Senden Sonra...

Yanılgım en büyük yanılgım
Cam kırıkları üzerinde yaşadığım aşk tufanım
Yeni yolculuklara saldırdım senden sonra
Çoğalmalar adına
Dehlizlerden geçtim kentin
Anıların arasında nadasa bırakılmış hayallerin sesini dinledim
Benzerlerine rastladım
Rastlantıları benzettim
Sonu esaretle biten aşk öykülerine uğradım;
Ülkemin özgür kalmış çoğrafyalarında
Okumayan bilmez, gezen orospu olur
Konulu müzaharelerden geçtim.
Yedi cüceleri gördüm metropolün ormanında.
Büyük bir itinayla cadı avına çıkmışlardı,
Birbirlerinden şüphe ederek
Şüpheleri; prensesin uyanmış olabileceği ihtimaliydi
Prenses uyanırsa cadıya dönüşüverecekti
Ve herkese verecekti sihirli kırmızı elmasından bir ısırık
Gördüm cücelerin telaşını, geçtim içlerinden
Delilik elbisemi giydim üzerime; en erdemli halim
Beyaz kadınları gördüm ve kollarına girmiş pinokyoları
Toprakta yerini sağlama almayan ağaçların içini marangozlar doldurur
Ve süper marketlerin hediyelik eşya reyonunda
Gelişigüzel satışa sunulur.
''Tezgaha düşmedi henüz bu tahta oyuncaklar
Kelepire düşünçe daha da ucuzlayacaklar
O zaman alırsın bir yerine beş tane
Bu ablalar yeni oyunlar bulacaklar'' dedi mendilci küçük kız
Tuhaf şey geceleri sokakta uyurken
Çözmek hayatın sosyolojik şifresini
Ergen olmamış bir aklın refakatında
Hayretlendim, aldım uykumu ve rüyalarımı
Yoluma devam ettim.
İnançlı evlerinde kibirle ne kadar azaldıklarını
Ne kadar çoğalabildiklerini gördüm.
Tanrı gölgelerinin
Çelişkiyle silüetimi düşürdüm tapınaklarına
Sonunda , vazgeçtim
Gittim günahlarımı çıkardım, kentin aylaklarına
Geceydi ve gidilecek çok yer vardı bu hikayede
Odalarına girdim yerilen, yenilen kadınların
Çığlık çığlığa kadınları gördüm büyük sessizliklerinde
Ne kadar çoktu kalabalıktı her biri kendi içinde
Düşünçelerinde kentin yargıları
Teslim etmeyip anahtarını gizli mabetlerinin
Bekaretlerini saklayıp tendeki siyah noktada
Yanlızlığını bozduran kadınları gördüm.
Tek kişilik sevişmelerden çoğalmalar olmayınca
Her kadın kendinden gebe kalırmış
Her aşk bir orospu doğururmuş
Sonucu ile yürürken şehrin caddelerinde
Geçtim ikiyüzlülüğünden cücelerin
Beyaz kadınların , tanrıların ve solukladığım çağın
Çok gezmenin toplumsal etiketlerini çıkarttım üzerimden
Soyundum, çırılçıplak
Gecede kaldım...
2004/ Aslıhan Aliyazıcıoğlu
- medisis ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1676 defa okundu

Sibel Atasoy

Sevgili Arkadaşımın bu
Sevgili Arkadaşımın bu güzel şiirini burada diğer arkadaşlarımla paylaşmak için dayanılmaz bir arzu duydum. Kendisine ne kadar çağrıda bulundumsa da, yoğun iş temposu yüzünden olsa gerek aramıza katılamadı.
Çıplaklık bu yüzden güzel işte!
Cam kırıkları üzerinde yaşadığı aşk tufanından sonra yeni yolculuklara saldırırsa insan, işte böyle bir gün bir yerde çırılçıplak kalır.
Çıplaklık bu yüzden güzel işte!
Dünyanın dört bir yanındaki çıplak eylemlerin temelinde de bu duyarlılık var.
Örtülerin ve giysilerin pislikleri örttüğü bir dünyada yaşasın çıplaklık diyorum bu yüzden.
''Hayretlendim, aldım
''Hayretlendim, aldım uykumu ve rüyalarımı
Yoluma devam ettim.
İnançlı evlerinde kibirle ne kadar azaldıklarını
Ne kadar çoğalabildiklerini gördüm.
Tanrı gölgelerinin
Çelişkiyle silüetimi düşürdüm tapınaklarına
Sonunda , vazgeçtim
Gittim günahlarımı çıkardım, kentin aylaklarına
Geceydi ve gidilecek çok yer vardı bu hikayede''
Gidilecek çok şey var bu şiirde:)))
_____
________________________________________
MeCbuR değiLdin gitmeye
Beni böyLe sersefiL etmeye
Mecbur değiLdin ayrıLığa
Yüreğimi parçaLamaya… Mecbur değiLdin…
‘Sen değiL miydin hep şöyLe diyen!’ diyerek başLamayacağım bu yazıma. Bu yazımda sözLerden bahsetmeyeceğim merak etme. NasıLsa hepsi senin için ağızdan çıkan önemsiz şeyLer, öyLe değiL mi?
AyrıLığı getiren saatLere Lanet okuyorum artık. Kadere isyansa isyan. Adını sen koy işte..
HayaLLerim vardı benim de.. SeninkiLer gibi, herkesinki gibi. Suya düşenLerden bahsetmiyorum. HaLa gökyüzünde gezenLeri söyLüyorum..
UmutLarım vardı benim de.. SeninkiLer gibi, herkesinki qibi. YitiriLenLerden bahsetmiyorum. HaLa içimde koşup oynayanLardan söz ediyorum..
Can kırıkLarım yüreğmi kanattı sen gittikten sonra. Hayat ikiye böLündü; ’senden önce, senden sonra…’
Dün bir arkadaşım sarıLdı boynuma. SeviLmeye bu kadar ihtiyacım oLduğunu o anda anLadım işte.
Ve bir şeyi daha anLadım; ‘Sen beni hiç sevmemişsin…’
Cana kıymak düşüncesi beynimi kemiriyor sokakLarda. Her geLen arabaya ceLLat gözüyLe baktın mı sen hiç? Veya her ağaçta kendini gördün mü boğuLmak üzereyken?
KoLay oLanının kaçmak oLduğunu öğretti annem bana. ÖnemLi ve zor oLanı ise yaşamakmış.. ‘Peki her gün öLüp öLüp diriLmek nedir anne?’ dedim. Sustu… İLk defa annem sustu…
‘Yeni bi başLangıç yap’ dedi eş dost. ‘BaşLadığımı bitiremedim ki’ dedim.. OnLar da sustu.
Hayatta susmuştu ya hani, dayanamadım artık ben de sustum. Ne soruyorum ne de cevap veriyorum. Sadece böyLe arada bir sessiz çığLıkLarımı kağıda döküyorum…
Yeni yorum gönder