<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sonsuz.Us Günlük</title>
	<atom:link href="http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sonsuz.us/gunluk</link>
	<description>Sonsuz.Us kullanıcıları günlükleri.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Feb 2012 07:07:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Dmt</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1233</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1233#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2012 07:07:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Birdy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[dmt]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1233</guid>
		<description><![CDATA[Geçen gece gördüğüm rüyayı düşünüyorum hala&#8230; Ortaokulda aynı sırayı paylaştığım eski arkadaşım bundan 5 yıl önce kansere yakalanıp ölmüştü.  Sigara kullanmayan spor yapan bir kişi olarak akciğer kanseri oldu ve 3 ay içerisinde de öldü. Bugünlerde de yine &#8220;ölüm&#8221; e odaklandığım için aklıma geldi ve gece rüyamda gördüm onu, konuştuk bir süre.. Dmt&#8217;yi de son dönemde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen gece gördüğüm rüyayı düşünüyorum hala&#8230;</p>
<p>Ortaokulda aynı sırayı paylaştığım eski arkadaşım bundan 5 yıl önce kansere yakalanıp ölmüştü.  Sigara kullanmayan spor yapan bir kişi olarak akciğer kanseri oldu ve 3 ay içerisinde de öldü. Bugünlerde de yine &#8220;ölüm&#8221; e odaklandığım için aklıma geldi ve gece rüyamda gördüm onu, konuştuk bir süre..</p>
<p>Dmt&#8217;yi de son dönemde tekrar araştırmaya başladım. Yine bugünlerde konuyla ilgili olarak  psikotropik bitkilerle olan  geçmiş deneyimlerimi de tekrar anımsadım ve konuyla ilgili pek çok disiplinden uzmanın duygu ve düşüncelerini paylaştığı bir belgesel izledim&#8230;</p>
<p>Geçmişte hemen hemen her kültürde mistizmle ilgilenmiş insanların algılarını genişletmek ve enerjilerini artırıp yoğunlaştırmak için kullandığı yöntemlerin beyindeki epifiz bezinin dmt üretiini arttırdığı görülmektedir. Bugün amazon yağmur ormanlarında bazı kabilelerin dinsel ayinlerde içtiği ayahuasca&#8217;nın tamamen dıştan dmt alımını sağladığı bilinmektedir ve bu ayinlerdeki dmt deneyimleri olağanüstüdür asıl ilginç olanı da ayine katılan hemen herkesin aynı deneyimi birlikte yaşamalarıdır.</p>
<p>Ama önemli olan normal keskin bilinç halini kontrollü olarak farklı duruma yönlendireilmektir, tabii ki psikotropik bitkilerin hızlandırıcı etkisi olmadan bu zordur ama asıl makbul olanı tarafımca budur.</p>
<p>Kendimi önemsemekten vazgeçmeye çalıştıkça kendimi daha fazla önemsiyorum, çok garip ama hep böyle oluyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1233&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1233</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mazi</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1228</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1228#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 14:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lana_del</dc:creator>
				<category><![CDATA[lana_del]]></category>
		<category><![CDATA[mazi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1228</guid>
		<description><![CDATA[Neden &#8220;mazi&#8221; benim için sadece bir &#8220;mazi&#8221; değil? Üstelik benim mazim bile değil, onun mazisi. &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Neden &#8220;mazi&#8221; benim için sadece bir &#8220;mazi&#8221; değil? Üstelik benim mazim bile değil, onun mazisi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1228&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1228</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anlamak, anlatmak!</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1210</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1210#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 12:55:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lana_del</dc:creator>
				<category><![CDATA[lana_del]]></category>
		<category><![CDATA[anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[anlatmak]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1210</guid>
		<description><![CDATA[Bence iki insanın birbirini anlaması zor, hatta imkansız. Gülünç bir çaba. Buna rağmen durmaksızın kendimi anlatıyorum. Bunu yaptım, şunu ettim, bu yüzden böyle oldu, şöyle olmasını isterdim vesaire. Her seferinde karşımdaki insanın beni yanlış anlayan yargısıyla karşılaşıyorum. Buna fena halde bozuluyorum. Kendime kızar haldeyim! (Please open the article to see the flash file or player.)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bence iki insanın birbirini anlaması zor, hatta imkansız. Gülünç bir çaba. Buna rağmen durmaksızın kendimi anlatıyorum. Bunu yaptım, şunu ettim, bu yüzden böyle oldu, şöyle olmasını isterdim vesaire. Her seferinde karşımdaki insanın beni yanlış anlayan yargısıyla karşılaşıyorum. Buna fena halde bozuluyorum. Kendime kızar haldeyim!</p>
<p><object type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/XGSK7zzbGgI" width="425" height="355" class="embedflash"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/XGSK7zzbGgI" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><small>(Please open the article to see the flash file or player.)</small></object></p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1210&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1210</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şifacı bir bilge arıyorum</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1206</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1206#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 12:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lana_del</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[bilge]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1206</guid>
		<description><![CDATA[Ve işte yine geldi kar. Penceremden dışarıyı izledim biraz. Dışarı çıkacak, doğada turlayacaktım. Ama vazgeçtim, sanırım. Yani hala gidebilirim. Ne yapıp yapamayacağım konusunda hiçbir fikrim yok. Kendimi bile tanımadığımı anlıyorum. Bu konuda kafam karışık. Kendimi görmezden gelen ben miyim acaba? Midem bulanıyor. Sanırım aldığım ilacın yan etkisi. Bir fincan dolusu kahve içtim. İnternette bir dolu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ve işte yine geldi kar. Penceremden dışarıyı izledim biraz. Dışarı çıkacak, doğada turlayacaktım. Ama vazgeçtim, sanırım. Yani hala gidebilirim. Ne yapıp yapamayacağım konusunda hiçbir fikrim yok. Kendimi bile tanımadığımı anlıyorum. Bu konuda kafam karışık. Kendimi görmezden gelen ben miyim acaba?</p>
<p>Midem bulanıyor. Sanırım aldığım ilacın yan etkisi. Bir fincan dolusu kahve içtim. İnternette bir dolu yazı okuyorum. Günler su gibi geçiyor. Her şey bir garip diye düşünüyorum. Kendimi hastalıklı hissediyorum. Özellikle kendimi ifade etme sıkıntısı içindeyim. Cümlelerim bile böyle atlamalı, sıçramalı. Duygu durumum gibi. Bir mutlu, bir mutsuz. Bunun sebebinin vücudumdaki bazı maddelerin eksikliğine bağlıyorum.Keşke filmlerde olduğu gibi bir gün karşıma bir bilge çıksa ve bana şifayı öğretse. Hani şu bildik otlarla, ellerle falan yapılan şifaları öğretse. Öğretiyormuş gibi de olmasın o yapsın, bana yaptırsın, birlikte yapalım.</p>
<p>Ben şifanın doğada bulunduğuna inanıyorum. Yeter ki onlar üzerinde çalışabilelim.</p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1206&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1206</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kar güzeldi ama&#8230;</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1201</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1201#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 12:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lana_del</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[düşmek]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1201</guid>
		<description><![CDATA[Nicedir kar yağsın istiyordum. Geldi, etrafı beyaz güzellik kapladı. İçim dopdolu bir sessizliğe büründü. Sade, derin, sessiz. O tatlı lapaların içinden süzülmek romantikti. Soğuk ellerin, eldivenlerde büzüşmesi burnun kızarması ve akıp durmasına rağmen hoştu. Yerde herkesin ayak izini incelemek bu nasıl birinin diye düşünmek de güzel bir oyundu. Ancak bu oyunda bir süre sonra sıkıcılaştı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nicedir kar yağsın istiyordum. Geldi, etrafı beyaz güzellik kapladı. İçim dopdolu bir sessizliğe büründü. Sade, derin, sessiz. O tatlı lapaların içinden süzülmek romantikti. Soğuk ellerin, eldivenlerde büzüşmesi burnun kızarması ve akıp durmasına rağmen hoştu.</p>
<p>Yerde herkesin ayak izini incelemek bu nasıl birinin diye düşünmek de güzel bir oyundu. Ancak bu oyunda bir süre sonra sıkıcılaştı. Çamur, buz, buz üstünde kayma, düşmeme gayreti derken yola çıkmak işkence oldu. Hadi artık git dedim, git!</p>
<p>Bir kez daha anladım ki ne kadar güzel olursa olsun şeylerin bir son kullanma tarihi olmalıdır. Süresi bittiğinde gitmeli, atılmalıdır.</p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1201&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1201</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>don juan Matus-YEM</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1200</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1200#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 14:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metix127</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1200</guid>
		<description><![CDATA[son derece gizemli varlık (don juan matus), BİR CİNDİR. CİNLER (KİMİSİNİN DEDEĞİ GİBİ UZAYLILAR) İNSANLAR TARAFINDAN ALGILANAMAYAN AMA İNSALARI YÖNLNDİREBİLEN VE İNSANLARA KİTAPLAR YAZDIRTABİLEN VARLIKLARDIR. CARLOS CASTANEDA&#8217;NIN YAZMIŞ OLDUĞU KİTAPLAR KENDİ FİKİRLERİ DEĞİL CİNLERİN İNSAN AVLAMAK İÇİN YAZDIRTTIKLARI KİTAPLARDIR. DOĞAL YAŞAMDA FARKLI TÜRLERİN BİRBİRLERİNE YARDIM ETMESİ DİYE BİR İLİŞKİ TÜRÜ YOKTUR. YA AVCISINIZDIR YADA YEM. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> son derece gizemli varlık (don juan matus),  BİR CİNDİR. CİNLER (KİMİSİNİN DEDEĞİ GİBİ UZAYLILAR) İNSANLAR TARAFINDAN ALGILANAMAYAN AMA İNSALARI YÖNLNDİREBİLEN VE İNSANLARA KİTAPLAR YAZDIRTABİLEN VARLIKLARDIR. CARLOS CASTANEDA&#8217;NIN YAZMIŞ OLDUĞU KİTAPLAR KENDİ FİKİRLERİ DEĞİL CİNLERİN İNSAN AVLAMAK İÇİN YAZDIRTTIKLARI KİTAPLARDIR.<br />
DOĞAL YAŞAMDA FARKLI TÜRLERİN BİRBİRLERİNE YARDIM ETMESİ DİYE BİR İLİŞKİ TÜRÜ YOKTUR.<br />
YA AVCISINIZDIR YADA YEM.<br />
HER TÜR ANCAK KENDİ TÜRÜNDEN VARLIKLARLA BİR ARADA YAŞAR VE ANCAK BİRBİRLERİYLE YARDIMLAŞIR.<br />
O YÜZDEN FARKLI BİR TÜR OLAN CİNLERİN (SON KERTE GİZEMLİ VARLIKLARIN) İNSANLARA YARDIM ETMESİ VEYA BİLİNCİNİ YÜKSELTMESİ DİYE BİRŞEY SÖZKONUSU DEĞİLDİR.<br />
YEM OLMAYIN.</p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1200&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1200</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük Mutluluklar</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1197</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1197#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 13:39:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bana_ozel</dc:creator>
				<category><![CDATA[bana_ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1197</guid>
		<description><![CDATA[Kaybolmak, Yağmur sonrası serinliği, nemli toprak ve ağaç kokusu, serçelerin cıvıltısı, Güneşli bir günde çimenlere uzanıp pamuksu bulutlarda şekiller bulmak, Dizime kadar karın içine batarak herhangi bir yere yetişme telaşı olmadan yürümek, Yeni serilmiş temiz çarşaf serinliği, Dalga sesiyle uyanmak, Şarap sarhoşluğuyla gece serinliğini hissederek yürümek, Çok iyi kurgulanmış bir roman okumak – film izlemek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaybolmak,<br />
Yağmur sonrası serinliği, nemli toprak ve ağaç kokusu, serçelerin cıvıltısı,<br />
Güneşli bir günde çimenlere uzanıp pamuksu bulutlarda şekiller bulmak,<br />
Dizime kadar karın içine batarak herhangi bir yere yetişme telaşı olmadan yürümek,<br />
Yeni serilmiş temiz çarşaf serinliği,<br />
Dalga sesiyle uyanmak,<br />
Şarap sarhoşluğuyla gece serinliğini hissederek yürümek,<br />
Çok iyi kurgulanmış bir roman okumak – film izlemek,<br />
Kucağımdaki yavru kedinin hafifliği – tüylerinin yumuşaklığı, sertleşmemiş patilerinin verdiği his,<br />
Tek başınalık,<br />
Fırından yeni çıkmış kek ve taze kahve kokusu,<br />
Yıldız dolu bir gökyüzünü izlemek,<br />
Sevdiğim insanların kalp atış sesleri, gözlerindeki ışıltı,<br />
Deniz kokusu<br />
Gerçekleşme olasılığı az hayallerin detaylarını hakkında konuşmak,<br />
Tipide ya da dinmeyecekmiş gibi yağan yağmur sırasında evde kahve içmek,<br />
Turist olmak,<br />
Demli çay – simit – beyaz peynir<br />
Ve tabii ki çok sesli müzik;<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=GD3VsesSBsw&amp;feature=related">Carmina Burana ~ O Fortuna | Carl Orff ~ André Rieu </a></p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1197&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1197</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk biter&#8230;</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1190</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1190#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 17:10:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bana_ozel</dc:creator>
				<category><![CDATA[bana_ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1190</guid>
		<description><![CDATA[Sesini telefonda duyduğumda uzun zamandır kendini hatırlatmayan midemdeki küçük top zıplamaya başladı. Bunun ne anlama geldiğini biliyorum tabii ama bu kadar basit olmasına bozuldum. Görmemezlikten gelmek daha uygun olacak. Telefonda cumartesi iş yerinde buluşmak için sözleştik. Cumartesi… çok da hoşuma gitmedi aslında, ofiste sadece ikimizin olduğu bir  gün onunla karşılaşma fikri midemdeki topun çok hoşuna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sesini telefonda duyduğumda uzun zamandır kendini hatırlatmayan midemdeki küçük top zıplamaya başladı. Bunun ne anlama geldiğini biliyorum tabii ama bu kadar basit olmasına bozuldum. Görmemezlikten gelmek daha uygun olacak. Telefonda cumartesi iş yerinde buluşmak için sözleştik. Cumartesi… çok da hoşuma gitmedi aslında, ofiste sadece ikimizin olduğu bir  gün onunla karşılaşma fikri midemdeki topun çok hoşuna gitse de beni rahatsız etti. Saçmalamayı kes dedim kendi kendime, bu sadece iş!</p>
<p>Sabah ondan önce ofise gittim. Kendime kahve yaparken, çayı mı kahveyi mi tercih edeceğini düşündüm. İkinci seçenek için çay demlemeye yönelmişken, ev sahibesi gibi davrandığımı fark ettim. Kek &#8211; börek de yapıp getirseydin bari diye dalga geçtim kendimle, çaydan vazgeçtim.  Kapıyı açtığımda bir sesin beni bu kadar heyecanlandırması ne kadar da saçmaydı dedirtecek kadar sıradan biri vardı karşımda. Ta ki tokalaşmak için elini uzatana kadar. Bir çok insana göre daha sıcaktır vücudum, genelde tokalaştığım yada dokunduğum insanların benden daha soğuk olmasına alışığım. Benim elimden çok daha sıcak, yumuşacık bir el kavradı sağ elimi. Isıyı hissettiğim noktada tekrar top harekete geçti. Ah hayır, ikinci bir şey olmamalıydı. Şaşkınlıkla gülümseyip gözlerine baktım. Bir insanın gözleri nasıl bu kadar koyu –nerdeyse siyah ama koyu kahve &#8211; olabilir? İçimde zıplayıp duran küçük topu biraz dizginleyebilmek için hemen çektim elimi, cebime soktum. Kontrolümden çıkıp elini tutmaya devam edebilir elim.</p>
<p>Çalışacağımız odaya gittik, o bilgisayarını yerleştirirken ne içmek istediğini sordum. Tabii ki çay! İçimden çok hızlı bir “keşke” geçti. Kahve yada sallama çay (kim sallama çay içer ki?) Kahve için mutfakta oyalanıp duruyorum, altı üstü fincana dolduracağım. Şu top biraz sakinleşse çok daha iyi olacak. Çok da seçme şansım yoktu, çalışırken ya içimden geçenleri anlamasın diye buz gibi oturup kalacaktım, yada mütemadiyen zırvalayacaktım. Onunla konuşmanın bu kadar kolay olmasına çok şaşırdım. Açıklama yapmam gereken durumlarda çok kısa ifadelerle olayı kavramasına, ironilerimi yakalamasına bayıldım. Konu nasıl bu kadar dağıldı hiçbir fikrim yok, bir ara İstanbul da en sevdiğimiz mekanlar hakkında konuşuyor ve oldukça eğleniyorduk.  Ben zırvalarken karşılık vermemenin ayıp olacağını mı düşündü acaba? Belki işin tek düzeliğinden o da benim kadar sıkılıyordur. Akşam üstü ayrılırken nerede oturduğumu sordu, kahretsin bana yakın bir yerde oturuyormuş, istersem beni bırakabilirmiş! İster miyim? Yaklaşık 1 saat daha iş dışında onunla birlikte olma fikri! Kesinlikle isterim… Ah, hayır istememeliyim. Çok eğleniyorum ama bunu sürdürmek saçma, içimdeki top için daha fazla malzeme bulmamalıyım. Ellerinin hala benimkilerden sıcak olması çok ilginç, boynu da aynı ölçü de sıcak mı acaba? Acilen durdurulmam lazım, yasalara uygun davranıp davranmadığımı incelemeye gelmiş bir adamın vücut ısısını merak etmek hiç normal değil.</p>
<p>Bir sonraki görüşme hafta içi olacak. Ben işten onunla konuşmak için fırsat bile bulamayacağım, ne kadar güzel! Ama öyle olmadı, o gün yapılacak can sıkıcı işe karşı onun varlığını bahane ettim, bahaneye uygun olsun diye çalışırken de ona eşlik ettim, o da işi uzattı. Öğle yemeğinde ofisten biri ne zamandır tanıştığımızı sordu, bizi eski arkadaşlar sanmış! (bu patavatsıza bir yumruk atmayı unutmamalıyım, belki de insanlarla bu kadar hızlı samimi olmamayı öğrenmeliyim) Bu soruyla modumuz değişti, başkalarıyla konuşmaya başladık. Konuşurken “eşim” diye başlayan bir cümle kurdu. Ne söylediğini anımsamıyorum, “eşim” den sonrasını kaçırdım. İçimdeki top ağırlaştı ve zıplamayı kesti. Yaşı yüzünden böyle bir şeyi tahmin ediyordum zaten, ama varsaymakla bilmek aynı şey değil. Bu bilgi yemek sırasında beni rahatsız etse de, öğleden sonra birlikte çalışırken unuttum. Ofiste nadiren keyifli vakit geçirebiliyorum, toparlanıp giderken günün bittiğine üzüldüm. </p>
<p>Sonra ki süreçte, telefon mail, iş nedeniyle görüşmeler. Peki nasıl konuşmayı vizyondaki filme yada İzmit teki ormanların bu günlerde çok güzel göründüğüne getirebiliyoruz? Denetim için İzmit’e gidiyormuş, vakit bulursa hakkında konuştuğumuz köylere çıkacakmış, kıskandırmak için beni aramış! Kıskandım, hava bu kadar soğuk olmasaydı ben de kamp için gelebilirdim dedi. O da kamp yapmak istiyormuş… Bu kadar samimi olduğum herkese söyleyebileceğim bir şeydi “birlikte gidelim” ama ona söylememem gerekirdi. Dilimi ısırmalıyım. Böyle salakça bir şeyi nasıl söyleyebildim.  O böyle bir şeyin imkansızlığını düşünmüyor olmalı ki, ateş yakmak, vahşi hayvanlar falan hakkında eğlenceli bir geyik yaptık. Umarım o da benim gibi laf olsun diye konuşuyordur… umarım sadece eğlenceli bir sohbettir.</p>
<p>Sanki evli olması yeterli değilmiş gibi bir de 10 yaşında bir kızı var. 10 yaşında, yani on yıldır biri ona baba diyor, ona herkesten ve her şeyden daha fazla güveniyor. Onun böyle şeyler yapmaması lazım diye düşündüğüm an nasıl şeyler diye soruyor içimden biri. Baba ve koca olduğu için başkalarıyla arkadaş olmamalı mı? Kimi kandırıyorum bu sadece arkadaşlık mı? Henüz öyle!</p>
<p>Onu bilmeye gerek yok, ben kendimi biliyorum, o küçük topu hissettiğim an değişiyorum. Dünyanın merkezine o topu hareket ettiren kimse, o geçiyor. Bütün dikkatim ve enerjim onun üzerinde toplanıyor, sınırsızlaşıyorum. Uzak olduğu her an eksik ve yarım hissediyorum. Ancak birlikteyken kusursuzlaşıyor dünya. Ama bir süre sonra – hem de oldukça kısa bir süre sonra- geçiyor bu. İki kişi çok kalabalık görünüyor, yalınlığı &#8211; bağsızlığı özlüyorum. Kendime dönmeye, kişisel alanımın sınırlarına ihtiyaç duymaya başladıkça yıpranıyoruz. Neden değiştin sorusuna bu noktada  nasıl tatmin edici cevap verilebilir hala öğrenemedim. Ama cevap veremediğim soruları duydukça ve bunları anlatamadıkça uzaklaşıyorum. Biz halinden ben ve sen’e dönüyorum. Gittikçe yabancılaşıyorum ve bu yabancıyla ne işim var benim diye sorgulamaya başlıyorum. Başka yollara gidiyoruz.</p>
<p>Aslında çok iyi biliyorum ki, sevdiğim şey o küçük topun hem rahatsız edici hem de mütemadiyen gülümsememe yol açan hareketi. Kişisel dengemi ne kadar çok sevsem de onun bir şekilde alt üst olmasının verdiği haz.</p>
<p>Bunu bile bile bir başkasının dengesini bozabilir miyim diye soruyorum kendime. Niye bütün sorumluluğu ben üstleniyorum ki, hani her koyun…. çok sığ, kendimi bir yalana inandıracaksam, kusursuz bir yalan olmalı.</p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1190&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1190</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>inceydi&#8230;</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1156</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1156#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Oct 2011 20:56:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gamaro</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1156</guid>
		<description><![CDATA[       Uyumadan önce, Calimera konuşmalıydı seninle.. Ah Pinky ah.. Bakma öyle..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sonsuz.us/gunluk/wp-content/uploads/Bild0562.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1159" src="http://www.sonsuz.us/gunluk/wp-content/uploads/Bild0562-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>   <a href="http://www.sonsuz.us/gunluk/wp-content/uploads/2901201110081.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1160" src="http://www.sonsuz.us/gunluk/wp-content/uploads/2901201110081-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>   <a href="http://www.sonsuz.us/gunluk/wp-content/uploads/2901201110111.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1185" src="http://www.sonsuz.us/gunluk/wp-content/uploads/2901201110111-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p>Uyumadan önce, Calimera konuşmalıydı seninle..</p>
<p>Ah Pinky ah..</p>
<p>Bakma öyle..</p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1156&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1156</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimdin?</title>
		<link>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1149</link>
		<comments>http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1149#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Sep 2011 18:44:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>felicidad</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuz.us/gunluk/?p=1149</guid>
		<description><![CDATA[Kim olduğunu bilmiyordum.Halada bilmiyorum.Ama saçların.. Bal rengiydi. Gözlerinde güzel bir ela.Öyle isterdim ki benimle konuşmanı. Hah.. Bunu okuyanlar,nerede gördüğümü bile bilmiyor seni. Doğru.. Anlatmayı unuttum. Gözlerin her aklıma geldiğinde böyle oluyorum.Ben,ailemle tatile gitmiştim. Orada gördüm seni. Sen ne bir müşteriydin,ne bir yolcu,ne bir gezgin. Garsondun. Aslında en başta anlatması güç ve komikti. Boğazıma o kocaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left">Kim olduğunu bilmiyordum.Halada bilmiyorum.Ama saçların.. Bal rengiydi. Gözlerinde güzel bir ela.Öyle isterdim ki benimle konuşmanı. Hah.. Bunu okuyanlar,nerede gördüğümü bile bilmiyor seni. Doğru.. Anlatmayı unuttum. Gözlerin her aklıma geldiğinde böyle oluyorum.Ben,ailemle tatile gitmiştim. Orada gördüm seni. Sen ne bir müşteriydin,ne bir yolcu,ne bir gezgin. Garsondun. Aslında en başta anlatması güç ve komikti. Boğazıma o kocaman yumruk oturduğunda ve gözlerime sanki babamın tokatını yemişçesine doluşan göz yaşlarım konuşmamı zorlaştırıyordu..Anlattığım ilkokul arkadaşım ve annem sadece. Çünkü gülerler diye korkuyorum. Neyse. Dalıp gittim yine senden bahsedince.Garsondun. Gözleri güzel bir ela,saçların bal rengi. Tenin yanmış güneşten,ama uzun süreli.Hep kahvaltılarda,öğle yemeklerinde ve akşamları gördüm seni. Onun dışında pek yalnız bırakmadın beni. Otelle plaj çok uzak değildi. Sandalyeleri toplarken güneşleniyormuş gibi yapıp çok kez izledim seni.. Boş zamanlarımda gözlerimde büyüttüm,değiştirdim hayalini. Aklımdan çıktığını söyleyemem. Seni gördüğüm ilk anda,gözlerin gözlerime değdi. İlk görüşüm gözlerindi.. Gözlerinde kendimi görene kadar baktım onlara. İşin ellerinde,duraksadın. Bende öyle. Oysaki üzerimde unuttuğum valizimin hüznü ve sahip olduğum tek kıyafet,şort ve kısa kollu bluz, vardı. Tüm sızılarım dinmişti. Denizin tuzu, kekik kokusu dolmuştu o an burnuma. Assos&#8217;un güzelliği gözlerinde yeniden beni bulmuştu. Bu bir kaç saniyede sana kitap yazacak kadar aşık oldum. Bunun adının aşk olduğunu kabul etmek haftalarımı aldı.. Sen,her gün bana baktın. Yüzünde hiç bir ifade göremedim. Ses tonunuda bilmiyordum. Ancak,bir gün çatal ve bıcağımı boş masaya sen dizdin. Yanlış koyup çok küçük bir kahkaha atıp çatalı yerli yerine koydun. O sırada yanaklarımın pembe olduğunu bilmek için aynaya gerek yoktu. O küçük kahkhayı öyle iyi hatırlıyorum ki.Akşam üzeri ses tonunu duymaya karar verdim!. Sana doğru yaklaştım,dizlerim titriyordu,avuçlarım terledi &#8220;Kendine gel!&#8221; dedim kendi kendime ben böyle değildim.Sana sadece &#8220;Ba..Bar..Bardak ka..kalmamış ..&#8221; diyebildim! Sen gülümseyip bana &#8220;Hemen getireyim&#8221; dedin. Bu cümlede özel bir şey yoktu bu senin işindi. Ama bana bu kadar özel gelmesinin nedeni sesinin yer yüzünde duyduğum en armonik melodi olması mıydı? Yoksa sadece dilimin tutulmasını başaran o güzel gözlerinde sakladığın kahkahalar mıydı? Bilseydim bana bir &#8220;hoşçakal&#8221; demeden gideceğini.. Sever miydim ses tonunu böylece usul usul?.. Cevabını bilmediğim sorular sorma bana.</p>
<p style="text-align: left">Günler birbirini izledi. Yüzerken beni izledin. Ben eski yüzücyüm. Lisanslı yüzdüm. Evim gibidir deniz. Yürür gibi kolay ve akışkan yüzerim. O gün mideme kramplar girmişti..Gözlerin üzerimdeydi! En iyi bildiğim işi öyle stresle yaptım ki..</p>
<p style="text-align: left">Cuma günü geldi. Artık sevmiyorum o günü. Akşam ailemle ve oteldeki şeker mi şeker Fizikten emekli ODTÜ prof.u bir teyzeyle aynı masada bir şeyler konuşuyorduk. Ne konuştuklarını hiç dinlemedim. Çünkü nerede olduğunu göremiyordum. Kafam hep restorana dönük,gözlerim her masanın altını,üstünü,sandalyelerin arasını,yanını ortasını.. her yerinde seni arıyordu. Sonra tam başımı çevirecekken,Restoranın merdivenlerinde karanlıkta dikilmiş bana baktığını gördüm.Bakışların önce saçlarıma değdi. Sonra yüzümdeydi. Sıcacıktı.. Ellerime dokunduğunda bir şey hissedip hissedemediğimi hatırlayamayacak kadar mutlu hissettim. Sonra babamın söylediği sözü duymak için ona döndüm,cevap verdim. Geri döndüğümde yoktun.</p>
<p style="text-align: left">Bir kaç dakika etrafa baktım. Sonra bakınmayı kesip önüme döndüm. Hani,masal gibidir ya,gideceğin hiç aklıma gelmedi. Bir valizle kaldığın kattaki odadan çıktın ve restorana doğru hızlıca yürüdün.Anneme önceden bu olayı anlatmıştım. O yüzden ne hissttiğimi biliyordu. Gözlerim doldu,mideme kramplar girdi,bacaklarım tutmuyordu ve içimdeki kelebekler ölüyordu! Telaşlıydım.&#8221;Anne,gidiyorum ben su içmeye&#8221; dedim.Anlayışlı kadın &#8220;koş..&#8221; dedi usulca. Babamın duymasını istemedi. Hızlıca yürüdüm. Sanki saçlarım tek tek döküldü yolda. Kokum yavaşça kayboldu. Sahile indi. Kumlara gömdü ayaklarını,hırkasını almamıştı üşüdü.Oturup zırıl zırıl ağladı..</p>
<p style="text-align: left">Çıkıp yine bir bardak kaptım. Arkadaşınla (diğer garson) konuştun. Sanırım ismin Şükrü.Veya sadece seslenişi böyleydi sana adamın.. Ses tonunu duydum. Yine gözlerin kadar güzel geldi kulağıma.Sonra,su doldurdum. Sen içerideyken gözlerime doldu göz bebeklerin.Çıkıp arkadaşına veda ettin. Hızlı davranıp gitmek istedim. Ben önden yürüdüm,sense arkamdan. Bacaklarım titriyordu.. saçlarım açıktı. Kıvrımlarına baktın mı? Ne kadar uzun dedin mi? Upuzun bir yol yürüdük.. ya da bana uzun geldi. Merdivenleri inerken, bana hiç bir şey söylemedin.. Ne &#8220;dur!&#8221; ne &#8220;pardon&#8221; ya da &#8220;merhaba..&#8221;</p>
<p style="text-align: left">Odama gidip,akustik gitarımı aldım kucağıma. Balkona oturdum. Yıldızlar vardı sadece. Bir de deniz. kapkaranlık ve sessiz bir Assos&#8217;tu.Seni daha şimdiden özlemeye başlamıştım.. Çok şarkı çalmak istedim. Ne parmaklarım dayandı ne buğulu sesim. Durdum,hüngür hüngür ağladım..<br />
Sen bunu hiç duymadın..</p>
<p>Kim olduğunu bile bilmiyorum. Bana bir &#8220;merhaba &#8221; demen umuduyla bekledim,ertesi gün Seni Assos&#8217;ta bırakıp yola çıktım. Ancak,bir haftadır her gün rüyalarımdasın.. Umarım,bir gün beni bulduğunda gözbebeklerin gözlerime akarken bir &#8220;merhaba&#8221; dersin..</p>
<p style="text-align: left"> </p>
<p style="text-align: left">Seni hep hatırlayacağım. Hala gözümün önünde,saçların.. Bal rengiydi. Gözlerinde güzel bir ela.Öyle isterdim ki benimle konuşmanı..<br />
E.</p>
<img src="http://www.sonsuz.us/gunluk/?ak_action=api_record_view&id=1149&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuz.us/gunluk/?feed=rss2&#038;p=1149</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

