evren - ilahi/kusursuz senaryo
Herkes kendince bir aÅŸk hikayesi kaleme alsa..
İlkokul öğrencisi der ki; onu görünce heyecanlanıyorum, konuşmaya da utanıyorum, ama yarın sınav var, belki bu bahaneyle gidip birşeyler sorabilirim.. Biraz daha büyüyünce der ki muhtemelen, gözleri ne güzel, teni ne yumuşak, dokunsam.. Ortalama bir yetişkin kaleminden çıksa aşk, dağları delen Ferhat, ya da Romayı yakan Neron'u çağrıştıracak atıflarla şekillenir muhtemelen paragraflar.. Hey aşk, sen nelere kadirsin filan.. Bir edebiyatçının kaleminden dökülse aşk, beynine hapsolduğu kadının olası tüm kıvrımları arasında yolculuğa çıkar erkek..Ve edebiyatçı daha bir pervasız yazmak isterse eğer, beynine hapsolduğu erkeğin olası kıvrımları arasında dolanan yolcu bir erkek de olabilir şüphesiz.. Araya giren savaşlar, felaketler, kaos, hayatın çıkmazları ve paradokslar..uzar gider..Yani ilkokul çocuğunun algısından başlayıp, zihninde sayısız imgenin ve gölgenin uçuştuğu tüm büyük sanatçıların eserlerine kadar...senaryo hep başkalaşır.
...
Evren ve onun içindeki bizler için yazılmış olan ilahi bir senaryo var ise eğer, bu senaryo kusursuz olmalıdır değil mi? Bence öyle. Çünkü senarist hem evrenin hem de evrene ait tüm kanunların yaratıcısı ve sahibi olarak bu kusursuzluğu içermek zorundadır. Maddenin,ışığın, fiziğin, karadeliklerin ve ötesinin ve daha aklınıza gelebilecek herşeyin sahibinin böyle olması beklenir.
Siz peki, bize sunulan senaryoları bu anlamda ne kadar kusursuz buluyorsunuz?
Sizi yarattım.. Adem babanız ve Havva ananız sözümü dinlemeyince cennette, bu kez de hayat denilen bir başka sınavı başlattım.. yaşayacaksınız.. her hareketiniz gözlerimin altında.. iyilikler buraya, kötülükler şuraya yazılacak.. hepsi hesaplanacak.. sonra cennet, veya cehennem ..yaşarken şunlar helal şunlar haramdır..paranı faize vermeyeceksin, mirası şöyle dağıtacaksın, karına cinsel ilişki sırasında şuradan yanaşabilirsin, ama oradan yanaşamazsın,işini gördükten sonra boy abdesti alacaksın..vs.vs.vs..
Şimdi bu senaryoyu yazan senarist aynı zamanda evrenin ve içindeki herşeyin,yani maddenin, atomun,atom altı parçaçıkların, titreşen sicimlerin, yazılmış ve yazılmamış her türlü diferansiyel denklemin, kuantumun,ışığın, ve bunların hareketlerini düzenleyen tüm fizik, kimya ve biyoloji yasalarının, ve olmuş ve olacak herşeyin bizati sahibi ve hakimi olacak..
Kusura bakmayın ama, ne böyle bir senaristin kaleminden böyle bir senaryo çıkması, ne de böyle bir senaryonun yukarda anlatılan senariste ait olabilmesi öngörülemez.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1503 defa okundu

Sibel Atasoy

biz insanlar kendimizin çok
biz insanlar kendimizin çok önemli olduğumuz düşüncesindeyiz. ancak bu sadece bir düşüncedir. somut bir gerçekliği olmadığını biliriz bu düşüncenin. ölesiye korkarız bu gerçekten. bununla yüzleşmektense her türlü absürd senaryonun peşine düşmeye hazırızdır. yeter ki bizi avutsun, rahat rahat uyutsun. bu senaryoların sahibi korkudur. insanoğlunun kendi önemsizliğinin açığa çıkmasından duyduğu korku.
Ben her türlü anlam
Ben her türlü anlam arayışı ile, içinde yaşanılan büyüklüğün ölçeği arasında ters orantılı bir ilişki olduğuna inanıyorum.
Bütün evren hepi topu bir ev kadar olsa ve bu evde birbirine aşık iki insan yaşasaydı mesela..aşkın kendisi nerdeyse evren kadar mühim olurdu..
Evren bir mahalle kadar olsa, yine muazzam ama az bi daha az muazzam olurdu aşk.. aşık olunan arasıra evde yalnız bırakılıp arkadaşlarla buluşmaya gidilebilecek kadar..
Evren bir şehir kadar olsaydı, sadece arkadaşlara uğrayıp laklak etmek değil, her sabah uyanıp işe gitmek, kentin trafiğinde boğuşmak vs derken.. yine önemli olurdu aşk elbette, ama ara sıra aşkı unuturduk yine de, aramadığıma bakma aşkım, sen hep kalbimdesin..
Evren dünya kadar olsaydı eğer, aşk satılmaya başlardı bu kez zaman zaman..
Evren güneş sistemi kadar olsaydı, en uzak gezegenden bize bakan derdi ki, şu mavi gezegende aşk diye bir şey var, çok tutkulu birşey diyorlar..
Peki ya Vega'dan bize bakan birisi için ne ifade ederdi aşk?..şu yıldızın etrafında bir yerlerde bir şey var diyorlar...
Peki ya samanyolunun sınırından bize bakan birisi için..
Peki ya Andromeda'dan bakan birisi..
peki ya daha da öteden bakılırsa?..galaksimizin dahi içinde küçücük bir noktaya dönüştüğü ölçekte..
peki ya daha da daha öteden?..
Söylermisiniz lütfen yüz küsür milyar ışık yıllık bir büyüklüğün içerisinde "aşkın" anlamı nedir?
Ve başka anlamlar için de soralım mı aynı soruyu? Ama öyle sadece dünyanın üzerine oturup göğe bakarak cevaplar vermeyeceksiniz elbette:-)
Bilmek istersen seni Can
Bilmek istersen seni
Can içre ara canı
Geç canından bul anı
Sen seni bil sen seni
Kim bildi ef'alini
Ol bildi sıfatını
Anda gördü zatını
Sen seni bil sen seni
Görünen sıfatındır
Anı gören zatındır
Gayri ne hacetindir
Sen seni bil sen seni
Kim ki hayrete vardı
Nura müstağrak oldu
Tevhid-i zatı buldu
Sen seni bil sen seni
Bayram sözünü bildi
Bileni anda buldu
Bulan ol kendi oldu
Sen seni bil sen seni
Hacı Bayram Veli
"İnsanı kendim için,Kainatı İnsan için yarattım"
Hadisi Kudsi.
Amenna ve Saddakna.
Su akar.. Bu kavramlar bi
Su akar..
Bu kavramlar bi insanin dunyaya bakis acisina baglidir elbet. Ornegin; hep ayni sehirde yasamis biri icin o sehir cok onemlidir, ya da basini sokabilecegi bi ev cogu insan icin.
Bize mucizevi gelen bircok sey evren icin sadece bir noktadan ibarettir dediginiz gibi. 'Ask'a gelince; sadece asik icin o kadar degerlidir masuk; yoksa evren icin siradan bir insan'dir iste..Sizin inandiginiz tanri bize anlatilanlardan daha farkli sanirim gamaro?
Evreni meydana getiren o
Evreni meydana getiren o müthiş-muazzam güç sizin her zerrenizde, bütün özellikleri ile mevcut! . 'Ben' dediğiniz bu varlığın derinliklerinde!..
Aynada gördüğün cisminde ve dillerde gezen isminde kalırsan bir zerresin! Gönlünden kendine bir yol bulursan bir Evren!
kelime oyunlarıyla
kelime oyunlarıyla gerçeklik kurmaca...olsun,derdi olan şifasını istediği gibi bulsun.
Canlı ve cansız tüm
Canlı ve cansız tüm varlıkları içinde barındıran evren, kusursuz bir tasarıma, eşsiz sistemlere, canlıların yaşayabilmeleri için gereken tüm şartların varolduğu bir ahenk ve düzene sahiptir. Özellikle 20. ve 21. yüzyılda elde edilen tüm bulgular evrenin üstün bir aklın, kusursuz bir plan ve tasarım sonucu olduğunu ortaya koymuştur. Bilimin gösterdiği gerçek şudur: Evreni, üstün bir akla, sonsuz bir güce sahip olan Yüce Allah yaratmıştır.
Ne var ki bilimin 20. yüzyılda kesin delillerle ortaya koyduğu bu gerçek, Darwinistimateryalist felsefeyi benimsemiş kişiler tarafından görmezlikten gelinmektedir. Daha önce de belirtildiği gibi materyalistler evrenin, kaosun, karmaşanın ve tesadüflerin ürünü olduğunu iddia ederler. Ancak, evrenin oluşumundan içinde işleyen sistemlerin ve barındırdığı varlıkların arasındaki kusursuz denge ve ahenge kadar incelenen her konu, evrenin kesinlikle tesadüf eseri olamayacağını ortaya koymaktadır.
O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiç bir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)
Çatlaklık derken?.. tam
Çatlaklık derken?.. tam anlayamadım orayı.
gamaro düşüncelerime
gamaro düşüncelerime tercüman olmuşsun resmen nasıl oluyoda şu kusursuz hayran olunası evrenin dini kitabı herneyi ise işte böyle basit çelişkili sorunlu oluyo anlaşılır gibi değill şöyle olması gerekmezmiydi böyle mükemmel işleyen oyunun senaryosununda mükemmel akla tek bi soru işareti getirmeyen bişi olması evreni bu kadar muntazam yaratan allah dini ilan ederken aynı kusursuzluğu sağlayamaz mıı birileri aklımızı deniyo olsa gerekk..
ağzım senin kadar iyi laf yapmadığı için ancak bu kadar anlatabildim:)dilimin döndüğünce...:)
Evren burada ve pek çok
Evren burada ve pek çok yerde konuşulduğu gibi öyle kusursuz değil. Evrenin dinamikleri o kadar yavaş ki, o kadar yavaş ki biz bu değişimi algılayamıyoruz, sanki her şey hep böyleydi ve bundan sonra da böyle kalacak sanıyoruz.
Bakın, çarpışmakta olan iki galaksi:
Şimdi bu görüntüler böyle, bir hafta sonra bakınca bu galaksiler artık birleşmiş olmayacak elbette. Milyon yıl sonra bile aynı pozu verecek bu galaksiler. Burada bir galaktik etkileşim appleti var, kendi kendinize değişik çarpışmalar modelleyebilirsiniz. Nerede bir kusursuzluk var burada deney sonuçlarınızı bizle de paylaşırısnız.
Gelgit etkisi yüzünden örneğin Güneş Sistemi'ndeki bazı uydular gezegenlerinden uzaklaşırken bazıları da yakınlaşıyor. Neptün'ün uydusu Triton sürekli Neptün'e yaklaşmakta ve bundan yüz milyonlarca yıl sonra bir gün kritik uzaklığın da altına inecek ve parçalanarak Neptün'e düşecek. Ama dediğim gibi bundan milyar yıl sonra. Güneş2in parlaklığı yaşlandıkça artıyor, günümüzden bri milyar yıl sonra Dünya'da su kalmayacak tüm su buharlaşarak uzaya karışacak, Dünya bir çöl gezegenine dönüşecek. Ve tabii biliyorsunuz 4-5 milyar yıl kadar sonra da Güneş bir kırmızı deve dönüşecek ve genişleyerek Dünya'mızı yutacak.
Nedir bu evreni kusursuz yapan? Size NTV Bilim dergisi'nin 2009 Aralık sayısından bri alıntı yapayım.
Birkaç online çoklu cisim sümiltarörü vardı, adreslerini bulabilirsem burada paylaşırım. Kendi yıldız sistemlerinizi kurup orada da deneylerinizi yaparsınız bakalım kurguladığınız sistemlerin ömrü en fazla ne kadar olacak.
kaptan mosey kafamı
kaptan mosey kafamı fazlasıyla karıştırıyosun:)
Miraç
Mekkeli Muhammed Miraç'a yükseldiğinde bu karışıklığı düzeltmemiş mi?
Vay be, büyük ihmalkarlık.
Ama kabahat Hz.İsa'da. O göğe yükselirde hiç Hz.Muhammed yükselmeden durur mu? O zaman hani İslam'ın büyüklüğü.
Yoksa siz Mekkeli Muhamed'in ilk uzay gemisini inşa ettiğine inanmıyor musunuz? Adı da Burak.
KaptanMosey :) Birkaç
KaptanMosey :)
"Birkaç online çoklu cisim sümiltarörü vardı, adreslerini bulabilirsem burada paylaşırım. "
Bunu söz olarak aldım :)) Ve sabırsızlıkla da bekliyorum.. Bulursan çok harika olur.Baya merak ettim.
Çatlaklarla ve kusurlarla
Çatlaklarla ve kusurlarla doludur evren, dediği gibi kaptanmoseyin. Gücün karanlık yönüdür bu.
Aslında dün gece
Aslında dün gece araştıracaktım G Milat ama çok geç olmuştu. Akşama simülasyonları bulabilirim heralde, ama pek kullanıcı dostu uygulamalar değillerdi.
Böyle tartışma platformlarında birinin düşüncelerini değiştirmek falan çok zor krizantem, imkansıza yakın, sen de biliyorsundur. Ben ne kendim başardım, ne de bunu yapabileni gördüm. En fazla yapabileceğimiz kafaları karıştırmak :). İçine kuşku düşürebildiysek -ben veya buradaki başka bir pastafaryan veya en azından ateist bir arkadaş- maksimum verimi almışız demektir :).
kaptan mosey aldığın geri
kaptan mosey aldığın geri bildirim seni mutlu etmiş buna mutlu oldum:)ama bahsettiğim kusursuzluk o değil evreni çok beğeniyorum hayran olunası bi havası var sonra organizmalar herşeyy müthiş bi ışığa sahip aynı hisleri neden din bende uyandırmıyo onu anlamıyorum burda bi gariplik var bence.sence???
Evet, "doÄŸa, bilimkurgudan
Evet, "doğa, bilimkurgudan daha tuhaf". Gerçekten kusursuz. Gerçekten kusursuz çünkü biz bu koşullarda evrilmişiz. Bizim dengemiz işte içinde bulunduğumuz bu koşullar. Yıldızın etrafında dönen bir gezegende hayatın filizlenebilmesine izin verecek kadar uzun ömürlü olması gerekir, bizim Güneş'imiz gibi. kimse mavi devlerin etrafında dönen gezegenleri aramaz mesela. Etrafındaki gezegen yaşam kuşağında olması gerekir ki gezegende sıvı su olabilsin. Yıldızların galaksi merkezinden biraz uzakta sakin dingin bir yerde olması gerekir ki ne bileyim galaksi merkezindeki yüksek radyasyondan uzak kalsın, supernova patlamalarından uzakta olsun, gamma patlamalarından uzaklarda olsun. Aynı Güneş'imiz gibi, Güneş'e en yakın yıldız 4.3 ışık yılı uzakta, gökadanın kuytu bir köşesinde etliye sütlüye dokunmadan geçinip gidiyoruz. Bizi bu koşullar yoğurmuş ama şimdi diyoruz ki, tüm şartlar bizim için hazırlanmış. Kibir bu olsa gerek değil mi, ama kibir şeytanda.
Ilık havayı elbette severiz, vücudumuzda meydana gelen bütün biyokimyasal tepkimelerin optimum sıcaklığı 36-37C civarında. Kutup soğuğu yani bilemiyorum neden hoşumuza gitsin ki?
Dinin neden hayranlık uyandırıcı olmadığı değişik bşalıklarda çokça konuşuluyor zaten, farklı bir yorum yapamayacağım. Ama bu iyi bir şey :) en azından gözünüzün perdeli değilmiş. "Kalb" gözünüz açıkmış :).
Şimdi bazı denklemler
Şimdi bazı denklemler yazalım..
Misal:
Veyahut:
O da olmazsa:
Ve bir de hala çözülememiş olanlar var tabi, buyrun:
Bunları yazmaktaki gayem şu..
Bir zeka düşünün ki, tüm bunların ve daha fazlasının, hatta herşeyin sahibi olsun.
Ve sonra çıksın bu zeka, yeryüzüne gönderdiği peygamberin sikiş gününü sıraya dizmek için ayet yollasın.
(Bu mesajı burda bırakıyorum ki, panteistik soyluluk beklentisiyle de-fakto* arasındaki orantısızlık parıldasın)
Mükemmel tasarım vesaireye
Mükemmel tasarım vesaireye gelince..
Optik sinire retinayı deldiren bir tasarımı mühendis olarak önermeniz durumunda, android üretim projesindeki göreviniz başlamadan biter.
Renin anjiyotensin sisteminin, böbreği besleyen damardaki lokal bir daralmayla sistemik tansiyon yükselmesi arasındaki farkı ayırt edemeyecek bir mekanik üzerine inşa edilmesi tasarımın mükemmelliğini değil sıradanlığını gösterir.
Bozuk C vitamini geni taşımamız ise ayrı bir komedidir.
Bu hasta kafalıların gördükleri şeyden anladığı; bir kareye bakıp vay anasını demektir sadece. Ama şöyle; Düşünsenize allah aşkına, tek bir açısı dahi 90 dereceden 1 derece farklı olsa karenin oluşması imkansızlaşacak.. Veya bir kenarı diğerinden 0,0001 mm kısa veya uzun olsa kare diye birşey olmayacak..
Hee, demek ki bildiğin sikindirik karenin oluşması tam bir mucize.
Aha budur.
Circulus Vitiosus: ispat edilmesi gereken şeyin kendisini kanıt olarak kabul etmek suretiyle muhakeme yürütülmesinden kaynaklanan mantık hatalarını ifade etmek için kullanılan tabirdir.
kaptan mosey en azından haa
kaptan mosey en azından haa :(
çok gıccıksınnnnn...
gamaro bişi anladıysam
gamaro bişi anladıysam arap olayımm:)
Dün akşam, bu çoklu cisim
Dün akşam, bu çoklu cisim simülatörlerini araştırdım.. Önce kaynağımı vereyim G Milat; Bu sitede birçok simülatör bulabilirsin. Ben incelediklerim arasında en beğendiğim STARLAB. Ama kurmayı denedim olmadı. Daha doğrusu kurdum, kurarken sorun çıkmadı da, çalıştırmayı bir türlü beceremedim. Hazırlanmış bir setup dosyası yok. Kaynak kodları derleyip kurmak gerekiyor(büyük ihtimal Windows için de öyle). Bu sitedeki yazılım NEMO ve listedeki NBodyLab Stellar Dynamics Simulation Testbed da sitede verilen örneklere bakılırsa oldukça güçlü simülatörler fakat kurulum konusunda hepsi STARLAB gibi, özel setup dosyaları yok, kaynak kodları derlemek gerekiyor. Ve son olarak Gravit dikkatimi çekti, Linux'ta kurmak için gene derlemek gerekiyor, o yüzden henüz deneme fırsatım olmadı, iyi mi kötü mü bilemiyorum. Belki bu akşam biraz da bununla uğraşırım. Ama Windows ve MacOS için kolay kurulum dosyalarını sitede bulabilirsin.
krizantem seni Uçan Spagetti Canavarı'nın dinine davet ediyorum :). İnsanın içinde bir huşu bir hayranlık, buna benzer hisler uyandırıyor gerçekten.
New formula for deists
Teşekkür ederim
Teşekkür ederim KaptanMosey,
Son 4 saattir similationları inceliyorum en son içinden çıkamadım ve bıraktım:) Bazıları zaten Win7 ve Mac tafından desteklenmiyor, indirilemiyor. Şimdilik Gravity'i çok sevdim.Pek uzun sürmese de baya zevkli... Tam anlamıyla çözemedim ama... :) Bir resim yakalayabildim
kaptan moseyy çok
kaptan moseyy çok mersiii:)davetin için...hoşş bi geziydi.kaptan moseyi çok sevdim:)
Eğer başka insanları yargılamak için nasıl göründüklerine, veya nasıl giyindiklerine, veya nasıl konuştuklarına bakmazsan, veya, yani, iyi davran işte, tamam mı? Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan. Erkek = insan. Aynı = aynı. Biri diğerinden daha iyi değildir, tabi konumuz moda değilse, zira kusura bakmayın ama onda üstünlük kadınlarda, ha bir de mor ile fuşya arasındaki farkı bilen bazı erkeklerde.
Yeni yorum gönder