Sonbaharda Ayrılık...
Eylülün işte o serin esintileri...
Sonbahar gelişinin habercisi,
Meğer sonbaharda daha bir güzel, yaşanırmış ayrılıklar
Hüznü barındırdığından olsa gerek..
Belki sarı yapraklar, belki yağmur olmalı sebebi,
Daha bir tenha olmazmı İstanbul sokakları..
Yalnız başına, bir cafede yudumlarken günün kahvesini,
Azıcıkta karardımı hava,
Bir sigara daha yakarsın, geçmişe..
Meğer sonbaharda daha bir güzel, yaşanırmış ayrılıklar..
Garip bir yalnızlık kaplar içini,
Hiç rahatsızlık vermez,
Eşlik eder sana, kahvene ve sigarana,
Yüzünde bir iki çizgi,
Hüzünlü bir gülümseme keşfedersin..
Dudaklarında ise sözlerini bilmediğin bir şarkı..
İçinde ne acı vardır artık, ne de öfke
Çoktan söküp çıkarttık,
Okyanuslara karıştırdık...
Derin sızıyla gelen, belki bir damla gözyaşı,
Ya akar yada kalır kirpiklerinin ucunda.
Meğer sonbaharda daha bir güzel, yaşanırmış ayrılıklar.
Keyfini çıkartmalı yalnızlığınla yürüyüşlerinin,
Bir serinlik hissettiğinde,
Yalnızlığı koymalısın omuzlarına..
Aniden yanan sokak lambaları ısıtmalı içini,
Yağmurda eşlik etmeye başladığında, bu uzun yürüyüşlere,
Hiç bilmediğin bir kitap, bir cd almalı, tadına bakmalısın..
Artık daha derin bakar olmuştur gözlerin,
Herkesten afdiler, herkesi affedersin..
Artmış beyaz tellerinle daha huzurlusundur artık..
Yağmur, yanlızlık ve sarı yapraklar,
Meğer sonbaharda daha bir güzel, yaşanırmış ayrılıklar.
Kokular vardır bir başedemediğin,
Birde korkular..
Kayıpların vardır..
Senden çalındığına inandığın anıların...
Anlatamamanın ve anlatmamış olmanın pişmanlığı,
"aslında o herşeyi yanlış bilirdi" dersin de,
Geç kalınmıştır artık..
Keşke ve belkileri arındırırsın düşüncelerinden..
Eve girmeden önce astınmı onları kapıya,
Açık pencerinin önünde,
Bir sigara daha yakarsın..
Garip hüzününle, yeniden kendi varoluşunu izlersin...
alfa
15.09.08



Sibel Atasoy

butonunun üstüne gelerek yapmak istediğiniz işlemi seçiniz. Paylaşmak için sitemize üye olmanız gerekmez.
Yeni yorum gönder