Öldürülmüş bir dostla hasbıhal 2 kader

yunus kullanıcısının resmi

Sevgili ötesi kardeşim , dostum
sarışınlığını unutmamak için sarıyı ne çok kullanmışım resimlerimde , yeni farkettim. Senin gepegençliğine aykırı dinginliğini ve bizden ne kadar çok yaşlı olduğunu gizlemek içinmiş o sarışınlık ve bize puslu gelen bakışların.Şimdi sadece ellerimle düzelterek göğü, öteleyip bir bulutu ve boşluğa bir yer açıp (araklayarak tüm kullanılmamış bakışları düşünülmemiş günleri ,zamanı koşanlardan geri kalan beyaz tavşanı ve saatini ,kullanarak yaptım bunu...) gözlerini anımsayabiliyorum bir de gülümsemeni. Kim gördü bir dağın gülümsediğini bilmiyorum. Ben mi? Belki sen gördün dünyaya ait bir şeydi ve bize bıraktın ,biraz yakın durmuştum , karıştırdım belki. Zaten hep karışmıyormuyuz,kime bakarsan bak ,kimi öldürüsen öldür o hep sen. Vuran , vurulan hep aynı. Hepaynıhepaynı pehanyaaynahep.

Hani O adanın bir kopyası olan Gökçe adada (Poseidon 'un mekanı bilirsin) ; upuzun deniz yolculuklarında ,biriken kadın hasreti ve ansızın deniz kızları onlar hep aynı değil dedim.
Biliyorum karıştırmamam lazım ,bilinçli ,akıllı olmam lazım. Gerçek bu, demeliyim.Gerçek bu. Akşamüstünde çıkmamalıyım akşamın üzerine ve sabaha karşı sanki biri dürtercesine uyandırdığında beni ,karanlıkla aydınlık bir iplikle ayrılırken birbirinden, gülyabaniler birer birer ,duvara kağıda taşa dönüşürken ve gizlenirken ağaç dallarına , kedilerin , köpeklerin ve özellikle kuşların ilk uykularına karışırken (kedilerin ilk uykusu yoktur biliyorum onlar arasıra uyanır keyfe keder) gerçek mi dememeliyim , biliyorum .Gerçeği herkesten öğrenmeliyim kendime karşın ,biliyorum. Elbette bu gerçeği(!) senden öğrenmedim. Ölümün ismiyle gün başlatanlardan öğrendim. Kader yazıcılarından ,ak bir yazgıya düşen kanın genişleyen kokusunu sürünen bir kadından öğrendim.Sonra çok sık rastladım onlara , senin terkettiğin her yere dolarak ve itilmesine olanak olmayan bir yoğunluk olarak. Onlara öyle çok rastladım ki , senin gitmenle ilgisi var gibi geldi bana , bir kaç çiçek çeşidinin ortadan kalktığını görünce (kimse farkında değildi bunun) anladım ama çok geçti.
Artık bir kaç bin kez işlenmişti defterlere ,aynaları kırın kırın ki görmeyin güzelliğinmizi. Görmeyin ...Evet öyle dedik biliyorum ordaydık ve çoktuk. "Rabbimiz görüşümüzü daralt" Sadece dışa bakalım ,sadece karşımıza , biz her yere bakarsak yoruluruz . Böyle dedik binlerce yıl ve hatta daha fazlası üç kez.Yanyanaydık belki, belki biraz ileride durmuştun , karmakarışıktık ipliklerle bağlanmıştık. Sularla hareket ediyorduk. Bunu bir sabaha karşı gösterdin sen.Ve tam bir öğle vaktinde göğün mavi çığlığını üzerimde hissettiğimde , tamda köpek yıkamalardan dönerken ben ansızın yıkıldım ya yüzü koyun...İşte su günleri akmayan...
Sonra uyandım.Anladım ne demek miş 'mendilimde kan sesleri'bir mendil niye kanar , bunca insan dururken ve anlaşıldı senin gülüşünle ,gökdelenlerde yaratılan kader ,dağlarca yıkılır.
Ahit değişir , dağlar yürüyebilir , bazılarımız dünyayı tutmaya hazırlanır, bir bilge dilenci ufku işaret edebilir demiştin ya , ve ben usulca gülmüştüm ve sen heyecanla , coşkuyla anlatmıştım ya dilencinin bilgeliğini ,bilgeliğin dilenciliğini öyle güzel ve yerli yerinde , inanmamıştım ben inanmış görünmüştüm seni kandırmıştım kendimce ve anladım elbet . Kanan ben kandıran ben, oysa kanan kana içmek vardı kaynak yanındayken.
Ve kaynak yanındayken içmemekle başlar kader , unutursun ahdini ve vefasız ve böğür böğür
böbürlenerek ve dahi herbir şeyi bilerek açıklayarak dersin ki en güzel günde en güzel sevgiline işte 346 numaralı yıldız ...Ve hiç düşünmezsin biriktirdiğin sermayenle kırık kalpleri onarma dükkanları açmayı , şiir satan amcaları hiç düşünmezsin ,kirlenmiş sabunları evlerden toplayıp geceleri , temizleyip yerine koymayı hiç düşünmezsin , çocuklar uyanmadan. Senle düşünürdüm bunları ben , öyle sanırdım ...oysa bunları düşünen sen mişin avunan ben...Şimdi anlaşılmamaktan öldürülmüş bütün dostlar ve kurban edilen bakire kızların (ah ki sevgilerin çıt dediği yer çığlığın sessiz yeridir yaşamın durduğu ve ardından ayçekirdeği oyalanmaları) ,kader düğümü bir hayale gömülü. Kaderi elinden alınan ve usulca katılaşarak yolumuzu belirleyen benlerin ve bizlerin ,senlerin ve sizlerin ,o'ların ve onların uyku tohumuna öyle bir hayal sokmalı ki usulca ...

Öyle bir hayal ki , dost kardeşim gelen senin gibi ,olmalı giden zaten burada ben.
Ve bütün kadınları dünyanın;

Senin oyun: None

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş