Nasreddin Hoca
Hoca yolda giderken adamın biri seslenmiş;
- Hoca az önce bir tepsi baklava götürüyorlardı gördün mü? demiş
Hoca,
- Banane demiş. Adam;
- Ama hocam sizin eve doğru gidiyordu demiş.
Hoca bu altta kalır mı, yapıştırmış hemen;
- O zaman sanane?
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 798 defa okundu

Sibel Atasoy

BENİM NE YİYİP
BENİM NE YİYİP İÇTİĞİMİ SORMAZSINIZ...
Nasrettin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti İsa'nin gögün dördüncü
katında olduğunu söylemiş...
Vaazdan sonra, bir kadın Hoca'ya yanaşmış :
-Hazreti İsa, orada ne yer, ne içer?, demiş.
Hoca'nin tepesi atmış :
-Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip,
içtiğimi sormazsın da, Allah'in peygamberini sorarsın!
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
BENİM YERİME SENİ
BENİM YERİME SENİ GÖTÜRÜR
Hoca Nasreddin ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış.
-Hanim en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur.
-Ayol hoca delirdin mi sen. Bu durumdayken ben nasıl süslenirim?
-İyi ya azrail gelince belki beğenip benim yerime seni götürür.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
Bu Kediyse Et Nerede
Bu Kediyse Et Nerede ?
Nasreddin Hocanın canı bir gün yahni ister. Kasaba gidip iki kilo et alır, eve gönderir. Hocanın karısı, yahniyi pişirirken komşuları çıkagelir. Misafire ikram edecek başka şeyi olmadığından yahniyi pişirip, komşularına ikram eder. Akşam olup da evine yorgun argın dönen Hoca, yahninin özlemiyle sofraya kurulur.Biraz sonra karısı Hocanın önüne bir tabak bulgur aşı koyar. Hoca kızar:
- Hatun, hani bizim yahni? Karısı misafire ikram ettiğini söylemeye cesaret edemez.
- Hiç sorma efendi! Senin gönderdiğin eti kedi yedi, der. Hoca sofradan kalkar. Kediyi tartar.Kedinin zayıflıktan bir deri bir kemik ve açlıktan bitkin halde olduğunu görür.
Bir karısına bir kediye bakar.
- Hatun, gerçekten eti bu bizim kedi mi yedi? diye sorar. Karısı:
- Evet Efendi! Bu utanmaz kedi yedi, der.
Hoca, koşarak el terazisini getirir. Terazinin bir gözüne kediye, öbür gözüne kilogramları koyar.
kedi tam iki kilo gelir. Hoca karısına bakarak:
- Bak hatun! Şu gördüğün bizim kedi tam iki kilo geldi. Aldığım et de iki kiloydu. Bu tarttığım kedi ise, et nerede? yok bu tarttığım et ise, kedi nerede?! diye sorar.
http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm
Benim odun kesilir
Hoca bir kahveye gider. Bakar gençler dağda odun kesme planları yapıyor.
"Sabah erkenden gider, odunları keser, eşeklere yükler döneriz " deyince
" Aman gençler ben de geleyim" diye yalvarır.
Gençler" Aman , Hocam sen yaşlısın . Ne işin var dağda; sana zor gelir" derler. Hoca ısrar eder. Gençler hık mık derken aralarından biri " Yahu, delimisiniz. Bu ihtiyar başımıza bela olur. Her işini bize yaptırır. Götürmeyelim" der. Tartışma olur. "Aman" derler yaşlı adam , gelsin bir köşede otursun . Kesebildiği kadar kessin, yüklesin, oyalansın." Kavga gürültü Hoca'nın gelmesine karar verilir.
Dağa çıkılır. Herkes odununu keser. Bakarlar Hoca bir ağacın altında keyif çatıyor. "Kalk Hoca , odununu kes" derler . Hoca, "benim odun kesilir" der. "Aman derler yaşlı adam , nasıl kessin . Odunlarını keser bir kenara korlar.
Herkes odunu yüklerken "kalk Hoca odununu" yükle" derler Hoca gene istifini bozmaz.
"Benim odun yüklenir "der. Aman bu kadar iş yaptık bari yükleyelim derler. Bir güzel odunları yüklerler.
Dönüş zamanı gelir . Hoca başlar "ahh off" demeye. Aman yaşlı adam, kurda kuşa yem olmasın deyip Hoca'yı odunların üstüne yatırılar. Baştan itiraz eden genç dayanamaz:
"Ben size dememişmiydim. Bu ihtiyar başımıza bela olacak diye " deyince Hoca başını kaldırır " Bana bak" der "Bir daha seni oduna getirirsem iki olsun ".
Güzeldi
Canu hakikaten çok güzeldi bu Nasreddin Hoca fıkrası. İlk defa duydum güzelce güldüm. Teşekkürler.
Yeni yorum gönder