum üzerinden bir değil, bir'den bir hayli fazla sayıda "anlam" üretebilebilir..

Demokrasilerde çare tükenmez, herkese sevgiler..:-)

Yazım dikkati

Sn. gamaro ya sonuna kadar katılıyorum. Yazımda sadece noktalama işaretleri değil anlam bütünlüğüne ve anlatım bozuklukluklarına da dikkat edilmeli. Özel yazışmalar olmadığı için de "argo tabirlerden" kaçınmak gerekir diye düşünüyorum. Binlerce insan okuyabiliyor yazdıklarımızı. Belki bizim için önemli değil ama yazıların sonsuzlukta yankılanması için önemli olabilir.

xenix

Ben ne diyorum siz ne diyorsunuz?

5-kizim ...tesettürlü degil,namaz kilmaz,...
6-oglum ...namaz kilmaz,...
7-...hanimim tsettürlüdür,namazinda ve niyazinda ...

Ben dini vecibelerden değil, bağnazlıktan behsettim. Din ile bağnazlığı aynı kefeye mi koyuyorsunuz? Sizin kızınızın, oğlunuzun, hanımınızın dini inançları beni ilgilendirmez, bu yaradanla onlarına arasında. Benim demek istediğim uyumla alakalı bir durumdu. Kaldı ki dediğim gibi istisnalar kaidei bozmuyoru. Almanya'da yaşayan türklerin %90'ına yakın bir kesimden bahsediyorum.

Siz kaç senesinde gittiniz ya da kaçıncı kuşaksınız bilmiyorum. Ama 3. kuşak falan olmalısınız. Sizin için oldukça kolay bir devre olmalı. Asıl ceremeyi o kuşak çekti.2. kuşak arada kalmışlığın denizinde debelenirken, semereyi 3. kuşak topladı. Bu sebeple de rahatlık size rahatsızlık veriyor. Neyse.

Gelelim sorunuza;

"peki ülkemizde 79 yildir her alanda uygulanan Kürtce yasagina ragmen Kürtlerin dogru dürüst Türkce bilmemeleri ve ana dilleri Kürtce de israr etmeleri neden ?"

Bunun cevabı sizin satırlarınızda saklı. Almany'da yaşayan Türkler neden doğru dürüst almanca konuşamıyorlarsa o sebepten konuşamıyorlar.

Biraz Tarih, coğrafya ve vatandaşlık bilgisi okursanız sorunun cevabını daha kolay bulacağınıza inanıyorum

Saygılarımla

EK:

Ulusalcı cinayet dedikleriniz töre ve şeriat uğruna işlenen cinayetlerini. Domuzbağı olaylarını ve Madımak olaylarının açıklaması gelmedi. Onun yerine kürt sorununu mu öne sürdünüz? Anlamadım

RedSonya yazdi

RedSonja yazdi
17/11/2009 -
"satılan bankalar, satılan limanlar, satılan yollar, satılan devletin hayati önemi olan telekomu, madenleri, toprakları"
--------------------------------

Ertuğrul ÖZKÖK (Hürriyet)

açık mektup

BU yazıyı özellikle CHP ve MHP'nin "muhafazakár" kanadının dikkatle okumasını isterdim.

Dikkatle ve önyargısız.

Gerçi önyargısız olabileceklerini sanmıyorum, ama hiç olmazsa dünyada başka ülkelerde de böyle şeyler oluyor diye düşünür ve biraz rahatlarlar.

her gün
"Ülkemizin, devletimizin malları yabancılara gitti" diye
ağıt yakıp duruyorlar.

* * *

Almanya'nın en önemli ekonomi gazetesi "Handelsblatt"
bir araştırma yayınladı.

Buna göre Almanya'nın en büyük 30 şirketinin hisselerinin çoğunluğu yabancıların eline geçmiş.

2005 yılında bu şirketlerin hisselerinin yüzde 43.8'i yabancıların elindeyken, bu oran geçen ay yüzde 52.6'ya çıkmış.

Gazetenin yazdığına göre, böyle bir olay Almanya tarihinde ilk defa oluyormuş.

İsterseniz bu genel rakamın bazı detaylarını da vereyim.

Mesela Frankfurt borsasının sahibi "Deutsche Börse" adlı şirketin yüzde 84'ü yabancı yatırımcının elinde bulunuyormuş.

Yani adı "Alman Borsası" olan şirket yabancılara gitmiş.

Almanya'nın spor malzemesinde, milli markası olan Adidas'ı alın.

Yüzde 79'u yabancı yatırım tarafından alınmış.

Bir başka Alman milli markası.

"Bayer..."

Yüzde 78'i yabancı yatırımcıda.

* * *

Le Monde Gazetesi bunun bir eğilim olduğunu ve devam edeceğini yazıyor.

Gazetenin yorumuna göre, İkinci Dünya Savaşı'nda Alman ekonomik mucizesini yaratan "Deutschland AG" modeli artık yerini yeni bir küresel modele bıraktı.

Peki neden böyle oluyor?

Alman şirketleri zorda ve iyi yönetilemiyor diye mi?

Bizim dar kafalılar böyle zanneder.

Hayır, tam aksine, Alman şirketleri çok iyi durumda olduğu için böyle oluyor.

Alman şirketlerinin muazzam ihracat gücü, yabancı sermayeyi bu ülkeye çekiyor.

Le Monde Gazetesi'nin yorumuna göre, "Dolar zayıflığı, Euro bölgesindeki karlı şirketlerin cazibesini artırıyor. Bunların başında da Alman şirketleri geliyor."

Gelelim en ilginç soruya.

Bu şirketlerin hisselerini daha çok kimler alıyor?

Yatırım bankaları ve güçlü sigorta şirketleri.

Bir de Çin ve Hint sermayesi.

O zaman soralım.

Hani nerede küreselleşmenin "yeni emperyalizm" olduğu zırvası?

* * *

Ülker, dünyanın en tanınmış çikolata markası olan "Godiva"yı satın aldı.

Gece arkadaşlara; bu haberi mümkün olduğunca büyütün dedim.

Aklıma 28 Şubat sürecinde Ülker'e karşı yapılan haksızlıklar geldi.

Ben Hürriyet'i hiçbir zaman o karalama kampanyası içine sokmadım.

Tam aksine kendi köşemde hep Ülker'i savundum.

Çünkü Ülker, Türkiye'nin en iddialı ve en yaratıcı, en rekabetçi şirketlerinden biriydi.

Haklı çıktım.

Çok sevindim.

Ama Ülker'in Godiva'yı almasına sevinmem, yabancıların gelip başka Türk markalarını almalarına üzülüyorum anlamına gelmiyor.

Sadece, Türk ekonomisinin küresel bir dolaşıma girmesinden dolayı mutluyum.

Hürriyet bu yıl, Rusya ve 7 ayrı ülkede seri ilan alanında pazar lideri olan TME'nin yüzde 70'ini aldı.

Yani Hürriyet bir yandan gazete olarak büyüyor ama şirket olarak daha da fazla büyüyor.

Bugün Hürriyet bünyesinde 12 ayrı ülkeden insan çalışıyor.

Yani küresel bir şirket.

Hürriyet'in yüzde 40'ı halka açık.

Bu yüzde 40'ın yüzde 85'i de yabancı yatırımcının elinde.

Çağımızın ekonomik gerçeği artık bu.

Ve emin olun, küreselleşme Türkiye gibi yeni rekabetçi ülkelerin lehine çalışıyor.

* * *

birde
(TAM)Türkiye Arastirmalr Merkezi Vakfi´nin arastirmasini okuyalim;

"Almanya da 2006 yili itibariyle 203 bin Türk`ün konut sahibi oldugunu belirten Sen,bu ülkede Türkler´in sahip oldugu emlaklarin toplam degerinin 32.5 milyar Euro´yu buldugunu bildirdi"

"Türkler´in Avrupada sahip oldugu tasinmazlari 2 milyar 586 milyon metrekare yani bir Lüksemburg büyüklügünde"

bizim gerici-lerin kulaklari cinlasin..

slm.

LÜTFEN..

Bakın ben kastettiğim şeyin ne olduğunu örneklendirerek anlatmaya çalışayım..

Bazı tarihi şahsiyetleri sonsuz bir bağlılık duygusu içinde sevebilir ve her daim minnetle anabiliriz..Diğer bazılarını ise pek bir önem atfetmeden ya da daha da ileri gidip nefretle dile getirebiliriz..Tüm bunlar ideolojik kökleri olan ve bu köklere eklemlenen bazı duygusal tepkilerle şekillenmiş "tercihlerdir".Ve böyle olmasında da bir sakınca yoktur,çünkü siz öyle olmadığını düşünseniz dahi hayatın kendisi zaten ideolojiktir ve insan öyle ya da böyle bir "tercih" sahibi olmalıdır/olur.

Herkes istediğini sever, istemediğini sevmez, ve herkesin duyarlılığı, gerekçeleri ve tercihi kendine özgüdür.A veya B şahsiyetinin ne kadar değerli veya değersiz olduğu da tartışılabilir,hatta oylanabilir, ve yine herkes istediği mitinge katılıp istediği sloganları atabilir. Ama tarihi anlamaya giden yol bazı "tarihi kişilikler üzerinden" yürütülen övgü veya yergi kampanyalarıyla örülemez, yürünemez.

Örneğin bizim “buradaki” derdimiz tarihi anlamak mıdır, yoksa tarihi aktörler üzerinden kimin nasıl bir siyasal bir duruş sergilemeyeceğini açığa mı çıkarmaktır, bunun ayrımı iyi yapılmalıdır.Ve yine benzer bir şekilde, açılan her yeni forum başlığı ve konusu da , bu ayrımın farkındalığında olan bir seçicilik ile belirlenmelidir.Belki de Ebubekir’in dikkatine sunulması gereken en önmeli şey budur.

Tercihlerimizi yaşamda var edebilme ve etkin kılabilmenin yolu bilim veya felsefeden değil "siyasetten" geçer. ÇÜNKÜ HAYATA MÜDEHALE ETMENIN YOLU SIYASETTIR..Bilim ve Felsefe insanoğlunun us'unun sınırlarını farklı mecralarda ve zeminlerde zorlayıp özgürleştirebilir, ancak hayatı özgürleştirmenin yolu yine de bilim ya da felsefenin değil, "SİYASETİN" meselesidir..

Siyasetin ve siyasi mücadelenin verileceği yer ve kurumlar, ve bu kurumlarda üstlenilecek roller ise bellidir.

Burayı nasıl ve ne tür bir kurumsallaşmaya tabi kılıyoruz,kılmalıyız,ve buarada ne tür roller kuşanıyoruz/ kuşanmalıyız, bu konu üzerinde özenle düşünmek lazımdır.

Ben şahsen sonsuz us’u bir tür sanal siyasi mücadele alanına çevirebilecek ve kendi kendisini kısırlaştıracak böylesi süreç ve müdahalelerin uzağında, daha verimli ve soyut bir coğrafyada at koştururken görmek istiyorum..

Herkese sevgiler..

Almanya'da da yasa

Almanya'da da yasa çıkarılarak banka sahiplerinin bankaları elinden alınmış mı? Almanya'da kaç banka yabancı sermayenin elinde kaçı Alman sermayesinin elinde? Türkiye'de kaç banka Türk sermayesinin elinde kalmış kaçı yabancı sermayeye geçmiş? Almanya telekomunu da satmış mı? Sattıysa kaça satmış? Bizim gibi bedavaya mı vermiş? Almanya devletinin hayati kurumlarını satmış mı? Almanya'da bir tv yi, bir gazeteyi almak için, vergi memurlarını bu kuruluşun içinde yaşatmış mı? Bir açık bulmak için didik didik etmiş mi? Sonra da bulduğu en ufak şey için tarihte görülmemiş cezalar kesmiş mi? Burayı senden alacağım diye diretmiş mi? O kuruluşu zor durumda bırakmak için reklam vermesinler diye şirketleri zorlamış mı? Tek firmalık ihaleler yapmış mı Almanya?

Ülkeri kim beslemiş? İktidardan önceki ve iktidardan sonraki durumu neymiş?

Bir şeyi özellikle karmaşıklaştırmak isteyenler yapay ayırımlar yaparlar. Yani tavşanı ortadan keser, her birini ayrı incelemeye alırlar. Böylece tavşan gerçeği gözden saklanır. “tavşanın kulakları uzun” denildiğimizde arka kısmı gösterilir; “kuyruğu kısa dediğimizde de baş kısmı gösterilerek bu iki özelliğin de tavşanda olmadığı ispatlanır. Yüksek din-halk dini ayırımı da böylesine bir ayırımdır. Bu ayırımı, dinin akla uymayan tarafı gösterildiğinde, suç, ayrımın diğer tarafına atılarak "gerçek din" denen öteki yarım kurtarılır. Bu politikada da böyledir.

rinda yazdi

peki ben ne yaziyorum siz ne cevap veriyorsunuz?

ulusalci cinayetleri tasvip etmeyen
domuzbagi,madimak olayini yada baska bir katliami tasvip edebilir mi ne bicim mantik yürütmeniz var sizin böyle..

bu ülkenin yargisi,emniyeti,hakimi bu olaylarin faillerini yakalamis,yargilamis siz bana neyin hesabini soruyorsunuz ?

yok adaletli olmadi bu is diyorsan
o vakit bu ülkede adalet yok dersin mücadeleni verirsin..
kaldi ki 79 yildir da bu ülkede adalet kisiye özel uygulandigini da bilmen gerekir..
anlamasi cok mu zor?

---------------------------
"..Almanya'da yaşayan Türkler neden doğru dürüst almanca konuşamıyorlarsa o sebepten konuşamıyorlar."

YANLIS
cünkü benim sorum söyleydi;

"Türkce ve Türk dilini konusma,yazma,yayma noktasinda hicbir yasak olmamasina ragmen Türk cocuklarinin(istisna kaideyi bozmaz)Türkceleri zayif ötesi zayiftir

"hatta ana dilleri Almanca olmustur"
--------------------------

anlasilan soruya cevap vermekten kaciniyorsunuz!
ama kacmanin ecele faydasi yok
eninde sonunda sizde yüzleseceksiniz gerceklerle..

sorumu yeniliyorum;

Türk cocuklari´nin Almanca´si ana dilleri haline gelmistir?

slm.

Arkadaşlar, gayet objektif

Arkadaşlar, gayet objektif bir tutumla size fikirlerimi söyleyebileceğimi sanıyorum.

Bu siteye pek uzun bir müddet önce rastlamadım. Birçoğumuz burada belirli bir zamandan beri paylaşımlarda bulunduğu için, kullanıcılara belirli bir aşinalık kazandığından, çok rahat söyleyebilirim ki; bu konuya objektif yaklaşmak pek kolay olmayacaktır. Eski yazılardan referanslar vererek tartışmayı devam ettirmek bundan kaynaklanıyor sanırım. Tabii ki bu çok doğal bir durum.
Fakat demek istediğim, bir de bu platformu 5 hafta önce farketmiş bir kullanıcının gözünden bakarak değerlendirmenizin, bir parça daha katkısı olacağıdır:

5 hafta kadar önce, internet üzerinden bir konu hakkında araştırma yapıyorken rast geldim bu platforma. İlk okuduğum konu, eski başlıklardandı ve gerçekten faydalı bulmuştum. Ayrıca isminden ve içeriğinden gördüğüm kadarıyla, aynı amaca yönelik fikirlerini beyan eden, araştıran, paylaşan, tartışan insanların bulunduğu, çeşitliliği olan bir siteydi burası. Sık kullanılanlar listeme hemen ekledim, çünkü aradığım türden bir platformdu. Ardından vaktim oldukça girdim, anasayfada ilgimi çeken anahtar kelimelerdeki topiclere baktım, vs.

Yine ilgimi çeken güncel bir başlık vardı, siyasi bir konu, -ki zaten bence siyaset burada olmamalıydı- sağlıklı başlayan bir tartışmaydı ve seviyeli ilerliyordu. Diğer birçok üyenin de katılımıyla alevlendi, bir noktadan sonra kısır döngü haline gelen tartışma amacından saptı, farklı konulara gelindi. Ben, buna üzüldüm. Gerçekten, sırf bunu dile getirmek adına üye oldum siteye, "böyle olmamalıydı" diye de yazdım. Yoksa dışarıdan da takip edilebiliyor. Ama seçilen konunun hassaslığındandır, bu konuya mahsus bir karmaşa yaşanmıştır diye pek önemsemedim,
fakat güncel eklenen diğer meselelere baktıkça gördüm ki, bu olay bir müddetten beri birçok defadır yaşanıyor. Ve hep aynı ismi görüyorum, malum üyeyi...

Yukarıdaki mesajlarda okuduğum iki şey daha çok dikkatimi çekti,
birincisi: ebubekir'in yaptığından rahatsız olduğunu dile getiren üyenin, aynı agresif tavırla karşı çıkmasıydı. Bu sebeple diğer bir üye de, din tüccarlığına alternatif olarak atatürk ideolojisinin kullanıldığını söylemiş.

bu görüşe kısmen katılıyorum.

ikincisi: Bu platformun bağnazlığa, dogmatik saplantılara, radikal tavırlara çok ters düşen bir yapısı var, bu aşikar. Her türden görüşün dile getirilmesi, aynı amaca hizmet etmek ve paylaşımların meyvesini böylelikle almak isteği çok normal; fakat sonsuz us'u sınırlayan görüşlerin dayatılması us dışı bir eylem. Yukarıdaki mesajlarda şunun gibi bir soru vardı: "Burası böyle açıkgörüşlü bir mecra.Peki Ebubekir, sen ne için burdasın?"

Bu ikisini irdelemek gerektiğini düşünüyorum.
"Üyeler ne için birbirine tahammül edemiyor?" dan önce,
"biz ne için buradayız?" sorulmalı.

Amacımız bir takım ideolojileri (bu din olur,siyaset olur,vs) dayatmak ve herkesin bizimle aynı görüşte olmasını sağlamak mı, yoksa açılan konunun amacından sapmadan bir takım cevaplar bulabilmek mi?

Sanırım en sığ forumlarda dahi uygulandığı gibi, burada da editörlerin, konudan sapma halinde üyeleri uyarması gerekiyor. Böyle bir düzen varsa ve ben bilmiyorsam özür diliyorum. Ama son mesajını okuduğum bir konunun, başlıkla uzaktan yakından alakası olmadığı durumlar gördüm. Aksi halde, "bak benim mesajım silinmedi, ben böyle devam ederim gibi" cevapları görmeye alışırız. Yöneticilerden bunu rica ediyorum.

Merhaba...

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş