sonuçlardır nedenleri yaratan..

9999 kullanıcısının resmi

Sen tohum ektiğin için ağaç çıkıyor değil, bir ağaç varsa milyonlarca da tohum vardır.Neden sonucu takip ediyorsa, sonuç da nedeni takip eder. Zincir böyle işler.O zaman bu bir çembere dönüşür- istediğin yerden başla; ister nedeni yarat, ister sonucu. Ve sana söylüyorum, sonucu yaratmak daha kolay çünkü sonuç tamamen sana bağlı; neden o kadar sana bağlı olmayabilir. Yalnızca belli bir arkadaşımın yanında mutlu olabiliyorum dersem, o zaman mutluluğumu; bu arkadaşa, onun orada olup olmamasına bağlamış olurum. Eğer belli bir zenginliğe ulaşmadan mutlu olamam dersem, mutluluğum o zaman, dünyaya, ekonomik duruma ve diğer her şeye bağlı olur. Bu istediğim gerçekleşmeyebilir. O zaman da ben mutlu olamam.

Neden benim ötemdedir. Sonuç ise içimde. Neden etrafımda, durumlarda, dışımdadır. Sonuç ise benim ta kendimdedir. Sonucu yaratabilirsem, neden de onu takip edecektir. Mutluluğu yani sonucu seç ve bak bakalım ne oluyor..Tüm hayatın bir anda değişecek ve etrafında mucizelerin gerçekleştiğini göreceksin çünkü, sonucu yaratmış olacaksın ve nedenlerde onu takip edecek..

Sorun ne?niye seçemiyorsun? Neden bu yasa üzerinde çalışamıyorsun? Çünkü zihnin, bilimsel düşünce tarafından eğitilmiş zihin, tümüyle diyorki; mutlu değilken mutlu olmaya çalışırsan, bu göstermelik olacaktır. Mutlu değilken mutlu olmaya çalışırsan bu sadece rol yapmak olacaktır, gerçek değil.Bilimsel düşünce bunu söyler, gerçek olmayacak sadece rol yapıyor olacaksın. Ama biliyorsun ki; hayat enerjisinin kendi işleyiş biçimi var. Kendini tamamen vererek rol yapabilirsen, bu gerçeğe dönüşecektir. Bunun tek püf noktası; oyuncunun orada olmamasıdır. Role kendini tamamen kaptırırsan, gerçekle arasında hiçbir fark kalmaz. Yarım yamalak rol yaparsan, işte o zaman göstermelik olur.

Dans edeceksen, şarklı söyleyeceksen, mutlu olacaksan tüm kalbinle ol..kendini hiç tutma, rolün içine dal, rol yapma eyleminin kendisine dönüş, oyuncuyu oyunun içinde erit ve bak bakalım neler oluyor. O gerçeğe dönüşecek; onun kendiliğinden gelmekte olduğunu anlayacaksın, o anda anlayacaksın ki; aslında kendi başına oluyor. Ama kendini tamamen vermediğin takdirde bu gerçekleşmez.

Sonucu yarat, tamamen onun içine gir ve gör ve izle..

Osho; Benim Yolum, 49-51

Senin oyun: None Ortalama: 4.5 (2 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

"Sorun ne?niye

"Sorun ne?niye seçemiyorsun? Neden bu yasa üzerinde çalışamıyorsun? Çünkü zihnin, bilimsel düşünce tarafından eğitilmiş zihin"
çok doğru, zihni başka bir şekilde eğitmek lazım..
ama neyle?

Osho

Ama biliyorsun ki; hayat enerjisinin kendi işleyiş biçimi var. Kendini tamamen vererek rol yapabilirsen, bu gerçeğe dönüşecektir. Bunun tek püf noktası; oyuncunun orada olmamasıdır. Role kendini tamamen kaptırırsan, gerçekle arasında hiçbir fark kalmaz. Yarım yamalak rol yaparsan, işte o zaman göstermelik olur.

Güzel bir nokta. Bu arada geçen hafta osho nun hayatıyla ilgili saygı duyduğum birisinden yorumlarını dinledim. Oldukça ilginç bir yaşamı varmış. Kendisi tek kitap yazmamasına rağmen (hatta sanırım bir çok yasak konuyor) müridlerinin yazdıkları kitapları engelleyememişler.

xenix

Erime noktası

"...oyuncuyu oyunun içinde erit ve bak bakalım neler oluyor."

İşte bu! Ben bu cümleyi kaptım gidiyorum.

"zihni başka bir şekilde eğitmek lazım.."

Sevgili statik; canu'nun eklemiş olduğu "İçsel Boşluğu Tanımak..."'la ilgili tartışmamızda zekaya çok fazla takmış ve ona gereğinden çok, taşıyamayacağı kadar görev yüklemiştin.

Orada da belirttiğim gibi bir şoför(=zihin) ne kadar iyi olursa olsun altındaki araç(=ruh) dandikse her an bir yere toslayabileceği gibi, ruhun üzerine bindirilmeyen zeka da bu bu yazıda belirtildiği gibi bizi mutsuzluğa taşıyabilir.

"zihni başka bir şekilde eğitmek lazım.." deyince siz, aklıma geldi de bunlar...

Zeka işi

Benim sözüm değil sevgili kaplumbağa, o tartışmada da belirtmiştim.
Dinginliğin gücü kitabından alıntı idi, banada mantıklı geldi demiştim, zira statik teorisini ben yazdım;)
Ben herşeyde zekanın birinci planda olduğunu yineliyorum.
Zihnin eğitilmesi içinde zekaya ihtiyaç var hemde müthiş bir zekaya..

bunun için ya meditasyonu

bunun için ya meditasyonu seçecek ya da aşık olacaksınız;

ikisinde de zihin sessizleşiyor, bu sessizliği saglayabildiginiz her AN ruhsal, zihinsel ve bedensel olarak TAMlık gerçekleşir..

bu sessizligi yakalayabilmek demek zaten zihnin dizginlerini elde tutmak, yada onu egitmek demek, yoksa savaşmanın pek bir faydası yok onunla çünkü, kendimizle savaşırken bulabiliriz ANsızın kendimizi..

Zihinin egitilmesi için zekaya ihtiyaç var demişssiniz ya ona katılıyorum, evrensel zeka biz zihnimizi susturunca konuşuyor hem de her AN ve her yerde:)
sevgimlee:)

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş