Kayıtsız şartsız teslimiyet

İnsanların manevi anlamda yaptıkları, yapacakları her eylemin bir gün öldüklerinde kendilerin layık görülen mevkiinin cennet olmasıdır. Oysa insanoğlu hangi dine mensup olursa olsun her eyleminden sonra gideceğin yerin bir gün cennet olmasını istedikten sonra o iyiliğin mükafatını düşünmesi kendi kafasında inandığı Yaradan’ına şart koşmak değil de nedir? -ben bu iyiliği yaparsam sen de beni cennete göndereceksin- asıl önemli olan yapılan eylemin kayıtsız şartsız yapılmasıdır. Aksi takdirde Yaradan'a şart koşmak olur mu? -ben bu eylemi yaparım ama beni cennete layık görürsen!- Bu pazarlık değil de nedir?
Bu iyilik olarak nitelenen eylemleri başkaları yada ilahi varlıklar için yapmamalısınız; kendiniz için yapmalısınız. İşte o zaman kendinizi çok iyi hissedecek ve dünyanın en mutlu insanı olacaksınız. Dünyada da cenneti yakalamış olacaksınız.

İyilik yap ama kendin için yap ve yaparken duygularına dikkat et. Çünkü bu duyguyu bilincine varınca onu tekrar tekrar yaşamak isteyeceksiniz. İşte tarif edilen cennet o duygunun merkezindedir.

Senin oyun: None Ortalama: 4 (2 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

"iyilik" , bu kelime bir

"iyilik" , bu kelime bir çok şekilde yorumlanabilir.ancak senin yazında bahsettiğin durumu insan oluşturmaz, bu şekilde iyilik yapanlar için bu gayet doğaldır çünkü bu insanın değil tanrının isteğidir(tanrıya ibadet etmek gibi)
ayrıca "kendin için yapılan iyilik" iyilik olurmu? buda düşünülmesi gereken bir soru . hatta kendimize , iyilik yapmak , diye birşey olabilir mi?

bu konuya bir iki hafta

bu konuya bir iki hafta önce burda da değinmiştik
http://www.sonsuz.us/?q=node/2208

Yunus Emre gibi...

İnsan "Yaratan"ıyla bütünleştiği zaman her şey "O" olur; işte o zaman ne cenneti, ne de cehennemi, ne kendisini, ne de bir başka şeyi düşünür. Sonra da Yunus Emre gibi şöyle der:

"Cennet cennet dedikleri,
Birkaç köşkle birkaç huri..
İsteyene Ver anları,
Bana seni gerek seni.."

Din = Dogma / Yunus = Alevi

Cehaletle deha arasındaki fark şudur: Dehanın sınırları vardır, cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

İki şeyin sonsuz olduğunu

İki şeyin sonsuz olduğunu düşünürüm. Birincisi evren, ikincisi ise insan aptallığı. Aslında ilkinden o kadar da emin değilim.

xenix

Haklısın rinda

Tek tanrılı dinlere inanmanın temeli genellikle tüccar mantığından geçer. "Ya varsa" zihniyeti ve işi garantiye alalım hesabı. Cennet - Cehennem pazarlığını kaldır yarısından çoğu inancından vaz geçecektir. Sonuçta kar-zarar yok diye düşünerek. Şimdiden zaten sevaplara da bonus hesabı bakıp cenneti garantileme adına epey kafa yoruluyor.

Zaten işin tuhaf yanı bu tüccar mantığını tartışmalarda da görürsünüz. Kendilerini ele verirler. Mesela ateistler için şöyle düşünürler. "Madem kar-zarar hesabınız yok, dilediğinizi yapabilirsiniz."

Bu aslında kendilerini ele verir. Söyledikleri cümle "Benim kar-zarar hesabım var kardeşim, gelsin cennet, gelsin huriler..." dir.

xenix

iyilik ve kötülük

Sevgili Camael'e katılıyorum; zamana bırakıldığında, iyiliğin ve kötülüğün bir şekilde kişiye geri döndüğüne kesinlikle inanıyorum.
Sevgiyle

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş