Şirinler

oik0s kullanıcısının resmi

Şirinler yıllardır Komünizm propagandası yapmakla suçlanmış ABD'de bir dönem gösterimi yasaklanmıştır.

Bunun nedeni para olmadan komünal bir yaşam sürmeleri, Şirin baba'nın Karl Marx'a benzemesi ve kızıl şapka giymesidir. Herkes kendi işini yapıyordur ve mutludur. Herkes aynı şeyi giyiyordur. Çizgi filmdeki Şirinlerin düşmanı Gargamel papaz cübbesi giyer ve dini sembolize eder, altın ve para düşkünüdür (kapitalizm) ve onları yeme (misyonerlik) gibi pek çok gizli unsur bulundurduğu iddia edilmiştir.

Şirinler çizgi filminin yaratıcısı Peyo, sosyalisttir.. şirinleri ortaya çıkardığı zaman iki kutuplu bir dünya vardı.. bir tarafta ABD diğer tarafta SSCB.. sosyalist olan Peyo, yaptığı çizgifilmle bir mesaj vermek ve emperyalist amerika'ya karsı bu yolla propaganda yapmak istemiştir..

Şirinler köyünde bir tek bile ibadethane bulunmaz.. ne kilise, ne havra, ne camii..

Şirinler köyünde para kullanan kimseyi gördünüz mü şimdiye kadar hiç?? para kullanılmaz evet, ama herkes kendine gerekli olan şeyleri bedava edinir.. tembel şirin bile hiç bir iş yapmadığı halde bütün şirinlerle aynı standartlarda yaşamaktadır(tembellik hakkı).. şirin çileği tarlaları sadece bir şirine ait değildir, bütün şirinler bu tarlada hak sahibidir..

Gargamel'in kedisi azman ise (orjinalindeki adı azrail'dir bu kedinin) ABD'nin peşinden ayrılmayan küçük ülkeleri sembolize eder..

Ayrıca şirinlerin ingilizce yazılımı smurf'tur, bu da "socialist men under red flag" yani kızıl bayrak altında yaşayan adamlar..

Şirinlerin temsil ettiği çok farklı unsurlar da vardır. Örneğin; Şirine feminizmi, Süslü eşcinselliği, Güçlü şirin maço erkeği temsil eder.

Senin oyun: None Ortalama: 4.1 (Toplam 7 oy)

Gerçekten iyi

Gerçekten iyi düşünülmüş bir plan :) Sanki daha önce de bu konuyu okumuştum.
Bu arada metnin yazarı siz misiniz? (yazıyı kullanmak istiyorum da)

Alintidir kullanabilirsiniz.

Alintidir kullanabilirsiniz.

Yazının orjinali ve

Yazının orjinali ve tamamı Selim Temo'ya aittir. Yazarın websitesinde vardı ama o website şimdilik yok.

Daha geniş kapsamlı anlatılıyordu bu tema ve şu şekilde bitiyordu; '' Çabuk bunun ötekilere
anlatmalı.''

Selim Temo: '' Ve fakat Silvan diyemem, ağlarım; çocukluğumun başkenti.''

kötümser şirin de septik

kötümser şirin de septik düşünürleri temsil ediyor olmalı...bir benzerlik var diyordum:)

kötümser: benzerlik kurmaktan nefret ederim:)
benzerlik kurmaktan nefret ederim diyenlerden nefret ederim:)

Yazının Tamamı

Bir Düşülke Olarak Şirinler

Bazen ormanın sesini dinlerim

Kuşların cıvıltısını

Geyiklerin kahkahasını

Tavşanlar kayaların üstünden zıplar

Herkes onları dinlemekten hoşlanır

Tabii her zaman değil!

Şair Şirin

TV izlemem. Bunun çeşitli ve yazıyla ilgisi olmayan nedenleri var. Ama çocukluğumdan beri kaçırmadığım bir çizgi film dizisi var; Şirinler. “Çok uzun yıllar önce ormanın derinliklerinde” diye başlayan bu sevimli toplumun hikâyesi aslından erdemden var oluşa, dayanışmadan bireyselliğe, özgürlükten kötülüğe çeşitli bilgi alanları, olgular, durumlar ve kavramlara ilişkindir. (Zaman’la ilgili yazımda –Bahçe s. 14- artık muhalefet ve biçimlerinin de bizzat sistemin yaratıcı-yapıcılarınca tanımlandığı, hatta oluşturulduğunu öne sürmüştüm. Bu yazının sonrasına denk gelen Matrix filmi iyi bir örnek olmuştur. Bu filmde kişiler gerçekliği ve gerçeklik bilgisini radikal biçimde sorgulamaktadırlar. Oysa şikayet edilen şey bizzat bütün film ekibi ve Pazar potansiyelince korunmuştur ve korunmaktadır. Filmde anılan yazımla veya diğer şeylerle ilgili başka çıkarımlar yapmak da mümkündür. İşte Şirinleri buna benzer filmlerden ayıran şey; bireyin, onun tıkanmasına neden olan gerçeklikle karşılaşması ve çoğu zaman onu yeniden üretmesi değil, kolektif bir yapı içerisinde yaşaması-yaratılmasıdır. Şirinler’de gerçekleştirilen devrim, sürekli ve toplumsaldır. Yani Şirin Hayatı yaratılmış, gerçekleştirilmiş bir şeydir.) Son derece gelişmiş ve bütüncül bir bilincin ürünü olan dizi, kendi içinden çözüm üretebilecek donanıma ve belirgin bir bağımsızlığa sahiptir. Buradaki yöntem, süregelen ilişkileri yinelemek değil, yenilemektir.

Şirinler toplumu tam olarak 103 kişiden oluşur. 103. kişi, yıllar önce ormanda kaybolmuş, bizim Tarzanımız gibi bir geçmiş edinmesine karşın içindeki iyilik ‘önselliğini’ yitirmemiştir. Ona Vahşi Şirin dense de medeniyet merkezli bir yadsımaya maruz kalmaz. Yani ilkel halklarla karşılaşan Avrupa’nın, özellikle de Kilisenin Eurosantrik tavrına rastlanmaz.

İmece, Şirin Hayatı’nı düzenler. Herkes işini sevmekte, başkasına daha çok yardım etme ve eğlenmeye zaman yaratmak için düzenli biçimde çalışmaktadır. Şirinlerde değişim aracı olarak paradan söz edilemez, Şirin Çileği vardır. Ancak Şirin Çileği değişim değerinden çok birlikte yapılan bir şeyin anısı olarak değer görür. Bu yüzden faize yatırılamaz, repo yapılamaz. Bunun gibi servet ve başkalarından bir şey gizlemek de söz konusu değildir. Hatta Obur Şirin’i kendine hizmetçi yapmak için servet teklif eden bir krala Obur’un yanıtı şöyle olmuştur: “Biz böyle şeyleri şirinlemeyiz!”

Şirin Baba, Usta, Bilgin, Şair, Çiftçi, Sakar, Nine Şirin, Şakacı, Şirine, Korkak, Madenci, Heykeltıraş, Robot, Utangaç, Şaşkın, Müzisyen, Gözlüklü, Güçlü, Tembel, Süslü, Ressam, Şirincikler (çocuk Şirinler: Bebek, Örgülü, Arsız, Çocuk Şirin, Şirinkız) ve tabii yeni bölümlerde Huysuz adını alan Öfkeli, başlıca Şirinleri oluştururlar.

Şirin Baba

Karşınızda Şirin Baba

En tatlımız ve en yaşlımız

Hep aynaya bakan da kim

Süslü adında bir Şirin

Kapı açılır aniden

Elinde kepçesi Obur Şirin

En güçlüsü Güçlü Şirin

Korkar ondan Gargamel bile

Öfkeli bir Şirin O

Gülmez hiç bilinmez niye

En güzelimiz Şirine’dir

O sarı saçlı bir afettir

Baba’ya koşar tüm Şirinler

Varsa bir sorunu

Yüzyıllardır ormanda onlar

Bir mantarın dibinde yaşarlar

Onlar mavi Şirinlerdir

V. ve T. Culliford

Şirin Baba, gelenekten güncel sorunlara çözümler bulmak için yararlanır. Gelenek, toplum hayatı üzerinde otorite oluşturacak kadar güçlü kılınmamıştır. Şirin Baba, gerilimlerin üstüne sağduyulu kişiliği, çözümleyiciliği, bilgisi ve yapıcılığıyla gider. Bu noktada bir uzlaştırıcı olmaktan başka ayrıcalığı yoktur; o da çilek toplamaya gider, o da boya işlerine katılır. Bu düşülkenin (ütopyanın) Şirinlerden çok daha yaşlı biri olarak Şirin Baba tarafından kurulduğu düşünülebilir. Ancak bununla ilgili bir veri yoktur. Genel izlenim, düşülkenin tüm Şirinlerce gerçekleştirildiği yönündedir. Şirin Baba, Büyükbaba Şirin adlı babasıyla Şirinlerin sorunları üzerine sık sık konuşur; ondan fikirler alır. Şirinleri çok sever. Onlardan “benim küçük Şirinlerim” diye söz eder. Şirine kişiliğinde temsil edilen kadınlık ise, özgür bir kadınlıktır; böylece erkekler de özgürleşmişlerdir. Şirine hiçbir erkek tarafından rahatsız edilmez. Kadınlık, cinsel bir olgudan çok bir cinsiyet özgünlüğünün ifadesidir. Şirine incelik, barış, vefa ve ılımlılığın adıdır. Toplumuyla sağlıklı bir aidiyet üzerinden ilişkiye geçer. Aslında Şirine, Gargamel tarafından büyüyle yaratılıp ajanlık için şirinler’in arasında gönderilmiştir –Tanrı da benzer bir şey yapmıştı! Hatta bir süre muhbirlik de yapar. Ancak o da iyi kalpli Şirinler’in arasında hatasını anlar ve Gargamel’le ilişkisini keser. Şirine cinsiyetiyle barışıktır ve onu derinlemesine kavramıştır. Kadınlaşmaktan erkekleşmeyi anlamaz. Buna karşın Şirinler’de cinsellik pek vurgulanmaz. Cinsellik ya özel alana girdiği için saklıdır ya da genel bir halin doğallığı içinde sözü edilmesine gerek duyulmayan bir şey olarak anlaşılmaktadır. Yine de çocukların (beş kişi) nasıl doğdukları belirtilmemiştir. Şirinler’in hava ulaşımını sağlayan iyi yürekli leylekçe getirildiklerine inanılır. Bu, bilimsel değilse bile imgeseldir!

Usta, toplumun refah ve mutluluğu için makineler icat eder. Bütün amaç, ağır işlerin aldığı zamanı eğlenme, dinlenme ve gelişmeye aktarmaktır. Makineler üyeler arasındaki ortak çalışmadan kaynaklanan sosyalleşmeyi yok etmez; çünkü, daha önce aynı tarlada kol emeğiyle çalışan Şirinler, bu kez aynı şeyi yapan makineyi izlemeye gelirler ve bu arada piknik de yaparlar. Şirinlerde çalışma, liriktir! Sevgi, paylaşım esaslı bir toplumsal yapının neredeyse sonucudur. Bilgin Şirin ‘uzmanlaşmış’ değildir. Şair Şirin, saygınlık ve meşruiyetini sanatsal bir özerklikten değil, özgün ve kolektivist bir kişilik olmasından alır. Çiftçi, tarımsal gereksinimleri sağlarken fazla yorulmaz; yarım görür. Adı üstünde olan Sakar, sakarlığın bilgisine sahiptir ve bu yeteneğin de önemli olduğunu varlığıyla vurgular. Pek yaratıcı sayılamayacak olan –çünkü hep aynı şakaları yapar- Şakacı, insanları afallatmaktan çok rutinlikten kurtarmak için vardır. Süslü, kendisiyle ve başka herkesle barışıktır. Çocuk Şirinler, büyüklerce kollanan ama aynı ölçüde özgür bırakılan çocuklardır. Öfkeli demeyi sürdürdüğüm ve çocukluğumdan beri çok sevdiğim Huysuz Şirin, genel ya da durumsal doğruları değilleyen yönüyle canlı bir diyalektiktir. Örneğin acilen çilek toplanması gerekmektedir; Öfkeli repliğini söyler: “Çilekten nefret ederim!” Gargamel’den kaçılacaktır: “Kaçmaktan nefret ederim!”

Adlarıyla uyumlu işler ya da özellikleri olan Şirinler, aslında farklı bir uyumluluk tanımına da tekabül ederler: Buna göre herhangi bir konuda iyi veya usta sayılan Şirin, diğer Şirinlerin de katkısına, yönlendirmesine, yüreklendirmesine muhtaçtır. Böylece ‘uzmanlaşma’ engellenir. Kimlikler, özellikler arasında bir geçişim söz konusudur. İşte toplumsal ve bireysel ihanetin önü de bu şekilde alınır.

Şirinlerde kötülük gizemselleştirilmemiş, Gargamel ve –filme çok sonraları katılan- oğlu Miskin (başka bir adla Afacan) ile kedisi Azman şahsında temsil edilmiştir. Gargamel, iyi bir kötü değildir. Hem bir ruh hastası hem de zengin olmaktan başka derdi olmayan bir yoksuldur. Şirinleri yakalayıp Şirin Çorbası yapmak dışında bir amacı olmadığı gibi bir hayatı da yoktur; araçlaşmış ve yabancılaşmıştır. Ona âşık olan Büyücü’den nefret eder. Söylemeye gerek var mı bilmem; Gargamel insandır. Miskin, pop bir kötüdür. Gargamel gibi adandığı bir ideali bile yoktur. Babasına Gargi diyen bu velet tam bir baş belası ve gamsızdır. Azman ise kötü hayvanı temsil eder. Onun karşıtıysa Şirinlerin tatlı köpeği Patpat’tır.

Şirinlerde din yoktur. Doğa Ana ve Zaman Baba, kendi merhametleri doğrultusunda adını aldıkları şeyi düzenlerler. Aslında Şirinler, yaşadığımız dünyadaki sorunları yaşayanlardan oluşmuş bir toplumdur. Her bölümde bir olay gerçek dünyaya göndermeler yapılarak işlenir.

Şirin Diyarı

Şirinler diyarı bu

İyilik diyarı bu

Mutlu Şirinler bu ülkedeler

Şirinler ülkesi çok güzel

Şirinler şarkı söyler

Görünce gülen yüzler

Bu diyarda eğlence var

Hep güleçtir yüzleri

Sıralanmış tüm Şirinler

Bekliyor seni, özlüyor seni

V. ve C. Culliford

Şirinler, teknolojinin toplumun ve bireyin yararına kullanılmasından yanadırlar. Emek en ön plandadır ve gizemsel kılınmaksızın gerekli saygıyı görür. “Obur Grevde” adlı bölümde 102 kişiye yemek hazırlayan ve diğer Şirinler gibi işini gerçekten çok seven Obur, yaptığı işin sözel bir iltifat görmemesi karşısında içerler. Oysa bölüm sonunda kendisinin de kabul ettiği gibi duygusal bir anına denk gelmiştir bu. Zira hiçbir Şirinin Obur’un işine gerekli ve yeterli bir saygı duyduğundan şüphe edilemez. Obur, yemek yapmayıp ortadan kaybolunca Usta Şirin, otomatik bir yemek makinesi yapar. Yemek doyucu olmasına doyurucudur, ama tadı yoktur; çünkü canlı bir sıcaklık ve emekle yoğrulmuş değildir ve bu yüzden de “kuru”dur.

Matbaa kuran Gazeteci Şirin, gazetesinin tirajını artırmanın yollarını arar. Ancak “Şirin Baba Bugün Balık Avına Çıktı”, “Gözlüklü Şirin Yeni Kitabı Üzerinde Çalışıyor”, “Süslü Aynasını Sildi” gibi haberler bütün Şirinlerin malumudur. Sonunda doğrulanmayan bir haberi basar: “Şirine’nin Çiçekleri Plastik mi?” benzeri bu haber, gazetenin yok satmasını sağlar. Bunun üzerine herkes hakkında uydurma haberler, dedikodular, sırlar ifşa edilmeye başlanır. Çok geçmeden ciddi dargınlıklar, haksızlıklar, kırgınlıklar yaşanır. Sonunda sorun genel gazetecilik ilkeleri doğrultusunda ve Gazeteci Şirin yitirilmeden çözümlenir: “Özel hayata giren konular ve doğrulanmayan haberleri yayınlamak yanlıştır.” Görüldüğü gibi bu da yasal bir zorunluluk olarak değil, bir çıkarım olarak erişilen bir kanıdır. Yani Şirinler’in bir Sibel Can’ı olmadığı gibi, bir Nusret Demiral’ı da yoktur!

Jenerikte, “Siz de iyi çocuklar olursanız bir gün onlarla karşılaşabilirsiniz!” deniyor. Böylelikle her bir Şirin, iyi’nin bir temsilcisi olarak görünmeye başlar, en azından böyle idealize edilir. İzleyici bir metaforlar dünyasına çağrılıp konuk edilir ve yaratılan ve anıştırılan birtakım sorularla baş başa bırakılır. Çözümün topluluk ritüelleriyle gerçekleştirilmesi, izleyiciye bir örnek oluşturmaktan çok imgesel –hatta şiirsel- bir imkân sunar. Gerçeği bu sevimli prototipi, gerçeklikten kaçışın –diyelim katharsis’in- değil, gerçekle yüzleşmenin aracına dönüşür. Bu toplum bir kahramanlar toplumu olmadığı gibi, kahramanları olmayan bir toplumdur da. Fazlasıyla önemli bir şeydir bu; zira kahraman, giderek imgesinin altında kalmaya mahkûmdur ve diğerleri için imkânı değil, imkânsızlığı temsil eder.

Şirinlerde birey çok önemlidir. Herkes kendini, kendi özellikleri ya da edinmek istediği özellikler ile tarif eder. Toplumsal örgütlenme buna çok geniş imkânlar sağlamıştır. Birey, bireyliğin sınırlarını kendisi öğrenir. Bu sınır öteki bireyselliklerin sınırında değil, öteki esnekliklerin sınırında biter. Bu geniş hoşgörü, öğrenilmiş bir saygıyı ortaya çıkarır. Kabahat işleyene bireysel bir haddini bildirme hakkına kimse sahip olmadığı gibi niyetli de değildir. Sorun, Gazeteci örneğinde olduğu gibi toplumsal bir refleks ve kabahatlinin yeniden kazanılması, tanımlanması ve kabahatlinin kabahatinin sonuçlarını ortadan kaldırmasıyla çözümlenir.

Şirinler, bir düşülke, ancak gerçekleş(tiril)miş bir düşülkedir; sosyalist bir demokrasinin, barışın ve erdemin düşülkesi! Herkesin bir repliği vardır burada. Ve bu, genellikle gerçeklik bilgisinin türevi olarak söylenir, hatta çoğu yerde bir değillemedir. Hileyle Şirin dostu olan Prens Theodore’a sihirbaz seçilen Gargamel, bu başarısını Miskin’e övdüğünde, Miskin’in yanıtı veciz bir değillemedir: “Biliyorsun ki Gargi, prensler de yanılabilir!” Böyle resmi paradigmanın oluşmasının önü alınır, hatta makul bir paradigma olarak iyilik’in bile niteliği sorgulanır hale gelir.

Şirinlerin dünyası Gargamel hempası (emperyalizm!) dışında doğaüstü (ama semavî olmayan) güçlerin de tehdidi altındadır. Onlara karşı deneyimlerinden ve kitaplardaki büyü tariflerinden yararlanırlar. Ancak bunlar da akbüyü türüne giren büyülerdir. “Dış mihrak” kavramını kullanmayan Şirinler, toplumsal taleplere karşı duyarlıdırlar. Komplocu bir zihinleri yoktur.

İnsan yalnızca düş gören değil, düş kuran bir canlıdır da. Bu noktada düşülke, gerçeklikten kaçış anlamına gelebildiği gibi, gerçekliği değiştirmenin imgesi de olabilir. Bu gerçekten de şirin bir fikir! Ve bunu gerçekleştiren Şirinlerin arasına biz de katılabiliriz!

Thomas More’un Utopia, Yevgeni Zamyatin’in Biz, Campanella’nın Güneş Ülkesi, Adam Şenel’in Ozmos Kronos ve Parmenides’in Altınçağ’ıyla hemen hemen bütün düşülkelerin en küçüğü ve belki de en şirinidir Şirinler! Küçük ya da büyük çocuklukların düşülkesi…

Şirinler iyi, kötü ya da tanımsız bir şeyle karşılaşınca hep aynı cümleyi kullanırlar:

-Çabuk, bunu ötekilere anlatmalıyız!

Bahçe 16 (Kış 1999): 41-46.

Selim TEMO

Eğer uslu bir çocuk

Olursanız, bir gün ormanda belki sizde şirinlerle karşılaşabilirsiniz.

xenix

Komünizm bu şekilde

Komünizm bu şekilde uygulansaydı; bütün dünya komünizmle yönetiliyor olurdu...

Komünizme zaten hiç

Komünizme zaten hiç geçilmedi.

Yaşanan reel sosyalizmdi, ama o da gerçek marksizm-leninizm değildi.Hani gerçek islam değil de hatalı uygulamalar var ya, işte onun gibi makto:-)

haha aynen öyle dostum. :)

haha aynen öyle dostum. :)

nası öyle, ben ironi

nası öyle, ben ironi yapmıştım:-)

Öyle işte, ortaya çıkan

Öyle işte, ortaya çıkan ucubenin, uygulayıcılardan kaynaklandığını savunmaktan bahsediyoruz. Pek benzemiyor ama aynı şey Kemalizm için de geçerli. Mükemmel sistemimiz, beceriksiz idarecilerin elinde ne hale geliyor. Üstelik üreticisi diğerleri gibi teorisyen değil, pratisyen olduğu halde bunu ortaya atabiliyor insanlarımız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><blink>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen sonucu yazınız.
1 + 0 =
Matematik işleminin sonucunu yazmalısınız. Örneğin 1+3, için 4