Teknolojik Cehalet
Tarihler boyunca insanoğlu anlamadığı gerçeklerden daima uzaklaşma eğilimi gösterdi. Araştırmaya gerek görmeden yenilikleri, yeni düşünceleri sorgulamak yerine reddederek, kabul etmeyip şiddetle karşı çıktı. Öyle ki her yeni icat şeytan icadı olarak algılandı ve bilim adamları, ya büyücü olarak ya da dinsiz diye damgalanarak toplumdan soyutlandılar, kimileri ise idam edildi. Sadece bilimadamları mı? Aynı tepkilere filozof ve düşünürler de maruz kaldılar.
İşin garip yanı, bilim adamları, filozoflar ve din adamları daçoğu zaman birbirlerine ters düştüler. Oysaki yargılamadan karşılıklı fikirlere saygı ve sevgi çerçevesinde ortaya atılan her yeni düşünce, birlikte araştırılıp insanlığın hizmetine sunulabilseydi. O devirlerde insanlığın maruz kaldığı en büyük tehlike cehaleti idi. Ne yazıkki, insanlık hala aynı cehaletin pençesinde kıvranmakta...
İnsanlara alıştıklarının dışında yeni düşünceler sunulduğunda tepkilerle karşılaşıyorsunuz. alışkanlıklarımıza sıkı sıkıya bağlanıp kalmak yeni düşünçelere önyargısız yaklaşımımızı engellemekte...
Aslında senelerce bildiğimiz şeylerin bir an’da yanlış ve ne kadar farklı olduğunu görmek, o kadar da kolay kabul edilebilir olmaması doğal bir tepki…
Günümüzde artık teknolojik gelişmeler hayatımızın içinde ve sanırım insanlığın kabullenmesi kolaylaştı. Üstelik bilim, destekleniyor. Gelişmiş ülkelerde araştırmalar için fonlar ayrılıyor, her gün hayatımızı kolaylaştıran yeni makineler… Teknolojik gelişmelerin hızına yetişemiyoruz ve tüm bu gelişmeler hayatımıza girerken insanlık başka bir tehlike ile karşı karşıya kalıyor.’ KÜRESEL ISINMA’ dünya alarm veriyor. Bütün doğal kaynakları hiç düşünmeden, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi tükettik. Bencilliğimiz diğer yaşam formlarına saygısızlığımız, teknolojik çılgınlığımız, üzerinde oturduğumuz dalı kesmemize sebep oluyor.
İnsanlık denge faktörünü nedense hep göz ardı ediyor. Tabiatla uyum içerisinde olmak yerine onu yok ettiğimizi algılayamıyoruz.
İşte şimdi karşı karşıya olduğumuz tehlike teknolojik cehaletimiz... Tabiatı hiçe sayarak bencilliğimizin bizi sürüklediği felaketi görememek ve farkında olamamak...
Maalesef, tabiatla barışık yaşamayı seçmediğimiz sürece onunla mücadele etmekte teknolojimiz yetersiz kalmaya devam edecektir.
- medisis ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 933 defa okundu

Sibel Atasoy

Tabiat ne demek?
""İnsanlık denge faktörünü nedense hep göz ardı ediyor. Tabiatla uyum içerisinde olmak yerine onu yok ettiğimizi algılayamıyoruz. ""
Algılanmadığına katılmıyorum, herşeyi bilerek yapıyoruz bilinçli.. Burda Algılanmayan şey; doğanın , tabiatın ta kendisidir.
merhaba
Aslında özümüz algılıyor tabikii, bence algılamayan özünü unutan insan. Benimde belirtmek istediğim teknolojik cehaletimizin bizi getirdiği nokta, sizinde dediğiniz gibi tabiatı algılayamadığımız...:))
Yeni yorum gönder