Frida
Frida
-Frida Kahlo-
I
Maya’ların peçesini düşüren kadın
seni bir Aztek piramidine
kilitliyor, hapsediyor
yüzündeki labirentin
granit ustası
II
Acılarını İsa’ya verip
kurtulmak istiyor senden
bütün ışığını içine çeken
gözünü ayırmadığın aynalar
III
Sana geldim
kuşlar gibi cömert
içimde bir yetim yalnızlığı
kapında nöbetçiyim
acıyı sev Frida
ben sevdim
IV
Sana geldim
hani cam gibi gözleri
nasıl ağlarsa öksüzler
yalnız çocuklar avutabilir seni
acıyı sev Frida
ben sevdim
V
Sana geldim
mısralar ne bilir
ne bilir şarkılar
ne diye siyahı sevmişim
acıyı sev Frida
ben sevdim
VI
Sana geldim
kapını çalmadan dönemem
evinin kuytusuna bırakma beni
kambur kediler gibi
acıyı sev Frida
ben sevdim
VII
Sana geldim
uyanık ırmaklar gibi
yaşamak duası kadar eski
iki ıssızlık arasında
bırakma beni
acıyı sev Frida
ben sevdim
VIII
Sana geldim
rivayete göre taş olmuş
sürgüne gönderilmiş çocukluk anılarım
tarih defterleri
kurumuş gözyaşı deresi
acıyı sev Frida
ben sevdim
IX
Sana geldim
bu ırmağı geçmek
bu sessizliği bozmak için
nerde başlıyor bu akşam
nerde bitiyor
ışığını bağışla
ateşböceğim
neyin var senin
seni sevdim.
A. Ertan MISIRLI
- LEYLA ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1344 defa okundu

Sibel Atasoy

Selamsız “ Ayıptır
Selamsız
“ Ayıptır söylemesi vakitsiz üsküdarlıyız abiler!”
Ece Ayhan
I
Yalnızca geceyi mülk edinmiş
acelesiz yolcuyum bu şehirde
ne bir yere gidiyorum
ne bir yerden geliyorum
‘bu şehri çocuklar kuşatacak’
b i l i y o r u m
O ç o c u k l a r k i
‘devlet dersi’nde öldürülmüştür
hepsi birer ‘ m o r k ü l h a n i !’
bir yanımız Orhan Gencebay
bir yanımız Daniel Ortega
sevenler gece ölür
Selamsız’da
II
Hatırladığım her şey a c ı veriyor
kapımı penceremi maviye boyadım
maviyi kızıl görüyor akrepler
‘danışma’ya bırakılmış
‘muhalif’ kimlikler
‘bu şehri çocuklar kuşatacak’
b i l i y o r u m
O ç o c u k l a r k i
hepimizi bir dakika
‘itiraf’a davet edecek
bir yanımız Orhan Gencebay
bir yanımız Daniel Ortega
sevenler gece ölür
Selam’sız da!
A. Ertan MISIRLI
Yine A. Ertan MISIRLI'dan iki şiir
S U Y U N H Â F I Z A S I
I.
Israr etmez su
bir yol bulur
nasılsa…
su direnmez
ateşle gelen
ateşle sınanmıştır
iflah olmaz
nasılsa…
II.
Suyun içinde gördüğün
dışarıdan y a n s ı r
suyun dışında aradığın
i ç i n d e d i r
nasılsa…
bugün sürüngenlerin günü
yalnız çıkma sokağa
bu şehirde şaire ihtiyaç yok
b i r k u k l a c ı y a da
nasılsa…
***
Gökyüzü, Uçurtmasıdır Tanrının
Nasıl unuturum, özenle katlanmış bir mendili
üstünü başını yırtmış
çocuk gülüşüme düğümlenen
hatırlamak bir kuş
unutmak gökyüzü...
Nasıl unuturum, sığ ırmakların gürültüsünü
duyuyorum bana doğru eğildiğini
sanki daima yalnızmışım gibi...
hatırlamak bir kuş
unutmak gökyüzü...
Nasıl unuturum, kim tuttu ellerimi
istediğin kadar dokun bana
gözler, daha çok anlar ellerden
hatırlamak bir kuş
unutmak gökyüzü...
Nasıl unuturum, yüzüme kimin dokunduğunu
güneşi, suyu ve ateşi gördüğümü
kendimi hiç görmediğimi...
Sevişirken tırnakları batırmak...
Ah, bir yanımız hep Frida!
Bu yüzden mi seviyoruz acıları acep? Aşklarda kaçmayı bu yüzden mi seviyoruz, acı verdiği için, acı verdiğimiz için.
- Vuslat niye güzel değil, bilmem ki!..-
Acılı adanayı, acılı lahmacunu, zehir gibi süs biberini de bu yüzden mi seviyorum yoksa?
Kırmızı...
Kırmızı, kan çağrıştırdığı için mi cazibeli? Sevişirken tırnakları batırmak peki, acıtmak...
Desmond Morris "Biraz acıtmak, biraz da acı duymak isteriz" der.
Niye severiz acıyı?
Niye bir tarafımız Kahlo?
Yeni yorum gönder