HİKAYE BİR

Arkadaşlar eğer bu yazıyı tıklayıp okumaya başladıysanız ; lütfen hemen çıkmayın ve okumaya devam edin :) Şöyleki bir seri başlatmayı düşünüyorum.Bir, iki syfalık,(nasıl bir iki sayfalık? kime ve neye göre bir,iki sayfa ? zaten beyaz düz bir zemin üzerine yazmıyor muyuz?) biri birinin devamı olan hikayeler yazmak istiyorum.Bu hikayeler edebi hiç bir kaygı taşımayan, günlük medyada yer alan aloylarla,tarihi yer ,zaman ,karakterle ...ilgili olabilir.Gülmek isteyen ve yazı takip etmeyi seven arkadaşlara yani ilgililere duyurulur!!!!
takip eden arkadaşlar olursa şimdiden teşekkur ederim.Hikaye bir,hikaye 2 diye ;başlıklar altında devam edecek....
Evet...hikayenin nasıl olacağına değinirsek.Tabiki esas oğlan ve esas kız olmadan olmaz.Esas erkeğin adı Solaka esas kızn adı ise Lolipop.Lolipop uzak diyarlardaki ülkenin, kötü kralının kızı.KPSS'yi kazanıp yollara düşmeye hazırlanan gençten bir dilber.Biraz patavatsız,boşboğaz ve pisboğaz ama gene de bizim solaka ile tanışıp maceralar yaşayacaklar.
Solaka ise yakın diyarların prensi,kendisi aşk aramak için yollara düşecek ve diyar diyar gezecek,kalbinin prensesini bulup onunla evlenecek diye hayal eden macera yaşamak için yanıp tutuşan birisi olarak kendisini düşünmekten alamasa da ne olduğu belirsiz yamalı bohçasıyla dolaşan bir aşk çocuğu

AŞK GELİYORUM DEMEZ

Solaka ülkesinden ayrılmış ,yollara düşmüş geziyordur.Cebinde fazla bir parası yoktur genede karşısına çıkan ilk semt pazarına dalar.Pazarın girişinde ahşap tezgahın üzerindeki kırmızı elmaları görür.Koşar adım elmaların yanına varır elini cebine daldırır.Solaka!nın cebinden 12 cent çıkar.Ama pazarcı öfkelenmiştir.Tam anlamıyla milliyetçi olan pazarcı Solaka'ya ; buradaki elmaları alması için ya TL yada avantage karta sahip olması gerektiğini hatırlatır.Açlıktan midesi kazınan Solaka umudunu kırmamış ve sağdan yürüyüp belki cüzdan bulurum , döviz bürosu görürsem paramı change ederim yada yere düşen meyve sebzelerden aşırırım düşüncesiyle yürümüş...yürümüş...yürümüştür.Ama sonuç sıfır.Yürürken iyice acıkmış ve sol omuzu üstündeki terazi ağır basmıştır.Aklına gelen tek kelime çalmak olmuş(çocuklar bunu evde denemeyin).Planını yapmış.İleride ,soldaki tezgahta, bıyıklı,oturduğu yerden göbeğini Kaşıyan ve salatalık yiyen pazarcıdan bir iki şeftali çalacaktır.
Solaka yavaşça tezgaha yaklaşmış pazarcı ile göz göze gelmiştir.Pazarcı sol gözünü seyirterek sağ eliyle bıyıklarını burkup ayağa kalkarken ;Solaka korkudan altına kaçıracak gibi olmuş.Ama genede yılmamış ve azim etmiş.Bu hayatın acı tecrübelerinden faydalanmamış, ağzı süt kokan bir bebe de olsa da narmut piş ağzıma düş olan Türkiye rüyasına inanmıyormuş.Pazarcıya iyice yaklaşmış.Solaka elini kaldırarak
SOLAKA-Aaa! Oradaki J. Lopez mi?
pazarcı hemen atlamış arkasını dönmüş.Bunu fırsat bilen Solaka bir şeftali çalıp ,arkasına bakmadan koşmaya başlamış.Ama koşamıyormuş kalabalık buna engel oluyormuş.Çünkü orada kurulan pazar çok ucuzmuş ve insanlar ekonomik krizden dolayı oradaki pazara ,oradan çıkıncada ellerinde pazar poşetleriyle pazarın sonunda açılan yeni elektronik mağzasına hucum ediyorlarmış.(Efsaneye göre burada son kalan plazma tv yi evine götürmek isteyen iki kişiden biri diğerine domates fırlatmış diğeri ise , ona domates atan kişiye ineğini saldırtmıştır.Adamda inekle mücadele edip ineği yendikten sonra plazmayı kapmıştır.İşte avrupadaki domates festivali ve boğa güreşlerinin çıkışı böyledir.Hatta inekle mücadele eden kişinin adının Mahmut Taner olduğu , onun zamanla matador'a dönüştüğü söylenir.)
Pazarda kalabalığın arasında kendisini kaybettiren Solaka bir an arkasına bakar ve o an başına gelir.Aşk..Solaka arkasına bakarken Lolipop ile çarpışır.İkiside yere düşer.Solaka ayağa kalkarken gözlerini Lolipop'tan alamaz.Büyülenmiştir.Lolipop ise bütün kibirini üzerine takınarak
LOLİPOP-Nereye gittiğine baksana be salak
diye haykırmıştır.Solaka Lolipop'un gözlerinin içine bakmaya devam ederken
SOLAKA-beaux yeux...tres beau...je tiensa vous marier...pour garder sa main sous la pluie auec vous je veux marcher...
Lolipop şaşırmıştır.Duyduğu güzel sözlerin anlamını bilmesede içinden kızmak gelmiyordur.O da en iyi olduğu şeyi yapmak ister.
LOLİPOP-Elindekiler çok güzel ,onları bana verirsen seni affederim.
Solaka açlığını unutmuşştur ve elindekini yıldırım aşkına tutulduğu kıza verir.Lolipop hemen şeftaliyi yemeğe başlar.Hapur hupur...Şapur şupur...bu seslerin arasında
LOLİPOP-Hımmm!hemen tanırım bu ünited of Bursa şeftalisi.Annem bana Ceyizlik havlu almaya gittiğinde bunlardan getirmişti.
SOLAKA-Demek evleniyorsun
LOLİPOP-Hayır evden daha doğrusu saraydan kaçtım seni şapşal.
SOLAKA-Suçun neydi?
LOLİPOP-Ne suçu?
SOLAKA-Kaçtığına göre bir suçun var? Suçlular yada kendisini suçlu hissedenler kaçar.
LOLİPOP-Fransızca konuşup,felsefe yaparak beni etkilemeye çalışmayacaksın değil mi?Çünkü bunlar işe yaramaz
SOLAKA-Senin için biraz daha şeftali çalabilirim ama
Lolipop bir an duraksar.Solaka Lolipop'un ondan etkilendiğini düşünmeye başlar çünkü Lolipop, gözlerinin içene bakarak masum bir şekilde gülümsemeye başlar.Solaka aşkı ilan beklerken
LOLİPOP-Demek aramızda bir şuçlu var ve kaçıyor?
SOLAKA-Suçum seni sevmekse beni assınlar
lolipop'un birden yüzü asılır
LOLİPOP-İyyy! Ne kadar arabesksin.Bu sözleri söylediğine inanamıyorum.Git kendini köprüden at diyeceğim ama daha köprü yapılmadı.AHA AHAH EUHEVE EUHEVVE HAHA..
SOLAKA-Ne diyorsun olmaz mı bu iş?
LOLİPOP-Olmaz be hacı !!! Ben ciğercinin kedisi sen sokak kedisi.
Solaka israr etmek istemedi bu işi zaman bırakıp arkadaş ,kanka ayağına yatıp zamanla hallederim diye düşündü.Ve lolipop ile Solaka kolkola girip yürümeye başladır.Onlar remedi muradına biz çıkmadık kerevetine ama gökten üç balık düştü.Kefal,uskumru,zargana
Çünkü pazardaki balıkçılar kavga etmeye başlamışlar idi ve bu savaş balıklar bitene kadar bitmeyecekti.
saygılarımla arz ederim

Senin oyun: None Ortalama: 3.2 (Toplam 5 oy)

arkadaşlar bu sitenin

arkadaşlar bu sitenin nasıl düzeyli bir site olduğunu biliyorum ama genede bu hikayelerimi yazmak istiyorum.Bunlar anlık uydurulmuş ,bir kaç cümleden oluşan naif yazılar.Belki içinizden biri ,bu bir kişi de olsa bana yeter bu yazıları takip eder ve umarım ki güler.Okuyan herkese teşekkur ederim.

gökten düşen 3 balığın

gökten düşen 3 balığın pazarcı kavgasından gelmesi gayet mantıklı,çok güzel bağlamışsın .en çok beğendiğim yer ise kızın hapur hupur şapur şupur şeftali yemesi.birde o soğuk espirilerle süslenmiş diyaloglar ise çok samimi.beğendim valla hikayeni .bekliyorum 2.sini .

gülmedim dersem yalan

gülmedim dersem yalan söylerim .Bazı yerlerde gerçekten güldüm.ama neden ingilizce kelimeler hikayenin içine sokulmuş?

ingilizceden çok fransızca

ingilizceden çok fransızca mevcut hikayede. kadınların fransızcanın veya fransızların romantikliğine hasta oluşunun bayana gark edilme çabası .kısaca çocuk kıza kendini süslü gösteriyor:)j.lopezin olmasıda hikayenin değil masalın günümüzde geçiyor olması yada eski yeni karıştırılıp zamansızlaştırılmış.

Eğlenceli gözüktü bana.

Eğlenceli gözüktü bana. Devamını merakla bekliyorum.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><blink>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen sonucu yazınız.
1 + 4 =
Matematik işleminin sonucunu yazmalısınız. Örneğin 1+3, için 4