Site ve Kutadgubilig
Gerçekten hiç gerek yoktu bütün bunlara. Ama nasıl olduysa oldu birden site sonsuzluktan sıyrıldı, kimseye faydası olmayan tuhaf bir somutluğun içine gömüldü ve katılsam da ,katılmasam da, saygıyı hak eden düşünce ve duygu yüklü derinleşmeye çalışan yazıların yerini salt ideolojik(!) (keşke bu kelimeyle örtüşse ona bile razıyım) yazılar almaya başladı. İdeoloji hiç değilse kendi içinde tutarlıdır ve dünyayı her açıdan açıklama çabası güder. Ekonomiden felsefeye bilimden sanata size bir dünya ve insan tipi sunar. Bu insan ve dünya şöyledir ya da böyle beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz. Benimsersiniz ya da benimsemezsiniz. Bu uğurda kendinizi feda bile edersiniz .Bu sizin seçiminizdir. İdeolojinizi açıklamak için yazılarda yazarsınız , hepsine amenna.
Ama bir şey yapamazsınız her an ve durmadan bir takım kaynağı ve amacı belirsiz haber kaynaklarından bilgiler bulup bunları, sanki karşınızda başka ülkenin çocukları varmış gibi, insanların kafalarına kazımayı ilke edinen bir yaklaşımda bulunamazsınız. Eğer bu konuda bir çalışma yapmak istiyorsanız , gidip yabancı sitelere yazarsanız ve orada bunları savunursanız anlarım, bunu misyon edinirseniz de içinde bir anlam bulmak için kendimi zorlarım. Ancak her gün yeni bir ismi Türk olarak sunma girişiminize ve bizlere bunu analatarak ne gibi fayda sağladığınızı anlamakta güçlük çekerim. Tıpkı Elvis Presley'in Türk olmasının niçin beni Fatih Sultan Mehmet'in Türk olmasından daha fazla gururlandıracağını anlamadığım gibi. Hadi geçelim Yunus Emreden daha mı iyi ozandır ki illa transfer edelim. Kendi kültürel ,yaşamsal değerlerinize ne kadar sahip çıktınız ki yenilerini katıp bunları da özümseyeceğinizi sanıyorsunuz. Eğer sahip çıkamıyorsunuz sahip çıkacaklar bulunacaktır. Neye sahip çıkacağınızı bulmakla başlar, bu da düşünmekle , araştırmakla olur. Sahip çıkmak kendini tatmin etmekten ötedir. Kapsayıcı milliyetçilik anlayışı nedir, nereden çıkmıştır, buradan nereye varmak istenmektesiniz , hiçbir fikrim yok. Ama sizinde olduğunu hiç sanmıyorum. Üstelik bir Türk tanımınız olduğundan bile şüpheliyim. Türk kültürü ve bu kültürün gelişimi hakkında da bilgilerinizin hiçbir alanda derinliğe sahip olmadığını yazdıklarınızdan anlıyorum. Bu açıdan eğer samimiyseniz Osmanlı'nın niçin devşirmelik sistemini geliştirdiğini düşünmek zorundasınız. Bu konuda bir fikir beyan etmelisiniz, yoksa Hitler hakkında değil.
Gelelim İslamiyet'e ; İslam'ın kutsal kitabı her yerde Allah nezdinde ki geçerli tek üstünlüğü takva olarak belirtmiş ve bunu defalarca yinelemiştir. Eğer Allah'ın seçilmiş kavmi olmak gibi bir durumdan bahsediyorsanız ki , bence siz çok eski ve bozulmuş bir gelenek üzere yol almaktasınız , Yahudilik geleneği. Oysa İslamiyet tamda bu noktada kendini ayrıştırmıştır.
Daha uzar gider bunlar , size önerim , insan olmanın onurunu, milli değerlerin gururu ve manevi değerlerin sevinciyle birleştiren düşün ve emek isteyen gerçekten aydınlatıcı ve düşündürücü yazılar yazmanız. Yoksa kendi adıma sizden gelen hiçbir yazıyı okumayacağım.
- yunus ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 2083 defa okundu

Sibel Atasoy

Katılıyorum
Sevgili yunusa katılıyorum. İlave olarak bir çok tartışmanın yarım bırakılması tartışma adabına ve gelişime pek fayda sağlamıyor. Ben elimden geldiğince kendi adıma bana sorulan tüm sorulara bilgim ve fikrim dahilinde cevap vermeye çalışıyorum. Ve hakkında tartışmayacağım hiç bir yazıyı asmadım bugüne kadar.
Bir diğer önemli konuda sitemizden başka sitelere verilen linkler yüzünden google tarafından link tarlası olarak algılanacağımız ve herhangi bir aramada çıkmayacağımız üzerine. Bu yüzden başka siteye link veriyorsak dahi çok önemli bir durumda vermenizi rica ediyorum.
rahatsızlığın nedeni nedir?
Bazı arkadaşların rahatsızlığını anlamak mümkün değil gerçekten. Yazılarıma cevap verecekleri yerde demogoji yapıyorlar.
Kaynak yok demiş arkadaş! Koskocaman Melucanların kitabının resmini bile koydum. Hala nerden alındığı belli olmayan yazılar diyebiliyorlar! Bu yazının neresi ideolojik Allah aşkına? Haber değeri olan bir yazıyı paylaşmak ne zamandan beri ideoloji oldu?
Bir yabancının Türk olması neden bu arkadaşları rahatsız ediyor anlayabilen varsa bana da anlatsın! İlginizi çekmiyorsa okumazsınız olur biter. Belki ilgisini çekecek başkaları vardır.
Sn sonsuz, sizin yorumunuza da üzüldüm doğrusu. Ben hiç bir tartışmayı yarım bırakmadım ve her türlü soruya da elimden geldiği kadar cevap vermeye çalışıyorum. Arada atladıklarım varsa zamanımın darlığındandır veya görmediğimdendir. Fırsat buldukça geriye dönüp cevaplandırmaya çalışıyorum.
Polemiği sevmediğim halde madem tartışmayı bu kadar seviyorsunuz, sonuna kadar tartışırız, sorun değil bu. Asmış olduğum hiç bir yazı da tartışmaktan da kaçınmadım. Ama bazı arkadaşlar konu hakkında tartışma yapmayıp sadece kişisel laf sokmalarıyla yetiniyorlar. Tartışmak için konu hakkında görüş yazmak lazım.
Bu kadar ilginç konular karşısında bu arkadaşların tutumları gerçekten hayret vericidir. Sitede hiçbir anlamı olmayan, lay lay lom, yazılar olduğu halde bunları görmeyip, somut yazılar yazıyorum diye!, bu arkadaşların beni hedef alması anlamlıdır.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
Okumak
Sitemizin en önemli özelliklerinden birisi okuduğunu anlamak üzerine kişisel gelişim çabalarıdır. Yunus size ideoloji yaptığınız için değil yapmadığınız için kızıyor. Bütün dünyanın türk olduğunu veya bir takım ünlü insanların türk olduğunu bizlere anlatmanızın yararı nedir diye soruyor? Bunu yabancı sitelerde yapmanız gerektiğini savunuyor.
Benim yorumuma neden üzüldünüz?
Mesela
Evrim Tartışması yazıyı astıktan sonra tek kelime yazmadınız. Konu hakkında bilginiz olmadığını biliyorum ve yazmamanızı anlıyorum fakat o zaman amacınız neydi?
Mesela Kerbela olayında herkes kendi yorumlarını yaparken siz sadece taraflı sünni bir siteden kopyala yapıştır yaptınız.
Fazla vaktim olmadığından diğerlerini aramıyorum, xenixin 4 - 5 defa aynı soruyu tekrarladığını hatırlıyorum bir yerlerde de. Üzülecek birşey yok, lütfen yanlış anlamayın. Sitemizin formatını farketmişsinizdir. Amaç çok yazı koymak değil gerçekten. Bana hergün binlerce mail geliyor içeriği güzel olan. Ama bunların hiçbirini yayınlamıyorum çoğu zaman. Beni gerçekten etkileyeni paylaşıyorum sizlerle.
Daha öncede belirtiğimiz gibi, sitenin ne kalabalığa, ne de çok yazıya ihtiyacı yok. Eğer eklediğimiz yazı bizim bir parçamızsa, bizi gerçekten etkilediyse ve bizlerle paylaşma ihtiyacı hissettiysek koyuyoruz.
tebrikler kutadgu
canım siteyi tarumar ettin ya helal olsun sana !!!
Sn. sonsuz, olay Elvis
Sn. sonsuz, olay Elvis presley olayı değildir. Orada dikkat ederseniz Abraham Lincoln'dan ve Ava Gardner(Dünyanın gelmiş geçmiş en güzel kadını)'den de söz ediliyor ve bunlarla da sınırlı değil olay. Siz bu bilgilerin bizim için hiç bir önemi yoktur diyorsanız, benim yazmış olduğum satırlar sizlere yeni bir ufuk açmıyorsa diyecek hiç bir sözüm olmaz.
Kaldıki siz bu rahatsız olan arkadaşların gerçek düşüncelerini tam anlayamamışsınız. Bu yazılarla ortaya çıkacak olan gerçeklerden korkuyor bu arkadaşlar. Korkmasalar böyle tepki vermezler.
Bu insanların Türk olma olasılığı bir Türk olarak en fazla bizi ilgilendirir. Amerikalıya Türktü desen bir anlamı olur mu? Orada zaten herkes göçmen! Herkes yabancı. Türkmüş, Yunanmış önemli değilki onlar için. Amacımız Türke Türk propagandası yapmak değil, milliyetçilik yapmak hiç değil. Amaç bilinmeyen bazı gerçekleri, tarihin arka odasındakileri ortaya çıkarmak. Ezberleri bozmak. Tarihe ışık tutmak. Ben illada Elvis Presley veya bir başkası ile övünelim diye asmıyorum bu yazıları. Kimi sever kimi de sevmez belki. Ama böyle iddialar var, kitaplar var diyorum. bilgilendiriyorum. Amaç bilgilendirmek. Bundan niye rahatsız olsun bir insan?
İlerde asacaklarım arasında öyle insanlar varki sevmediğimiz insanlar olabilir. Mesela Stalin! Kimisi için zalim bir adam sosyalistler için ise kahraman! O zaman Türkü kötülüyor mu olacağım? bu bir bilimdir, araştırmadır. Böyle bir haberden bir kişi niye rahatsız olur anlamış değilim. Ha deseler, yaaa yazdığın çok saçma, öyle şey olur mu? Nasıl Türk olurmuş bu adamlar? Ha o zaman anlarım. Tartışırız. Yazı asarsınız. Karşılıklı tartışırız. Ama böyle olmuyor. Yazının içeriği ile ilgili bir şey söyleyemiyor bu itiraz eden arkadaşlar. Hiç bir itiraz yok! Sadece kaçamak güreş var.
Çok daha farklı şeyler yazacaktım ama bu tip yorumlar insanda yazma hevesi bırakmıyor.
Evrim tartışmasına gelince, ben ilk defa bir forumda bulunmuyorum. Nasıl hareket edileceğini iyi biliyorum. Yazıyı asan kişinin illaki o konuda yorum yapması gerekmez. Yazısını asar ve katılımcıların tartışmasına açar. Kendisi yorum yapmak zorunda değildir her seferinde. Hatta astığı yazıyla aynı görüşte olması da gerekmez! Karşı görüşte bir yazı da asabilir. Asılan yazı her zaman yazarıyla bağdaştırılamaz! Eğer yazıda yazarın kendisinin bir yorumu varsa yazar muhatap alınabilir. Eğer yoksa yazı üzerinden tartışma yapılır.
Siz de Türkiye konusunu açtınız ve kendi yorumunuzu yapmadınız. Kimse de beklemedi sizden. Değil mi? Böyle bir kural yoktur. Belki yazar o sırada modunda değildir ve birşey yazmak gelmez içinden. Kişinin ne zaman yazacağı tamamen kendi moduyla, iç yapısıyla alakalı bir durumdur. Makina gibi yazı yazılmaz. Duygu ve düşünceler önemlidir. Çoğu yazar 2 satır bir yazı yazmak için onlarca sayfayı çöpe atmıştır taaki gerçek yazmak istediğini bulana kadar.
Evrim konusunda bir şey bilmediğimi nerden biliyorsunuz? Evrim teorisi çoktan bilim adamlarınca çöpe atılmıştır. Artık pek tartışılan bir konu değildir. Ben ondan pek yazasım gelmedi. Sadece Yiğit Bulutun farklı görüşlerini paylaşmak istedim. Sonra bir yazı asılırken illaki bir amaç olması gerekmez! Söyle bakalım niye astın bu yazıyı? Amacın ne senin? diye sorulamaz bir kişiye. İçinden gelmiştir paylaşmıştır. Amacını yazar da bilmiyordur belki!
Kerbela olayında, taraflı sünni kaynak ne demek? İslam sünni alevi diye ayrılmaz! İslam İslamdır. İslamda cami vardır, Hristiyanlıkta kilise. Bu 2X2=4 kadar nettir. Ben de milise açacam diyemezsiniz. O zaman başka bir din olur. Ha Şii veya Alevilerin inançları farklı olabilir. Bu onları ilgilendirir. Bütün dünyada İslam deyince sünni dediğimiz ehli sünnet inancı esas alınır. Başka bir dinden müslüman olup ta Alevi inancını benimseyen birine raslamadım ben.
Kullandığım kaynaklar İslam tarihçilerinin kaynaklarıdır. Başka bir sürü kaynak daha eklenebilir. Zamanım olmadığı için koyamadım. Eğer bu kaynaklar sünni kaynaklar olarak değerlendirilirse o zaman İslama Şii kaynaklarından mı bakacağız? Şiiler müslümanların ancak % 10'unu temsil ederler. % 90'ın hiç bir kıymeti harbiyesi yok mudur sizce? Sonra yazarlar istediği yerden alıntı yapabilir. Bu konuda bir kısıtlama getirilemez. Yazıya katılanlar veya katılmayanlar da özgürce yorumlarını yaparlar. Niye şurdan aldın da burdan almadın diye sorulmaz. Bu yazarın özgürlüğüdür. Her bilginin farklı kaynakları vardır.
Xenix'in sorusuna cevap verdim ben defalarca. Ama anlamadı yada ben anlatamadım. Tekrar tekrar aynı şeyi sordu. Cevap vermemek gibi bir durum yok yani.
Son yazdıklarınıza ben de katılıyorum. Ben de süzgeçten geçirerek, önemli bulduğum yazıları paylaşıyorum. Her yazıyı asmıyorum. Bunu daha önce de belirtmiştim.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
Bir yerde sorulmuştu
Bende sorma ihtiyacı hissediyorum. Şu ortak tanımlara verdiğim önemden kaynaklanıyor. Öncelikle "Türk" nedir? Bu konuda anlaşırsak sanırım Elvisin, Hitlerin ya da Stalinin Türk olup olmadıklarını tartışabiliriz. "Türk" ün tanımını yapabilir misiniz?
İkinci cümlenizden dolayı biliyorum.
Elbette astığınız konu hakkında bir şey yazmama özgürlüğünüz var. Hani bir ara insan özgür müdür sorusuna cevap arıyordunuz. Bu sitede yeterince özgürlük olduğunu düşünüyorum. Ama insanların da tepki verme özgürlüğü var ki sanırım onlarda bu özgürlüğünü kullanıyor.
Her yerde Türk arıyosunuz, fakat Alevi olanların başka bir dinden müslüman olupta Alevi inancını benimseyen Türkler olduğunu unutuyorsunuz.
Bizim sorduğumuz tarafsız bakılıp bakılmadığıdır. Yoksa sitemizin sahte hikayeler bölümünü kaynak gösterip bir sürü hayal ürünü şey üretebiliriz.
sorun da burda zaten
sorun da burda zaten kutadgubilig.sorulara cevap vermiyorsunuz.anlamıyorsunuz ve sayfalarca yazıyorsunuz.-mantar-farklı kültürler arasında sıkışmış kültür ürünü cevaplarla geliyorsunuz.
Sn flight hangi soruya cevap
Sn flight hangi soruya cevap vermemişim? Hiç bir sorudan kaçındığım yok. Varsa bir sorunuz hemen sorun cevaplıyayım. Benim burda bulunma amacım ideolojik değil. İdeolojik bir saflaşmaya, tartışmaya sürüklemeyelim olayı.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
Sn sonsuz ortak bir Türk
Sn sonsuz ortak bir Türk tanımı yapmak o kadar önemli değil. Herkes kendine göre bir tanım yapabilir. Ben bu ülkede yaşayan ortak değerlere inanan, bu topraklara bağlı, aynı havayı teneffüs eden hangi dinden veya inançtan olursa olsun, aslı ister boşnak, ister gürcü, ister çerkes, isterse alevi, ister Kürt olsun kendini Türk hisseden herkesi Türk olarak kabul ederim.
Türklük bir üst kimliktir. Bütün alt kimlikler bizim zenginliğimizdir.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
Ben anlamadım
Kutadgubilig haklı. 4 defa sordum hepsine cevap yazdı ama ben anlamadım gerçekten. Anlayamadığım ise "biz yokken, seçimi nasıl yapacağımızdı".
Şimdi türk tanımını okuyunca, ne hitlerin ne de elvisin ne de bu topraklar dışında yaşayan her hangi birinin türk olmadığını görüyoruz. O zaman neyi anlatıyorsunuz bize. Kendi tanımınız ile gösterdiğiniz kişilerin türklükleri uyuşmuyor birbiriyle.
Sevgili yunusu ise son derece haklı buldum, bunuda belirtmek isterim. Size herhangi bir hakarette veya kızmanızı gerektiren bir yorumda bulunmamış ve çok güzel tespitler yapmış. Bence o yazıyı bir kere daha okumalısınız.
xenix
Sn xenix yine aynı hatayı
Sn xenix yine aynı hatayı yapıyorsunuz ve aynı şeyi soruyorsunuz. Daha önce de yazdım insana bu Dünyaya gelirken sorulmamış. Biz kendi irademiz dışında bu Dünyaya geliyoruz.
Biz yokken elbette seçim yapmıyoruz. VARKEN SEÇİM YAPIYORUZ! Bunu defalarca belirtmeme rağmen aynı şeyi soruyorsunuz. Yoktan varedilmişiz. Var olduktan sonra da seçim hakkı verilmiş. İlk önce ruhlarımız yaratılıyor ve ondan sonra seçim hakkımız başlıyor. Dünyaya da beden içinde giriş yapıyoruz.
Bu topraklar deyince ben biraz Türkiyeli Türklere göre bir tanım yaptım. Haklısınız. Dünya Türkleri de var. Daha geniş tutarsak kendini Türk hisseden, Türkçe konuşan, veya Türkçeyi unutup başka bir dil konuşuyor da olabilir(Avrupada Türk izleri konulu belgesel yazımda var bunlar), Orta Asya kökenlilere Türk denebilir.
Mesela Boşnaklar Slav mı dır yoksa Türk kökenli midir? Bunun araştırılması gerekiyor. Çünkü Tarih öncesinden beri Türkler Avrupa ve Balkanlara gelip yerleştiler. Bizans ordusunda türk Peçenekler, Uzlar savaşıyordu. Dolayısıyla Boşnakların Peçenek veya Avarların soyundan geldiğini sanıyorum. Daha sonra asimile olup Slavca konuşmaya başlamış olabilirler.
Elvis, Stalin veya örnek verilebilecek daha bir çok kişi için ise Türk kökenli denebilir. Aslı Türktür ama ya asimile olmuştur veya Türklüğünü unutmuştur. Bunlar köken olarak Türktür. Türk olduğunu bilmiyor da olabilir.
Mesela Hazar Türkleri; Haluk Hocam da gündeme getirdi bu forumda Hazar Türklerinin büyük çoğunluğu musevi dinindendir. Ve şu anda Dünyada yaaşayan yahudilerin çoğunluğunu oluştururlar. Bunların, yani Hazarların Türk oldukları yönünde bir şüphemiz var mı? yok. Bilim Dünyası bunu kabul ediyor artık.
Ama gel görelim bu insanlar ne Türkçe konuşuyorlar ne de Türk olduklarını biliyorlar! Asimile olmuşlar. Bu konuda ayrıntılı bilgi vereceğim daha sonra. Ama günümüz de yavaş yavaş Türk olduklarını öğrenmeye başladılar. Artık kabul ediyorlar bir kısmı.
Dolayısıyla Türk demek Türkçe konuşan Orta Asya kökenli daha geniş ve tarihi anlamda. Macarlarda Türk kökenlidir mesela. Gagavuz Türkleri var Moldavyada. Türkçe konuşurlar ve hristiyandırlar.
Bütün bunlar bilim gerçekleridir. Tarih, Arkeoloji ve Linguistik bilimine girer. Bu konuların araştırılmasına tepki duymak, bağnazlık ve bilimden korkmaktır.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
yeter ama
kutadgu nedir bu herkesleri türk yapma çabası
insan kendini ne hissediyorsa odur Bence sen aşırı milliyetçi duyguların insanları ne hale getireceğinin bilimsel numunesisin
Hani hep dediğin gibi bilim dunyası bunuda kabul eder
Sen mutlak değilsin ,bilimsel hiç değilsin !
Bilimsel olsaydın yaşamı sınav olarak algılamazdın Hatta bunu ispatlayalım
Kabul edelimki tüm yaşam bir sınav ve şimdi sadece soyutlama yaparak sınav kavramını düşünelim Şimdi soruyorum herkesin geçtiği bir sınav olurmu OLMAZ! Demek ki sınav nosyonu tabiyatı gereği kaybeden kavramını oluşturuyoR . şimdi yaşamın kaynağı sınavsa bu tabiat gereği kaybeden kümesi oluşmuştur yaşam başlamadan önce .Artık sadece orayı doldurmak kalır
Evet devamlı ben bilimselim ,ben araştırmacıyım diyosun Ama nedense yazdığın yazılarda en ufak bir kafa yorma yok İşin gücün copy -paste .Sendende başka bişe beklenmez .Aldığın yazıların kaynağı olan sitelerde tartışmalrını yürüt.KİRLETME BU SİTEYİ !
Türk tanımı
Şimdi efendim diyorsunuz ki, "Türk" lük bir kan türü değildir. Belirlenmiş bir DNA yapısı yoktur. Belirli bir dili konuşması gerekmez. Belirli bir yerde yaşaması gerekmez. Belirli bir dinde olması gerekmez. Aynı kültürde olması gerekmez. Türk olduğunu bilmesi gerekmez. Türk olduğunu kabul etmesi veya etmemesi gerekmez. Türk olduğunu hissetmesi gerekmez.
Eee? Bütün bunlardan sonra bilmem kim Türk olsa ne olur olmasa ne olur? Onu anlayamıyoruz.
Xenix in sorusu ise çok basit. Varlığı hiç karıştırmadan şunu söylüyor. Ortada hiç birşey yokken sadece Allah varken, "Allah ta xenixin cehenneme gideceğine dair bir bilgi var". Xenix te diyor ki, henüz ortada hiç birşey yokken, bu bilginin Allah ta olması zaten herşeyi belirlemiş olmuyor mu? diyor. Ve sen her seferinde varken seçim yapıyoruz diye cevap veriyorsun.
Türk tanımı
Çok güzel. Tane tane yazmışsınız. Böyle daha iyi yol alacağımızı sanıyorum. Aslında Türk tanımı sizin asmış olduğunuz Türkiye konusunda yapılmış.
Elbette bir ırk olarak Türk ırkı vardır. Ve kan(DNA) olarak ta vardır. Asmış olduğunuz Türkiye konusunda da belirtildği gibi çoğunluğu müslüman dinini benimsemiş ama benim astığım yazılarda da görüleceği gibi gerek Hristiyanlık olsun gerek Musevilik olsun gerekse Budizm veya Şamanizm olsun diğer dinlere intisap etmiş Türkler de vardır. Ateist Türkler de vardır. Hazar yahudilerinin çoğu ateisttir mesela. Buraya kadar tamam sanırım. Yani etnik anlamda Türk deyince Orta Asya kökenli Türkçe konuşan halkları anlıyoruz. Türklerin bir çok boyları ve dalları var çünkü.
Ama sonradan bu Türklerin arasına katılmış başka ırklardan da insanlar var ve bunlarda Türkçe konuşuyorlar, Türkiyede yaşayanlar da olduğu gibi. Dolayısıyla Türk tanımı yaparken etnik anlamda bir tanım yapmak yanlış olur. Tarihten itibaren Türkler hiç bir zaman etnik bir tanım yapmamıştır. Türkler de ırkçılık yoktur. Dolayısıyla diyoruz ki, kendini Türk hisseden Türkçe konuşan herkes Türktür. Türk tanımı yaparken kültür genini dikkate alıyoruz, etnik geni değil.
Peki sorduğunuz gibi Türkçe konuşmayan veya Türk asıllı olduğu halde, Hazarlar gibi, Türk olduğunun farkında olmayan, Türklüğünü unutmuş kimseleri nasıl tanımlayacağız? Sorun burada.
Ben burada şunu diyorum; Bunlar Türk kökenli, Türk kanı taşıyan insanlardır. Ama zamanla diğer halklarla kısmen karışmış, asimile olmuş ve Türkçe konuşmaz olmuşlardır. Bu gerçek onların köken olarak Türk olduğu gerçeğini değiştirmez. Nitekim Isaac ASIMOV örneğinde olduğu gibi Türklüklerini kabul edenler de var ve bunlar günden güne çoğalıyor. Hazarlar kayıp bir kabiledir. Dünya tarihinin en yaman bilmecelerinden biridir ve Dünya tarihini çok derinden etkilemiş bir kavimdir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi vereceğimi söylemiştim.
Kültür olarak çok bir fark yoktur. Sizin için Amerikadaki Türk Hazar Musevilerinin harmandalı oynarken çekilmiş videosunu koyayım buraya kendi gözlerinizle görünüz. Ayrıca 'Avrupada Türk izleri' başlıklı yazımda da görüleceği gibi Karay Türkleri Musevi olmalarına rağmen yemek, folklor ve giysi kültürleri bizimle hemen hemen aynıdır ve Türkçe konuşmaktadırlar.
Başka bir örnek vereyim; Alman milli takımının oyuncusu Mehmet SCHOLL. Annesi Türk Babası Almandır. Tek kelime Türkçe bilmemektedir ve Alman kültüründe yetişmiştir. Kendisini daha çok Alman hissetmektedir. Türkiye ile pek bağlantısı yoktur. Dolayısıyla bu kişi için Türk asıllı Alman deyimi kullanılmaktadır. Bu kişide her ne kadar Türk kanı olsa da kendisini Türk hissetmemektedir. Fakat bir tarafı Türk olduğu için Türkiye'ye her zaman sempati duymaktadır. Dolayısıyla böyle kişiler yarı yarıya Türk oluyor. Bizde kendisine bir tarafı Türk olduğu için yakınlık ve sempati duymaktayız. Yoksa 'Alman' veya 'Türk' olması önemli değildir. Böyle binlerce örnek var.
"Eee? Bütün bunlardan sonra bilmem kim Türk olsa ne olur olmasa ne olur? Onu anlayamıyoruz."
Ben bu kişilerin Türk olduğunu iddia etmiyorum! Türk kökenli olduğunu gösteriyorum. Yorum size kalmış. Herkes kendine göre yorumlayabilir. Türk kanı taşıdığını ve Türk kökeninden geldiğini ve geçmişte Türkçe konuştuğunu gösteriyorum. Sonradan asimile olmuşlar. Daha doğrusu Musevi dinine girdikten sonra dini kimlik etnik kimliğe ağır basmış ve yeni dinleri karşısında etnik kimliklerini geri plana atmışlar. Şimdi ne kadar Türktürler onu tartışmıyorum. Sanırım burada anlaştık.
"Xenix in sorusu ise çok basit. Varlığı hiç karıştırmadan şunu söylüyor. Ortada hiç birşey yokken sadece Allah varken, "Allah ta xenixin cehenneme gideceğine dair bir bilgi var". Xenix te diyor ki, henüz ortada hiç birşey yokken, bu bilginin Allah ta olması zaten herşeyi belirlemiş olmuyor mu? diyor. Ve sen her seferinde varken seçim yapıyoruz diye cevap veriyorsun."
Siz daha açık yazmışsınız. Buna ben cevap verdim aslında ama tam anlaşılmamış. Tekrar yazıyorum. Bunu anlamak o kadar zor olmasa gerek;
Allahı herşeyi bilmesi bizim için farketmiyor veya bir şeyi değiştirmiyor. Çünkü sonuçta bizim kararımız bizim kaderimizi belirliyor. Kendi irademizle bunu seçiyoruz! Bunu anlatmaya çalışıyorum. Elbette Allah herşeyi kuşatan ilmi gereği geçmişteki ve gelecekteki şeyi biliyor.
Henüz ortada bir şey yokken Allahın belirlemesi diyorsunuz. Allah belirlemiyor! Biz seçiyoruz(var olduktan sonra)! Allah yarattıktan sonra bize soruyor ve biz yolumuzu seçiyoruz! Allah sadece bu seçimimizi biliyor! Bu kadar basit. Hayatı yaşayan bizleriz. Önümüzde seçim hakkımız var. Değiştirmek kendi elimizde değil mi? Neden değiştirmiyoruz o zaman? Demek ki seçimimizi biz yapmışız ve halimizden memnunuz. Dolayısıyla Allahın ezelden bilmesi bir şeyi değiştirmiyor. Allah müdahale etmiyor. Herkes özgürce gideceği yolu seçmiş. Öyle olmasaydı Allah bu Dünyada inanmayanlara nefes aldırmazdı! Ama inanmayanlar rahat yaşayabiliyor. Öbür dünyada inanmayanlara nefes yok. Bu dünyada serbest. Sanırım bu konu da artık anlaşılmıştır. Dinde zorlama yoktur'un anlamı budur. Zorla bir kişiyi bir şeye inandırmak mümkün değildir. Herkes özgür iradesiyle karar verecektir.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
AŞKENAZİ (Hazar)
AŞKENAZİ (Hazar) YAHUDİLERİ ZEYBEK VE HARMANDALI OYNUYOR.
Anadolu’da gösteri sanatları, binlerce yıllık uygarlıkların, çok çeşitli kültür havzalarının zenginleştirdiği essiz bir kültürel hazinedir. Avrupa kıtasından binlerce yıl evvel, Anadolu’da gösteri sanatları –dans ve şenlikler- mağara duvarlarına işlenmiş, resmedilmiştir.
Konya’nın Çatalhöyük mevkiinde bulunan mağara resimleri, Hititler’in ve Frigler’in tarihinden çok daha eski olmakla beraber, günümüzdeki Anadolu şenliklerine, danslarına ve enstrümanlarına oldukça benzemektedir.
Sanatsal ürünler ve kültürel çalışmalar, devralınan-öğrenilmiş simgelerin bir daha yorumlanması, sentezlenmesi ile geliştirilip cisim kazanabilirler.
Bu bilgilerin ışığında tekrarlanabilinir ki; Anadolu sanatsal üretim açısından eşsiz bir kaynaktır.
Anadolu ve Mezopotamya’nın yaşamış olduğu tarihsel serüven bu sanatsal kaynaklık özelliğini biricikleştiriyor.
Hayran kalabildiğimiz, Rönesans yapıtları ile anlatılan sanatsal devrim, Zeugma’da binlerce yıl evvelden abideleştirilmiştir. Sanattaki bu derinlik ve antiklikten olsa gerekir ki; bugün İran’da, Suriye’de, Lübnan’da, İsrail’de, Yunanistan’da, Fransa’da, Amerika’da ve Arjantin’de temelini Anadolu dansları ve müziğinden almış danslar gösterilmekte, kaynaklık ettiği müzikler icra edilmektedir.
Yukarıda izlemiş olduğunuz klipte, Yahudiler, düğün törenlerinde Zeybek ve Harmandalı oynuyorlar. Yahudilerle aynı danslarla eğlendiğimizi, ancak bir Amerikan filminde görebiliriz. Ya da; Elazığ’ın Çaydaçıra Oyununu Paris’te bir Ermeni düğününde izleyebiliriz.
Sanatımızın kültürel kodlarını tanıyabilmek, yeni tasarlanacak ürünlere uygun sahalar açabilmek için, renklerimizi, sembollerimizi hakkınca tanıtmalıyız.
Anadolu’nun tarihsel serüvenini ve kültürel zenginliklerini, ideolojik kamplardan/ulusal kimliklerden uzak anlatmak, sanatsal üretime en büyük hizmettir. Miras aldığımız renkleri ve simgeleri ayırt etmeksizin doğru tanıtmak, işlenmiş/işlenecek kültürel doku ve tarihimize renk katmaktır.
Kültürel tarihimizin renklerini gizlemek veya görmemek; çok renkli-desenli ve ince işlenmiş bir halıyı, güneşte soldurup çürütmeye benzer.
Lena UMAY
1 Mayıs 2009
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
Sırf forum alanı ziyanı
Sırf forum alanı ziyanı bu ırkçı c/p'lere daha ne kadar katlanmak zorundayız?
Hayır birşey değil her başlığın altını da böyle pisletmiş,bana ne Elvis Türkse,ne hayrı var,madalya mı verecekler?
Neden bu aşağılık kompleksi,neden bu her taşın altında ırkını arama sendromu,
Bu kişileri bilmesem Türklüğümden utanacak mıyıydım ki? Yoksa sizin durumunuz böyle mi,kendinizi aşağılık kompleksinden sıyırabilmek için mi ne kadar tarihi kişilik varsa alayını Türk mü değil mi diye kovalıyorsunuz,
Gidin "evrim"i falan öğrenin de daha da rezil olmayın bari,evrim teorisinin çöpe atıldığını yazdığınız ultra komik bir yazınıza denk geldim,sizle aynı dili konuşan,aynı havayaı soluyanlardan olduğum için gerçekten de utandım,acaba siz gerçekten de Türk müsünüz yoksa aklını Arap yavelerine teslim etmiş bir devşirme mi,önce bunu araştırın...
Gerçekten ilginç...
Tüm insanlık özünde birdir. İçinde bulunduğum toplumun gelenek, göreneklerine, değerlerine diğer toplumlarada saygı gösterip sahip çıkmayı doğru bulmaktayım.
''Sanatımızın kültürel kodlarını tanıyabilmek, yeni tasarlanacak ürünlere uygun sahalar açabilmek için, renklerimizi, sembollerimizi hakkınca tanıtmalıyız''
İzlediğim her amerikan filminin veya belgesellerinin muhakkak bir yerinde kendi kültürlerini, bayraklarını ve dinlerini yüceleştiren karelere rastlıyorum. Yahudiler, almanlar, ingilizler hepside aynı şeyleri yapıyorlar. Bence bizlerde tarihimize,kültürel zenginliklerimize sahip çıkmalıyız. Sahip çıkmayı beceremediğimiz içinde ülkemiz ne hale geldi. Arkadaşımız biraz ileri gitmiş olabilir. Fakat bu kadar saldırıyı ve hakareti hak etmiş olabileceğini düşünmüyorum. Biraz daha hoşgörülü ve anlayışlı bir şekilde daha objektif olunması gerekli. Evet bazı yazıları benimde görüşlerime aykırı yinede, tamamen haksız da sayılmaz. Lütfen, eleştirilerimizin dozunu biraz ayarlayalım.
Aslında yunus
Aslında yunus ilginç bir konuya daha değinmiş. O da Osmanlı'daki devşirme sistemidir. Mesela çoğu padişah ın baba tarafı Türk ama anne tarafı yabancı uyrukludur. Bir çok önemli görevde bulunan vezir de Türk değildir. Bütün bunların sebebi ne olabilir sizce sn. kutadgu?
Elbette sevgili medisis kültürümüzü koruyup bunu yaymaya veya tanıtmaya çalışmak, bunlara sahip çıkmak kötü bir şey değildir. Ama insanların kendilerini tanımlamaya da hak tanımamız gerekir. Kendini arap olarak gören ve böyle söyleyen birine (üstelik bu büyük bir dinin peygamberiyse bkz. Hz Muhammed) hayır sen arap değil Türk'sün dersek. Şu iki şeyi yapmış oluruz. Birincisi "sen yalancısın veya daha ne olduğunu bilmiyorsun" şeklinde bir yaklaşım, ikincisi ise o kişiye istediği ırktan olma özgürlüğünü vermemiş oluruz. Herkes kendini nasıl tanımlamak isterse o özgürlüklüklerine saygı duymalıyız. Bugün amerikan yerlileri dışında hiç bir amerikalı olmamasına rağmen, Amerika da yaşayan herkes kendini amerikan olarak görür. Onlara hayır sen Türk'sün, İngiliz'sin, Alman'sın diye kabul etmedikleri bir sınıflandırmayı dayatmanın alemi nedir?
xenix
Sn. Medisis güzel
Sn. Medisis güzel yaklaşımınız için teşekkür ederim. Bu sitede sağduyulu yazarların da olduğunu biliyordum. Düşüncelerinize aynen katılıyorum.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
Sn. xenix, bu sitede herşey
Sn. xenix, bu sitede herşey tartışılabilir. Yeterki güzel güzel tartışalım, bilgi alışverişinde bulunalım. Kimsenin kimseye bir şey empoze etme durumu yoktur.
Benim asmış olduğum konularda da % 100 doğrudur, kesin böyledir diye iddia etmiyorum. Kimseyi de kesin Türk diye ilan etmiyorum. Bunlar bilimsel araştırmalardır, tarihi gerçeklerdir. Tartışmaya açıktır. Tartışmak için konmuştur. Tartışmak istiyorsanız lütfen içerikle ilgili yorumlar yapınız.
Devşirme konusuyla ilgileniyorsanız ayrı bir başlık açarsınız. Orada tartışırız.
Son olarak; 'BİR HAKİKAT KALMASIN ALLAHIM ALEMDE NİHAN!' diyorum.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
sn kutadgu bilig
evrim teorisinin bilim adamları tarafından çöpe atıldığını nasıl söyleyebilirsiniz aklım almıyor. Belki de yanlıştır ama her geçen gün yeni kanıtlar bulunuyor bilim adamlarının çoğu daha çok ikna oluyorlar. Fazla harun yahya okumuşsunuz siz.
yeterince sağduyulu
yeterince sağduyulu olamaya,objektif olmaya çalıştım .Eğer milli duygulara sahip olsaydım bu kutadgunun yazılarından sonra milli duygularımı yitirirdim :)
Ayrıca kutadgu sağduyulu olup yine sana hakveriyorum evrim teorisi gerçekten saçma çünkü yerçekimi teoriside saçma
medisisle aynı fikirdeyim
Sn. kutadgubilig'in yazılarının ve alıntıladığı bir çok konuya katılmıyorum ( katıldıklarım da var) ancak bir rahatsızlık duymadım. Madem burası özgür bir paylaşım platformudur, üyeler kendilerince önemli gördükleri konuları, videoları, yazıları ya da fikirlerini paylaşabilmelidirler. Haa ! Bu konuları anlamsız, saçma hatta gereksiz ve gülünç de bulabiliriz. Ama tepkilerimizi hakaretvari mantar .. heeyyt kendine gel... yok biri dur desin yok ..bilmem ne bilmem ne ..şeklinde ifade edrsek bu tepki şekli de başkalarının tepkisini çekebilir. Aynen benim tepkimi çektiği gibi.
Ayrıca bazı üyelerin kendi yazdıklarının ve diğer üyelerle tartışma biçimlerinin okuyucular üzerinde ne denli itici etkiler bırakabileceklerini hesaplamadan adeta emir verir gibi önerilerde bulunmaları da ilginç ve garabet bir başka konudur.
Çeşitli vesilelerle uslubun önemine değindiğim ve kendimizi ya da fikirlerimizi ifade ederken kırıcı olmadan da hedefe ulaşabileceğimiz gözönüne alınırsa .. bu konudaki hassasiyetim anlaşılacaktır umudundayım.
Kaldı ki benimki de sadece bir düşünceyi ifade şeklidir. Kimsenin kalbini kırmak ya da birilerine arka çıkarken birilerine - kınadığım şekilde - kendine gel .. falan imaları değildir.
Bu tür sitelerde illa aynı fikirde olacağımız ve illa ki hoşlandığımız konular paylaşılacaktır şeklinde bir dayatma olamaz. Konulara katılmayan kişiler , eh biz fikrimizi söyledik deyip geçseler ya da katılmadıkları paylaşımlara takılıp kalmasalar kırıcı olmaya gerek kalmazdı diye düşünmekteyim. Bu arada, açılan bir çok konuya katılınmadığı-belli kişiler tarafından- defalarca çeşitli usluplar kullanılarak belirtilmiştir. Buna rağmen aynı tür konular açan Sn. kutadgubiligi anlamakta güçlük çektiğimi de söylemeden geçemiyeceğim :)
Herşeye rağmen nezaketin hali başkadır.. vee bana göre önemli olanın, katılmasak ta incitmeden paylaşmanın ve düşünce ifade etmenin akıllarda daha çok kalacağı ve çok daha etkili olacağıdır.
Pardon da kutadgu
Devşirme konusuyla ilgileniyorsanız ayrı bir başlık açarsınız. Orada tartışırız."
yunusun ilk yazısını okudunuz mu acaba? Tam da içerikle ilgili bir şey sormuştum neden ayrı başlık açalım? Okumadım en baştaki yazıyı demeyin sakın.
Kutadgu yu savunanlarda neden kutadgu nun hakaretlerini göz ardı ediyorlar onu anlamış değilim. Medya, çocukları kullanıyor demiştilerde vatan haini, çocuk düşmanı ilan etmişti. Türk kültürünün en büyük ürünlerinden biri olan "Ebru sanatı" ustasını da demagoji yapmak ve saldırmakla suçlamıştır. Bir ilk yazıyı okuyun bir de kutadgunun cevabını...
Elbette çok değişik konular açılabilir, ama bu konuları beğenmeyenleri "vatan haini" "çocuk düşmanı" "çekememek" vs türünden ithamlar kimden gelmiştir?
xenix
cn
kesinlikle hakaret değildir ki iltifat bile diyebiliriz.kutadgubilig in hakaretleri,ihtamları,saldırıları,ırkçılığı,propagandaları,suçlamaları,saygısızlıkları sizi rahatsız etmiyorsa sizin de anlama yeteneğinizin olmadığını söyleyebilirim.biz kırılmıyoruz bu hakaretlerden de ,siz neden mantar a alınıyorsunuz?
evet burası serbest platform ve ben de özgürce önemlibulduğum konuları yazabilirim.saygısızlığınızın hassaslığı beni çok duygulandırdı.bütün içtenliğimle sizi tebrik ediyorum.
Yorumsuz Yorum...:)))
Ey Dünya İnsanları Hepiniz Türksünüz
Tarih yeniden mi yazılacak?
Kadim Türkler tüm insanların ataları mı?
Onlar bin yaşına kadar yaşayarak, uzun yaşamın sırlarını öğrenmişler miydi?
Tüm dinler onların Tengri dininden mi türedi?
Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammet ve Buda Türk müydü?
“Işık doğudan gelir” ne anlama geliyor?
Türkler gelecekte insanoğlunun kurtuluşunda nasıl bir rol üstlenebilirler?
Amerika’da doğan ve daha sonra Meksika’ya yerleşen bir yazar, eşinin ani ölümünden sonra ruhunun hep yanında olduğuna ve destek verdiğine inanarak insanlığın ve dünyanın daha iyiye gitmesi için ne yapılması gerektiği konusunda araştırmalar yapmaya başlıyor. Özellikle, Hıristiyanlığın kökenlerini araştırarak işe başlıyor ve çok ilginç bir şekilde araştırmaları onu Türklerin ayak izlerine götürüyor. İlk insanların Türklerle başlayıp daha sonra dünyaya dağıldığını ve ilk konuşulan dilin Türkçe olduğunu, bilimin, felsefe ve dinin yine Türklerden başladığını söylüyor. İnsanların güneşsel enerjiyle nasıl senkronize yaşaması gerektiğini anlatıyor. Şu an insanlığın içinde bulunduğu huzursuzluğun çözümünü ancak Orta Asya ve Türklerin getirebileceğini, daha iyi bir dünya için gerekli açılımları ancak onların yapabileceğini iddia ediyor ve şayet bu olmazsa dünyanın asla huzur bulamayacağını söylüyor. Ayrıca yazar Türklere bir gönderme yapıyor. Nasıl oluyor da doğuştan filozof ve şair olan, Türk kültürünü dünyaya yayan Erke Han’ı bilmiyorlar. Türk dünyası görkemli zaferlerini ona borçludur.
Eski uygarlıklarda kullanılan teknolojiye de değinen yazar, insanların onları kullanarak nasıl yüzlerce yıl uzun yaşabileceklerini yazıyor. Bu arada Türklerin Orta Asya ve Çin’de yaptıkları piramitleri anlatıyor. Gerçeğin Türklerden saklandığını yazıyor. İnsan bu kitabı okuduğu zaman bir Amerikalının nasıl olur da bilmediğimiz geçmişimiz hakkında bu kadar şey bildiğine hayret ediyor.
Olacağı buydu :)
Şimdi sıra bir takım orangutan ve gorillerde. Onlarında Türk olduğunu ispatlarsak tamamdır bu iş.
xenix
Valla benziyoruz da ne
Valla benziyoruz da, ne dersiniz? Taklit etmeyi seviyoruz gibi:))) Fakat sevgili xenix, kitabı yazan bir Amerikalı:))) dikkatini çekerim.
anlamak esastır
bir toplumun klmliginin tüm boyutlarıyla kültür akümülasyonu oluşturdugu barizdir.türk kimligi etnik-biyolojik durumla beraber ,diğer kültür öğelerininde akışıyla oluşmuştur....
dünyada bir tek kültür akümülasyonun olduğunu iddia etmek komiktir...
bir fransız,iran,arap,yunan,arap,çin,
kürt,abaza,afrika,zenci
kültürüde vardır....
özellikle doğu-islam ülkelerinde kendi rönesans ve reformlaraını yapamama sonucu
hem milliyetçi
hem sol-devrimci
hemde tarikatçı-islamcı
özelliklede modernist cenahta acz ve kafa karışıklığı mevcuttur...
bu durum yozlaşmaya müsaittir...
zeka-ahlakve bilim noksanlığından haz duyan yarı aydınlar maalesef topluma yön vermektedir...
her şeyden önce yerel-evrensel İNSAN FELSEFESİ oluşturmak zaruret olmuştur...
haydi insan felsefesi oluşturacak yiğit aranıyor...
sevgili medisis
Amerika'lılara $$$$ gösterdin mi, cinsiyet bile değiştirirler.
insan felsefesi
anlayasınız diye basit örnekler vereyim.....
herhangi bir ülkeyi örneğin ırakı ele alalım.....
partileşme düzeyinde
önce ırakın tüm yapılarıyla geçmiş ve günümüz boyutuyla ele almak zarureti vardır....
yerellik evrensellik bagıntısıda tam oturmalıdır....
günümüz itibariyle yapılanan tüm legal-illegal örgütlenmeler
ırakın süreç içindeki bu şartlarına
göre kendilerini inşa ederler....
batının seçmeci-demokratik-seküler yapısıyla ırak sürecini izah eederek gerçekçi bir sosyal organizasyon inşa ettiklerini iddia ederler....
gerçekte ve bilim planında durum sandıkları gibimidir?
ıraktaki durum insan-adem-tabiat-süreç ilişkisinin batılı paradiğmalar sonucu oluşturulmuş taklididir...
tabi taklit aslın yerini tutmaz....
batı süreci aslında sandıkları gibimidir?
marx-hegel-weber-insan-adem-tabiat-süreçve oluşum ilişkisinden kendi şartlarına ve gelişimlerine göre izah eden dönem menşeili düşünürlerdir....
aslında dogu ve batı toplumlarının benzeyen ve ayrışan noktaları vardır.....
ortak noktaları insan-adem-tabiat süreç ve oluşumun izahıdır....
bunu görebilmek ciddi çalışmaları gerektirir...
insan-adem izahı,evren-tabiatkonusu,tarihi dönem ve gelişim kavramı
tüm oluşumların altyapısıdır....
tüm din ve ideolojik yapılanmalar yukarıda verilen kavramlar sonucu oluşurlar....
tanrının oluşu veya ölümüde bu bazdadır....
ama bu sıradan izah edilemez
muhammedin veya marksın dimağı iyi etüd edilmelidir...
dil sanatları iyi etüd edilmelidir....
insan olarak muhammed nerede-nasıldurmaktadır
hegel nerede nasıl durmaktadır....
problem budur...
din ve bilimin en doğru izahı ; herkes kapasitesine ,herkes yeteneğine göre.....
sözü ele alınarak yapılandır....
Sn. Medisis gerçekten çok
Sn. Medisis gerçekten çok ilginç. Bu kitabı görmemiştim. Paylaşım için teşekkürler. Bazılarına kapak olsun bu kitap. Bu çalışmaların bilimsel araştırmalar olduğunu, gerçeklerin ortaya çıkarıldığını hala kabullenmek istemeyenler ne diyecekler acaba? Amerikalı yazara ne diyeceklerse desinler, Türk değil sonuçta.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
türk tarihçilere yuh!
Amerikalı ne üdüğü belirsiz bir yazarın yaptığını yapamadıkları için.
"İlk insanların Türklerle başlayıp daha sonra dünyaya dağıldığını ve ilk konuşulan dilin Türkçe olduğunu, bilimin, felsefe ve dinin yine Türklerden başladığını söylüyor."
yok yahu! ben dahasını belirteyim.
Daha insanlık oluşmamışken dinazorlarda kendi aralarında türkçe konuşuyorlardı;)))ha ha haaa
Yahu ben bu forumu
Yahu ben bu forumu kaçırmışım:-)
Hmmm..İşine geldi mi de ki, kendini türk gibi hisseden herkes türktür ve budur benim türklük tanımım...
eee?
Neye göre şekilleniyor o zaman uzayıp giden bu liste?
Yani diyorum ki, Elvis'in ya da Ava Gardner'in ömrü hayatında "ben kendimi türk gibi hissediyorum" dediğini duyan olmuşmu ki, onlar da dahil edilmişler bu araştırmaya?:-)
Şu halde türkler iki tiptir o zaman.
Bir gerçek türkler, bir de kendilerini öyle sananlar...mmhh, yani..
Çelişkiyi severiz dedik biz, eklektiği değil:-)
Yeni yorum gönder