İnsan Bilinci Projesi -3

Agnia kullanıcısının resmi

İkinci düşünme katı, birinci düşünme katının büyük direncine karşı ortaya çıkmalıdır. İlginç olan bu direnişin en büyük payının yeşilin çoğulcu göreliliğinden gelmesidir; çünkü yeşil mim; daha önce marjinal konuma getirilmiş insanları, fikirleri ve öyküleri dahil etmek için kültür araştırmaları yasasını soylu biçimde genişletirken, ikinci düşünce katını, alt mimlerin gereğini onaylar biçimde anlayış sunmasını baskıcı ve zorbalığa paye olarak görür. Böylece kendinden alt mimlere açtığı amansız savaşın aynısını ikinci düzey düşünce katına da yöneltir.
Burada Molla Nasreddin’in bindiği dalı kesme metaforunu tüm çıplaklığı ile görebiliriz; çünkü yeşil mim, bir sonra geçeceği entegratif ve holistik mimleri en acımasız şekilde yoketme, “kesme” gayretine girerek hem kendi doğal işlevini yapmakta ama diğer yandan kendi yolunu tıkamaktadır.
Akademik çevrelerde çoğulcu görelilik yaygın bir tutumdur, farklı insanların ve gurupların mantıklı olarak farklı anlayış kalıpları vardır. Sonunda inancın tek gerekçesi “benim için doğru” biçimini alır. Belki de konu çok açıktır: Çoğulcu göreliliğin böylesine şiddetli bir öznellik tutumu olduğundan özellikle narsizm ile beslenir. Sorunun çözümünün en güç yanı budur; çoğulculuk, farkında olmaksızın Narsizm Kültürü’nün yuvasına dönüşür ve narsizm genelde herhangi bir entegral kültürün büyük bir tahripçisi olur.

Ve narsizm enfeksiyonu bulaşmış çoğulculuğun resme girdiği yer burasıdır.

Narsizm enfeksiyonu bulaşmış Çoğulculuk


Narsizmin sözlük tanımı, “kişinin kendi benliği, önemi, yetenekleri vb. ile aşırı ilgilenmesi; benmerkezcilik”tir.

Yine de narsizm sadece benliğe ve onun yeteneklerine aşırı değer vermek değildir, aynı zamanda başkalarının değerlerini ve katkılarını küçümsemektir.
Çok sayıda psikolog, narsizme bakışın bir çok yolu olmasına rağmen, genelde bunun ideal olarak, en azından önemli ölçüde vazgeçilen normal bir çocukluk özelliği olduğunda görüş birliği içindedir. Aslında gelişim, benmerkezciliğin giderek azalması olarak tarif edilebilir.
Ben merkezciliğin, birden altıncıya kadar tüm mimlerde nasıl değişim geçirdiğini yukarıda zaten görmüş idik. Bireysel benmerkezcilik, giderek ailesel, ırksal ya da dinsel, dünyasal hallere girmekte ve sonunda yeşil mimde başkaları ile kendini eşitlemektedir.
Fakat burada bahsedilmeye çalışılan narsist yapıların, bu özelliği kaybetmeksizin yeşil mime kadar ilerlemeyi başardığı ve tam da orada hiç zarar görmeden yuvalanmaya imkan bulduğudur! Çünkü evrendeki her varlığı ve kavramı; özel, biricik ve değerli görmek durumuna gelmiş yeşil mim, narsistleri de aynı anlamda titizlikle korunacaklar listesine rahatça dahil edebilecek denli duyarlı benliklerdir.
Bu davranışı belki şöyle dramatize edebiliriz; “bırakın onlarııı, ellemeyin narsistleri, onlar bu halleri ile dünyayı zenginleştiriyor!”
Böylece yeşil mime kalıcı olarak yerleşen narsistler, Yeşil mimin çoğulculuğunda üreyerek, ikinci düşünce katına amansız bir engel oluştururlar.
Narsistik yapı, yeşil mim öncesinde kendine açıkça bir yer edinemez, bilindiği gibi o düzeylerde narsizm; önceki mimlerde kötülük, ilerleyen mimlerde hastalık olarak algılanmakta ve toplumdan temizlenme gayreti içinde olunmaktadır. Bu sebeple birçok narsist, kendilerini zekice gizleyerek alt mimlerden geçer ve yeşil mimi kuvvetle teşvik eder, onun yaygınlaşması için mücadele eder.

-devam edecek-

Her Şeyin Teorisi- Ken Wilber’den özetleyen Sibel Atasoy
23.06.08 – Beylerbeyi

Senin oyun: None

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Bunu yaşamımda çok sık

Bunu yaşamımda çok sık görüyordum,örneğin herkesi olduğu gibi kabul etme hali içindeyimdir, ve herkes olduğu haliyle tek, biricik ve çok özeldir, bu kabulümü, narsit yapılar çok çabuk görür, çok zekidirler ve bir süre sonra sömürmeye başlarlar..ama tecrübe sahibi oldukça kanımı emdirtmemeyi de öğrendim:)))
yani yeşil mimde olmalarının bir sakıncası yok bence, sadece kimliklerini ne kadar yüzeye çıkarırlarsa o kadar şanslıyızdır, önlem kolayca alınabilir, yöntemde; onlara ayna olmamaktır karşılarında ayna olmayınca birden çöküveriyorlar :)

Onlara ayna olmamak?

Onlara ayna olmamak? Hımmmmm... İlginç bi öneri :) Bunu nasıl başarıyorsun?

narsist insanlar genellikle

narsist insanlar genellikle benim dikkatimi çekiyor ve bir şekilde alanlarına giriyorum, yani belkide bir çeşit av oluyorum, bir süre izliyorum, hangi düğmelerime bastıklarını(hangi tepkileri uyandırdıklarını), benimle kendilerini beslemek için nasıl oynadıklarını önce izliyorum, öncelikle onları besleyen kendi tepkilerime yogunlasiyorum, bu tepkilerin ardindaki sebepleri çoguzaman biliyorum ve bir süre sonra o tepkileri vermemeye basliyorum, bu kendiliğinden oluyor hani nötr kalmak deniyorya onun gibi, karşıma geçip kendi güzel ve biricikliğini benimle aynalayamayınca bir süre daha savaşıyor, deniyor, oynuyoruz ve sonra kendiliğinden uzaklaşıyor..her narsistin uzmanlık alanı farklı bu arada, birine ayna olmamakla oyun bitmiyor:)

Bravo, harika tarif ettin.

Bravo, harika tarif ettin. Tabi uzmanlık alanları (ben buna işlevlerimiz diyorum) hepimizde farklı, narsistler de bizim gibi insan. Aslında yalnızca içe bakıyorlar, oldukça ilginç yapıları var. Dışardan gözlemleyince, dünyaya insan kullanmak için gelmişler gibi görünüyor. Buna şimdiki dünyada (bu yazımda belirtildiği üzere gücün %50 sini kullanan Turuncu mim sayesinde) hastalık gözü ile bakılmakta; ancak bildiğimiz gibi hastalık tanısı konulan belirtiler bütün insanlarda olabiliyor yalnızca normal sınırların üstüne geçtiğinde buna hastalık denilmeye başlıyor. Örneğin bi yerde tesadüfen manik_depresif hastalığının özelliklerinden ne kadar çoğunu barındırdığımı görüp şaşırmıştım ama sonra anladım ki, normal sınırları aşmamıştım ve bu sebeple bende bi hastalıktan söz edilmiyordu.
Özellikle psikolojik sapmalar, değişen oranlarda hepimizde var ve belki de iyi ki var böylece birbirimizi anlayabiliyoruz. (fazla mı polyannacı bi yaklaşım bilemiyorum)

eşikaltı hastalıkları..

evet, her birimizde varolan bu normal sapmışlıklara:) eşikalti hastalıkları deniyormuş psikolojide, bir sınırı var demekki eşigi atlamak için..Pollayannacı görenler olabilir,olsun görsünler, ben de bardağın dolu tarafına bakmayı seçiyorum:)
sevgimlee

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş