Tübitak'a Sansür
Nihayet övündüğümüz Tübitak Bilim ve Teknik dergisinede sansür uygulandı. 2009 yılının Darwin yılı olması nedeni ile Mart sayısında Darwin'e bolca yer verilmişti. Ama yönetimden geçemedi. Kapak ve 11 sayfalık içerik değiştirilerek bilime de sansür uygulanmış oldu.
Yakında Adnan Oktarın yazılarını Bilim ve Teknik sayfalarında görürseniz şaşırmayın.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1965 defa okundu

Sibel Atasoy

Kötü olmuş
yasaklar bitmiyor malesef..Şöyle de bişey var ama yasakçı zihneyetler şimdi de yasaktan şikayetçiler..Barış Manço'nun bir sözü vardı"yasaklamak yasaktır"..
Trajik olan
Trajik olan yaradılışçıların bir kuram olarak bile Darwin'e tahammul edemeyişi. Yaratıldığınızı düşünebilirsiniz, öyle sanıyorum kimse bunda bir mahsur görmeyecektir zira böyle bir inanç özgürlüğünüz-özgürlüğümüz var. Fakat adı, işi, varlık nedeni BİLİM olan bir kurumun yöneticilerinin, kuruma ait işlerin bilim üretmekle, bilim araştırmalarıyla uğraşması bir beklenti olmasının ötesinde zorunluluktur.
Bilim araştırmalarının kişiyi inanç-inançsızlık kavramlarına ve politikalarına götüreceği fikri insan olmanın gereği olan düşünceye aykırı, tabi bana göre..
Darwin bir kuram. İnançlarınızı sağlam temeller üstüne kurarsınız 'aaa mart 2009 bilim ve teknik'de Darwin varmış bi bakayım' ya da 'hımm darwin...okumayayım.' dersiniz..hepsi bu.
bir de soru; konuya ilişkin açılan başlığın akabinde gelişen 'yasağa karşı yasakçı zihniyet kim?'
Evet anlıyoruz ki zamanla
Evet anlıyoruz ki zamanla geriye doğru bir gidiş söz konusu. Kontrolden çıkan bir durum var. Karanlıklara gömülmekteyiz. Ama emin olun bunlar geçecek bizim görüp göremememiz önemli değil ama geçecek. Dini bu kadar sömüren bir yönetimin, hayatın temel başlangıcını dini temellerden olmadığını ispatlamak ve aydınlatmak için araştırma yapan birini elbette sevmez. Çünkü çıkarları örtüşmüyor. Özellikle de ekonomik çıkarları tabii ki.
bilimsel çalışmaları
bilimsel çalışmaları "beğenmediğimiz ecnebi memleketlerde" hiçbir baskı altında kalmadan yapan akademisyenler; birgün evrim kuramını kanunlaştırırlarsa...
Bir tübitak kalmıştı.
Bir tübitak kalmıştı. Bende daha neyi yasaklayacaklar diye düşünüyordum.:(((
Süper bir
Süper bir uygulama,
Matematik de yasaklanmalı,"allah"ın birliğine delalet etmeyen "çift" rakamlar sansürlenmeli,her şey "tek" rakamlı hale getirilmeli,
Nisa 11-12 ye göre paylaştırılamıyan miras için yeni bir matematik düzeni şart zaten.
Atmosfer katmalarına ekleme yapılmalı,kurana uyması için 2 adet katman gerekirse elle düzenlenip ilgili mesafeye yapıştırılmalı,
Astronomi çalışmaları engellenmeli,ne de olsa yıldızları yakın gökyüzüne "kandil" olsun diye astığını söylemiş,neden kafirlik yapıp yok şu kadar ışıkyılı uzakta,yok bilmem ne nebulasında diye debeleniyoruz,
Kandil işte tepemizde,extra bilgiye gerek yok,
Üniversiteler de kapatılmalı,camiler neyimize yetmiyor,
Hem zaten bu dünya için yaşamıyoruz ki,maksat Arabın tanrısının rızası değil mi?
"He" diyoruz millet,haydin hep beraber,
Heeeeeeeeeeeeee
(mee,meee çıkarın şu koyunları Tübitak bahçesinden)
Bir sorum var
Şunu merak ediyorum: "Acaba Darwin hakkında, lehinde veya alehinde, konuşanlar acaba onun eseri olan The Evolution of Species eserini okudular mı?"
Büyük ihtimal okumadılar. Konuyu derinlemesine incelemek zahmetine katlanmadan, şurdan-burdan, kulaktan dolma bilgilerle Darwin'e karşı çıkmak tipik yarı-cahil yaklaşımıdır. Yarı-cahil eğer din ve yaratıcı Allah inancı içinde ise karşı çıkar, değilse destekler. Ama, konu hakkında bilimsel bir bilgisi yoktur ve sadece sürü zihniyetiyle tepki verir. Durum her iki taraf için genelde böyledir.
Lütfen kitabın aslını okumadan ve Darwin'in ne demek istediğini tam olarak anlamadan bu konuda görüş belirtmeyin.
Lütfen kitabın aslını
Lütfen kitabın aslını okumadan ve Darwin'in ne demek istediğini tam olarak anlamadan bu konuda görüş belirtmeyin.
Sayın Hocam,
İnanın yukarıda neyi kastettiğinizi anlayamadım.
- Bir yaradılışçının bin kere okusa bile ikna olmayacağı bir kitap mı?
- Bir evrimcinin başucu kitabı mı?
- Bilime aitliğin somut göstergesinin bilgi ve kaynak olduğu mu ?
- Bir yaradılışçının kendi öz kaynağı ile çelişen (aslında bilimle çelişen) bir kitabı okuması sonucu kendini bilime mi atfedeceği?
- Yoksa kitabın içeriğinde başka bir gizem mi gizli ?
Herşeyden önce Darwin bir semboldür. Darwin'den sonra bu konuda bir çok somut araştırma yapılmıştır. Biyoloji ve genetik bilimleri konu üzerinde çalışmalara devam etmektedir. Evrim kuramı yeryüzündeki canlı hayatın evrildiğini ve ortak bir ataya sahip olduğunu söyler. Elimizdeki tüm kanıtlar evrimin ortaya koyduğu bu temel yargıları desteklemektedir. Biyologlar bu temel yargıları tartışmamaktadır. Onlar daha çok evrimin nasıl gerçekleştiğini ortaya koymaya çalışmaktadırlar.
Ayrıca evrimin yapısı ve Darwin'in öne sürdüğü gerçek hakkında bilgi edinmek isteyen arkadaşlar aşağıdaki siteden yardım alabilirler:
http://evrimianlamak.org/e/Ana_Sayfa
Oik0s : Evrim teorisinin kanıtı için binlerce kitap okumaya gerek yok, bugün genetiği ile oynanmış onlarca tür pazarlarda satılmakta ve biz onları afiyetle yemekteyiz.
Bana sorduysanız
Evet ben okudum sayın Bilgisev. Bir konuda haklısınız. Yani darwinin ne dediğini bilmeden eleştirmek ya da yanında olmak fikri bir şartlanmışlıktır. Bu konuda herkesi okumaya bende davet ediyorum. Mesela ben eleştirdiğim Harun Yahya nın yazdığı (Adnan Oktar ve ekibi) "Evrim Aldatmacası" kitabınıda büyük bir sabırla okudum. (Okumak gerçekten sabır gerektirdiği için)
Darwin'inin ne dediği hakkında tartışılıyor olsaydı, yorumunuz son derece yerinde olurdu. Fakat konumuz nesnel bilim yapmaya çalışan bir kuruma, siyasetin bulaşıp belirli bir takım insanları hoşnut etmek amacıyla, bilime engel olma durumudur. Bu konuda ne düşünüyorsunuz bunları öğrenmeyi çok isterim.
xenix
Akıl fikir kalmaması bir
Akıl fikir kalmaması bir yana, düz bir geribeslemeye girmiş durumdayız. Düz geribesleme ne demek? Coştukça çoşmak demek. Coştukça çoşmak ne demek? Bilmiyorum ama daha güzel şeylerin anlamlarını düşündüğümü hatırlıyorum. Aslında bu kötü birşey değil ama bahsettiğimiz konu itibariyle kötü. Nereye varıyoruz? Hoş bir yere değil.
Kavram karmaşası
Günümüzün Türkiyesi bir kavram karmaşası yaşıyor. Hem politikaya hem de bilime dinci yaklaşımlar ve bağnaz inançlar karışmış durumda. Bir ülkenin bu durumda olması geleceği için hiç de umut veren bir tablo çizmiyor.
Bu konu bir yana, ben ortalama insandan ve onun evrim kuramına bakışından söz ediyorum. "Evrim" sözü biraz yanıltıcı olduğu görüşündeyim. Onun yerine "uyum" sözünü tercih ederim. Çünkü türler evrilmiyor, sadece ortama uyum sağlamaya çalışıyor. Uyum sağlayan tür varlığını sürdürüyor, uyum sağlayamayan da yok oluyor. Doğanın yasası böyle. Hiç bir şey statik ve durağan değil. Her doğal varlık sürekli hareket ve ortama uyum içinde.
Kimyasal reaksiyonlardan tutun canlı sistemlere kadar her yapı, çevresi ile bütünsel bir ilişki içinde. Bu bakımdan ortam değiştikçe türler de değişiyor. Ortam aynı kaldığı sürece türlerde herhangi bir değişiklik olmuyor. Harun Yahya bu noktayı anlamış değil. Bazı türlerin milyonlarca yıl önceden kalmış fosillerini göstererek "Bak, işte evrim yok" diyor. Oysa ki o türlerin ortamı milyonlarca yıl değişmemiş.
İnsana gelince, büyük ihtimal yaşadığı Afrika ormanlık bölgelerinden ayrılmak zorunda kalınca (nedeni iklim veya doğal bir felaket olabilir) yeni bir ortamda yaşamını sürdürebilmek için değişime uğramış. Yani ortama uyum sağlama gayreti sonucunda bugünkü insan oluşmuş.
Darwin de bundan farklı bir şey demiyor. Ama "evolution" sözü akla evrimi, yani daha gelişmişliği akla getirdiği için yanıltıcı etkileri olmuş. Uyum sağlama evrilme değildir. Örneğin, binlerce tür karınca var. Her biri kendi ortamına en iyi uyumu sağlamış durumda. Ama biri diğerinden daha "evrilmiş" (gelişmiş) diyebilir miyiz? Hayır.
Benim görüşüm bu yönde. Katılıp katılmamak sizin elinizde. Bilimsel bakış asla zorlayıcı ve mutlak doğruları bildiği iddiasında değildir, olmamalıdır.
Hocam, Uyum göstermek
Hocam,
Uyum göstermek türlerin varolduktan sonraki ortak davranışıdır zira canlı türleri yaşama odaklıdır.
Evrim teorisinin uyumla herhangi bir direk bağı yoktur. Evrim uyuma karşıt olabilir uyumla özdeş olabilir.
TÜRÜN YAŞAMASINDAN(UYUMUNDAN) DEĞİL OLUŞMASINDAN BAHSEDER EVRİM... O yüzden adı EVOLUTION dur.
Kısaca yeni bir türün oluşmasındaki etken davranış UYUM değil sadece rastlantısal doğal bir seçilim olabilir.
Ben linki tekrar vereyim : http://evrimianlamak.org/e/Ana_Sayfa
sayın Bilgisev aynı atadan
sayın Bilgisev aynı atadan gelmiş farklı bölgelerde kendi uyum süreçlerini(!) tamamlayan canlılara ne diyeceksiniz? "uyanlar, uymuşlar mı?
canlı,sizin ifade ettiğiniz uyum sürecinin akabinde örneğin yeni solungaçlar, ayaklar vs ekliyor kendisine...yani bu uyumun gereği oluyor bunlar..ya da bazı özellikleri, uzuvları çevre şartlarına bağlı olarak kullanılmıyor ve zaman içinde ortadan kalkıyor. Hala bu tür canlılar mevcut, küçülmüş bir süs gibi taşıdıkları, atalarına gönderme yapan uzuvları var.
Bir bilim insanı olarak evrim yoktur diyemediğinizi bunun yerine yumuşatılmış bir uyum süreci söylemi geliştirdiğinizi düşünüyorum. Zira söyleminiz bilimsel araştırmlara tezat oluşturuyor.Sizin görüşünüzden hareket edecek olursak örneğin salyangoz nedir? nasıl oldu? neyin uyumlu sonu? ya da o halde hepimiz uyumlu maymunlar mıyız? Türleri varolmaya ve bu sırada değişime iten şey ne? uyum kavramı oluştan sonraya işaret ediyor.
doğal seçilim evrimin temeli olmakla birlikte sizin karınca örneğinizde elbette bazı türlerin diğer türlerden daha gelişkin olduğunu söylemek mümkün zira doğal seçilim koşulları içinde mükemmel sonucu aramaya odaklıdır. Saygılar
Yoktan var olunmaz
Galiba bu "rastlantısal" durumu tam olarak anlamış değilsin, oikos. Rastlantı varsa, ki vardır, iki yönde oluşur. Yani hem ileri yönde hem de geri yönde. Burada "iki yön" derken daha uyumlu veya daha uyumsuz demek istiyorum. Rastlantı yön seçmez. Ama uyum seçer. Daha uyumlu olan bu seçeneklerden birini tercih eder. Böylece yeni tür bulunduğu çevreye daha iyi uyum sağlamış olarak yaşamını sürdürür. Diğeri ise yok olur.
Yani, sonuçta yaşam kavgasında başarılı olan çevresine uyum sağlayabilmiş olandır. Buna "selection" da denir. Ama, selection sözü "seçilim" anlamına geldiğinden gene yanıltıcıdır. Seçen yok, seçilen yok. Sadece uyum sağlayan var. İşte Darwin'i doğru yorumlamak derken, bu kavramları yerli yerine oturtarak, ezber bilgilerden kurtulmak gerektiğini söylemeye çalışıyorum.
Beni onaylıyorsun Marsseh
Verdiğin tüm örnekler uyumu onaylayan ve bu görüşü destekleyen örneklerdir. Örneğin, balina ve yunus balık gibi görünen memelilerdir. Anlaşılan, denizden karaya ve tekrar denize dönmüş olan türlerdir, her ikisi. Denize uyum göstermişlerdir ama hala memeliler gibi doğum yaparlar ve akciğerle solunum yaparlar.
Karıncalara gelince bir tür diğerine göre daha gelişmiş, daha ileri gitmiş olduğu görüşünde değilim. Her bir tür farklı ortamlarda yaşamakta ve bulunduğu ortama en iyi uyum sağladığı için varlığını sürdürebilmektedir.
Benim görüşlerim ezber bozar, bunu da çekinmeden ifade etmeme izin verin.
Düşüncelerinizi elbette
Düşüncelerinizi elbette ve lütfen çekinmeden ifade edin, bunu yaparken ezber ve kavram ithamında bulunmamanız dileğim olabilir ve bu bizi daha keyifli bir tartışma ortamında tutacaktır. Bırakın Darwin okumayı Darwin ve evrim hakkında yazılan onlarca kitabı ve makaleyi okuyan onlarca insan bu sitede mevcut.
Darwin evrimin ve uyumun adını koymuş, tanımını yapmış. (Kütüphanemden şu an uzaktayım ilk fırsatta gerekirse Darwin'den alıntılarız.) o halde neden bilimsel bir araştırmanın alanını "ben Darwin'i okudum ama bu olaya evrim demiyorum, uyum diyorum" diyerek açıklamaya çalışıyorsunuz? Evrim değil uyum demeniz için türlere ilişkin yapılan araştırmaların aksine yönelik sonuçlar bulmanız gerekmez mi?
Bir balina Balina mıdır yoksa yunus mudur? Balina uyum göstemiş Yunus mudur? yoksa Darwin'in Evrim açıklamasıyla aynı atadan evrilmiş türler midir? neyi anlamıyorum ben? bu tartışmadaki bilimsel boşluk nerede? tüm içtenliğimle soruyorum size ve konuya ilgi duyan herkese.
tekrarı sevmem
Bu bakımdan seninle daha fazla tartışacak değilim, Marsseh. Beni anlamakta zorluk çekiyorsan, ya ben fikrimi doğru dürüst anlatamıyorum, veya sen anlamamakta direniyorsun. Her iki halde tartışmayı sürdürmekte yarar görmüyorum.
ne kötü sizi anlamakta
ne kötü sizi anlamakta zorluk çekiyorsam tartışmaya devam etmeniz taşıdığınız ünvanın ve "hoca" oluşunuzun gereği olurdu. Bu üslupla zaten konuya ilişkin sorularım şu an itibariyle kesinlikle size değildir.
Dünya halklarına sunulmuş
Dünya halklarına sunulmuş evrensel bir öğreti olan Evrim'in, bilime ait insanlar tarafından evrilmesi, müsadenizle kabul edemeyeceğim bir durumdur. Kim neyi anlamıyor acaba?
Bilim / Tübitak / Darvin
TÜBİTAK’tan sorumlu devlet bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, şöyle dedi:
“TÜBİTAK, bilimin önündeki bütün kapıları açmak için vardır, bilime sansür koymak için değil… Bilimi ideolojik açıdan ele almak veya bilimi dini açıdan ele almak, kimsenin bir amacı olamaz. Bilim bilimdir, inanç inançtır. Bunlar kendi kulvarlarında yürüdükleri sürece birbirlerine yararlı olurlar.”
Burdan açıkça anlaşılıyor ki bu tür bir konuyu bilimsel ve dinsel açıdan aynı platformda tartışılması mümkün değildir.
Bilim için söylenen bazı açıklamalar şöyle:
Bilim, temelde,deney ve gözleme dayalı bilgi bütününü anlatır. Vikipedi
Gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır. Bertrand Russel
Bilim, durağan olmayıp devamlı yenilenen bir yapıda olup, Din yenilenmeye yapısal açıdan karşıdır. Bu herhangi bir dinle ilgili olmayıp tüm dinler için geçerlidir. Genelde her din ondan önceki dinleri kabul etmekte ise de kronolojik olarak ondan sonrakileri kesinlikle kabul etmemektedir. Her din kesin ve son doğruyu söylediğini iddia eder, aksi durumda zaten inanılırlığını devam ettiremez ve kaybeder. Bilim devamlı olarak yenilenmekte ve bir önceki teoriler bir sonrakilere neden ve destek sağlamaktadır, bu matematikte bile böyle olmuştur ve olacaktır. Pek çok matematiksel çözüm geliştirildiği eski zamanlardan bu yana hala yeni formüller, sistemler, teoriler geliştirilmektedir ki bu da bilimin sürekliliğine bir örnektir.
Bilimsel düşünceye göre tartışan birinin herhangi bir konu için “yenisi bulunana/ispat edilene kadar bu böyledir” kısaca herhagi bir şey için “olabilir de olmayabilir de” anlamı çıkan bir cevap verebilmektedir. Dinsel düşünceye sahip birine göre böyle bir cevap mümkün değildir, dinsel açıdan herhangi bir şey ya böyledir ya da değildir, bu yarın değişemez. Bilim açısından Darvin teorisi “doğru da olabilir yanlış da”, dinsel açıdan Darvin teorisi “doğru da olabilir yanlış da” cevabı verilemeyeceğine göre bunun tartışılmasının gereği bile yoktur. Bilim, teknolojinin gelişmesi ile birlikte, yapılan deneylerle bir konudaki sonuçlar değişebilmektedir, bunun için de bilimsel düşünceye göre deneylerin sürekli olarak yapılması gerekmektedir. Böylece bir konudaki deney sonuçları değişebilir hatta değişmektedir veya değişmelidir, ancak böyle bir şey dinsel düşünce ile yapılamaz.
Peki, yukardaki düşünce kapsamında doğrusu hangisidir?
Doğru diye birşey yoktur, bu kişinin dünyayı yorumlaması ile ilgili kişisel bir kavramdır.
Bugün doğru olan yarın yanlış olabilir.
Burda doğru olan başka bir yerde yanlış olabilir.
Bana göre doğru olan sana göre yanlış olabilir.
Dolayısi ile herhangi bir konunun bilimsel ve dinsel açılarla aynı platformda tartışılması bugünki Tübitak / Darwin tartışması gibi “abesle iştigal”* etmektir.
Sevgiler & Selamlar
Aki
DARWİN'CİK KİMİN TAVUĞUNA "KIŞ" DEMİŞ Kİ?...
Şu minnacik beynimle, Darwin etrafında koparılan fırtınaları bir türlü anlayamıyorum.
Dinci kesim (ne demekse) rahatsız oluyormuş...
Peki ama , neden?...
Diyelim ki, bu bir kuram değil, bu gün için, tam bilimsel bir gerçek... Yüzde yüz gerçek... Bu benim gibi, tam inaç sahibi birisi için, neyi değiştirir ki?...
Böylece, sadece ve sadece, tanrının beni yaratırken, hangi metodu kulandığını, hangi yoları takip ettiğini anlamış, öğrenmiş olurum...
Ve de, huzur dolu dünyama geri döner, yaşamdan keyif almaya devam ederim... Şükürler ederek...
Bu kuramda ben, TANRIMIN BENİ YARATMADIĞI GERÇEĞİNİN ispatını göremiyorum...Belki de, beynimin minnacık olmasındandır...
Onu bekleyenler, epey bekleyecekler gibi geliyor, bana...
Katılıyorum
Zaten evrim temelde müslümanların değil, hristiyanların karşı çıktığı bir durumdur. Sebebide isayı tanrının oğlu olarak kabul etmelerindendir. Nasıl olurda inandıkları tanrı (isa) nın soyunun bir kısmı başka bir hayvandan gelir diye feryat figan etmektedirler.
Gelgelim bizim bu batıya özenmiş müslüman kesimde bu karşı çıkışı benimsemiş bizim tanrı soyundan olmadığımızı bildikleri halde Allahın işine karışır, neyi nasıl yaratacağını öğretir duruma gelmişlerdir.
Darwinden çok daha önce bir çok müslüman ilim adamı bu konuyu farketmiş ve üstü örtülüde olsa birşeyler ifade etmişlerdir. Gerçi çoğu bilim adamına yaşadığı devirde pek iyi gözle bakılmadığı için çokta açık seçik birşey ifade edememişlerdir.
Büyücü çırağının dediği gibi, ne tanrının varlığını ne de yokluğunu kanıtlamaz.
xenix
Tübitak'a kapak önerileri
xenix
Kapak olmuş :)))
Kapak olmuş :)))
Bir bomba daha
Evrenin sırrı, parasız yatılı sınavında çözüldü!
DPY sınavında tartışma yaratan soru!
2 Mayıs Cumartesi yapılan Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk sınavında öyle bir soru soruldu ki, on yıllardır binlerce bilim adamının arayıp da bulamadığı evrenin yaratılış sırrının yanıtı bu soruda gizliydi.
Tüm Türkiye’de dün yapılan Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’nda bilgiler bölümünde yer alan evrenin varoluşu ile ilgili soru tepkilere neden oldu. Sosyal bilgiler alanındaki 21. soruda evrenin varoluşuyla ilgili yorum sorudaki şıklardan birinde “Evren bir yaratıcı tarafından planlı bir biçimde yaratılmıştır” cümlesi yer aldı. Soruda evrendeki varlıkların kendi kendilerini var etme güçleri olmadığı vurgulandıktan sonra, evrendeki düzenin hiçbir şeyin rastlantı sonucu ortaya çıkmadığını gösterdiği iddia edildi. Soruya ilk tepki Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa’dan eldi.
Boğa, dün yapılan sınavda sosyal bilgiler alanındaki 21’inci sorunun, öğrencilerin kafasında bilimsellikten uzak, demokratik ve laik eğitime aykırı yargı oluşturmaya dönük olduğunu öne sürdü. Boğa, soru ve şıklara değinirken “Bu soru öğrencilerde bir şekillenişi gerçekleştirme iddiasında olanlar tarafından hazırlanmıştır.
Türkiye’nin içinden geçtiği dönemi ’dindarlaşma’olarak tanımlayan Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik’in yaklaşımının da gözler önüne serdiği gibi, eğitim ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar da bu dinselleştirme projesinin dışında tutulmamış, aksine merkezi hale getirilmek istenmiştir” iddiasında bulundu.
İşte tartışılan soru
“21’inci soru: Evrendeki düzen hiçbir şeyin rastlantı sonucu ortaya çıkmadığını göstermektedir. Evrendeki varlıkların kendi kendilerini var etme güçleri yoktur. Bu bilgilerin ikisini de iyi değerlendiren kimse aşağıdakilerden hangisine ulaşır?
a) Varlıklardaki düzen onların kendilerini var ettiklerini gösterir.
b) Evrenin varlığının bir başlangıcı yoktur.
c) Evrendeki varlıklar rastlantı sonucu ortaya çıkmıştır.
d) Evren bir yaratıcı tarafından planlı bir biçimde yaratılmıştır.”
xenix
:))
:))
Yaratıldığınızı
Yaratıldığınızı düşünebilirsiniz, öyle sanıyorum kimse bunda bir mahsur görmeyecektir zira böyle bir inanç özgürlüğünüz-özgürlüğümüz var. Fakat adı, işi, varlık nedeni BİLİM olan bir kurumun yöneticilerinin, kuruma ait işlerin bilim üretmekle, bilim araştırmalarıyla uğraşması bir beklenti olmasının ötesinde zorunluluktur.
marrshe arkadaş böyle demiş sonuna kadar katılıyorum ben ona, ben inanıyorum tabi bir yaratıcı olduğuna ama içimdedir öyle gelir, öyle gelene gelmedi demek olmaz,çünkü kendimi kandırmak bana kazandracğı ne, hiç tabi., ama bu dergi bilim dergisi ne alakası var şimdi ona uyarmı buna uyarmı,o senin iş değil ,yaz sen okuyan okur okumayan okumasın tabi,mesele bu, hiç doğru değil diyorum ben, dawrin emek vermiş,saygı göstermek gerek,saygı diyorum ben tekrar.
Tubit Ak - Helal Bilim
Videoyu seyrederken aklıma
Videoyu seyrederken aklıma hep bir üyelerimiz* geldi. :))
xenix: Takiplerim
Nice uzun yıllardan beri
Nice uzun yıllardan beri bilim tekniği takip ederim.
Karaların Hızlı Canlısı Balinalar gibi fotomontaj bir resimle desteklenmiş, hayal ürünü ve oldukça gülünç yazı ve başlıklarla evrim teorisi propogandası yapılan pek çok yazılara şahit oldum.
Yani.....
İğne bize, çuvaldız başkasına.
Bilim dergileri her şeyden önce tarafsız olmalı.
Her şeyden önce evrimin; bilimin annesi, babası, teyzesi, amcası olmadığını sadece kanıtlanılmaya çalışılan bir teori olduğunu bilelim.
Tersinim teorisinin önce kanıt, sonra sonuç ilkesi tam ve eksiksiz olarak uygulanmalıdır.
Hani kanıt?
Şu 5 metrelik beyaz tenli insanların kanıtları nerede? Tam ve eksiksiz madem, kanıtlarını sun da bilimsel olduğuna ikna olalım.
xenix: Takiplerim
Sayın site
Sayın site sakinlerine!
Kimi kişiler cevap vermeyeceğimi bile bile tahrik edici yazılar yazıyor, sorular soruyor.
Sayın hocamız cahil ve aptallarla tartışmamızı kesin bir şekilde yasaklamıştır.
Aptallık ve cahillik alametleri ise:
a)-Bilimsel bir konuyu yergi, sövgü ve karalama edebiyatıyla cevaplamaya çalışmak,
b)-Bilimsel konuları kişiliklere endexleyip yergi, sövgü karalama edebiyatının yanında hiç bir zaman kanıtlanması mümkün olmayan yalan, yanlış varsayımlarla iftiracılığa soyunmak.
Gerçekte bu kişiler hem vicdansal, hemde hukuksal sorumluluk altına girmektedirler.
c)-İnsanların yanlışlar, hatalara yapması kadar doğal bir davranış olamaz. Hata ve yanlışlardan doğrular bulunabilir.
Hata ve yanlışlar akıllı insanlar için iyi bir öğretmendir.
Hata ve yanlışlarımızı kabullenip özür dilemek ve düzeltmeye çalışmak insanları olgunlaştırıp yücelten en güzel erdemlerden biridir.
Bu güzel erdemlerden faydalanmayanlar ise gerçek cahil ve aptallardır.
Cahil ve aptal sıfatlarını taşımakta ısrar edenlere cevap vermeyeceğimiz ve tartışmayacağımızı bir kez daha bildiririm.
Saygılar...
"Nice uzun yıllardan beri
Aslında şuydu doğru söz;
Nice uzun yıl oldu sekansa gölge düşürmedim
Bir nice akıl vardı yoluna gönül düşürmedim
Nicedir eğrildi sözüm doğruya sözüm düşürmedim
Eğrildi seyreldi ilim izine akıl düşüremedim.
Sayın doğrusöz. Ona buna
Sayın doğrusöz.
Ona buna aptal cahil diyeceğinize kanıtsız konuştuğunuzu ya kabul edin ya da varsa gösterin. Sonra bilimsel konuşurken yergi sövgü edebiyatı yapıyorlar diyorsunuz. Ben sizin dışınızda yergi sövgü edebiyatı yapan görmüyorum şu an.
Eğer kanıtınız yoksa 5 metrelik insanlara dair "uydurduğunuzu" kabul edin.
al sana:)
al sana... kanıttan sonuca:)
Tüh yazıklar olsun şu
Tüh yazıklar olsun şu hale bak. Gidelim doğrusöz buradan.
Ulu orta, sere serpe, alenen hem de.
Bereket tanrısı misali. Tövbe tövbeeee. :))
Doğrusöz'ün 5 metreliği
Doğrusöz'ün 5 metreliği için gogol görsel arama sonuçları kanıt oluyo da benim 1 metreliğin suçu ne?
Kanıttan sonuca diyorum yauu, çürütebiliyosan buyur tersinden kanırt:)
Sayın sonsuz her halde
Sayın sonsuz her halde sitesini takip etmekten aciz kalmış.
Bunu itiraf etmişti.
Kimseye yergi, sövgü ve karalama edebiyatıyla cevap vermedik, vermeyiz de.
Her halde akılsal yönden aşırı derecede miyop olmalısınız.
5 metrelik insan meselesine gelince.....
O fotoğrafların ustalıkla yapılmış birer fotomontaj oldukları konusunda iddialar var fakat sadece iddia...Bunu biliyorum.
İddia gerçek olsa bile en azından emek sarf edilerek ustaca yapıldıklarından sanatsal değerleri var.
Sonuçta pek çok kişi gibi bende yanıltılmış, aldatılmış olabilirim.
En azından insanları aptal yerine koyar gibi alenen, açık açık yapılmamış...
Ayrıca.......
Bu konudaki kanıtlarımız sadece o resimler değil.....
Bu konuyu gündeme getiren sözde bilim insanı olan kişi!!! bilimi kişileştirip muhterem bir bilim insanına saldırmaya, iftiralar atmaya dönüştürmeseydi cevabını çoktan verirdik.
Size bir soru sormuştum sayın sonsuz cevap vermediniz.
Yoksa sizde ağzı bozuk site haramileri grubundan mısınız?
Ustalıkla yapılmış
Ustalıkla yapılmış sanatsal değerli kanırtkan varlığım tersinim teorisine armağan olsun, muhahahaha:))
Senin gibiler götöş
Senin gibiler götöş muamelesi görmeye devam edecek doğrusöz.
Böyle mekanlarda türlü hezeyan, ketlenme ve psikopataloji içinde teori yazmaya kadar giden allahçı tayfasına herşey mübahtır.
(kusura bakma ben xenix amcan gibi James'ci değilim:)
Miyop astigmat hipermetrop..
Artık nereye nası denk gelirse, he he:))
Picasso'nun kübist
Picasso'nun kübist resimleri var bir de doğrusöz. bi incele istersen onları da, ilgini çekebilir. insanın tersinimi teorisine kanıt olabilirler.
Yahşi Batı diye bi film
Yahşi Batı diye bi film var, picasso bitince bi de ona baksın.
Horss vispıır..hors vispırırr..vispıığğr..hors vispırır..
Nasıl diyordu amcam; Önce at başlattı amiriimmmm, muhahahha:))
doğrusöz
O gördüğünüz fotoğraflar fotomontaj yarışmasına katılmış fotoğraflar. Sizin veya başkalarının onları gerçek sanması ise başka bir komedi. Yarışmanın adresi verildi size.
Merakla bekliyoruz kanıtlarınızı.
İyi de sonsuz'um!Her şeyi
İyi de sonsuz'um!
Her şeyi benden istiyorsun, hele şu bir kaç soruyu da sen cevap veriver.
Bir daha sorayım.
Site haramileri grubundan mısınız?
İnsan gibi tartışma yapabilecek misiniz?
A...dan g....den başka bir şey bilmeyen, ağzı yerine g... ile konuşan, siteyi genel eve çevirenlere nasıl engel olacaksınız?
Siteye koyduğum yazıları silmeye devam edecek misiniz?
Bana bak hüdai. Önce kendi
Bana bak hüdai.
Önce kendi kendine biz demekten vazgeç. Aynı IP den gelipte ekipmişsiniz havası yaratmanla yeterince dalga geçti herkes.
İkincisi beğenmediğin tartışmacıların çoğu zaten bilim adamı. Ve hiç biri senin gibi g.tünden teori uydurmayacak kadar kendini bilir. Sana daha önce de yazmıştım. Bilim diye sağdan soldan okuduğun kitapları, kendi subjektif inançlarınla eleştirme yapmaya denmez.
Bundan sonra bu sitede içinde kanıt göstermediğin ve bilim olduğunu iddia ettiğin tüm yazılarını kaldıracağım. Senin şizofreninle veya bi tarafından uydurduğun teorilerinle uğraşacak vaktimiz yok. Kanıtın varsa yazarsın yoksa susarsın. O na buna çamur atmaktan da vazgeç.
Beyefendi yazılarımı
Beyefendi yazılarımı silermiş, zaten siliyorsun. Silersen sil. Silmezsen namertsin. Ama hepsini..
Anladınız mı pislikler güruhu.
Genel eviniz sizlere kalabilir.
bu adamı gökyüzüne
bu adamı gökyüzüne fırlatmak için daha neyi bekliyorsun sonsuz?
burası genel ev ise bu kim oluyor yahu???
Yanlışlıkla gelmiş,
Yanlışlıkla gelmiş, sizleri bir şey zannetmiş bir ziyaretçi....
Adam malı beğenmedi. O
Adam malı beğenmedi.
O kadar da kanıt yaptık ama.. e zevk meselesi tabi:))
iyi de ; iki karşıt söz
iyi de ;
iki karşıt söz duyduğunda kendini kaybediyorsun... doğruluk bu mu oluyor? celallenmeden statik sana ne yazmış bir daha okurdum ben yerinde olsaydım ve düşünürdüm!!!
Helal Bilim
Video harika olmuş. Elinize, emeğinize sağlık. TÜBİTAK bir zamanlar gerçekten işini yaparken, Kör Saatçi ( Richard Dawkins) kitabını yayımladı. Yayım hakkı da hala kendisine ait. Ben kitabın ilk basımında R. Dawkins'i fazla tanımıyordum, onu Tanrı Yanılgısı ile tanıdım. Diğer kitaplarını okuyunca tek eksiğim Kör Saatçi kalmıştı. 2009 yılında sahaflar dahil, neredeyse tüm kitapçıları dolaştım İstanbulda bulamadım. Ancak 2010 yılında 2500 kadar bir basım yaptılar o zaman bulabildim.
İlköğrenim çağında olan yakınlarınıza eğer iyi bir hediye vermek istiyorsanız, yazarın '' Ataların Hikayesi'' adlı kitabını verin.
Sağlıcakla kalın.
Önce gelinir ortama. Ne
Önce gelinir ortama. Ne kadar zeki insanlar var denir ve zekaya ortak olunur. Bir müddet sonra, ben de burayı bişey sanmıştım, otmuşsunuz ot. Diyerek oradan uzaklaşılır.
Hep aynı senaryo.
xenix: Takiplerim
gene benim espriyi araklamış..
xenix'ciim espri/yorum hırsızlığından yarın savcılıkta görüşürüz bi denem:)
Yeni yorum gönder