Hayat tecrübelerimidir kaliteli yaşamı getiren,yoksa yaşanılan acı tecrübelermidir hayat kalitesini bozan
Hayat tecrübelerimidir kaliteli yaşamı getiren,yoksa yaşanılan acı tecrübelermidir hayat kalitesini bozan?
Gün görmüş geçirmiş kişilerden hayat dersleri alırız. Kulağa küpe misali....
Hayat tecrübesini yaşamış ve bir nebzede olsun doğruları bulmuş insanlar, aynı yanlışları yapmasınlar diye anlattıkları.
Belkide onlara bir zamanlar bazı şeyler anlatılmıştı acı çekmesinler,hata yapmasınlar diye.
Ama sanıyorum bazı şeylerde yaşanmadan anlaşılamıyor, yaşayınca ve hatalardan ders çıkarabilinilmişse daha güzel bir hayat başlıyor
Tabi yaşanılan hatalardan ders çıkartıp daha iyisini yada daha doğrusunu yapabilmişsek.En önemlisi de yaşadığımız kötü tecrübelere de takılmadan devam edebilmişsek.
Belki bir şekilde geçmişte ki hatalar artık yapılmıyor ama geçmişin bıraktığı izler hala içimizdeyse, kaliteli yaşamı keşfetmişken bu kezde geçmişimizden kurtulamıyorsak??
Geçmişin izleriyle yaşadığımız,takıldığımız, üzüntülü, derin düşünceli yıllar
Hayat ne kadar da çelişkilerle dolu....
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1388 defa okundu

Sibel Atasoy

Kalitesiz yaşamı
tarif etmek biraz zor.. ""kaliteli yaşamı keşfetmişken bu kezde geçmişimizden kurtulamıyorsak??""
Yaşananlar, insanı mezara kadar bırakmayan derin izlerdir.
Kah iyi, kah kötü farketmez. Kalite; yaşam tarzı değil, düşünce biçimidir. Kalite; beyinde, yürekte ve genlerdedir.
Eğer genlerden gelen bir kalitesizlik varsa, kaliteli bir yaşam sürdürüldüğü öngörülse bile, çevre bu yaşamı tasvip etmeyebilir. Konu çok derin ve detaylı. Açtığınız için teşekkürler..
Nasıl yani???
***Eğer genlerden gelen bir kalitesizlik varsa, kaliteli bir yaşam sürdürüldüğü öngörülse bile, çevre bu yaşamı tasvip etmeyebilir.***
Ben mi anlamadım yoksa gerçekten anlaşılmayacak bir cümle mi onuda anlamadım :)) En iyisi siz bi örnek verinde anlaşılsın şu kaliteli gen ,kalitesiz gen konusu... :)
Şöyle ki,
Çalanlar, hortumlayanlar, yetim hakkı yiyenler, sömürenler, insan haklarını hiçe sayanlar, kendi çıkarları uğruna binlerce insanı çoluk çocuk demeden, gözünü kırpmadan öldürenler, sadistler, işkenceciler, çalışanların haklarını yiyenler, annesini babasını sokağa atanlar, öz çocuğuna işkence edenler, kendini satanlar, kadınları satanlar...vs. vs..
bunların genleri bozuk olmasa bu işleri nasıl yapacaklar? ayrıca saydıklarımın hepside "kaliteli bir yaşam" sürdürüyordur!! toplum bunların yaşamını tasvip edermi?
söylenmek istenen buydu. Kalite; beyindedir, yürektedir ve genlerdedir...
Herhalde anlaşılmıştır:)
Bence kötü gen diye
Bence kötü gen diye bahsedilen kişiliktir,insani vasıflar yada insanlık dışı vasıflar.
Bu vasıfların genlerle gelme olasılığı çok düşüktür bence, sonradan sosyal çevresinden bilinçaltına kazınılmışlık daha ağır basar.
Kişinin aldığı eğitim(sadece okul olarak değil genel anlamda)de bunda çok etkilidir.
Yada sosyal baskı (ezilme,dayak vs)
Ve buna benzer bir çok etki ile vicdandan yoksun, insani vasıflara sahip olmayarak yetişen bireyler, kaliteli yaşamı tabi ki bozarlar.Gerçi asıl konu bu değil ama ilintili.
Peki suçlu kim?
Suçlu bireyin kendisimidir. Suçlu yada değil, peki değişebilir mi, yeni bir sayfa açabilir, hatalardan ders alıp(tabi hata yaptığının farkına varır vede vicdanı ağır basarsa), en önemlisi geçmişe sünger çekebilir mi? Böyle bireylerin toplumda azalması tabi ki yaşam kalitesini yükseltecektir ama bu dış etkenlerden kaynaklı kaliteli yaşam bozuculardır.
Ya kendi içimizdekiler.
İlk yazımda bahsettiğim farklıydı aslında...
Diyelim ki tüm insani vasıflara sahip olarak yetişiyoruz.İnsanların karşısına gelen yol ayrımları vardır ve o an için karar vermek gerekiyor A yolmu B yolmu ? Duygusal yada mantıksal düşünülüp bir karar verildi. Aslında çevrenin uyarılarına rağman o anda bize doğru gelen yola yöneldik,yürüyoruz.O yol çok dikenli, acıtıyor, yaşam kalitemizi bozuyor ama geriye dönüş de yok. Girilmiş olan o yolda yeni şeyleri acıta acıta hayat bize öğretiyor. Belki de yüzleşmemiz gerekenler. Bizi büyütecek olan gerçekler. Yaşayarak öğreneceklerimiz. Olgunlaştıracak. Bir basamak daha atlayacağız yaşamda. Sonu olmayan basamaklardan biri.
Her atlanılan basamak zorlu geçer, acıtır ama mücadele sonunda bizi daha iyi hissettirir, yüzleşmemiz gerekenle yüzleşmiş ve çözmüşüzdür ama bedeli belkide çok ağır olmuştur. İzlerini belkide mezara kadar taşıyacağımız.
Yada bize gösterilen doğrular sonucu dikensiz kestirme yolu seçtik, hedefimize ulaştık ama basamak atlayamadık.
Hiç basamak atlamaya niyeti bile olmayan insanları da görüyorum, nasıl gelmişse öyle gidiyor, mutlu gibi de yada mutlu olduğunu sanıyor. Bana göre mutsuz, ama böyle bireylerin mutsuz olduklarının farkına bile varmadıklarını düşünüyorum.
Yoksa benmi yanılıyorum?
Derin düşünmek, farkındalıkların farkında olmak mıdır insanı daha çok mutlu eden.
Çünkü kaliteli yaşam derken lüks içerisinde bir yaşantıdan bahsetmiyorum,gerçekten mutlu olunan bir yaşantıdan bahsediyorum.
Kötümser yanlız tüneli görür,
iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.
Yeni yorum gönder