Pencerede Bekleyen Kadınlar
Anneanne bir saattir gözlerini cep telefonundan ayıramayan torununa baktı.
Bekliyor musun?
Evet, dedi genç kadın, onu bekliyorum.
Şöyle bir durdu anneanne, ayaklarını altına toplarken mırıldanır gibi konuştu.
Biz pencerede beklerdik, dedi; pencereden bakan kadınlardık hepimiz...
Upuzun bir tarih yavaÅŸ yavaÅŸ silinip gidiyor muydu yoksa?
Şimdi o pencereler küçülmüş minik bir dijital ekranın içine sığışmıştı.
Belli bir saat gelince gözler o ekrana odaklanıyor, ışığının yanması bekleniyordu.
Zaten artık kimsenin dünyası pencereden görünenden ibaret değildi.
"Dünya" ekrandı çoktandır.
Televizyon ekranı, bilgisayar ekranı, cep telefonu ekranı...
Yazımın girişindeki konuşma bana aktarılınca hemen aklıma Camille Laurens'in "Aşkın Romanı" adlı yapıtı geldi.
O kitapta "pencerede bekleyen kadınlar" üzerine bir bölüm olacaktı, hatırlıyordum.
Açtım, buldum. O da ninesinden, anneannesinden ve annesinden söz ederek açmıştı konuyu.
Şöyle anlatıyordu Camille Laurens...
"Pencerede bekleyen kadınlar soyunun üçüncü kuşağındanım. Ninem bir şey yapmadan duramıyordu. Camın yanında gözlerini kaldırmadan dikiş dikiyordu... Anneannem, öğleden sonraları en sevdiği koltuğunda oturur, pencereden dışarı bakardı. Dizlerinin üzerinde örgüsü dururdu. Ama o hiç kıpırdamadan otururdu. Sanırım bir taraftan da düşünüyordu. Hayatını, aşkı, bizi...
Sonra annemin, perdenin arkasından kulesindeki prenses gibi Andre'yi bekleyip gözetlediğine tanık oldum. Pencerede çok kalmıyordu. Annem onu merdivenin başında karşılıyordu.
Bana gelince...
Ben tek bir kare cam için yanıp tutuşuyorum.
Ah! Ayakta burnu cama dayalı dikilmiş annesini bekleyen bir çocuk gibi aşkı bekleyeceğim o pencere kenarını ve o zamanı bana bir verseler!.."
Beklemek...
Başlı başına sevmektir.
Hatta ne zaman ki erkek de beklemeye başlar; içindeki "dişi" yan ortaya çıkar; aşıktır kesin!
Ama erkekleri bir kenara bırakıp yine kadınlara dönelim; pencerede bekleyen kadınlara...
Bir yandan "yol gözleyen" bir yandan hayatı yeniden yeniden gözden geçiren kadınlar var mı hâlâ?
Gün içinde haberleşmeyi sürekli kılan, kimsenin birbirinden habersiz kalmasına izin vermeyen o aygıtlar var ya...
"Bekleme"yi kalbin derinliklerinden koparıp kısa endişelere indirgeyen o aygıtlar...
Belki de sevme ve sevilmeyi yeniden ÅŸekillendiriyorlar.
Farkında mıyız?
HAÅžMET BABAOÄžLU
Sabah Gazetesi
- karia ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1457 defa okundu

Sibel Atasoy
beklemek güzel şey ,
beklemek güzel şey , pencere kenarında beklemenin şiirsel bir boyutu da var kabul , ama sevdiğinden haber alamamak kahredici bir sızı olur kalbinde. bu anlamda iyiyim şuradayım buradayım dedirten teknolojiye minnettarım.bir de artık pencereler epey yüksekte . 14. katta pencerede oturmuş bir kadın !
olayın görsel boyutu değişiyor ama sevgi hep masum saf hep aynı bence.
pencerede beklemek iki defa
pencerede beklemek iki defa oluyor. bir çocukken, bir de yaşlıyken.
çocukken anneni ya da babanı beklersin.
yaşlıyken seni ziyarete gelecekleri beklersin.
pencereler, kocaman gözler,
pencereler, kocaman gözler, en küçük sese bile tetikte kulaklar, zıp zıp zıp pencereye gidip gelme dansları....kızım otur gelince arabanın sesini duyarız biz nazik ikazlarına karşın (çünkü bu zıp zıp bekleyiş bi süre sonra aklı başında insanların haliyle sinirini bozuyor) aaa duyar mısınız gerçekten diyerek bikaç dakika oturuyormuş taklidi yaparak tekrar zıp zıp zıp pencereye....
belki o mağrur kadınlar kadar dalgın değil ama daima pencerede beklemek sevgiliyi...Gökyüzü'ne yakışan bir ayinle....
birbirimizden sıkılıyoruz...
söylediklerinize harfiyen katılıyorum..aslında insanı ilişkilerimizi güclendiren sey özlemken bu aygıtlar sayesinde birbirimizden sıkılıyoruz...özlemeye bile tahammülmüz kalmadı...''nerdesin'' 10 dk sonra ordayım.5 dk sonra tekrardan ''nerdesin'' 5 dk sonra ordayım:))5 dk sonra tekrardan ''nerdesin'' seni görüyorum bak karsıdan geliyorum..bu ne ya offffffff:))
BeklediÄŸimi biliyor koÅŸar
Beklediğimi biliyor koşar adımlarla çıkıyor merdivenleri ya da asansör ne kadar yavaş gün ne kadar da uzun diye düşünüyor...Beklediğini biliyorum koşar adımlarla çıkıyorum merdivenleri ya da asansör ne kadar yavaş gün ne kadar da uzun diye düşünüyorum...2008'den bu güne halâ ve daima....
Bekliyorum her akÅŸam
Bekliyorum her akşam pencere önünde evet :) O aygıtları kullanmam ekmek al gelirken demeyeceksem :)
Kapıyı her akşam minnet ve sevgiyle açarım çünkü bilirim bizim içindir çabası bizim için bütün gün yorulmuştur, kafası karışmıştır yalanların,çıkar ilişkilerinin içinde yine de insan olarak kalmak zordur bilirim.
Pencereden bakmak kendinden çıkmak var oluşunu sevdiğinle paylaşmaktır "bir" değil "bütün" olmaktır.
Yeni yorum gönder