Bugün burada yazdıklarınız, sonsuzlukta yankılanır...

sonsuz kullanıcısının resmi

Sonsuz Us

Bu web sitesi, canlı bir sistemdir. İnsanların duyguları, düşünceleri, fikirleri ile yaşayan bir sistem. Eğer siz de bu yazıyı okuyorsanız bu sistemden enerji alıyorsunuz demektir. Enerjinizi eklemek isterseniz üye olabilirsiniz.
Forumlarda tartışabilir, günlük ekleyebilir, kitaplara sayfa ekleyebilir, anket hazırlayabilirsiniz.
Yazılara misafir olarak yorum yapabilirsiniz, ancak yönetici onayı gerektiğinden, yorumlarınız hemen görünmeyebilir.
Us'unun sınırlarını zorlamak isteyenler için özel alana hoş geldiniz.

Dişiliğin Manevi Gücüyle Temasa Geçmek

Kalbin yolu güzeldir ama tehlikelidir. Zihnin yolu sıradandır ama güvenlidir. Erkek en güvenli ve en kestirme yaşam tarzını seçmiştir. Kadın duyguların, hislerin, ruh hallerinin en güzel ama en sarp, en tehlikeli yolunu seçmiştir. Ve bugüne kadar dünya erkekler tarafından yönetildiği için kadınlar muazzam şekilde azap çekmiştir. O, erkeğin yaratmış olduğu topluma uyamamıştır çünkü toplum mantığa ve nedenlere uygun olarak yaratılmıştır. Kadın kalpten bir dünya ister. Erkek tarafından yaratılan toplumda ise kalbe yer yoktur.

sonsuz kullanıcısının resmi

Algılar

Yukarıdaki küçük resimleri, soldan sağa, yukarıdan aşağıya olacak şekilde (yani en üst sol köşe 1, bir sağındaki 2, vs şeklinde) sırayla bir kaç cümle ile sizde uyandırdığı anlamı yazınız. Başkalarının yorumlarından etkilenmemek için Yeni yorum ekle seçeneğini kullanınız.

statik kullanıcısının resmi

Sarkozy ve Türk Yandaşlarına kapak olsun

Fransa Senatosu Anayasa Komisyonu, "soykırımı inkar yasası"nı dokuza karşı 23 oyla "anayasaya aykırı" buldu. Bağlayıcılığı olmayan bu kararın, yasa teklifinin Genel Kurul'a gitmesi halinde, Senato üyeleri üzerinde psikolojik etki yapması bekleniyor.Anayasa Komisyonu, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan ve geçtiğimiz ay Meclis'te kabul edilen yasa teklifinin Senato'nun gündeminde incelenmeye alınmamasını öngören değişiklik önergesini kabul etti.

Komisyon yasa tasarısını "kabul edilemez" bulurken, sekiz üyenin ise çekimser oy kullandığı bildirildi.

Hangi Adalet?

Hangi Adalet?

“Adalet Devletin Temelidir.” Adaletin ne olup olmadığı konusunu özetleyen çok özlü bir söz bu...
Hrant Dink davasının gündemdeki yeri işgal etmesiyle beraber adalet kavramı ve onun “doğası” üzerine birkaç değinmede bulunmak yararlı olabilir.

Devlet, toplumun sınıflara bölünmüş durumunun bir sonucu olduğu gibi, tarihsel süreç içinde her zaman egemen sınıfın egemenliğini sürdürme aracından da başka bir şey olmamıştır. Bu, sosyolojik bir gerçeklik... Adalet’in mülkün ya da devletin temeli olduğunun söylenmesi bu gerçeklikle birebir örtüşür. Dolayısıyla her şeyin egemenlere göre belirlendiği bir sistemde adaletin “tecelli” etmesini beklemek boş bir beklenti değil mi?

Güzel Sorular - 2

Bir adam elindeki çeki bozdurmak için bankaya gitti. Fakat veznedar bir yanlışlık yaptı ve çekin üzerinde yazılı liralar yerine kuruş ve kuruşlar yerine de lira vererek çeki ödedi. Adam da dikkat etmeden paraları cebine koydu. Eve giderken paranın 5 kuruşunu düşürdü. Bu vesile ile parasını saydı ve cebinde çekin değerinin tam iki katı parası olduğunun farkına vardı. Çekin üzerinde yazılı olan miktar ne kadardı?

xenix kullanıcısının resmi

Soykırım Nedir?

Soykırım, ırk, canlı türü, siyasal görüş, din, sosyal durum ya da başka herhangi bir ayırıcı özellikleri ile diğerlerinden ayırt edilebilen bir topluluk veya toplulukların bireylerinin, yok edicilerin çıkarları doğrultusunda önemli sayıda ve düzenli biçimde yok edilmeleridir.

Hukuksal tanımı ise "ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetiyle girişilen şu hareketlerden herhangi biridir: grubun üyelerinin öldürülmesi; grubun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi; grubun yaşam koşullarının bunun grubun bütününe ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasti olarak bozulması; grup içinde doğumları engelleyecek yöntemlerin uygulanması; [ve] çocukların zorla bir gruptan alınıp bir diğerine verilmesi." şeklindedir.

Şimdi olayı kendimizden (örf, adet, milli duygular, dinimiz vs) bağımsızlaştırarak objektif bir şekilde değerlendirelim ve örnek hayali bir olay üzerinden gidelim.

saron kullanıcısının resmi

Ermeni soykırımı yasa tasarısı

Ermeni Soykırımı yasa tasarısı Fransa meclisinden geçti. Yasalaşmasına az bir süreç kaldı. Ermenistan açısından bakıldığında hakkını aramak adına büyük başarı. Fransa, ABD, İngiltere bu soykırımı yavaş yavaş tanıyacak ülkelerden.

Hükümetin ve muhalefet partilerinin tepkileri sürüyor. Fakat içlerinden bir tepki var ki oldukça komik. Fransa'da düşünce özgürlüğünün olmadığı yönündeki bu tepkiyi verebilmek için önce hapishanelerde bulunan düşünce, fikir suçlularına bakmak gerekir. Düşünceleri, fikirleri yüzünden öldürülen yazarlara, gazetecilere, sanatçılara bakmak gerekir. Kendi ülkenizdeki olaylara bakmadan vereceğiniz tepkiler ancak alaya sebep olacaktır.

hey devlet, dindar gençlik yetiştir ME..

basbakanin,"biz dindar genclik yetistirmek istiyoruz"beyani yanlis oldugu gibi "devlet laik olur"aciklamasiyla da celismektedir..

ayrica

akp:...............dindar genclik yetistirecegiz..
chp:................atatürkcü genclik yetistirecegiz..

fark nerde ?

devletin/siyasetin "dindar" insan yetistirme gibi bir vazifesi yoktur..siyasetci,özgürlükleri evrensel standartlara cikarmakla görevlidir..
aileler, cocuklarina neyi isterse (sünniligi,aleviligi,hristiyanlagi,museviligi,ateistligi vs.) ögretir devlet gölge etmesin yeter..

devlet/siyaset,nötr olmali
vatandasin tercihine (inanc) saygi göstermeli
ifade ve uygulama hakkini yasayla koruma altina almali..

Agnia kullanıcısının resmi

Dünyanın OLMAsı

Dünyanın OLMAsından kaçınmak imkansıza yakın zordur.

Nedir peki Dünyanın OLMAsı?

Bu altı milyar insanın ortak iradesiyle oluşturulmuş, dünya ve evren görünüşüdür.

Bu bir programdır. Bilgisayar programı gibi farzedebilirsiniz. Her nesil bir sonraki nesile bu OLMAyı eksiksiz nakleder. Daha önce de belirtmiştim. Bir çocuk doğduğunda, dört yaşına kadar süren yoğun bir program aktarımına muhatap olur. Bu aktarım dört yaşında sona ermez de, o yaşta sona eren; çocuğun artık Dünyanın OLMAsından kaçınamayacağı seviyeye gelişinin gerçeğidir.

Dünyanın OLMAsı karşı konulmaz bir çekim alanı yaratır.

ışıl_drama kullanıcısının resmi

AN

Her sabah hesabınıza 86400 Lira yatıran bir banka düşünün.
Gün boyu istediğiniz kadar parayı harcamakta veya harcamamakta serbestsiniz.
Parayı istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz.
Oyunun sadece tek bir koşulu var: harcamayı başaramadığınız meblağ
ertesi güne devretmez ve akşam hesabınızdan geri çekilir.
Ve bu paranın hiçbir bölümünü ne sebeble olursa olsun saklayamazsınız.
Bir önceki günün tutarının tamamını harcamış veya hiçbir bölümünü harcamamış da olsanız ertesi sabah hesabınızda yine 86,400 lira bulacaksınız.
Nasıl keyifli değil mi ?

Farkında olsanız da olmasanız da aslında, hepimizin böyle bir bankası var.
Adı ZAMAN.

saron kullanıcısının resmi

Ensest İlişkiler

Ensest (yasaksevi) kısaca, yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir. Çoğu kültürde ensest yasak olarak görülür. Bir tarafın gönüllü diğer tarafın gönülsüz olduğu ve cinsel istismara giren kısmını bir kenara bırakalım. O zaten zorbalıktır, suçtur.

İnceleyeceğimiz kısım iki tarafında gönüllü olduğu yakın akraba veya kan bağının olduğu cinsel ilişki türüdür. Bunun ahlaki açıdan tabu olmasının sebepleri nelerdir? Yapanların hoş görülmediği, cezalandırıldığı "ensest ilişkilerin" kökeninde ne vardır?

Bugün Türkiye'nin doğusunda ve çoğu ortadoğu ülkesinde çok nüfuslu aileler tek odalı evlerde yaşamaktadır. Bundan dolayı çocuklar ergenlik dönemine kadar aynı odada kaldıkları aile bireyleri ile ensest ilişki yaşamaları ve akraba evlilikleri yapmaları istatistikleri fazla çıkmaktadır.

İslam dini de çok yakın kan bağı olmadığı sürece (1. ve 2. dereceden) ensest ilişkilere izin vermektedir.

‘’NEDEN DİK YÜRÜME, BÜYÜK BEYİN VE KILSIZ BEDEN?’’ Yazısı üzerine eleştirel notlar

‘’NEDEN DİK YÜRÜME, BÜYÜK BEYİN VE KILSIZ BEDEN?’’ Yazısı üzerine eleştirel notlar

Oktay KAYNAK

Bilim ve Gelecek dergisinin 95. sayısında ‘’Neden Dik Yürüme, Büyük Beyin ve Kılsız Beden?’’ başlıklı yazı yer aldı. Bu yazıda hem yanlış bilgiler var hem de bugün artık gündemde olmayan tezler sanki geçerliliğini koruyor gibi sunuluyor. Ayrıca benim ileri sürdüğüm önermeler de yanlış aksettiriliyor.

Delişey kullanıcısının resmi

Özlem, Hüzünle Bile Dalga Geçer...

Özlem hep var olacaktır,

Seven iki kalp arası.

Özlem, tüm duygulardan pay alır kendine,

Uzaktan seslenir sessizliğin içine…

“özledin mi sen de, iyi misin?” diye sorup özlenene,

Cevabı bekler, yine kendi kendine…

Uzaktan gelir cevap “iyiyim ben de…”

Her özlem zihinde bir oyuk açar,

Kurşunun bedene vardığı gibi.

Kan akmaz bu varışta!

Akan, sadece zaman,

Özlemin katili zaman…

Soğuk bir yük gibi taşınır omuzda,

Her attığın adımda sallanan ve sırta çarpan…

Ağır, ağır olduğu kadar soğuk!

Soğuk, soğuk olduğu kadar yakan, acıtan!

Bu ateşin içinden ruha akan,

Ilık, ılık olduğu kadar sert bir can!

Özlediğin, gidip göremediğin değildir,

Delişey kullanıcısının resmi

Sihri Mucizem...

...uyuyordum,
avuçlarım ay çiçeği gibi açmış,
göz kapaklarım saklamış ışıltılı bakışlarımı,
kapanmış yorgun bir gün gibi uyuyordum...
dudaklarım,
yorgun nehirler gibi kıpırtısız,
eğilip içtin uykumda,
yüzümün seninliğini...
dalgalandı aklın,
çözüldü saçlarımın kokusunun arasında...
uyuyordum...
saçlarım serilmiş yastığıma,
yüzüm göykyüzü olmuş senin bakışlarına,
uyanmamı bekliyor gözlerin...
çünkü uyanınca gözlerim,
yırtılıp bu sessizlik,
açacak varlığım kalbinin üstünden
o kara örtüyü
ve gülümseyeceğim sana...

uyuyordum ve uyurken bile seni düşünüyordum...

delişey & ...

açparantez kullanıcısının resmi

Adalet ve Siyaset

Seçimlerin hemen ardından gelen iki dalgayı biliyorsunuz. Fenerbahçe soruşturması ve Deniz Feneri davası. Bunların seçimden hemen sonra olması ise dikkat çekici. Neden seçimden önce ikisi de gündemde değildi?

Bu neyi gösteriyor. Adalet siyasi partilerin elinde bir araç mı? Adaleti istedikleri zaman yönlendiriyorlar mı? Siyasetten bağımsız bir adalet olsaydı seçimleri bekler miydi yoksa gerektiğinde hemen soruşturmalar ve davalar açılır mıydı?

Bu iki dava seçimden önce açılsaydı, oy oranlarında ne gibi değişiklikler olurdu?

saron kullanıcısının resmi

Sevecenlik

Yeni nesil pek bilmez, bir zamanlar İlhan İrem vardı. Ve İlhan İrem'in hayranları arasında bir sevecenlik tanımı. Bu da diğer her tanım gibi yozlaşmaya açık ve keyfi değerlendirmelerin esiri olmuş sevecenlik. Tıpkı birilerinin "gerçek Müslüman", "gerçek ulusalcı", "gerçek devrimci" veya "gerçek solcu" gibi tanımları kendileri veya kendi beğenilerine göre birilerine vermeleri gibi.

Sevecenlik de böyle bir hale gelmişti. Herkese göre farklı anlamı olan keyfiyete göre birilerini sevecen ilan edip birilerini de sevecen olmamakla itham etmeye başlamışlardı yok olmaya başlamadan önce.

Bütün tanımlar gibi o da yozlaşmıştı. Keşke sevecen kalabilseydik.

xenix kullanıcısının resmi

Sizce polise taş atılması silahlı suç kapsamına girmeli mi?

İçeriği paylaş