Doyumsuzluk
Doyumsuzluk her zaman kötü sonuçlar doğurur mu?Sadece maddi alanda değil manevi anlamda da doyumsuzluklarımızın ne kadar farkındayız?Doyumsuzluk uyumsuzluk mu getirir?
Çocukluktan başlayan bir süreç belki her şey gibi.Anneler ve babalar çocukları daha gak guk demeden onlara hayatta en iyi şartları sunmaya gayret ederlerken bu gayret kontrolden çıkıveriyor çoğu zaman.Ve çocuk istemeden arzu ettiği etmediği birçok olanağa kolayca ulaşabildiğinde elindekilerin kıymetini bilmiyor ve savaşarak elde etme durumundan uzak büyüdükleri için sahip oldukları için çok da mutluluk duymuyorlar...
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 948 defa okundu

Sibel Atasoy

Kıymet bilmek
Kıymet bilmek; kişisel bir yanılsama mıdır sizce? Yani biri çalışmış uğraşmış bir elma kazanmış, diğerine birisi getirip elma vermiş. İkiside aynı elmayı yerken birisi daha mutlu oluyor. Peki bu mutluluk bir yanılsamanın yaşanması yada elmaya yüklenen anlamın değişmesinden kaynaklanmıyor mu?
xenix
evet
Evet elmaya yüklenen anlamın değişmesinden kaynaklanıyor bana göre.Buradaki mutluluğa yanılsama diyebilir miyiz ona da yanılsamanın bir tanımını yaparak başlamalıyız,yanılsama yanlış algılama ya da duyu yanılmasıdır dersek,elmayı yedikten sonra hissettiğimiz mutluluk yanlış bir algılama mıdır diyeceğiz?Bence daha çok elmaya yüklenen anlamın değişmesi olabilir.
Konuya isterseniz tekrar bir giriş yapalım ve doyumsuzluk nedir sorusuyla başlayalım ne dersiniz?Sanırım ilk sormam gereken soru buydu.
Sondan yaklaşmayı uygun buldum
Çünkü asıl sorun, "elindekilerin kıymetini bilmiyor" cümlesinde gizli. Bana göre, elindekilerin kıymetini bilmek iki şeyi çağrıştırıyor.
1- Elindeki nesnelere sahip olma durumunu,
2- Elindeki nesnelere önem verme durumunu,
Bunlar da bana itici geliyor. Birşeye sahip olma, sahiplenme fikride. O şeylere önem verip bağlanma durumuda. Buradan hareketle yaşamımda iki şeyi uygulamaya çalışıyorum. Hiçbir şeye sahip olmadığımı anlamaya. Ve hiçbir şeyin bir başka şeyden daha önemli olmadığına.
xenix
Sahip olduÄŸumuz ÅŸeyleri
Sahip olduğumuz şeyleri bolca ve düşünmeden harcama yeteneğine sahibiz ve maalesef çoğu zaman elimizde olanların değerini anlamıyoruz. Hep daha fazlası, daha fazlası için çabalayıp dururuz. Üstelik daha fazlasına sahip olduğumuzda da yerini bu defada başka şeyler alıyor. Sahip olduğumuz şeylerin değerini bilmekte bir erdemdir.İsteklerimizin ve arzularımızın sınırı yok...Herşeye sahip olduğunu düşündüklerimizin de doyumlu ve mutlu olduklarını görmedim. Gerçi bana göre en önemli şeye sahip değillerdi:))) İşin garibi onlarda çok daha fazla psikolojik sorunlarla uğraşmak zorunda kalıyorlar.
Sevgili nurcan aklıma yaşadığım bir olay geldi. Burada uzun olacağından başka bir topicte anlatacağım ama beni tetikleyen senin bu güzel soruların oldu. teşekkürler...
Yeni yorum gönder