Kirlendik mi? Kirletildik mi?
Hemşehrim, sevgili Nur Güdücü'nün düşüncelerimi okuyupta kaleme aldığı bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.
""Çocukluğumda çarşının göbeğinde hamamlar olur, koltuğumuz altına sıkıştırdığımız hamam bohçasıyla hamama gidilirdi. Göbek taşının sıcağına uzanılıp, serinlik içinde avluda gazoz içilirdi.""
Şimdi hamam kültürü çok gerilerde kaldı. Belki Anadolu da yer yer sürdürülüyor olsa da eskisi kadar değil.
Öyle çok kirletildik ki;
Bir hamam, göbek taşı sağlam bir tellakla kese, temizlen Allah temiz-len.
Bu kiri pası atabilir miyiz? Suyla sabunla hadi bedeni temizledik diyelim, ruhumuzu, fikrimizi, hayallerimize de kese sabun atmak mümkün mü?
80 bin emekli mevtanın yakınlarına her ay 40 trilyon ödenmiş. Tespit edilip maaşlara el konulmuş. Parasızlıktan çaresizlikten insanları bu duruma sürükleyenler utanmalı.
Elektriğe, doğalgaza tüm tüketim mallarına zam yap ve üç kuruş maaşa mahkûm et, sonrada tut bu insanları suçla.
Kirleniyoruz dedim ya…
Yılların erozyonuna direnen koça çınarları baltalara ( ! ) kurban edip, sunileşiyoruz.
Yeşili katledip yerine metal ışıklı ağaçlar dikerek havamızı da kirletiyoruz.
Kirleniyor ve kirlendiriyoruz dedim ya…
İmkânları kısıtla, maaşa zam yapma, alım gücünü yok et, fakirliğe mahkûm et, işsizliğe çözüm üretme, sonrada çaresiz insanlara zehirli kükürtlü kullanılması sakıncalı kömürlerle OY` a bağla.
20 yıl önce doğal gaz geçişiyle temizlenen semayı, kömürün yaymış olduğu kirlilikle zehirle.
Güneşin yüzünü gösteremediği kış aylarında bir de kurumla kararan, zehirle yayılan oksijenin azaldığı bir yaşama mahkûm et.
Kirlendirdik, kirlendik…
Kömürle oy kazanmayı planlayanlar, kirlenen sağlıkla bir daha ki seçimlerde ömrü olabilecek oy verebilecekleri bulabilecekler mi?
Birilerinin hızla zengin olduğu, halkında gittikçe fakirleştirildiği bir ülkede; hayallerin, geleceğe umutların da sis perdesi içinde kalmaya mahkûm edildiği, insanların tükendiği gözlemleniyor.
Artık umutlarımızda kirli…
Yıllarca önce hayatını kaybetmiş vatandaşları seçmen gibi gösterip, sandıktan çıkar bekleyenler, acıları da tazeleyerek vicdansız bir kirlilik yarattıklarının da farkındalar mı?
Öğrenci yurtlarında bekâret testi yapanlar, 14 yaşında ki kız çocuklarını haremine katanlar, Allah` ın adını ağzından eksik etmeyip te, onun bunun karısına göz zinası edenler, kirli değiller mi?
Mevlana Hazretleri bencil ve korkak, kişilerle çıkılacak kısa bir yolun bile ter-temiz, yiğit ve inanmış insanlara neye mal olacağını şu uyarılarıyla dile getirmektedir.
`` Eğer senin gönlünde kötü bir arkadaşın sevgisi belirirse, bil ki bu sevgi, gönül mescidinin yıkılmasına sebep olacaktır. Kendine gel de ondan kaç; onunla az konuş.
Öyle kötü bir dostun sevgisini gönlünde tutma, onu kökünden sök at. Çünkü o baş verir, boy atarsa seni de, mescidini de yıkar.
Aklın düşmanı olan kişi yol arkadaşı değildir. O elbiseni çalmak için fırsat kollamaktadır.
O sana yol arkadaşı olur, seninle beraber gider ama aşılması zor bir boğaza gelince seni soymak için fırsat kollar. ``""
N.Güdücü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1024 defa okundu

Sibel Atasoy

Yeni yorum gönder