İDAM HÜCRESİNDE BARIŞ İÇİN ORGANLARINI BAĞIŞLADI
İDAM HÜCRESİNDE BARIŞ İÇİN ORGANLARINI BAĞIŞLADI
İranlı Kürt gazeteci, sendikacı ve siyasal eylemci Farzad Kamangar idam hücresinde organlarını bağışladı: "Tek istediğim isyankâr, kıpır kıpır kalbimin, benden daha isyankârca bir çocuğun göğsünde atmaya devam etmesidir"...
İnsan hakları aktivisti ve sendikacı Farzad Kamangar Ağustos 2006"da tutuklanmasından önce, İran Kürdistanı"nda, Kamyaran"da öğretmendi. İran"da rejimin bütün insan hakları aktivistlerine karşı yüklediği bir suç olan "ulusal güvenliği tehlikeye atmak"la suçlanan 33 yaşındaki öğretmen tutuklandıktan sonra bedensel ve ruhsal işkence gördü. Şimdiye kadar, ailesinden on altı kişi siyasal faaliyetlerinden dolayı İran İslam rejimi tarafından idam edilen Kamangar göstermelik bir mahkemeden sonra Şubat 2008"de asılarak idam cezasına çarptırıldı. Kamangar"ın idamına engel olmak için uluslararası bir kampanya sürüyor.
Kamangar"ın Karac"daki Racai"i Şahr Hapisanesi"ndeki hücresinden İran İstihbaharat Bakanı Kolaam-Hoseyn Ezhei"ye yazdığı mektupta şöyle sesleniyor.
KALBİMİN ATMASINA İZİN VERİN
Aylardır hapishanedeyim. Hapishanenin benim irademi, sevgimi ve insanlığımı ezeceği ve beni ehlileştireceği sanıldı. Tarih kadar uzun, sonsuzluğa uzanan duvarlarla çevrili bir koğuşta tutuldum. Beni, sevdiklerimden, ülkemin çocuklarından ayıracağı sanıldı. Fakat, her gün hücremin ufak penceresinden uzak yerlere doğru yolculuğa çıktım ve kendimi onlar arasında ve onlar gibi hissettim. Buna karşılık, onlar bende hapsedilmiş kendi kederlerinin yansımasını göreceklerdi; böylece hapishane birbirimizle olan bağlarımızı derinleştirdi. Hapishane karanlığının güneşin ve ışığın anlamını zihnimden sileceği sanıldı, fakat karanlık ve sessizlikte alaca menekşelerin büyüdüğüne tanık oldum. Hapishanenin, zihnimin zamanı ve onun değerini unutmaya terk etmeye zorlayacağı sanıldı. Ancak hapishane dışındaki anları yeniden yaşadım ve yeni bir yol seçmek için yeni bir "ben" doğurdum.
Aynı zamanda, benden önceki tutuklular gibi, yeni bir şafağı görme umuduyla hapishanenin karanlığına dayanmak zorunda kalan işkence görmüş bir neslin son kişisi olacağımı umarak, yoluma çıkan bütün aşağılama, hakaret ve zulmü tüm kalbimle kucakladım.
Bir gün, onların ""Allahına" karşı savaş yürütmekten dolayı" "kafir" olarak damgalandım. Böylece, adaletin ilmiği yaşamımı almak üzere dokundu. Ve bu günden beri istemeyerek idamımı bekliyorum. Ancak, bütün sevgili insanlarıma olan sevgimle, eğer yaşamımı kaybedeceksem, bütün organlarımın onları alınca yaşam bulacaklara gitmesine izin vermeye karar verdim. Ve kalbimin, ondaki bütün sevgi ve tutkuyla birlikte bir çocuğa bağışlanmasına izin verin. Nereden olacağı hiç fark etmez; Kaaron banklarında, Sabalaan Dağı yamaçlarında, Doğu Sahara kenarlarında veya Zağros Dağları"ndan güneşin doğuşunu seyreden bir çocuk. Tek istediğim isyankar, kıpır kıpır kalbimin, benden daha isyankarca kendi çocukluk arzularını aya ve yıldızlara ifşa edecek ve onlara sonradan bir yetişkin olarak ihanet etmeyeceğine dair onları tanık tutacak bir çocuğun göğsünde atmaya devam etmesidir. Tek istediğim, kalbimin yatağa aç giden çocuklar üzerine sabrını kaybeden birinin göğsünde; "bu yaşamda en küçük arzum bile gerçekleşmeyecek" diye yazan ve kendisini asan Haamed"in –benim on altı yaşındaki öğrencim- hatırasını kalbimde canlı tutacak birisinde atmaya devam edebilmesidir.
Hangi dili konuşuyor olursa olsun, kalbimin bir başkasının göğsünde atmasına izin verin. Tek istediğim, onun, nasırlı ellerinin kalınlığı eşitsizliklere karşı öfke kıvılcımlarını canlı tutacak bir işçinin çocuğu olmasıdır. Kalbimin, çok uzak olmayacak bir gelecekte, çocuklarının onu her sabah güzel gülümsemeleriyle selamlayacağı ve birlikte bütün neşe ve oyunları paylaşacakları bir köy öğretmeni olacak bir çocuğun göğsünde atmasına izin verin.
BÜTÜN İNSANLIĞI SEVME MESAJI
O zaman, çocuklar yoksulluk ve açlık gibi kelimelerin anlamını bilmeyecektir; "hapishane", "işkence", "baskı" ve "eşitsizlik" terimleri, onların dünyasında bütün anlamlarından yoksun olabilecektir. Uçsuz bucaksız dünyanızın ufak bir köşesinde kalbimin atmasına izin verin. Sadece ona özenli olun, çünkü o, tarihi acı ve eziyet ile dolu ülkesinin insanlarının anlatılmamış hikayeleriyle dolu bir kişinin kalbidir. Kalbimin bir çocuğun göğsünde atmasına izin verin ki bir sabah yapabildiğim kadar yüksek sesle ve anadilimde –Kürtçe-, haykırabileyim: Bu uçsuz bucaksız dünyanın bütün köşelerine, bütün insanlığı sevme mesajını taşıyan bir rüzgâr olmak istiyorum. BİA Haber Merkezi
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 959 defa okundu

Sibel Atasoy

Garip bir düşünce
Aslında ben ne istiyorum Leyla, biliyor musun? Öldükten ve işe yarar organlarım da alındıktan sonra götürülüp ormanda vahşi hayvanlara atılmak...
Garip bir düşünce, ama böyle.
Belki de Aborijinlerden etkilenmişimdir. Onlar da böyle yapıyormuş çünkü.
Biz sağlığımızda hayvanları yiyoruz, öldükten sonra da hayvanlar bizi yesin, çok mu?
Güzel düşünce
Ama zaten istesenizde istemesenizde canlılara yem oluyorsunuz. Bunlar kurtlar, tek hücreliler vb de olabilir, dediğiniz gibi başka büyük baş hayvanlarda olabilir. Dönüşümüz doğaya... Kaçarımız yok...
xenix
organ bağışı
insanlara umut, yaşam olabilecek parçalarımızı, organlarımızı bizimle birlikte öldürmek ihanet sanki tüm insanlığa...
ölürken yapacağımız en
ölürken yapacağımız en güzel şey olur heralde bir başkasına can vermek.
Yeni yorum gönder