İLK AK
Saçları gün ışığı gibiydi. Ona bakan :
_ Bu kız başında bir güneş taşıyor,derdi.
Gözleri gök boyalı idi. Ona bakan :
_ Bu kız gözlerinde gökyüzünü taşıyor, derdi.
Yanakları gül yaprağı gibi idi. Ona bakan:
_ Bu kızın yüzünde bir sabah bahçesinin aydınlığı var, derdi.
O eski Anadolu masallarının kızlarına benzerdi. Güldükçe güller açılır,yürüdükçe yeşil çimenler biterdi altında ayaklarının.
Bir iyi, bir temiz,bir aydın yüreciği vardı, kötülük bir kerecik olsun kapısını çalmamış, karanlık, bir saatçik olsun penceresinden girmemişti bu yüreğin. Günlerden bir gün bu masal kızının karşısına bir erkek çıktı. Nereden geldiği, nereye gittiğini, kim olduğunu iyice anlamadığı bir erkek.
Erkek yakışıklı değildi, zengin değildi, yalnız sevmesini biliyordu.Ateş olup yanarak, yel olup haykırarak, dal olup kırılarak sevmesini.
SeviÅŸtiler. Birbirlerine, birbirimizi seviyoruz demeden.
Bir gece, erkek çaldı kapısını genç kızın. Ay ışığı vardı dışarıda. Kız çıktı kapı önüne, yüzü ay ışığında rüya gibi oldu.
__ İçeri gel ! dedi
__ Gelemem, dedi ötekisi, gidiyorum.
__ Nereye ?
__ Uzaklara, bir daha dönmeyeceğim. Sana hoşça kal demeye geldim.
Kız bir şey demedi. Kapadı kapıyı. Dışarıda ayak sesleri uzaklaştı. Sonra sessizlik.
O gece masalların kızı yatmadan önce gün ışığı gibi saçlarını tararken arada, altın saçlarının arasında gümüş bir tel gördü.
İlk ak ...
N.H.R.
- nyks ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1075 defa okundu

Sibel Atasoy
Yeni yorum gönder