Telepatik Parçacıklar

sonsuz kullanıcısının resmi

Bir lazerden çıkan bir foton Bir KnbO3 kristalinden geçerken daha az enerjili iki fotona ayrılır. Her foton bir optik lif içine girer ve yolu üstünde yarı yansıtıcı bir aynaya rastlar. Ayna tamamen rastlantıya bağlı olarak, fotonu bazen yansıtır, bazen geçirir. Aynayı geçen foton bir detektöre çarpar. Deney şunu göstermiştir: Aralarında 10 km’den fazla bir uzaklık bulunan bu iki foton, her an birbirlerinin tıpatıp aynı davranışları gösterirler; şöyle ki fotonlardan biri aynadan geçmişse, öteki de yansır.

Söz konusu deney, birbirlerinden uzak olan iki fotonun, bir “iletişim halinde” olduklarını göstermek amacıyla yapılmıştı. Deneyde aynı kaynaktan, lazerle uyarılmış bir KNbO3 kristalinden çıkıp iki farklı yöne giden iki foton gözlemlendi. Fotonların her biri optik lif içine alınarak yarıyansıtıcı bir aynaya ulaştırıldı. Bu ayna, adından da anlaşılacağı üzere bir fotonu bazen geçirir (bu durumda bir detektör, foton geçtiğini haber verir), bazen de yansıtır(bu durumda foton, hareket yönünü değiştirir).

Yarıyansıtıcı bir aynaya gelen bir fotonun aynadan geçmesi ya da yansıması tümüyle rastlantıya bağlıdır. Çok sayıda deney yapılarak bunların istatistikleri dikkate alınırsa şu görülür : Aynadan geçen ve yansıyan fotonların sayısı eşittir; bir başka deyişle ayna kaç foton geçirmişse o kadar fotonu da yansıtmıştır. Sağduyu bize şunu söyler: Davranışları tümüyle rastlantıya bağlı olması gereken iki fotondan her birinin, diğeri gibi davranması için hiçbir “mantıksal” neden yoktur. İşte bu deneyi inanılmaz yapan şey de budur. İsviçreli fizikçiler kesin olarak şu gözlemi yapmışlardır: Aralarında 10 km uzaklık olan iki foton, ayna karşısında her seferinde birbirleriyle aynı davranışı göstermişlerdir; fotonlardan biri yarıyansıtıcı bir aynadan geçmişse, ondan 10 km uzaktaki öteki foton da aynı anda yarıyansıtıcı bir aynadan geçmiştir. Biri yansıdıysa, aynı anda öteki de yansımıştır. Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir. Sanki fotonlar arasında telepati vardı...

Daha da garip olan şey şudur: Özel Görelelik kuramına göre, hiçbir sinyal ışıktan daha hızlı ( > 300 000 km/saniye) gidemez; oysa aralarında 10 km olan iki foton aynı anda ( arada zaman geçmeden ) aynı davranışı göstermektedir!

Ne kadar açıklanamaz olursa olsun, benzer bir olay bilim adamlarınca daha önce de görülmüştür. 1981’de Fransız fizikçi Alain Aspect, Orsay Optik Enstitüsü’nde daha küçük ölçekte yaptığı laboratuar deneylerinde, dünyada ilk defa iki parçacığın her an özdeş davranışlar gösterebileceğini bulmuştur. Ancak İsviçre’deki deney farklıdır; burada iki foton arasındaki uzaklık 10 km’dir. İki foton üç kentin üstünden nasıl elele verebilmektedir? Bu kadar uzak bir mesafeyi aşarak iki fotonun tıpatıp aynı davranışları yapmasını ne sağlamaktadır? İki fotonun özel göreliliğe isyan edercesine, aynı anda aynı davranışı yapması nasıl açıklanabilir?

Bu gibi sorular yeni değildir. Fizikçiler teknolojik yetersizlik nedeniyle kuantum deneyleri yapamadıkları zamanlarda bile bu konu üzerinde düşünüyorlardı; kuantum fiziğinin doğuşunu izleyen yıllarda ( 1900-1920’ler arası) en azından kuramsal olarak, atomdan küçük madde parçacıklarının inanılmaz davranışlarına tanık oldular. Evren’deki bütün cisimlerin dalga-parçacık ikilisinden oluştuğunu anladılar.

Bu ikilik (düalite) kuralından büyüleyici özellikler ortaya çıktı. Bunlardan biri de şuydu: İki dalga-parçacık “birleşebilir”: Her birinin değişkenleri (enerji, hız, konum vb), aynı anda denklemin içinde tekleşir. İki dalga-parçacık tek dalga-parçacık halini alır. Bu durumda bu iki dalga parçacığın “kuantum uyumu” halinde oldukları söylenir.

Özel görelilik kuramı (ki doğruluğu defalarca denenmiştir) nedensellik ilkesini ( nedenin sonuçtan önce gelmesi) garantilemiştir. Eğer bilginin ışıktan hızlı gidebildiğini kabul edersek, bazı kesin yasalar nedensellik ilkesini altüst eder ve örneğin elektrik düğmesini çevirmeden ışığın yanması gibi saçmalıklar ortaya çıkar. Bu defa yeni yasalar bulmak gerekir. Bu deneyde görüldüğü üzere aynı anda birbirinden uzak iki noktada aynı davranış, modern fizik yasalarını tehlikeye sokar mı? Buna yanıt verebilmek için basit bir bilgi iletim deneyi hayal edelim.

Varsayalım ki bir astronot , dünya’dan 1 ışık yıl uzakta bir göktaşı üzerinde bulunuyor. Dünya’ya geri dönüşü başlatmak için Dünya’daki üsten haber bekliyor. Dünya “dön” emrini radyo dalgalarıyla yollarsa bunlar ışık hızıyla yayılacak ve astronot bu haberi 1 yıl sonra alacaktır. Peki, Dünyalılar astronota bu haberi anında ulaştırabilmek için, yukarıdaki deneyde gördüğümüz, fotonlar arası bağıntıyı kullanamazlar mı?

Varsayalım ki astronot, bağıntılı bir foton çiftinden tek bir foton alarak, beraberinde göktaşına götürdü. İkiz fotonlardan diğeri, dünyadaki bilim adamlarının elinde kaldı. Hem göktaşında, hem de dünyada birer lif (fiberoptik) çemberi var ve bu çemberde fotonların dışarı çıkabilmesi için yarı yansıtıcı bir ayna bulunuyor.

Bilim adamları astronotu geri çağırmak istemedikçe, fotonu çemberde döndürüp dururlar. Astronotu geri çağırmak istediklerinde fotonun yarı yansıtıcı aynadan geçerek çemberi terk etmesini sağlarlar. İki foton bağıntılı olduğundan, astronotun fotonu da göktaşındaki optik lif aynadan geçerek çemberi terk eder ve örneğin ışığa duyarlı bir ekrana çarpar. Böylece astronot Dünya’dan gönderilen haberi anında alır.

Ne yazık ki bu durumda zayıf bir nokta vardır. Bilim adamları fotona emir veremez, fotonu şöyle veya böyle davranmaya zorlayamaz. Fotonun çember içinde dönmeyi sürdürmesi veya aynadan geçip dışarı çıkması tamamen rastlantıya bağlıdır. Evet, bu ikiz fotonlar, aralarındaki uzaklık ne olursa olsun, her an birbirleriyle özdeş davranışlar gösterirler; ancak hangi davranışı göstereceklerini önceden bilmek olanaksızdır; bu, tamamen rastlantıya bağlıdır. Eğer Dünya’daki bilim adamları fotonu içerde kalmaya ya da dışarı çıkmaya zorlarlarsa, fotonu etkilemiş olurlar. Bu yüzden de iki foton arasındaki kuantum uyumunu bozarlar; başka bir deyişle böyle bir şey yaparlarsa, artık iki foton her an aynı davranışı göstermez olur.

Özetle kuantum fiziğinin büyük kurallarından biri –ki bir cisim üzerinde herhangi bir ölçme veya deney yapılması ile bozulur- özel görelilik tapınağının bekçiliğini yapmaktadır. Fizikçiler derin bir soluk almıştır; özel görelilik hala kuantum fiziğine yardıma koşmaktadır.

Bu kuramsal düşünceler dışında İsviçre deneyinin yararı :Uzun süre, kuantum fiziği deneylerinin ancak laboratuarda yapılabileceğine inanıldı. Aralarında 10 km olan iki fotonun her an tıpatıp aynı davranışları göstermesi, bu gerçeğe dayanan yeni bir teknoloji geliştirilmesi umutlarını doğurmuştur.

Senin oyun: None Ortalama: 5 (2 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Yazılım Programı

Yazıyı okurken aklıma bazı "acabalar" geldi. Acaba dedim:

1.Fotonlar arasında telepati olarak adlandırılan iletişim, bir yazılım programının sonucu olmasın ?? Aynen insanlar arasında olabildiği gibi..Nasıl ki benzer titreşim düzeyindeki (aynı frekanstaki) insanlar, konuşmadan ne düşündüklerini anlıyorlar ve anlatmak istediklerini ifade edebiliyorlarsa; fotonlar arasında iletişim gibi görünen bağlantı, bir ORTAK programın sonucu olamaz mı???
Elbette burada ki sorun, bu programı henüz bulamamamızdır, böyle bir programın olmaması değildir.

2.Yazıda iletişimin olup olmadığını denemek için bir yöntemden söz edilmiş. Ama yazının sahibi büyük olasılıkla labaratuvar deneyimlerinden yoksun olmalı ki başka bir çare düşünememiş ;)
Deneyde önemli olan fotonların, aralalarındaki mesafeye rağmen aynı davranış biçimini gösterip göstermediklerini saptamak değil mi ?
O halde şöyle bir deneme yapılabilir:
Fotonlar, astronotların yanındayken de bilim adamlarının elindeyken de çemberde duruyorlar (ben öyle anladım). Fotonlar hal değiştirdiğinde örneğin, ayna içinden geçtiğinde uzayda da ki astronatlar bunu mesaj kabul edip dönerlerse anlaşılır ki fotonlar arasında bir bağ var. Çünkü aynısını yerdekilerde saptamış olur. Yani fotonlar, aradaki mesafeye rağmen aynı davranış biçimini aynı anda yapmış oluyor sonucuna varılabilir.
Tabi burda herkes canu kadar zeki değil sonucuna da ulaşılabilir :))
Sabah sabah ukalalık yaparak kendimle eğlenmek istedim.. hoşgörüle ;)

Foton iletişimi

Sevgili canu, ikinci madde de tamamen haklısınız. Fakat bu haklılık, "bilgi" taşımak için kullanılamaz.

Yazıda da bilgi taşınamamasının sebebi olarak müdahale olduğunda özdeşliğin bozulması, müdahale olmazsa da bir bilgi içermediği için de özel göreliliğin sınırlarında kalmamızı anlatıyor.

Desenize

Fotonlar arasında iletişim var mı yok mu sorusunun cevabını aramak yani denemeye yeltenmek bile aralarındaki iletişime engel oluyor.

Hmmm ! Buradan ben şu sonuca varıyorum - hoş, çoktan varmıştım bile - :

Telepatik iletişim denenemez ! Ancak deneyimlenerek bilinir ya da hatırlanır. Hatırlanır dedim çünkü; geleneksel materyal bilimi, bunu insanlara unutturmak için elinden geleni yapmıştır ;)
Hatırlayanların sayısı gittikçe artmış, üstelik deli ya da anormal diye damagalanma durumları azalmış olduğundan bence durum olması gereken noktaya gelmiştir:

Bazı şeyler anlaşılmaz , ya bilinir..ya bilinir . Nerden bildiğini bilmeden !!

Deney ve örnek arasında

Deney ve örnek arasında bir bağlantı gördüm ve deneyi tamda anlayamadım aslında.deneyde 2 fotun alıyorlar ve onları aynaya yansıtıyorlar .bu iki parçacık tan biri geçerse diğeride aynı hızla ve açıyla aynaya doğru ilerliyor ve aynadan geçerek fiber optiğe biz geçtik diyorlar .Ve aralarında telepati olduğunu kanıtlıyorlar .aralarındaki mesafeninde 10 km olduğu sıkça vurgulanmış.

Hayal edilen bilgi iletim deneyinde astronotun yanında taşıyacağı foton ile dünyada kalan fotonun zaptedilemeyeceğini ,olaki bir çemberde zoraki bekletilebilirse de diğer parçayla olan telepatik bağları kopacak .
peki buraya kadar bir sorunun yok gibi gözüküyor .sorun şurda bu deneyi hangi şartlarda gerçekleştirmişler?o fotonları aynı anda yollayabilmek için o deney anına kadar nerede tutmuşlar ?Deneye kadar bir zorlama olmamış mı sanırım oldu mantığım böyle diyor o durumda fotonların yeteneklerini yani birbirleriyle olan bağlarının yok olması gerekmez mi?ki cevap bunu gösteriyor kaybolması gerek budurumda deney farklı bir sonuca işaret ediyor .veya yeteneklerini kaybetmiyorlarmış .
Aslında deneyde aynı anda belli uzaklıktan sadece 2 fotonmu yollanmış yoksa birçok fotonmu yollanmış anlayamadım .birçok foton yollandıysa herbiri eşlenerek mi aynı özelliği göstermiş ?diyelimki her iki taraftan 10ar foton yollanıyor.bunların 5 i aynayı geçmiş diğer 5 i aynadan yansımış .geçişler 10 km ilerde 5 fotonun tam simetrik olarak mi geçiş ve yansımada bulunmuşlar?

Cevaplar

Hayal edilen bilgi iletim deneyinde astronotun yanında taşıyacağı foton ile dünyada kalan fotonun zaptedilemeyeceğini ,olaki bir çemberde zoraki bekletilebilirse de diğer parçayla olan telepatik bağları kopacak .
Yok hayır kopmayacak. Bekletilmesiyle bir ilgisi yok. Müdahale edilmediği sürece bağları sürecek. Sanırım diğer sorularınız ilk kabulunuzde ki farklılıktan ortaya çıkıyor.

Aslında deneyde aynı anda belli uzaklıktan sadece 2 fotonmu yollanmış yoksa birçok fotonmu yollanmış anlayamadım
Bir fotondan oluşan daha düşük enerjili iki foton.

"Ne yazık ki bu durumda

"Ne yazık ki bu durumda zayıf bir nokta vardır. Bilim adamları fotona emir veremez, fotonu şöyle veya böyle davranmaya zorlayamaz" diyor yazıda.
bende diyorum müdahale edilmeden yani alıkoymadan birbirlerinden uzağa nasıl taşıyıpta deneyi gerçekleştirmişler?
eğer bir fotondan oluşan 2 foton parçaçğı birbiriyle özdeş olabiliyorsa ana fotonunda başka bir özdeşliği vardır diye düşündürdü beni .fotonu parçaladıklarında başka bir yerde özdeşide kendiliğinden parçalanmışmıdır acaba?

Kaynak

Ana foton kaynaktan çıkıyor. O yüzden özdeşliği olmak zorunda değil. Bir lazer kaynağından çıkan ana foton, bir kristal sayesinde iki ayrı fotona bölünebilir.

Optik lif içinde taşınması müdahale anlamına gelmiyor. Sonuç olarak o fotonun yarıgeçirken aynadan geçip ya da geçmediği. Her herhangi bir müdahale olmazsa, arasında binlerce ışık yılı da olsa iki foton da yarıgeçirken aynadan geçecektir, ya da geçmeyecektir. Burada ki sorun bunun bir bilgi taşıması olarak kullanılamayacağıdır.

sonsuz sabrın için

sonsuz sabrın için teşekkür ederim .bakalım anlamışmıyım zira bu konu beni zorladı .inadımda var anlamak istiyorum yoksa yukardaki sorularım peşimi bırakmıyorlar :)
bir foton iki parçaya bölünüyor herbiri optik lif içinde birbirlerinden 10 km uzağa taşınıyorlar ve aynı anda serbest bırakıldıklarında aynı hareketleri gösterdikleri kanıtlanıyor.fakat optik lif içinde taşınma ve eş zamanla serbest bırakma zorunluluğu olduğundan astronotun uzaya beraberinde götürmesi saçma olur çünkü dünyada bırakılacak olan parçanın uzayda da aynı anda serbest bırakılmasını gerketirdiğinden bunun için bir mesaj yollanması gerekecek ki buda işaretleşmeyi mümkün kılmıyor.
galiba anladım teşekkürler ilgin için .peki farklı şekillerde nasıl kullanılabilir yada sadece bu deney fotonun parçaçıklarının birbiriyle iletişim halindedir kesin kanıtını verir mi?

Farklı bir deney

Daha iyi anlayabilmeniz için farklı bir zihinsel deney öneriyorum. İkimizde de madeni para olsun. Ve bu paralar özdeş paralar olsun. Yani ikimizde aynı anda atıyoruz paraları ya ikisi de tura geliyor ya da ikisi de yazı geliyor. Yani birimizin parası ne gelirse diğerinin parasıda aynı anda aynı şey geliyor.

Şimdi siz paranızla birlikte benden bin ışık yılı uzağa gittiğinizi varsayalım. Halaa paralarımız özdeş. İkimizde attık paraları ve aynı anda ikiside yazı veya tura geldi. Burada ki tek sorun bunun bir iletişim aracı olarak kullanılamaması. Yani haberleşemiyoruz. İkimizinde parası tura veya yazı geliyor fakat bunu iletişimde kullanamıyoruz.

Ben size desem ki yolculuğa çıkmadan önce, "parayı attığında tura gelirse geriye döneceksin." Daha sonra da burada ki parayı alıp elimle tura koysam, artık paralarımızın özdeşliği bozulacaktır ve sizin paranız bağımsız olarak tura veya yazı gelecektir.

daha iyi anlatılamazdı

daha iyi anlatılamazdı .
peki (eliyle koymadan) para orda hareket ederse döneceksin desek?yani yazı tura gelmesinden ziyade hareket etmesi yeterli olucaktır astronot için ,buda gel mesajı mahiyetinde algılanabilir.
diyelim ki dünyadaki foton parçacığı optik lif içinde ,uzaydakide serbest ama dünyadaki eylemsiz olduğundan o da hareketsiz.taa ki mesaja kadar .dünyadakini serbest bıraktığında uzaydakide hareket edecektir.böylece bizim astronot dönecektir?

Zaten

"1.Fotonlar arasında telepati olarak adlandırılan iletişim, bir yazılım programının sonucu olmasın ?? Aynen insanlar arasında olabildiği gibi..Nasıl ki benzer titreşim düzeyindeki (aynı frekanstaki) insanlar, konuşmadan ne düşündüklerini anlıyorlar ve anlatmak istediklerini ifade edebiliyorlarsa; fotonlar arasında iletişim gibi görünen bağlantı, bir ORTAK programın sonucu olamaz mı???"

Zaten işleyiş bu yönde sevgili canu. Dalga fonksiyonun çökmesi olarak tanımlanıyor.

xenix

program!

sayın xenix,
konuyu dağıtmak istemiyorum ama sormadan duramayacağım.
biz insanlar bir yazılım programına mı bağlıyız sence?
nasıl??? (sözylediğini yanlış anlamadıysam soruyorum)

ayrıca şu foton deneyi, sözde dünyanın girecek olduğu söylenen foton kuşağıyla bağlarsak, sonuçları neler olabilir?

Denilebilir

Yazılım programı bizim zihnimiz aslında. Evreni yorumlayan zihnimiz. Yoksa evrende farklı bir sistem var. Ne bilim var, ne doğru yanlış var, ne düşünce var ne de zaman vs var. Evrende sadece enerji vardır. Bunların hepsi insanın enerji dalgalarını yorumlama biçimidir.

xenix

Buna yazılım programı

Buna yazılım programı dersek basitleştirmiş olmuyormuyuz zihnimizi?!
''Evreni yorumlayan zihnimiz''
işte benimde yaradanı algılamamızla ilgili söylediğim buydu.neyse buradaki konuyu dağıtmayayım.

Zihnimiz

Zihnimiz zaten çok karmaşık bir yapıya sahip değildir. Evet konu bambaşka bir yere gidebilir burda. Sizin de farkında olduğunuz bir çok yeteneğimiz zihnimize ilişkilendirilir fakat aslında zihinsel süreçler değildir. O yüzden ayrımı iyi yapmak gerekir. Düşünce gücü, zihin gücü gibi vs kavramlar aslında doğru şeylerin yanlış ifadeleridir.

xenix

sorum var

Acaba fotonların ne zaman ne yapacağını bilemememiz gerçeği ilerde değişebilir mi?? Bu ne kadar kesin bir bilgi??(Foton davranışlarının tesadüf olduğu) cevaplarsanız sevinirim tşk

Kabul edersiniz ki, fizikçi

Kabul edersiniz ki, fizikçi olmayan insanların bu tür deneylere ait ortam ve teknikleri tahayyül etmeleri pek kolay değil.Bu bakımdan soracağım şey biraz cahilce kalırsa kusura bakmayın, ama ben yine de sormak istiyorum.

Optik lif içerisine alınan ve yol üzerinde yarı yansıtıcı bir aynaya uğrayan foton deniyor..

Sorum şu; fotonun optik bir lif içerisine alındıktan sonra öylece alıkonulması ve ancak istendiği zaman yarı geçirgen bir aynaya yönlendirilmesi mümkün müdür?

Fotonun aynadan yansıması veya içinden geçmesi ihtimali ,tıpkı paranın yazı ya da tura gelme ihtimali gibi tamamen tesadüf, bundan dolayı bilgi aktarımında kullanılması mümkün değil, oraya kadar tamam..

Ama eğer biz fotonu sadece optik lif içerisinde alıkoyabilirsek ve onu ancak biz istediğimiz zaman yarı geçirgen bir ayna ile buluşturabilirsek,(parayı atmadan sadece elimizin içerisinde tutmamız ve ancak istediğimiz zaman atmamız gibi) bu durumda hareket sayısı üzerinden bilgi aktarımı mümkün olamaz mı?

Eğer foton birbirinin aynı veya birbirinden farklı (aynadan geçme veya yansıma),ama toplamda iki davranış gösterirse bunun anlamı "1" olsa mesela..Ve tek bir hareketin anlamı da "0" olsa örneğin..Bu durumda ikilik sistem üzerinden hemen her türlü bilgi aktarımını sağlamak mümkün olmaz mı?

Eğer fazlaca cahilce birşeyler yazdıysam kusuruma bakmayın lütfen:-)

Yok

Sorularınız hiç te cahilce değil. İlk sorunuz teorik olarak mümkün görünüyor bana. Ama bunun bilgi aktarımı için nasıl kullanılacağı konusunda ki sorunuzu tam anlayamadım.

Bir de kesin davranış değil bunlar, istatiksel dağılımlardır. Yani biri geçti diye diğeri %100 geçer gibi bir kanun yok. Olasılık üstünden konuşuluyor. Çünkü etkileşim olmadan kalması çok zor. Etkilediğinizde ise simetri bozulur.

Elbette

Elbette öyledirler..istatiksel dağılımlar ve olasılıklar üzerine söylemek istediğiniz şeyi anlıyabiliyorum.

Benim söylemeye çalıştığım şey şu idi..

Farz edelim ki bağıntılı foton çiftinden birisini optik lif içerisine aldık ve öylece alıkoyduk..(yarı geçirgen ayna henüz yok, yani bu foton optik lif içerisine alınmak dışında başka bir müdahaleye maruz bırakılmadan öylece duruyor labaratuvarımızda) bu teknik olarak mümkün müdür? (deney ortamını gözümde canlandıramadığım için soruyorum bu soruyu)

Ve yine farz edelim ki, bu foton çiftinin diğer eşi de Andromeda'daki bir başka gezegende uzaylıların elinde.(oraya nasıl gittiğini şimdilik bir kenara bırakıyorum, ama farz edelim ki gitmiş olsun)

Ve biz haberleşmek istiyoruz..

Bizim onlara iletmek istediğimiz mesaj da şu olsun farz-ı misal;

0010110110001010101110101110111010101

Evet

İlk kısım mümkün. Optik lifte tutabiliriz foton eşlerini. (Döner dururlar) Ama işin asıl kısmı o mesajı iletmekte yatıyor. Nasıl iletebiliriz ki? Fotona müdahale etmeden.

Şimdi hem biz hem de

Şimdi hem biz hem de Andromeda'dakiler biliyor olalım ki, bu foton her saniye bazen 1 kez, bazen de 2 kez yarı saydam bir ayna ile buluşturulacaktır..Elimizde de hassas cihazlar var ve her saniye içinde fotonun kaç hareket yaptığını ölçebiliyoruz..

Biz fotonu ilk saniyede sadece bir kez ayna ile buluşturursak, foton ya aynadan geçecek ya da yansıyacaktır, ama tek bir hareket sergileyecektir.Bu durumda Andromeda'daki ölçüm cihazı ilk saniyenin karşılığı olarak 0 (sıfır atayacak)..Takip eden ikinci saniyede fotonu yine sadece bir kez ayna ile buluşturacağız, bu durumda da foton ne yaparsa yapsın, tek bir hareket gösterecek ve ikinci saniye için atanacak rakam da yine 0 (sıfır) olacak..Üçüncü saniyeye geldiğimizde farzedelim ki bu sefer fotonu aynaya iki kez yönlendirdik..Bu durumda foton ister ikisinde de aynanın içinden geçsin veya yansısın, isterse bir yansıma bir geçiş göstersin, toplam olarak iki hareket sergileyecektir..Bu durumda da 3. saniye için ölçüm sonucu "1" olarak kaydedilecek..

Bu süreci sürekli tekrarladığımızda ve her birim zaman içerisinde fotonun ne yaptığından ziyade sayısal olarak toplam kaç tane hareket gösterdiğine göre bir matematiksel değer atandığında...İkilik sistem üzerinden bilgi aktarımı mümkün olamaz mı?

Sanki fazla karışık oldu yazarken, ama umarım bu kez becerebilmişimdir anlatmak istediğim şeyi..

Eğer optik lif içerisinde

Eğer optik lif içerisinde alıkonulmuş olan fotonu ayna ile buluşturmak fotona bir müdehale ise elbetteki mümkün olmaz..Ama anlattıklarınızı okuduğumda, dönüp duran bir fotonun karşısına hepi topu bir ayna yerleştirivermek sanki müdehale olmazmış gibi geldi bana, ondan sordum:-)

(aynadan yansıma veya içinden geçme tercihi hala fotonun tasarrufunda değil midir bu durumda? Yani ister geçsin ister yansısın, bizim takip ettiğimiz şey nasıl davrandığından ziyade kaç kere davrandığı..Meslek dışı olunca böyle basitçe düşünebiliyor maalesef insan, hatam olduysa kusura bamayın:-)

Paralarla

Foton yerine para kullanalım. Sizde (andromeda) ve bizde (dünya) da özdeş paralarımız olsun. Yani aynı anda atınca bir müdahale olmadığı sürece aynı şey (yazı veya tura) geliyor olsunlar. Bununla nasıl bilgi aktarabiliriz?

Şu saniye meselesi biraz

Şu saniye meselesi biraz karışık oldu galiba..daha basitleştirmek gerekirse şöyle diyeyim..

Uzaylı dostlarımız, ellerindeki fotonun her 1 dakikalık zaman dilimi içerisinde kaç kez aynadan geçtiğini ve kaç kez yansıdığını not edip hesaplıyor olsunlar..

Mesela biz dünyadaki labaratuvarımızdaki fotonu 1 dakikalık bir süre içerisinde iki kez ayna ile buluşturalım..(olası sonuçlar şunlar değil midir?; ikisinde de aynadan yansıdı/ ikisinde de aynanın içinden geçti/ ilkinde yansıdı ikincisinde içinden geçti/ ilkinde içinden geçti ikincisinde yansıdı)

Ben diyorum ki, evet fotonun nasıl davrandığı üzerinden bilgi aktarmak mümkün olmayabilir..Ama eğer bir dakikalık süre içerisinde toplam iki foton hareketi olursa bunun matematiksel bir karşılığı olsa..(örneğin "1")

Sonra sayaç sıfırlasa..Ve bu kez takip eden dakika içerisindeki hareket sayısını izlese..Mesela biz takip eden dakikada fotonu sadece bir kez ayna ile buluştursak..(olası sonuçlar; ya yansıyacak, ya da aynanın içinden geçecek)..Ama tek bir foton hareketi tespit edilecek sonuçta..Bunun matematiksel karşılığıda "0" olsa mesela..

Ve bu ölçüm sürüp gitse..Bu şekilde, yukardaki haliyle ikilik sistem üzerinden bilgi aktarılamaz mı? Ve iklik süstem üzerinden hemen her türlü bilgiyi aktarmak mümkün değil midir?

Sevgili sonsuz, gecenin bu

Sevgili sonsuz, gecenin bu saatinde seni yoruyorsam lütfen kusuruma bakma..

tamam para diyelim o zaman..

Eğer ben paranın atıldığını anlayabiliyorsam (havada döndüğünü ve sonra düştüğünü) ve belli zaman dilimleri içerisinde paranın kaç kere atıldığı üzerinden matematiksel değerler atayabiliyorsam neden olmasın?

Andromeda'dayım ve önümde hareketsiz bir para var..Ve ben bir dakikalık zaman dilimi içerisinde bu para toplam kaç kere havalanıp düşecek diye sayıyorum sadece, yazı ya da tura gelmesine hiç aldırmadan.

Eğer para ilk dakika içerisinde toplamda bir kez havalanıp düştüyse "0" "yazıyorum önümdeki kağıda..iki kez havalanıp düştüyse "1" yazıyorum bu kez..Sonra ikinci dakika için tekrar sayıyorum, ve takip eden her dakika için yapıyorum bunu..Bir saat sonra elimde sıfır ve birlerden oluşmuş 60 bitlik bir bilgi olmaz mı?

Sorun şu

Sevgili gamaro, foton aynadan geçer geçmez (veya geçemeyince) özdeşlik gidiyor. Yani dalga fonksiyonu çökmüş oluyor. O yüzden elimizde sadece tek atımlık paralar (fotonlar) var.

xenix

hmm..Sağolasın xenix, tek

hmm..Sağolasın xenix, tek atımlık para herşeyi değiştiriyor tabi ki..

Ama bir şey daha sorsam?

Bu tek atımlık paralardan farz-ı misal yüz adet götürsek yanımızda?O zaman da bir şansımız olmaz mı haberleşme adına? (Yani yine bir ve sıfırları atasak, ama bu kez birim zaman içerisinde özdeşliğini yitirecek olan foton sayısı üzerinden yapsak bunu)

Bu soru son, söz veriyorum daha başka bir şey sormayacağım.(Fizikçi olmadığı için utanası geliyor yahu insanın:-)

Götürelim

100 tane para götürdüğümüzde ve deneye tabi tuttuğumuzda ikimizin elinde de 100 tane Yazı veya Tura dan oluşan bir seri olur.

YYTYT.....

YYTYT.....

Bu serilerle nasıl iletişim kurabiliriz. Rastgele oluşan ama aynı iki seri.

xenix

Yüzünü birden

Yüzünü birden atmayacağız elbette..

Ben,her dakika içerisinde minimum bir, maksimum iki para atışı yapılsın diyorum..Ve her dakika içerisinde yapılan toplam para atışı sayısına göre 1 veya 0 atayalım diyorum..

İlk atışla birlikte süre başlasın mesela..vE takip eden 10 dakikalık süre boyunca,her 1 dakikalık dilim içerisinde kaç atış yapıldığını gözlemleyelim sadece..

Sonuç : Y----------T-T-----Y--T---Y--T------T-----Y--T----Y---T---Y--------T--------Y-----
dakika : 1-------2-------3-------4-------5-------6-------7-------8-------9-------10-------
bilgi : --------0--------1------1-------1-------0-------1-------1-------0-------0-------0----

gibi..

Fakat

Şöyle bir sorun var. Bir dakika içinde kaç atış yapacağımızı zaten belirlemiş olmamız gerekiyor ki? İşin aslı şu. Eğer ikimizde aynı anda atmazsak paraları zaten özdeşlik bozuluyor. Aynı anda atacağımızı var sayarak sonuçlar üretiyoruz zaten.

xenix

İlk kuşak kendisini feda

İlk kuşak kendisini feda edecek elbette:-)

(Mesela, bir dakika içinde yapılacak para atışı sayılarına göre atanacak değerler Vega'ya önce radyo sinyalleri ile ışık hızında gönderilecek.(beraberinde özdeş fotonlar da postalanacak)Ve 25 yıl sonra hem biz hem Vegalılar özdeş bir sürü fotona sahip olacağımız gibi, eş zamanlı haberleşmenin kurallarını da vakıf olacağız..Bu durumda Andromeda ile haberleşmek kimseye nasip olmayacak gibi görünüyor ama ben vega'ya da razıyım:-)

xenix söyler misin lütfen, bu özdeş fotonlar deneyinde fotonun gözlemlenebilecek kaç farklı davranışı var? İki mi, yoksa üç mü?

aynadan yansımak veya ayna içinden geçmek kısmı tamam da..Sanırım benim yanılgım fotonun optik lif içerisinde öylece dönüp durmasını da kendi başına bir davranış olarak görmemden kaynaklanıyor..(bir tür dinlenim modu gibi)..

ama yok..daha başka bir

ama yok..daha başka bir şey açıklama..Bu konu benim gibi bir fizik cahili için sadece yazışarak halledilemeyecek kadar karışık sanırım.

Zaten anlatmaya çalıştığım şey mümkün olsa idi, herhalde bana gelene kadar yüzlerce fizikçi tarafından yüzlerce defa farkına varılırdı..Yine de herkese sabrı için teşekkürler.

Aynalı deneyde

2 olasılık var elbette. Yarı geçirgen aynadan ya geçiyor ya da geçmiyor.

xenix

Çift yarık deneyi

sonsuz bu animasyonu

sonsuz bu animasyonu yayınladığın çok iyi olmuş.keşke fizik hep böyle anlatılsaydı.eskiden biyolojiyi anlatan çok güzel bi çizgi filim vardı çadını unuttum.Görsel anlatımlar anlamayı yüksek oranda arttırdığı kesin .
acaba elekronlar neden kendilerini gizleme gereği duyuyorlar ?nasıl davrandıklarını anlamamızı istemiyorlar ?Sanırım çok akıllılar ve insanı çok iyi tanıyorlar.Buarada kendimi cidden deli gibi hissettim sanki civcivden bahsediyorum :D

aslında böyle olduğunu

aslında böyle olduğunu biliyoruz ama gözlem sürece zarar veriyor ya da süreci perdeliyor. Deney-gözlem ve edebiyat gibi kuantum. fazla şiirsel buluyorum.

Dr. Kuantum

Aslına bakarsanız, son kısımlara biraz mistik bir hava katmış ve sanırım bilinçli olarak (seyredenleri etkilemek için) gerçeği tam olarak ifade etmiyor.

xenix

Güncelleme

Konusu geçtiği için güncelleme.

Video ölmüş

Google videolar bozulmaya başladı sonsuz, yerine yenisini koy bence. Video görünmüyor.

xenix: Takiplerim

Aslında telepatik değil;

Aslında telepatik değil; bu parçacıklar evrenin yapısından dolayı bu şekilde davranıyorlar.
Benim TOE kuramım bunu şu şekilde açıklıyor. Evren yekpare tek parça bir çelik bloktan ibarettir.
insanlar buna boşluk uzay-zaman adını verir. Bu çelik blok içerisinde enerji hareket eder.
Bu enerji hareket ederken farklı formlara girer, buna bazen , ışık, EM dalga bazende Madde adı verilir.
Parçacık algısı bir önyargıdan ibarettir. Aslında bir ikilik yoktur. Sadece dalga formları vardır. davranış farklılıkları
formların niteliklerinden kaynaklanmaktadır.
Burada anlatmaya çalıştığınız olayı bir benzetme ile söyle açıklayabilirim.
Elinize küçük bir akvaryum alın 2 adet mantar parçasını akvaryumdaki suya bırakın suyun dalgalanması ile beraber
mantarlar aşağı ve yukarı hareket etsinler.
şimdi akvaryumu elinize alın ve masanın bir ucundan diğer ucuna götürün.
Ne oldu ?
Birbirinden bağımsız mantarlar sanki birbirlerinden haberlilermiş gibi beraberce masanın bir ucundan diğer ucuna hareket ettiler öyle değil mi ?
hiç bir şey akvaryumun içinde hareket eden dalgalardan (ışık) hızlı olamadığına göre nasıl oldu da aynı anda
Mantarların bir tanesi hareket ettiğinde öbürünün bundan haberi oldu ??

:)) ilginç değil mi ??

Özellikle akvaryumu ve içindeki suyu algılayıp göremeyen birisi için...
Doğaüstü telepatik mantarlar....

Kuantum yanlış değildir, ama parçacık paradigmasında ısrarlı insanlar için bir yanılsama aracıdır..
Yani gerçeğin farklı bir pencereden görünüşü...

Sadece

Kısacası, "parçacık yoktur kuantum sadece dalgadır." mı? demek istiyorsunuz.

Ayrıca yekpare tek parça olan evrende neden ışık hızı diye bir kavram var. Olmaması gerekmez mi? Burada etkiyen bir başka yerde aynı anda olmaz mı o zaman? Keyfine göre ışık hızı limit, keyfine göre yekpare mi davranıyor? Açıklamanızdan tam anlayamadım.

xenix: Takiplerim

Çift yarık deneyinde

Çift yarık deneyinde aydınlık ve karanlık noktalar vardır. İşte evrende parçacık olarak gözlemlediğimiz ve kuantum olarak algıladığımız olgular bu aydınlık noktalardır. Boşluk ve yokluk olarak algıladıklarımız ise karanlık noktalar. biz karanlık ve aydınlık noktaları algılayıp ilişkilerini tesbit ettikçe kuantum yasalarını buluyoruz.
Ama kuantum daha çok aydınlık noktaların bilimidir.

" Ayrıca yekpare tek parça olan evrende neden ışık hızı diye bir kavram var. Olmaması gerekmez mi?"

Şöyle söyleyelim, uzun bir metal çubuk ucuna vurursanız, ses çubuk boyunca hareket eder; hareket hızı; sesin dalga boyuna metalin özelliğine ve çubuğu kalınlığına göre değişir.
O metal için sesin hızı sabittir. yada bir K sabiti vardır.. diğer parametreler frekansa etki eder.
Havadaki hızı da aşağı yukarı 300 metre /saniye civarındadır. Ama bu çubuğu, elinize alıp hareket doğrultunuza dik bir şekilde tuttuğunuzda çubuğu iki ucunda bulunan atomlar aynı anda hareket ederler diğer atomlarla beraber, ama çubuk içerisinde hareket eden ses dalgası yine aynı ses hızında ama iki uçtaki atom için hareket paralele yani aynı andadır.
Yani aynı şeyin iki parçası elbette çubuğun iki ucundaki atom gibi beraber ve zamandan bağımsız hareket edecektir. Ama ses yani dalga çubuk içerisinde bir uçtan diğerine zaman içerisinde hareket edecektir.
Akvaryum örneğinde ise birisi akvaryum kabı ile hareket eden su kütlesi ve onun üzerindeki mantar parçaları diğeri ise suyun avaryum içerisindeki dalga hareketidir.
dalga hareketi suyun niteliklerine ve dalganın gücüne bağlı iken iki su molekülünü bir arada aynı anda harekete zorlayan dışarıdaki sınır yani akvaryumun kendisi ve onu haareket ettirendir...

Verdiğiniz

Verdiğiniz örnek limit kavramını açıklamıyor. Yani ses hızı ile ışık hızını karşılaştırmak değil konumuz.

Işıktan daha hızlı bir iletişim vardır diyorsanız tartışmaya devam edelim. Yoktur diyorsanız aynı fikirdeyiz.

xenix: Takiplerim

Elbette vardır böyle bir

Elbette vardır böyle bir iletişim;
Zamansız iletişim dediğim bir iletişim, karşılaştırma yapmıyorum benzetme yapıyorum çubuk cam olsa ve ucundan ses değil ışık verirsenizde aynı hızda yani ışık hızında gidecektir ancak o ışık hareket halinde iken çubuk paralel olarak hareket ettirilirse iki ucundaki atomlar ışıktan daha hızlı bir şekilde hareket edecektir.

Aynı anda x1-x2 kadar hareket edecektir. Burada x1 çubuğun hareket etmeden önceki konumu x2 sonraki konumudur. Yani çubuğu hareket ettirdiğinizde bir ucundaki atom dur ben bir öbür uçtaki atom hareket ediyor mu diye sormaz. Çubukla birlikte hareket ettiğinde bu doğal olarak gerçekleşir. bunun için bir iletişim de gerekmez ama dolaylı olrak vardır . Bu zamansız iletişimdir. dolayısı ile ışıktan hızlıdır...

Yanlış

" çubuk paralel olarak hareket ettirilirse iki ucundaki atomlar ışıktan daha hızlı bir şekilde hareket edecektir."

Malesef doğru değil. Sizi şu soruya yönlendiriyorum.

http://www.sonsuz.us/node/1235#comment-38006

xenix: Takiplerim

Soruyu okudumda ilgi

Soruyu okudumda ilgi kuramadım...
Bunun ispatı nasıl yapılmış ki Alein Aspect deneyi demeyin ben atomlara müdahale etmiyorum...
Ben o olayın nasıl gerçekleştiğini açıklamaya çalışıyorum yani kuantum dolaşıklığı...
Evren çelik bir kütle hatta daha sert yoğunluğu ve onu oluşturan malzeme ışık hızının sabitliğini, dahası evrensel sabitleri sağlıyor mesela planck sabiti bu çelik bloğun özellikleri ile ilgili, G , e, m de bu yapıya bağlı sabitler...
yani ışık hızının sabit olmasının sebebi tüm evrenin çelik blok içerisindeki dalgalardan ibaret olması...
Kuantum dolaşıklık ise çelik blok içerisinde oluşan bir dalganın ikiye ayrılması durumunda evrenin her noktasında, rezonans halinde paralel olmasından kaynaklanıyor.
Bu durumda iki parçacık sanki bir çubukla bağlı imiş gibi davranıyor.. Bağlayan ortam tek ve yekpare çelik iki farklı hareket sözkonusu birisi EM dalga yani ışık hareketi tarz olrak bu türden iletişimden farklı dolayısı ile hız ışık hızı ile sınırlıdır.
Diğer tarz iletişimde ise zamana bağlı bir hareket sözkonusu değildir.

Bunu anlayabilmek için 4.5 ışıkyılı uzunluğunda bir çubuğu hareket ettirecek kadar büyük bir el düşünün, bu el çubuğu hareket ettirdiğinde çubuğun bir ucundan diğer ucuna hareket eden bir foton 4.5 yıl sonra diğer uca ulaşacakken, elin hareketi ile yer değiştirecek ucun diğerini 4.5 yıl beklemesi mi gerekecektir ?

Soruyu soran olarak

"Bunu anlayabilmek için 4.5 ışıkyılı uzunluğunda bir çubuğu hareket ettirecek kadar büyük bir el düşünün, bu el çubuğu hareket ettirdiğinde çubuğun bir ucundan diğer ucuna hareket eden bir foton 4.5 yıl sonra diğer uca ulaşacakken, elin hareketi ile yer değiştirecek ucun diğerini 4.5 yıl beklemesi mi gerekecektir ?"

Soruyu soran olarak ben cevap vereyim. Evet. Madde içi etkileşim maksimum ışık hızında olur. Diş macunu sorusunda aslında madde içi iletişim vardı.

Evet farkettim haklısınız.

Soru çok benziyor ama aynısı değil...Madde içi iletişim ile benim sorum aynı şeyi söylemiyor Sayın sonsuz...
diş macunu tüpünde tüpün alt kısmı ile üst kısmı arasında bir iletim sözkonusu aynı ışık gibi..
benim kastettiğim ise alt kısım ile üst kısma aynı anda verilen bir hareket yani hareket maddenin bir bölümünden diğerine iletilmiyor...
tek bir anda tüm parçalara aynı anda aynı hareket veriliyor . Bunu maddesel parçacıkların iletimi ile değil onun dışındaki bir varlık sayesinde yapabiliyor.

Bu el

Bu el çubuğun ucundan tutmuyor mu? 600.000 km uzunlukta bir çubuğun ucundan tutup kaldırırsanız, diğer ucunun kalkması 2 yıl sürecektir. Veya bu ucundan tutup iterseniz, diğer ucunun bilardo sopası gibi itilmesi de 2 yıl sürecektir. Hangi kısmı aynı değil sorunuzun?

Ayrıca tamam aynı anda hareket ettiklerini kabul edelim, daha doğrusu düzeneğimiz ayna anda hareket edecekler şekilde kurulsun. Bu iletişimde nasıl kullanılabilir? Bilgi aktarılabilir mi? Aynı anda meydana gelen benzer olaylardan farkı yoktur. Birbirilerini etkilemedikleri için.

Hayır orta kısmını

Hayır orta kısmını kastetmiştim... Ama bu durumdada sürreye 1 yıl diyeceksiniz zaten...Neyse...

"Ayrıca tamam aynı anda hareket ettiklerini kabul edelim, daha doğrusu düzeneğimiz ayna anda hareket edecekler şekilde kurulsun. Bu iletişimde nasıl kullanılabilir? Bilgi aktarılabilir mi? Aynı anda meydana gelen benzer olaylardan farkı yoktur. Birbirilerini etkilemedikleri için.
"

Bilgi aktarılabilir tabii ki , birbirlerini etkileyebilirler, ileten ortam madde değildir.. maddenin yapısına dair düşünceleri değiştirmek gerekir bunu yapabilmek için; madde katı varlığa sahip bir nesne değildir. bir dalgadır işte bu iletimi sağlayan madde olmayan ortam sayesinde birbiri ile iletişimde olurlar.

benzetme yapacağım yine mecburen madde şudur;
uzun bir ip alalalım ucunu sabitledikten sonra üzerinde bir atma oluşturalım ve bunu sürekli ve düzenli bir şekilde yaparak belli bir konumda sabit kalmasını sağlayalım. (duran dalga) şimdi bunu iki atma ile yapalım....
iki madde parçası uzay-zamanda bu iki atma gibidir. farklı olarak kimse ipin var olduğunu görmez.. O soyut bir varlığa sabittir. iki madde arasındaki foton alışverişi ise, daha yüksek frekansta ip üzerinde hareket eden iki atma arasında gidip gelen harmonikler ve küçük frekans atmaları şeklindedir.
atmaların birbirlerine göre hareket hızı maksimum C, yani ışık hızıdır. fotonunkide öyle ama ip gevşediği veya gerildiği anda atmalar ve foton bundan anında haberdar olur.

Kimse ipi görmediği için ve atmalar arası 10 km olduğu için bu eşgüdümlülük telepati gibi görülebilir.

Gözlem ile müdahale ipte yeni bir atma oluşturmaktan ibarettir ve ortamda beklenen girişim modeli elbette değişime uğrayacaktır. Gözlemin sonucu değiştirme sebebi budur..

Orta kısım

Orta kısımdan tutup hareket ettirirseniz evet bunun uçlara iletilmesi 1 yıl sürecektir.

Aynı anda hareket eden (aynı dalganın üzerinde olan noktalar) bir biri ile iletişim içinde olduklarından değil, aynı dalganın bir parçası oldukları için aynı anda hareket ederler. Siz eğer dalganın bir noktasındaki noktaya etki ederseniz dalga fonksiyonu çökecektir ve bir parçacık gibi davranacaktır. Yani bilgi taşınması veya iletişim ışık hızından daha hızlı olmayacaktır.

Yukarıdaki yorumlarda benzer konulara değinilmişti.

Peki dalgayı taşıyan

Peki dalgayı taşıyan ortam gerginleştirilirse bu iki noktanın durumu ne olur ?
Yani ip gerginleştirilirse, kolaylık olması açısından ışıktan düşük hızda hareket eden ip üzerinde iki atma şeklinde düşünün atmaların hareketi esnasında (nispeten düşük hızda) ipi gerersek atmalar ne olur.. ?
dalga hızının iki nokta arasındaki iletim hızına oranı yine 1 midir ? yani ikiside ışık hızı mı olur ?

Anlamadım

Anlamadım ne demek istediğinizi veya ne sorduğunuzu.

Fizik deneylerinde

Fizik deneylerinde kullanılan gergin yaylar veya lastik ipler vardır.
Bu yayların bir ucu sabitlenip dalgalar konusu öğrencilere anlatılır.
Eğitmen bir ucu sabit olan yayın bir ucundan sallayarak duran dalga modelleri oluşturur.
İp atlarken kullanılan gibi sanki...
Bu şekilde oluşturulmuş bir düzenekte 2 duran dalga oluşturduğumuzu ve iki kırmızı kurdela ile bunların
yerini işaretlediğimizi düşünelim.
sistem bu şekilde çalışırken aniden ipi kuvvetle gerginleştirip, duran dalgaların yok olmasını sağlayalım.
duran dalgaların önce hangisi yok olur ?
gerginleştirilen tarafa yakın olan dalga mı, yoksa diğeri mi ?
Yada ipin yanıcı bir madddeden yapıldığını düşünürsek ve yaktığımızı önce hangi taraftaki dalga yanar ?

Duran dalga mı?

Duran dalga derken neyi kastediyorsunuz? Dalga duruyorsa, dalga değildir.

Giden ve yansıyan

Giden ve yansıyan dalgaların girişim yaparak bir aydınlık ve karanlık noktayı oluşturduğu ve formun hareket devam ettiği sürece yaklaşık olarak sabit kaldığı durum...

http://en.wikipedia.org/wiki/Standing_wave

Marshall kutusu bu olayın

Marshall kutusu bu olayın nasıl meydana geldiğini ve Zamansız veri bilgi iletiminin nasıl gerçekleştiğini de açıklar. Marshal kutusu, 8 boyutsuz noktasal parçacıktan oluşmuş, aralarındaki mesafe Planck uzunluğunun yarısı kadar bir mesafedir. iki noktası arasında yani herhangi iki nokta arasında zamana tabi olmadan veri iletimi ve hareket sözkonusudur. Marshall kutusunun dışında yine bir Marshall kutusu olup sınırları boyutsuz noktasal parçacıklardan oluşmuştur . içinde ise HİÇ vardır. Aynen sayı doğrusu gibi.. dışındada yine bir Marshal kutusu olmasından dolayı HİÇ vardır.
İlginç ve anlaşılması zor bir özellik ise, Marshall kutularının sayısının ne olduğundan bağımsız olarak iki noktası arasındaki iletimin zamandan bağımsız olmasıdır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş