Ahret'ten Mektuplar

Yazı "Yecinni" arkadaşımın yazısıdır,yani alıntıdır.

Nuri ile Metin. Hayatta iken dünya görüşleri farklı olsa da iyi arkadaşlarmış. Aşağıdaki yazışmalar öldükten sonra birbirlerine gönderdikleri ilahi elektronik mektuplardır.

-----------------------
Sevgili Nuri,
Ulan hayvan herif, o nasıl bir araba kullanmak. Ben sana demiştim “başına ne kötülük geliyorsa içki yüzünden geliyor” diye. Zıkkımın pekini içesice. Öldük işte senin yüzünden. Ben paşa paşa taksiye binip evime gidecektim, sonra da yatsı namazımı eda edip yatağıma girecektim. Tutturdun illa “ben bırakırım seni” diye, bok ettin. Kendini yaktığın yetmedi yanında beni de götürdün. Öğlenden beri Arap’ın Meyhanesinde ziftlendiğini bilsem biner miydim arabana hiç?

Çok şükür ben imanlı bir müslümanım. Cennet’i Ala’da yaradana kavuşacağım yakında. Sen cehennemin dibinde kaynar katranla kafanı tütsülemeye devam edersin artık. Hele şu ahret günü gelsin Arafat’ta soracam ben sana.

Senin kabir nasıl? Beni soracak olursan huzur içinde sorgu meleklerini beklemekteyim. Yerim nispeten dar ama olsun, ahrete kadar sayılı gün var ne de olsa, göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Umarım sen de o zamana kadar çok ızdırap çekmezsin.

Öptüm gözlerinden

------
Dostum Metin,
Valla benim bi suçum yok. Minibüsçü sıkıştırınca karşı şeride uçtuk, kamyona patladık. İçtiğim epi topu iki duble rakı. Ayık olsam da aynısı olurdu merak etme. Hem sen demedin mi “taksi çok yazar şimdi, beni de yol üstünde atıver geçerken” diye. Takdir-i ilahi işte, vademiz doldu demek ki kardeş. Ecel gelmiş cihane, başağrısı bahane. Olanla ölene çare yok ne de olsa, bu saatten sonra gerginlik yaratmasak? Mahşer yerinde de arıza yaratmaya kalkma bence, zaten benim biletim cehenneme tek gidiş, yemin olsun seni de çeker götürüm yanımda

Ben de senin gibi yattım bekliyorum işte öyle. Benim yerim nispeten geniş ama mezar eski galiba biraz. Altımda biri daha yatıyor, uyluk kemiği belime denk geldi, döndükçe batıyor alttan. Yoksa kabir azabı dedikleri bu mu? Alttaki deyyus ahrete kadar dürteleyecekse işimiz var.

Sevgiler

----------
Sevgili Nuri,
Nihayet sorgu melekleri ziyaretime geldi bu gün. Heyecan yapmadım desem yalan olur, ama çok şükür hep çalıştığım yerlerden sordular. “Muhammet hakkında ne dersin” dediler, şak diye yapıştırdım cevabı. Ardından kelime-i şahadet getirdim. “Rahat uyu” diyip gittiler. Kaç zamandır ha geldiler, ha gelecekler diye dört dönüyorum. Omzumdan yük kalktı vallahi. Bundan sonrası ballı badem. Tatlı tatlı bekleyeceğiz artık Ahret gününü.

Senden ne var ne yok? Kabir azabın nasıl gidiyor? Demiştim ben sana zamanında “Bırak şu içkiyi, kumarı, gece hayatını da dine imana gel” diye. Dinledin mi? Ne gezer? Çek bakalım şimdi başına geleni.

Öptüm gözlerinden

--------

Yavşak Metin,
Madem cevapları biliyordun insan bir tüyo verir, bir manyal çakar yahu. Hadise çıktı benim sorguda.

Zaten kaç zamandır şu altımdaki kemikle uğraşmaktan iflahım kesilmiş vaziyetteydi, gözüm hiç birşey görmüyordu. Küt diye girdi iki tane marsık gibi tip benim kabire. Destursuz selamsız daldılar içeri.

“Kimsiniz hocam siz?” dedim.

Birinin adı “Münker” öbürünün adı “Nekir” miş.

”Muhammed’i tanır mısın, hakkında ne dersin?” diye sordular. Ben de boş bulundum, bizim Elmas Kıraathanesi’ndeki ocakçı Muhammed’i soruyorlar sandım. “Hadi ya, o da mı geldi Tahtalıköy’e” dedim. “İyi çocuktu ama sabahın çayını süzüp akşamları karbonatla çift dem yapardı. Bi de punduna getirdi mi hesaba fazladan oralet geçirirdi” diye cevap verdim.

“Ne diyosun lan sen” dedi birisi.
Bende kontak attı tabi. Bilirsin dayılığa hiç gelemem. “Asıl sen ne diyon hödük” dedim, bi baktım ikisi bir oldu üstüme çullandı. Zaten dar yerdeyim manevra yapamıyorum, kolumu da kefenden çıkartamayınca sopayı yedik.

Münker neyse de o Nekir olacak Kolunun altındaki defterle kafama kafama vurdu. Sıfatım kaydı.

Noolurdu bir ipucu verseydin be Metin, incilerin mi dökülürdü? Ama sen ilkokulda bile günah diye kopya vermezdin bana. Senin yüzünden daha ikinci sınıfta çift dikiş attıydık. Şimdi de pintiliğin sayesinde kabirde dayak yedik eşşek sudan gelene kadar. Bunun intikamını alırım ama ben senden bilmiş ol. Bu sorgunun kurtarma yazılısı filan oluyor mu? Bari onu söyle de hazırlıklı olalım bu sefer.

Sevgiler.

------------

Nuri’ciğim,

Ohh olsun diyorum. Din dersine gireceğine okulu asıp atari salonuna takılmasaydın cevabı biliyor olurdun. Kendin ettin kendin buldun, hiiç bana parsa çıkarmaya çalışma. Kurtarma murtarma yok. Çaktın sözlüden direk. Cehennemin efserisafirinde yerini garantiledin artık.

Yahu dünyada ne ettiysen ettin de, insan hiç kabirde sorgu melekleri ile dalaşır mı? Yersin bir araba sopayı oturursun işte böye kıçının üstüne. Neyse bari Mahşer’de icra’i rezalet eyleme de uslu dur, belki cezan biraz hafifler.

Kal sağlıcakla.

-----------

Metin Kardeş,
Daha çok var mıdır ki Ahret gününe? Nekir giderken benim mezarın ayarları ile oynamış galiba, üstüme üstüme çöktü herşey. Çok sıkıştım ben burda. Şurdan bir kurtulsam cehennemin kara köşesine razıyım billahi. Senin torpilin vardır, bir iki kelam et de az genişletiversinler şu kabiri. Hadi yap kardeşine bir kıyak.

Öpüyorum.

-------------

Nuri,
Nerden bileyim ben yahu az mı var çok mu var. Söylenme de yat işte yattığın yerde. Kendi düşen ağlamaz. Kim dedi sana sorguçlarla dövüş diye? Torpil filan sökmez arkadaş buralarda. Mızlanma fazla, belki insaf ederler biraz.

------------

Sevgili Metin,
Alcağın olsun. Altı üstü bir haber salacaktın hacı be, “Nuri iyi çocuktur aslında, gelenleri tanımamış onun için terslenmiş” diye. İki santim genişletseler yeter. Altımdaki kemik tam böğrüme denk geldi, çok ızdırap veriyor. Şöyle azcık yanıma dönebilsem rahatlayacağım. Yarın senin de işin düşer bana ama, bunu hatırlatırım o zaman.

------------

Sevgili Nuri,
Ben çıktım kabirden. Beni “İlliyyin” diye bir yere getirdiler. Burada bekliyecekmişiz kıyamet gününü. Ortam güzel ama bebe belik dolu. Bizim eş dosttan kimse yok. Herkes mi cehennemlik oldu nooldu? Senden naaber? Kurtuldun mu azaptan?

-----------

Metin’ciğim,
Ben de çıktım sonunda. Kurtuldum o altımdaki itoğluitin uyluk kemiğinden, meğer benim kabir eskiden süryani mezarlığıymış, alt kattaki eleman da hristiyanmış, onun için konuşamamışım kendisiyle. Kaç kere, “Birader az öteye git” dedim de hiç ses etmediydi. Demek onların frekansı başkaymış . Neyse bitti sonunda. Beni de “Siccin” diye bir yere yolladılar, biz de burda bekliyecekmişiz. Etraf kafa dengi arkadaş dolu. Bekliyoruz bakalım şimdilik.

------------

Merhaba Nuri
En nihayet bekleme faslı sona erdi. Dört gözle beklediğimiz kıyamet koptu. Sıkılmaya başlamıştım bu İlliyyin denen yerden. Safi günahsız çocuklar ile birkaç yaşlı amca vardı başka da kimsecikleri göremedim. Cennete gideceklerin tamamı bu kadarsa ayvayı yedik valla. Sizin tarafta işler nasıl gitti? Mahşer yerinde seni çok aradım ama göremedim. Ben çardakların altında gölgelik yerdeydim. Sen nereye kayboldun?

Neyse, son sorgumuz da iyi gitti. Sevaplar ağır bastı çok şükür, Sırat’a çıkardılar beni. Geçerken az tırstım ama kurban kestiğim koçlar imdadıma yetişip karşıya atıverdiler beni. Şimdi Cennete giriş için kayıt sırası bekliyorum. İçeriden haber gönderirim sana. Senden ne var ne yok?
Sevgiler.

------------

Selam Metin,
Valla bizim keyfimiz gıcırdı Siccin’de kardeş. Öyle çok temiz bir yer değildi ama sağlığımda benim bekar evini de bok götürdüğü için fazla yadırgamadım, rahatıma baktım. Bizim taraf kalabalıktı epey. Kimi ararsan burdaydı. Sana selam söylediler çok.

Mahşerde bizi gölgelik tarafa salmadılar. Güneş altında beklettiler. Sıra nasıl olasa gelir, burdan başka gidecek yerimiz de yok, gitmek için acelemiz de yok, diye biz üç-beş arkadaş arka taraflarda takıldık.

Alt mahalleden Çingen Celil vardı, hatırlarsın belki, alacak-verecek meselesinden zımbalamışlardı. Onunla barbut attık sıra beklerken.

Terazide tartıya girdiğimizde belki yırtarız diye sevap kefesine elimle basayım da ağır çeksin dedim, ebelendim. Biraz itiş kakış oldu ama çok hırpalamadılar neyse ki.

Öyle sırat mırat görmedik aga biz. Doğrudan asansörle cehennemin kapısına indirdiler. Burası fecii kalabalık. İpini koparan gelmiş. Dur bakalım içeri ne zaman gireceğiz. Cennet haberlerini dört gözle bekliyorum.

----------

Dostum Nuri,
Kısa bir beklemeden sonra Cennet’i Ala’nın kapıları açıldı, içeri buyur edildik. Heyecanla girdik. Ne yalan söyliyeyim, beklediğimi pek bulamadım.

Hani Yunus demiş ya, “Cennet cennet dedikleri, birkaç köşkle birkaç Huri” diye. İşte aynen öyle bir yer.

Tanıdıklardan hiç kimse yok burda. İlk bir kaç gün bir heves daldık bahçelere, nehirlere, ırmaklara, hurilere filan ama inan gözüm doydu. Hiç bir atraksiyon yok burda. Akşama kadar yatıp ense yapıyoruz ama o da bir yere kadar.. Yaradan ile görüşeyim, kime tapınmışım öğreneyim dedim ama randevu alamadım bir türlü.

İçerideki hemen hemen herkes peygamber, geri kalanı da kendi kendilerine takılıyorlar. Ööyle boş boş dolanıyorum ortalıkta. Vallahi de sıkıldım, billahide bunaldım Senden ne var ne yok? İşkenceler çok mu ağır?
Öptüm Gözlerinden.

----------

Metin’ciğim,
Senin adına üzüldüm inan. Cehennem denilen yer süper bir mekanmış meğerse. Biraz sıcak, biraz da pis kokuyor ama çabuk alışılıyor. Benim bütün tayfa burada. Dahası, dünyada yaşamış ne kadar kafa dengi insan evladı varsa hepsini Cehenneme tıkmışlar. Sobet muhabbet gani.

İblis bey mükemmel bir şahsiyet, bize çok iyi bakıyor. Öyle randevu almak, önceden özel kaleme haber bırakmak filan gerekmiyor, çat diye kapısını çalıp dalıyorsun içeri, İblis abi bizim şuyumuz eksik, buyumuz gedik diyorsun, daha sen odadan çıkmadan bütün istediklerin yerine gelmiş oluyor.

Eh ortam pek renkli sayılmaz, her taraf katran, kan, irin vs. Bahçeymiş, ırmakmış buralarda bulunmuyor, ama isteyen de yok zaten.

Huri olayına gelince, Matild abla işletmeyi kurmuş zaten, cümle sermaye de cehennemde, nemize gerek huri bizim. Dünya’dayken dost edindiğim Dallas Pavyon’daki Minyon Sibel’i buldum burda da. Aynen kaldığımız yerden devam ediyoruz.

İşkence olayına gelince, hepsi mavalmış be Metin’im. Kimsenin kimseye işkence ettiği yok. Arada sırada denetleme geldikçe yalandan bir iki bağırıp ağlıyoruz, hepsi o kadar. Zebani arkadaşlardan biri bana bir tane üç çatallı mızrak hediye etti. Şimdi o sorgucu Nekiri bekliyorum. Eninde sonunda yolu düşer bu tarafa ne de olsa. Kafama çaldığı defterin hesabını pis soracam. Çatalı mabadına yedi mi görecek sorgu nasıl oluyormuş.

-----------

Sevgili Dostum Nuri,
Seni kıskanmadım dersem yalan söylemiş olurum. Ben çok fena sıkıldım buralardan. Peygamber’lerle filan tanıştım ama, dünya’da din-iman sobeti, burada din-iman sohbeti, baydı valla. Kevser dedileri de hikayeymiş. İçiyorsun içiyorsun bir nane olduğu yok. Hayattayken hiç sarhoş olmamıştım, burada da olamıyorum. Darallar geldi yahu. Cehenneme mi transfer olsam ne? Bir sor soruştur bakayım, birkaç günlüğüne de olsa o tarafa geçebilir miymişim.

-----------

Metin Kardeş,
Düştün mü kucağa şimdi?... Kabirdeyken ben senden bir kıyak istemiştim, “torpil morpil işlemez” demiştin di mi. Ne dedim ben? “Senin de bana işin düşer” dedim mi demedim mi?.

Sen de buldun bunuyorsun ha. İlla kıllısı mı olacak? Hayattayken yemedin içmedin, cennete girecem diye uğraştın, sen de layığını buldun. Takıl işte orada hurilerle hacı, naapıcan buraya gelip.

-----------

Nuri’ciğim
Huri filan görecek halim yok kardeşim inan. Sıkıntıdan afakanlar bastı beni. Güyya burada dünyada yapamadıklarımızı yapacaktık. Hiç bir halt yaptığımız yok. Ben ettim sen etme, yap bir abilik gözünü seveyim. İki günlüğüne olsun geleyim de insan yüzü göreyim yahu. Ben ne bileyim bizim camii cemaatinin tamamının saman altından su yürüttüğünü. Herkes bir herze karıştırıyormuş meğer. Bir enayi biz olarak tek başımıza kaldık cennetin dibinde.

Hadi güzel kardeşim, İblis abimle bir konuşuver. Ben burada Yaradan’dan randevu alamadım bir türlü.

------------

Metin’ciğim,
Aslında seni anırtmak vardı ama kıyamadım yine. Büyüklük bizde kalsın dedim, İblis bey’e ilettim durumunu. “Bir bakarız, elimizden gelen birşey olursa yaparız” dedi. Ama şöyle de bir durum var, buranın kontenjanı full doluymuş. Cehennem’de süresini dolduranlar bile çıkmak istemiyorlar. Geçen gün İrfan Abi’yi çıkartmak istediler, Cennet’e göndermek için, yolda firar edip geri dönmüş. Kimse ayrılmıyor anlayacağın. Neyse bakacaz artık bir hal çaresine.

-----------

Kardeşim Nuri,
Büyüksün ne diyeyim. Kapağı o tarafa bir atsam ben de bir daha çıkmam gibi geliyor. Burada patlamadan önce aldır beni oraya kurbanın olayım. Meyve yiyip ballı süt içmekten gönlüm bulandı artık. İblis abime çok selam ederim. Bu taraftan istediğiniz bir şey olursa hiç çekinme söyle, gelirken getiririm.

------------

Sevgili Metin,
Hadi yine iyisin, hallettik senin işini. Vizen çıkmış, yarın geliyorsun. Ne istiyeyim oğlum senden, burda bir eksiğimiz yok ki. Meyveler ballar senin olsun. Şarabın alası var burda. Yanlız o Nekir Cennet’te dolanıyorsa selamımı söyle, “Nuri seni bekliyormuş, kapanmamış bir hesabınız varmış” de. Gelsin burada sorguya çeksin bir daha beni de görelim. Başkaca bir şey istemem. Sen kendini getir yeter.

--------------

Nuri’m,
Sağolasın güzel kardeşim benim. Kurtardın beni bu azaptan. Nekir’i göremedim ama arkadaşına haber bıraktım. Sen fazla umutlanma yine de, gelmez o taraflara bence. Gelecek olursa Ben tutarım sen ver edersin çatalı. Yarın görüşürüz umarım.

Sevgilerimle.

--------------------------------------------------------------------

Mesajlar ne yazık ki burada bitiyor.

Esenlikler...

Senin oyun: None Ortalama: 5 (2 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

mektuplar için çok şey

mektuplar için çok şey söylenebilir ama ben okuyunca "dünya'da da ahirette de arkadaşlık güzel şey" dedim :)

cem yılmaza rakip. :)

cem yılmaza rakip. :)

Çok güldüm:))) Zaten ben

Çok güldüm:))) Zaten ben hep gülerim:)))

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş