Beni Hiç Göremezsin
Beni hiç göremezsin
hafızadır!
benim aklıma beladır!
gözlerini gördüm
kalbimde kara noktadır!
sesini duydum
hançerimde yaradır!
yüzüne baktım
tenimde bedduadır!
beklemezsin böyle bir kara!
duymak istemezsin!
ben suya benzemem!
ateşe benzemem ben!
havaya toprağa benzemem!
bilemezsin gidersem!
beni hiç göremezsin!
Yücel KAYIRAN
- LEYLA ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1277 defa okundu

Sibel Atasoy

kapının şifresi
"Beni hiç göremezsin"
Görünmez olmayı aslında hep istemişizdir. Masallar da öyle değil midir zaten; bir sihir yapar ve görünmez olursunuz.
Masallar bilinçaltında yeşerir ve sonra yavaş yavaş kuşatır bizleri. Masallar bizim düşlerimiz; bir yanımız ise hep masal...
"Beni hiç göremezsin", sihirli bir sözcük gibidir bu yüzden! Ve düşlerimize kaçmak için açılan kapının şifresi. Düşlerimize kaçıp gitmek ve karanlık dehlizlerde kaybolmak. Ardımızdan bakakalmalılar işte o zaman; ayak izlerimizi sürmeliler bir avcı gibi...
Ve hiç bulamamalılar bizi. Bulunmak düşlerin deşifre olmasıdır çünkü. Bulunmak, sihirli pelerinimizden sıyrılmak ve çıplak kalmaktır.
İşte bu yüzden: "Beni hiç göremezsin"
mayınlı tarla
mayınlı tarla
Bir sekiz yedi ve bir. Paris’e giden yol
iyinin ve kötünün ötesine
düşlerin kuramsal kentine
aşkın yeryüzüne
derine
felsefenin vaat ettiği memlekete
ne oldu şimdi ne kaldı geriye?
ömrünü hiçliğe çıkaran titreme
suyu emen bir kağıt mendil
gibi kaldı yüzün
duygularından geriye...
Cisimleştiremedin yeteneklerini
Tutkularını
Özlemlerini
Doğrularını
Bulamadın!
gizilgücüne giden yolun başlangıcını.
yabancısıydın çünkü dirimin
de cisimleşmiş enerjinin
zamanın kamusal kipinde
utkusunu bulan istencin
sürekli negatif doyumu
bırakmadı yüzünü!
bulamadın iktidarın değilini!
anlam sınır durumlarını terk etti sana
aynadaki sırrı: duyguları silinmiş deriyi,
varlıktaki titreyişi dudaklarına bulaşan esintiyi
altındaki zemin terk ederken yerçekimini...
O nedenle belki
dokunduğun her nesnede bir boşluk duygusu
yüzünü gören her yüzde bir ünlem işareti
terk ediyor kendini yüzündeki deriye
işte böyle
geliyorsun her seferinde başladığın yere...
artık her görü bir yanılsama
her algı her bakış!
eriyor, örneğin baktığında
yanan bir mum gibi
ötekinin yüzündeki deri
damlıyor
şıp
şıp
çenesinden göğsüne
kafatasındaki etleri!
böyle giderek dönüşüyor
sokak lambasında parıldayan çığlık
hüzün ile dalgalanan yüzüne!
sonra?
Sonrası:
-Kuvvetli kendilik aşağılaması
-Düşük benlik algısı
-Savunmalar zayıflamış
-Kuvvetli depresyon
-Değersizlik duygusunda yoğunlaşma
-Hassasiyette artma
-Seksüel özdeşimde çatışma
-Kuvvetli anksiyete
-İntihara girişme olasılığı
-Şizoid obsesif bulgular
-Sosyal içedönük!
Tanı: Şizoid yapıda anksiyete depresif reaksiyon!
“Psikoterapiye motivedir!”
GELECEKSİZİM !
Yücel KAYIRAN
Yeni yorum gönder