HAYAL VE GERÇEK
Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 600 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi...İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör", uyarısı vardı.
- Neden 0 aldım, diye merakla sordu hocasına çocuk.
- Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal, dedi hocası.
- Paran yok. fakir bir aileden geliyorsun. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkânsız. Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm."
Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü.
Ertesi gün ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına .
- "Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin... Ben de hayallerimi..."
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 3441 defa okundu

Sibel Atasoy

daa gerçekçi bir hayal
daa gerçekçi bir hayal nasil olurki??o zaman onun adi hayal olmaz ki, hayaller gerçekleşince adi gerçek oluyor..
harikaa bişi yapmış çocuk..sevdim..
hayallerin varmı senin?
Yaklaşık 3 yıl önce oğlum lisedeydi ve bana bir gün dediki:
"Anne ben 15 tatilde Paris'e gidiyorum"
Çok şaşırmıştım. "İyide oğlum Paris'e gitmek o kadar kolaymı, kimbilir ne kadar para gerekir, ondan önce yapacak bir sürü işimiz var" dedim.
"Anne ya burda keyifli keyifli hayal kuruyorum neden bozuyorsun hayallerimi" dedi.
Çok bozulmuştum. O kadar haklıydıki, aslında söyledikleri birçok şeyi desteklediğim halde o an boş bulunup ağzımdan çıkıverdi o sözler.
Hayalleriniz hep olsun ve siz siz olun benim yaptığım hatayı yapmayın...
sevgili serasera
Hayal kuran oğlunuzun inşallah hayalleri gerçekleşmiştir veya gerçekleşir.
Harika bir yazı gerçekten
Harika bir yazı gerçekten çocuğun cevabını da çok tuttum.Onun için not değil hayali ağır basmış.
Toplumuzda zaten hep hayaller bastırılmıştır.Hele ki gerçek dışıysa.Sen yapamazsın,böyle bir şey olamaz,mümkün değil herkes gibi sende gerçekçi hayaller kur gibi
Yani daha küçüklüğümüzde başlanıyor hayallerimiz bastırılmaya,büyük bireyler haline geldiğimizde de özgüvenden yoksun atıl yaşıyoruz.
Hayal kurmak güzeldir ve bir çok gerçek dışı olaylarda hayaller sonucu gerçekleştirilmiştir.Başarı konan hedeflerle gelir,hedefler ise kurulan hayallerle gelir.
Hayallerinize sıkı sıkı sarılmanız dileği ile.....
Kötümser yanlız tüneli görür,
iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.
Hayal kuran oğlunuzun
Hayal kuran oğlunuzun inşallah hayalleri gerçekleşmiştir veya gerçekleşir.
İşte işin püf noktası burda: hayalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin önemli olduğunu düşünenler hayal değil ÜMİT içinde olurlar ki o tamamiyle farklı bi şey bi zehirdir; çünkü ümit insanı geçmiş ya da gelecekte hapseder ve "şimdi"den sonsuzca mahrum eder. Ümit kelimesinin türkçeden ve bütün lisanlardan çıkarılmasını arzu ederim.
Arkadaşımızın oğlu ÜMİD etmiyordu, gerçekten hayal kuruyordu ve salt hayal kurmak, o işin kendisinin yapılma zevkini verir. O halde onu gerçekleştirmek hayalı kuran için gereksiz bir ayrıntıdır.
Oysa ümid eden ümid ederken zevk almaz! İşte mesele bu, ümit etmek ızdıraplıdır. Ve ızdırap çeken de bunu birine ödetmek ister! :)
Hayal ve gerçek
""Oysa ümid eden ümid ederken zevk almaz! İşte mesele bu, ümit etmek ızdıraplıdır. Ve ızdırap çeken de bunu birine ödetmek ister! :)""
Püf noktasında haklısınız.
""hayalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin önemli olduğunu düşünenler hayal değil ÜMİT içinde olurlar""
fakat bundan sonraki kısmına katılamayacağım;
""ki o tamamiyle farklı bi şey bi zehirdir;""
Ümit'siz bir yaşam olur mu? anladığım kadarıyla "Hayaller ve gerçek" öyküsüne katılmıyorsunuz.
Tam aksine "hayaller ve
Tam aksine "hayaller ve gerçek" öyküsüne tam olarak katıldığımı belirtmek istemiştim.
ümitsiz yaşam
"Tam aksine "hayaller ve gerçek" öyküsüne tam olarak katıldığımı belirtmek istemiştim."
Öyküde çocuk, ideallerinin ve gerçekleşmesini çok istediği şeyin hayalini kuruyor. İnsanların hepsi öyle değilmi? önce hedef belirleyip, daha sonra hedefe ulaşma ümidini taşımaz mı? hedef nasıl belirleniyor? hayalle..
Hayal ederek belirlediğiniz hedefe ulaşmak için geçen zamana ve bu zaman dilimi içindeki duygulara, yani ümit etme duygusuna, siz zehir diyorsunuz.
Ümit, umud olmasaydı, hayallerde olmazdı ve umutsuz insanların hiç biri yaşlanarak ölmeyi beklemezdi.
Aradaki nüansı
Aradaki nüansı kaçırıyorsunuz :) Mesajımı tekrar okumanızı (eğer zahmet omazsa) önereceğim.
ümit beklenti yaratır..
Ümit etmek, beklentili bir bekleyiştir, ha oldu ha olacak diye kıvranıp, yoksa olmayacakmı diye acılara dusup, evet evet olacak diye sevinçlere çıkmaktır.
Televizyonda bir yarisma var, adı; varmısın yokmusun, işte oradaki bi yarışmacıyı düşünün,500ytl nin her altinda actiginda bir ümitle yeniden açmayi "bekler", 500ytlyi buldugunda ise bir sonraki kutuda acaba yine yüksek mi diye ümidi kirilir, beklenti ile kivranir, ya büyük cikarsa??oysa zaten hiç bir seyi yoktur,oyuncunun, kazanç ve kayip zaten olmayan üzerindendir, ve ümit insani yorar, hayal kurmak ise beklentisizdir..Hayaliniz sadece size aittir..sorumlusu sadece sizsinizdir..
Nietzsche den bir alıntı
"Pandoranın kutusu açılıpta bütün kötülükler yayıldığında içeride sadece umut kalmıştı. İnsanlar o günden sonra umudu hep iyiye yormuşlardır. Oysa umut kötülüklerin en kötüsüdür. Çünkü işkenceyi uzatır."
V For Vendetta dan bir alıntı.
"Bütün umudunu kaybetmek özgürlüktür."
xenix
Teşekkür ederim
Teşekkür ederim arkadaşlar, kekelemekten doğru dürüst anlatamadığım şeyi gayet güzel ortaya koymuşsunuz.
Hayallerdeki Ümit
beklentili bir bekleyiş değildir.
Ümit; hayallerin takip edilmesidir.. sizler, sonunu bekleyen insanların çaresizce çırpınışlarındaki feryatların, adını değiştirme temayulü içinde bir "robot" tarifi yapıyorsunuz.
İnsanoğlunun bazı duygularıyla kendine verdiği zarar ayrı bir konudur. Bu "beklentide" olabilir, "acı bir haberde" olabilir, çaresizlik de olabilir. Adı her ne olursa olsun, yaşam boyunca hep bir bekleme içinde olan bizler için; Güzel olmasını istediğimiz bazı olayların (hayallerin) oluşabilmesini istemeyi "zehir gibi bir şey" olarak adlandırılmasının, bahsettiğimiz ümit, umut ve beklentiyle hiç alakası yoktur.
Oğlumun ileride "astronot" olmasını istemek, dilemek ve hayal etmek, size göre bir "zehir" ve yanına bile yaklaşılmayacak "kötü duygular" olarak adlandırılmasını, hayallere ihanet olarak algılıyorum. Bazı düşünürlerin umut hakkında yazdıkları konumuz bağlamındaki adlandırımlarla örtüşmüyor. Lütfen nüanslara dikkat edelim.
Peki
Gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller hakkında ne düşünüyorsunuz? (Yani hiç bir umudu olmayan hayaller hakkında)
Sizce boş gereksiz ve saçma mı? Hayaller gerçekleşebilir mi olmalı? Yani umut mu taşımalı?
xenix
algı..
"Oğlumun ileride "astronot" olmasını istemek, dilemek ve hayal etmek, size göre bir "zehir" ve yanına bile yaklaşılmayacak "kötü duygular" olarak adlandırılmasını, hayallere ihanet olarak algılıyorum " demissinizya statik, işte durum budur,algılıyorsunuz ve algıladığınızın gerçek oldugunu da düşünüyorsunuz sanırım..Bir söz vardir çok severim, reality is nothing, perception is everything, bu benim içinde geçerli, bazen algılarımı öyle bir gerçeklik üzerine cekerim ki karşıdakinin ne söyleyip ne ifade ettigine hiç dikkat etmem..ve haklısınız nüanslar çok önemlidir..
ilkokul 4'ten orta sona
ilkokul 4'ten orta sona kadar astronot olma hayalim vardı. Babam bu fikrimi destekledi ilkokuldayken, Türkiye'de böyle bir olanak olmadığını söylemedi; sonra ortaokuldan ben başka birinden öğrendim ve dedim "Baba Türkiye'de böyle bir olanak yokmuş ki.." Babam "Türkiye'de yoksa dünyada da mı yok? " dedi. Daha ilerde konuştuğumuzda babam "Senin astronot olmak istemene çok sevinmiştim, kızımın ufku ne kadar geniş, uzayı hayal edebiliyor diye" demişti.
Bana deseydi ki "Saçmalama astronot olman imkansız.". Bilmiyorum belki şu andaki başarıma bile ulaşamazdım o zaman. Çünkü neden ders çalışsın ki bir çocuk, ilerde daha çok para kazanıyım diye bir derdi yoktur ki; onun yerine oyun oynamayı tercih eder herhalde; ama hayallerine ulaşacağını düşününce çalışabiir, sevebilir dersleri.
Hayal edebiliyorsa çocuklar ne güzel, bırakalım hayal etsinler. Zaten büyümek önyargılarla, kısıtlamalarla belli bir zaman sonra hayal kuramamaya başlamamız diil mi? Bırakalım çocuklar çocuk kalsınlar..
hayal mi? gerçek mi?
"Gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller hakkında ne düşünüyorsunuz? (Yani hiç bir umudu olmayan hayaller hakkında)
Sizce boş gereksiz ve saçma mı? Hayaller gerçekleşebilir mi olmalı? Yani umut mu taşımalı?"
Bu konu, bir karışıklıktır gidiyor. Nüans nüans diyoruz ama bu nüansın ne olduğuna kimse girmiyor.
Oğlunun Paris'e gitme hayallerinin gerçekleşip gerçekleşmediği üzerine sorulan sorunun cevabı şöyle geldi;
""İşte işin püf noktası burda: hayalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin önemli olduğunu düşünenler hayal değil ÜMİT içinde olurlar ki o tamamiyle farklı bi şey bi zehirdir; çünkü ümit insanı geçmiş ya da gelecekte hapseder ve "şimdi"den sonsuzca mahrum eder. Ümit kelimesinin türkçeden ve bütün lisanlardan çıkarılmasını arzu ederim.
sapla saman işte burda karıştırıldı. Hayalleri sınırlayamazsın, bu sitede "Yeni dünya" adı altında hayaller sergilendi, hatta öyle ileri gidildi ve ciddiye alındı ki!! anayasasını bile hazırladılar:) basit bir önerimi bile red ettiler:) öylesine inanmışlar ve öylesine kendilerini kaptırmışlar ki.. okumayanlar tekrar okusun isterim.
Hal böyleyken, Paris seyahatinin hayalleri için; ne önemi var ki? bu bir ümittir ve zehirdir denildiği için, fikir alışverişi bu noktaya geldi.
Galiba idealler ve hedef belirleme için kurulan hayallerle "yeni dünya'daki" hayalleri karıştırıyoruz. İşte nüans bu.
Kurduğunuz hayale bağlı olarak; içinden ümid de çıkar, boş ve safsatada çıkar.Tamamen size bağlı.
Anladım ben durumu
Sizin niyetiniz üzüm yemek değil :)
xenix
Hayal kurmak her normal
Hayal kurmak her normal insanın yaptığı doğal bir şey.Hayal kurmayan insan,yaşayan ölüden farklıdır. Ümit etmek bence kararsızlığı yada acabaları getirir beraberinde. Umud etmek de bana göre bir nevi dilemektir.
Yaşamda çekim yasası olduğuna inananlardanım. Yani zihnimizde düşündüklerimiz ama net düşündüklerimizi yaşarız, kendimize çekeriz.
Olumsuzlukları çok fazla düşünüyorsak olumsuzluk yaşarız. Olumlu şeyleri düşünürsek olumlu olayları kendimize çekeriz.
Hayallerimiz net olursa gerçekleştirebiliriz.Gerçekleştirebiliriz diyorum çünkü o hayale ne kadar sıkı bağlı olduğumuzla alakalıdır.
Odaklanma meselesidir.
Olanaksız gibi gözüken şeyler bile hayal kurup, odaklanıp çabaladığımızda mutlaka erişilecektir. Sonuç hüsarn da olabilir. Buda hayal ettiğimiz olayın olanakları dahilindedir.
Kral Minos, Daidalos'u, oğlu İkaros ile birlikte kendi inşa ettikleri Labyrinthos'a kapatmış. Daidalos ise oğlunu ve kendisini kurtarmayı hayal etmiş ve bir çözüm bulmuş,Kuşların pencerede bıraktıkları tüyleri biriktirmişler ve arıların peteklerindeki balmumu ile ikarusa ve kendisine birer çift kanat yapmışlar.İlk uçmaya çalışan insan olarak anılır.Babası tembihlemiş, güneşten balmumunu eritecek kadar yükselme, çok da alçalma diye. Ama ikarus özgürlüğe kavuşmanın sevinci ile yükseldikçe yükselmiş ve balmumu erimeye başlamış ve tabiki ikarus düşmüş.
O dönemde uçmak olanak dışıydı, ama hayal edildi ve denendi.
Aynı hayale sahip bir insan daha vardı
1630 yılında Türk Hazarfen Ahmet çelebi yaptığı kanatlarla ilk kez uçmayı başaran adam oldu
Sadece hayal etmek yetmez, hayal kurup ümit etmek ancak insanı sonu olmayan ama yinede ayakta tutmaya yarayan bir yolculuğa çıkartır.
Hayal kurmak, ama güçlü hayaller, ardından o hayale kilitlenmek ve uğruna mücadele vermek. Olası yada olasız.
Medeniyetin gelişimi bunda bugüne kadar nasıl payı olduysa bundan sonra da kişilerin sınırları doğrultusunda kuracağı hayaller ile de gelişmeye devam edecektir.
Kötümser yanlız tüneli görür,
iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.
İşte, hayal meyal hatırlıyorum!!
Bu sözü, aşağı yukarı hepimiz kullanmışızdır, hayal meyal hatırlanan nedir? niçin? neden? ve hangi durumlarda kullanırız? hiç düşündünüz mü?
""Hayallerimiz net olursa gerçekleştirebiliriz.Gerçekleştirebiliriz diyorum çünkü o hayale ne kadar sıkı bağlı olduğumuzla alakalıdır.
Odaklanma meselesidir.""
Bir amway bayisi, güzel özetlemiş.
Hayaller ve başarı
Her başarı ilk başta bir hayaldi. En büyük çınar bir dalda, en güzel kuş bir yumurtada saklıdır. Hayaller de gerçeklerin tohumu ve yumurtasıdır.
D.Carnegie
Hayalsiz başarı başarısızlıktır.
statik
Özgürlüğün Resmi
Babası İspanya`nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi.
Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.
Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı...
Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu o da "üzülme kızım yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?" dedi.
Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti.
Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?"
Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi :
-Hşşşşt! O benekler, ağacın içinde saklanan kuşların gözleri...
Hayallerle gerçekler yarışır, hayaller hep önde gider ama her zaman gerçekler kazanır.
2-1.
ben evliyim ama kaynanamla oturuyorum hergece aynı hayali kuruyorum ayrı bir evim 2-1 avim olsun sadece herşeyi siyah beyaz başka hiç bir renk kullanamak istemiyorum koltuk larım halılarım duvarım beyaz perdelerim siyah beyaz yani tuvalet çopüne kadar siyah beyaz olsun valla inşallah benle beraber herkesin ruyası gerçek olur ALLAHbu nolur ne olmaz hayal kurmaya devam.
evet çıkınca!
Bir gün eyaletlere bölünme hayali ile yaşayanlar, bu gün, bu hayallere çok yaklaştıklarının farkına vardılar.
"Başkanlık sistemi" durup dururken ortaya atılmadı.
Hayaller olmadan hiç bir şey başarılamaz.
Hayal Ve Gerçek
Hayallerle gerçekler yarışır, hayaller hep önde gider ama her zaman gerçekler kazanır. ..
Yeni yorum gönder