Arts & Crafts’08-Ankara Sanat ve El Sanatları Etkinlikleri
Bugün Ankara'da bir fuara gitmeye karar verdim. AKM'de 18 ülkeden 200 katılımcının bulunduğu fuar, bir gösteri şöleni olarak tanıtılıyor. Değişik kültürlere ait el emeği göz nuru eserler göreceğim bugün. Her dokunuşlarında o eserlerde kendi dünyalarını işlemişler ve bu dünyalara bizler de misafir olacağız. Bu arada yarın fuarın son günü sanırım.Gitmek isteyenlere duyrulur. Bu fuar, bugün yapacak bir şey yok, diyenlerin ilgisini çeker umarım .
- nurcihan ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 2593 defa okundu

Sibel Atasoy

METAL KAŞIKLARDAN HEYKELLER
Gitmiş olduğum 14.El Sanatları Fuarından bazı izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.Öncelikle fuarın daha çok bayanlar tarafından ilgi gördüğünü düşündüm çünkü çoğunlukla takılar ve el yapımı ev süslemeleri,vs vardı.Benim beklentim bu değildi aslında daha çok bizim kültürümüzden farklı olan el sanatları ürünlerini göreceğimi sanmıştım yanılmışım.Bu fuarda beni şaşırtan ilk şey Devlet Sanatçısı ünvanına da layık görülen Yılmaz Emen'in el emeği göz nuru eserleri oldu. Kendisiyle de tanışma fırsatı buldum.Beyaz Saray'dan tutunda bir çok mekanda eserlerini sergileyen bir sanatçı kendisi.
Meşhur Bursa Bıçakçılar Çarşısı’ndan yetişip metal heykel alanında dünya çapında bilinen bir isim haline gelen Yılmaz Emen,
artık Bursa'daki Tarihî Irgandı Köprülü Çarşı’da sanatını sürdürüyor.
Sanatı uğruna kaynak çalışmaları nedeniyle oluşan glukom (göz tansiyonu) rahatsızlığı sonucu bir gözünü kaybeden
Bursalı heykel sanatçısı Emen, sanata ve heykele olan tutkusu nedeniyle metallere şekil vermeye devam ediyor.
Metal eşyalar kullanarak sürdürdüğü sanatında, manevi güçlüklerin yanı sıra fiziksel olarak da bedel ödemek zorunda kaldığını anlatan Emen,
kaynak çalışmaları sırasında maruz kaldığı elektrot ışığının sağ gözünü kaybetmesine yol açtığını kaydetti.
Emen, bunun üzerine doktorların, heykel yapmasını yasaklamasına rağmen, çalışmalarına ara veremediğini ifade etti.
Çatal ve kaşıkla ’Donkişot’u canlandıran Yılmaz Emen’in eserlerine dünya çapında ilgi var.
Yılmaz Emen 2004 Yılında Devlet Sanatçısı Olmuştur.
Bugünedek 53 Sergi Açmıştır.
Kırk yıl düşünsem yemek yediğim kaşıklardan bu tür heykeller yapılabileceği aklımın ucundan geçmezdi.Sanatçı dediğin hem yürekle hem el emeğiyle hem de düşünceyle çalışır dedi, Sayın Yılmaz.Tabi anlaşılamamaktan ve ilgisizlikten yakındı biraz.
En garip şey de biz sohbetimizi sürdürürken yanımıza yanaşan bir bayanın şu sorusuydu:Bu kaşıklar çelik mi?Fiyatları çok pahalı da.
Bu sorudan sonra sanatçıyla göz göze geldik ve gülülsedik.
Görüyor musun ,sanata ne kadar ilgililer dedi Sayın Yılmaz.
İşte böyle fuardan izlenimlerim anlatılacak çok şey var ama kısa keseyim.İşte metal kaşıklardan
yapılan bazı heykeller :)
Teşekkürler
Teşekkürler nurcihan.İstanbul egemenliğinden biraz uzaklaştırdın bizi ;). Ama soru soran hanım Türkiye genelini yansıtıyor ne yazık ki!Sabah kadın programınları seyretmekten başka etkinliği olmayan çoğunluğun sorusu o. El emeği göz nuru sergilerden yer yer bende söz edceğim, ilgilenen olur belki. Paylaşımın için sağol:).
Aslında
Aslında el sanatları fuarından beklediğim onlarca incik boncuk standı değildi.O kadar çok vardı ki insanın başı dönüyor takıdan.Birkaç hat sanatçısı birkaç seramik sanatçısı birkaç tane de heykel sanatçısının eserleri vardı fuarda, bir tane de Kübalı olduğunu düşündüğüm bir karikatürist vardı.
Bir bölümde de Türklere ait Orta Asya'da kullandığımız enstrümanların sergisi vardı,bir çoğunu görmüştüm daha önce kopuz,rebab,çartar,çeng...
En ilgimi çeken at kafatasından gövdesi,at kılından telleri olan bir Türk enstrümanı oldu. Bu saz 12.yy'a kadar Türkler tarafından kullanılmış.Araştırıyorum ama bir bilgiye ulaşamadım şu ana kadar.Eğer bu enstrüman hakkında bilgisi olan varsa paylaşabilirse memnun olurum.
Çatal kaşıklar
Teşekkürler nurcihan paylaşımın için. Mersin'deyim ben maalesef. bu yüzden Mersin dışında sergiler izleme şansım pek olmuyor.
Çatal kaşıkların bir sanat eserine dönüşmesi ne muhteşem bir şey! Büyülendim. İşte yaratıcılık denen şey bu olsa gerek.
Aslında sanatçıya bırakılsa dünya, gözlerimizi kapatsak ve öyle bir dünya canlandırsak gözümüzün önünde... Ne muhteşem bir şey olurdu değil mi? Çünkü sanatçı, hemen her nesneyi bir sanat eserine dönüştürme yeteneğine sahiptir. Ressam Ahmet Yeşil, kendir de diyebileceğimiz burgulu halatlardan resimler yapmıyor mu? En işe yaramaz bir nesneyi ver sanatçının eline, bir sanat eserine dönüştürsün ve eline versin.
Her zaman diyorum ya; sanat olmasa ne kadar yoksul ve ne kadar çıplağız diye.
Çatak kaşıkların fiyatını soran kadın da bana başka bir anımı hatırlattı.
Uzunca bir zaman önce burada tarihi eserlerin fotoğrafını çekiyordum. Biri geldi ve fotoğraflara baktı baktı, sonra da şunu sordu:
- Niye çekiyorsunuz bu harabeleri? Bir işnize yarıyor mu?
Ama şu bir gerçek ki bundan sonra elime çatal kaşığı alırken bir sanat eseri tuttuğumu hep hatırlayacağım.
Yeni yorum gönder