Bilimin Kaynakları - 2

sonsuz kullanıcısının resmi

Bilim tarihini veya teorisini, büyü ile karşı karşıya gelemeden tartışmak mümkün değildir. Büyü, yalnızca belirli kişiler tarafından anlaşılabilen gizli bilgiler ile ruhlara olan inançların karışımından meydana gelmiş olan dünyaya bir cins bakış tarzıydı. Modern bilimin yanılmaz olduğunu ve mucizeler yarattığını düşünenler için büyüden bahsetmek garip, hatta kabul edilemez görünür. Bununla birlikte, doğa karşısındaki bu yaklaşımlar ilk bakışta tamamen farklı görünseler de, aslında bunların birçok ortak noktası vardır. Büyüyü esas alan bakış açısı, doğal âlem ile onun insanla olan ilişkisinin bir sentezini ifade etmenin meşru yoluydu. İlkel bir toplumda, bir büyücü, şaman veya büyücü hekim, yağmur yağdırmak için ayin yaparken, doğanın bir yönü ile diğer arasındaki ilişkiye -yağmur yağması ile ekinin büyümesi- inandığını ve insanın yaşayabilmesinin doğanın davranışına bağlı olduğunu anladığını göstermektedir. Büyücü, inan ile onu çevreleyen dünya arasında bir ilişki bulunduğunu kavramıştı; doğru yöntem uygulandığında, inan doğa güçlerine hakim olabilir ve onları kendi menfaati doğrultusunda kullanabilirdi.

En eski toplumlarda görülen ve bazı ilkel kültürlerde hâlâ yaşamaya devam eden büyünün temelindeki inançlar nelerdi? Büyü, genel olarak animistik bir doğa görüşüydü. Dünya, ruhlar ve onların gizli kuvvetleriyle doluydu ve bunlar tarafından idare edilmekteydi. Bu kuvvetler, hayvanlarda veya ağaçlarda, denizde veya rüzgârda gizlenmiş olabilirdi. Büyücünün görevi, bu kuvvetleri kendi amacına uygun olarak yönlendirmek ve ruhların işbirliğini sağlamaktı. Dua eder, büyü yapar, iksir hazırlardı; zira dünyayı etkileşimler ve cazibeler dünyası olarak görmekteydi. Bu görüş, etkileşim büyüsüne veya taklitçi büyüye götürebilirdi. Bu cins büyüde insanlar, bir hayvanın bazı özelliklerine sahip olmak için o hayvanın etini yiyebilir veya onlar gibi giyinebilirdi; avın başarılı geçmesi için onların yakalanmasını, ölümlerini taklit edebilirdi. Hayvan resimleri çizmek ve boyamak ve hayvan şekilleri yapmak, hayvanların güçlerini gövdelerinden çekip çıkaracak, onların zayıflamasını sağlayacak ve yakalanmasını kolaylaştıracaktı. Büyü âleminde, bağımsız nesnelerden çok ilişkiler önemliydi. Bu âlemin temelinde, insanın hayat ile çevresindeki şartlar arasında kurduğu karşılıklı ilişki vardı. İnsanı çevreleyen dünyada ise bütün kuvvetler kişileştirilmişti ve her şeyin belirli bir etkisi vardır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş