Bu olayda kim haklı?
Ayşe sevgilisi Ahmet'e kaçıp evlenmek ister. Evinden hiç bir şey almadan çıkar ve derin bir nehirden geçip Ahmet'ine kavuşacaktır. Fakat o gün nehir çok hızlı aktığı için yüzerek geçemeyeceğini fark eder ve kayıkçıya kendisini karşıya geçirmesini rica eder. Kayıkçı evde karısının ve çocuklarının aç beklediğini bir ödeme yapmazsa geçiremeyeceğini söyler. Bunun üzerine Ayşe verebilecek hiç parası olmadığını tekrar eder. Kayıkçıda, o zaman bari elbiselerinizi verin de karıma götüreyim, o na hiç yeni giysi alamıyorum der. Ayşe geri dönemeyeceği için razı olur ve geçerler karşıya. Elbiselerini kayıkçıya verir ve çıplak bir vaziyette Ahmet'in kapısını çalar.
Ahmet kapıyı açtığında manzara karşısında şok olur. Ne bu halin Ayşe der. Ayşe durumu anlatır. Ama Ahmet seni bu şekilde kabul edemem kusura bakma der. Ayşe çok üzülür. Daha önce yine kendisini seven Ahmetin komşusu Mehmete gitmeyi planlar. Mehmetin kapısını çalıp, çıplak bir vaziyette olanı biteni anlatır.
Mehmet, "Eğer önce Ahmet'e değilde bana gelseydin seni çıplakta olsa kabul ederdim." der. Ayşe bu sefer ne yapacağını bilemeden köyün camisine gider. İmam Ayşe'nin çıplak halini görmüştür. Ayşe olanları anlatır ve İmam ne kadar istemese de onun camii de yatmasına izin verir.
Bu olayda en haklı bulduğunuz insandan, en haksız bulduğunuza doğru sıralar mınız? Ayşe, Ahmet, Mehmet, Kayıkçı ve İmam ı haklı bulduğunuzdan başlayarak sıralayınız.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 2083 defa okundu

Sibel Atasoy

Tek haklı
Tek haklı Ayşe'dir. Gerisi hikayedir
haklı sırası
mehmet -> imam = ayşe -> ahmet -> kayıkçı
Hiçbiri haklı değil.
Hiçbiri haklı değil. Hepside saçmalamış:(((
değiştiriyorum
mehmet-> ayşe=imam=ahmet=kayıkçı
bence
1.kayıkçı ( sadece görevini yaptığı için)
2.imam ( o da işini yaptığı ve camide yatmasına izin verebilidiği için)
3.ayşe ( biraz saf olduğu için)
4.mehmet (seven bir erkek olmadığı halde öyleymiş gibi yaptığı için)
5. ahmet (mehmetten de beter olduğu için)
açıklama
Madem bizde sıralama yaptık o halde nedenini açıklayalım
Birinci sıralamamda kayıkçıyı en haksız olarak nitelendirdim çünkü kayıkçı ayşeye karşı olan tutumunda içindeki egoizmi ortaya çıkarmaktadır,gerçi herşeyi ailesi için yaptı denebilir ama bu durumdaki birine ancak egoist biri merhamet etmez ve bencillikte bütün kötülüklerin anası olduğundan kayıkçı çok haksız.Ahmet ise aldatıcının biri olduğundan haksızdır , sevdiği insana güvenmemiştir ancak ayşe de farklı kanılar oluşturmuş ki ayşe yola çıkmış yani ahmet biraz sahtekar.
Gelelim imama ; imam da haksız çünkü gerçek yapmak istediğini yapmamıştır , dogmatik bilinmezliğin onda oluşturduğu korkulardan dolayı ayşeye yardım etmiştir O da tam manasıyla dürüst olamadığı için haksız. Ayşe ise mehmetten dolayı haksız yani mehmete karşı gösterdiği tutumdan (Bu biraz sezgisel bir yargılama mantığı tecrübelerde gizli) İmamla niye eşit derseniz şöyle ki pek kıyaslama yapamadığım için eşit olsunlar dedim :) Mehmet de ayşeden dolayı haklı , yani kendini kullandırmadığı için
ikinci sıralama
ilk sıralamayı tümevarım şeklinde inceledim Bu sıralamamı ise tümdengelim şeklinde inceledim
Bu sıralamda ayşe , imam , ahmet ve kayıkçının haksızlıklarını denk olarak yorumladım çünkü bunların hepsinin davranışında kontrollerin kendilerinde değil çevrelerinde olduğunu düşündüm(Not: Ahmetin davranışını bu sefer sahtekarlık olarak değil de çevrenin dayatması olarak yorumladım)
yani hep bir çevre baskısı mevcuttu verilen kararlarda kişiler tam kendileri olamıyorlardı
Mehmete gelince o zaten haklı:) gerçi Cellin onu sevmiş gibi yapmakla şuçluyor ama ben onu daha farklı yorumluyorum....
Kayıkçıyı merhamet
Kayıkçıyı merhamet etmediği için haksız buluyorsun ama bence kayıkçının orada görevi ayşeyi uyarmaktı.Ayşe geri dönseydi bütün bunlar başına gelmeyecekti.o yüzden haksız.eğer ayşe o yolculukta çıplak kalmasaydı Ahmet tarafından sevilmediğini pek kolay göremeyecekti .ve ahmet olmazsa bir başkası olur diyebiliyorsa ayşe burada mehmetin tutumu karşısında haksız.o da ahmeti sevmemiş belli kiAyşe gene haksız. ki ahmeti te onu okadar sevmediğini farketmiştir.Ve mehmet koşulsuz severdim ama önce ahmeti seçtin derken aslında koşulsuz sevemeyeceğini göstermiş oldu.bu durumda ahmetin rolü mehmeti de açıkladı .Ahmet haklı mehmet haksız.sevilmediğini bildiği için.imamsa tanrının emrini yerine getiren kişi olarak kendi düşüncesinin önemi yok .kim isterse camiye girebilir.özünde orası bir sığınaktır.imamda kemküm ederek asıl kişiliğini göstermiştir.imamın budurumda isteyip istememesinin önemi yoktur.imamda konuşmakta haksız.
bu yüzden aralarında en haksızı Ayşedir.en haklı kayıkçı.
Kayıkçı > Ahmet >İmam > Mehmet > Ayşe
kayıkçı geri dönderseydi
kayıkçı geri dönderseydi demişsin ama kayıkçı ayşenin kararlarını sınırlandırabilirmi daha önemlisi ahmeti tanıyomu ki belki ahmet ayşeyi kabul edecekti ve bütün bunlar yaşanmıyacaktı ama sen kayıkçıdan düşünceli ve merhametli olmasını bekliyorsun ancak bencilliğinden dolayı bütün sorunu kayıkçı yarattı
Ayşenin ahmet olmazsa
Ayşenin ahmet olmazsa mehmet olsun yaklaşımını iyi belirtmişsin belki benim sezgilerin içinde bu da vardı
mehmetin haklılığını
mehmetin haklılığını abartmış olabilirim ama onu kendi gerçeğiyle yüzleşmiş olarak değilde sevgisiyle onuru arasında sıkışmış biri olarak gördüğüm için bu kadar tolerans tanıdım
Ayşe haklı
Ayşe - İmam - Mehmet - Kayıkçı - Ahmet
)kapa parantez
hmm
Ben cellin le aynı fikirdeyim. Ahmetle Mehmet yer değiştirebilir.. yok yok aynı kalsın , cellin in açıklamaları makul geldi. Seven erkek (erkek olmak lafta kalmamalıydı) önce sevdiğini bağrına basardı. Aşkta gurur olurmuymuş? Mehmet te sözde aşık, önce ona gelmeliymiş miş ..geçiniz. Olaylardan haberdar olmadığı ve hadiseler kayıkçıyı ilgilendirmediği için evet kayıkçı number one ;)
Not: xenix, sen de fikrini yaz,değerlendirme sonuçlarını bilsen bile ;)
sanırım yeni bir
sanırım yeni bir tartışma başlayacak AŞK MI GURUR MU ?
tabiki
Aşk aşk gene aşşkk :)
Gurur aldatıcıdır, sahtedir, yapmacıklıktır. Niye gururlanır insan ? Üstünlük sağlamak için . Kibir için. Olduğundan farklı görünmek için. Düşünsenize aşkınızdan kahrolmuşsunuz, mutluluk yanı başınızda siz gurur yapıp fırsatı tepiyorsunuz. İyi , hayatta başarılar :))
Bana sorarsanız
İmam haklıdır, sonra ayşe - mehmet - kayıkçı ve en son da ahmet gelir.
medisis gibi düşünüyorum
baştan sona saçmalık.
saçma diyenler !
Bu yazıyı saçma olarak algılamanızın nedeni sanırsam gerçek yaşamla pek örtüşmemesi lakin kurgusal bir hikaye üzerinde aklı yürütülmesi sizi niye bu kadar tepkisel kılıyor ki (inanki Yazıyı önyargılı bir şekilde silip atmak yerine anlamaya çalışsaydınız eğlenceli olduğunun farkına varabilirdiniz gerçi sizin için artık çok geç
Ya da
Ya da olaya baştan sona saçmalık diyenler şöyle yapsın. Kim daha çok saçmalamış, ona göre dizsinler. En çok saçmalayandan, en az saçmalayana doğru.
Bu olayda kim haklı?
kayıkçı - imam -(ayşe,mehmet,ahmet)üç kişi eşit ağırlıkta haksız.
Bu olayda kim haklı?
Çok yakında açıklayacağım gerçekleri... Bekleyin...
xenix :))
Yazıyı saçma olarak
Yazıyı saçma olarak nitelemiyorum, sadece kurgu içindeki kişilerin saçmaladığını söylüyorum.
sn.toro
kurgu gerçek hayatla örtüşebilirde örtüşmeyebilirde. ben yazıyla ilgili düşüncemi açıklarken fevri davrandığım doğru. bunu şimdi anlıyorum. lakin siz bu yazıdan eğlendiniz diye ben de kendimi zorlayamam, eğleneceğim diye.
merak ettim "bizim için artık çok geç olan şey" nedir?
Evet analiz edelim
Yukarıda ki kurgu olayda her karakter bir şeyi temsil ediyor anladığınız üzere. Ayşe, sevgiyi temsil ederken, sevgisi için ne büyük fedakarlıklara girdiğini görüyoruz. Ayşeyi haklı bulanlar, hayatlarında sevginin önemini bilen ve bu uğurda fedakarlık yapabilecek insanlar. Kayıkçı ise, maddiyatı temsil ediyor. İşlerini karşılık almadan yapmayanlar genellikle kayıkçıyı haklı bulurlar. Ya da bir işin bir bedeli olmalı düşüncesine sahip olanlar. Ahmet, çevre baskısını, yani süper ego yu temsil ediyor. Ahmeti haklı bulanlar genellikle çevrelerinden etkilenen, çevrelerine göre hareket eden insanlardır. Çevre ile uyum onlar için vazgeçilmezdir. Mehmet ise gururu temsil ediyor. Mehmeti haklı bulanlar, gurura önem veren, gururu sevginin önüne getiren bir yapıya sahipler. İmam ise, mantığı temsil ediyor. Çoğu zaman yanlışta olduğunu hissetseniz bile mantıklı olduğu için hareket edenler, imama hak vermişlerdir.
xenix
ııhh
Değerlendirme sonuçlarını beğenmedim :(
Kim hazırladıysa bu değerlendirmeyi hiç te isabet ettirememiş. Herşey aklıma gelirdi de Ayşe 'nin sevgiyi temsil etmesi gelmezdi. Olsa olsa saftirikliği temsil eder :) Sevgi saftır falan .. ııhh zorlama oluyor .Hele hele olaylarla hiç ilgisi olmayan kayıkçı maddiyat (tamah kastediliyor sanki) olacak ve yalına ayak baş kabak yola çıkan hiçte sevgiyle alakası olmayan şaşkın Ayşe sevgiyi sembolize edcek .Geçiniiizzzz :))
sn denge
Sizin için verilecek cevaplarım vardı ancak xenix bu yazının bir psikoloji testi olduğunu gösterdiğinden sonra ve sitede de böyle polemiklere yer vermemek adına yazmıyacağım
Bence
Testteki karakterleri tartışalım o zaman sevgili canu. Bence ayşe sevgiyi temsil ediyor. Çünkü sevgisi için kalkıp elbiselerinden bile vazgeçebiliyor. Ayşeyi geriye dönüp evinde kalmadığı için yargılayanlar da, sevgi bir işe yaramaz otur oturduğun yerde görüşünde olabilir.
Gelelim kayıkçıya. Kayıkçı parası olmayan bir kadından elbiseleri de olsa bir şey almak istiyor. Elbette bu maddiyatçılıktır. Biliyorum maddiyatçılığı kötü olarak düşünür herkes ama uygulamaya geldi mi, çıkar ilişkileri almış yürümüştür hayatımızda.
Ahmet ne yapıyor peki? Kendi duygularını değil, etrafın ne düşüneceğini ne konuşacağını düşünüyor. "Konu komşu ne der" sözü boşuna kullanılmıyor heralde. :)
Mehmetin tek derdi ise, önce kendine gelinmemesi. Ayşenin çıplak gelmesine razı çevre baskını umursamıyor, ama kendi gururuna takılıyor. Neymiş, önce mehmete gidecekmiş. Kendisi sadrazam şeyi ya.. :)
xenix
ayşe sevgiyi temsil
ayşe sevgiyi temsil ediyorsa ahmetin tutumu ne olursa olsun onu sevmeye devam edebilmeliydi.hatta olayı kapısında beklemeye kadar götürmeliydi.hatta aynı kayıkçıya gidip geri dönmek için yardım isteyebilirdi.eminim ki o maddiyat düşkünü kayıkçı Ayşenin yaptığı hatadan daha az zarar görebilmesi için karşılıksız olarak götürecektir.çünkü kayıkçı hayatta daha deneyimli olduğu için Ayşeyi uyarma görevini görmüştür.ve bu uyarıda karşılaşacağı gerçeklerin nekadar acımasız olacağıdır.eğer ayşe bu uyarıyı anlayabilseydi şuan çıplak vaziyette camide yatıyor olmayacaktı.
oyüzden psikoloğun hazırladığı bu test bana biraz sığ göründü.sevgiyide yardımıda oldukça basitleştirmiş ,simgeleştirmiştir.her karakter tek bir simgeyle gösterilmesi diğer etkileri, olayı bütün açıdan görmemizi engelliyor.nasıl ki doğar yaşar ölürüz ,budurumda sevgi denen şey pekte sağlam bişey değil o sebeple kayıkçı tekrar haklı :)
sevgi sağlamda
sevdiğin kişi ne kadar sağlam ?? Ayşe bunu hiç hesaplamadan yollara düşüyor. Aklı fikri evlenmekte. Baksanıza Ahmet olmadı bari Mehmet olsun, kaçmağa kaçtım der gibi dayanıyor Mehmetin kapısına. Bu ne sevgi ah bu ne ızdırap :P
Yani tamam aşk önce gelir ama burda kimse kusura bakmasın aşkın kırıntısı bile yok. Aşk olsaydı eğer, Ahmete öyle bir bakardıki Ahmetin içini yağları erirdi. Anlaşılan Ahmet anlamış kızın niyetini :)
En masumu kayıkçı. Çoluğunun çocuğunun nafakası derdinde. Bencede kayıkçı tekrar haklı. Ve Ayşe sevgi değil evlilik derdinin temsilcisi olabilir ;)
Tabi evlenmek istemeği eleştirmiyorum. Eleştirim, hiç bir alt yapı oluşturmadan sadece sevdiğini sanarak yollara düşen hatunlara olsun ;)
Ayşe
Ayşe, mehmetle evlenmek ya da sevgili olmak istemiyor ki öyküde. Sadece sığınacak bir yer arıyor.
)kapa parantez
imam
Kimse imam için itiraz etmemiş.Herkes testin sonuçlarıyla aynı fikirde mi?
değil toro.imam mantığı
değil toro.imam mantığı simgelemiş fakat imam asıl aşkı sevgiyi simgelemeliydi.O aşk ki ulu bir aşk ; kapısını çalanın O olacağını görebilmeliydi.Hani her yerde ve herşeydeydi.
Not:kadınlardan imam olur mu?
Peki bu olayda kim haklı??
Bu olay aşağıdaki gibi oluşabilirdi (belkide böyle olmuş olabilir)
""Ayşe sevgilisi Ahmet'e kaçıp evlenmek ister. Evinden hiç bir şey almadan çıkar ve derin bir nehirden geçip Ahmet'ine kavuşacaktır. Fakat o gün nehir çok hızlı aktığı için yüzerek geçemeyeceğini fark eder ve kayıkçıya kendisini karşıya geçirmesini rica eder. Kayıkçı evde karısının ve çocuklarının aç beklediğini bir ödeme yapmazsa geçiremeyeceğini söyler. Bunun üzerine Ayşe verebilecek hiç parası olmadığını tekrar eder. Kayıkçıda, o zaman bari elbiselerinizi verin de karıma götüreyim, o na hiç yeni giysi alamıyorum der. Ayşe geri dönemeyeceği için razı olur ve geçerler karşıya. Elbiselerini kayıkçıya verir ve çıplak bir vaziyette, Ahmet'in kapısını çalmayı düşünürken; taaammm... kayıkçının karısı kocasına yemek getirir, veeee Ayşeyi çırılçıplak kayıkta görür. Eee.. haliyle durumu yanlış anlar, kocasının konuşmasına fırsat vermeden,
yanında getirdiği ekmek bıçağı ile Ayşe'yi de kayıkcıyı da doğrar ve dereye atar. Bunu gören kayıkcının çocuğu, babasını doğradığı için annesini terkeder ve kayıkla karşıya geçer, Ayşe'nin ailesine haber verir.
Ailesi perişan bir durumda, buna sebeb olan Ahmet'i bulur, öldürür ve kan davası böylece sürer, gider. Cenaze namazlarını da hep caminin imamı kıldırır. Mehmet'te her cenazeye katılır.""
Şimdiii.. kayıkcının karısı, çocuğu ve Ayşenin ailesi burda neyi temsil eder??;)))
sevgili xenix şakaydı;)) ciddiye alma sakın;)))
bence kayıkçının
bence kayıkçının çocuğu Ayşenin ailesini öldürmeli .ayşenin akrabalarından biride kayıkçının çocuğunu öldürmeli.Kayıkçının akrabaları diğer akrabaları öldürmeli böyle devam etmeli .suçsuz Ahmette aşk arayışına imamla devam etmeli:)
yani tegafüle aşktan
yani tegafüle aşktan kastettiğin ilahi aşk mı?
Sevgili statik
Elbette ciddiye almadım da... Bu doğramalı, biçmeli hikayeden aklıma daha önce eklediğiniz bir konu geldi. Hani diyordunuz ya gelinde bunu açıklayın diye. Sanırım vahşet insanın içinde bi yerlerde. :))
xenix
bence aşkın ilahilisi
bence aşkın ilahisi ilahisizi olmaz.aşk kendisi ilahdir .
sn tegafüle
bence de aşk ayrımsı bir duygudur
soruyu sormamın bir nedeni yazında"ulu aşk" tabirinin bulunmasıydı yani bunu mistik bir betimleme olarak algıladım
aslında aşkın
aslında aşkın yüceliğine vurguydu .bi ayrım niteliği taşımıyor.aşkın halleri yoktur bana göre.o yüzden ulu aşk demek aşkın anlamını değiştirmiyor.dediğim gibi vurgu olsun istemiştim .
Sizce
Avrupa’da bir kadın, hasta ve ölmek üzeredir.Son zamanlarda hayatını kurtarabilecek bir ilaç, aynı kasabada oturan bir eczacı tarafından bulunmuştur. Eczacı, ilaç için 2000 dolar istemektedir. Bu fiyat, ilacın maliyetinin 10 katıdır. Hasta kadının kocası Heinz borç para alabileceği her yere gider. Fakat topladığı paralar, ilaç fiyatiın yarısı kadardır. Heinz, eczacıya karısının ölmek üzere olduğunu söyleyerek ya ilacı biraz ucuza satmasını ya da daha sonra ödemesine izin vermesini ister. Ancak eczacı bunu kabul etmez. Hainz çaresiz bir durumdadır. Eczanenin camını kırarak karısı için ilacı çalar.
Bu durumda hasta kadının kocası haklı mı? Niçin?
vahiy ne diyor, ona bakarsak
vahiy ne diyor, ona bakarsak yanılmayız. Ebubekir cevap versin o biliyor hem de yanılmaz.
Kemalistler cevap vermesin,
Kemalistler cevap vermesin, çünkü onların vahyi hayattan onay almıyor, ne deseler boş.
ben 15 yıl önce bu
ben 15 yıl önce bu hikayeyi okumuştum bi karekter testinde karşıma çıkmıştı xenix biraz farklı anlatmış sadece..
Bence kadının kocası
Bence kadının kocası sonuna kadar haklı. Çalmanın bir etiği vardır. Her ne kadar güzel ahlak vaizcileri çalmayı kılmışsa da yasak, bazen gereklidir herşeyden fazla.
Seçenekler ekleyelim soru için
1) Heinz suçludur. yasalara kanunlara karşı geldi. polisler tarafından yakalanır ve cezalandırılır.
2) Heinz suçsuzdur. çünkü karısını seviyor ve karısı da aynı durumda olsaydı onu yapardı.
3) Heinz suçludur. çünkü toplumdaki ahlak kurallarını çiğnemiştir. toplum tarafından ayıplanır ve dışlanır.
4) Heinz suçludur. çünkü yaptığı hırsızlıkla toplumun düzenini bozabilir. toplum düzeni için bu yaptığı asla kabul edilmez.
5) Heinz suçludur. çünkü toplumsal anlaşmaya karşı gelmiştir. insanlar birilerinin özel eşyalarına saygı göstermek zorundadır.
6) Heinz suçsuzdur. çünkü insan hayatı herşeyden önemlidir. gerekirse hırsızlıkta yapılabilir.
6) diyorum. İnsan hayatı
6) diyorum. İnsan hayatı parayla ölçülemez. Fakat yine de Heinz çalışarak borcunu ödemelidir. Böyle bir cezaya çarptırılabilir.
hmmm Ayse, Imam, Mehmet,
hmmm Ayse, Imam, Mehmet, Kayikci ve enson Ahmet... Aslinda Ahmet en haksiz olan kisi.Dovelim onu!! hatta birakalim gitsin terk etsin bu Dunya'yi :)))
Kambur Kerim için
Kambur Kerim için güncelleme
2009
2009 yılında Kambur Kerim, sürrealist ve sonlu bir ortamdaydı.
Affola...
Artık daha dikkatli olacak.
"kayıkçı kavgası"
"kayıkçı kavgası" dedikleri bu mu ola?:)))
Ayşe kadar saftirik görmedim.
Dolayısı ile haklı kimse yok ki burada.
Ayşe şöyle yapsaydı; "Tamam kayıkçı" deyip, karşı kıyıya vardığında topuklayıp Ahmet'in yanına varsaydı, kayıkçı da arkasından yetişip gelseydi ve Ahmet "tamam lan kayıkçı paran kadar konuş" deseydi, ... Halamın bıyıkları olsaydı...
Hep söylerim; yanlış sorulara doğru yanıt üretilemez.
Veriler saçma.
Tartışma zorlama...
Yeni yorum gönder