şuurlu karar
yüzyılın son dönemlerinde kapitalizmin yapı ve kültürünün çeşitlenmesi, postmodern yayılımın tüm dünya uluslarına sirayet edip belirleyici etken olması, komünizmin yıkılmasıyla birlikte, iyice serpilen global kültürün kurduğu dizayn bireysel ve toplumsal kararların oluşumunda başat bir rol oluşturmaktadır...
Endüstrinin, sanayileşmenin, mekanizmin sınırsızlığı, global piyasa ağının, yine bu ağı elinde tutan güçlerin, medeniyetle karşılaşmamış toplumlara kadar sirayeti gerek beyin gerekse eylem merkezini belirleyip değiştirebilmektedir...
Üretilen ve piyasaya sunulan her yeni mamul, telefonundan tutun, bilgisayara, televizyona, internete saf bir mamul olarak kalmamakta, kültürün her tarafını kuşatmaktadır....
Bilgeliğin ve derin analizin güçlüğü, ekonomik ve siyasi şartların zorluğu nedeniyle, alternatif bir kültür oluşturamayan dünya ulusları, zamanla mekanizmanın güdümüne girip global kültürün kimliğine uygun bir hal almaktadır...
Şöyle ki; popülizm bir kişilik haline gelmekte, baskın bir güç oluşturmakta; sanatta-felsefede-sporda-basın-yayında, siyasette, hatta dini eğilimlerde derin analiz yoksunluğu neticesiyle, bir insan tipi oluşturmakta, sözler, partileşmeler, cemaatleşmeler o kaynağa doğru akmaktadır...
Saddam da, Chavez de, Kaddafi de, Castro da, halklarda,inançlarda global endüstrinin oluşturduğu bu kimlik içinde dolanmaktadırlar.....
Geri kalmışlık, gelişmişlik, uygarlık, modernleşme, teknoloji yayılımı temel kavram ve istemler olmakta halklar kendilerini bu standartlara göre belirlemekte, leh ve aleyhte duruşlar global kültürün içinde ki seçenekler doğrultusunda olmaktadır....
KARAR ALMA SÜRECİNİ DERİNDEN ETKİLEMEKTEDİR......
İNSAN SUNİ BİR VARLIK OLARAK ARAÇ HALİNE GELMEKTE, kitle ruhu; makinevari titreşimlerle hakim bir kültür tarzına sahip bulunmaktadır....
İnsan bu durumdan ancak şuurlu kavramlaştırma, şuurlu ahlak ve şuurlu eylem ile kurtulabilir.....
Kendini araçsallaştıran mekanizme karşı kendi bilincinin devasa kıstaslarını oluşturarak, aşk-adalet-diyalektik ve ahlakı özümseyerek özüne ve asli kimliğine dönebilir....
Karar alma sürecinde; tarafsız-ahlaki ve evrensel-okuma; insanlığa, adil olan Allah ve amaç sahibi evren ve sürecin karşılaşması için öncülük edecektir.....
Okuma ile beraber doğru eylem ve davranış sıkıntılı da olsa bir süreci başlatacaktır.....
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1698 defa okundu

Sibel Atasoy
bilinç
her birey ve kesim ve toplum,evrensel-tarihsel kendi neligini oluşturabilirse,ve insanlaşma baz alınırsa,karar alma süreci olumlu bir yön kazanır...
problemin kökeni
evrende,insan varlıgında,toplumlarda ,dillerde,
sınıflarda görülen ayrılıklar asıl değildir....
aksine bir birlik sözkonusudur....
öz-nesne
ruh-madde
ikilemi ve buna baglı uyarlamalar,insan felsefesi ve insanlaşma yorumların ihata seviyesi nedeniyledir.....
tüm medeniyetler,dinlerden-demokrasiye,kapitalizmden-sosyalizme
birligi-tamlığı-öz aynılıgını temelde sorunsallaştırılarda,okuyan bunu göremez....
iyi bakarsanız,rouseaudan-hegele-marksa-kurana-incile,çok yakın konularıve tam insanı hedeflerler....problem,bilinç ve maddeyi eşit ağırlıkta ele almakla çözülür...
Ali, Hayvanlar henüz
Ali,
Hayvanlar henüz konuşamadığından olsa gerek, felsefenin, sosyolojinin, dinlerin konusu elbette insandır; başka türlüsü mümkün mü yahu?
İnsanlaşma kastın için önerdiğin argümanlar nelerdir sen onu söyle (ki oldukça ağır bir terim bu)
Bilinç ve madde derken, ben bilinçlendim maddenin ötesine mi geçtim diyorsun?
Yoksa eşya ve eylem arasındaki ilişkiyi mi kastediyorsun?
oik0s : Bu sitede en çok kiminle görüşmek istersin deseler, direk Ali Kaya derdim.:)Zira absürde ulaşma temellerini çok merak ediyorum. İnan, Edgar Alan Poe'nun roman kahramanı gibisin.
insanlaşma
bilinç-madde-eylem ve insanlaşma için kısaca şöyle yazayım,
evrenden-tarihten ,süreçten akan ,dallara-birimlere-kesitlere ayrılan,tabi dönemdeki yapılanmaların etkisi dahil,bir sirkülasyon vardır....
bu sirkülasyon,aydının-inanç adamının,ideologun kafasıda,varlık veişleyişin özüne dair sonuçlar çıkarmasına sebeb olur...
gerek materyalizm-gerek idealizm,bu baglamlarda hareketle souçlar çıkartırve evrensellik iddiasında bulunur...
gerek maddeyi,gerekse toplumsal yönelişleri oluşturan öz-eylem ilişkisidir....ikisi birbiriden kopmaz....
insanda kendi bazında öz eylem ilişkisine sahiptir....
insanlaşma,öz-eylem ilişkisinin mahiyeti bazıda gelişim gösterir....
zira insan ,her türlü kişiliği oluşturabilir....
nedir insalaşma
evrendeki her birim bir nelige ve olmaklıga sahiptir...
bitkiler,hayvanlar,gezegenler,cansız varlıklar...
ancak,deterinizme tabidirler....
insan ise,tanrılığıve hayvanlığı tanımakla onlardan ayrılır....
sartrenin deyimiyle,tanrı olmayı tasarlar....ancak olamaz...
nietzchenin deyimiyle,üstün bir varlıktır...
ali şeriatiin deyimiyle tanrımsıdır....
insan bu ikilik arasında,kendine bir yol belirleyebilir...
bu yol evrenseldir....ve kendini bilmek ve olmaktan geçer....
yanılgı
yanılgı,tanrıyı veya kutsal kitapları,inkar veya kabul ederken kafamızdaki yargılardan kaynaklaıyor....
halbuki,tanrı-evren-tarih-insan ve sürece OLUŞ meselesi olarak bakmak gerekiyor...
aziz arkadaşım
bir robot veya makine,acak maddi-mekanik bir ayara sahiptir....
ancak insan öylemidir...
insanın devasa boyutları vardır...aklın,hissin,sezginin,aşkın.....
akıl yetmez,aşkyetmez,his yetmez kendi başlarına....
canda hepsinin gereğince teşekkülü gerekir...
meselede burda zaten
meselede burda zaten .makineler ,robotlar hayatı kolaylaştırmak için ,insan yükünü azaltmak için planlanmıştır .fakat insanı bunlara bağımlı yaparak iş gücü azalmışmıdır yoksa üretimin nihai amacımı sapmıştır? çarkların dönmesi için gerekli aslında-gereksiz-üretimin altında ezilmiyormu insan ,hayvan -tüm canlılar ? sanırım asıl sorunun kaynağı paradır .parayı dinlerle ,ırklarla pekiştirmiyorlarmı?
bakış açısı
insan ölçüyü kurabilmelidir....para ve her tür üretim,sömürüye alet olmamalıdır....
saf bilinç absürt değildir....
tanrı,mutlak bilinçtir...
bitkiler,hayvandan düşük bilinci temsil ederler...
gelişmiş ,hayvanlar ise,tüm gelişimlerine karşın insadan alt bir yapıdadır...
isa ie tanrıal bilinç ile hayvanlık arasıda bir yerdedir...
isan,ikisinin biliciyle kendisi olur....
nasılki,tanrı bir olma,
bitki ve hayvan bir olma içinde ise ,insanda bir oluş içindedir ve bu absürt değildir...
saf bilinç
insan ise tanrısal bilinç ile hayvanlık arasında bir yerdedir....
Ali diğer yandan siteye
Ali diğer yandan siteye yazdığın makaleleri ard arda atman, bilinçli bir ahlaksızlık mı? yoksa şuursuzca mı? Zira diğer forumseverlerin yazdıkları bu kirlilik yüzünden güme gidiyor. Onların haklarını hiçlemiş olmuyor musun? İnsandan bahsederken onların haklarını hiçlemek ele aldığın "insanlık" ve "bilinç" ile bağdaşık mı?
azizim
konular geniş...ben meseleyi demokratik bir zeminde düşüdüğüm için....
tam anlaşılsın diye....
o tabir dogru değil....
yoksa bağımsız düşünceden başka bir amacım yok....
"yargılarımızı" "sorun"
"yargılarımızı" "sorun" olarak niteleyen siz ve şeriati nasıl buyuyurlarsa öyle düşünelim isterseniz. İnsanlar bilgi ile etkileşimi tamamlayınca bilgi zihinde işleme geçer ali bey. Ve bu işlem sonunda da yargılara varırız. Birbirimizin yargılarına katılmama halimiz bile her birmizin yargısının olması gerçeğini gölgeleyemez. Beşli likert ölçekleriyle anlaşacak değiliz. Fikirlerimiz süzülecek, çarpışacak fakat sizin "ideal hayvan-insan"ınız sanırım bu sürece hiç dahil olamayacak.
Klasizmin, idealizmin, realizmin, sürrealizmin, kapitalizmin ve gelecek izm-lerin insan "oluşu" arayışı, "yanılgıları", "zaafları", "yetkinlikleri" vs.
eyyy kutsal özünü unutan zavallı hayvandan daha makbul akıllı (sizin deyiminizle "tanrımsı") insan....şöyle olmalısın, böyle olmalısın......'la aşılamayacaktır ali bey. Yüce insanınızın örneğin ekonomik ortaklık ve alış verişi nasıl olmalı, o yüksek şuur savaş-ulusal güvenlik hakkında ne düşünür, tükenmekte olan temiz su kaynakları, nükleer enerji vs. vs.. durun tahmin edeyim;
nükleer enerji
insanın yüksek şuurunun yanlış kararıdır.
Hayvandan bir üst seviye akıllı olan insan doğal enerji kaynaklarını kullanmalıdır. mı?
peki orta halli şuurlu insanlar olarak bir çoğumuzun bunu yazabileceğini düşünürsek bize farklı olarak ne önerebilir sizin yüksek modeliniz?
peki politika?
"insan ölçüyü
"insan ölçüyü kurabilmelidir....para ve her tür üretim,sömürüye alet olmamalıdır...."
Alik cevabı burda verdi fakat bana yeterli gelmedi.ben ölçülüyüm sen ölçülüsün diğeri ölçüsüz ve tüm ölçüleri yerle bir etti ....ölçüsüzleri nasıl ölçülemek gerekli ?ve gerçekleşme ihtimali ? ve bizim ölçümüz diğer ölçüsüze göre ölçüsüzse ? bunların cevaplarını aramalıyız.
sayın ali k
bu yol evrenseldir....ve kendini bilmek ve olmaktan geçer..."
Pratik anlamda kendini bilmek ve olmak için neler yapılabilir. Bunlara ait bir öneriniz var mı?
xenix
zemin
hafta sonu ,cevap veremediğim için özür dilerim...
insanları,ırklara,sınıflara ,zekalara,dinlere,ekonomik farklılığa göre izah etmiyorum...
dürüstlüge,mertlige,anlayışa,adalette,göre ayırıyorum....
insanlaşmayı baz alıyorum...
evren süreci ve tarihi süreçte insanoglu,ancak özgürlüğü,herkes için özzgürlügü esas alırsa,bu özgürlük,erdem eksenli bir insan hakları anlayışı olursa,her tür sömürü ortadan kalkarsa,insalaşmanın gerçekleşeceğie inanıyorum...
her tür üretim,insan için olmalıdır...
insan araçsallaştırılmamalıdır....
amaç olmalıdır....
kendini bilmek,aşk-adalet-bilim ve ahlak ile insanı konumladırmaktır...
çevre bilincide buna bağlıdır...
farklı kimlikler,ancak adalet eksenli olursa
değerlidir....
insan ,ancak süreç karşısında evrensel sorumluluk bilinciyle barışa hizmet edebilir...
ancak ,özgürlük sorumluluk ve sınırlarını bilmekle gerçekleşir....
hayvan bu bilinçtemidir..
öznel bilinç gerçekleşmesi gerekir...
tüm toplumların kökeninde adalet istenci vardır ,ancak üstü örtülmüştür...
anadolu-dogu ve batı toplumununn bunu kendi içinde gerçekleştirmesi gerekir...
insan kendi varlığıın boyutlarını ve kültürel dolanımı tanımalıdır...
zihnini insanlaşmaya ve hürriyete göre teşkil etmelidir....
Afedersin ali k
Ben soruma cevap bulamadım sanırım. Pratik anlamda neler yapılabilir demiştim. Teorik anlamda saydıklarınız doğru şeyler fakat bunlar zaten var olan süreçler. Kişinin kendisiyle ilgili neler yapabileceğine önerileriniz var mı? Bireysel olarak soruyorum.
xenix
bireysel olan
bireysel olan toplumsal süreçle birlikte gider...
ekonomik olarak kalkınmış,batı ülkelerinde,her tür yaşam tarzının yolu açık....
seçme kriterleri çok farklı....
mesela,ben,sagdan-sola-islama-marksizme kadar-öz olarak incelerim....
kişilerin dürüstlüğü beni ilgiledirir...
ama herkesin zevkleri ve uslubu farklı olabilir....
bu yaşadığımız topraklarlarla ilgili...
belki batıda dogsaydık,önümüze,hıristiyalık,hippilik veya kayıtsızlık miras kalacaktı....
ben anadolu ve islam mirasını,evrensel ögretilerle kıyaslıyorum....
köroglu,,pir sultan,cemalleddin afgani,ali şeriati,begoviç,mevlana bana yakın geliyor...
tabi markstan,hegelden,nietzchden,alınacak çok yerler var....
yaşamı idame ettirmekle birlikte,erdem ölçekli her tür müzakere ve yapılama için elimden geldiğice çalışıyorum...
Güzel
Güzel, yaklaşıyoruz. Mesela ali k yı karşılaştırabilir misin? Bu tür insanları okumazdan önceki ali k ile bu saydığınız isimleri okuyan ali k arasında ne tür farklar var? Hangi davranışlarınız değişti?
xenix
xenix
insanın,fikri olarak düşüp kalkması bitmez...
18yaşımıdan beri düzenli düşünsel-inançsal eserler okurum...
edebiyat degilde,fikri eserler...
son 3-4 yıldır batı düşüncesi fikri gelişimii okuyorum...
dogu ve batıyı karşılaştırıyorum...
genelde islam düyasının batıdan farklı oldugunu gördüm....
beyin ve inanç olarak....
gelişmeye baktıgın zaman batı çok üstün duruyor....
fakat öz-gerçeklik bizde daha sağlam....
diyalektik düşüceyi esas alarak ,insan özünü irdelemem gerektiğine inandım...
bilinçli düşünebilmem için bir ahlak ekseni kurmam gerekiyordu...
muhammedi yaklaşımı ahlak bazı olarak benimsedim....
çünkü,bana göre adalet en saglam ordaydı...
bilinçli düşünce için öz ahlak şarttı...
bu baglamı ve kişiliği sıkıntılarda olsa kurarak,karşılaştırmalı incelemelere devam ediyorum...
insanları erdem ölçekli özgürlüge çağırıyorum....
benn oldukça bağımsız düşünürüm...
hegeli-sartreyi-marksı-nietzcheyi-weberi öz olarak anlamaya çalışırım....
hegel-marks sentezi ve islam erdemini yönntem olarak benmiserim...
demokratik öz katılımı esas kabul ederim...
ahlak derken bagnaz degilim...
marjinal kesimleride dinlerim
kimseye bir şey dayatmam....
herkesi kendisiyle baş başa bırakırım...
acil ola insan haklarıdır...
ifadedir...
dürüstlüktür...
anlayıştır....
gelenek ve ilerlemeyi birbirine katarak sorusallaştırırım...
adam ol,düşünceni ifade et,barışı arayalım benim sloganımdır....
bir kere,islam dünyası ve genel dünya,insan haklarına dair pozitif bir yaklaşım üretememiştir...
herkes,kendi zaviyesiden bakmaktadır....
evrensel bbir insanlık alayışı oluşamıyor...
keza,adalet ve demokraside....
insan olmadan ne olunabilir....
saglam bir insan felsefesiyok....
tarihi devirlerin her dönemini 21.yydayaşıyoruz....
bu bir sorunsaldır....
araştırma ve müzakere etmekten başka bir yolumuzyok...
ben irfana ve eşitliğe inanıyorum....
erdemin çok yönlü,
insan olmaklığın çok boyutlu olduğuna inanıyorum...
marksı,weberin,sokratı,platonu,nietzchei,hegelin,gandi,ali, hüseyin,buda,tolstoyun göründügü gibi değil,özüne inilmesi gerektiğini düşünerek sağlam bir insan özü fikrini oluşacağı kanaatideyim...
xenix
demokrasiyi,soyalizmi,milliligi,evrenselligi,,dini eleştirel bir bakışla inceliyorum,insan özünü kurmaya çalışıyorum....
sevgili xenix,şimdi,toplumsal bir insanım bende...
44 yaşıa girmek üzereyim....
her evreyi bilen bir insanım....
şu davranış şeklinin özü edir dersen evrensel olarak açıklayabilirim...
değerlendirme sana kalmış
komplex bir anlayış gerekiyor...
ben kendimi sana nasıl izah edeyim....
insan bir olmaktır ,komplextir ,aynı zamanda,tarihsel ve toplumsaldır
ancak ,tüm tarihsel zamanlar tek bir karede seyredilebilir...
şimdi avami örnekler vereyim,
ben vasat ve kendi halinde,içe dönmüş bir insanım
herkesin haklarını şiddetle savunurum....
polemiği inan sevmem...
18 yaşımda beri hem ahmet kaya-ferhat tunç-gurup yorum-pop-halk müzigi-mmahzuni-ihsani
hemm ozan arif-osman öztuç-aşık sefai
tasavvuf müzigi
islami ezgi ve marşlar dinlerim eşit ağırlıkta olarak duygu vefikir dünyalarına girmeye çalışırım....
müzikte bile insanı ve eylemi tanımaya çalışırım....
böyle bir insan özü ve demokrasi aşığıyım....
sakın yanlış anlama,BİREYSEL BİR CEVAP İSTEMİŞSSİN.....bede tüm samimiyetimle yazdım....
niye yukarıdaki örnegi verdim....
farklı tarzlara ait bir insan felsefesi oluşturulabilir...
insan özü irdelenerek,bütünleştirilebilir öz olarak...
dikkat et hepsi ciddi müzisyenler....
halk ve milletten hareket ediyorlar....
hegel ve marks ıda be böyle etüt ederim....
Gayet başarılı
Teşekkür ederim sevgili ali k. Diğer yazılarınızdan çok daha net ve çok daha samimi olmuş. Söylediklerinizin çoğuna katılıyorum. Özgürce ifade ve özgürce düşünmek için çabalarınızın devamını ve bunu da bizimle paylaşmanızı temenni ediyorum.
Çok yönlü bir kişiliğe sahip olduğunuzu ve forumda ki bir çok yazıya yapacağınız yorumları zevkle okuyacağımı bildiririm.
xenix
xenix
ben müteşekkirim....
farklı bir üsluba sahipken bile,farklı tarzları tasdik edebiliyorsunuz....
budur aydın olmak...
Sevgili ali k
Keyifle okudum, bu zihniyetin tarifini çok da güzel yapmışsın, ellerine sağlık.
Tamda anlatmak isteyip te anlatamadığım şeylerdi.. teşekkürler.
riyasız teşekkür
metodumu açık açık şöyle yazarak bitireyim...
islam-insanlık erdemi
hegelist-marksist özgürlükçü demokratik öz katılım
muhammed-ali-hüseyin-afgani-ikbal-mevlana-şeriati-begoviç yorumu
erdem bireysel ve toplumsal adalete tekabül eder...
hegelist-marksist bakış,düşünce-idea ve maddeye eşit agırlıkta bakan,seçmeci,diyalektik bir metoddur....
süreçte iki cevher vardır....
madde ve idealar...
bunlar eşit ağırlıktadır...
tüm zamanları kapsar...
hegele ve marksa hem tasdikçi,hem eleştirici bir uslupla bakar...
asıl olan demokratik öz katılımdır...
yukarıda saydıgım islam bilginleride demokratik öz katılımla birlikte irfan temeli vardır...
ikisi biribirini tamamlar...
ben neyim?
suskun bir efsane yüzlerce yalanın kucağında
rüzgarın işvesine kanmış bir toprak
gülüşün her zehri sonrasında sönen bir hışım
orman gecelerinin gönlünde saklı bir sır.
ben neyim?
zincirlenmiş hışım feryatları
bir cinnetin hatıralı bakışının iftirası
yüzlerce umudun dişleri dibinden sızan bir zehir
çağın lanet kahpesinin çirkin sövgüsü
ben neyim?
yerde arzunun mutlu kervanından
bir kül yolda
yuvanın yolunu yitiren bir kuş dolunayda
kara gecede
ben neyim?
bir tek leke yaşamın eteğine şöhretten
yaşama onurundan eteği kirlenmiş
kimsesizlik gırtlağına takılmış feryat
söylenmemiş bestelenmemiş bir sır
ben neyim?
sıkıntılı gülümsemesi batışın sonbaharının
gece arayışında
hayat gecesinin pençesine düşen bir şebnem
bilinmeyen, işaretsiz
ölüm gecesinin doğuş arzusunda
1957
ALİ ŞERİATİ
Ali, İslam erdemli
Ali,
İslam erdemli demişsin. Peki batı niye erdemsiz.
Bugünkü batının son derece erdemli bir toplum yapısı yok mu?
Daha önce yazmıştım, ne İran'a ne Suudi'ye ne de bir islam ülkesine -parasını almadan- mal yollamak mümkün değil. Halbuki neredeyse tüm batı ile sorunsuz çalışıyoruz.
Kim erdemli? Kim ahlaklı?
oik0s Ali ye sormuşsun ama
oik0s Ali ye sormuşsun ama kafamda beliren cevabı yazmak istedim . Türkiyenin diğer islam ülkeleriyle ticaretinde önce parayı alıp sonra ürünü yollamaktan ,Batıyla sorunsuz çalışmaktan bahsediyorsun.
Batının yaptırımı ve gücü olması nedeniyle ,yani dünyada batının borusu öttüğü için anlaşmalarımız o yönde ve ağırlıklı olduğundan ayrıca oralara borçlu olduğumuzdan böyle bir istemi dile dahi getiremiyor oluşumuz olabilir.Fakat batıyla sorunsuz çalışmak batının erdemli olduğu anlamına gelmez gücü olduğu ve bizi kendilerine borçlu bıraktığından çıkan bağımlılık .Bizde bir sömürgeyiz bu gözle bakarsak .Fakat diğer islam ülkeleriyle böyle bi bağımız yok .kaldı ki en pahalı petrolü satın alan bir ülkeyiz.biz islamiyetin ağır bastığı bir ülke olmamıza rağmen erdemli olduğumuz söylenemez.değerli zeytinyağımız olmasına rağmen ihraç edemiyoruz çünkü batıya yolladığımız zeytinyağlarının saf olmadığı ve mazotla karıştırıldığı defalarca ortaya çıktı.Birde bu sadece batıya yönelik değil sahte rakı hala gündemde.Para insan hayatından sağlığından önemli ve onun için herşey makbul sonucu çıkar ki dine para diyebiliriz .Ne bir islam ülkesi ne hristiyan ülkesi ahlaklıdır diyemeyiz.Tüm dünya ahlaksız ve dinler birer paravan ,yönetme biçimi ,para kaynağıdır.
erdem
öyle bir ayrıma gitmedim...
ben dogulu-batılı sömürüyü kastettim...
islami anlama metodumu yukarıdaki örneklerle izah ettim...
mevcut islam ülkelerinin durumu iç açıcı değil...
fakat bir atılım yapılabilir...
batının demokrasiyi kulladığı malum...
erdemin batılı dogulusu olmaz....
bu topraklarda büyük bir miras var ancak ,atılım yapılamıyor...
batılı bilim dünyasıda pek çok insanı takdir ettiğimi söylemiştim...
alınacak yönleri var...
ben kapitalist sömürüyü kastediyorum...
kuran-islamve insanlığı,tarihi tüm yapıları birbiriden yalıtılmış olarak almadım...
insanı ,evren ve süreç içide konumlandırdım...
tüm tarihi yapılarda insanlık özü çıkarmaya çalışarak bir insan felsefesi üzerinde durdum...
mevcuta bağlı kalarak değil,olması gerekeni kastettim...
tüm toplumlarda bir adalet yapısı vardır,bunun üstü örtülmüştür....
ahlak yoksunlugu dediğimiz,her tür kirliliktir...
ben statükoyu savunmuyorum....
özgür ve adil bir toplum ve dünyadan bahsediyorum...
sanatı-felsefeyi-bilimi inkar etmiyorum...
ancak insan olmaklık olarak izah ediyorum...
kurandan ademi bir yapı çıkar....
incilden ademi bir yapı çıkabilir....
halkçılıktan,millilikten,sosyalizmden ademi bir yapı çıkabilir....
insalık ,sömürü karşılığıda birleşebilir...
ancak ,her toplumun bir birikimi ve tecrübesi vardır...
bu topraklardan,köroglu-dadaloglu-pir sultan-çıkmıştır...
aslolan insan özüdür....
islam topraklarıda,farabi-ibni rüşt-mevlana-biruni-gibi dev simalar çıkmıştır....
batıyı ezmek anlamıda demiyorum....
oradada çıkmıştır....
rahmetli begoviç,dante ve mevlanayı tarihin gelmiş-geçmiş en büyük bilgeleri olarak ifade etmiştir...
hegelde-marksta-weberde aynı derecede önemlidir....
fakat bir Aliyi-hüseyini tarihi ebüyük adalet adamları olarak görmemek mümkünmüdür...
tarih bilinci olmadan değerledirme olmaz...
anadolunun bir yapısı,yunanistanın-çinin bir yapısı ve gelişimi vardır...
biz nerede duruyoruz...
avrupa-dogu nerede duruyor....
olan-olması gereken nedir...
olması gereken adaletin teşkilidir...
adaletin şiarları ,sokratı deyimiyle,ülkede ülkeye degişmez...
ancak tarihi yapı degişebilir,insan özünü inşa gereklidir...
tanrıyı bilmek demek ,insanı bilmek demektir...
tanrılık,ancak,insanlık ile vücut bulabilir...
evreni-tarihi-süreci tanımakla ,insan kendi bilincine erebilir...
insan olma istenci absürt degildir...
şimdi bir toplumu ,tarihsel damarlarıı ve devinim noktalarını test etmeden,diyalektik bir yöntem kurulabilirmi,
mesela,türkiye,cuhuriyetmirası,osmalı mirası,kürtler,osmanlı,alevilik,ile avrupa,hatta iran-arabistan aynı yerdemidir...ayrılık-birliklik noktaları nedir...
şimdi bir alman-yunan-rus topluuyla anadolu toplumu nedir bbütünüyle...
sadece bu degil....
nietzche-sartre-weber kimdir-nasıl etüt edilmelidir...
kapitalizmin neresi olumludur demokrasi ayrıdır....kapitalizm ayrıdır...
biz gelişimden ne anlıyoruz....
ahlak evrenseldir...gelenek tarihseldir...
dün osm mantalitesi hakimdi....
bugün batı...
bir ara sosyalizm...
hepsinin kusurları var iyi yönleri var...
ancak insan olma deyice ortak ve pek çok kesişen tarafları vardır...
hagi kesim Alinin degerlerini inkar edebilir...
hitleri kim kabul edebilir...
ciddi-agırbaşlı-adalet aşığımıamı iyi denir...
yoka zulmedenemi iyi denir
iyilik degişken olabilirmi....
izafi olabilirmi...
teknik çağdan çagadegişirde,iyilik anlayışı degişmez....
ancak Ali bunu tam arar....muaviye kullanır....
ebuzer,mal halkıdır...eşit bölüşülmelidir der...
emeviler,takdirAllahıdır der....
mutezile,takdiri insana bağlar....
insan aklına baglar...
emek kutsaldır.....din ve ideolojilere göre değişebilirmi....
ASLINDA İNSANN OLMANIN ÇEHRESİ BİRDİR...
TARİHİ DEVİRLER FARKLI OLSADA
DİNLER,DİLLER,GELENEKLER FARKLI OLSADA....
NE SOKRAT-NE KURAN-NE İNCİL NE SOSYALİZM-NE MİLLİLİK NE EVRENSELLİK BUNU İNKAR ETMEZ...
ancak insan idraki bunu öyle anlar...
Tegafüle, Batının
Tegafüle,
Batının sömürgeci zihniyeti kendi için kötü değildir. Biz sömürülen moronlar için erdemsiz ve felakettir. Buna mukabil, batının kendi çıkarı için salakları sömürmesi insan doğasının normal bir eylemi değil midir? (Güçlü zayıfı ezer)
Fakat demek istediğim bu değildi... Benim kastettiğim bir insan olarak batı insanının ticarete bakışı değerlendirmesi ve sonuçlandırmasıdır. Parasını gününde öder, mazaretler üretmez, çalışır ve karşılığını alır, kurallara saygılıdır. Bu kurallar, hukuk, toplumsal değil de ikili antlaşma şeklinde olsa bile imzaladığının arkasında durarak buna saygı duyar.
Çevreye de saygılıdır (kamyon şöförünün çamurlu noktadan çıkarken tekerleklerini yıkadığını gözlerimle gördüm)
Belediyeler ve devlet, rantla uyumlu çalışmaz, çalışmamıştır da...kentleri düzenli ve estetiktir. Vahşice gasp edilen ormanlar yerleşim noktaları yoktur. Mesela aynı bölgede 10 tane Akmerkez benzeri alışveriş merkezine izin verilmez.
Sosyal haklar vardır. vs... vs...
Erdemsiz bir toplum bunu başarabilir mi?
oik0s evet bu dediklerini
oik0s evet bu dediklerini kabul edebilirim fakat okadar da akkaşık değildir iç yapısına baktığında sadece kendi insanları bilir orada neler döndüğünü.iç işlerinde .orda da vardır rüşvet ,kendi insanını kandırma ve rantlar.Ayrıca alkoliği çoktur kaldırıma işeyeni boldur sokaklar çöpten arınmış olsa bile bol bol çiş kokar :)fakat dışarıya yansıtmazlar bunu diğer devletler kolayca göremezler.Devletin zenginliğinden ve uzun zamandır yani bizden çok önce devlet anlayışı gelişmiş ve şuanda bizde dillerine peleseng eden kişilerin sosyal devleti orda işlemektedir .işte bu sebeple orda herşey tıkır tıkır işler.birisi birilerinden bağış adı altında para topladığında bu paraların hesabını cumhurbaşkanı dahi olsa hemen vermek zorundadır verirde.yani yaptırımı vardır ve bu herkes için eşittir fakat erdemli toplum çıkmaz bundan yasalara bağlılık çıkar ki sömüren insan erdemlimidr sorusu bu konuda bu bakış açısında ağır basar ve ben malesef evet erdemlidir diyemem.asıl problemin güç olduğunu görürüz bu söyleminde.Gücü olan sömürmelimidir ,güç bu şekilde mi kullanılmalıdır ?alinin bahsettiği ademiyet bu noktada devreye girmelidir .
kabul
batı toplumu kiliseye tepkiyle birlikte,humanizm,bilim,aydılanma,demokrasi,kapitalizm,ehlileşmiş-sosyal kapitalizm devrelerini,rasyonel tutumları nedeniyle iyi düzenlemişlerdir...
aynı paralelde ,bir bütünlük saglamışlardır....
ancak sömürgecilikte de hiç geri kalmamışlardır...
taki günümüze kadar...
kendi aralarıdada ayrılıklar olmuştur...
s.s.c.b çöküşüyle belli bir düzene varsalarda rekabet sürmektedir...
ancak piyasa degerleri ,ekonomik rekabet batının büyük sıkıntılarıdır...
Eh işte tam noktaya
Eh işte tam noktaya geldik:
Gücü olan sömürmelimidir ,güç bu şekilde mi kullanılmalıdır ?alinin bahsettiği ademiyet bu noktada devreye girmelidir .
Evet yarın FETİH günü... Bir gaspı kutlayacağız...
Güçlünün zayıfı ezmesini yani...
Kutlu olsun.
:)
:)
tarihe bakış
benim tarihe bakışım,kölecilik-tarım ve günümüz evrelerini içerir...
hıristiyan veya islam imp.ları dönemin mantalitesi üzerine seyretmişlerdir...
insanlıktaki gelişmeyi görmezden gelemeyiz...
osm.dönemi şartları bugün mevcut degildir...
artık ideal cumhuriyet ve insan hakları arama devridir...
tarihin bağlamları iyi incelenmelidir...
Tarih iyi incelensin
Tarih iyi incelensin incelenmesine de:
Hem dönem değişti deyip, hem de cumhuriyet döneminde gaspı kutlayanlara bişi dememek olur mu?
Üstelik bu olayı, kutlu ve islama yakışır bellemek, sanırım bellek kaybından başka birşey değil.
kutlama
farklı kesimlerin,farklı kutlamaları var....
özgürlükler bazında yaklaşmak gerekir...
1mayıs içinde öyle....
yalnız özgürlüğü ve demokrasiyi hazmetmek gerekir...
saldırgalık degilde,demokratik haklar...
ben tüm düşünce ve inançlara özgürlükten yanayım...
marjinal ve genel ahlaka uymaya bir takım guruplar içinse çözümden yanayım....
özgürlüğü ve demokrasiyi sadece batının mirası görmek yanlıştır....
taoizm,budizm,hıritiyalık,islam,marksizm içidede bu çıkarılabilir...
aslıda tüm süreç özgürlük ve demokrasi arayışına indirgenebilir...
ademiyet diyoruz ,demokrasi
ademiyet diyoruz ,demokrasi ,özgürlük diyoruz bu üçü içiçe geçmiş fakat birbirinden farklı olan kavramlardır.tüm bu süreç ortaya atılmış kavramların geliştirilmesi ,açılımının yapılması ve uygulanmaya çalışılmasıdır .Özünde bir deneydirde...
tek başına ademiyeti ele alırsak marjinallerinde genel ahlak anlayışının içinde olması zorunluluğu çıkar ki burdan genel ahlak kurallarının ne olması ,ne olduğu ve kim için olduğu ,nasıl çıktığı ,hangi ihtiyaçtan doğduğu ve işleyip işlemediğidir.
herbireyin özgürlüğünden bahsedersek eğer toplumun içindeki marjinal fikir ve davranışların kendiliğinden insanın doğasında olanın ortaya çıkması çıkabilmesi özgürlüğü vardır ve bu marjinallikler aslında insanlığı gelişime itendir.herkesin aynı ahlka kuralları çevresinde hareket etmesi kalıpları ve tekdüzeliği getirmezmi ,düşünceleri sınırlamaz mı?
marjinal
iyi anlıyorsun tegafüle.....
ademiyet -özgürlük ve demokrasi birbirini tamamlayan kavramlardır...
ademiyet -insalıgın tamamlamış halidir...
özgürlük ve demokraside bazdır....
hukuki ve anayasal süreçtir,insan haklarıyla ilgilidir...
özgürlük ve demokrasi,iyi toplumun stadartlarıdır....
adem-adam-insanlık ise erişilecek amaçtır...
bu görüş dogu-batı sentezinin sonucudur...
marjinaliteyi,eşcinsellik-salt çıplaklık-yeni din yorumlarının bazıları ve alkolizm-uyuşturucu olarak ele aldım...
genel ahlakı sorunlu hale getirebilecek...
acak çözümden yana olduğumu söyledim...
ben özgürlük ve demokrasiyi rasyonalite baglamında salt ele almıyorum...
erdemi başat yapıyorum...
tanrıyı bulmak,kendini bilmmekle eşdeğerdir...
insanlaşma ile ortaya çıkar...
insanın nihai istemi gerçegi bulmaktır...
tamam,insan aklı ateizmide ,tanrıyıda sorgular...
şeriat ve marksizimide sorgular....
ancak bu sorgulama,insalıgı korumak içi,saglıklı bir özgürlük-demokrasi alt yapısını gerektirir...
insan dogasını tahrip her an ,her yönüyle mümkündür...
insanlar faşizme-sınıf ayrımlarına-din ve mezhep çekişmelerine sürüklenebilir...
zaten öyledir tarih....
insan nesli birbirini yok edebilir...
halbuki gerçek dinde,demokraside insanı ve özünü hedefler...
eğer insan kültürü ve üretimini oluşturan zemin çarpıksa insada çarpık olur...
şimdi biz gelenegi tanımak zorundayız...
ama zamana göre karar vermeliyiz...
örnek için söylüyorum, ali şeriati,irandaki dinadamları sınıfını zaman dışı nitelendirir,kimilerini...
marksizmi bilmiyor,nihilizmi-hippiligi bilmiyor-sanatı bilmiyor...
çağı yorumlama güçlügü çekiyor...
ademiyet bu açıdan güçtür....
şimdi hippi ile müzakere edilirmi,
kendini biliyorsa edilir...
bir topluma şu soru sorulmalıdır....
niye başörtüsü takıyorsun-takmıyorsun...
niye sagcı-solcu-müslüman-liberal-hıritiyansın....
tüm zamanı ve sürecin özünü kuşatacak evrensel yanıtlar gerekir....
şimdi,batı modern dönemlerde,kendi zihin dünyasıa göre,parçacı ,bilimle desteklenen üretimde bulunuyor,hem demokrasi,ulusculuk,kapitalit ticaret üretiyor...
tüm dünya öyle-böyle alıyor...
muhalefet ancak insan özü anlayışıyla olur...
tanrı-insan-süreç-tarih açılımıyla olur...
ÖRNEK OLSUN DİYE VERİYORUM....
ŞİMDİ İSLAM dünyasıda kuran geldi-gitti kapandı
halbuki kuran daimi oluşumu anlatır...
alemin dinamizmini anlatır...
keza,yeni hegelci ve yeni marksist yorumlarda dinamizme inanır..
miraç-namaz-hac gibi ibadetler,öz-nesnellik ilişkisine dayanır
fenomen-numen ilişkisi gerektirir...
islam dünyası,salt ritüel olarak anlıyor...
bir insan özü ve dinamizm katılamyor...
sorun şurda,adam ateist-şeriatçi-hıristiyan-milliyetçi-marksist-kapitalist
herkesin bir haleti ruhiyesi var..egemenlik peşinde....
platon derki,40 yıl egitim gerekir...
dogrudur..
ancak özgürlük ve olgunluk arasıda mutlak bir ilişki vardır....
adam diyorki, tanrıya inanmıyorum,öteki dine iyice inanmış....
acak olgun bir özgürlük müzakere edebilir...
şimdi,tüm bilim ve irfan dünyası görüntünün arkasıdaki öz gerçekligi aramıyormu....
o zaman kabalık neden....
sokratın bile gerisideyiz...
öz-yönetim ve öz katılım olarak...
ali k. Gerçi sorgulamak
ali k. Gerçi sorgulamak bana düşmez ama, bu yazım biçiminin nedeni nedir? Anlama da kopukluk yaratmıyor mu? Beni zorluyorda:)
yunus
kusura bakma....şiiri çok okudugumiçin...birde bazı cümlelerde vurgu var ,kesmek gerekiyor....
o zaman kabalık neden...
sokratın bile gerisideyiz....
öz-yönetim ve katılım olarak...
şimdi çok yogun bir bilim dili kullanamıyorum..
kafamı net olarak böylece döküyorum.
adem-adam-insanlık ise
adem-adam-insanlık ise erişilecek amaçtır...
bu görüş dogu-batı sentezinin sonucudur...
Neden?
Adem cennetten kovulmadı mı?
marjinaliteyi,eşcinsellik-salt çıplaklık-yeni din yorumlarının bazıları ve alkolizm-uyuşturucu olarak ele aldım...
genel ahlakı sorunlu hale getirebilecek...
Hani özgürlük?
Sonuç olarak bir sürü isim yazmaya devam ediyorsun ama hiçbirini özümsediğini düşünmüyorum.
Zira sonuç bildirgesi olarak yazdığın şeylerin tamamı DOGMALARLA yetişmiş ve onlara sadık kalmış bir MUTAASIP görüntüsü veriyor.
Herşeyden önce bilmelisin ki:
Adem elmayı tanrıya karşıt olarak yemiştir. Yediği bilginin ve özgürlüğün meyvasıdır.
Ademiyat tanımın ve bunu insanlık olarak gösterdiğin şey, AHLAK tan başka bir şey değil, hele ERDEM içler acısı, filozofların neredeyse tamamının ETİK'i incelediğini düşünürsek, Almış olduğun bilgilerden bir sentez çıktığı söylenemez.
Öyleki; o mezrada 40 küsur kişiyi öldüren aklın bunlara sığındığını unutma...
adem
cenneten kovulma olayının özü şudur...
adem insan türünün insanbilimsel anlatımıdır
evrim sonucu,ayırtedici bir bilince ulaşmadan,eşyayı ve sürecin özünü tanıma yetenegi kazanmadan bir cennet halini yaşamakta,bu ifade edilen sorumsuzluk cennetidir..
nihayet dünyalı olunca diyalektik yasalar işlemeye başlıyor...
vadedilen cennet ise,tüm eylemlerimiz sonucu kazanılacak cenettir....
başka bir boyuttur....
ben eşcinellik,alkolizme çözüm için müzakereden yanayım dedim.....
kapitalizm dışında, toplumlar bu duruma iyi bakmaz....
bir rahatsızlık değilmidir sence....ve insan dogasının tahribi...
herhagi bir toplumun geneline şamil oldugu zaman orada hangi devrimci-ahlaki-milli bilinç çıkar...
bu durum kapitalizmin aşk ve adaleti yok etmesi sonucu ortaya çıkmıştır...
islam dünyası -afrika ve asyada yaygındır....
ben yaygın oldugu içi müzakere edilsin diyorum....
kapitalizm ,erilligi tahrip ederek,sermayenin baskısı altına sokuyor....
çelişikligi derin yaşayan oyönden etkilenebiliyor.....
ben aşiretçi dini savunmadım....
özgürlükçü dini savundum....
din nedir size sorabilirmiyim
kusura bakma,düşüncene en yakın kimleri buluyorsun....
sır degilse cevap bekliyorum....
seninle alakası yok....
benim felsefemle alakalı olarak ben rastgele birliktelikler degilde,zorlaştırmadan bir evlilikle yasal olması koşuluyle benimserim....
cinsi anarşiye degilde
bu bagnazlık ve dogmamıdır....
bu marks içide böyledir ,çükü adamın aşk ve duygu gereksinimi var,ancak bilgi agır basıyor...
hovardalığı zaten reddediyor....
ufak -tefek kaçamak,yanılgıdır...
bilge için ufak-büyük ayrımı olmaz....
örnek olsun diye veriyorum....herşey birbiriyle ilintili....
şimdi bir örnek daha vereyim,ali şeriati fraada,sartre.gurvitch gibi dehalardan egitimm alıyor....
bir bakıyor,avrupa,siyasi ve ekonomik düzei canavar...
ancak,varoluşculuk ve marksizmden demokratik bilim adamlarındada çok şey öğreniyor....
yüzünü mevlanaya, aliye-hüseyne-ebuzere-ikbale-afganiye dönderiyor...
islamda,varoluşcu-sosyalist-millici bir yapı çıkartıyor....
zaruri olarak çıkartıyor...sora şöyle diyor,
mutlak insani erdemliliği,kendi şahsında somut,nesnel ve yaşayan bir gerçekliğe dönüştüren,Alidir..yaşayan insana,bana-sana-bize,müslümana,tüm insanlığa lazım olan bu ALİ değilmidir....
cennet
evrimden önceki cennnet ve vadedilen cennettede bir sorumluluk yoktur..
sorumluluk ,insan olma sorumluluğu ancak Adem ile başlar...
sorumuzluk halinden ,sorumlu bir duruma geçme ademin bilinci nedeniyledir....
batı uygarlığının sömürgeciliğini kötü olarak kastediyorum...
önemli bilim ve düşünce adamlarını değil....
Ne biliyosun bi sorumluluk
Ne biliyosun bi sorumluluk var mi yok mu?
Orda miydin?
Adem cennetten kacmis bi kerem...
Kapitalist degil adem...
Ama Ah o Havva yok mu...Cocugu kapitalizme kurban etti. Yok bana kemikten yuzuk yap yok bana tekerlegi bul... zavalli adem napsin yahu...
sen ordamıydın
böyle bir yorum dediğiniz gibi az....
ben bu yorumu ALİ ŞERİATİDEN alarak düzenledim....
isterseniz dinler tarihine bakabilirsiniz....
Yeni yorum gönder